|
|
|
| ULUSAL BASIN
KULÜBÜNDE BASIN TOPLANTISI
29.9.1999 |
-
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
-
``TÜRKİYE KÖKLÜ, KUVVETLİ REJİME
SAHİPTİR. TÜRKİYE`DE IRK AYRIMI YOKTUR. İNSANLARIN KÖKENLERİNİ
ARAMAK İHTİYACINI DUYMAYIZ``
-
``BAŞKAN CLINTON İLE KIBRIS
MESELESİNİN 1974 ÖNCESİNE GÖTÜRÜLEREK ÇÖZÜLEMEYECEĞİ KONUSUNDA MUTABIK
KALDIK``
-
``TERÖR ÖRGÜTÜ ELEMANLARI EYLEMLERİNE
SON VERMEK KONUSUNDA CİDDİYSELER SİLAHLARINI BIRAKIP PİŞMANLIK YASASI`NDAN
FAYDALANSINLAR``
Başbakan Bülent
Ecevit, Türkiye`nin kuvvetli, köklü devlet düzenine sahip olduğunu belirterek,
``Türkiye`de ırk ayrımı yoktur. Birçok Kürt kökenli vatandaşımız, Türk
ailelerle karışmıştır ve hiçbir zaman ayrımcılığa tabi tutulmamışlardır.
İnsanların kökenlerini aramak ihtiyacını duymayız`` dedi.
Ecevit
ABD ziyaretinin üçüncü gününde, Washington`da Willar Intercontinental Oteli`nde
Ulusal Basın Kulübü`nün düzenlediği yemekli basın toplantısında yaptığı
konuşmada, ABD Başkanı Bill Clinton ve Başkan Yardımcısı Al Gore ile görüşmelerinde,
``Gerçekten geniş kapsamlı konuları dostane bir konumda ele aldıklarını,
ekonomik-ticari ilişkileri derinlemesine konuştuklarını anlattı.
Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Başbakan Yardımcısı Cumhur Ersümer ve Dışişleri
Bakanı İsmail Cem`in de katıldığı toplantıda Ecevit, Türkiye`nin siyasi
ve ekonomik yapısına ilişkin soruları da yanıtladı.
- CLINTON
İLE KIBRIS MUTABAKATI -
17 Ağustos
depremiyle ilgili yardımları için Amerikan halkına ve şahsi gayretinden
ötürü Başkan Clinton`a teşekkür eden Başbakan Ecevit, Clinton ile deprem,
tekstil kotalarının kaldırılması, ``Ticaret ve Yatırım Çerçeve Anlaşması``,
Güneydoğu`da ``Serbest Bölge kurulması``, Hazar Denizi doğalgaz boru hattı,
Bakü-Ceyhan boru hattı, Bosna, Kosova, Türkiye-AB, Türkiye-Yunanistan ilişkileriyle
Avrupa Savunma Kimliği`ni ele aldıklarını anlattı.
Ecevit,
Avrupa Savunma Kimliği`nin NATO çerçevesinde geliştirilmesi gerektiği konusunda
Başkan Clinton ile hemfikir olduklarını açıkladı. Kıbrıs konusunda ise,
meselenin 1974 öncesine götürülerek herhangi bir şekilde çözülemeyeceği
hususunda Clinton ile mutabık kaldıklarını vurguladı.
-TÜRKİYE`NİN
SORUNLARI-
Türkiye`nin
karşılaştığı büyük sorunları anlatan Başbakan Ecevit, depremin Türkiye`nin
dokuz ilini etkilediğini, 15 binin üzerinde ölü, 20 binin üzerinde yaralı
bulunduğunu hatırlatan Ecevit, ``Şimdiye kadar 112 bin çadır dağıtıldı,
ama yeterli bulunmamaktadır`` dedi. Ecevit, Dünya Bankası ve uluslararası
mali kuruluşların deprem için yaptıkları katkıları burada andığını da söyledi.
Tüm dünyayı
saran Güneydoğu Asya ekonomik krizine değinen Ecevit, Türkiye`nin en önemli
ticaret ortaklarından Rusya`nın da içine düştüğü krizin, Türk ekonomisine
etkilerini anlattı.
Türkiye`nin
laik bir demokrasiye sahip bulunduğunu, modernliği ve çağdaşlığı ile İslam
ülkelerine örnek bir ülke olduğunu anlatan Ecevit, sivil toplum kuruluşlarının
da ülkede etkinliklerini giderek artırdıklarına işaret etti.
``Türk
devletinin, köklü, kuvvetli düzene sahip olduğunu`` vurgulayan Başbakan
Ecevit, 20`li 30`lu yıllarda başka modern toplumlardan önce kadın haklarının
Türkiye`de sağlandığını söyledi. Ecevit, kadınların, yüksek mevkilerde
ordu ve polis teşkilatı içinde de görev aldıklarını hatırlattı.
-``HİÇBİR
AYRIMCILIK YOK``-
Geçtiğimiz
15 yıl zarfında zalimane terörizme tanık olan Türkiye`nin, PKK adlı terör
örgütü yüzünden büyük bölümü Kürt kökenli olan 37 bin insanını kaybettiğini
hatırlatan Başbakan Ecevit, şöyle konuştu:
``Türkiye`de
ırk ayrımı yoktur, birçok Kürt kökenli vatandaşımız Türk ailelerle karışmıştır
ve hiçbir zaman ayrımcılığa tabi tutulmamışlardır. İnsanların kökenlerini
aramak ihtiyacını duymayız. Benim seçtiğim, kurduğum kabinelerde bakanların
Kürt kökenli olduğunu sonradan duymuşumdur.
Kürt
kökenli vatandaşlar, Başbakan olmuşlardır, bakan olmuşlardır, general olmuşlardır...
Köken itibarıyla Türkiye ABD kadar karışıktır. Türkiye`deki Arnavutlar
Kosova`daki Arnavutlar`dan fazladır. Türkiye`deki Boşnaklar, Bosna`dakilerden
fazladır.``
Bülent
Ecevit, Washington`da Ulusal Basın Kulübü`ndeki konuşmasında, Türkiye`nin
mücadele ettiği PKK terörünü anlatırken, terör örgütünün eylemlerine ara
vermiş gibi gözükmesine karşın, silahlarıyla birlikte Türkiye`nin komşusu
olan bazı ülkelere geçtiğini söyledi.
Ecevit,
terör örgütü mensuplarının eylemlerine son verme konusunda ciddi olduklarını
göstermeleri için silahlarını bırakarak, Pişmanlık Yasası`ndan yararlanmaları
gerektiğini vurguladı.
Başbakan
Ecevit, üç aylık hükümetleri döneminde, yaz tatili sırasında insan hakları,
ekonomik ve sosyal konularda 60 küsur yasa ve mevzuatı Meclis`ten geçirdiklerini
ifade eden Ecevit, bütün siyasi partilerin katkısıyla, DGM`lerin yapısında
değişiklik yaptıklarını, organize suçların önlenmesi, gazetecilerin serbest
bırakılması ve partilerin kapatılmasını güçleştiren yasaları Meclis`ten
çıkardıklarını anlattı.
Ecevit,
çalışmaları sonucu haksız rekabetle ilgili mevzuatın kabul edildiğini,
vergi mevzuatının değiştirildiğini, vergi yükünün azaltıldığını da sözlerine
ekledi.
Çıkardıkları
yasalar arasında en önemli konulardan birinin de uluslararası tahkim yasası
olduğunu ifade eden Ecevit, kendilerini bu kadar kısa sürede başarılı addettiklerini
belirtti.
-EKONOMİ
PROGRAMI AKSATILMADI-
``Deprem
felaketiyle karşılaşmamıza rağmen, hükümetin istikrar programını aksatmadık.
Yılın ilk dört ayında yaptığımız istikrar programına ilişkin tedbirlerden
sapmadık`` diyen Ecevit, Türkiye`nin sıkıntılarına rağmen, ekonomik dinamizmiyle
sorunların üstesinden geleceğine inandıklarını vurguladı.
Türkiye`nin
hızla endüstrileşen bir ülke olduğuna dikkati çeken Ecevit, ekonomide tarımın
payının yüzde 57 seviyelerinden yüzde 10`a düştüğünü, GSMH`nın da 1570
dolardan 3170 dolara çıktığını belirtti.
-ABD İLE
İLİŞKİLER-
Türkiye`nin
ABD ile olan ilişkilerini değerlendiren Ecevit, Türkiye`nin ABD ile ekonomik
ve ticari ilişkilerinin, askeri ve siyasi ilişkilerinin seviyesinden daha
geri olduğunu ifade etti.
Türkiye
ile ABD arasındaki 6.8 milyar dolarlık ticaret hacminin, bu yılın ilk 4
ayında düştüğüne değinen Ecevit, bu hacmin süratle yükseltilmesinin gerektiği
üzerinde durdu.
Tahkim
ve özelleştirme konusunda Türkiye`nin attığı adımlardan sonra Amerikan
firmalarının özellikle enerji sahasında Türkiye ile ilişkilerini geliştirmesi
gerektiğine işaret eden Ecevit, ABD`nin katkılarıyla Güneydoğu Anadolu`da
bir serbest ticaret bölgesi kurulmasını arzu ettiklerini kaydetti.
Körfez
krizi nedeniyle Türkiye`nin 35 milyar dolarlık zararı bulunduğunu vurgulayan
Ecevit, Türkiye`ye büyük ekonomik sıkıntılar getiren bu durumu ortadan
kaldıracak yöntemler bulunması üzerinde çalışılmasını istediklerini söyledi.
İki kutuplu
dünya düzeninin sona ermesinden sonra Türkiye ile ABD arasındaki askeri
ilişkilerin NATO`nun da ötesine geçerek sürdüğünü, işbirliği çerçevesinin
genişletilmesine rağmen, askeri yardımların durdurulduğunu hatırlattı.
Ecevit,
''Biz aslında askeri alanda aynı tehditlere maruz bulunmaktayız. Türkiye'nin
savunma kabiliyetinin tekrar değerlendirilmesi ve ABD hükümetinin nasıl
katkıda bulunacağının değerlendirilmesini istiyoruz'' dedi.
- TÜRK-YUNAN
İLİŞKİLERİ -
Yunanistan
ile olan ilişkilere de değinen Ecevit, iki ülke arasındaki ilişkilerin
gelişmesi için karşılıklı güvenin tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin
Yunanistan'dan hiçbir toprak talebinin bulunmadığını belirten Ecevit, iki
ülke arasındaki ilişkilerde son günlerde bir iyileşmenin görüldüğünü, bunun
cesaret verici olduğunu ifade etti.
- AB
İLE İLİŞKİLER -
AB ile
Türkiye'nin 1996 yılında Gümrük Birliği'ni imzaladıklarını hatırlatan Ecevit,
buna rağmen AB'ye üye ülkeler arasında Türkiye'ye yer verilmediğine dikkati
çekti.
Türkiye'nin
kültürel ve siyasal açıdan yüzyıllardır Avrupa'da bulunduğun vurgulayan
Ecevit, ''AB'nin bizi reddetmesi, bizi eğitti. Batı Avrupa'nın önemli olduğunu,
ama dünyanın sadece Batı Avrupa ile sınırlı olmadığını öğrendik'' dedi.
- ORTA
ASYA CUMHURİYETLERİ İLE İLİŞKİLER -
Türkiye'nin
Orta Asya cumhuriyetleriyle olan ilişkilerine önem verdiğini belirten Ecevit,
bu ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra yüzbinlerce öğrenciyi
Türkiye'ye gönderdiklerini kaydetti.
Şu anda
Türkiye ile kan bağı olan Orta Asya cumhuriyetleriyle 6 milyar dolarlık
iş yapıldığını belirten Ecevit, eskiden bu rakamın sadece 1.5 milyar dolar
olduğuna dikkati çekti.
Bu ülkelerdeki
irticai faaliyetlere işaret eden Ecevit, Türkiye'nin laik demokratik düzeninin
Orta Asya cumhuriyetlerine de örnek olduğu için bu tehlikeli hareketlerin
istedikleri boyuta ulaşamadıklarını ifade etti.
- SORULAR
-
Basın
toplantısında daha sonra kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Ecevit,
deprem yardımlarının kullanımı hakkındaki bir soruya verdiği cevapta, şöyle
dedi:
''IMF'den
birkaç milyon dolarlık talepte bulunuldu. Biz alacağımız borçları ABD hükümetini
güç durumda bırakmamak için ABD garantisi ile istemedik. ABD hükümetiyle
çok iyi ilişkilerimiz olmasına rağmen, kongre üyelerinin tümüyle aynı yakın
ilişki içinde değiliz.''
Ecevit,
bir soruyu yanıtlarken, Kürt kökenli yurttaşların kendi dillerinde konuşma,
kitap basma ve kendi müziklerini dinlemede tamamen özgür olduklarını hatırlattı.
Kürtçenin resmi dil olmasının mümkün olmadığına dikkati çeken Ecevit, zaten
Kürt dilinin çok lehçeli bir dil olmasının bunu güçleştiren önemli bir
etken olduğunu vurguladı.
Türkiye'de
çok farklı etnik kökenlerden insanların yaşadığını belirten Ecevit, Kürt
kökenli nüfusun ülkenin her yerine dağıldığını ve sırf Kürtlere özgü bir
bölge kurulamayacağına işaret etti.
- KIBRIS'IN
İLHAKI İDDİASI -
Ecevit,
bir basın mensubunun, bir yayın organında Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'ni ilhaka hazırlandığı hakkında çıkan haberi hatırlatması üzerine
gülerek, ''Aslı olmayan haber yayınlamak basın özgürlüğüne girer mi?''
diye sordu.
Türkiye'nin
Kıbrıs'ta bir konfederasyon kurulmasını istediğini hatırlatan Ecevit, bu
görüşlerinde bir değişiklik olmadığını vurguladı.
Ecevit,
Ermenistan ile sınırların açılmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin
bir soruyaysa Türkiye'nin Ermenistan ile diplomatik ilişkilerinin Ermenistan'ın
yasadışı yollarla işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekildikleri zaman
kurulacağını vurguladı.
Basın
toplantısında sonra Ulusal Basın Kulübü, Başbakan Ecevit'e bir sertifika,
bir kupa ve kulübün üyelik kartını hediye etti.
KAYNAK: ANADOLU AJANSI
|
 |