Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
CUMHURBAŞKANI SEZER'İN 77. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI DEMİREL'İN 76. YIL MESAJI
CUMHURBAŞKANI DEMİREL'İN 73. YIL MESAJI

CUMHURİYET'İN 75. YILI... 
Cumhurbaşkanı Demirel'in mesajı 
29 Ekim 1998
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Cumhuriyet'in kuruluşunun 75. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda "Cumhuriyet, eşitlik, özgürlük ve uygarlıktır. İnsanlık onurunu her şeyin üstünde tutmaktır. Cumhuriyet, cehalete, yoksulluğa, fukaralığa, çaresizliğe karşı verilen mücadelenin adıdır" dedi.        
 
Demokratik cumhuriyetin, ırk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin her Türk vatandaşının ortak varlığı olduğunu kaydeden Demirel, cumhuriyetin, Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adı olduğunu vurguladı.

Demirel, mesajında şunları dile getirdi:

 "Cumhuriyetin başarıları, her türlü övgünün üzerindedir. 21. yüzyıla girerken sorunlarımız vardır. Geçmişteki başarılarımız bu sorunların hepsini aşacağımızın teminatıdır. Devletimizin, demokrasimizin daha iyi işlemesi, çağın şartlarına da uyarak reformlar yapılmasını gerektirmektedir. Ülkemizin siyasi istikrar arayan bir durumdan çıkması lazımdır. Ekonomik istikrarın sağlanması, enflasyonun kontrol altına alınması, gelir dağılımının düzeltilmesi, halkın yaşam şartlarının kolaylaştırılması gerekmektedir. Türkiye terör, irtica ve örgütlü suçlar gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Bunların hepsini hukuk devletinin meşru zeminleri ve yollarını kullanarak aşacaktır. İstediğim; barıştır, birlik ve beraberliktir, bölünmez bütünlüğümüzün muhafazasıdır."
 

29 Ekim 1933  10. Yıl SöyleviCumhurbaşkanı Demirel'in, Cumhuriyet'in 75. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle: 
(28 Ekim 1998) 

Aziz Vatandaşlarım, Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin Cumhuriyet Bayramını en içten duygularla kutluyorum.

Büyük milletimizin tarihteki en parlak başarılarından biri olan Cumhuriyetin 75. yılını kutluyoruz. Bu büyük günde Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk’ü, O’nun kahraman silah arkadaşlarını ve kanlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi milletçe sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz.

Cumhuriyet ezelden ebede akıp giden tarihimizde çok önemli bir aşamadır.

Cumhuriyet, tarihin şafağından beri varolan milletimizin tarih içindeki büyük
yolculuğunun çok önemli bir anında ona yepyeni bir hayatiyet kazandıran, yepyeni ufuklar açan muhteşem bir olaydır.

Cumhuriyet, milletimizin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır.

Cumhuriyetimiz mana ve gücünü, milletimizin ortak iradesiyle ve büyük bir imanla gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseri olmasından almaktadır. İnsanlık tarihi, milletlerin böylesine sarsılmaz bir ortak iradeyle kendi kaderlerini kendi elleriyle yazdıklarına çok nadir şahit olmuştur.

Bizi millet olarak bir arada tutan, toplumsal bütünlüğümüzü, dayanışmamızı
sağlayan Cumhuriyet misakının temelini, ülkesine sadakatle bağlı tüm yurttaşların eşitliği ve özgürlüğü fikri oluşturmaktadır.

Demokratik Cumhuriyet ırk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin her Türk vatandaşının ortak varlığıdır. Din ve vicdan hürriyetini teminat altına alan laiklik, yurttaşların fikirlerini serbestçe ifade etmelerini ve yönetime katılmalarını sağlayan demokrasi; adaleti teminat altına alan hukuk devleti Cumhuriyetin toplumsal sözleşmesinin vazgeçilmezleridir.

Cumhuriyetin meşruiyeti ve kuvveti, ortak tarih, kader ve amaç birliği ile vatandaşlık kimliği ilkelerine dayanır. Bu niteliği ile Cumhuriyet geçmişten geleceğe uzanan gönüllü bir beraberliktir. Türk insanı Cumhuriyet sayesinde teba olmaktan çıkıp vatandaş haline gelmiş, devletin yegane ve gerçek sahibi olmuştur.

Milletimiz sevinçte, kederde, zor günde ortak kader anlayışına sahip çıkmıştır. Cumhuriyet, milletimizin doğulusuyla, batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle kadın-erkek, yaşlı-genç demeden, kan ve gözyaşlarıyla yazdığı eşsiz bir destandır.

Değerli Vatandaşlarım,

Cumhuriyet çağdaş hukuka dayalı bir devlet kuruluşu olduğu kadar aynı zamanda halk için bir yaşam tarzıdır. Kadının erkekle eşit hale gelmesini, toplumsal ve kamusal hayatta hakettiği yeri almasını sağlayan Cumhuriyettir. Demokratik Cumhuriyet, Türk kadınına toplum içinde verdiği rol sayesinde ulusal gücümüzü en az iki misline katlamıştır.

Cumhuriyet eşitlik, özgürlük ve uygarlıktır. İnsanlık onurunu her şeyin üstünde tutmaktır.

Cumhuriyet, cehalete, yoksulluğa, fukaralığa, çaresizliğe karşı verilen mücadelenin adıdır.

Cumhuriyetin temelindeki iddia, vatandaşlarını çağdaş bir devletin vatandaşı yapmaktır.

Cumhuriyetin çağdaşlaşma projesi sayesinde Türkiye 75 yıl gibi kısa bir sürede demokratik bir sanayi toplumu haline gelmeyi başarmıştır. Bundan sonraki hedefimiz demokratik bir bilgi toplumu olmaktır.

Cumhuriyet bir büyük dönüşüm, hayatın her alanını kapsayan bir zihniyet devrimidir. Cumhuriyet dünyayla birlikte düşünebilmek, zamanın ruhunu yakalayabilmek, evrensel uygarlığın ortak dilini konuşabilmektir.

75 sene zarfında ülkemizin nüfusu 5 kat artarak 13 milyondan 65 milyona çıkmıştır. Bugün kurulduğu gündeki tüm nüfusu kadar çocuğu bulunan milletimiz, ülkenin her köşesine okulu götürmüştür. Keza sağlık hizmetlerini, yolu, suyu, ışığı, telefonu ülkenin her köşesine ulaştırmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dev eserler inşa etmiş, ülkeye tarihinin en mamur dönemini yaşama imkanını sağlamıştır. Cumhuriyetin başarıları, her türlü övgünün üzerindedir.

Sevgili Vatandaşlarım,

21. Yüzyıla girerken sorunlarımız vardır. Geçmişteki başarılarımız bu sorunların hepsini aşacağımızın teminatıdır.

Demokratik Cumhuriyet 50 senedir çok partili sistemi yürütmektedir.

Devletimizin, demokrasimizin daha iyi işlemesi, çağın şartlarına da uyarak reformlar yapılmasını gerektirmektedir. Ülkemizin siyasi istikrar arayan bir durumdan çıkması lazımdır.

Ekonomik istikrarın sağlanması, enflasyonun kontrol altına alınması, gelir dağılımının düzeltilmesi, halkın yaşam şartlarının kolaylaştırılması gerekmektedir. Keza, bölgelerarası kalkınmışlık farklarının giderilmesi için atılan adımların sürdürülmesi icabetmektedir.

Türkiye, ekonomik kalkınmasını sürdürmeye, altyapısını geliştirmeye devam edecektir. Bu arada sanayileşmeye, turizm ve tarıma verilen önem sürdürülecektir. Bilhassa ulaşım, enerji ve iletişim alanlarında darboğaz meydana gelmemesine dikkat edilecektir.

Hukukun üstünlüğü korunarak, dirlik ve düzenliğin, huzur ve güvenin, ülkenin her köşesinde muhafazası lazımdır.

Türkiye terör, irtica ve örgütlü suçlar gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Bunların hepsini hukuk devletinin meşru zeminleri ve yollarını kullanarak aşacaktır.

Türkiye sınırlarını, topraklarını ve milli menfaatlerini ve haklarını koruyacak güce sahiptir. Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın en disiplinli, en iyi eğitim görmüş, en iyi teçhiz edilmiş birkaç silahlı gücünden biridir. Türk Silahlı Kuvvetleri Türk milletinin kahramanlığının temsilcisidir. Demokrasinin ve milletin ordusudur. Devletimiz ve milletimiz adına Türk Silahlı Kuvvetlerine şükranlarımı sunuyorum.

Aziz Vatandaşlarım,

21. Yüzyıla girerken Cumhuriyetin en önemli hedefi, eğitim ve öğretimdir. Bilgi toplumu ancak çağdaş eğitimle yakalanabilecektir. Sevinçle ifade edeyim ki, toplumumuzun her kesimi eğitimin değerini çok iyi bilmekte ve bu hedefe ulaşmak için coşkuyla katkıda bulunmaktadır.

Çağdaş üniversite, Cumhuriyetin en önemli projelerinden bir diğeridir. Demokratik, laik Cumhuriyetin nesillerini yetiştirmeyi sürdürecek olan üniversitelerimizin gelişmesine her türlü destek verilmeye devam edilmelidir.

Milletimizin Cumhuriyetle birlikte sağladığı en önemli kazanımlardan biri de sağlık projesidir. Her Türk vatandaşının çağdaş sağlık hizmetlerinden yararlanması Cumhuriyetin başta gelen hedefleri arasındadır.

21. Yüzyıla girerken bütün dünyada devletin işlevi değişmiştir. Devletin ekonomik. ticari ve mali işlerin içinden tümüyle çıkması, bu işleri vatandaşlarına bırakması ve asli görevlerine dönmesi lazımdır.

Huzur ve güvenin eksiksiz sağlanması, güçlü bir savunmaya sahip olunması, eğitim ve sağlık hizmetlerinin herkese ulaştırılması, adaletin tevzii, çevrenin korunması. altyapının gelişmesi, sosyal güvenlik şemsiyesinin herkesi içine alması, devletin asli görevleridir.

Türkiye karma ekonomiden pazar ekonomisine geçişi en kısa zamanda tamamlamalıdır.

Özelleştirme, devletin dönülmez hedeflerinden biridir.

Türkiye’nin kalkınması için daha çok kaynağa ihtiyacı vardır.

Piyasa şartları içerisinde milli menfaatlere uygun kaynakları kullanmalıdır. Bunun için gerekli hukuki düzenlemeleri yapmalıdır.

Toplumsal barış ve dayanışmayı güçlendirecek çalışmalar sürdürülmelidir. Bu meyanda bütün vatandaşlarımızı içine alacak sosyal güvenlik sistemi ve sağlık sigortası kurulmalıdır.

Değerli Vatandaşlarım,

Büyük Atatürk, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi ile Cumhuriyetin temeline barışçılığı koymuştur. Geçen 75 yıl tarihimizin en uzun barış dönemidir. Türkiye bulunduğu bölgede ve dünyada barışın korunmasına en çok hizmet eden ülkelerden biridir. Uluslararası ve bölgesel işbirliğine içtenlikle taraftardır. Her türlü ihtilafın barışçı yollardan gidilerek çözüme kavuşturulmasını savunur. Türkiye uluslararası taahhütlerine sadık bir ülkedir.

Türkiye, yeni Avrasya coğrafyasında bir köprü rolü oynamaktadır. Bir taraftan uluslararası anlaşmalardan doğan haklarına uygun olarak Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefine yönelik çabalarını sürdürürken, diğer taraftan öncü rol oynadığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) gibi bölgesel işbirliği hareketleriyle münasebetlerini geliştirmektedir.

Türkiye önümüzdeki dönemde de barışa olan inancını koruyarak ve barışa hizmet ederek dış ilişkilerini yürütmeye devam edecektir.

Türkiye, insan hakları ihlalleri suçlamasıyla karşı karşıyadır. Bu eleştirilerde pek çok yanılgı, pek çok yanlış anlama vardır. İnsan hakları alanında uluslararası denetim mekanizmalarının oluşumuna başlangıcından itibaren aktif katkıda bulunmuş olan Türkiye’nin, bu alanda şayet eksiklikleri var ise, bunları giderme iradesi de vardır.

Ancak, teröre karşı demokrasi ve hukuk devleti zemininde amansız bir mücadele yürüten Türkiye, ülkenin yönetilebilir olmaktan çıkmamasına da özen göstermek zorundadır.

Bununla beraber, insan hakları alanında her ileri adımı yeni bir başlangıç noktası sayıyoruz. Bu bağlamda, hukuk sisteminde yeni düzenlemeler yapmak ve demokrasiyi daha çok geliştirmek mecburiyetindeyiz.
Yeni Gün Gazetesi (30 Ekim 1923) Cumhuriyet'in ilanı
Sevgili Vatandaşlarım,

Cumhuriyetin kültür projesi, ulusal kültür ile evrensel kültür arasındaki sürekli etkileşimden hareket eder. İnsanların her alanda kendilerini geliştirme imkanlarına sahip olmaları, kültür ve sanata ulaşabilmeleri Cumhuriyetle birlikte bir yurttaşlık hakkı haline gelmiştir.

Cumhuriyet kültür hayatımızın zenginleşmesine daha fazla sayıda vatandaşımızın katılmasını sağlamayı temel hedefleri arasında tutmaya devam edecektir. Cumhuriyet, şanlı tarihimize ve kültür mirasımıza sahip çıkmaya devam edecektir.

Bu meyanda, yurt içinde ve yurt dışındaki tarihi eserlerimizin ve kültür varlıklarımızın korunması önem taşımaktadır.

Türkiye doğal varlıklarını koruyacaktır. Havasını ve suyunu temiz tutacak, topraklarının erozyonla akıp gitmesini önleyecektir. Yeşilini koruyacak ve ulusal bir seferberlik yaparak orman varlığını arttıracaktır.

Aziz Vatandaşlarım,

Cumhuriyetimizin 75. yıldönümünde kalkınma çabalarımızı aynı hızla sürdürmeye; dünya ile rekabet gücümüzü her alanda daha da geliştirmeye milletçe kararlıyız.

Cumhuriyetin bugün bizleri ulaştırdığı seviye, hepimize heyecan ve ümit vermeli, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeli, milletçe bağımsız yaşama azmimizi yenilemelidir.

Cumhuriyetimizin en önemli özelliği, herkes tarafından benimsenmiş, kavranmış ve herkes tarafından kucaklanmış olmasıdır. Bu, Cumhuriyetin ebediyete kadar varlığının en önemli güvencesidir.

Türk milleti Cumhuriyetle mutludur.

Ve milletimiz, bugün geldiğimiz noktadan daha ileri ufuklara ancak Cumhuriyetle varabileceğinin bilincindedir.

Bu anlamlı günde, hep beraber el ele kenetlenelim. Bölünmez bütünlüğümüze, demokrasimize, Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerlere sahip çıkalım.

Anayasal bir demokrasi olan Türkiye Cumhuriyeti, temel niteliklerini, hedeflerini, prensiplerini, sistemini koruyarak ve hür ve serbest bir ülke olarak yoluna devam edecektir.

Türkiye bugün sahip olduğu ve “güçlü bir demokrasi, güçlü bir ekonomi ve güçlü bir savunma” şeklinde ifade ettiğim “altın üçgeni” muhafaza edecektir.

İstediğim; barıştır, birlik ve beraberliktir, bölünmez bütünlüğümüzün muhafazasıdır.

Çağdaş, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu; yüce Türk milletinin geçmişten geleceğe en değerli ışık kaynağı, eşi bulunmaz kahraman, büyük asker ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürümeye devam edeceğiz.

O'nun yaktığı meş'ale hiç sönmeyecek ve Türk milleti ebediyete kadar O'nu kalbinde ve gönlünde yaşatacaktır.

Geçmişimizle aydınlık yarınlarımız arasındaki en önemli köprü olan Cumhuriyet, bizi daha nice bin yıllara taşıyacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, yurt içinde ve dışındaki bütün vatandaşlarımın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; hepinize sevgilerimi, saygılarımı, en iyi dileklerimi sunuyorum.
 
 

 


(27 EKİM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.