Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
CUMHURBAŞKANI SEZER'İN 80. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI EVREN'İN 61. YIL MESAJI
DEVLET BAŞKANI ORGENERAL EVREN'in 58. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK'ÜN 50. YIL MESAJI

CUMHURİYET'İN 57. YILI...
Devlet Başkanı Orgeneral Evren'in mesajı
29 Ekim 1981
Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Cumhuriyet'in kuruluşunun 57. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Bu ülke, bu bayrak, bu cumhuriyet bizimdir, sonsuza kadar da bizim kalacaktır" dedi.
 
Devlet Başkanı Evren'in mesajından...

"Ne acıdır ki; bu kadar zor yüzyılları aşarak 57 yıl evvel Cumhuriyete kavuşabilmiş Türk Milletini bundan mahrum etmek isteyen bedbahtlar yakın senelerde yurdumuzda türemiş, acımasızca birbirlerinin ve masum vatandaşların kanlarını akıta akıta bu ülkeyi 12 Eylül’e getirmişlerdir."

"Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Atatürk’ten teslim aldığı Türkiye Cumhuriyetini hiçbir zaman kirli emellerin oyuncağı hainlere teslim etmiyeceğini, sabrının ve ağır başlılığının istismar edilmemesini söylemiştim. "

"Zannettiler ki, Silahlı Kuvvetlerimizin içine de sızmak suretiyle, onu parçalayabilecekler ve menfur emellerine bu suretle ulaşabileceklerdir."

"Bu vatan üzerinde yaşayan 45 milyon vatandaş onlarla beraber değildir. "

"Eğer o 45 milyonluk kitle bugüne kadar susmuş ve sabretmiş ise, Silahlı Kuvvetlerine karşı beslediği güvenden ve biraz da Meclisteki temsilcilerinin harekete geçmesini beklemesinden olmuştur. "

"Ama ne hazindir ki, milletin temsilcisi olanlar milletin isteğine göre hareket edeceklerine mensup oldukları partideki bir küçük hizbin hatta kişinin sözüne kulak verdiler ve onlardan emir aldılar. Onlar için mühim olan milletin menfaati değil partinin çıkarları idi."

"12 Eylül’den beri büyük bir tutku ve heyecanla, tüm ülke kuruluşlarında, çalışmalara yeni bir yön verilmiş ve yeni atılımlar başlatılmış bulunmaktadır. Kahraman Türk Ulusunun huzur ve güven dolu bir yaşantıya kavuşturulması için mümkün olan herşey yapılmakta, bütün imkanlar kullanılmaktadır. Başarıya mutlaka ulaşılacaktır."

"Her Türk, Atatürk ideolojisini ömrü boyunca bir bayrak gibi yücelerde tutarak yurdunu ve ulusunu onun gösterdiği hedeflere ulaştıracaktır."
 

Cumhuriyet Bayramı törenleri 1937 - Celal Bayar ileDevlet Başkanı Orgeneral Evren'in, Cumhuriyet'in 57. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(29 Ekim 1980)

Sevgili Vatandaşlarım,

Ne mutlu bizlere ki, bugün Büyük Atatürk’ün hayat verdiği yeni bir devrin başlangıcı olan, şan ve şeref dolu tarihimize ayrı bir onur katan Cumhuriyetimizin 57 nci yıldönümüne ulaşmış bulunuyoruz.

Hürriyetin, eşitliğin, insan haklarının, inanç ve .düşünce özgürlüğünün hepsini içinde toplayan Milli, Demokratik, Laik Cumhuriyetimizin bu yıldönümü kahraman Türk Ulusuna kutlu ve mutlu olsun.

Türk Milletinin, Cumhuriyet İdaresine kavuşması her millette olduğu gibi kolay olmamıştır. Çok uzun bir mücadelenin sonunda Anavatanın işgal edilerek Türk Milletinin tarih sahifelerinden silinmek istendiği bir zamanda, yeni bir güneş gibi doğan büyük kurtarıcı Atatürk’ün öncülüğünde başlatılan Kurtuluş Savaşı sonunda, hem vatan kurtarılmış ve hem de yine Atatürk’ün “Türk Milletinin tabiat ve şiarına en uygun idare” olarak tanımladığı Cumhuriyet rejimine kavuşulmuştur.

Cumhuriyet; doğruluğu, çalışmayı, bilgi ve yetenekleri değerlendiren, yasal çerçeve içinde yarışmaya imkan veren, uygarlık ve gelişmeye açık, birbirinin hak ve hukukuna saygılı, fırsat eşitliğini tanıyan sayısız faziletlerle dolu bir çoğunluk rejimidir. Cumhuriyet rejimi faziletler rejimidir ve bu rejimin, fertlerin fazileti üzerine bina edildiğini unutamayız. Gerçekten insanoğlu toplum yaşamına girdikten binlerce yıl sonra bu rejime kavuşabilmiştir. Feodal düzenler, monarşi ve oligarşiler, teokratik devletler, krallıklar, şahlık, padişahlık, imparatorluk ve diktatörlük düzenlerinin yıkılması yüzyıllar boyunca birçok nesillerin kanı ve canı pahasına sağlanabilmiştir. Tarih, bu yoldaki acı olayları sergilemektedir. Günümüzde dahi milyarları aşan toplumlar, belirttiğim manadaki Cumhuriyet rejiminin özlemi içindedirler.

Ne acıdır ki; bu kadar zor yüzyılları aşarak 57 yıl evvel Cumhuriyete kavuşabilmiş Türk Milletini bundan mahrum etmek isteyen bedbahtlar yakın senelerde yurdumuzda türemiş, acımasızca birbirlerinin  ve masum vatandaşların kanlarını akıta akıta bu ülkeyi 12 Eylül’e getirmişlerdir. Bu vatan hainlerini def’alarca muhtelif vesilelerle radyo ve televizyondan uyarmış, dış mihraklardan emir alarak yönlendirilen bu girişimlerinden vazgeçmelerini, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Atatürk’ten teslim aldığı Türkiye Cumhuriyetini hiçbir zaman kirli emellerin oyuncağı hainlere teslim etmiyeceğini, sabrının ve ağır başlılığının istismar edilmemesini söylemiştim. Ama onlar bu hitaptan anlamadılar. Zannettiler ki, Silahlı Kuvvetlerimizin içine de sızmak suretiyle, onu parçalayabilecekler ve menfur emellerine bu suretle ulaşabileceklerdir.

Silahlı Kuvvetler mensuplarının Atatürk pınarından fışkıran tertemiz, pırıl pırıl bir inançla yıkanmış, hepsinin göğsünde vatan ve millet sevgisi yattığını, içerisine sızmak isteyecek bu gibileri yok edecek güçte olduğunu unuttular ve yine unuttular ki, bu vatan üzerinde yaşayan 45 milyon vatandaş onlarla beraber değildir. Eğer o 45 milyonluk kitle bugüne kadar susmuş ve sabretmiş ise, Silahlı Kuvvetlerine karşı beslediği güvenden ve biraz da Meclisteki temsilcilerinin harekete geçmesini beklemesinden olmuştur. Milletin bunları tasvip etmediğini görmek için vatandaşların arasına girmek yeterlidir. Ama ne hazindir ki, milletin temsilcisi olanlar milletin isteğine göre hareket edeceklerine mensup oldukları partideki bir küçük hizbin hatta kişinin sözüne kulak verdiler ve onlardan emir aldılar. Onlar için mühim olan milletin menfaati değil partinin çıkarları idi.

Değerli Yurttaşlarım,

Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığının tek gayesi yüce ulusunu, yurdunu parçalanmaz bir. bütün halinde, iç ve dış düşmanlara karşı koruyarak sonsuza kadar sürecek mutluluk, güven ve huzur dolu bir yaşam düzenine kavuşturmaktır. Bu gayeyi gerçekleştirebilmek için 12 Eylül’den beri büyük bir tutku ve heyecanla, tüm ülke kuruluşlarında, çalışmalara yeni bir yön verilmiş ve yeni atılımlar başlatılmış bulunmaktadır. Kahraman Türk Ulusunun huzur ve güven dolu bir yaşantıya kavuşturulması için mümkün olan herşey yapılmakta, bütün imkanlar kullanılmaktadır. Başarıya mutlaka ulaşılacaktır. Çünkü bunu, ulusumuz da tümü ile dilemekte ve yeni yönetimi yürekten desteklemektedir. Sağlanacak her başarı Türk Silahlı Kuvvetleri için en değerli mükafat, Ulu Önder Atatürk’e ve andına layık olabilmenin sınırsız gurur ve kıvancı ile, yüce ulusunun kendisi için duyduğu güven ve sevgi olacaktır.

Sevgili Vatandaşlarım,

“Ne Mutlu Türküm Diyene” özdeyişinde ifadesini bulan Türk Milliyetçiliği inancı içinde ne zaman ve nerede olursa olsun, el ele ve omuz omuza, kalp kalbe oldukça aşamıyacağımız hiçbir engel yoktur. Birlikte sarfedilen çabaların pınarında daima refah ve mutluluk meyveleri yetişir. Bu nedenle yakın gelecekte, yurtsever sağduyunun gücü ile, ekonomik ve sosyal sorunlarımıza da kesin çözümler bulacağımıza inanmaktayım.

Aziz Yurttaşlarım,

Hiçbir kötü emel, bugün olduğu gibi bundan sonra da, Türkiye Cumhuriyetine zarar veremiyecek ve kalbi Atatürk inancı, yurt sevgisi ile dolu Türk ulusunun eşsiz kudreti ve çelik iradesi karşısında ne kadar güçlü olursa olsun dağılmaya mahkum olacaktır.

Her Türk, Atatürk ideolojisini ömrü boyunca bir bayrak gibi yücelerde tutarak yurdunu ve ulusunu onun gösterdiği hedeflere ulaştıracaktır.

Yurt ufukları Cumhuriyetimizin güneşi ile aydınlanacak, birlik ve beraberlik içinde. özgür ve bağımsız, her zaman daha güçlü, her zaman daha mutlu 29 Ekim’ler Türk ulusunun en büyük bayramı olmaya devam edecektir.

Ulu Önder Atatürk’ün “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve idame edecek sizlersiniz” diyerek Türk Gençliğine armağan ettiği ve yine “Ey Türk gençliği, birinci vazifen Türk İstiklal ve Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyerek koruma görevi verdiği en güzel, en anlamlı, en kutsal emanet Cumhuriyetimizdir. Onu bütün Türk ulusunun yürekten inandığı ve güvendiği asil Türk Gençliği sonsuza kadar şerefle yaşatacak ve yüceltecektir. Eğer gerekirse bu uğurda tertemiz kanını akıtmaktan da çekinmeyecektir.

Bu ülke, bu bayrak, bu cumhuriyet bizimdir, sonsuza kadar da bizim kalacaktır.

Sevgili Yurttaşlarım,

Ulusumuzun bu duygu ve düşüncelere ortak olduğuna; bu anlayış ve azimle her türlü engeli yılmadan aşarak, Cumhuriyetimizi, Atatürk ilkelerinin aydınlattığı yolda, şan ve şerefle sonsuza kadar götüreceğine kesin inanç beslemekteyim.

Bu inançla, başta yüce Atatürk olmak üzere, bizlere bu mutlu bayramı armağan eden aziz şehitlerimizi tazimle ve kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, yurt içi ve yurt dışındaki yurttaşlarımızın ve Kıbrıslı soydaşlarımızın Cumhuriyet Bayramın, sağlık, başarı ve mutluluk dileklerimle kutlayarak sevgiler sunuyorum.
 


(31 EKİM 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.