Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
CUMHURBAŞKANI SEZER'İN 77. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI DEMİREL'İN 76. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI DEMİREL'İN 75. YIL MESAJI

CUMHURİYET'İN 74. YILI... 
Cumhurbaşkanı Demirel'in mesajı 
29 Ekim 1997
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Cumhuriyet'in kuruluşunun 74. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, "daha iyi işleyen devlet bugün her ülkenin hedefidir. Türkiye de 21'inci yüzyıla rejim ve sistem konusundaki tartışmaları aşarak girmelidir. Türkiye, artık istikrar arayan bir ülke değil, istikrar içerisinde yaşayan bir ülke olmalıdır" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Demirel'in, Cumhuriyet'in 74. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle: 
(28 Ekim 1997) 

Değerli vatandaşlarım,

Cumhuriyetimizin 74. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.

Büyük Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'da yaktığı "Kurtuluş ve istiklal" ateşiyle başlayan mücadele, Cumhuriyetin ilanı ile nihai hedefine ulaşmış, böylece Türk milletinin ve devletimizin varlığı ebedileşmiştir.

Kurtuluş Savaşı milletimizin varolma mücadelesi, Cumhuriyet ise yeniden dirilişinin sembolüdür.

Türk toplumu, Cumhuriyet'le çağdaş bir millet haline gelmiş, devletinin yegane ve gerçek sahibi olmuştur. Cumhuriyet Türk insanını, tebalıktan vatandaşlığa ve karanlıktan aydınlığa çıkarmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti, bugün, çağdaş, demokratik, laik bir dünya devletinin adıdır.

Bir milli devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti. her alanda büyük bir değişim ve atılımın somut ifadesidir.

1. Dünya Savaşı'ndan sonra yanmış, yıkılmış, istilaya uğramış topraklar üzerinde yeni bir vatan, uygar, çağdaş, milli bir devlet ve yeni bir toplum oluşturulmuştur.

Bu, Cumhuriyet'in temelindeki harçtır.

Lozan'da dünyaca kabul edilmiş olan gerçek şudur ki, bu devletin Müslüman halkı içinde azınlık yoktur. Yani; herkes, Türk milletinin ferdidir, kardeştir, eşit haklara ve fırsatlara sahiptir.

Devlet laiktir. Yani, din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır.

Laik devlet, bütün hak ve hürriyetlerin koruyucusu olduğu gibi, din ve vicdan hürriyetinin de şemsiyesidir.

Böylece din, her türlü güncel etkinliklerin üstüne çıkarılmış ve dinin siyasete alet edilmesi ve bundan zarar görmesi önlenmiştir.

Bunun, vatandaşların dinin icaplarını yerine getirmesine mani hiçbir tarafı yoktur.

Dinin istismarından ve bundan menfaat umulmasından herkes kaçınmalıdır ve Türk vatandaşı, istismar edilmekten kendini korumalıdır.

Değerli vatandaşlarım,

74 yıl boyunca karşısına çıkan bütün sorunları aşan, Türk milleti, bundan sonra da bütün sorunlarını yine birlik ve uyum içerisinde aşacaktır.

Bütün vatandaşlarının birarada yaşama kararlılığı ve anayasal sisteme olan güveni sayesinde; Türk toplumunda mevcut, tarihin getirdiği çeşitli farklılıklar bir sorun değil, zenginlik kaynağı olmuştur.

Tarihi boyunca içeride ve dışarıda yaşanan iniş ve çıkışların önümüze koyduğu meselelere karşın; devletinin üniter yapısından ve milli karakterinden, ulus olma bilincinden taviz vermeyen asil Türk milletinin Cumhuriyetini ulaştırdığı bugünkü durum, ona olan güven ve bağlılığının simgesidir.

Özgürlükçü, çoğulcu demokrasi; milletin hür iradesine dayanan kurumlar devleti, hür ve serbest Türkiye, milletimizin arzularının, emellerinin ve uzun yıllar süren mücadelesinin eseridir.

Büyük Atatürk'ün "Efendiler, artık vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor. İlim ve marifet, yüksek medeniyet, hür fikir ve hür zihniyet istiyor" ifadesi, memleketimizin imar ve inşası ile demokratik kurum ve kuralların ülke idaresinde hakim kılınması için gösterilen gayretlerde, her zaman bir güç kaynağı olmuştur. Bu yönde önemli başarılar elde edilmiştir.

Sevgili vatandaşlarım,

Türkiye, 185 dünya devleti arasında nüfus bakımından 16'ncı, toprak büyüklüğü bakımından 32'nci, Gayri Safi Milli Hasıla bakımından 19'uncu sırada yer almaktadır.

İğneden ipliğe her şeyi satın alan Türkiye bugün; denizaltıdan uçağa, otomobilden fabrikaya kadar her şeyi yapabilmektedir.

Türkiye, dünya ile rekabet edebilecek bir sanayii kurabilmiş ve 5 kıtaya mal satabilmektedir. İhracatımızın yüzde 90'ı sanayi ürünüdür.

Dünyanın her yerinde Türk müteşebbisleri ülkemizi başarıyla temsil etmektedir.

Diğer taraftan, Türkiye, ikili ve çoktaraflı ilişkilerinde, dünyaya hakim olan küreselleşmenin ve birlikte üretip birlikte yaşama felsefesinin çerçevesinde, çağdaş dünyada layık olduğu seviyeye hızla yaklaşmaktadır.

Sovyetler Birliğinin dağılması ile dünyada büyük değişmeler yaşanmış ve bunun neticesinde Türkiye, Adriyatik'ten Çin Denizi'ne kadar yayılan çok geniş bir coğrafyada, özellikle Kafkasya ve İç Asya'da, "Avrasya"da on yıllarca ayrı kaldığı akrabaları ile kucaklaşmıştır.

Türkiye, Kurtuluş Savaşı sonrasında, daha Cumhuriyetin kuruluşunda, kendileri ile savaştığı ülkelerle el sıkışarak dostluk ilişkileri kurmuştur. Dünyanın. bulunduğumuz bölgesinde, fevkalade nazik şartlara rağmen, bu ilişkileri sürdürmüştür.

Türkiye, uygarlığın değerlerini en zor şartlar altında Batılı dostları ile ittifaklarını sürdürerek korumuştur.

Türkiye, adeta bir kale görevi yapmıştır.

Bugün ise Türkiye Batı Dünyası ile. Avrasya. Ortadoğu, Balkanlar arasında bir köprü görevi yapmaktadır.

Türkiye'nin barış ve işbirliği bakımından önemi, düne nazaran azalmamış, artmıştır. NATO'nun üyesi olan Türkiye, Avrupa Birliği'nin tam üyesi olmaya herkesten çok layıktır.

Batılı dostlarımız, Türkiye'yi incitmemeye dikkat etmelidirler, Ayrıca, Türkiye'ye karşı ahdi yükümlülükleri vardır. Türkiye, kimseye yük olmak istemiyor. 

Avrupa'nın yeni mimarisinde rol sahibi olan Türkiye, işbirliği istiyor.

Değerli vatandaşlarım, 

Türkiye, büyük Atatürk'ün koyduğu çağdaş uygarlık düzeyine erişme hedefi doğrultusunda, insanlığın ortak uygarlığına katkıda bulunarak. uluslararası toplum içindeki saygın yerini daha da güçlendirecektir.

Önümüze koyduğumuz temel hedef, 2000'li yıllarda Türkiye'nin her alanda uluslararası standartlarda yarışan ve yaşayan bir ülke olmasını sağlamaktır. Bu hedefe ulaşabilmek için önümüzdeki yılları çok iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.

En başta, devletin ve rejimin daha etkili işler hale getirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılarak; bu çerçevede, yargı, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, personel rejimi, idarenin yeniden düzenlenmesi gibi alanlardaki ana reformların yanı sıra, demokrasimizi geliştirmeye yönelik diğer reformlar gerçekleştirilmelidir.

Yüzde 5'in üzerindeki büyüme hızı korunarak kalkınmamız sürdürülmelidir.

Enflasyon, işsizlik ve gelir dağılımındaki çarpıklık ile mücadeleye kararlılıkla devam edilmelidir

Çevreye karşı gerekli duyarlılık gösterilmeli ve sürdürülebilir kalkınma anlayışı çerçevesinde gelişmemizin devamı sağlanmalıdır.

Ülkemizin kalkınmasının en önemli ayağım oluşturan, rekabet gücü yüksek sanayileşme hamlesi Türkiye'nin her tarafına yayılmalıdır.

Okullaşma oranı ortaöğretimde yüzde 75'lere, örgün yükseköğretimde ise yüzde 30'lara çıkarılmalıdır.

Devletimizin varlığına ve ülkenin huzuruna kasteden terörizm ile mücadele aman vermeden sürdürülmeli ve bu hadise Türkiye'nin gündeminden çıkarılmalıdır.

Bu uğurda kahramanca mücadele veren güvenlik güçlerimizin bütün mensuplarına, kahraman askerlerimize, şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Gazilerimize selam ve sevgiler sunuyorum.

Cumhuriyetimize içeride ve dışarıda kasteden her türlü tehdidi bertaraf edilmesi için, sahip olduğumuz savunma gücü korunmalıdır.

Dehşet verici boyutlara ulaşan, her gün milletimizi derin acılara garkeden trafik terörünün önlenmesi konusunda kesin, kararlı ve daha etkin tedbirler uygulanmalıdır. Bu konuda toplumda yeterli hassasiyetin ve dikkatin oluşturulması için, her vatandaşımız üzerine düşeni yerine getirmelidir.

Diğer taraftan, daha iyi işleyen devlet bugün her ülkenin hedefidir. Binaenaleyh, Türkiye de 21'inci Yüzyıla rejim ve sistem konusundaki tartışmaları aşarak girmelidir. Türkiye, artık istikrar arayan bir ülke değil, istikrar içerisinde yaşayan bir ülke olmalıdır.

Sevgili vatandaşlarım,

Türkiye, şanlı tarihini, geleneğini, kültürünü, inancını muhafaza ederek ikibinli yıllara ilerleyecektir.

Geçmişimiz ve geleceğimiz, devletimiz ve vatanımız hepimizindir.

Türkiye, şevkle, kararlılıkla, inançla, daha iyi günler için gayret sarf etmelidir

Başta büyük Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurulmasında ve yaşatılmasında emeği olan herkesi rahmet ve minnetle anıyorum.

Bugün millet olarak ödevimiz; bize onların mirası olan devletimizin ve candan aziz vatanımızın bekasının teminatı Cumhuriyetimizi korumak ve her alanda daha da yücelmesini sağlamaktır.

Bu düşüncelerle yurt içinde ve dışındaki bütün vatandaşlarımın  Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum.

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk'ün ifadesiyle, bu büyük bayramı, her geçen yıl daha büyük onurlarla, mutluluklarla, huzur ve refah içinde kutlamanızı gönülden diliyorum. Bu duygularla, hepinize sevgilerimi ve en iyi dileklerimi sunuyorum. 


(12 KASIM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.