Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
FRANSA 'SOYKIRIM'I TANIDI
TÜRKİYE'NİN TEPKİSİ
YORUMLAR
ERMENİ TERÖRÜ

"SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI" VE FRANSA 
Yorumlar: Taha Akyol (Milliyet Gazetesi) 
19 Ocak 2001
 
 
Soykırım!..

     TARİHE ve Türkiye'ye en büyük saygısızlığı Fransa yaptı.
     Amerika'da Clinton "Amerikan çıkarlarına aykırıdır" diyerek ağırlığını koymuş ve tasarı Temsilciler Meclisi'nin komisyonunda kilitlenmişti.
     Fransa'da hem sağcı Cumhurbaşkanı Chirac, hem solcu Başbakan Jospin, tasarıya gereken ölçüde tepki göstermediler. Ve dün Milli Meclis'te 'ittifakla' kanunlaştı!
     Üstelik Fransızların kabul ettiği metin, öteki tasarılardan çok ağır: "Fransa Ermeni soykırımını tanır!" diyen keskin, düşüncesiz, bağnaz bir metin!
     Halbuki Amerikan Temsilciler Meclisi'ne sunulan tasarıda sadece "Başkan'ın yıllık konuşmasında 'Ermeni soykırımı' kavramını kullanması" isteniyordu. Avrupa Parlamentosu'nun metninde hiç olmazsa "Türkiye Cumhuriyeti'nin suçu değil ama..." deniliyordu. İtalyan Meclisi'nin kararı ise "kanun" değil, bir "tavsiye kararı" idi.
     Tarihe ve dost bir ülkenin onuruna saygısızlıkta en "Jakoben" davranan, Fransa olmuştur.
     * * *
     FRANSA'DAKİ 420 bin Ermeni, "misafir işçi" değil; hem Fransız vatandaşı, hem "burjuva"dırlar! Üstelik kapıda mahalli seçimler var! Ve işte 420 bin kişilik bir cemaat uğruna bütün Fransa'nın Türkiye ile ilişkileri bozulacak!
     Başkan Chirac ve Başbakan Jospin "Fransa'nın çıkarları"nı düşünerek Anayasa Mahkemesi'ne gitmelidir. Bu, onlar için siyasi, ahlaki ve entelektüel bir görevdir.
     Siyasi görevdir, çünkü Türk - Fransız ilişkileri Fransa için de çok önemlidir. Ahlaki görevdir, çünkü seçim oportünizmiyle tarih tahrif edilerek sömürülmektedir.
     Entelektüel bir görevdir, çünkü, Jospin'in Cezayir'deki Fransız soykırımı için dediği gibi, "tarihi, tarihçilere bırakmak lazım!"
     Dava açılırsa, Fransız Anayasa Mahkemesi bu "kanun"u iptal edebilir. Fransız sisteminde yasama alanı dışında, mesela dış politikaya ilişkin olarak Meclis kanun çıkaramaz, bu yürütme yetkisine tecavüz olur. Dahası, 'karar' niteliğinde kanun çıkarılamaz.
     * * *
     FRANSA'YA çok ciddi tepki göstermeliyiz. Ve kendimizi de sorgulamalıyız.
     ABD'deki tasarı bir buçuk yıl önce, Fransa'daki tasarı ise altı öy önce yasama organlarına verilmişti. Bu uzun süre içinde bizim MGK ne yaptı? MGK Genel Sekreterliği ne yaptı? "Batı Çalışma Grubu" gibi bir ekip kurulamaz mıydı? Hükümete ne yapması gerektiği konusunda "bildirim" yapılamaz mıydı? Bu sürede Dışişleri ne yaptı, partiler ne yaptı, YÖK ne yaptı?
     İlgili senatör ve temsilciler Türkiye'ye davet edilip Iğdır ve Van civarındaki katliam mezarları ve müze gösterilemez miydi? Ermeni ve Ermeni eğilimli tarihçiler davet edilip tartışmalı sempozyumlar yapılamaz mıydı? Bizim uzman tarihçilerimizin Batı basınında yazılar yazması teşvik edilemez miydi? Özel sektör harekete geçirilemez miydi?
     1989'da Amerikan Kongresi'ne çok güçlü bir dalga halinde gelen soykırım tasarısını püskürtmek için nasıl seferber olmuştuk? Hükümet olarak, başta Jak Kamhi olmak üzere iş dünyası olarak, akademisyenler olarak...
     Düşünelim: Şimdi neden o vizyonumuz, o mecalimiz, o heyecanımız yok?!
 

 



(19 OCAK 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş