Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
VETO GEREKÇESİ

MEMURLARIN YARGILANMASINA İLİŞKİN YASADA DEĞİŞİKLİK
Yasa metni
27 Haziran 2001
Bakanlar Kurulunca, 1 Haziran 2001'de TBMM Başkanlığı'na sunulan "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" , 14 Haziran'da İçişleri Komisyonu, 20 Haziran'da Adalet Komisyonu'nda görüşüldü. Komisyonlarda üzerinde bazı değişiklikler yapılan tasarı, 27 Haziran 2001'de TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi..

Yasa, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 5 Temmuz 2001'de bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Milet Meclisi’ne gönderildi.
 

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR KANUN

Kanun No: 4696
Kabul Tarihi: 27.6.2001
Resmi Gazete: 

MADDE 1. – 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (d), (h) ve (i) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye (j) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (k) bendi eklenmiştir. 

d) Başbakanlık ve bakanlıkların merkez ve bağlı veya ilgili kuruluşlarında görev yapan diğer memur ve kamu görevlileri hakkında merkez teşkilâtında müsteşar, bağlı veya ilgili kuruluşlarda o kuruluşun en üst amiri, 

h) Büyükşehir belediye başkanları, il belediye başkanları, büyükşehir ve il belediye meclisi üyeleri ile il genel meclisi üyeleri hakkında İçişleri Bakanı, 

i) İlçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri hakkında kaymakam; ilçe, alt kademe ve merkez ilçelerdeki belde belediye başkanları ile ilçe, alt kademe ve merkez ilçelerdeki belde belediye meclisi üyeleri hakkında bulundukları ilin valisi, 

k) Mahallî idare birliklerinin başkanı, meclis üyeleri, encümen üyeleri, memur ve diğer kamu görevlileri hakkında; 

1. İlçe düzeyinde örgütlenenlerden başkanı kaymakam olanlar hakkında vali, diğerleri hakkında kaymakam, 

2. İl düzeyinde örgütlenen ve başkanı vali olanlar hakkında İçişleri Bakanı, diğerleri hakkında vali, 

3. Birden çok ili kapsayacak şekilde örgütlenenler hakkında İçişleri Bakanı, 

MADDE 2. - 4483 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Cumhuriyet başsavcıları" ibaresi "Cumhuriyet başsavcılıkları", "göndererek soruşturma izni isterler." ibaresi "gönderirler." olarak ve aynı maddenin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 

1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Kanunun 4 üncü maddesindeki yazılı şartları taşımayan ve yapılan araştırma sonucunda daha önce sonuçlandırılmış konular ile yukarıdaki fıkraya aykırı bulunan ihbar ve şikâyetler, Cumhuriyet başsavcılıkları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz ve bu durum ihbar ve şikâyette bulunana bildirilir. Ayrıca, bu durumun ön incelemenin herhangi bir aşamasında tespit edilmesi halinde, ön inceleme raporu düzenlenmeksizin konu sonuçlandırılır. 

MADDE 3. – 4483 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan "hakkında inceleme yapılanın üstü" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya eşiti" ibaresi eklenmiştir. 

İzin vermeye yetkili mercii, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini bizzat veya 4 üncü maddede yazılı şekilde öğrendiğinde, en geç altmış gün içinde, doğrudan veya yaptıracağı araştırma sonucu gerekli görürse, bir ön inceleme başlatır. Ancak, sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin gerçeği yansıtmadığı tespit edilen dilekçeler üzerine ön inceleme yapılamaz. 

MADDE 4. – 4483 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "gerektiğinde" ibaresi ile bu cümleden sonra gelmek üzere "Ancak, soruşturma izni verilmesine ilişkin kararlarda ilgilinin ifadesinin alınması zorunludur." cümlesi eklenmiştir. 

MADDE 5. - 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "otuz gün" ibaresi "kırkbeş gün" olarak değiştirilmiş ve maddeye birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiş ve ikinci fıkra üçüncü fıkra olarak teselsül ettirilmiştir. 

Ön inceleme süresi, yetkili merciin ön inceleme yazılı emri veya onayı tarihinden başlar.

MADDE 6. - 4483 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin başlığı "Yetkili merciin kararları üzerine yapılacak işlemler" olarak, birinci ve ikinci fıkraları ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Yetkili merci, verdiği ön incelemeye geçilmemesi kararını şikâyetçiye, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını ise Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında ön inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve şikâyetçiye bildirir.

Memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin karara, Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi ise soruşturma izni verilmemesine veya ön incelemeye geçilmemesine ilişkin karara karşı, kararın kendisine tebliğinden itibaren on gün içerisinde kararı veren yetkili mercie itiraz edebilir. İtiraz vukuunda yetkili merci, kararı, itirazı ve dosyayı ilgili idarî yargı merciine gönderir.

MADDE 7. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 

MADDE 8. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


GENEL GEREKÇE

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden bu yana, uygulamada bazı sıkıntıların yaşanması, Kanunda değişiklik yapılması ihtiyacını doğurmuştur.

Bu kapsamda, ilçe belediye başkanları hakkında soruşturma izni verme yetkisi valilere bırakılarak, konunun mahallinde daha hızlı sonuçlandırılması, Kanunun düzenlenişinde yer almayan “alt kademe belediyelerinin” madde metnine dahil edilmesi, ön incelemenin memurların sadece üstü değil eşiti tarafından da yapılabilmesi, hakkında ön inceleme yapılanın ifadesinin gerektiğinde alınması, ön incelemede delillerin sağlıklı toplanarak yargı safhasında zaman kaybının önlenmesi bakımından sürenin yeniden belirlenmesi gibi uygulamada karşılaşılan aksaklıkların giderilerek hukuk devleti ilkesine uygun değişikliklerin yapılması amaçlanmış ve bu yönde düzenlemeler getirilmiştir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1. – 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (h) bendi kapsamında yer alan “ilçe belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri” bu bentten çıkartılarak aynı maddenin (i) bendine eklenmiştir.

Bu değişiklikle hakkında İçişleri Bakanı tarafından soruşturma izni verilen ilçe belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri için valilikler yetkili kılınarak ön incelemenin ve tebligat işlemlerinin mahallinde kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlamıştır. Ayrıca il sınırları içerisinde valilerin 4483 sayılı Kanuna göre yetki kullanmasında yeknesaklık sağlanmıştır. Bunun dışında, her iddia için merkezden müfettiş gönderilmesinin belediye organları üzerindeki olumsuz etkisinin hafifletilmesi amaçlanmıştır.

Madde 2. – Madde ile, Anayasanın 129 uncu maddesinin son fıkrasında memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında ceza kovuşturması açılması idarî merciin iznine tâbi tutulduğundan, Cumhuriyet başsavcılığınca evrakın yetkili mercie gönderilmesi yeterli görülmüş ve bu konuda düzenleme yapılmıştır.

Diğer taraftan, her türlü ihbar ve şikâyetin uygulamaya konulması bir zorunluluk olarak görüldüğü takdirde soyut ve genel nitelik taşıyan ihbar ve şikâyetler de ön inceleme konusu olabilmektedir. Zaman kaybını önlemek ve ön inceleme prosedürünü başlatmadan ihbar ve şikâyetin mahiyetini araştırma imkânı tanımak açısından, Danıştay 1. Dairesinin istişari görüşüne paralel olarak böyle bir düzenleme yoluna gidilmiştir. İhbar veya şikâyet başvurularının 1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi hükümlerine uygun olarak yapılması yönünde düzenleme yapılmıştır.

Madde 3. – 4483 sayılı Kanunda açık bir hüküm olmamakla birlikte, soruşturma izni verme yetkisini haiz idarî mercilerin her şikâyet veya ihbar başvurusu üzerine konuyla ilgili bir ön inceleme yapma veya yaptırmaya zorunlu olmadıkları ve araştırma sonucu ön inceleme yapılmasına gerek görmeyebilecekleri, uygulama ve idarî yargı yerleri kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır.

Yetkili merciin ön inceleme onayı vermesi veya buna gerek görmemesi için de bir süre öngörülmesi, soruşturmanın geciktirilmemesi bakımından zarurî bulunmaktadır.

Öte yandan, 4483 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ön incelemenin “üstü konumundaki” görevliler eliyle yapılması hükmünü taşımaktadır. Ancak uygulamada özellikle il ve ilçelerde üstü konumundaki memur bulunması her zaman mümkün olamamaktadır. Eşiti konumundaki görevlilerce ön inceleme yapılması halinde ise mevcut Kanuna aykırı olduğundan dolayı idarî yargı tarafından bu kararlar bozulmaktadır.

4483 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkata göre yapılan ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre hazırlık soruşturması niteliği de taşıyan soruşturmalar memurun eşiti konumundaki görevlilerce de yapılabilmekteydi.

4483 sayılı Kanuna göre; soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verecek yetkili mercie vereceği karar için yaptığı inceleme sonucu oluşan kanaatini sunmaktan ibaret olan incelemecinin, hakkında ön inceleme yapılan memurun eşiti konumunda olmasında sakınca bulunmamaktadır.

Madde 4. – 4483 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine eklenen “gerektiğinde” ibaresiyle ön inceleme yapan görevlilere yapacakları ön inceleme sırasında hakkında şikâyet ve ihbarda bulunulan kişilerin ifadelerinin alınıp alınmaması hususunda takdir yetkisi tanınmaktadır.

Bu düzenleme ile, bilirkişi raporları veya resmî belgelerle suç işlemediği yönünde yeterli kanaat oluşması halinde hakkında ön inceleme yapılan memurlar ve diğer kamu görevlilerinin ifadelerinin alınmasına gerek kalmayacaktır. Suç işlemediği kanaatine varıldığı halde hakkında ön inceleme yapılan memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kanunî zorunluluk bakımından ifadelerinin alınması, hakkında ön inceleme yapılanların gereksiz yere tedirgin edilmesine neden olabileceği gibi kamu hizmetlerinde hedeflenen yararı da sağlamaktan uzaklaştıracaktır.

Yine, ön inceleme konusunu oluşturan aynı eylem ve işleme katılan onlarca memur ve diğer kamu görevlisinin ön inceleme için sınırlı olan sürede tamamına ulaşılarak ifadelerinin alınmasının zorluğu yanında, aynı eylem ve işlemi birlikte gerçekleştirenlerden bir kısmının ifadesinin alınması ile suç işlenmediği kanaatine varıldığı takdirde, diğerlerinin ifadelerinin alınmasına gerek kalmayacaktır.

Böylece, hem işlemlere sürat kazandırılacak hem de kamu görevlilerinin gereksiz yere tedirgin olmalarının ve sürtüşme içerisine çekilmelerinin önü alınacaktır.

Öte yandan, savunma hakkının ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaması bakımından, ilgilinin ifadesi alınmaksızın soruşturma izni verilemeyeceği de belirtilmiştir.

Madde 5. – 4483 sayılı Kanunun uygulamasında ön inceleme süresi, adaletin gecikmemesi bakımından konunun bir an önce soruşturulabilmesini sağlayacak kadar kısa, ancak yeterli inceleme imkânı tanıyacak kadar uzun belirlenmelidir.

4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle bu maddede yer alan otuz günlük süre kırkbeş güne çıkartılmaktadır. Bir yıla yaklaşan uygulama sonucunda elde edilen tecrübelerden, mevcut Kanundaki otuz günlük sürenin ön inceleme ve karar işlemlerine kafi gelmediği anlaşılmıştır. İddiaların önemli bir kısmının ihale, imar, çevre, kıyı ve tabiat varlıklarının korunması konularıyla ilgili olması ve suç olup olmadığı yönünde kanaate ulaşılabilmesi için bilirkişi incelemesini zorunlu kılması ön inceleme süresinin kırkbeş güne çıkarılması zaruretini gündeme getirmiştir. Bilindiği üzere Ceza Muhakemeleri usulü Kanununun 75 inci maddesi uyarınca bilirkişilere iki aya kadar süre verilebilmektedir. Bu düzenleme, ön inceleme yapıldığı sırada tüm işlemlerin otuz gün içerisinde tamamlanmasını öngören 4483 sayılı Kanuna uygun düşmemektedir. Kaldı ki kamu görevlilerinin de karışabildiği ekonomik yönü ağır basan ve organize suç örgütleri ile bağlantılı suçların çok uzun bir incelemeyi gerektirdiği bilinmektedir.

Ön inceleme sırasında elde edilen sağlıklı delillerin soruşturmanın adlî safhasında da kullanılacağı göz önünde bulundurulduğunda, elde edilen delillerin sağlıklı toplanmasının önemi kendiliğinden anlaşılacaktır. Belirtilen nedenlerle ön inceleme ve karar süresinin kırkbeş güne çıkartılması öngörülmektedir.

Öte yandan; şikâyet veya ihbar başvurularının evrak kaydına girmesi ile ilgili birimlere iletilmesi farklı tarihlerde gerçekleşebildiğinden, ön inceleme süresinin başlangıç tarihinin de özellikle belirlenmesi gerekmektedir.

Madde 6. – Ön incelemeye geçilmemesi ve şikâyet başvurusunun bu aşamada reddi 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre idarî dava konusu edilebilecek bir işlem olmayıp idarî yargının müstekar içtihatları idarenin takdir yetkisini kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı yönünde olduğundan, bu durumda şikâyetçilere itiraz hakkının tanınması uygun görülmüştür.

Öte yandan itiraz dilekçesinin nereye verileceği Kanunda açıkça gösterilmediğinden, uygulamada itirazen inceleme süresinin uzamasını önlemek bakımından, itirazın kararı veren idarî mercie yapılacağı belirtilmiştir.

Madde 7. – Yürürlük maddesidir.

Madde 8. – Yürütme maddesidir.



(6 TEMMUZ 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş