Cumhurbaşkanı
Özal'ın konuşmasından başlıklar...
(1 Eylül 1990)
10 sene içindeki önemli değişikliklerin yapıldığı sahalara bir göz atalım:
Bunlar esas itibariyle; Ana altyapının çok büyük ölçüde tamamlanması; hızlı
şehirleşmenin bizleri karşı karşıya bıraktığı bazı önemli meselelerin halledilmesi;
ve içine kapalı bir ekonomik yapıdan, serbest piyasa ekonomisine geçiştir.
Türkiye adeta bir şantiyeye dönüştü.
Savunma Sanayii alanında büyük atılımlar yapılmıştır. Bunun en canlı, en
gurur verici örneklerinden biri F-16, Savaşan Şahinler Türkiye’mizde imal
edilmektedir.
Ülkemizde uygulanan serbest piyasa ekonomisinin sağladığı günlük yararlar
günlük yaşantımıza yansımaya devam ediyor.
Döviz rezervlerimiz rekor bir seviyeye 11 milyar dolara ulaşmıştır. Türk
Lirası tam konvertibiliteye geçmiştir. Serbest bölgeler kurulmuştur. Finansal
kiralama sistemi, modern bankacılık ekonomik yaşantımıza girmiştir. Katma
değer, vergi iadesi gibi ileri vergi sistemleri getirilmiştir.
Devlet ekonomik hayatta müdahaleci olmaktan çıkarılmış, tanzim edici yönü
ağır basar hale getirilmiştir.
Önümüzdeki 10 yıl, 1980’li yıllardan farklı olacaktır. Bu on yılda, daha
önceki on yılda olduğu gibi ekonomik meselelerimize önem vermeye devam
edeceğiz. Ama, bu dönem, esas itibarıyla, kendimizi, 21. Yüzyılın bilgi
ve yüksek teknoloji çağına hazırlayacağımız dönemdir. Başka bir deyişle
bir geçiş dönemi olacaktır.
2 Ağustos günü Irak’ın Kuveyt’i işgaliyle başlayan ve bölgemizde istikrarı
ve dünya barışını tehdit eden gelişmelerin, ülkemiz ekonomisindeki bu fevkalade
olumlu seyri maalesef bir ölçüde etkilemesi kaçınılmazdır. İnancım Türk
ekonomisinin bu bunalımı göğüsleyecek güce sahip olduğudur.
Politikamız esas itibarıyla Irak’ın Kuveyt’ten kayıtsız şartsız çekilmesi,
Kuveyt’in bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünün ihyası ve meşru
Kuveyt yönetiminin geri dönmesini sağlamaya yönelik olmuştur.
Türkiye bölgesinde bir istikrar unsuru, güçlü bir ülkedir. Hem Batı, hem
Doğu nezdinde vazgeçilmez bir ülkedir ve aralarında bir köprüdür. Hadiseler
bu gerçeği bir kere daha gözler önüne sermiştir.
Türkiye hızlı gelişmesini sürdürecekse, hangi parti iktidarda olursa olsun,
bu ancak rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisi içinde gerçekleştirilebilecektir.
|