Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
NE ÖNGÖRÜYOR?
HÜKÜMET METNİ
ANAYASA KOMİSYONU'NUN KABUL ETTİĞİ METİN

RTÜK YASA TASARISI...
Anayasa Komisyonu Raporu...
Mayıs 2001
TBMM Anayasa Komisyonu, Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu İle Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın bazı hükümlerini değiştirdi, bazı yeni maddeler ekledi.
TBMM Anayasa Komisyonu Raporu ve Muhalefet Şerhleri: 



TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

   
Başkanlığınızca 15.6.2000 tarihinde esas Komisyon olarak Anayasa Komisyonuna gönderilen “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun 17.5.2001 tarihli toplantısında Devlet Bakanı Sayın Rüştü Kazım Yücelen, TRT Genel Müdürü, RTÜK Başkanı, Telekomünikasyon Kurumu ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla incelenip görüşülmüştür.
   
Tasarı ile;
   – Yayın ilkeleri yeniden düzenlenmekte,
   – Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna üye seçim usulü değiştirilerek, Kurul üyelerinin bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kısmının ise
Bakanlar Kurulunca dört yıllık bir süre için seçilmesi öngörülmekte,
   – Üst Kurulun teşkilât yapısı yeniden belirlenmekte,
   – Üst Kurulun Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunca denetlenmesi esası getirilmekte,
   – Üst Kurul üyelerine ilave bazı yasaklar getirilmekte,
   – Yayın ilkelerine aykırı yayın yapan ya da yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere ekran karartma yanı sıra para cezası hükme bağlanmakta,
   – Üst Kurulun uygun göreceği yerlerdeki yerel ve bölgesel yayınların izlenmesi ve kayda alınmasının İçişleri Bakanlığının görevlendireceği birimlere devredilmesi ve Telekomünikasyon Kurumunun millî monitoring faaliyetleri kapsamında yayınları izleme imkanının olması halinde bu yayınların Telekomünikasyon Kurumunca izlenmesi ve değerlendirilmek üzere Üst Kurula bildirilmesi öngörülmekte,
   – Radyo ve televizyon yayın izni verilecek anonim şirketlerin hisse oranları ve sermaye yapılarına ilişkin hususlar yeniden düzenlenmekte,
   – Türkiye Radyo- Televizyon Kurumunun reklam gelirlerinden Üst Kurula pay ödenmesi uygulamasına son verilmekte,
   – Radyo ve televizyon frekans planlaması, Telekomünikasyon kurumuna devredilmekte,
   – Basın yolu ile işlenecek fiillerden doğacak maddî ve manevî zararlardan mevkutelerde sahibi ile mevkute olmayanlarda naşirin şirket olması halinde şirket ile birlikte şirket hissedarlarının da sorumlu olması kabul edilmekte,
   – Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin basın yoluyla işlenen suçlardan dolayı ödedikleri tazminat miktarını gider olarak indirememeleri hükmü getirilmekte,
   – Belli bir özel radyo ve televizyon kuruluşunda % 10’dan fazla hissesi bulunanların Devletten doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir taahhüt işini üstlenemeyeceği ve menkul kıymetler borsalarında muamele yapamayacakları ve gazete çıkaran gerçek ve tüzel kişiler ile gazete sahibi olanların bir arada % 20’den fazla hisse sahibi olamayacaklarına ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.
   
Devlet Bakanı Sayın Rüştü Kâzım Yücelen Tasarı ile ilgili sunuş konuşmasında;
   – Tasarı ile Avrupa Birliğine adaylık sürecinde olduğumuz bu günlerde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun imzaladığımız uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yeniden yapılanmasının amaçlandığı,
   – İletişim sektöründeki hızlı değişme ile sosyo-ekonomik dinamikler arasında çatışmaya son vermek, bu konuda alt yapıyı oluşturmak, etik anlayış ile özgürlüklerin kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini,
   – Küreselleşme doğrultusunda medya ile siyasal yön arasındaki ilişkide; siyasal yönün düzenleyici, çoğulcu medyanın sorumluluk bilinci içinde olması gerektiğini,
   – Temel amacın; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmak, millî ve manevî değerlerle toplum ve aile dokusunu korumak, kişilik haklarına ve özellikle insan onuruna saygıyı sağlamak,
   Olduğunu belirtmiştir.
   
Tasarının görüşülmesine başladıktan sonra, 21 inci yasama döneminin 2 nci yasama yılında Tarasının görüşülmeye başlandığı ancak Komisyon seçiminin yenilenmesi sebebiyle yeniden görüşülmesinin yararlı olacağı ifade edilmiştir.
   
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde aleyhte şu görüşlere yer verilmiştir;
   – İletişim özgürlüğü alanında önemli bir gücün hukukî çerçevesinin düzenlenmesi söz konusudur. Bu düzenleme yapılırken Avrupa Birliği normları gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak tasarının pek çok hükmü bu normlara aykırılık içermektedir.
   – Tasarıda RTÜK’ün üye seçiminde YÖK ve MGK gibi kurullara aday belirleme yetkisi verilmektedir. Bu kurullar kendi içinde problemli, tartışılan ve revizyonu istenen kurullardır. Demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine katkısı iyi değerlendirilmelidir.
   – Avrupa Birliğine uyum programında RTÜK’de yapısal bir değişiklik öngörülmemektedir. Tasarı bu irade ile çelişkilidir.
   – Frekans planlaması Telekomünikasyon Kurumuna bırakılmaktadır. Bu kurum iktidar ağırlıklıdır. Bunun yanı sıra RTÜK’ün üyelerinin bir kısmının seçiminde Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi, denetim görevinin Başbakanlık Yüksek Denetleme Kuruluna bırakılması RTÜK’ü siyasî  iradeye bağlı hale getirecektir. Bu, özerkliğin kalkması anlamına gelmektedir. Denetimin Sayıştayca yapılması daha uygun olacaktır.
   – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye seçiminde yetkisini devretmesi doğru değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye seçimi RTÜK’ü siyasetten uzak tutan bir durumdur.
   – Sermayenin medyayı yönlendirmesi sıkıntı yaratacak bu alanda tekelleşmeyi doğuracaktır.
   
Aleyhteki bu görüşlere karşılık Tasarının lehinde şu görüşler dile getirilmiştir.
   – Basın-yayın alanındaki uygulamalar demokratik niteliğe aykırı düşmeden disiplin altına alınmalıdır. Bu alandaki kişi ve kuruluşların ticarî hayatın içine yoğun olarak girmeleri ve toplumda dengeleri bozucu şekilde işlemesi yönündeki kaygılar gözden uzak tutulmamalıdır. Hisselerin açığa kavuşması muvazaayı önleyecektir. Tekelleşme ve kartelleşmeyi önleyecek tedbirlerin alınması ise mümkündür.
   – Televizyon ve radyoların sahiplerinin bilinmesi gereklidir. Bu konu açık olmalı, sorumluluk ve yetki üstlenilmelidir. Özerklik ancak bu şekilde sağlanır. Avrupa Birliği normlarında da benzer hükümler bulunmaktadır.
   – Sermayenin serbest dolaşımının ilkeleri, kriterleri ortaya konmalıdır.
   – Denetimin Başbakanlık Yüksek Denetleme Kuruluna bırakılması doğru bir karardır. Bu Kurul her türlü etkiden uzak ve tarafsız şekilde denetim görevini yapmaktadır.
   
Tümü üzerindeki görüşlerden sonra, sorulara cevaben;
   – TRT Genel Müdürü; vericilerle ilgili durumun Kuruma külfet getirdiğini ancak kamu yararı nedeniyle olumlu değerlendirildiğini,

   – RTÜK Başkanı; cezaların kadameli hale getirilmesinin olumlu olduğunu ancak denetimin Sayıştay ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılmasının daha uygun olacağını aksi bir uygulamanın idarî ve malî özerkliği kaybetmeye yol açacağını, bir kişi ya da şirketin tüm yayınları ele geçirmesinin, medya patronlarının oldukça etkin hale gelerek kontrolden çıkmasının mümkün olacağını, önemli olanın halkın doğru ve özgün haber alma hakkını korumak olduğunu RTÜK üyelerinin klasik bürokrat kimliğinden uzak çalışmalarının Türkiye Büyük Millet Meclisince seçilmelerine bağlı olduğunu, ifade etmişti.
   Bunun yanı sıra iletişim alanında eğitim yapan okullara eğitim amaçlı radyo ve televizyon kurma hakkının verilmesinin nitelikli eleman yetiştirilmesi açısından önemli olduğuna ve Tasarıda bu konunun eksikliğine dikkat çekilmiştir.
   Frekans planlamasının Telekomünikasyon Kurumuna, ihale yetkisinin ise RTÜK’e verilmesinin uzun süredir gerçekleştirilemeyen ihaleleri iyice imkansız hale getireceği belirtilmiştir.

   Devlet Bakanı Sayın Rüştü Kâzım Yücelen ise sorulara cevaben; yasakçı bir tasarı hazırlanmadığını, Avrupa Birliği normları açısından aykırılık taşımadığını ve amacın düşüncelerin özgürce belirtilmesi olduğunu söylemiştir.
   
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler ve soruların cevaplanmasını müteakip Tasarının alt komisyonda görüşülmesi yönündeki öneri oy çokluğu ile kabul görmemiş ve maddelere geçilmesi Komisyonumuzca kabul edilmiştir.
   
Tasarının tanımlar ve yayın ilkeleriyle ilgili 1 ve 2 nci maddeleri oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
   
Üst Kurulun seçimi ve görev süresi ile ilgili 3 üncü maddenin gerekçe ile çatıştığı, özerkliğe aykırı olduğu, danışma organı olan Millî Güvenlik Kuruluna icrai fonksiyon verilmesinin doğru olmadığı ifade edilmiştir. Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi durumunda bu yetkinin sınırlanmaması üyelerin niteliklerinin belirlenmesi ile yetinilmesi önerilmiştir. 3 üncü madde Tasarıda yer aldığı şekliyle, Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Tasarının 4,5 ve 6 ncı maddeleri oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Tasarının 7 nci maddesinde verilen bir önergenin kabulü ile “b” bendinin başına “özel” ibaresi eklenmiş ve madde bu değişiklikle birlikte Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 8 ve 9 uncu maddeler oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 10 uncu maddenin görüşülmesi sırasında verilen iki önergenin kabulü ile TRT 3’ten Türkiye Büyük Millet Meclisi Televizyonu aracılığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi faaliyetlerinin yansıtılması ve bu yayınlardan ücret alınmaması maddeye eklenmiştir. Ayrıca açık öğretim ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Televizyonu yayınlarıyla ilgili programların, bu programları hazırlamakla yükümlü kurumlar ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunca birlikte
kararlaştırılması öngörülmüştür. Madde kabul edilen bu önergelerle birlikte oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 11 inci madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 12 nci maddede tazminat davasına alt sınır konulmasının doğru olmadığı bu konuda yargının karar vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Madde üzerinde verilen bir önergenin kabulü ile cevap ve düzeltme hakkının kullanılmasını engelleyenler hakkında yeni yaptırımlar getirilmiş, ayrıca tazminat sorumluluğu yeniden belirlenmiştir. Madde kabul edilen önerge doğrultusunda oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 13 üncü maddenin görüşülmesi sırasında bu maddenin Avrupa Birliği normlarına, Anayasada düzenlenen haberleşme hürriyetine, kartelleşme yasağına aykırı olduğu belirtilmiştir. İhale yasağının, borsa ve finans alanında işlem yapma yasağının kaldırılmasının son derece önemli olduğu ifade edilmiştir.

Bu maddede yer alan limitlerin muhafaza edilmesi gerektiği aksi halde monopole giden bir sürecin yaşanacağına dikkat çekilmiştir. Bu madde ile iletişim özgürlüğünün dokusunun bozulduğu demokrasiden medya devletine giden bir yola girildiği belirtilmiştir. Bu görüşlere karşılık; kapalı bir toplum anlayışını yansıtan maddenin değişmesinin doğru olduğu, televizyon şirketlerinin sahiplerinin, sorumlu ve yetkililerinin bilinmesinin önemli olduğu, asıl tahakkümün
bugün olduğu, 29 uncu maddenin bu şekliyle uygulanabilirlik taşımadığı, bu konunun Rekabet Kanunu hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu madde açıklık, şeffaflık getirecektir. Yapılan görüşmelerden sonra çerçeve 13 üncü madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 14 ve 15 inci maddeler Komisyonumuzda oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 16 ncı maddenin görüşülmesi sırasında yerel ve bölgesel bazda cezaların oldukça ağır olduğu, makul seviyeye çekilmesi gerektiği, orantılılık ilkesine uyulması ifade edilmiştir. Yerel televizyonların iletişimin önemli bir unsuru olduğu; cezaların objektif verilere göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Verilen bir önergenin kabulü ile nüfusu 250 binden az olan il veya ilçeye yayın yapan kuruluşa 25 milyar lira yerine 10 milyar lira idarî para cezası verilmesi maddeye
eklenmiştir. Kabul edilen önerge doğrultusunda madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Çerçeve 17 ve 18 inci maddeler Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Kabul edilen bir önerge ile metne yeni 19 uncu madde eklenmiştir. Bu madde ile cevap ve düzeltme hakkının kullanılmasını engelleyenlerin cezaî sorumluluğu belirlenmektedir.

Tasarının 19 uncu maddesi verilen bir önergenin kabulü ile 20 nci madde olmuş ve basın yoluyla işlenecek fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı sorumluluğu bulunanların tazminat yükümlülüğü yeniden düzenlenmiştir. Bu madde; kabul edilen önerge doğrultusunda Komisyonumuzda oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Verilen önergelerin kabulü ile metne 21, 22 ve 23 üncü maddeler eklenmiştir. Bu maddeler Basın Kanununda değişiklik öngörmektedir. Cevap veya düzeltme hakkının gereği gibi kullanılmasını engelleyenler hakkında uygulanacak cezaî yaptırımlar değiştirilmekte, her basılmış eserde o eserin yayın yeri, yılı, yayıncının adı ve işyerlerinin gösterilmesi, mevkutelerde baskı tarihi, sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürünün adlarının yazılması zorunluluğuna uymayan ya da
gerçeğe aykırı gösterenlerin cezaî sorumlulukları düzenlenmekte; cevap veya düzeltme yazısına konu olabilecek fiiller daha ayrıntılı hükme bağlanmaktadır.

Tasarının 20 nci maddesi 24 üncü madde olarak ve oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Verilen bir önergenin kabulü ile metne 25 inci madde eklenmiş ve Basın Kanununun 41 inci maddesi değiştirilerek tebligat işlemlerinin kolaylaştırılmasını sağlamaya yönelik bir düzenleme yapılmıştır. Aynı şekilde verilen üç önergesinin kabulü ile metne yeni 26, 27 ve 28 inci maddeler eklenmiştir. 26 ncı madde ile Basın Kanununun çeşitli maddelerinde yer alan ve günün koşullarında etkisini yitiren para cezaları artırılmış, 27 nci madde ile Basın Kanunu hükümlerinin bilgisayar ortamında yayınlanan her türlü yazı, resim, işaret ve benzerleri hakkında da uygulanması öngörülmüş, 28 inci madde ile bölgesel ve yerel yayın yapan kuruluşlarda para cezası ve tazminatların indirilmesi hükme bağlanmıştır.

Önergelerle metne ilave edilen maddeler Basın Kanununda değişiklik öngörmekte ve genellikle para cezaları ve tazminatlara yönelik düzenlemeler içermektedir. Tasarının başlığında Basın Kanununda değişiklik de yer almaktadır. Tasarıda 5680 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin değişikliği ile ilgili bir madde bulunmaktadır. Bu madde ile tazminat yükümlülüğü düzenlenmektedir. Ancak bu düzenleme yeterli görülmediğinden Basın Kanununun bu konuyla diğer ilgili maddelerinde de değişiklik yapılması amacıyla Komisyon önergeleri görüşmeyi uygun bulmuştur. Komisyon bu önergeleri işleme koymuş ve yeni madde olarak görüşmeye açmak suretiyle kabul edilmiştir.

21 inci madde 29, 22 nci madde 30 uncu madde olarak, geçici madde 1 ve 2 Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Geçici 3 üncü madde, sözlü bir önergenin kabulü ile Haberleşme Yüksek Kurulunun işi altı ay içinde sonuçlandırarak RTÜK’e ulaştırmasının ilavesi suretiyle kabul edilmiştir.

Geçici 4 üncü madde, yürürlüğü düzenleyen 23 üncü madde 31, yürütmeyi düzenleyen 24 üncü madde 32 nci madde olarak kabul edilmiştir.

Komisyona redaksiyon yetkisi verilmesi, Tasarının Genel Kurulda öncelik ve ivedilikle görüşülmesinin önerilmesi ve Tasarının tümü oya sunulmuş Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun onayına arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.


KARŞI OY GÖRÜŞÜ

   Aşağıdaki düşüncelerle çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
   1. Bağımsız idarî otorite olarak düzenlenen RTÜK’ün yapısına, yasama organının veya iktidar çoğunluğunun yasayla ilişmesi, bu otoritelerin ihdas amacıyla bağdaşmaz. İletişim ve medya alanını düzenleme görevini üstlenen bu kurumun denetiminin siyasal iktidarın vesayetinde olan denetim kurumuna bağlanması, anayasal düzenimize ve demokratik siyaset ilkelerine uygun düşmez.
   2. Kurumsal Kanunun 29 uncu maddesinin, bir uzlaşma arayışına girilmeden ve demokrasimiz açısından ifade ettiği anlam ve riskler üzerinde durulmadan, çoğunlukçu anlayış içinde değiştirilmesi doğru değildir. Tasarı ve çoğunluk görüşünün Anayasaya aykırılığı ve karşı öneri, 24.3.1998 tarih ve 631 sıra sayılı raporun muhalefet şerhinde ayrıntılı biçimde ortaya konmuştur (TBMM TD. 20 nci dönem, 3 üncü yasama yılı, cilt 52, eki, 92. Birleşim, 21.5.1998). Ülke koşulları bakımından, aynen yasama bağdaşmazlığında olduğu gibi (Any. Mad. 82) “medya bağdaşmazlığı”, düzenlenmemiş bir anayasa sorunudur. “Medya/iletişim kalitesi ve etki alanındaki bozulmaların önlenmesi gereği” olarak bu alan düzenlenmelidir. Medya-Devlet ilişkisi, karakteri gereği eleştirel rengi hâkim bir ilişkidir. Medyanın devletle ihale ve taahhüt ilişkisine girebilmesi, bu yasayla mümkün kılınmaktadır. Bu imkân, medyanın misyon ve işlevi ile bağdaşmadıktan başka kimi güç kaymalarını bünyesinde taşıyan bir dinamik olarak demokrasiyi yozlaştıracaktır.
   3. Tasarıda geliştirilen yayın ilkeleri, iletişim özgürlüğünün özüne dokunacak yoğunlukta sınırlamaktadır. Kutsal devlet ve kutsal ideoloji felsefesinin demokratik bir rejim kuralına yansıtılması, açıklanması zor bir çelişkidir. Anayasanın 13 üncü maddesindeki ölçüler, birey ve özgürlük aleyhine olarak aşılmıştır. 
   Bu irade, 23.7.1995 tarih ve 4121 sayılı yasanın 1 inci maddesi ile ortaya konan demokratik kurucu iktidar iradesi ile çatışmaktadır (Anayasanın başlangıç
maddesindeki değişiklik).
   4. Anayasa Komisyonunda verilen önergelerle ihdas olunan yeni maddeler, tasarıyı bir başka ve tanımlanması zor kimliğe büründürmüştür.
   Kurumsal Kanunun 29 uncu maddesiyle sermayeye tanınan geniş ve bozucu yetkilere karşın, Basın Kanununda yapılan değişikliklerle, “A Tipik Sansür Normları” üretilmiştir. Komisyon çoğunluğu, ifrat-tefrit geriliminde seyreden bir manzara sergilemiştir. Kabul edilen maddeler, genel olarak kabul edilemez, anayasal düzenle bağdaştırılamaz aykırılıktadır.
   a) Yargı organınca hükmedilecek tazminatın tabanının yasayla belirlenmesi, bilirkişi deliline başvurma ve davayı altı ayda sonuçlandırma zorunluluğu,
   b) Özellikle sermaye şirketlerinde “hâkim hissedar” sorumluluğu yerine, yöneticinin zincirleme tazmin sorumluluğu tercihinin yapılması,
   c) Bu tazminatlara, genel faiz oranının dışında bir faizin uygulanması,
   d) Basın suçlarına uygulanacak para cezalarının ölçüsüz derecede artırılması ve tecil edilemezlik,
   e) Yasa hükümlerinin internet ortamına kıyasen uygulanması (bu konuda komisyonun araştırma gereğini duymaması),
   Ve benzeri hükümler, ciddî sorunları bir saatte çözebilen mucizevi çareler(!) olarak görülebilir.
   Tasarı ve çoğunluk görüşü, iletişim-demokrasi gerekleriyle ve anayasamızla çatışmaktadır.
   Komisyon zabıtlarına yansıyan beyanlarımız da, karşı-oyumuzun atıf yoluyla ayrılmaz bir parçasıdır.
   Saygılarımızla.                                                 17.5.2001
  
 
Ahmet İyimaya Ali Tuncer Salih Çelen
DYP Amasya Milletvekili DYP Trabzon Milletvekili  DYP Antalya Milletvekili

MUHALEFET ŞERHİ

   “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunun ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın;
   1. Bütünü özensizdir, kanun tekniğinden uzak olarak hazırlanmıştır.
   2. Çerçeve 3 üncü maddesi, Anayasanın 2 nci maddesine,
   – Demokratik devlet ilkesine,
   – Hukuk Devleti ilkesine,
   aykırı  olduğu,  ayrıca  TBMM’ne güven duymadığı, TBMM’nin seçmekte olduğu üyelerden 4 ünün seçimini başka organlara aktardığı; “sorumlu kurumdan alıp milletimize karşı hiçbir siyasî sorumluluğu bulunmayan kurumlara aktardığı;
   3. Çerçeve 5 inci maddesiyle değiştirilen 9 uncu maddesinin;
   – 4 üncü fıkrası, ilgili üyenin savunmasını almadan görevine son verdiği (“savunmasız ceza olmaz” ilkesine aykırı olduğu için)
   – Son fıkrası; üst kurulu bütünüyle Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu vasıtasıyla yürütme organının emir ve kontrolüne tâbi kılacağı,
   4. 7 nci maddesiyle değiştirilen 12 nci maddenin 2 nci fıkrası, metne yabancı bir hüküm olduğu için,
   Aynı maddenin 5 inci fıkrası bütçe dışı bir “fon” oluşturduğu böyle bir uygulamanın bütçenin “yıllık olma” ve “jestiyon” ilkesine aykırı düştüğü,
   5. Çerçeve 13 üncü maddesiyle yapılan düzenlemenin “medya” sektöründe “tekel”, “deopol” ve “kartel” oluşturacağı, bunun ise Anayasanın 167/1 maddesine aykırı olacağı,
   6. Geçici 1 inci maddesi,
   – Kazanılmış haklara saygı ilkesini zedelediği,
   – “Hukuk Devleti” ilkesine aykırı düştüğü,
   – “Devlete güven” ilkesini sarstığı,
   İçin hem Anayasaya hem de hukukun temel prensiplerine aykırıdır.
   Bu gerekçelerle Tasarıya karşıyız.                   17.5.2001
  
 
Prof. Dr. Mustafa Kamalak Şeref Malkoç  İsmail Alptekin
Kahramanmaraş Trabzon  Bolu

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş
İstanbul
                                                           

    
                                         EK MUHALEFET ŞERHİ

   Anayasa Komisyonunda Tasarıya birtakım maddeler eklenmesi TBMM İçtüzüğünün 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 36 ncı maddesinin birinci
fıkrasına, dolayısıyla Anayasanın 95 inci maddesinin birinci fıkrasına açıkça aykırıdır.
   Bu münasebetle Anayasa Komisyonunda Tasarıya birtakım maddeler eklenmiş bulunmasına karşıyım.                                                                 17.5.2001

Prof. Dr. Mustafa Kamalak
Kahramanmaraş
    

    
Sıra Sayısı 682'nin orijinal hali (TBMM internet sitesi) 
 



(27 MAYIS 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş