Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
KONUŞMA METNİ
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ (EKİM-2001)
MEDENİ KANUN DEĞİŞİKLİĞİ (2001)

EVREN'İN TBMM'NİN YASAMA YILINI AÇIŞ KONUŞMASI
Konuşmadan başlıklar... 
1 Eylül 1985
TBMM'nin 17. Dönem 3. Yasama Yılı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in konuşmasıyla açıldı.
 
7. Cumhurbaşkanı Evren'in konuşmasında sözettiği Anayasa'nın Geçici 15. maddesinin son fıkrası, 4709 sayılı yasa ile (Ekim-2001) metinden çıkarıldı; ölüm cezası konusunda da, "Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez" hükmü getirildi. (38. madde)

Konuşmada yapılması istenen "Medeni Kanun" değişikliği ise, Ekim-2001'de TBMM gündemine geldi.
 

Cumhurbaşkanı Evren'in konuşmasından başlıklar...
(1 Eylül 1985)

Serbest seçimlerle teşekkül eden bu yüce Meclis’i "gayrimeşru", "gayrihukuki" olarak tanımlayabilecek kadar ileri gidenler ve hatta milletimizin ezici çoğunluğuyla onayladığı Anayasa’mızın gayrihukukiliğini öne sürebilecek kadar gaflet içerisinde olanlar çıktı.

"Susan Türkiye yerine, konuşan Türkiye" mantığının bu ülkeye nelere mal olduğunu hepimiz biliyoruz. Kaldı ki, bugün susması gerekenler bile her gün konuşmaktadırlar.

Kendilerinin susmalarına veya konuşmalarına göre, rejimi değerlendirenleri, sokaklarda oluk gibi kan akıtılır ve demokrasi göz göre göre adeta katledilirken, iktidar ve muhalefet olarak sistemi esenliğe kavuşturma yerine, akıl almaz bir tutumla her gün birbirlerini karalayıp inatlaşanları ve dolayısıyla şer güçlere cesaret verenleri, aziz milletimiz de herhalde o eşsiz sağduyusuyla mutlaka gerektiği şekilde değerlendirmektedir.

Türkiye’de demokrasi var mıdır, yok mudur tartışmasına girenlerin neyi hedef olarak aldıklarını, o hedefe ulaşırlarsa memlekete ne gibi fayda ve zararlar getireceğini çok iyi değerlendirelim. Değerlendirelim ki, aynı tarihi hatalara tekrar düşmeyelim.

Yurdumuzun ufak bir yöresinde cereyan eden şekavet olaylarının, 12 Eylül döneminde değil de, demokratik sisteme geçtikten sonra hız kazanmış olmasının altında yatan gizli planları iyi değerlendirmeliyiz. Bu eşkıyalar, maalesef komşu ülkelerde eğitim görüp beyinleri yıkandıktan sonra silahlandırılıp ülkemize sızdırılmakta, sıkıştıklarında yine aynı ülkelerde barınma imkanı bulmaktadırlar. 

Terör olayları artık, dünyanın birçok ülkesini rahatsız eden boyutlara ulaşmıştır. Bizim, vaktiyle bütün ülkelerin teröre karşı müşterek tedbir alma çağrımızı o tarihte kulak ardı eden devletler, şimdi aynı çağrıyı kendileri yapmaktadırlar. Ancak, terör hareketlerine karışmış kişiler yurtdışında siyasi mülteci olarak kabul edildikleri ve hatta itibar gördükleri sürece, bu belanın ortadan kalkmasının mümkün olamayacağını açıkça belirtmek isterim. 

Şimdi, Anayasa’nın geçici 15’inci maddesiyle uğraşıyorlar. Geçici 15’inci maddeyi yanlış tefsir etmek suretiyle, bu maddeyle işe başlamak istiyorlar. Eğer muvaffak olurlarsa Anayasa’da delik açarak, ardından bu deliği gittikçe genişletmek suretiyle sıraya diğerlerini getirecekler.

Nitekim, diğer bazı geçici maddelerle ölüm cezalarının kaldırılması da onların gündemindedir. Ne garip bir tesadüftür ki, Avrupalı bazı taraftarları parlamenterler de, "Ne yapalım bizim aramıza girmek için Anayasa’nızı değiştiriniz; siz de ölüm cezalarını kaldırınız" diye akıl hocalığı yapmaktadırlar.

Öldürülen 5.500’ün üzerinde vatandaş, yıkılan yuva, tahrip edilen maddi ve manevi değer ve öldürülenler arasında yurda yıllarca hizmet etmiş, başbakanlık, bakanlık, milletvekilliği, hakimlik, savcılık, öğretmenlik, üniversitelerde öğretim görevliliği, sendika başkanlığı yapmışlarla, halkın güvenliğini üstlenmiş polis, jandarma ve vatan savunmasına hazırlanan subay, astsubay, kahraman Mehmetçik ve masum diğer birçok öğrenci, işçi, genç, yaşlı, erkek ve kadın var... Bunlar kısa zamanda unutulacak "Allah rahmet eylesin" denecek, fakat diğer tarafta, bu eylemleri gerçekleştirenler ve bu kadar vatandaşın kanına girenler bir zaman içerisinde hapisten çıkacaklar ve yine aynı eylemleri gerçekleştirmek için kuvvet kazanacaklar. Ya da dışarıda olanlara eylem yapmaları için cesaret verecekler.
 

KONUŞMA METNİ


(1 EKİM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.