| ZİYARET ANA SAYFA | GÜNÜN İÇİNDEN|BELGENET ANA SAYFA

 
ECEVİT'İN ABD ZİYARETİ
(27 Eylül - 2 Ekim 1999)
HABERLER...
YORUMLAR...
AÇIKLAMALAR...

 
ULUSAL BASIN KULÜBÜNDE BASIN TOPLANTISI                          29.9.1999
  • BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
  • ``TÜRKİYE KÖKLÜ, KUVVETLİ REJİME SAHİPTİR.  TÜRKİYE`DE IRK AYRIMI YOKTUR. İNSANLARIN KÖKENLERİNİ  ARAMAK İHTİYACINI DUYMAYIZ``
  • ``BAŞKAN CLINTON İLE KIBRIS MESELESİNİN 1974 ÖNCESİNE GÖTÜRÜLEREK ÇÖZÜLEMEYECEĞİ KONUSUNDA MUTABIK KALDIK`` 
  • ``TERÖR ÖRGÜTÜ ELEMANLARI EYLEMLERİNE SON VERMEK KONUSUNDA CİDDİYSELER SİLAHLARINI BIRAKIP PİŞMANLIK YASASI`NDAN FAYDALANSINLAR``
   Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye`nin kuvvetli, köklü devlet düzenine sahip olduğunu belirterek, ``Türkiye`de ırk ayrımı yoktur. Birçok Kürt kökenli vatandaşımız, Türk ailelerle karışmıştır ve hiçbir zaman ayrımcılığa tabi tutulmamışlardır. İnsanların kökenlerini aramak ihtiyacını duymayız`` dedi.
    Ecevit ABD ziyaretinin üçüncü gününde, Washington`da Willar Intercontinental Oteli`nde Ulusal Basın Kulübü`nün düzenlediği yemekli basın toplantısında yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Bill Clinton ve Başkan Yardımcısı Al Gore ile görüşmelerinde, ``Gerçekten geniş kapsamlı konuları dostane bir konumda ele aldıklarını, ekonomik-ticari ilişkileri derinlemesine konuştuklarını anlattı.
    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Başbakan Yardımcısı Cumhur Ersümer ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem`in de katıldığı toplantıda Ecevit, Türkiye`nin siyasi ve ekonomik yapısına ilişkin soruları da yanıtladı.

    - CLINTON İLE KIBRIS MUTABAKATI -

    17 Ağustos depremiyle ilgili yardımları için Amerikan halkına ve şahsi gayretinden ötürü Başkan Clinton`a teşekkür eden Başbakan Ecevit, Clinton ile deprem, tekstil kotalarının kaldırılması, ``Ticaret ve Yatırım Çerçeve Anlaşması``, Güneydoğu`da ``Serbest Bölge kurulması``, Hazar Denizi doğalgaz boru hattı, Bakü-Ceyhan boru hattı, Bosna, Kosova, Türkiye-AB, Türkiye-Yunanistan ilişkileriyle Avrupa Savunma Kimliği`ni ele aldıklarını anlattı.
    Ecevit, Avrupa Savunma Kimliği`nin NATO çerçevesinde geliştirilmesi gerektiği konusunda Başkan Clinton ile hemfikir olduklarını açıkladı. Kıbrıs konusunda ise, meselenin 1974 öncesine götürülerek herhangi bir şekilde çözülemeyeceği hususunda Clinton ile mutabık kaldıklarını vurguladı.

    -TÜRKİYE`NİN SORUNLARI-

    Türkiye`nin karşılaştığı büyük sorunları anlatan Başbakan Ecevit, depremin Türkiye`nin dokuz ilini etkilediğini, 15 binin üzerinde ölü, 20 binin üzerinde yaralı bulunduğunu hatırlatan Ecevit, ``Şimdiye kadar 112 bin çadır dağıtıldı, ama yeterli bulunmamaktadır`` dedi. Ecevit, Dünya Bankası ve uluslararası mali kuruluşların deprem için yaptıkları katkıları burada andığını da söyledi. 
    Tüm dünyayı saran Güneydoğu Asya ekonomik krizine değinen Ecevit, Türkiye`nin en önemli ticaret ortaklarından Rusya`nın da içine düştüğü krizin, Türk ekonomisine etkilerini anlattı.
    Türkiye`nin laik bir demokrasiye sahip bulunduğunu, modernliği ve çağdaşlığı ile İslam ülkelerine örnek bir ülke olduğunu anlatan Ecevit, sivil toplum kuruluşlarının da ülkede etkinliklerini giderek artırdıklarına işaret etti.
    ``Türk devletinin, köklü, kuvvetli düzene sahip olduğunu`` vurgulayan Başbakan Ecevit, 20`li 30`lu yıllarda başka modern toplumlardan önce kadın haklarının Türkiye`de sağlandığını söyledi. Ecevit, kadınların, yüksek mevkilerde ordu ve polis teşkilatı içinde de görev aldıklarını hatırlattı.

    -``HİÇBİR AYRIMCILIK YOK``- 

    Geçtiğimiz 15 yıl zarfında zalimane terörizme tanık olan Türkiye`nin, PKK adlı terör örgütü yüzünden büyük bölümü Kürt kökenli olan 37 bin insanını kaybettiğini hatırlatan Başbakan Ecevit, şöyle konuştu:
    ``Türkiye`de ırk ayrımı yoktur, birçok Kürt kökenli vatandaşımız Türk ailelerle karışmıştır ve hiçbir zaman ayrımcılığa tabi tutulmamışlardır. İnsanların kökenlerini aramak ihtiyacını duymayız. Benim seçtiğim, kurduğum kabinelerde bakanların Kürt kökenli olduğunu sonradan duymuşumdur.
    Kürt kökenli vatandaşlar, Başbakan olmuşlardır, bakan olmuşlardır, general olmuşlardır... Köken itibarıyla Türkiye ABD kadar karışıktır. Türkiye`deki Arnavutlar Kosova`daki Arnavutlar`dan fazladır. Türkiye`deki Boşnaklar, Bosna`dakilerden fazladır.``
    Bülent Ecevit, Washington`da Ulusal Basın Kulübü`ndeki konuşmasında, Türkiye`nin mücadele ettiği PKK terörünü anlatırken, terör örgütünün eylemlerine ara vermiş gibi gözükmesine karşın, silahlarıyla birlikte Türkiye`nin komşusu olan bazı ülkelere geçtiğini söyledi.
    Ecevit, terör örgütü mensuplarının eylemlerine son verme konusunda ciddi olduklarını göstermeleri için silahlarını bırakarak, Pişmanlık Yasası`ndan yararlanmaları gerektiğini vurguladı.
    Başbakan Ecevit, üç aylık hükümetleri döneminde, yaz tatili sırasında insan hakları, ekonomik ve sosyal konularda 60 küsur yasa ve mevzuatı Meclis`ten geçirdiklerini ifade eden Ecevit, bütün siyasi partilerin katkısıyla, DGM`lerin yapısında değişiklik yaptıklarını, organize suçların önlenmesi, gazetecilerin serbest bırakılması ve partilerin kapatılmasını güçleştiren yasaları Meclis`ten çıkardıklarını anlattı.
    Ecevit, çalışmaları sonucu haksız rekabetle ilgili mevzuatın kabul edildiğini, vergi mevzuatının değiştirildiğini, vergi yükünün azaltıldığını da sözlerine ekledi. 
    Çıkardıkları yasalar arasında en önemli konulardan birinin de uluslararası tahkim yasası olduğunu ifade eden Ecevit, kendilerini bu kadar kısa sürede başarılı addettiklerini belirtti.

    -EKONOMİ PROGRAMI AKSATILMADI-

    ``Deprem felaketiyle karşılaşmamıza rağmen, hükümetin istikrar programını aksatmadık. Yılın ilk dört ayında yaptığımız istikrar programına ilişkin tedbirlerden sapmadık`` diyen Ecevit, Türkiye`nin sıkıntılarına rağmen, ekonomik dinamizmiyle sorunların üstesinden geleceğine inandıklarını vurguladı.
    Türkiye`nin hızla endüstrileşen bir ülke olduğuna dikkati çeken Ecevit, ekonomide tarımın payının yüzde 57 seviyelerinden yüzde 10`a düştüğünü, GSMH`nın da 1570 dolardan 3170 dolara çıktığını belirtti. 

    -ABD İLE İLİŞKİLER-

    Türkiye`nin ABD ile olan ilişkilerini değerlendiren Ecevit, Türkiye`nin ABD ile ekonomik ve ticari ilişkilerinin, askeri ve siyasi ilişkilerinin seviyesinden daha geri olduğunu ifade etti.
    Türkiye ile ABD arasındaki 6.8 milyar dolarlık ticaret hacminin, bu yılın ilk 4 ayında düştüğüne değinen Ecevit, bu hacmin süratle yükseltilmesinin gerektiği üzerinde durdu. 
    Tahkim ve özelleştirme konusunda Türkiye`nin attığı adımlardan sonra Amerikan firmalarının özellikle enerji sahasında Türkiye ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiğine işaret eden Ecevit, ABD`nin katkılarıyla Güneydoğu Anadolu`da bir serbest ticaret bölgesi kurulmasını arzu ettiklerini kaydetti. 
    Körfez krizi nedeniyle Türkiye`nin 35 milyar dolarlık zararı bulunduğunu vurgulayan Ecevit, Türkiye`ye büyük ekonomik sıkıntılar getiren bu durumu ortadan kaldıracak yöntemler bulunması üzerinde çalışılmasını istediklerini söyledi.
    İki kutuplu dünya düzeninin sona ermesinden sonra Türkiye ile ABD arasındaki askeri ilişkilerin NATO`nun da ötesine geçerek sürdüğünü, işbirliği çerçevesinin genişletilmesine rağmen, askeri yardımların durdurulduğunu hatırlattı.
    Ecevit, ''Biz aslında askeri alanda aynı tehditlere maruz bulunmaktayız. Türkiye'nin savunma kabiliyetinin tekrar değerlendirilmesi ve ABD hükümetinin nasıl katkıda bulunacağının değerlendirilmesini istiyoruz'' dedi.
 
    - TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİ -
 
    Yunanistan ile olan ilişkilere de değinen Ecevit, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi için karşılıklı güvenin tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
    Türkiye'nin Yunanistan'dan hiçbir toprak talebinin bulunmadığını belirten Ecevit, iki ülke arasındaki ilişkilerde son günlerde bir iyileşmenin görüldüğünü, bunun cesaret verici olduğunu ifade etti.
 
    - AB İLE İLİŞKİLER -
 
    AB ile Türkiye'nin 1996 yılında Gümrük Birliği'ni imzaladıklarını hatırlatan Ecevit, buna rağmen AB'ye üye ülkeler arasında Türkiye'ye yer verilmediğine dikkati çekti.
    Türkiye'nin kültürel ve siyasal açıdan yüzyıllardır Avrupa'da bulunduğun vurgulayan Ecevit, ''AB'nin bizi reddetmesi, bizi eğitti. Batı Avrupa'nın önemli olduğunu, ama dünyanın sadece Batı Avrupa ile sınırlı olmadığını öğrendik'' dedi.
 
    - ORTA ASYA CUMHURİYETLERİ İLE İLİŞKİLER -
 
    Türkiye'nin Orta Asya cumhuriyetleriyle olan ilişkilerine önem verdiğini belirten Ecevit, bu ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra yüzbinlerce öğrenciyi Türkiye'ye gönderdiklerini kaydetti.
    Şu anda Türkiye ile kan bağı olan Orta Asya cumhuriyetleriyle 6 milyar dolarlık iş yapıldığını belirten Ecevit, eskiden bu rakamın sadece 1.5 milyar dolar olduğuna dikkati çekti.
    Bu ülkelerdeki irticai faaliyetlere işaret eden Ecevit, Türkiye'nin laik demokratik düzeninin Orta Asya cumhuriyetlerine de örnek olduğu için bu tehlikeli hareketlerin istedikleri boyuta ulaşamadıklarını ifade etti.
 
    - SORULAR -
 
    Basın toplantısında daha sonra kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Ecevit, deprem yardımlarının kullanımı hakkındaki bir soruya verdiği cevapta, şöyle dedi:
    ''IMF'den birkaç milyon dolarlık talepte bulunuldu. Biz alacağımız borçları ABD hükümetini güç durumda bırakmamak için ABD garantisi ile istemedik. ABD hükümetiyle çok iyi ilişkilerimiz olmasına rağmen, kongre üyelerinin tümüyle aynı yakın ilişki içinde değiliz.''
    Ecevit, bir soruyu yanıtlarken, Kürt kökenli yurttaşların kendi dillerinde konuşma, kitap basma ve kendi müziklerini dinlemede tamamen özgür olduklarını hatırlattı. Kürtçenin resmi dil olmasının mümkün olmadığına dikkati çeken Ecevit, zaten Kürt dilinin çok lehçeli bir dil olmasının bunu güçleştiren önemli bir etken olduğunu vurguladı.
    Türkiye'de çok farklı etnik kökenlerden insanların yaşadığını belirten Ecevit, Kürt kökenli nüfusun ülkenin her yerine dağıldığını ve sırf Kürtlere özgü bir bölge kurulamayacağına işaret etti.
 
    - KIBRIS'IN İLHAKI İDDİASI -
 
    Ecevit, bir basın mensubunun, bir yayın organında Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ilhaka hazırlandığı hakkında çıkan haberi hatırlatması üzerine gülerek, ''Aslı olmayan haber yayınlamak basın özgürlüğüne girer mi?'' diye sordu.
    Türkiye'nin Kıbrıs'ta bir konfederasyon kurulmasını istediğini hatırlatan Ecevit, bu görüşlerinde bir değişiklik olmadığını vurguladı.
    Ecevit, Ermenistan ile sınırların açılmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin bir soruyaysa Türkiye'nin Ermenistan ile diplomatik ilişkilerinin Ermenistan'ın yasadışı yollarla işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekildikleri zaman kurulacağını vurguladı.
    Basın toplantısında sonra Ulusal Basın Kulübü, Başbakan Ecevit'e bir sertifika, bir kupa ve kulübün üyelik kartını hediye etti.

KAYNAK: ANADOLU AJANSI

SAYFA BAŞI