Cumhurbaşkanı
Demirel'in, Cumhuriyet'in 73. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(28 Ekim 1996)
Değerli Vatandaşlarım,
Cumhuriyetimizin 73. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.
Türk milleti, varlığına kastedenlere karşı verdiği Kurtuluş Savaşı’nı
zaferle bitirmiş ve Cumhuriyet’le, tarih sahnesinde dinç bir şekilde yeniden
önemli bir yer almıştır.
Cumhuriyet, büyük Atatürk’ün gerçekleştirdiği en büyük devrim; milli
tarihimizin kaydettiği çok büyük bir atılımdır.
29 Ekim 1923’te, sadece bir rejim değişikliği yapılmamıştır; aynı zamanda
bir milli devlet de kurulmuştur.
Türk toplumu, Kurtuluş Savaşı’yla düşmandan; Cumhuriyet’le çağdışı kalmış
kurumlara bağlılıktan kurtulmuştur. Tebalıktan çıkarak, eşit haklara sahip
vatandaşlardan oluşan çağdaş bir millet haline gelmiştir; devletinin yegane
ve gerçek sahibi olmuştur.
Cumhuriyet, bu itibarla, her şeyden önce özgürlükçü bir açılımdır. Rejim
ve devlet, zaman içerisinde, bu özgürlükçü çizgi üzerinde, çağdaş bir anlayışla
kurumsallaşarak yerleşmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti, bir anayasal devlettir. Temel hak ve hürriyetlere
dayanan çoğulcu parlamenter rejimi benimsemiş, laik, demokratik ve sosyal
bir hukuk devletidir.
Sevgili Vatandaşlarım,
Cumhuriyet’in dili, bayrağı, marşı ve başkenti ile temel niteliklerinin
değiştirilemeyeceği ve ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün korunacağı,
Anayasamızda ifade edilmiştir.
Referandumdan geçmiş bulunan bu Anayasa, milletle devlet arasında bir
mukaveledir; her iki taraf onun şartlarına sadık kalmayı taahhüt etmişlerdir.
Meşruiyetin kaynağı, milletin hür iradesidir. Millet adına kullanılan
her yetkinin, ona dayanması lazımdır. Bunun aracı; hür ve serbest seçim
ve onun neticesinde ortaya çıkan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.
"Rejimin kuralları vardır, kurumları vardır ve bunlar işlemektedir,"
derken; bütün sorunların çaresini böylece aramanın gerektiğine işaret etmek
istiyorum.
Büyük Atatürk’ün kurduğu "demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti" şaşmadan
yoluna devam edecektir.
Sevgili Vatandaşlarım,
Türkiye, fevkalade önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Aynı zamanda,
yakın tarihten devralınan pek çok sorun, bu coğrafyada mevcuttur.
Etrafımızda ciddi sorunlar vardır.
Bu arada; Türkiye’nin birliğinden, dirliğinden, güçlenmesinden rahatsız
olanlar, terör olayına destek olmuşlardır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkenin sınırlarını, topraklarını, insanlarını
korumak için gayet kararlı bir mücadeleyi yürütmüştür ve yürütmektedir.
Bu mücadele, başarı ile sonuçlanacaktır.
Şehit askerlerimize, polislerimize, öğretmenlerimize, tüm güvenlik mensuplarına
ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bu mücadeleyi kahramanca
yürüten Silahlı Kuvvetlerimize ve diğer güvenlik mensuplarımıza şükranlarımı
sunuyorum.
Değerli Vatandaşlarım,
Ülkemizde zaman zaman tabii afetler olmaktadır.
Devletimiz ve halkımız, açılan yaraları, kısa zamanda sarmaktadır. Bu,
bir milli dayanışmadır.
Erzincan depreminin hasarlarını hemen hemen tümüyle ortadan kaldırdık.
Birkaç gün evvel, hastaneler ve okulları da tamamlayıp halkın hizmetine
sunduk.
Dinar depreminin yaralarını bir sene içinde sardık ve Dinar’ı, Cumhuriyet
Bayramı öncesinde halkımıza teslim ettik.
Senirkent ve İzmir’deki sel hasarlarını da aynı şekilde ortadan kaldırdık.
Çorum ve Amasya’daki depremin yıktığı binalar süratle yapılmaktadır.
Trafik kazaları her sene bir Erzincan depremi kadar can kaybına sebep
olmaktadır.
Trafik Kanunu yeniden tanzim edilmiş ve Meclisimizce kabul edilmiştir.
"Erozyon" denen topraklarımızın kaybı ve orman yangınları büyük zararlara
sebep olmaya devam ediyor.
Değerli Vatandaşlarım,
Türkiye, Cumhuriyet’le birlikte yoksulluğa, cahilliğe, fukaralığa, çaresizliğe
savaş açmıştır.
Geçen 73 sene zarfında büyük başarılar sağlamış ve önemli hedeflere
ulaşılmıştır.
Uygarlık savaşında her gün daha ileriye gitme gayreti içindedir.
Eğitimi ve sağlığı yurdun her köşesine yaymıştır. Hayırsever vatandaşlarımız;
eğitim ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde devlete yardımcı olmakta
birbirleri ile yarış halindedir.
Ülkenin her köşesi, önemli şekilde imar ve inşa edilmiş ve medeni hizmetlere
kavuşmuştur.
Sanayileşme hareketi; yeni bir hız kazanmıştır.
Türkiye bugün, 5 kıtaya sanayi ürünü ihraç edebiliyor.
Dünya ile bütünleşmeyi göze alabilmiş ve "Avrupa Gümrük Birliği üyesi"
olmuştur.
Bir zamanlar iğneden ipliğe her şeyi satın alan Türkiye, bugün, uçaktan
denizaltıya kadar pek çok şeyi yapıyor.
Türkiye, kendi hudutlarının dışına taşan bir "girişimci gücü"ne sahiptir.
Çeşitli ülkelere yayılmış işgücümüz var. Kara, deniz ve hava taşımacılığında
önemli yer tutuyoruz.
Türkiye dışındaki vatandaşlarımız, bulundukları toplumlara uyum sağlamış
ve önemli başarılar elde etmişlerdir.
Türkiye, dünyanın en disiplinli, en iyi eğitilmiş ve en iyi donatılmış
silahlı kuvvetlerinden birisine sahiptir.
Türkiye bölgede, bu sayede istikrar unsurudur.
Balkanlar'da barış, yeni işbirliği imkanları doğuracaktır.
Bosna-Hersek’te meydana gelen trajediden, barışa geçilmektedir. Bunun
devamlı olmasını diliyoruz. Onun için de gayret sarf ediyoruz.
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ihtilaf sona ermeli ve Kafkaslar ‘da
barış olmalıdır.
Kafkaslar’da barış herkesin yararınadır. Bu hususta gayretler sarfediyoruz.
Türkiye, Ortadoğu’da barış gayretlerinin sekteye uğramamasını istiyor.
- Irak’ın bir an önce uluslararası topluma
dahil olması, arzumuzdur.
- Kuzey İrak’taki rahatsızlığın giderilmesini,
- Afganistan’daki kanın durmasını istiyoruz.
Kıbrıs’ta, adil ve kalıcı bir çözüme, hep taraftarız.
Avrasya’daki kardeş ülkelerle münasebetlerimizi sıcak tutuyor; geliştirmeye
gayret sarf ediyoruz.
- Taşkent Toplantısı bu maksat için tertiplenmiştir.
- Karadeniz‘in bir istikrar, barış ve refah
denizi haline getirilmesi için gayretlerimiz var. Moskova Toplantısı’nın
maksadı odur.
- Çeçenistan’daki barışçı gayretlerin devamını
ve sorunun böylece çözülmesini istiyoruz.
Yunanistan ile aramızdaki sorunların, karşılıklı anlayış ve işbirliği içerisinde,
konuşularak çözülebileceğine inanıyoruz.
Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin seyrinde tıkanmalar var.
Avrupa Parlamentosu’nda alınan karar son derece haksızdır. Yanlış bilgilere
dayanmaktadır.
Avrupa Birliği Türkiye’ye karşı taahhütlerine uymalıdır.
Değerli Vatandaşlarım,
Türkiye’nin, bir yandan dünyaya açılmaya devam ederken, diğer yandan
iç yapısını yeniden düzenlemesi gerekiyor.
Soğuk Savaş’ın sona ermesini ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasını takiben
dünyada devletin fonksiyonları yeniden tanımlanmıştır.
Devletin asli görevleri; eğitim ve sağlık hizmetlerinin verilmesini
sağlamak, güvenlik ve asayişi temin etmek, adaleti dağıtmak ve çevreyi
korumaktır.
Serbest piyasa ekonomisi, insan hakları ve demokrasi, küreselleşme sürecinde
beliren yeni devlet anlayışının üç temel boyutudur. Her üç alanda da, özgürlük
ve serbestiyet temel ilkedir.
Değerli Vatandaşlarım,
Daha iyi bir Türkiye istiyoruz.
Yapmamız gereken en önemli işlerin başında devletin daha iyi işler hale
gelmesi bulunuyor. Bu, reform demektir. Her alanda reform kaçınılmazdır.
Devletin ticaret, finans ve sanayiden tamamen çekilmesi; vatandaşına
rakip ve engel olmaktan çıkması gerekiyor.
Serbest piyasa sisteminin gereklerine tam anlamıyla uymalıyız.
Bu konudaki tedbirlerin, yapısal reformlarla birlikte yürütülmeleri
halinde başarılı sonuçlar vereceğine inanıyorum. Böylece, enflasyonla mücadelede
de mesafe alınacaktır.
Özelleştirmeye hız kazandırılmalıdır.
Değerli Vatandaşlarım,
Devlet, altyapının geliştirilmesi, sosyal güvenlik şemsiyesinin genişletilmesi
gibi sorumluluklara yine sahip olacaktır.
Ulaşım, iletişim ve özellikle enerji yatırımları devam ettirilmelidir.
Türkiye GAP’ın bitirilmesini heyecanla bekliyor.
Diğer önemli bir ihtiyacımız, yerel yönetimlerin geliştirilmesidir.
Sorunların mahallinde ve zamanında çözülebilmesi esastır.
Yerel yönetimler daha çok yetki, sorumluluk ve kaynak sahibi kılınmalıdır.
Değerli Vatandaşlarım,
Adalet sistemimiz büyük bir yük altındadır. Bu yükün hafifletilmesi,
yargı sisteminin imkanlarının genişletilmesi ve hızlı çalışır hale getirilmesi
gerekiyor.
Devletin yeniden teşkilatlandırılması için, eğitimden sağlığa, yargıdan
bürokrasiye, çeşitli alanlarda, Meclis’in önünde hazır tasarılar, teklifler
vardır.
Değerli Vatandaşlarım,
Önümüzdeki yılları iyi değerlendirmek zorundayız. Cumhuriyet’in niteliklerine,
hedeflerine ve temel politika tercihlerine hep birlikte sahip çıkarak ilerlemeye
devam edeceğiz.
Türkiye’nin ölçüleri, her alanda evrensel ölçülerdir. Kendimizi bu ölçülere
göre sürekli yenileyip geliştirmeye devam edeceğiz.
Bazı güncel olayların büyük üzüntülere sebep olduğunu biliyorum. Milletçe
üzülüyoruz.
Ancak bu, ne rejimin, ne devletin, ne de hür ve serbest olmanın kusurudur.
Hadiseler ne kadar vahim, ne kadar ümit kırıcı olsa da, soğukkanlılığımızı
muhafaza etmeye; rejime, devlete, kendimize ve geleceğimize güvenmeye devam
etmeliyiz.
Hep beraber, el ele, birlik ve beraberlik içerisinde, barış içerisinde,
inançla çalışarak, çocuklarımıza mensubu olmaktan gurur duyacakları bir
ülke bırakacağız.
Bu yolda, Kurtuluş Savaşı’nın kahraman kumandanı ve Cumhuriyetimizin
kurucusu, büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten feyz almaya
devam edeceğiz. Büyük Atatürk’ü şükran, saygı ve rahmetle anıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, yurt içinde ve dışındaki bütün vatandaşlarımın
Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; hepinize sevgilerimi, en iyi dileklerimi
sunuyorum.
|