|
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı Savaş,
Fazilet
Partisi Davası'nda Anayasa Mahkemesi'ne
sözlü
açıklamalarda bulundu.
(18
Ocak 2000)
Savaş,
sözlü açıklamada bulunmak üzere Anayasa Mahkemesi'ne gelişinde gazetecilere
yaptığı açıklamada, ''Bölücülük ve irtica yakın açık tehlike olmaktan çıkmış,
yaşanan tehlike olmuştur. Yaşanan tehlike ise meşru müdafaa doğurur, mutlaka
berteraf edilmesi gereken bir tehlikedir'' dedi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
Savaş, Fazilet Partisi'nin ( FP) kapatılması istemiyle açılan davada,
Anayasa Mahkemesi üyelerine yaptığı sözlü açıklamasında da, FP'nin kapatılan
RP'nin devamı olduğu ve bu nedenle de kapatılması gerektiğini söyledi.
Fazilet Partisi'nin
genel başkanı dahil tüm yöneticilerinin halkın bir bölümünü devlete karşı
kışkırtmayı alışkanlık haline getirdiğini ileri süren Savaş, Kavakçı'nın
Meclis'teki türban eyleminin de parti yöneticileri tarafından planlandığını
ifade etti. Savaş, sözlü açıklamasında, FP yöneticilerinin yaptığı
ve yaptırdığı başörtüsü eylemlerinin, kapatılan RP yöneticilerinin yaptığı
eylemlerinden çok daha fazla olduğunu öne sürdü.
Savaş, Anayasa Mahkemesi
üyelerinden
koparılacak yaygaraya aldırmadan Fazilet Partisi’nin kapatılmasına
karar vermelerini istedi. Vural Savaş, sözlü açıklamasını şöyle tamamladı:
"Fazilet Partisi eylemleriyle Anayasa Mahkememizin kararlarına ve anayasamızın
yasaklayıcı hükümlerine adeta meydan okuyor. Ancak unuttukları birşey var,
cumhuriyetimizi savunmakla görevli kurumlarımızı yozlaştırmak, onların
zannettiği kadar kolay değil."
Savaş, sözlü açıklamasında,
14 Ağustos 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4445 Sayılı yasayla değiştirilen
Siyasi
Partiler Yasası'nın 103. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğunu
ve iptal edilmesi gerektiğini bildirdi. (Kabul
Tarihi: 12 Ağustos 1999 - Resmi Gazete: 14 Ağustos 1999 Sayı 23786)
Anayasa Mahkemesi'nin, kapatma
istemini görüşmeden önce, bu iptal istemini ele alması bekleniyor.
Fazilet Partisi'nin kapatılmasına
ilişkin dava, 7 Mayıs 1999'da açılmıştı.
Siyasi Partiler Yasası'nın
103. maddesi şöyle:
Bir
siyasî partinin yasak eylemlere odak olması hali
Madde
103. – Bir siyasi partinin Anayasanın 68 inci maddesinin dördüncü fıkrası
hükmüne aykırı eylemlerin odak halini oluşturup oluşturmadığı hususu Anayasa
Mahkemesince belirlenir.
Bir
siyasi parti; birinci fıkrada yazılı fiiller o partinin üyelerince yoğun
bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre, merkez karar
ve yönetim kurulu veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu
veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller
doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği
takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.
(18 OCAK 2000)
  |