Cumhurbaşkanı
Demirel'in, Cumhuriyet'in 72. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(28 Ekim 1995)
Sevgili Vatandaşlarım;
Cumhuriyetimizin 72’nci yıldönümünü coşku ile kutluyoruz. Büyük Atatürk’ü
rahmet ve minnetle anıyoruz.
Cumhuriyet, tarihimizdeki en büyük, en önemli olaylardan biridir. Bizi
biz yapan ve devleti de bizim yapan bir olaydır.
29 Ekim 1923'te gerçekleştirilen, bir büyük devlet-millet kucaklaşmasıdır.
Milletimiz de, Cumhuriyetle birlikte, onurlu ve eşit haklara sahip bir
vatandaşlar topluluğu haline gelmiştir.
Bu bayram, vatandaşlık bayramıdır; hepimizin bayramıdır.
Değerli Vatandaşlarım;
Cumhuriyet, milli gayret ve azmin eseridir.
Milletimiz, bugün, hür ve bağımsız olarak, çağdaş uygarlığın onurlu
ortaklarından biri olarak ayaktadır.
Fevkalade zor şartlar altında yürütülen Kurtuluş Savaşı zaferimizin
zirvesi olan Cumhuriyetin amacı, Türkiye’yi çağdaş uygarlık seviyesine
ulaştırmaktır. Manevi ve maddi bakımdan yüceltmektir.
Geçen 72 yıl içerisinde başarılı gayretler gösterilmiş, önemli aşamalara
ulaşılmıştır.
Fukaralıktan, cahillikten, yoksulluktan, çaresizlikten kurtulma; hür,
mutlu, zengin, güçlü, imar ve inşa edilmiş demokrat büyük Türkiye’yi kurma
yolunda önemli mesafeler alınmıştır.
Atılan en ileri adım, milli hakimiyet ilkesinin gerçekten hayata geçirilmesi
olmuştur. Demokrasi, bütün kavram, kural ve kurumları ile işlerlik kazanmıştır.
Böylece, demokratik cumhuriyete varılmıştır.
Başka ülkelerde mevcut olan temel hak ve hürriyetlerin hepsi Türkiye’de
de vardır.
Herkes istediği işi tutabilmekte, istediği yere gidebilmekte, istediği
yerde oturabilmektedir.
• Milletin hür ve serbest iradesiyle devri olarak seçilen bir
parlamentomuz vardır. Hükümet bu parlamentonun güvenoyuna dayanmaktadır.
• Yargı organımız hürdür.
• Basınımız hürdür.
• Zihinler ve vicdanlar hürdür.
• Bilim hürdür.
• İnanç ve ibadet hürdür.
• Sokaklar, meydanlar hürdür.
• Herşey milletin gözü önünde cereyan etmektedir.
• Eşitlik, Cumhuriyetin erdemidir.
Demokrasimizi daha da geliştirme, standardını yükseltme gayretleri sürdürülmektedir.
Anayasamızda ve mevzuatımızda önemli değişiklikler yapılmıştır. Yapılmaya
da devam edilmektedir.
Şimdi önümüzdeki önemli sorun; ileriye yönelik bu değişiklikleri
gerçekleştirmek, yeni bir gelişme çağı algısını yasalara ve yaşantımıza
yansıtmaktır.
Değerli Vatandaşlarım;
Ülkemizde genel ve yerel seçimlerin 5 yılda 1 defa yapılacağı Anayasamızın
gereğidir.
1994 yılı içinde yerel seçimler yapılmıştır.
Genel seçimler ise 1995 yılı içerisinde yapılacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimin bir sene önceye alınmasıyla çok
isabetli davranmıştır.
Böylece halkımız, beklentilerine, arzularına, taleplerine uygun bir
siyasi iktidar çıkarma fırsatına kavuşmuştur.
Bu, ülkeye rahatlık getirecektir.
Herkesin, milletin iradesinin yenilenmesinde iyilik araması lazımdır.
Çünkü ülkeye yön verecek başka bir yol yoktur.
Demokrasi inancıyla seçim inancı, özdeştir.
Seçim, millet önünde bir hesaplaşmaya imkan verecektir. Milletimizin
önüne programlar konacaktır.
Halkımızın herşeyi dinleyip, vicdanı ve sağduyusuyla karar vermesi ve
mutlaka sandık başına gidip iradesini belirlemesi lazımdır. Bu, vatandaşlık
görevi ve sorumluluğudur.
Cumhurbaşkanı olarak, hükümetle ilgili yeni gelişmelerin başladığı günden
bu yana, demokratik kuralları nasıl titizlikle koruduğuma ve bu kuralları
işlettiğime, halkımız, bizzat şahit olmuştur.
Demokratik kurallar kimi heveslerle zorlanmadığı sürece, hem sorunları
çözeriz, hem sahip olduğumuz değerleri koruruz.
Aziz Vatandaşlarım;
Geçen 72 yıl zarfında, nüfusu 6 kat artarak 60 milyonu bulan genç ve
dinamik milletimiz, önemli işler başarmıştır.
Eğitim ve sağlık hizmetleri yurdun her köşesine yayılmıştır.
Ulaşım ve iletişim imkanları da yurdun her köşesine yayılmış, okul ve
elektriği olmayan köyümüz kalmamıştır.
Bir zamanlar iğneden-ipliğe herşeyi dışarıdan satın alan ülkemiz, bugün
5 kıtaya sanayi ürünü satacak duruma gelmiştir.
Türkiye, sınırları dışına taşan bir teşebbüs gücüne sahiptir.
Savunmamızın ihtiyacı olan pekçok araç ve gereç kendi imkanlarımızla
üretilebilmektedir.
Cumhuriyet, Türk köylüsüne ve çiftçisine önemli hizmetler ulaştırmıştır.
700 bin traktörle topraklarımız işlenmektedir.
Eğitim, tohum, gübre, mücadele, sulama alanında mühim işler başarılmıştır.
Buna rağmen, nüfusumuzun yüzde 45’inin toprakta bulunması ve milli gelirimizin
yüzde 15’ini alması ülkedeki büyük sosyal sorunun kaynağıdır.
Son 30 yılda Türkiye, yılda ortalama yüzde 5 civarında bir ekonomik
büyüme sağlayabilmiştir. Bu, önemli bir başarıdır.
Değerli Vatandaşlarım;
Bütün bunların yeterli olmadığı doğrudur.
Daha ileri gitmek istiyoruz. Uygarlık yarışında daha önde yer almak
istiyoruz. Büyük Atatürk’ün bize gösterdiği hedef de budur.
Binaenaleyh, Türkiye, sorunlarını çözerek gelişmeye devam edecektir.
Önümüze bir engel olarak çıkarılmak istenen terör belasının üstesinden
gelme gayretlerinde önemli bir noktaya varılmıştır.
Devlet, ülkenin her köşesinde ve her karış toprağında vardır.
Başta Silahlı Kuvvetlerimizin mensupları olmak üzere, tüm güvenlik güçlerimiz,
Türkiye’nin sınırlarını, toprağını ve insanlarını korumak için kahramanca
mücadele vermektedirler.
Bütün güvenlik güçlerimize ve güvenlik güçlerimizin üstün çabalarını
yürekten destekleyen halkımıza, parlamentomuza ve basınımıza minnet ve
şükranlarımı iletiyorum.
Terörde hayatını kaybederek şehit olan bütün güvenlik gücü mensuplarımızı,
vatandaşlarımızı, öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum. Ailelerine ve milletimize
başsağlığı diliyorum.
Bu vesile ile, şu ya da bu sebeple bu cinayet şebekesine katılmış olanlara
bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Gelin, adalete teslim olun. Tuttuğunuz
yol yanlıştır. Cumhuriyet, devleti ve milletiyle, sizleri bağrına basmaya,
kucaklamaya hazırdır.
Terör fırtınasının estirilmek istendiği güneydoğu bölgemizde, halkımızın
devletinin yanında yer almış olmasını şükranla karşılıyorum.
Ülke hepimizindir. Onun fırsat ve imkanları herkese açıktır. Herkese
yetecek toprak, aş ve ekmek, içecek su ve soluyacak hava vardır.
Devlet hepimizindir. Geçmiş hepimizindir. Gelecek hepimizin olacaktır.
Özellikle, teröre müsamaha göstermeyi, hatta destek vermeyi sürdüren
bazı ülkeleri de tekrar uyarıyorum: Türkiye’nin düşmanlığının değil, dostluğunun
aranması gerekir.
Değerli Vatandaşlarım;
Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar önümüzde açılan yeni ufukları, yeni
imkan ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirmekteyiz.
Türkiye, bugün, dünyada ve bölgesinde güçlü, kendisine saygı duyulan
bir ülkedir. Ağırlığı ve etkinliği ile barış ve istikrara katkıda bulunmaktadır.
Türkiye, bulunduğu bölgede, etrafında önemli sorunlar olan bir ülkedir.
Bu sorunların hepsi bir ölçüde Türkiye’yi etkilemektedir.
Bosna-Hersek’te cereyan eden vahşetin sona ermesi ümidi belirmiştir.
Bir fırsat çıkmıştır. Bu fırsat bütün taraflarca çok iyi kullanılmalıdır.
Azerbaycan’da Ermeniler tarafından işgal altında tutulan topraklar boşaltılmalı
ve yerinden, yurdundan kopmuş Azeri kardeşlerimiz kıştan önce evlerine,
köylerine, kasabalarına dönebilmelidir.
Yeni işbirliği ortamlarına ve dayanışmalara kavuşuyoruz. Dünyaya daha
fazla açılıyoruz. Latin Amerika’dan Uzakdoğu’ya, yeni ilişki ağları örüyoruz.
Avrupa ile bütünleşmemizin önemli bir safhası olarak gördüğümüz Gümrük
Birliği, Avrupa Birliği ile Türkiye’nin karşılıklı akdi vecibesidir. Her
iki taraf da, bu vecibenin gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Bununla beraber, Türkiye’nin Gümrük Birliğine girebilmesinin önünde
bazı engeller bulunmaktadır. Bu engeller mutlaka aşılmalı ve Türkiye Gümrük
Birliğine 1996 başından itibaren girebilmelidir. Bunun üzerinde ısrarla
duruyorum.
Çalışma barışının bir süreden beri zedelenmiş olması üzücü idi. Devletimizin
imkanları gözönünde tutularak, karşılıklı anlayışla bir uzlaşmaya varılmış
olması sevindiricidir; devamlı olmasını diliyorum.
Kamu çalışanlarının geçim sıkıntısını yine devletin imkanları nisbetinde
hafifletmek zaruret haline gelmiştir.
Sosyal barış, herkesin yararınadır ve bütün taraflarca korunmalıdır.
Değerli Vatandaşlarım;
Ülkemizin çok önemli meseleleri vardır. Bunların çözümü mümkündür. Hepsi
demokratik istikrar ve huzura bağlıdır.
Türkiye, dünya ile her alanda birlikte yaşayan, her alanda dünya ile
yarışan bir ülke haline gelecektir.
Hedefimiz, çağdaş uygarlığın yapıcı, dinamik ortaklarından biri olmaktır.
Bu hedefi gerçekleştirecek güce sahibiz. Cumhuriyetin 72 yıllık başarılarının
sağladığı birikim, yeni atılımlarımız için sağlam bir temeldir.
Bütün vatandaşlarımı, bunu başarabileceğimize inanmaya ve şevkle çalışmaya
davet ediyorum.
Devletimize, demokrasimize ve kendimize güvenelim.
Büyük Atatürk’ü böylesine önemli bir günde bir kez daha şükranla anıyorum.
En büyük emaneti olan demokratik ve laik Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacağız!
Bu duygu ve düşüncelerle, yurt içinde ve dışındaki bütün vatandaşlarımın
Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; hepinize sevgilerimi, en iyi dileklerimi
iletiyorum. |