Devlet Başkanı Orgeneral Evren'in, Cumhuriyet'in 57. yılı dolayısıyla
yayınladığı mesaj şöyle:
(29 Ekim 1980)
Sevgili Vatandaşlarım,
Ne mutlu bizlere ki, bugün Büyük Atatürk’ün hayat verdiği yeni bir devrin
başlangıcı olan, şan ve şeref dolu tarihimize ayrı bir onur katan Cumhuriyetimizin
57 nci yıldönümüne ulaşmış bulunuyoruz.
Hürriyetin, eşitliğin, insan haklarının, inanç ve .düşünce özgürlüğünün
hepsini içinde toplayan Milli, Demokratik, Laik Cumhuriyetimizin bu yıldönümü
kahraman Türk Ulusuna kutlu ve mutlu olsun.
Türk Milletinin, Cumhuriyet İdaresine kavuşması her millette olduğu
gibi kolay olmamıştır. Çok uzun bir mücadelenin sonunda Anavatanın işgal
edilerek Türk Milletinin tarih sahifelerinden silinmek istendiği bir zamanda,
yeni bir güneş gibi doğan büyük kurtarıcı Atatürk’ün öncülüğünde başlatılan
Kurtuluş Savaşı sonunda, hem vatan kurtarılmış ve hem de yine Atatürk’ün
“Türk Milletinin tabiat ve şiarına en uygun idare” olarak tanımladığı Cumhuriyet
rejimine kavuşulmuştur.
Cumhuriyet; doğruluğu, çalışmayı, bilgi ve yetenekleri değerlendiren,
yasal çerçeve içinde yarışmaya imkan veren, uygarlık ve gelişmeye açık,
birbirinin hak ve hukukuna saygılı, fırsat eşitliğini tanıyan sayısız faziletlerle
dolu bir çoğunluk rejimidir. Cumhuriyet rejimi faziletler rejimidir ve
bu rejimin, fertlerin fazileti üzerine bina edildiğini unutamayız. Gerçekten
insanoğlu toplum yaşamına girdikten binlerce yıl sonra bu rejime kavuşabilmiştir.
Feodal düzenler, monarşi ve oligarşiler, teokratik devletler, krallıklar,
şahlık, padişahlık, imparatorluk ve diktatörlük düzenlerinin yıkılması
yüzyıllar boyunca birçok nesillerin kanı ve canı pahasına sağlanabilmiştir.
Tarih, bu yoldaki acı olayları sergilemektedir. Günümüzde dahi milyarları
aşan toplumlar, belirttiğim manadaki Cumhuriyet rejiminin özlemi içindedirler.
Ne acıdır ki; bu kadar zor yüzyılları aşarak 57 yıl evvel Cumhuriyete
kavuşabilmiş Türk Milletini bundan mahrum etmek isteyen bedbahtlar yakın
senelerde yurdumuzda türemiş, acımasızca birbirlerinin ve masum vatandaşların
kanlarını akıta akıta bu ülkeyi 12 Eylül’e getirmişlerdir. Bu vatan hainlerini
def’alarca muhtelif vesilelerle radyo ve televizyondan uyarmış, dış mihraklardan
emir alarak yönlendirilen bu girişimlerinden vazgeçmelerini, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin Atatürk’ten teslim aldığı Türkiye Cumhuriyetini hiçbir zaman
kirli emellerin oyuncağı hainlere teslim etmiyeceğini, sabrının ve ağır
başlılığının istismar edilmemesini söylemiştim. Ama onlar bu hitaptan anlamadılar.
Zannettiler ki, Silahlı Kuvvetlerimizin içine de sızmak suretiyle, onu
parçalayabilecekler ve menfur emellerine bu suretle ulaşabileceklerdir.
Silahlı Kuvvetler mensuplarının Atatürk pınarından fışkıran tertemiz,
pırıl pırıl bir inançla yıkanmış, hepsinin göğsünde vatan ve millet sevgisi
yattığını, içerisine sızmak isteyecek bu gibileri yok edecek güçte olduğunu
unuttular ve yine unuttular ki, bu vatan üzerinde yaşayan 45 milyon vatandaş
onlarla beraber değildir. Eğer o 45 milyonluk kitle bugüne kadar susmuş
ve sabretmiş ise, Silahlı Kuvvetlerine karşı beslediği güvenden ve biraz
da Meclisteki temsilcilerinin harekete geçmesini beklemesinden olmuştur.
Milletin bunları tasvip etmediğini görmek için vatandaşların arasına girmek
yeterlidir. Ama ne hazindir ki, milletin temsilcisi olanlar milletin isteğine
göre hareket edeceklerine mensup oldukları partideki bir küçük hizbin hatta
kişinin sözüne kulak verdiler ve onlardan emir aldılar. Onlar için mühim
olan milletin menfaati değil partinin çıkarları idi.
Değerli Yurttaşlarım,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığının tek gayesi yüce ulusunu, yurdunu
parçalanmaz bir. bütün halinde, iç ve dış düşmanlara karşı koruyarak sonsuza
kadar sürecek mutluluk, güven ve huzur dolu bir yaşam düzenine kavuşturmaktır.
Bu gayeyi gerçekleştirebilmek için 12 Eylül’den beri büyük bir tutku ve
heyecanla, tüm ülke kuruluşlarında, çalışmalara yeni bir yön verilmiş ve
yeni atılımlar başlatılmış bulunmaktadır. Kahraman Türk Ulusunun huzur
ve güven dolu bir yaşantıya kavuşturulması için mümkün olan herşey yapılmakta,
bütün imkanlar kullanılmaktadır. Başarıya mutlaka ulaşılacaktır. Çünkü
bunu, ulusumuz da tümü ile dilemekte ve yeni yönetimi yürekten desteklemektedir.
Sağlanacak her başarı Türk Silahlı Kuvvetleri için en değerli mükafat,
Ulu Önder Atatürk’e ve andına layık olabilmenin sınırsız gurur ve kıvancı
ile, yüce ulusunun kendisi için duyduğu güven ve sevgi olacaktır.
Sevgili Vatandaşlarım,
“Ne Mutlu Türküm Diyene” özdeyişinde ifadesini bulan Türk Milliyetçiliği
inancı içinde ne zaman ve nerede olursa olsun, el ele ve omuz omuza, kalp
kalbe oldukça aşamıyacağımız hiçbir engel yoktur. Birlikte sarfedilen çabaların
pınarında daima refah ve mutluluk meyveleri yetişir. Bu nedenle yakın gelecekte,
yurtsever sağduyunun gücü ile, ekonomik ve sosyal sorunlarımıza da kesin
çözümler bulacağımıza inanmaktayım.
Aziz Yurttaşlarım,
Hiçbir kötü emel, bugün olduğu gibi bundan sonra da, Türkiye Cumhuriyetine
zarar veremiyecek ve kalbi Atatürk inancı, yurt sevgisi ile dolu Türk ulusunun
eşsiz kudreti ve çelik iradesi karşısında ne kadar güçlü olursa olsun dağılmaya
mahkum olacaktır.
Her Türk, Atatürk ideolojisini ömrü boyunca bir bayrak gibi yücelerde
tutarak yurdunu ve ulusunu onun gösterdiği hedeflere ulaştıracaktır.
Yurt ufukları Cumhuriyetimizin güneşi ile aydınlanacak, birlik ve beraberlik
içinde. özgür ve bağımsız, her zaman daha güçlü, her zaman daha mutlu 29
Ekim’ler Türk ulusunun en büyük bayramı olmaya devam edecektir.
Ulu Önder Atatürk’ün “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyeti
biz kurduk, onu yükseltecek ve idame edecek sizlersiniz” diyerek Türk Gençliğine
armağan ettiği ve yine “Ey Türk gençliği, birinci vazifen Türk İstiklal
ve Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun
kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyerek koruma görevi verdiği
en güzel, en anlamlı, en kutsal emanet Cumhuriyetimizdir. Onu bütün Türk
ulusunun yürekten inandığı ve güvendiği asil Türk Gençliği sonsuza kadar
şerefle yaşatacak ve yüceltecektir. Eğer gerekirse bu uğurda tertemiz kanını
akıtmaktan da çekinmeyecektir.
Bu ülke, bu bayrak, bu cumhuriyet bizimdir, sonsuza kadar da bizim kalacaktır.
Sevgili Yurttaşlarım,
Ulusumuzun bu duygu ve düşüncelere ortak olduğuna; bu anlayış ve azimle
her türlü engeli yılmadan aşarak, Cumhuriyetimizi, Atatürk ilkelerinin
aydınlattığı yolda, şan ve şerefle sonsuza kadar götüreceğine kesin inanç
beslemekteyim.
Bu inançla, başta yüce Atatürk olmak üzere, bizlere bu mutlu bayramı
armağan eden aziz şehitlerimizi tazimle ve kahraman gazilerimizi şükranla
anıyor, yurt içi ve yurt dışındaki yurttaşlarımızın ve Kıbrıslı soydaşlarımızın
Cumhuriyet Bayramın, sağlık, başarı ve mutluluk dileklerimle kutlayarak
sevgiler sunuyorum.
|