
| | KIŞLALI OLAYI ANA SAYFA| BELGENET ANA SAYFA |
AHMET TANER KIŞLALI |
AHMET TANER KIŞLALI Kınıyorum! Tuğgeneral Prof. Yalçın Işımer 'i hiç tanımazdım. Önce TV'de gördüm, ardından gazetelere yansıyan birkaç tümcesini okudum.Ve gönülden alkışladım. Derken dinci ve gerici çevrelerden yaylım ateşi geldi. Merak ettim, GATA'daki öğretim
yılını açış dersindeki konuşmasının tümünü buldum.
Kendisine saygım katlanarak arttı. Ve o konuşmanın tümünü milyonlarca kişinin okumamış oluşundan dolayı hayıflandım.Özellikle de iki kişiyi üzülerek kınamak geldi içimden. Birisi dinci, diğeri ise ''milliyetçi-mukaddesatçı'' . Düşüncelerini genelde paylaşmasam da, saygı duyduğum iki kişiyi. (Sayın Recai Kutan ve Sayın Avni Özgürel ). Ya ''Bilgi sahibi olmadan
fikir sahibi oldukları'' için.. Ya da -daha kötüsü- bilerek ''bilmezden
*** Sayın Işımer'in konuşması ''ulus, din ve dil'' bağlantısı üzerine kurulmuş. Dili çok önemseyen, Tanrı'ya inanan, Kemalist bir düşünürün, büyük bir birikimini yansıtıyor o konuşma. Özünde ne diyor? Başka bir ulusun diliyle
konuşanların, giderek o ulus gibi düşüneceğini.. Ülkemizde, dilimizin
Ve ekliyor: ''- Türkçe ninnilerle büyüdük, dualarımız da Türkçe olacak...'' ''- Tanrı her yerdedir, her şeyi bilir. Kuşkusuz Türkçeyi de...'' ''- Din adamları bin yıl
boyunca Kuran'ı Türkçeye çevirtmemiş, ibadetin Türkçe yapılmasına rıza
göstermemişlerdir. Atatürk'ten başka hiçbir devlet adamı neden Türkçe değil
de Arapça diyememiştir, bugün de diyememektedir. Tanrı kişilerin bireysel
ihtirasını, ulusal çıkarların önüne koymasın.
''- Tanrı Arabistan sınırlarının çok ötesine taşmıştır. O, evrenin ulu yaradanıdır...'' Bu mudur dine ve inanca saldırdığı öne sürülen konuşma? *** Sayın Işımer dinine de saygılı,
diline de. Konuşması, ünlü dilcilerin Türkçe üzerindeki
Max Müller: ''Türkçe, Türk düşüncesinin yaratıcı gücünün eseridir. Bu dil, insan aklının üstün kudretinin ürünüdür. Türkçe kadar kolay anlaşılan, zevk verici pek az dil vardır.'' Paul Roux: ''Türkçe akıl ve düşünce dolu, matematiksel bir dildir.'' Molière: ''Şu Türkçe ne hayran olunacak bir dil, az sözcük çok şey söyler.'' Sayın Işımer, keşke Nâzım 'ın Ferhat'ının Şirin 'e seslenişine de yer verseydi: ''Konuştuğum dil kadar, Türkçem kadar güzelsin!'' Dile saygılı... Dine saygılı.. Ulusa saygılı... Öyleyse bazı dincilerin ve ''milliyetçi-mukaddesatçı'' ların hışmı neden? *** ''Atını dövemeyen semerini
döver'' derler.
''- Kuran'ı Türkçeye çevirmedi,
Atatürk'ün ricasını yerine getirmedi diye onu aziz kılanlar,
''Belleme'' sözcüğünün sözlük anlamını Oktay Akbal geçenlerde ayrıntılı bir biçimde köşesine aldı. Sayın Işımer'in ''Onları öğreneceğiz ve unutmayacağız'' demek istediği açık. O tümcenin cumhuriyete inananları uyarmak için konduğu da açık. Ama bizimkiler ''belleme'' yi sözlük anlamında değil de, ''argo'' daki anlamında değerlendirmekte ısrarlılar. Çünkü Türkçe değil Osmanlıca düşünmeye alışmışlar. Belki de küfürlü düşünmeye alışmışlar. Bu kadar düzeyi yüksek, dili alkışlanacak bir konuşmada ve böyle bir bütün içinde ''belleme'' nin ancak tek bir anlamı olacağını göremiyorlar. Ya da görmezden geliyorlar... Çünkü konuşmanın bütününün sırtlarına yüklediği suçlamaya verebilecekleri hiçbir inandırıcı yanıt yok! Konuşmanın tümünü okumadan konuşmuşlarsa ayıp! Okudukları halde aynı saldırıları yapmışlarsa, daha da ayıp! Cumhuriyet gazetesi, General
Işımer'in ''Atatürk'üm ve Türkçem'' başlıklı açış dersi metninin tümünü
yayımlamalıdır. Yayımlamalıdır ki, bazıları daha çok bilinçlensin ve bazıları
da daha çok utansın...
(20 Ekim 1999 tarihli - Bukalemun) |
|||||
|
|