Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
CUMHURBAŞKANI SEZER'İN 80. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI EVREN'İN 61. YIL MESAJI
DEVLET BAŞKANI ORGENERAL EVREN'in 57. YIL MESAJI

CUMHURİYET'İN 58. YILI...
Devlet Başkanı Orgeneral Evren'in mesajı
29 Ekim 1981
Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Cumhuriyet'in kuruluşunun 58. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Atatürk İlkeleri üzerinde bina edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, geçmişte olduğu gibi gelecekte de bütün ulusun 'Tek Millet, Tek Devlet' İlkesine bağlı kalması suretiyle devam edecek ve O’nu hiçbir güç bölüp parçalayamayacaktır" dedi.
 
Devlet Başkanı Evren'in mesajından...

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelinde Büyük Ata’nın 'Ne Mutlu Türküm Diyene' felsefesi yatar"

"Bu felsefe milli sınırlarımız içerisinde yaşayan; dini, mezhebi ve ırkı ne olursa olsun her vatandaşımızın kendisini Türk kabul edip yurduna adaması, aralarında hiçbir farkın ve tercihin olmadığına delalet eder"

"Esasen bu düşünce, 'Devlet olabilme'nin de baş şartıdır. Atatürk Milliyetçiliği de işte budur"

"Türk Gençliği ve Milletin özü olan Türk Silahlı Kuvvetleri yarım asrı geçen Cumhuriyetimizi, çeşitli zamanlarda maruz kaldığı tehlikeler karşısında daima korumuş ve hain emellerin oyununa hiçbir zaman gelmemiştir. Bundan sonra da gelmeyecektir"
 

Cumhuriyet Bayramı törenleri 1937 - Celal Bayar ileDevlet Başkanı Orgeneral Evren'in, Cumhuriyet'in 58. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(29 Ekim 1981)

Sevgili Vatandaşlarım;

Bugün; Büyük Türk Milletinin Cumhuriyet idaresine kavuştuğu günün 58 nci yıldönümünü, tam bir huzur ve güven ortamı içinde kutlamanın ve geleceğe coşkun umutlarla bakmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu en büyük bayram gününün, bütün vatandaşlarıma kutlu olmasını dilerim.

Tarihi boyunca her türlü tehdit ve tehlikeler karşısında dahi İstiklal ve Hürriyetini, varlığının vazgeçilmez gayesi olarak kabul eden ulusumuz, Büyük Önder ve Kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal’in başlattığı ve 4 yılı bulan şan ve şereflerle dolu bir İstiklal Harbi’ni kazanmış ve onurlu bir ulus olduğunu bütün dünyaya bir defa daha ispat etmiştir. Türk tarihinin kapanmak üzere olduğunu sanan ve işbirliği içinde bulunan dahili ve harici düşmanların tüm kudret ve saldırıları karşısında şahlanan ve varolmasını, gerekirse yokolabilmekte bulan Yüce Türk Milleti, İstiklal Mücadelesi ile aynı zamanda 20 nci asrın mazlum ulusları için de büyük bir rehber olmuştur.

Tarihin akışına uygun olarak, Devletler ve İmparatorluklar kuran ve üç kıtada asırlarca hükümran olan Milletimiz; özellikle 19 ncu yüzyıldan bu yana dünyadaki diğer örneklerin de etkisiyle sürekli bir biçimde daha iyi bir rejimin arayışı içerisinde bulunmuştur. Bu arayış; ilimde, fende ve san’atta kaydedilen gelişmelerden etkilenmenin yanı sıra sosyal fikirlerdeki yeniliklerden de ilham alınarak İstiklal Savaşı’nın peşine Ulu Önder Atatürk’ün Türk Milletine Cumhuriyet’i armağan etmesiyle sonuçlanmış ve böylece Ulus, hem bağımsızlığına, hem de egemenliğine kavuşmuştur.

Sevgili Vatandaşlarım;

Bir noktaya burada önemle işaret etmek isterim. Bu suretle kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelinde Büyük Ata’nın “Ne Mutlu Türküm Diyene” felsefesi yatar. Bu felsefe milli sınırlarımız içerisinde yaşayan; dini, mezhebi ve ırkı ne olursa olsun her vatandaşımızın kendisini Türk kabul edip yurduna adaması, aralarında hiçbir farkın ve tercihin olmadığına delalet eder. Ülkenin ve Milletin bölünmezliği bu vecizede manasını bulur. Millet olarak; kaderde, tasada ve kıvançta bir  olmanın esası yine bu vecize ile anlam kazanır. Esasen bu düşünce, “Devlet olabilme”’nin de baş şartıdır. Atatürk Milliyetçiliği de işte budur. Öte yandan bu felsefe, Cumhuriyet rejimi ile büyük bir uyum sağlar ve en sağlıklı milli bünyenin teşekkülüne yardım eder. Çünkü bu rejimde, millet fertleri arasında hiç bir ayırım yoktur. Vatandaşlar eşittir. Millet adına milleti idare edenler; ayırım yapamazlar, milleti parçalayamazlar ve vatandaşlar arasında düşmanlık yaratamazlar. Bu itibarla Cumhuriyet rejimi, kelimenin anlamında da olduğu gibi ayırıcı değil, toplayıcıdır. Bu nedenledir ki; Atatürk İlkeleri üzerinde bina edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, geçmişte olduğu gibi gelecekte de bütün ulusun “Tek Millet, Tek Devlet” İlkesine bağlı kalması suretiyle devam edecek ve O’nu hiçbir güç bölüp parçalayamayacaktır.

Aziz Vatandaşlarım;

Her milletin layık olduğu idareye kavuşması için geçirdiği uzun mücadeleler vardır. Türk Milleti de en iyi idare tarzını bulabilmek ve O’na kavuşabilmek için asırları bulan çetin mücadelelerden geçmiş ve bu uğurda kan ve gözyaşı dökmüştür. Bunca fedakarlığın karşısında neticede bir daha kaybetmemek üzere Cumhuriyet idaresine sahip olmuştur.

İnsan hak ve hürriyetine dayanan ve rejimlerin en faziletlisi olan Cumhuriyet, yeryüzünde pek çok ulusun özlemini duyduğu ve fakat hala elde edemediği büyük bir idealdir. Bu itibarla milletçe böyle bir rejime sahip olmanın hazzını ve gururunu duymakla bahtiyarız. Ancak bunun sürekli olabilmesi için bütün vatandaşlarımın her birisinin rejime sahip çıkmaları, O’nun uğrayacağı her türlü tehdit ve tehlikelere karşı koymaları gerekir. Nitekim Ulu Önder Atatürk: “Cumhuriyeti biz kurduk, sizler yaşatacaksınız” diyerek, bu büyük emaneti Türk Gençliği’ne armağan etmiş ve O’nun uyanık bekçiliğinde geleceğin teminatını bulmuştur. Ata’sından aldığı bu kutsal görevin bilinci içerisinde bulunan asil Türk Gençliği ve Milletin özü olan Türk Silahlı Kuvvetleri yarım asrı geçen Cumhuriyetimizi, çeşitli zamanlarda maruz kaldığı tehlikeler karşısında daima korumuş ve hain emellerin oyununa hiçbir zaman gelmemiştir. Bundan sonra da gelmeyecektir. Nitekim Büyük Türk Milleti’nin bağrından çıkan, O’nun ve Türk Gençliği’nin ayrılmaz bir parçası olan şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet tarihi boyunca; rejime, ülkenin bütünlüğüne ve milletin bölünmezliğine içeriden ve dışarıdan yönelen her türlü tehdit ve tehlikelere karşı, zamanında müdahale etmiş ve her defasında Cumhuriyet ve Ülkeyi esenliğe çıkarmış ve rejimin devamını sağlamıştır. Milleti gibi köklü ve soylu bir geçmişe sahip olan Kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz, Atatürk İlke ve İnkılaplarının bilinçli ve sadık bekçiliğini bundan böyle de yapacak ve bu kutsal değerlere uzanacak hain ve kirli elleri her teşebbüste ulusundan aldığı güçle mutlaka kıracak ve kahredecektir. Bu husustaki sarsılmayan inancımı, Türk Gençliği’ne ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne duyduğum engin güven duyguları içerisinde bütün milletin önünde bir defa daha açıklıyorum.

Bu suretle sonsuza dek yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk İlkelerinden ilham alarak sizlerin omuzlarınızda yükselecek, gelecekte daha müreffeh ve daha mamur olacaktır.

Bu Bayram gününde Ata’mıza ve Cumhuriyet’imize olan kalbi bağlılıklarımızı bir defa daha tazeleyerek, hepinizin bayramını kutlar, bu vesile ile bizlere bu günleri armağan eden Ulu Önder Atatürk başta olmak üzere hayatlarını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimize, dul ve yetimlerine şükranlarımla birlikte esenlikler diler, hepinize sevgiler ve saygılar sunarım.
 


(7 MAYIS 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.