MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA
KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR KANUN
Kanun No: 4696
Kabul Tarihi: 27.6.2001
Resmi Gazete:
MADDE 1. – 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer
Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (d),
(h) ve (i) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye (j) bendinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki (k) bendi eklenmiştir.
d) Başbakanlık ve bakanlıkların merkez ve bağlı veya ilgili kuruluşlarında
görev yapan diğer memur ve kamu görevlileri hakkında merkez teşkilâtında
müsteşar, bağlı veya ilgili kuruluşlarda o kuruluşun en üst amiri,
h) Büyükşehir belediye başkanları, il belediye başkanları, büyükşehir
ve il belediye meclisi üyeleri ile il genel meclisi üyeleri hakkında İçişleri
Bakanı,
i) İlçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri
hakkında kaymakam; ilçe, alt kademe ve merkez ilçelerdeki belde belediye
başkanları ile ilçe, alt kademe ve merkez ilçelerdeki belde belediye meclisi
üyeleri hakkında bulundukları ilin valisi,
k) Mahallî idare birliklerinin başkanı, meclis üyeleri, encümen üyeleri,
memur ve diğer kamu görevlileri hakkında;
1. İlçe düzeyinde örgütlenenlerden başkanı kaymakam olanlar hakkında
vali, diğerleri hakkında kaymakam,
2. İl düzeyinde örgütlenen ve başkanı vali olanlar hakkında İçişleri
Bakanı, diğerleri hakkında vali,
3. Birden çok ili kapsayacak şekilde örgütlenenler hakkında İçişleri
Bakanı,
MADDE 2. - 4483 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında
yer alan "Cumhuriyet başsavcıları" ibaresi "Cumhuriyet başsavcılıkları",
"göndererek soruşturma izni isterler." ibaresi "gönderirler." olarak ve
aynı maddenin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Kanunun 4 üncü maddesindeki yazılı
şartları taşımayan ve yapılan araştırma sonucunda daha önce sonuçlandırılmış
konular ile yukarıdaki fıkraya aykırı bulunan ihbar ve şikâyetler, Cumhuriyet
başsavcılıkları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz
ve bu durum ihbar ve şikâyette bulunana bildirilir. Ayrıca, bu durumun
ön incelemenin herhangi bir aşamasında tespit edilmesi halinde, ön inceleme
raporu düzenlenmeksizin konu sonuçlandırılır.
MADDE 3. – 4483 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan "hakkında
inceleme yapılanın üstü" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya eşiti" ibaresi
eklenmiştir.
İzin vermeye yetkili mercii, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini
bizzat veya 4 üncü maddede yazılı şekilde öğrendiğinde, en geç altmış gün
içinde, doğrudan veya yaptıracağı araştırma sonucu gerekli görürse, bir
ön inceleme başlatır. Ancak, sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş veya
ikametgâh adresinin gerçeği yansıtmadığı tespit edilen dilekçeler üzerine
ön inceleme yapılamaz.
MADDE 4. – 4483 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında
yer alan "hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin"
ibaresinden sonra gelmek üzere "gerektiğinde" ibaresi ile bu cümleden sonra
gelmek üzere "Ancak, soruşturma izni verilmesine ilişkin kararlarda ilgilinin
ifadesinin alınması zorunludur." cümlesi eklenmiştir.
MADDE 5. - 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasındaki
"otuz gün" ibaresi "kırkbeş gün" olarak değiştirilmiş ve maddeye birinci
fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiş
ve ikinci fıkra üçüncü fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
Ön inceleme süresi, yetkili merciin ön inceleme yazılı emri veya onayı
tarihinden başlar.
MADDE 6. - 4483 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin başlığı "Yetkili
merciin kararları üzerine yapılacak işlemler" olarak, birinci ve ikinci
fıkraları ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yetkili merci, verdiği ön incelemeye geçilmemesi kararını şikâyetçiye,
soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını ise Cumhuriyet
başsavcılığına, hakkında ön inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine
ve şikâyetçiye bildirir.
Memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesine
ilişkin karara, Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi ise soruşturma izni
verilmemesine veya ön incelemeye geçilmemesine ilişkin karara karşı, kararın
kendisine tebliğinden itibaren on gün içerisinde kararı veren yetkili mercie
itiraz edebilir. İtiraz vukuunda yetkili merci, kararı, itirazı ve dosyayı
ilgili idarî yargı merciine gönderir.
MADDE 7. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 8. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL GEREKÇE
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında
Kanunun yürürlüğe girmesinden bu yana, uygulamada bazı sıkıntıların yaşanması,
Kanunda değişiklik yapılması ihtiyacını doğurmuştur.
Bu kapsamda, ilçe belediye başkanları hakkında soruşturma izni verme
yetkisi valilere bırakılarak, konunun mahallinde daha hızlı sonuçlandırılması,
Kanunun düzenlenişinde yer almayan “alt kademe belediyelerinin” madde metnine
dahil edilmesi, ön incelemenin memurların sadece üstü değil eşiti tarafından
da yapılabilmesi, hakkında ön inceleme yapılanın ifadesinin gerektiğinde
alınması, ön incelemede delillerin sağlıklı toplanarak yargı safhasında
zaman kaybının önlenmesi bakımından sürenin yeniden belirlenmesi gibi uygulamada
karşılaşılan aksaklıkların giderilerek hukuk devleti ilkesine uygun değişikliklerin
yapılması amaçlanmış ve bu yönde düzenlemeler getirilmiştir.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1. – 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması
Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (h) bendi kapsamında yer alan “ilçe
belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri” bu bentten çıkartılarak
aynı maddenin (i) bendine eklenmiştir.
Bu değişiklikle hakkında İçişleri Bakanı tarafından soruşturma izni
verilen ilçe belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri için valilikler
yetkili kılınarak ön incelemenin ve tebligat işlemlerinin mahallinde kısa
sürede sonuçlandırılmasını amaçlamıştır. Ayrıca il sınırları içerisinde
valilerin 4483 sayılı Kanuna göre yetki kullanmasında yeknesaklık sağlanmıştır.
Bunun dışında, her iddia için merkezden müfettiş gönderilmesinin belediye
organları üzerindeki olumsuz etkisinin hafifletilmesi amaçlanmıştır.
Madde 2. – Madde ile, Anayasanın 129 uncu maddesinin son fıkrasında
memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında ceza kovuşturması açılması
idarî merciin iznine tâbi tutulduğundan, Cumhuriyet başsavcılığınca evrakın
yetkili mercie gönderilmesi yeterli görülmüş ve bu konuda düzenleme yapılmıştır.
Diğer taraftan, her türlü ihbar ve şikâyetin uygulamaya konulması bir
zorunluluk olarak görüldüğü takdirde soyut ve genel nitelik taşıyan ihbar
ve şikâyetler de ön inceleme konusu olabilmektedir. Zaman kaybını önlemek
ve ön inceleme prosedürünü başlatmadan ihbar ve şikâyetin mahiyetini araştırma
imkânı tanımak açısından, Danıştay 1. Dairesinin istişari görüşüne paralel
olarak böyle bir düzenleme yoluna gidilmiştir. İhbar veya şikâyet başvurularının
1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi hükümlerine
uygun olarak yapılması yönünde düzenleme yapılmıştır.
Madde 3. – 4483 sayılı Kanunda açık bir hüküm olmamakla birlikte, soruşturma
izni verme yetkisini haiz idarî mercilerin her şikâyet veya ihbar başvurusu
üzerine konuyla ilgili bir ön inceleme yapma veya yaptırmaya zorunlu olmadıkları
ve araştırma sonucu ön inceleme yapılmasına gerek görmeyebilecekleri, uygulama
ve idarî yargı yerleri kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır.
Yetkili merciin ön inceleme onayı vermesi veya buna gerek görmemesi
için de bir süre öngörülmesi, soruşturmanın geciktirilmemesi bakımından
zarurî bulunmaktadır.
Öte yandan, 4483 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ön
incelemenin “üstü konumundaki” görevliler eliyle yapılması hükmünü taşımaktadır.
Ancak uygulamada özellikle il ve ilçelerde üstü konumundaki memur bulunması
her zaman mümkün olamamaktadır. Eşiti konumundaki görevlilerce ön inceleme
yapılması halinde ise mevcut Kanuna aykırı olduğundan dolayı idarî yargı
tarafından bu kararlar bozulmaktadır.
4483 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan Memurin Muhakematı Hakkında
Kanunu Muvakkata göre yapılan ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre
hazırlık soruşturması niteliği de taşıyan soruşturmalar memurun eşiti konumundaki
görevlilerce de yapılabilmekteydi.
4483 sayılı Kanuna göre; soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine
karar verecek yetkili mercie vereceği karar için yaptığı inceleme sonucu
oluşan kanaatini sunmaktan ibaret olan incelemecinin, hakkında ön inceleme
yapılan memurun eşiti konumunda olmasında sakınca bulunmamaktadır.
Madde 4. – 4483 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine eklenen “gerektiğinde”
ibaresiyle ön inceleme yapan görevlilere yapacakları ön inceleme sırasında
hakkında şikâyet ve ihbarda bulunulan kişilerin ifadelerinin alınıp alınmaması
hususunda takdir yetkisi tanınmaktadır.
Bu düzenleme ile, bilirkişi raporları veya resmî belgelerle suç işlemediği
yönünde yeterli kanaat oluşması halinde hakkında ön inceleme yapılan memurlar
ve diğer kamu görevlilerinin ifadelerinin alınmasına gerek kalmayacaktır.
Suç işlemediği kanaatine varıldığı halde hakkında ön inceleme yapılan memurlar
ve diğer kamu görevlilerinin kanunî zorunluluk bakımından ifadelerinin
alınması, hakkında ön inceleme yapılanların gereksiz yere tedirgin edilmesine
neden olabileceği gibi kamu hizmetlerinde hedeflenen yararı da sağlamaktan
uzaklaştıracaktır.
Yine, ön inceleme konusunu oluşturan aynı eylem ve işleme katılan onlarca
memur ve diğer kamu görevlisinin ön inceleme için sınırlı olan sürede tamamına
ulaşılarak ifadelerinin alınmasının zorluğu yanında, aynı eylem ve işlemi
birlikte gerçekleştirenlerden bir kısmının ifadesinin alınması ile suç
işlenmediği kanaatine varıldığı takdirde, diğerlerinin ifadelerinin alınmasına
gerek kalmayacaktır.
Böylece, hem işlemlere sürat kazandırılacak hem de kamu görevlilerinin
gereksiz yere tedirgin olmalarının ve sürtüşme içerisine çekilmelerinin
önü alınacaktır.
Öte yandan, savunma hakkının ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaması
bakımından, ilgilinin ifadesi alınmaksızın soruşturma izni verilemeyeceği
de belirtilmiştir.
Madde 5. – 4483 sayılı Kanunun uygulamasında ön inceleme süresi, adaletin
gecikmemesi bakımından konunun bir an önce soruşturulabilmesini sağlayacak
kadar kısa, ancak yeterli inceleme imkânı tanıyacak kadar uzun belirlenmelidir.
4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle bu maddede
yer alan otuz günlük süre kırkbeş güne çıkartılmaktadır. Bir yıla yaklaşan
uygulama sonucunda elde edilen tecrübelerden, mevcut Kanundaki otuz günlük
sürenin ön inceleme ve karar işlemlerine kafi gelmediği anlaşılmıştır.
İddiaların önemli bir kısmının ihale, imar, çevre, kıyı ve tabiat varlıklarının
korunması konularıyla ilgili olması ve suç olup olmadığı yönünde kanaate
ulaşılabilmesi için bilirkişi incelemesini zorunlu kılması ön inceleme
süresinin kırkbeş güne çıkarılması zaruretini gündeme getirmiştir. Bilindiği
üzere Ceza Muhakemeleri usulü
Kanununun 75 inci maddesi uyarınca bilirkişilere iki aya kadar süre
verilebilmektedir. Bu düzenleme, ön inceleme yapıldığı sırada tüm işlemlerin
otuz gün içerisinde tamamlanmasını öngören 4483 sayılı Kanuna uygun düşmemektedir.
Kaldı ki kamu görevlilerinin de karışabildiği ekonomik yönü ağır basan
ve organize suç örgütleri ile bağlantılı suçların çok uzun bir incelemeyi
gerektirdiği bilinmektedir.
Ön inceleme sırasında elde edilen sağlıklı delillerin soruşturmanın
adlî safhasında da kullanılacağı göz önünde bulundurulduğunda, elde edilen
delillerin sağlıklı toplanmasının önemi kendiliğinden anlaşılacaktır. Belirtilen
nedenlerle ön inceleme ve karar süresinin kırkbeş güne çıkartılması öngörülmektedir.
Öte yandan; şikâyet veya ihbar başvurularının evrak kaydına girmesi
ile ilgili birimlere iletilmesi farklı tarihlerde gerçekleşebildiğinden,
ön inceleme süresinin başlangıç tarihinin de özellikle belirlenmesi gerekmektedir.
Madde 6. – Ön incelemeye geçilmemesi ve şikâyet başvurusunun bu aşamada
reddi 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre idarî dava konusu edilebilecek
bir işlem olmayıp idarî yargının müstekar içtihatları idarenin takdir yetkisini
kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı yönünde olduğundan, bu durumda
şikâyetçilere itiraz hakkının tanınması uygun görülmüştür.
Öte yandan itiraz dilekçesinin nereye verileceği Kanunda açıkça gösterilmediğinden,
uygulamada itirazen inceleme süresinin uzamasını önlemek bakımından, itirazın
kararı veren idarî mercie yapılacağı belirtilmiştir.
Madde 7. – Yürürlük maddesidir.
Madde 8. – Yürütme maddesidir. |