|
|
|
| ECEVİT,
TEMASLARINI DEĞERLENDİRDİ
28.9.1999 |
-
``KIBRIS İLE İLGİLİ ÇÖZÜM
ARAYIŞLARINDA 1974 ÖNCESİNE DÖNÜŞÜN HİÇBİR ŞEKİLDE KABUL EDİLEMEYECEĞİ
YÖNÜNDE MUTABAKATA VARDIK``
-
``CLINTON BAKÜ-CEYHAN PETROL
BORU HATTI PROJESİNE ABD`NİN TAM DESTEĞİNİ YİNELEDİ``
-
``TEKSTİL KOTASININ ARTIRILMASI
KONUSUNDAKİ MÜZAKERELERİN EN KISA SÜREDE TATMİNKAR BİR ŞEKİLDE SONUÇLANACAĞINI
UMUYORUM``
Başbakan
Bülent Ecevit, ABD Başkanı Bill Clinton ile yaptığı görüşmede Kıbrıs ile
ilgili çözüm arayışlarında 1974 öncesine dönüşün biçbir şekilde kabul edilemeyeceği
yönünde mutabakata vardıklarını bildirdi.
Clinton`ın
Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı projesine ABD`nin desteğini yinelediğini
kaydeden Ecevit, tekstil kotasıyla ilgili yürütülen müzakerelerın tatminkar
bir şekilde sonuçlanacağını
umduğunu söyledi.
Başbakan
Bülent Ecevit, Türk gazetecilerin konakladığı Mayflower Oteli`nde düzenlediği
basın toplantısında ABD Başkanı Billi Clinton ile yaptığı görüşme ve öteki
temaslarını değerlendirdi.
Başkan
Clinton ve Başkan Yardımcısı Al Gore ile yaptığı görüşmelerin son derece
dostça ve yararlı geçtiğini bildiren Ecevit, Türkiye`nin üzerinde durduğu
her konuda iki devletin üst düzey
yöneticileri arasında büyük
bir görüş yakınlığı olduğunu söyledi.
-KIBRIS
KONUSU-
Başbakan
Ecevit, Clinton ile görüşmesinde Kıbrıs konusunun da gündeme geldiğini
ifade ederek, Kıbrıs`ta kalıcı bir barış için güvenliğin önemi üzerinde
durulduğunu kaydetti. Ecevit şunları söyledi:
``Bu
konudaki çözüm arayışlarında 1974 öncesine dönüşün, hiçbir şekilde kabul
edilemeyeceği yönünde mutabakata vardık. Başkan Clinton`ın, ilerlemeye
müsait bir zemin olup olmadığını araştırmak üzere gelecek hafta bölgeye
özel temsilcisini göndermesi fikrini
destekledik.
Hazar
Havzası`ndaki petrol boru hatları konusunu da Sayın Clinton ile ayrıntılı
olarak görüştük. Sayın Clinton, Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı projesine
ABD`nin tam desteğini yineledi. Hazar geçişli doğalgaz boru hattı projesinin
Türkiye için öncelikli proje olduğunu Başkan Clinton`a anlattım. Bu proje
konusunda da yakın işbirliği yapmaya karar verdik.
Toplantıda,
tekstil kotasının artırılması konusunu da görüştük. Bu konudaki müzakerelerin
en kısa sürede tatminkar bir şekilde sonuçlanacağını umuyorum.``
Ecevit,
Clinton ile görüşmesinde Avrupa Güvenlik ve Savunma kimliğinin geliştirilmesi
konusunu da ayrıntılı biçimde ele aldıklarını bildirdi. Başbakan Ecevit,
bu kimliğin NATO içinde
geliştirilmesi ve olabilecek
yeni yapılanmada Avrupa Birliği üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerin karar
sürecine katılmaları yönündeki fikir ve düşüncelerine Clinton`ın destek
verdiğini ifade etti. Ecevit bu konuda Türkiye ile ABD`nin görüşbirliği
içinde olduğunu memnuniyetle saptadıklarını kaydetti.
-G-20
ÜLKELERİ-
Bugüne
kadar G-7 adı altında toplanan sanayileşmiş ülkelerin G-20 adıyla yeni
bir forumun oluşturulmasını kararlaştırdıklarını anımsatan Ecevit, Türkiye`nin
piyasa ekonomisine sahip ve dünya ekonomisine en büyük katkıda bulunan
gelişen ülkeler kategorisinden bu grubun üyesi olarak belirlendiğini kaydetti.
Ecevit, açıklamasını şöyle sürdürdü:
``Bu
yeni forumun ilk toplantısı Aralık 1999`da gerçekleştirilecektir. Yani
bu G-20 adındaki yeni foruma Türkiye`nin de kabul edilmesi kararlaştırılmıştır.
G-7`ye 11 ülke katılıyor. Bu 11 ülkenin içinde Türkiye`nin de yeralması
kararlaştırıldı. Bu Türkiye açısından önemli ve olumlu bir gelişmedir.``
-
``CLINTON`IN KIBRIS`TA 1974
ÖNCESİNE DÖNÜŞÜN SÖZ KONUSU OLMAYACAĞINI AÇIKLAMIŞ OLMASI KANIMCA ÇOK ÖNEMLİ
BİR AŞAMADIR``
-
``BUGÜN HEMEN HEMEN HERŞEY GÖRÜŞÜLDÜ.
ÖYLE LAF OLSUN DİYE DE GÖRÜŞÜLMEDİ, KARŞILIKLI ÇÖZÜM ARAYIŞLARI ŞEKLİNDE
GÜNDEME GELDİ``
Başbakan
Bülent Ecevit, ABD Başkanı Bill Clinton`ın Kıbrıs`ta 1974 öncesine dönüşün
söz konusu olmayacağını açıklamış olmasının çok önemli bir aşama olduğunu
söyledi.
Ecevit,
basın toplantısında açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kıbrıs konusuna yaklaşımı konusunda Beyaz Saray`da Bill Clinton ile yaptığı
görüşme öncesi ile
sonrası arasında bir fark
olup olmadığı yolundaki soruya Ecevit, ``Hayır, kesinlikle söz konusu değil.
Öyle bir gereksinme de ortaya çıkmadı`` yanıtını verdi.
Ecevit,
Clinton`ın Kıbrıs`ta 1974 öncesine dönüş olmayacağı açıklamasının, KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş`ın ön koşulsuz olarak masaya oturmasını sağlayıp
sağlamayacağı sorusu üzerine, ``Öyle bir koşulu Sayın Denktaş da reddetmeyi
içine sindiremez tabii. Yani 1974 öncesine dönüş yolu tamamen kapanmış
oluyor`` dedi.
Başbakan Ecevit,
bir başka gazetecinin sorusunu yanıtlarken de, ``Kıbrıs konusunda bizi
G-7`lerin ya da G-8`lerin kararı etkilemiyor. Biz görüşümüzü açıkladık.
KKTC`nin de görüşü belli. Bu tavrımızın değiştirilmesi için herhangi bir
baskı gelmeyeceği tahmininde bulunmuştuk, o da doğru çıktı. Bu arada Sayın
Clinton`ın 1974 öncesine dönüşün söz konusu olmayacağını açıklamış olması
kanımca çok önemli bir aşamadır`` diye konuştu.
``Mosses`ın
Kıbrıs`taki görevi nedir?`` sorusuna Ecevit, ``Öncelikle durum tespiti
yapacak, gözlemlerini bildirecek, zaten bundan önceki temsilcileri de sık
sık Ada`ya geliyorlardı. BM Genel Sekreteri`nin temsilcileri de Ada`ya
sık sık geliyorlardı. Yani bu normal bir süreç, bunun devam etmesi de normal``
karşılığını verdi.
-IMF GÖRÜŞMELERİ-
Başbakan
Ecevit, bir başka soru üzerine, Clinton ile Türkiye`nin IMF ile görüşmelerini
ele almadıklarını belirterek, ABD Başkanı`nın Türkiye`ye yapılacak yardımları
destekleyeceğinin belli olduğunu söyledi.
Ecevit,
Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi`ne, ABD`nin destek verdiğini Clinton`ın
bir kez daha vurguladığını kaydetti.
``ABD
Hazinesi garantisindeki tahvil ihracından siz mi vazgeçtiniz?`` şeklindeki
sorusu üzerine de Ecevit, şunları kaydetti:
``Evet,
bu konuda lehte ve aleyhteki argümanları dinledik. Zaten, bunu gerçekleştirebilmenin
de çok zor olduğunu gördük. Çünkü kongrenin kararı gerekiyordu. Onun üzerine
bu konu üstünde durmaktan vazgeçtik`` karşılığını verdi. Ecevit, bir önerinin
gerçekçi olup olmadığını anlamak için onun iyi incelenmesi gerektiğini
ifade ederek, ``İtirazları haklı bulduk. Ve ona göre de, bunu istemiyoruz
dedik. Kaldı ki isteseydik bile umulan ölçüde bir sonuç alınamayacaktı.``
Başbakan
Ecevit, görüşmede Kuzey Irak`taki fiili durumun gündeme gelip gelmediği
sorusunu yanıtlarken de ``Biz bilinen görüşlerimizi tekrarladık. Sayın
Clinton`dan karşı bir düşünce gelmedi. Ve herhangi bir yorumda da bulunmadı``
diye konuştu.
-``HERŞEY
GÖRÜŞÜLDÜ``-
Bir gazetecinin,
seyahatin daha öncekilerden farkını sorması üzerine Başbakan Ecevit, şöyle
konuştu:
``Clinton
ile görüşmemiz, sadece iki müttefik olarak değil, dünyada çok önemli işlevleri
bulunan iki devlet arasında kapsamlı görüşmeler şeklinde cereyan etti.
Ben ABD`ye gelirken bir gazeteci arkadaşım, yapılacak görüşmede gündeme
hangi konuların geleceğine ilişkin bir soru sormuş, ben de `Herşey` demiştim.
Gerçekten de bugün hemen hemen herşey görüşüldü. Öyle laf olsun diye de
görüşülmedi, karşılıklı görüş alışverişi şeklinde çözüm arayışları şeklinde
gündeme geldi.``
Başbakan
Ecevit, bir gazetecinin, görüşmelerde Clinton`un Kasım ayında Ankara`ya
gelmesini gerektirecek, sonuca bağlanmayan bir konunun kalıp kalmadığını
sorması üzerine, ``Hayır. Fakat, boru hatları görüşülecektir mutlaka, ekonomik
konular görüşülecektir mutlaka, ama karara bağlanması ertelenen harhangi
bir konu olmadı`` diye konuştu.
-SERBEST
SANAYİ BÖLGESİ-
İki ülke
arasında Ticaret ve Yatırım Anlaşması imzalanacağını hatırlatan Ecevit,
anlaşmaya Türkiye adına Sanayi ve Ticaret Bakanı Kenan Tanrıkulu`nun imza
koyacağını söyledi. Bunun bir çerçeve anlaşması olduğunu kaydeden Ecevit,
``Ama ABD yönetiminde bu çerçeve
anlaşmasının içini, kısa
sürede doldurma kararlılığını gördük`` dedi.
Görüşmede
İsrail ile Ürdün arasında uygulanan Serbest Sanayi Bölgesi modelinin, Güneydoğu
Anadolu`da da uggulanabileceğini ifade ettiklerini anlatan Ecevit, Clinton`ın
ilginç bulduğu bu öneriyi olumlu karşılayarak inceleme sözü verdiğini söyledi.
``Ekonomik
paketin bu kadar zayıf olması sizi rahatsız etti mi?`` sorusuna Ecevit,
``İki büyük devlet olarak biraraya geldik. Ekonomik paket bakımından da
bazı konular görüşülecek`` karşılığını verdi.
Clinton`ın
hükümetle ilgili düşüncelerinin ne olduğunun sorulması üzerine Ecevit,
Clinton ve Al Gore`un ``Koalisyon hükümetinin çalışmalarını deprem sırasında
bile kesmemesini, üç ay gibi kısa bir Meclis çalışması döneminde olağanüstü
bir sonuç almasını ve reformcu birçok atılım yapmasını takdirle izlediğini
belirttiklerini`` söyledi.
-
BAŞBAKAN ECEVİT DEMOKRATİKLEŞME
VE İNSAN HAKLARI KONUSUNDA TÜRKİYE`NİN SÖZ VERMEK GİBİ BİR MÜKELLEFİYETİ
OLMADIĞINI SÖYLEDİ.
-
ECEVİT, GÖRÜŞMELERDE TERÖR ÖRGÜTÜ
ELEBAŞINA VERİLEN İDAM CEZASININ GÜNDEME GETİRİLMEDİĞİNİ BİLDİRDİ
Başbakan
Ecevit, demokratikleşme ve insan hakları konusunda Türkiye`nin söz vermek
gibi bir mükellefiyeti bulunmadığını söyledi. Ecevit, Türk hükümetinin
bu konudaki kararlılığının ABD`li yetkililer tarafından da bilindiğini
bildirdi.
Başbakan
Ecevit, bir gazetecinin ABD Başkanı Clinton ile görüşmesinde, insan hakları
ve demokratikleşme konularının hangi başlık altında gündeme geldiğini sorması
üzerine, ``Bizim o konuda da bu kısa Meclis çalışmaları döneminde hükümet
olarak bazı önemli adımlar attığımızı biliyorlar, onun için ilerisi ile
ilgili olarak verdiğimiz özveriyi de ciddiye alıyorlar`` dedi.
Bu konuda
ne gibi sözler verildiğine ilişkin bir soru üzerine Ecevit, ``Biz söz verme
mecburiyetinde değiliz. Kimseye öyle bir mükellefiyetimiz yok. Biz kendi
yapmak istediklerimizi söyledik, onların ayrıntılarına da girmek için herhangi
bir ısrarla karşılaşmadık. Çünkü hükümetin bu konuda ne kadar kararlı olduğunu
görüyorlardı ve bunu açıkca ifade ediyorlardı`` karşılığını verdi.
-TÜRKİYE`NİN
AMBARGO ZARARI-
Başbakan
Ecevit, Bakü-Ceyhan petrol boru hattı konusundaki bir başka soru üzerine,
``Bazı şirketlerin karşı çıkışları, direnişleri var. O direnişleri aşma
konusunda ABD yönetimini bir kararlılık içinde gördük`` dedi.
Irak`ta
meydana gelen fiili durumdan kaynaklanan Türkiye`nin uğradığı ekonomik
zararın gündeme gelip gelmediği yolundaki soruyu yanıtlarken da Ecevit,
Clinton`ın bu soruna bir çözüm arayacağı sözünü verdiğini kaydetti.
Ecevit,
Dünya Bankası ve IMF başkanları ile yapacağı görüşmede nasıl bir mesaj
vereceği sorusuna ise ``Teknik görüşmeleri yetkili arkadaşlarımız yapıyorlar.
Ben herşeyden önce deprem felaketi dolayısıyla gerek IMF`nin gerekse Dünya
Bankası`nın gösterdikleri yakın ilgiden duyduğumuz memnunluğu dile getireceğim``
yanıtını verdi.
-TÜRK-YUNAN
İLİŞKİLERİ-
Başbakan
Ecevit, Clinton ile yaptığı görüşmede Türk-Yunan ilişkilerinin gündeme
gelip gelmediğinin sorulması üzerine şunları söyledi:
``Tabii
o konuda Clinton görüşlerimizi sordu. Ben de dışişleri bakanlarımız arasında
başlamış olan diyalogun çok umut verici olduğunu, ancak birden bire temel
sorunların ele alınmasını
beklemenin uygun olmayacağını
belirttim. Genellikle Türk-Yunan ilişkileri ile ilgili düşüncelerimi, iki
ülke arasında her konuda çıkar birliği olması gerektiği halde neden şimdiye
kadar bazı temel
sorunların çözümlenemediği
konusundaki düşüncelerimi ileri sürdüm. Bunun psikolojik ve tarihsel nedenleri
üzerinde durdum daha çok. Bu bağlamda bir görüşme oldu.
Böyle
bir diyalogun başlamış olması sevindiricidir. Çünkü karşılıklı kuşkular
giderilecek olursa Ege sorunu gibi temel sorunlarda inşallah anlaşma yolu
açılmış olur.``
-TEKSTİL
KOTASI-
Ecevit,
başka bir soruyu yanıtlarken, ABD ile Türkiye`nin askeri işbirliğinin yeni
boyutlar kazandığını NATO`nun eski görev alanının dışına yayıldığını ifade
ederek, bu nedenle Türkiye`nin askeri masraflarının arttığını ifade etti.
Bir gazetecinin
tekstil kotasının 100 milyon dolar artmasının kendisini tatmin edip etmediğini
sorusuna Ecevit,``Bu konuda henüz bir sonuç alınmadı görüşmeler devam ediyor.
Ben başkan Clinton`un bu konuda bazı adımlar atılmasını cesaretlendirici
izlenimler edindim ama kesin birşey söyleyemem tabii`` diye cevap verdi.
``ABD
ile Türkiye, ABD ile İsrail gibi bir serbest ticaret anlaşmasına doğru
mu gidiyor`` sorusu üzerine Ecevit, şöyle konuştu:
``Yalnız
İsrail değil, Ürdün de var. Buradan ABD`ye yüzde 35`i İsrail ya da Ürdün
de imal edilmek şartıyla herhangi bir mal gümrüksüz olarak ABD`ye ithal
edilebiliyor. Hatta bizim bir sanayii kuruluşumuz, Ürdün de ya da İsrail`de
bir yatırım yapmış ise bu imalatın yüzde 35`inin İsrail ya da Ürdünlü firma
tarafından yapılmış olması halinde o da gümrük bağışıklığından yararlanıyor.
Yani Türkiye`deki sanayici bugün bile İsrail ile Ürdün arasında kurulan
o bölgeden yararlanabilecek durumdadır.``
-ASKERİ
TATBİKATLAR-
Ecevit,
bir başka soru üzerine Yunanistan`ın askeri tatbikatları kısacağı haberini
ABD`ye gelirken öğrendiğini ifade ederek, bu konuda Genelkurmay Başkanlığı
ve Milli Savunma Bakanlığı`nın görüşlerini henüz öğrenemediğini ifade etti.
Milli Savunmak Bakanı Sabahattin
Çakmakoğlu`nun, bu konunun
düşünülebileceğini ifade ettiğini kaydeden Ecevit, bunun kesin bir karar
olmadığını söyledi.
Başbakan
Ecevit, Ege`de ya da başka bir yerde tatbikatın hepsinin Türk-Yunan ilişkileriyle
bir ilgisinin bulunmadığını anlatarak bunların genellikle eğitim amaçlı
olduğunu ifade etti. Ecevit,
``Bazılarının mutlaka yapılması
gerekir, bu bir teknik sorundur. Bazen siyasi boyutu olabilir, fakat çoğu
kez teknik bir konudur. Bu konuda Genelkurmay`ın görüşlerinin belirlenmesi
gerekir`` diye konuştu.
-İDAM
KONUSU GÜNDEME GELMEDİ-
Başbakan
Ecevit, görüşmeleri sırasında terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan hakkında
verilen idam kararının kesinlikle gündeme gelmediğini bir soru üzerine
söyledi.
-
ECEVİT: ``KOĞUŞ SİSTEMİ, CEZAEVLERİNİN
TERÖR EĞİTİM MERKEZİ HALİNE GELMESİNİ KOLAYLAŞTIRMIŞ OLDU``
-
``SAĞLIĞIMLA İLGİLİ KENDİNİZ
TEŞHİS KOYABİLİRSİNİZ``
-
``DİNCİ AKIMLARIN ÇARESİ LAİKLİK
VE DEMOKRASİDİR. TÜRKİYE DE BUNA ÖNCÜLÜK EDEN BİR DEVLETTİR``
Başbakan
Bülent Ecevit, Mayflower Oteli`nde düzenlediği basın toplantısında, bir
gazetecinin, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada askeri yardımların
azaldığını, ABD`li yetkililerin bu konuyu yeniden düşünmeleri gerektiğini
söylediğini hatırlatması üzerine, ``Bir yandan ABD ile Türkiye`nin askeri
ilişkileri çok ileriye varıyor. Tam bu işbirliği gelişirken ABD, Türkiye`ye
her türlü askeri yardımı kesiyor, bunun bir çelişki olduğunu söyledim,
durum bu...'' dedi.
Ecevit,
görüşmelerde radikal islam konusunun gündeme gelip gelmediği sorusunu yanıtlarken
de, ``Bir ölçüde geldi. Bu, dünyadaki güncel bir sorun olarak gündeme geldi.
Ben radikal dinci akımların çaresinin laiklik ve demokrasi, çağdaşlaşma
olduğunu, Türkiye`nin de
buna dünyada öncülük eden
bir devlet olduğunu belirttim`` diye konuştu.
-CEZAEVLERİ-
Başbakan
Ecevit, cezaevlerinde son günlerde meydana gelen olaylara ilişkin bir soru
üzerine şunları söyledi:
``Bu
konuda bir yandan yönetsel bazı önlemlerin alınması gerekiyor. Bir yandan
da mimari önlemlerin alınması gerekiyor. Koğuş sistemi, cezaevlerinin birer
terör eğitim merkezi haline gelmesini kolaylaştırmış oldu. Cezaevlerinin
yeniden düzenlenmesi konusunda bazı ihaleler yapıldığını, cezaevlerini
bu amaçla kullanan teröristler de bildikleri için başka cezaevlerine nakledilmelerini
önlemeye çalışıyorlar. Çünkü kendi kurdukları düzen bu şekilde bozulmuş
olacak.``
Bir gazeteci
Ecevit`e, Clinton ile yaptığı görüşmede entellektüel konuların gündeme
gelip gelmediğini sordu. Ecevit, sadece uluslararası siyasal sorunlar üzerinde
durduklarını söyledi. Türk toplumunun bazı tarihsel özellikleriyle ilgili
düşüncelerini de Clinton`a aktardığını ifade
eden Başbakan Ecevit, ``Türk
kültüründe ırk ayrımcılığı gibi bir kavramın olmadığını anlattık`` dedi.
Başbakan
Ecevit, bir gazetecinin G-7`ler grubunun G-20`ler grubuna dönüştürülmesini
açmasını istemesi üzerine, ``Bu, Türkiye`nin ekonomik ve başka bakımlardan
ağırlıklı bir ülke olduğunu tescil eden bir gelişme. Biz de konuyu yeni
öğrendik. Bu yeni bir gelişme. Ayrıntılarını henüz inceleyecek vakti bulamadım.
Bugün Başkan Clinton ile yaptığımız görüşmeden sonra bize ulaşan bir bilgi``
diye konuştu.
-SAĞLIK
SORUNU-
Başbakan
Ecevit, basın toplantısının sonunda sağlığıyla ilgili bir soru üzerine
de, ``Sağlığımla ilgili kendiniz teşhis koyabilirsiniz`` yanıtını verdi.
KAYNAK: ANADOLU AJANSI
|
 |