| ZİYARET ANA SAYFA | GÜNÜN İÇİNDEN|BELGENET ANA SAYFA

 
ECEVİT'İN ABD ZİYARETİ
(27 Eylül - 2 Ekim 1999)
HABERLER...
YORUMLAR...
AÇIKLAMALAR...

 
ECEVİT,  TEMASLARINI DEĞERLENDİRDİ                                      28.9.1999
  • ``KIBRIS İLE İLGİLİ ÇÖZÜM  ARAYIŞLARINDA 1974 ÖNCESİNE DÖNÜŞÜN HİÇBİR ŞEKİLDE KABUL EDİLEMEYECEĞİ YÖNÜNDE MUTABAKATA VARDIK`` 
  • ``CLINTON BAKÜ-CEYHAN PETROL BORU HATTI PROJESİNE ABD`NİN TAM DESTEĞİNİ YİNELEDİ`` 
  • ``TEKSTİL KOTASININ ARTIRILMASI KONUSUNDAKİ MÜZAKERELERİN EN KISA SÜREDE TATMİNKAR BİR ŞEKİLDE SONUÇLANACAĞINI UMUYORUM``
  
    Başbakan Bülent Ecevit, ABD Başkanı Bill Clinton ile yaptığı görüşmede Kıbrıs ile ilgili çözüm arayışlarında 1974 öncesine dönüşün biçbir şekilde kabul edilemeyeceği yönünde mutabakata vardıklarını bildirdi.
    Clinton`ın Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı projesine ABD`nin desteğini yinelediğini kaydeden Ecevit, tekstil kotasıyla ilgili yürütülen müzakerelerın tatminkar bir şekilde sonuçlanacağını 
umduğunu söyledi.
    Başbakan Bülent Ecevit, Türk gazetecilerin konakladığı Mayflower Oteli`nde düzenlediği basın toplantısında ABD Başkanı Billi Clinton ile yaptığı görüşme ve öteki temaslarını değerlendirdi.
    Başkan Clinton ve Başkan Yardımcısı Al Gore ile yaptığı görüşmelerin son derece dostça ve yararlı geçtiğini bildiren Ecevit, Türkiye`nin üzerinde durduğu her konuda iki devletin üst düzey 
yöneticileri arasında büyük bir görüş yakınlığı olduğunu söyledi. 

    -KIBRIS KONUSU-

    Başbakan Ecevit, Clinton ile görüşmesinde Kıbrıs konusunun da gündeme geldiğini ifade ederek, Kıbrıs`ta kalıcı bir barış için güvenliğin önemi üzerinde durulduğunu kaydetti. Ecevit şunları söyledi:
    ``Bu konudaki çözüm arayışlarında 1974 öncesine dönüşün, hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği yönünde mutabakata vardık. Başkan Clinton`ın, ilerlemeye müsait bir zemin olup olmadığını araştırmak üzere gelecek hafta bölgeye özel temsilcisini göndermesi fikrini 
destekledik. 
    Hazar Havzası`ndaki petrol boru hatları konusunu da Sayın Clinton ile ayrıntılı olarak görüştük. Sayın Clinton, Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı projesine ABD`nin tam desteğini yineledi. Hazar geçişli doğalgaz boru hattı projesinin Türkiye için öncelikli proje olduğunu Başkan Clinton`a anlattım. Bu proje konusunda da yakın işbirliği yapmaya karar verdik. 
    Toplantıda, tekstil kotasının artırılması konusunu da görüştük. Bu konudaki müzakerelerin en kısa sürede tatminkar bir şekilde sonuçlanacağını umuyorum.``
    Ecevit, Clinton ile görüşmesinde Avrupa Güvenlik ve Savunma kimliğinin geliştirilmesi konusunu da ayrıntılı biçimde ele aldıklarını bildirdi. Başbakan Ecevit, bu kimliğin NATO içinde 
geliştirilmesi ve olabilecek yeni yapılanmada Avrupa Birliği üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerin karar sürecine katılmaları yönündeki fikir ve düşüncelerine Clinton`ın destek verdiğini ifade etti. Ecevit bu konuda Türkiye ile ABD`nin görüşbirliği içinde olduğunu memnuniyetle saptadıklarını kaydetti. 

    -G-20 ÜLKELERİ-

    Bugüne kadar G-7 adı altında toplanan sanayileşmiş ülkelerin G-20 adıyla yeni bir forumun oluşturulmasını kararlaştırdıklarını anımsatan Ecevit, Türkiye`nin piyasa ekonomisine sahip ve dünya ekonomisine en büyük katkıda bulunan gelişen ülkeler kategorisinden bu grubun üyesi olarak belirlendiğini kaydetti. Ecevit, açıklamasını şöyle sürdürdü:
    ``Bu yeni forumun ilk toplantısı Aralık 1999`da gerçekleştirilecektir. Yani bu G-20 adındaki yeni foruma Türkiye`nin de kabul edilmesi kararlaştırılmıştır. G-7`ye 11 ülke katılıyor. Bu 11 ülkenin içinde Türkiye`nin de yeralması kararlaştırıldı. Bu Türkiye açısından önemli ve olumlu bir gelişmedir.``

  • ``CLINTON`IN KIBRIS`TA 1974 ÖNCESİNE DÖNÜŞÜN SÖZ KONUSU OLMAYACAĞINI AÇIKLAMIŞ OLMASI KANIMCA ÇOK ÖNEMLİ BİR AŞAMADIR`` 
  • ``BUGÜN HEMEN HEMEN HERŞEY GÖRÜŞÜLDÜ. ÖYLE LAF OLSUN DİYE DE GÖRÜŞÜLMEDİ, KARŞILIKLI ÇÖZÜM ARAYIŞLARI ŞEKLİNDE GÜNDEME GELDİ``
    Başbakan Bülent Ecevit, ABD Başkanı Bill Clinton`ın Kıbrıs`ta 1974 öncesine dönüşün söz konusu olmayacağını açıklamış olmasının çok önemli bir aşama olduğunu söyledi. 
    Ecevit, basın toplantısında açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kıbrıs konusuna yaklaşımı konusunda Beyaz Saray`da Bill Clinton ile yaptığı görüşme öncesi ile 
sonrası arasında bir fark olup olmadığı yolundaki soruya Ecevit, ``Hayır, kesinlikle söz konusu değil. Öyle bir gereksinme de ortaya çıkmadı`` yanıtını verdi. 
    Ecevit, Clinton`ın Kıbrıs`ta 1974 öncesine dönüş olmayacağı açıklamasının, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş`ın ön koşulsuz olarak masaya oturmasını sağlayıp sağlamayacağı sorusu üzerine, ``Öyle bir koşulu Sayın Denktaş da reddetmeyi içine sindiremez tabii. Yani 1974 öncesine dönüş yolu tamamen kapanmış oluyor`` dedi.
   Başbakan Ecevit, bir başka gazetecinin sorusunu yanıtlarken de, ``Kıbrıs konusunda bizi G-7`lerin ya da G-8`lerin kararı etkilemiyor. Biz görüşümüzü açıkladık. KKTC`nin de görüşü belli. Bu tavrımızın değiştirilmesi için herhangi bir baskı gelmeyeceği tahmininde bulunmuştuk, o da doğru çıktı. Bu arada Sayın Clinton`ın 1974 öncesine dönüşün söz konusu olmayacağını açıklamış olması kanımca çok önemli bir aşamadır`` diye konuştu. 
    ``Mosses`ın Kıbrıs`taki görevi nedir?`` sorusuna Ecevit, ``Öncelikle durum tespiti yapacak, gözlemlerini bildirecek, zaten bundan önceki temsilcileri de sık sık Ada`ya geliyorlardı. BM Genel Sekreteri`nin temsilcileri de Ada`ya sık sık geliyorlardı. Yani bu normal bir süreç, bunun devam etmesi de normal`` karşılığını verdi.

    -IMF GÖRÜŞMELERİ-

    Başbakan Ecevit, bir başka soru üzerine, Clinton ile Türkiye`nin IMF ile görüşmelerini ele almadıklarını belirterek, ABD Başkanı`nın Türkiye`ye yapılacak yardımları destekleyeceğinin belli olduğunu söyledi. 
    Ecevit, Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi`ne, ABD`nin destek verdiğini Clinton`ın bir kez daha vurguladığını kaydetti. 
    ``ABD Hazinesi garantisindeki tahvil ihracından siz mi vazgeçtiniz?`` şeklindeki sorusu üzerine de Ecevit, şunları kaydetti:
    ``Evet, bu konuda lehte ve aleyhteki argümanları dinledik. Zaten, bunu gerçekleştirebilmenin de çok zor olduğunu gördük. Çünkü kongrenin kararı gerekiyordu. Onun üzerine bu konu üstünde durmaktan vazgeçtik`` karşılığını verdi. Ecevit, bir önerinin gerçekçi olup olmadığını anlamak için onun iyi incelenmesi gerektiğini ifade ederek, ``İtirazları haklı bulduk. Ve ona göre de, bunu istemiyoruz dedik. Kaldı ki isteseydik bile umulan ölçüde bir sonuç alınamayacaktı.`` 
    Başbakan Ecevit, görüşmede Kuzey Irak`taki fiili durumun gündeme gelip gelmediği sorusunu yanıtlarken de ``Biz bilinen görüşlerimizi tekrarladık. Sayın Clinton`dan karşı bir düşünce gelmedi. Ve herhangi bir yorumda da bulunmadı`` diye konuştu.

    -``HERŞEY GÖRÜŞÜLDÜ``-

    Bir gazetecinin, seyahatin daha öncekilerden farkını sorması üzerine Başbakan Ecevit, şöyle konuştu:
    ``Clinton ile görüşmemiz, sadece iki müttefik olarak değil, dünyada çok önemli işlevleri bulunan iki devlet arasında kapsamlı görüşmeler şeklinde cereyan etti. Ben ABD`ye gelirken bir gazeteci arkadaşım, yapılacak görüşmede gündeme hangi konuların geleceğine ilişkin bir soru sormuş, ben de `Herşey` demiştim. Gerçekten de bugün hemen hemen herşey görüşüldü. Öyle laf olsun diye de görüşülmedi, karşılıklı görüş alışverişi şeklinde çözüm arayışları şeklinde 
gündeme geldi.``
    Başbakan Ecevit, bir gazetecinin, görüşmelerde Clinton`un Kasım ayında Ankara`ya gelmesini gerektirecek, sonuca bağlanmayan bir konunun kalıp kalmadığını sorması üzerine, ``Hayır. Fakat, boru hatları görüşülecektir mutlaka, ekonomik konular görüşülecektir mutlaka, ama karara bağlanması ertelenen harhangi bir konu olmadı`` diye konuştu. 

    -SERBEST SANAYİ BÖLGESİ-

    İki ülke arasında Ticaret ve Yatırım Anlaşması imzalanacağını hatırlatan Ecevit, anlaşmaya Türkiye adına Sanayi ve Ticaret Bakanı Kenan Tanrıkulu`nun imza koyacağını söyledi. Bunun bir çerçeve anlaşması olduğunu kaydeden Ecevit, ``Ama ABD yönetiminde bu çerçeve 
anlaşmasının içini, kısa sürede doldurma kararlılığını gördük`` dedi. 
    Görüşmede İsrail ile Ürdün arasında uygulanan Serbest Sanayi Bölgesi modelinin, Güneydoğu Anadolu`da da uggulanabileceğini ifade ettiklerini anlatan Ecevit, Clinton`ın ilginç bulduğu bu öneriyi olumlu karşılayarak inceleme sözü verdiğini söyledi.
    ``Ekonomik paketin bu kadar zayıf olması sizi rahatsız etti mi?`` sorusuna Ecevit, ``İki büyük devlet olarak biraraya geldik. Ekonomik paket bakımından da bazı konular görüşülecek`` karşılığını verdi.
    Clinton`ın hükümetle ilgili düşüncelerinin ne olduğunun sorulması üzerine Ecevit, Clinton ve Al Gore`un ``Koalisyon hükümetinin çalışmalarını deprem sırasında bile kesmemesini, üç ay gibi kısa bir Meclis çalışması döneminde olağanüstü bir sonuç almasını ve reformcu birçok atılım yapmasını takdirle izlediğini belirttiklerini`` söyledi. 

  • BAŞBAKAN ECEVİT DEMOKRATİKLEŞME VE İNSAN HAKLARI KONUSUNDA TÜRKİYE`NİN SÖZ VERMEK GİBİ BİR MÜKELLEFİYETİ OLMADIĞINI SÖYLEDİ. 
  • ECEVİT, GÖRÜŞMELERDE TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞINA VERİLEN İDAM CEZASININ GÜNDEME GETİRİLMEDİĞİNİ BİLDİRDİ
    Başbakan Ecevit, demokratikleşme ve insan hakları konusunda Türkiye`nin söz vermek gibi bir mükellefiyeti bulunmadığını söyledi. Ecevit, Türk hükümetinin bu konudaki kararlılığının ABD`li yetkililer tarafından da bilindiğini bildirdi. 
    Başbakan Ecevit, bir gazetecinin ABD Başkanı Clinton ile görüşmesinde, insan hakları ve demokratikleşme konularının hangi başlık altında gündeme geldiğini sorması üzerine, ``Bizim o konuda da bu kısa Meclis çalışmaları döneminde hükümet olarak bazı önemli adımlar attığımızı biliyorlar, onun için ilerisi ile ilgili olarak verdiğimiz özveriyi de ciddiye alıyorlar`` dedi.
    Bu konuda ne gibi sözler verildiğine ilişkin bir soru üzerine Ecevit, ``Biz söz verme mecburiyetinde değiliz. Kimseye öyle bir mükellefiyetimiz yok. Biz kendi yapmak istediklerimizi söyledik, onların ayrıntılarına da girmek için herhangi bir ısrarla karşılaşmadık. Çünkü hükümetin bu konuda ne kadar kararlı olduğunu görüyorlardı ve bunu açıkca ifade ediyorlardı`` karşılığını verdi.

    -TÜRKİYE`NİN AMBARGO ZARARI-

    Başbakan Ecevit, Bakü-Ceyhan petrol boru hattı konusundaki bir başka soru üzerine, ``Bazı şirketlerin karşı çıkışları, direnişleri var. O direnişleri aşma konusunda ABD yönetimini bir kararlılık içinde gördük`` dedi.
    Irak`ta meydana gelen fiili durumdan kaynaklanan Türkiye`nin uğradığı ekonomik zararın gündeme gelip gelmediği yolundaki soruyu yanıtlarken da Ecevit, Clinton`ın bu soruna bir çözüm arayacağı sözünü verdiğini kaydetti.
    Ecevit, Dünya Bankası ve IMF başkanları ile yapacağı görüşmede nasıl bir mesaj vereceği sorusuna ise ``Teknik görüşmeleri yetkili arkadaşlarımız yapıyorlar. Ben herşeyden önce deprem felaketi dolayısıyla gerek IMF`nin gerekse Dünya Bankası`nın gösterdikleri yakın ilgiden duyduğumuz memnunluğu dile getireceğim`` yanıtını verdi.

    -TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİ-

    Başbakan Ecevit, Clinton ile yaptığı görüşmede Türk-Yunan ilişkilerinin gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine şunları söyledi:
    ``Tabii o konuda Clinton görüşlerimizi sordu. Ben de dışişleri bakanlarımız arasında başlamış olan diyalogun çok umut verici olduğunu, ancak birden bire temel sorunların ele alınmasını 
beklemenin uygun olmayacağını belirttim. Genellikle Türk-Yunan ilişkileri ile ilgili düşüncelerimi, iki ülke arasında her konuda çıkar birliği olması gerektiği halde neden şimdiye kadar bazı temel 
sorunların çözümlenemediği konusundaki düşüncelerimi ileri sürdüm. Bunun psikolojik ve tarihsel nedenleri üzerinde durdum daha çok. Bu bağlamda bir görüşme oldu. 
    Böyle bir diyalogun başlamış olması sevindiricidir. Çünkü karşılıklı kuşkular giderilecek olursa Ege sorunu gibi temel sorunlarda inşallah anlaşma yolu açılmış olur.``

    -TEKSTİL KOTASI-

    Ecevit, başka bir soruyu yanıtlarken, ABD ile Türkiye`nin askeri işbirliğinin yeni boyutlar kazandığını NATO`nun eski görev alanının dışına yayıldığını ifade ederek, bu nedenle Türkiye`nin askeri masraflarının arttığını ifade etti. 
    Bir gazetecinin tekstil kotasının 100 milyon dolar artmasının kendisini tatmin edip etmediğini sorusuna Ecevit,``Bu konuda henüz bir sonuç alınmadı görüşmeler devam ediyor. Ben başkan Clinton`un bu konuda bazı adımlar atılmasını cesaretlendirici izlenimler edindim ama kesin birşey söyleyemem tabii`` diye cevap verdi.
    ``ABD ile Türkiye, ABD ile İsrail gibi bir serbest ticaret anlaşmasına doğru mu gidiyor`` sorusu üzerine Ecevit, şöyle konuştu:
    ``Yalnız İsrail değil, Ürdün de var. Buradan ABD`ye yüzde 35`i İsrail ya da Ürdün de imal edilmek şartıyla herhangi bir mal gümrüksüz olarak ABD`ye ithal edilebiliyor. Hatta bizim bir sanayii kuruluşumuz, Ürdün de ya da İsrail`de bir yatırım yapmış ise bu imalatın yüzde 35`inin İsrail ya da Ürdünlü firma tarafından yapılmış olması halinde o da gümrük bağışıklığından yararlanıyor. Yani Türkiye`deki sanayici bugün bile İsrail ile Ürdün arasında kurulan o bölgeden yararlanabilecek durumdadır.`` 

    -ASKERİ TATBİKATLAR-

    Ecevit, bir başka soru üzerine Yunanistan`ın askeri tatbikatları kısacağı haberini ABD`ye gelirken öğrendiğini ifade ederek, bu konuda Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı`nın görüşlerini henüz öğrenemediğini ifade etti. Milli Savunmak Bakanı Sabahattin 
Çakmakoğlu`nun, bu konunun düşünülebileceğini ifade ettiğini kaydeden Ecevit, bunun kesin bir karar olmadığını söyledi. 
    Başbakan Ecevit, Ege`de ya da başka bir yerde tatbikatın hepsinin Türk-Yunan ilişkileriyle bir ilgisinin bulunmadığını anlatarak bunların genellikle eğitim amaçlı olduğunu ifade etti. Ecevit, 
``Bazılarının mutlaka yapılması gerekir, bu bir teknik sorundur. Bazen siyasi boyutu olabilir, fakat çoğu kez teknik bir konudur. Bu konuda Genelkurmay`ın görüşlerinin belirlenmesi gerekir`` diye konuştu.

    -İDAM KONUSU GÜNDEME GELMEDİ-

    Başbakan Ecevit, görüşmeleri sırasında terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan hakkında verilen idam kararının kesinlikle gündeme gelmediğini bir soru üzerine söyledi. 
    

  • ECEVİT: ``KOĞUŞ SİSTEMİ, CEZAEVLERİNİN TERÖR EĞİTİM MERKEZİ HALİNE GELMESİNİ KOLAYLAŞTIRMIŞ OLDU``
  • ``SAĞLIĞIMLA İLGİLİ KENDİNİZ TEŞHİS KOYABİLİRSİNİZ`` 
  • ``DİNCİ AKIMLARIN ÇARESİ LAİKLİK VE DEMOKRASİDİR. TÜRKİYE DE BUNA ÖNCÜLÜK EDEN BİR DEVLETTİR``
    Başbakan Bülent Ecevit, Mayflower Oteli`nde düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada askeri yardımların azaldığını, ABD`li yetkililerin bu konuyu yeniden düşünmeleri gerektiğini söylediğini hatırlatması üzerine, ``Bir yandan ABD ile Türkiye`nin askeri ilişkileri çok ileriye varıyor. Tam bu işbirliği gelişirken ABD, Türkiye`ye her türlü askeri yardımı kesiyor, bunun bir çelişki olduğunu söyledim, durum bu...'' dedi.
    Ecevit, görüşmelerde radikal islam konusunun gündeme gelip gelmediği sorusunu yanıtlarken de, ``Bir ölçüde geldi. Bu, dünyadaki güncel bir sorun olarak gündeme geldi. Ben radikal dinci akımların çaresinin laiklik ve demokrasi, çağdaşlaşma olduğunu, Türkiye`nin de 
buna dünyada öncülük eden bir devlet olduğunu belirttim`` diye konuştu. 

    -CEZAEVLERİ-

    Başbakan Ecevit, cezaevlerinde son günlerde meydana gelen olaylara ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:
    ``Bu konuda bir yandan yönetsel bazı önlemlerin alınması gerekiyor. Bir yandan da mimari önlemlerin alınması gerekiyor. Koğuş sistemi, cezaevlerinin birer terör eğitim merkezi haline gelmesini kolaylaştırmış oldu. Cezaevlerinin yeniden düzenlenmesi konusunda bazı ihaleler yapıldığını, cezaevlerini bu amaçla kullanan teröristler de bildikleri için başka cezaevlerine nakledilmelerini önlemeye çalışıyorlar. Çünkü kendi kurdukları düzen bu şekilde bozulmuş olacak.``
    Bir gazeteci Ecevit`e, Clinton ile yaptığı görüşmede entellektüel konuların gündeme gelip gelmediğini sordu. Ecevit, sadece uluslararası siyasal sorunlar üzerinde durduklarını söyledi. Türk toplumunun bazı tarihsel özellikleriyle ilgili düşüncelerini de Clinton`a aktardığını ifade 
eden Başbakan Ecevit, ``Türk kültüründe ırk ayrımcılığı gibi bir kavramın olmadığını anlattık`` dedi.
    Başbakan Ecevit, bir gazetecinin G-7`ler grubunun G-20`ler grubuna dönüştürülmesini açmasını istemesi üzerine, ``Bu, Türkiye`nin ekonomik ve başka bakımlardan ağırlıklı bir ülke olduğunu tescil eden bir gelişme. Biz de konuyu yeni öğrendik. Bu yeni bir gelişme. Ayrıntılarını henüz inceleyecek vakti bulamadım. Bugün Başkan Clinton ile yaptığımız görüşmeden sonra bize ulaşan bir bilgi`` diye konuştu.

    -SAĞLIK SORUNU-

    Başbakan Ecevit, basın toplantısının sonunda sağlığıyla ilgili bir soru üzerine de, ``Sağlığımla ilgili kendiniz teşhis koyabilirsiniz`` yanıtını verdi. 
    
 

KAYNAK: ANADOLU AJANSI

SAYFA BAŞI