Cumhurbaşkanı
Demirel'in, Cumhuriyet'in 75. yılı dolayısıyla yayınladığı mesaj şöyle:
(28 Ekim 1998)
Aziz Vatandaşlarım, Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Hepinizin Cumhuriyet Bayramını en içten duygularla kutluyorum.
Büyük milletimizin tarihteki en parlak başarılarından biri olan Cumhuriyetin
75. yılını kutluyoruz. Bu büyük günde Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk’ü,
O’nun kahraman silah arkadaşlarını ve kanlarıyla bu toprakları vatan yapan
aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi milletçe sonsuz minnet, şükran ve rahmetle
anıyoruz.
Cumhuriyet ezelden ebede akıp giden tarihimizde çok önemli bir aşamadır.
Cumhuriyet, tarihin şafağından beri varolan milletimizin tarih içindeki
büyük
yolculuğunun çok önemli bir anında ona yepyeni bir hayatiyet kazandıran,
yepyeni ufuklar açan muhteşem bir olaydır.
Cumhuriyet, milletimizin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır.
Cumhuriyetimiz mana ve gücünü, milletimizin ortak iradesiyle ve büyük
bir imanla gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseri olmasından almaktadır.
İnsanlık tarihi, milletlerin böylesine sarsılmaz bir ortak iradeyle kendi
kaderlerini kendi elleriyle yazdıklarına çok nadir şahit olmuştur.
Bizi millet olarak bir arada tutan, toplumsal bütünlüğümüzü, dayanışmamızı
sağlayan Cumhuriyet misakının temelini, ülkesine sadakatle bağlı tüm
yurttaşların eşitliği ve özgürlüğü fikri oluşturmaktadır.
Demokratik Cumhuriyet ırk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin
her Türk vatandaşının ortak varlığıdır. Din ve vicdan hürriyetini teminat
altına alan laiklik, yurttaşların fikirlerini serbestçe ifade etmelerini
ve yönetime katılmalarını sağlayan demokrasi; adaleti teminat altına alan
hukuk devleti Cumhuriyetin toplumsal sözleşmesinin vazgeçilmezleridir.
Cumhuriyetin meşruiyeti ve kuvveti, ortak tarih, kader ve amaç birliği
ile vatandaşlık kimliği ilkelerine dayanır. Bu niteliği ile Cumhuriyet
geçmişten geleceğe uzanan gönüllü bir beraberliktir. Türk insanı Cumhuriyet
sayesinde teba olmaktan çıkıp vatandaş haline gelmiş, devletin yegane ve
gerçek sahibi olmuştur.
Milletimiz sevinçte, kederde, zor günde ortak kader anlayışına sahip
çıkmıştır. Cumhuriyet, milletimizin doğulusuyla, batılısıyla, kuzeylisiyle,
güneylisiyle kadın-erkek, yaşlı-genç demeden, kan ve gözyaşlarıyla yazdığı
eşsiz bir destandır.
Değerli Vatandaşlarım,
Cumhuriyet çağdaş hukuka dayalı bir devlet kuruluşu olduğu kadar aynı
zamanda halk için bir yaşam tarzıdır. Kadının erkekle eşit hale gelmesini,
toplumsal ve kamusal hayatta hakettiği yeri almasını sağlayan Cumhuriyettir.
Demokratik Cumhuriyet, Türk kadınına toplum içinde verdiği rol sayesinde
ulusal gücümüzü en az iki misline katlamıştır.
Cumhuriyet eşitlik, özgürlük ve uygarlıktır. İnsanlık onurunu her şeyin
üstünde tutmaktır.
Cumhuriyet, cehalete, yoksulluğa, fukaralığa, çaresizliğe karşı verilen
mücadelenin adıdır.
Cumhuriyetin temelindeki iddia, vatandaşlarını çağdaş bir devletin vatandaşı
yapmaktır.
Cumhuriyetin çağdaşlaşma projesi sayesinde Türkiye 75 yıl gibi kısa
bir sürede demokratik bir sanayi toplumu haline gelmeyi başarmıştır. Bundan
sonraki hedefimiz demokratik bir bilgi toplumu olmaktır.
Cumhuriyet bir büyük dönüşüm, hayatın her alanını kapsayan bir zihniyet
devrimidir. Cumhuriyet dünyayla birlikte düşünebilmek, zamanın ruhunu yakalayabilmek,
evrensel uygarlığın ortak dilini konuşabilmektir.
75 sene zarfında ülkemizin nüfusu 5 kat artarak 13 milyondan 65 milyona
çıkmıştır. Bugün kurulduğu gündeki tüm nüfusu kadar çocuğu bulunan milletimiz,
ülkenin her köşesine okulu götürmüştür. Keza sağlık hizmetlerini, yolu,
suyu, ışığı, telefonu ülkenin her köşesine ulaştırmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dev eserler inşa etmiş, ülkeye tarihinin
en mamur dönemini yaşama imkanını sağlamıştır. Cumhuriyetin başarıları,
her türlü övgünün üzerindedir.
Sevgili Vatandaşlarım,
21. Yüzyıla girerken sorunlarımız vardır. Geçmişteki başarılarımız bu
sorunların hepsini aşacağımızın teminatıdır.
Demokratik Cumhuriyet 50 senedir çok partili sistemi yürütmektedir.
Devletimizin, demokrasimizin daha iyi işlemesi, çağın şartlarına da
uyarak reformlar yapılmasını gerektirmektedir. Ülkemizin siyasi istikrar
arayan bir durumdan çıkması lazımdır.
Ekonomik istikrarın sağlanması, enflasyonun kontrol altına alınması,
gelir dağılımının düzeltilmesi, halkın yaşam şartlarının kolaylaştırılması
gerekmektedir. Keza, bölgelerarası kalkınmışlık farklarının giderilmesi
için atılan adımların sürdürülmesi icabetmektedir.
Türkiye, ekonomik kalkınmasını sürdürmeye, altyapısını geliştirmeye
devam edecektir. Bu arada sanayileşmeye, turizm ve tarıma verilen önem
sürdürülecektir. Bilhassa ulaşım, enerji ve iletişim alanlarında darboğaz
meydana gelmemesine dikkat edilecektir.
Hukukun üstünlüğü korunarak, dirlik ve düzenliğin, huzur ve güvenin,
ülkenin her köşesinde muhafazası lazımdır.
Türkiye terör, irtica ve örgütlü suçlar gibi sorunlarla karşı karşıyadır.
Bunların hepsini hukuk devletinin meşru zeminleri ve yollarını kullanarak
aşacaktır.
Türkiye sınırlarını, topraklarını ve milli menfaatlerini ve haklarını
koruyacak güce sahiptir. Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın en disiplinli,
en iyi eğitim görmüş, en iyi teçhiz edilmiş birkaç silahlı gücünden biridir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Türk milletinin kahramanlığının temsilcisidir.
Demokrasinin ve milletin ordusudur. Devletimiz ve milletimiz adına Türk
Silahlı Kuvvetlerine şükranlarımı sunuyorum.
Aziz Vatandaşlarım,
21. Yüzyıla girerken Cumhuriyetin en önemli hedefi, eğitim ve öğretimdir.
Bilgi toplumu ancak çağdaş eğitimle yakalanabilecektir. Sevinçle ifade
edeyim ki, toplumumuzun her kesimi eğitimin değerini çok iyi bilmekte ve
bu hedefe ulaşmak için coşkuyla katkıda bulunmaktadır.
Çağdaş üniversite, Cumhuriyetin en önemli projelerinden bir diğeridir.
Demokratik, laik Cumhuriyetin nesillerini yetiştirmeyi sürdürecek olan
üniversitelerimizin gelişmesine her türlü destek verilmeye devam edilmelidir.
Milletimizin Cumhuriyetle birlikte sağladığı en önemli kazanımlardan
biri de sağlık projesidir. Her Türk vatandaşının çağdaş sağlık hizmetlerinden
yararlanması Cumhuriyetin başta gelen hedefleri arasındadır.
21. Yüzyıla girerken bütün dünyada devletin işlevi değişmiştir. Devletin
ekonomik. ticari ve mali işlerin içinden tümüyle çıkması, bu işleri vatandaşlarına
bırakması ve asli görevlerine dönmesi lazımdır.
Huzur ve güvenin eksiksiz sağlanması, güçlü bir savunmaya sahip olunması,
eğitim ve sağlık hizmetlerinin herkese ulaştırılması, adaletin tevzii,
çevrenin korunması. altyapının gelişmesi, sosyal güvenlik şemsiyesinin
herkesi içine alması, devletin asli görevleridir.
Türkiye karma ekonomiden pazar ekonomisine geçişi en kısa zamanda tamamlamalıdır.
Özelleştirme, devletin dönülmez hedeflerinden biridir.
Türkiye’nin kalkınması için daha çok kaynağa ihtiyacı vardır.
Piyasa şartları içerisinde milli menfaatlere uygun kaynakları kullanmalıdır.
Bunun için gerekli hukuki düzenlemeleri yapmalıdır.
Toplumsal barış ve dayanışmayı güçlendirecek çalışmalar sürdürülmelidir.
Bu meyanda bütün vatandaşlarımızı içine alacak sosyal güvenlik sistemi
ve sağlık sigortası kurulmalıdır.
Değerli Vatandaşlarım,
Büyük Atatürk, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi ile Cumhuriyetin temeline
barışçılığı koymuştur. Geçen 75 yıl tarihimizin en uzun barış dönemidir.
Türkiye bulunduğu bölgede ve dünyada barışın korunmasına en çok hizmet
eden ülkelerden biridir. Uluslararası ve bölgesel işbirliğine içtenlikle
taraftardır. Her türlü ihtilafın barışçı yollardan gidilerek çözüme kavuşturulmasını
savunur. Türkiye uluslararası taahhütlerine sadık bir ülkedir.
Türkiye, yeni Avrasya coğrafyasında bir köprü rolü oynamaktadır. Bir
taraftan uluslararası anlaşmalardan doğan haklarına uygun olarak Avrupa
Birliği’ne tam üyelik hedefine yönelik çabalarını sürdürürken, diğer taraftan
öncü rol oynadığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
(ECO) gibi bölgesel işbirliği hareketleriyle münasebetlerini geliştirmektedir.
Türkiye önümüzdeki dönemde de barışa olan inancını koruyarak ve barışa
hizmet ederek dış ilişkilerini yürütmeye devam edecektir.
Türkiye, insan hakları ihlalleri suçlamasıyla karşı karşıyadır. Bu eleştirilerde
pek çok yanılgı, pek çok yanlış anlama vardır. İnsan hakları alanında uluslararası
denetim mekanizmalarının oluşumuna başlangıcından itibaren aktif katkıda
bulunmuş olan Türkiye’nin, bu alanda şayet eksiklikleri var ise, bunları
giderme iradesi de vardır.
Ancak, teröre karşı demokrasi ve hukuk devleti zemininde amansız bir
mücadele yürüten Türkiye, ülkenin yönetilebilir olmaktan çıkmamasına da
özen göstermek zorundadır.
Bununla beraber, insan hakları alanında her ileri adımı yeni bir başlangıç
noktası sayıyoruz. Bu bağlamda, hukuk sisteminde yeni düzenlemeler yapmak
ve demokrasiyi daha çok geliştirmek mecburiyetindeyiz.
Sevgili Vatandaşlarım,
Cumhuriyetin kültür projesi, ulusal kültür ile evrensel kültür arasındaki
sürekli etkileşimden hareket eder. İnsanların her alanda kendilerini geliştirme
imkanlarına sahip olmaları, kültür ve sanata ulaşabilmeleri Cumhuriyetle
birlikte bir yurttaşlık hakkı haline gelmiştir.
Cumhuriyet kültür hayatımızın zenginleşmesine daha fazla sayıda vatandaşımızın
katılmasını sağlamayı temel hedefleri arasında tutmaya devam edecektir.
Cumhuriyet, şanlı tarihimize ve kültür mirasımıza sahip çıkmaya devam edecektir.
Bu meyanda, yurt içinde ve yurt dışındaki tarihi eserlerimizin ve kültür
varlıklarımızın korunması önem taşımaktadır.
Türkiye doğal varlıklarını koruyacaktır. Havasını ve suyunu temiz tutacak,
topraklarının erozyonla akıp gitmesini önleyecektir. Yeşilini koruyacak
ve ulusal bir seferberlik yaparak orman varlığını arttıracaktır.
Aziz Vatandaşlarım,
Cumhuriyetimizin 75. yıldönümünde kalkınma çabalarımızı aynı hızla sürdürmeye;
dünya ile rekabet gücümüzü her alanda daha da geliştirmeye milletçe kararlıyız.
Cumhuriyetin bugün bizleri ulaştırdığı seviye, hepimize heyecan ve ümit
vermeli, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeli, milletçe bağımsız yaşama
azmimizi yenilemelidir.
Cumhuriyetimizin en önemli özelliği, herkes tarafından benimsenmiş,
kavranmış ve herkes tarafından kucaklanmış olmasıdır. Bu, Cumhuriyetin
ebediyete kadar varlığının en önemli güvencesidir.
Türk milleti Cumhuriyetle mutludur.
Ve milletimiz, bugün geldiğimiz noktadan daha ileri ufuklara ancak Cumhuriyetle
varabileceğinin bilincindedir.
Bu anlamlı günde, hep beraber el ele kenetlenelim. Bölünmez bütünlüğümüze,
demokrasimize, Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerlere sahip çıkalım.
Anayasal bir demokrasi olan Türkiye Cumhuriyeti, temel niteliklerini,
hedeflerini, prensiplerini, sistemini koruyarak ve hür ve serbest bir ülke
olarak yoluna devam edecektir.
Türkiye bugün sahip olduğu ve “güçlü bir demokrasi, güçlü bir ekonomi
ve güçlü bir savunma” şeklinde ifade ettiğim “altın üçgeni” muhafaza edecektir.
İstediğim; barıştır, birlik ve beraberliktir, bölünmez bütünlüğümüzün
muhafazasıdır.
Çağdaş, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu; yüce Türk
milletinin geçmişten geleceğe en değerli ışık kaynağı, eşi bulunmaz kahraman,
büyük asker ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürümeye devam
edeceğiz.
O'nun yaktığı meş'ale hiç sönmeyecek ve Türk milleti ebediyete kadar
O'nu kalbinde ve gönlünde yaşatacaktır.
Geçmişimizle aydınlık yarınlarımız arasındaki en önemli köprü olan Cumhuriyet,
bizi daha nice bin yıllara taşıyacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, yurt içinde ve dışındaki bütün vatandaşlarımın
Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; hepinize sevgilerimi, saygılarımı, en iyi
dileklerimi sunuyorum.
|