Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
KONUŞMA METNİ
12 EYLÜL BELGELERİ

EVREN'İN TBMM'NİN YASAMA YILINI AÇIŞ KONUŞMASI
Konuşmadan başlıklar... 
7 Aralık 1983
TBMM, 12 Eylül 1980'de askeri yönetim tarafından feshedildikten 3 yıl sonra, 7 Aralık 1983'de tekrar toplandı. TBMM'nin 17. Dönem 1. Yasama Yılı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in konuşmasıyla açıldı.
Cumhurbaşkanı Evren'in konuşmasından başlıklar...
(7 Aralık 1983)

12 Eylül Harekatı tarih kitaplarında yer alan darbeler gibi olmayıp, hepimizin üzerine titrediğimiz demokrasimize indirilen bir darbeyi ortadan kaldırmak için milletimizin isteği doğrultusunda yapılmış bir harekattır.

Adım adım gerçekleştirdiğimiz işlerin ve demokratik parlamenter sisteme geçiş hazırlıklarımızın çeşitli safhalarında, maalesef bazı Avrupa ülkelerinden gördüğümüz menfi tutum ve anlayışsızlığa burada değinmeden geçemeyeceğim. ...demokrasiye dönüşle hiçbir ilgisi olmayan tutum ve davranış içerisinde olmalarını, iyi niyetleriyle bağdaştırmak mümkün değildir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden beri, bu ülkeler, ne yazık ki, Türkiye’ye hasta adam gözüyle bakmaktan, her fırsatta zorluklar çıkarmaktan, içişlerine karışma hakkım kendilerinde görmekten bir türlü kurtulamamışlardır. İşin ilginç yönü, bu huylarını adeta alışkanlık haline getirmiş olmalarıdır.

Türkiye’de saygınlığının üzerine toz bile kondurulmaması gereken müesseselerin başında Parlamento gelir. Çünkü, bu anayasal kurumun saygınlığı, demokratik parlamenter sistemin kaderiyle çok yakından ilişkilidir. Saygınlığını koruyan bir parlamento sistemin dinamosudur, en büyük güç kaynağıdır. Saygınlığına gölge düşmüş bir parlamento ise, sistemin çöküşünü hızlandırır.

Demokrasiye yeniden geçtiğimiz bu dönemde, sizleri güç, ama, onurlu hizmetler beklemektedir. Ülkemizin bütün sorunlarına bu çatı altında çare bulunabileceği güven ve görüntüsünü milletimize mutlaka vermek zorundasınız. 

Anarşi ve terörle mücadelede siyasi partiler mutlaka görüş birliği içinde olmak zorundadırlar. 

Biz bütün dünyaya, uluslararası terörizmle mücadele çağrısında bulunurken, ülke içinde bunun aksini yapmayı düşünemeyiz. 

Dünyada bugün kıyasıya sürdürülen bir ekonomik savaş olduğunu unutmayalım. Bu savaşı da askeri savaşlar gibi kazanmak zorundayız. 

Diğer bir meselemiz, bünyemizi kemiren ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan beri toplumu mahveden rüşvetle mücadeledir. Bu sorunun kolay halledilebilir bir konu olmadığını biliyorum. Kökünün tamamen kazınmasının mümkün olmadığını da biliyorum. Ancak, mücadele kesintisiz sürdürülür, bütün görevliler sorumluluklarının gereğini tam yaparsa, bu sorun da en asgari seviyede tutulabilir. 

Türkiye hiçbir zaman, Ada’nın Türkiye veya Yunanistan’a bağlanmasına ve Kıbrıs’taki Türk toplumunun bir azınlık durumuna düşürülmesine müsaade etmediği gibi, bundan sonra da asla etmeyecektir.

Mensubu olmakla sonsuz onur duyduğum Türk Silahlı Kuvvetleri, şimdi huzur içinde hızla kışlasına çekilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, artık, yönetime el koymaktan başka çarenin bulunmadığı ortamlarla karşı karşıya bırakılmamalıdır.

12 Eylül’den sonra kapatılan siyasi partilerin bazı yönetici ve mensuplarının, kapatılan partilerin devamı mahiyetinde yeni parti kurma girişimleri olmuş ve bunlar Milli Güvenlik Konseyi’nin zamanında aldığı kararlarla önlenmiştir. Bu gibi girişimlerde bulunanların, her fırsattan yararlanarak sizleri bölmek, parçalamak ve bu suretle istikrarsızlık ve huzursuzluk yaratmak isteyeceklerini unutmayınız. Bu çevrelerin daha şimdiden böyle hazırlıklar içerisinde oldukları gözlenmektedir. ...Onlara bu fırsatı vermeyiniz.
 

KONUŞMA METNİ


(1 EKİM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.