YAYIN ESASLARI
Radyo, televizyon ve veri yayınları, hukukun üstünlüğüne, Anayasa’nın
genel ilkelerine, temel hak ve özgürlüklere, milli güvenliğe ve genel ahlaka
uygun olarak, kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde yapılacak.
Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi
ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı
yayın yapılamayacak. Yayınlar, toplumu şiddete, ayrımcılığa, düşmanlığa
tahrik edici nitelikte olamayacak. Toplumun milli ve manevi değerlerine
ve Türk aile yapısına aykırı yayın yapılmayacak. Yayınlarla özel hayatın
gizliliği ihlal edilemeyecek.
Türk milli eğitiminin genel amaç, temel ilkeleri ve milli kültürün
geliştirilmesi doğrultusunda yayın yapılacak. Ayrıca, yayınlarla kişilerin
manevi şahsiyetine saldırıda bulunulamayacak. Yayıncılık, haksız bir amaç
ve çıkara alet edilmeyecek.
Suçlu olduğu yargı kararıyla kesinleşmeden kimse suçlu ilan edilemeyecek.
Haberlerin yayınlanmasında tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine
bağlı kalınacak. Siyasi partiler ve demokratik gruplar arasında fırsat
eşitliği sağlanacak. Yayınlarda eser sahiplerinin hakları ihlal edilemeyecek.
Telefonla yarışma yapılamayacak, bunların sonucunda dinleyici ve seyircilere
ikramiye verilemeyecek, ikramiye verilmesine aracılık edilemeyecek. Haberde,
konu ile ilgisi olmayan görüntüler verilmeyecek, benzer görüntülerin arşiv
niteliği belirtilecek.
RTÜK üyelerinin görev süreleri, bu yasaya göre yeni üyelerin atanmalarından
itibaren sona erecek. Hükümetin verdiği değişiklik önergesiyle, TRT Genel
Müdürü Üst Kurul tarafından belirlenecek adaylar arasından atanacak.
RTÜK ÜYELERİNİN SEÇİMİ
Üst Kurul üyelerinden 5’i, siyasi parti gruplarınca TBMM Başkanlık Divanı
oluşumuna göre belirlenecek kontenjan doğrultusunda TBMM Genel Kurulu’nca
seçilecek. Üyelerden 2’si, YÖK Genel Kurulu’nun, elektrik-elektronik, iletişim,
kültür ve basın-yayın dallarından göstereceği iki aday arasından Bakanlar
Kurulu’nca belirlenecek. Bir üye, en çok sarı basın kartı sahibi üyesi
bulunan iki gazeteciler cemiyeti ile Basın Konseyi’nin ortaklaşa göstereceği
iki aday arasından Bakanlar Kurulu’nca seçilecek. Üyelerden biri de MGK
Genel Sekreterliği’nin göstereceği iki aday arasından Bakanlar Kurulu tarafından
belirlenecek. Üst Kurul üyeleri 4 yıl süreyle görev yapacak. Üyenin 65
yaşını doldurması halinde görevi sona erecek. Üst Kurul, Başbakanlık Yüksek
Denetleme Kurulu’nun denetimine tabi olacak.
FREKANS TAHSİSİ
Özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak yayın izin ve lisans
ücretleri Hazine’ye gelir kaydedilecek. Türkiye’de ulusal, bölgesel ve
yerel çapta TV kanal ve radyo frekans planları ile radyo ve televizyon
yayınlarına esas olan frekans bantları ile ilgili çalışmalar yapma yetkisi
Telekomünikasyon Kurumu’na ait olacak.
RADYO VE TV KURAMAYACAKLAR
Siyasi partiler, dernekler, sendikalar, meslek kuruluşları, kooperatifler,
vakıflar, mahalli idareler ile bunlar tarafından kurulan veya bunların
ortak oldukları şirketler, iş ortakları, birlikler ile üretim, yatırım,
ihracat, ithalat, pazarlama ve finans kurum ve kuruluşlarına radyo ve televizyon
yayın izni verilmeyecek. Bu kuruluşlar, radyo ve televizyon yayın izni
almış kuruluşlara ortak olamayacak. Radyo ve televizyon kurma izni anonim
şirketlere verilecek.
HİSSELER NAMA YAZILACAK
Özel radyo ve televizyon kuruluşlarının hisseleri nama yazılacak. Yıllık
ortalama izlenme veya dinlenme oranı yüzde 20’i geçen bir televizyon veya
radyo kuruluşunda gerçek veya tüzel bir kişinin veya sermaye grubunun payı
yüzde 50’yi geçemeyecek. Bu oranı geçtiği takdirde hisseleri halka arz
ederek yüzde 50’nin altına indirecek. Hisselerin halka arzında Üst Kurul’un
da onayı alınacak.
‘ÖZÜR DİLEME CEZASI’
Üst Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını
ihlal eden, yayın ilkelerine ve bu yasada belirtilen diğer esaslara aykırı
yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarını uyaracak ve aynı yayın kuşağında
açıkça özür dilenmesini isteyecek. Üst Kurul’un bu talebine uyulmaması
veya aykırılığın tekrarı halinde, ihlale konu olan programın yayını bir
ila 12 kez durdurulacak. Bu süre içinde programın yapımcısı ve varsa sunucusu
hiçbir ad altında başka program yapamayacak.
Yayını durdurulan programın yerine, aynı yayın kuşağında ve reklamsız
olarak, Üst Kurulca hazırlattırılacak eğitim, kültür, trafik, kadın ve
çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlaki gelişimi, uyuşturucu ve zararlı
alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı ve çevre eğitimi
konularında programlar yayınlanacak.
PARA CEZALARI
Aykırılığın tekrarı durumunda ise ulusal düzeyde yayın yapan kuruluşlara
ihlalin ağırlığına göre 125 milyar liradan az olmamak üzere 250 milyar
liraya kadar, yerel ve bölgesel yayın yapan kuruluşlara ise kapsadığı yayın
alanı itibariyle 5 ila 100 milyar lira arasında idari para cezası uygulanacak.
Bu ceza, radyo yayınları için bu miktarların yarısı kadar olacak.
Sayısal ortamda yayın yapan kuruluşlarla kablolu yayın kuruluşlara uygulanacak
cezalarda abone sayısı esas alınarak idari para cezası uygulanacak. İhlalin,
ihlal tarihinden itibaren bir yıl içinde tekrarı halinde cezalar yüzde
50 oranında artırılacak.
Üst Kurul’dan izin almadan radyo ve tv yayını yapan ya da iznin geçici
ya da sürekli iptal edilmesine rağmen yayın yapan kişi ve kuruluşların
sahip ve yöneticilerine, fiilleri bir başka suç oluştursa bile, fiilin
ağırlığına göre 6 aydan iki yıla kadar hapis cezası ile 1 milyar liradan
100 milyar liraya kadar para cezası verilecek.
Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı yıkıcı ve bölücü faaliyetlere yöneltecek
şekilde yayın yaptıkları belirlenerek yayınları durdurulan veya yayın izinleri
iptal edilen kişiler, bu kuruluşların sahipleri ve yöneticileriyle bu tür
yayınlarda görev alanlar cezalandırılacak, ayrıca tüm yayın cihazları müsadere
edilecek.
Yayın bantlarını bir yıl süre ile saklamayan ve bu süre içinde Üst Kurul
veya Cumhuriyet savcılığınca istenmesine karşın sesli ve görüntülü olarak
teslim etmeyen yayın kuruluşlarının sahip ve yöneticileri, altı aydan bir
yıla kadar ağır hapis cezası ve bir milyar liradan 10 milyar liraya kadar
ağır para cezası ile cezalandırılacak. Ayrıca bu kuruluşun yayını bir aydan
üç aya kadar durdurulacak.
YAYINLARIN DENETİMİ
Ulusal, bölgesel ve yerel düzeydeki yayınlar, yayın ilkeleri ve bu yasada
belirtilen esaslara uygunluğu yönünden Üst Kurul tarafından izlenip, değerlendirilecek.
Üst Kurulun uygun göreceği yerlerdeki yerel ve bölgesel yayınların izlenmesi
ve kayda alınması İçişleri Bakanlığı’nın görevlendireceği birimlere devredebilecek.
Yayın izni isteminde bulunan kuruluşların yerine getirmeleri gereken teknik
ve mali yeterlilik şartları ile diğer ön koşullar, Üst Kurul tarafından
yönetmeliklerle belirlenecek.
3984 Sayılı Yasa’ya göre RTÜK tarafından yaptırılan ulusal radyo ve
televizyon frekans planları, bir hafta içinde Telekomünikasyon Kurumu’na
devredilecek. Telekomünikasyon Kurumu, gerekirse planları değiştirebilecek
ve dört ay içinde Haberleşme Yüksek Kurulu’na sunacak. Yayın izni isteminde
bulunan kuruluşların yerine getirmeleri gereken teknik ve mali yeterlilik
şartları ile diğer ön şartlar Üst Kurul tarafından yönetmeliklerle belirlenecek.
Yayın iznini alan kuruluşlar bu izni, şebeke ve istasyonlarını devredilebilecekler.
KURULUŞLARA VERİLECEK CEZALAR
Düzeltme ve cevap hakkını yayınlamayan veya geciktiren kuruluşun yayınlarından
sorumlu en üst yöneticisi ile kuruluşun sahibi şirketin yönetim kurulu
başkanına 30 milyardan 90 milyar liraya kadar ağır para cezası verilecek.
Ayrıca kuruluşa, RTÜK tarafından eylemin ağırlığına göre 3 aya kadar gelir
getirici yayın yapma yasağı verilebilecek. Bunun ikinci kez tekrarı halinde
yayın izni iptal edilebilecek ve en yüksek para cezasına hükmolunacak.
Bu cezalar ertelenemeyecek. Gerçek ve tüzel kişilerin ayrıca genel hükümlere
göre ilgili yayın kuruluşuna karşı tazminat davası açma hakkı saklı kalacak.Yayın
kuruluşu ile birlikte şirketin yönetim kurulu başkanı da müştereken ve
müteselsilen sorumlu olacak.
Zarar doğurucu fiilin işlenmesinden sonra yayın kuruluşunun devredilmesi,
başka bir kuruluşla birleşmesi veya sahibi olan şirketin herhangi bir surette
değişmesi halinde yayın kuruluşunu devralan, birleşen veya her ne suretle
olursa olsun yayın kuruluşunun sahibi veya hissedarı şirket ve şirketin
yönetim kurulu başkanı da bu fiil nedeniyle hükmedilen tazminattan yayın
kuruluşu ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak. Tazminat
talebinin haklı bulunması halinde tazminat miktarı, 10 milyar liradan az
olmamak üzere fiilin ağırlık derecesine göre belirlenecek. 10 milyar liralık
alt sınır, her yıl Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen yeniden değerlendirme
oranında artırılacak.
İHALE YASAĞI KALKTI
Yasayla özel radyo ve televizyon sahiplerinin kamu ihalelerine girme
ve menkul kıymetler borsalarında işlemde bulunma yasağı da kaldırıldı.
ŞİRKET SAHİBİ DE SORUMLU OLACAK
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Yasa’da değişiklik
yapan yasa ile Basın Kanunu’nun bazı maddeleri de değiştirildi. Buna göre,
süreli yayınlarla işlenen suçlarda, suçu meydana getiren yazıyı ve haberi
yazan, resmi veya karikatürü yapan kişi ve sorumlu müdürün yanı sıra yayının
sahibi ile şirket yönetim kurulu başkanı ya da en üst yöneticisi de sorumlu
olacak. Ancak sorumlu müdürler için verilen hapis cezası, sürelerine bakılmaksızın
para cezasına çevrilecek ve bu cezalar ertelenemeyecek.
CEVAP VE DÜZELTME HAKKI
Cevap ve düzeltme hakkı ile ilgili yeni hükümler içeren düzenlemeye
göre, bir kişi, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi veya kendisi ilgili
yalan haber verilmesi, hakaret edilmesi, sövülmesi ya da gerçeğe aykırı
haber yayınlanması durumunda iki ay içinde imzasını taşıyan cevap veya
düzeltme yazısını, yayının sorumlu müdürüne gönderebilecek.
Sorumlu müdür, bu yazıyı aldığı tarihten itibaren üç gün içinde yayının
sahibine durumu bildirecek. Yayınlanmasına karar verildiği takdirde yayının
çıkacağı ilk nüshada metni hiçbir değişikliğe uğratmadan yayınlamaya zorunlu
olacak.
Yayınlanan cevap ve düzeltmede, yasadaki hükümlere aykırı davrananlara
verilen 3-5 milyon lira tutarındaki para cezası 3-5 milyar liraya çıkartıldı.
Cevap ve düzeltmenin yayınlanmasına ilişkin hakim kararına karşın yayından
kaçınılması durumunda 10-20 milyar liraya kadar para cezası, yayınlanan
cevap ve düzeltmenin şartlara uygun olmaması durumunda ise 5-10 milyar
lira para cezası verilecek. Hakim kararıyla yeniden yayınlanan cevap veya
düzeltmede de yasalara uymayanlar 50-150 milyar lira para cezasına çarptırılacak.
Kararın alındığı tarihten itibaren yayından kaçınılan her sayı için günlük
süreli yayınlarda 500 milyon lira, diğer yayınlarda 3 milyar lira para
cezası verilecek. Suçun aynı yıl içinde tekrar edilmesi durumunda para
cezası iki kat arttırılarak uygulanacak.
YAYININ KİMLİĞİ
Yeni düzenlemeyle yayının yayın yeri, yılı, yayıncının ismi ve işyerini
yayında göstermeyenlere para cezaları verilmesi de öngörüldü. Buna göre,
bu zorunluluğa uymayanlar 10 milyar liradan 50 milyar liraya kadar para
cezası ile cezalandırılacak. Bunları gerçeğe aykırı şekilde gösterenler
ile sorumluların belirlenmesini veya mahkeme kararlarının uygulanmasını
güçleştirecek şekilde değiştirenler, 30 milyar liradan 90 milyar liraya
kadar para cezasına mahkum edilecek. Bu para cezaları ertelenemeyecek.
Basın yoluyla işlenen suçlara ilişkin tebligat, ilgilinin yeni adresini
bildirmeden eksik veya yanlış bildirerek ayrılması durumunda süreli yayının
idare yeri, son sahibi veya sorumlu müdürüne yapılacak. Şahısların ve kurumların
ödeyecekleri tazminatlar vergi hesabında gider olarak gösterilemeyecek.
PARA CEZALARI ARTIRILDI
Yeni düzenlemeyle Basın Yasası’nda yer alan para cezaları yeniden düzenlendi.
Basın yoluyla işlenen suçlarda uygulanacak en düşük para cezası 10 milyar
lira, en yüksek para cezası da 100 milyar lira olarak belirlendi. “Caydırıcılığı
sağlamak” amacıyla yapılan bu düzenlemeyle mevcut yasadaki para cezaları
en az bin kat oranında arttırıldı. Yasayla öngörülen para cezaları ve tazminatlar,
bölgesel yayın yapan kuruluşlarda yarısına kadar, yerel yayın yapan kuruluşlarda
üçte birine kadar indirilebilecek.
İNTERNET SUÇLARI
Düzenlemeyle, sanal ortamda işlenen suçlar ilk kez yaptırıma bağlanıyor.
Buna göre, Basın Kanunu’ndaki “yalan haber, hakaret ve benzeri fiillerden
doğacak maddi ve manevi zararlar” konusundaki hükümleri bilişim teknolojileri
ve Internet ortamında sayfa açılması veya elektronik gazete, elektronik
bülten yoluyla yayınlanan her türlü yazı, resim, işaret, sesli veya sessiz
görüntü ve benzerlerine de uygulanacak.
Bu konudaki önergenin kabul edilmesiyle maddenin kapsamı daraltılarak,
elektronik ortamdaki iletilere de Basın Yasası’ndaki cezaların uygulanması
engellendi.
ELEŞTİRİLER
Yasanın TBMM Genel Kurulu'nda görüşme sürecinde, çeşitli kesimlerden
tepkiler geldi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Nuri Kayış,
3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları hakkında değişiklik
öngören yasa tasarısını eleştirdi. Kayış, tasarının yasalaşması halinde
Türk medyasındaki tekelleşme olgusunun ivme kazanacağını ve medyanın zaman
içinde kontrol edilemez bir güç haline dönüşeceğini söyledi.
Nuri Kayış, yaptığı açıklamada, tasarıda, herhangi bir tüzel ya da gerçek
kişiye, bir yayın kuruluşunun tamamına sahip olma imkanı verildiği gibi,
birden fazla radyo veya televizyonun sahibi olmanın yolunun da açıldığını
belirtti. Kayış, tasarı ile radyo ve televizyon sahiplerinin devlet ihalelerine
girmelerinin önündeki tüm engellerin de ortadan kaldırıldığını kaydetti.
Böylece, yayın kuruluşlarının bu güçlerini kullanarak devlet ihalelerinde
haksız bir rekabete yol açabileceklerini ifade eden Kayış, tasarıyla radyo
ve televizyon sahiplerinin borsada işlem yapmalarının da serbest bırakıldığına
dikkati çekti. Kayış, tekelleşmenin önlenememesi halinde, Türkiye'deki
medya patronlarının, yakında ülkenin kaderi üzerinde çok daha etkin hale
gelmeleri ve tümüyle kontrolden çıkmalarının sürpriz olmayacağını belirtti.
Kayış, tasarıda frekans planlamasının Telekomünikasyon Kurumu, ihalelerin
ise RTÜK tarafından yapılmasının öngörüldüğünü belirterek, ihale aşamasına
gelinmişken neden böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunun anlaşılmaz
olduğunu söyledi.
Sonuç olarak bu yeni değişikliğin kanal ve frekans ihalelerini yapılamaz
hale getireceğini ve bu yüzden devletin yüzlerce trilyon lira gelir kaybına
uğrayacağını belirten Kayış, planlama yetkisinin Telekomünikasyon Kurumu'na
verilmesinin 7 yıldır yapılamayan frekans ihalelerinin bir 7 yıl daha yapılamayışı
sonucunu doğuracağını savundu. Kayış, tasarıyla televizyon kuruluşlarına
getirilen para cezalarını da çok ağır olduğunu belirterek, "Anadolu'da
yüzlerce televizyonun çok zor koşullar altında yayın faaliyetlerini sürdürdükleri
göz önüne alındığında birçok yayın kuruluşunun alacağı ilk para cezasını
takiben yayın hayatından ayrılmak zorunda olacağından endişe edilmektedir.
Bu da Türk yayıncılığında tekelleşmenin artması gibi ciddi bir sakınca
yaratacaktır" diye konuştu.
Türkiye'de internetin öncülerinden Doç. Dr. Mustafa Akgül, yeni
RTÜK yasa taslağında internetin "sadece" yeni bir medya olarak tanımladığını,
bu bakışın yasalaşması halinde çok daha geniş kapsama alanı olan bu sistemin
önemli darbe yiyeceğini söyledi.
Yeni RTÜK yasası üzerinde Meclis'te çalışmaların yoğunlaştığı son günlerde,
internetin Türkiye'deki öncülerinden Bilkent Öğretim Üyesi ve internetle
ilgili resmi ya da sivil neredeyse tüm örgütlenmelerin yönetiminde yer
alan Doç. Dr. Mustafa Akgül de yeni yasaya karşı bir kampanya başlattı.
Milletvekillerine açık mektup niteliğinde ve e-mail yoluyla çok sayıda
okuyucuya ulaşan kampanya metninde vurucu ifadelere yer veren Akgül, taslağın
bu haliyle geçmesinin Türkiye'de İnternetin gelişmesine ciddi darbe vuracağı
uyarısında bulunuyor. Taslağın İnternet hizmetlerinin yurt dışına kaçacağını
ve insanların açık kimlikleri ile haberleşmekten kaçınmasına yol açacağını
öne süren Akgül, şikayet konusu olan yalan haber, hareket ve SPAM gibi
konuların azalacağının da garantisi olamayacağını belirtiyor.
İnternet Sadece Medya Değildir!
Doç. Dr. Mustafa Akgül'ün hazırladığı açık mektubun bir bölümü şöyle:
RTÜK değişikliği İnterneti bir "medya" olarak algılamaktan ve rahatsızlık
yaratan bazı uygulamalara duyulan tepkiden kaynaklanmaktadır. İnterneti
sadece medya olarak algılamak, bana körlerin fili tanımlamasını hatırlatmaktadır.
Medya internetin tek bir boyutudur. İnternet her yurttaşın kendi gazete,
radyo ve hatta televizyonu yayınlayabildiği bir medya ortamı dışında, bir
öğrenme ortamı, bir ticaret ortamı, bir eğlence ortamı, bir toplumsal denetim
ve yönetime katılma ortamı, çalışma, iş yapma, tanıtım ortamı, kısaca yaşamın
her boyutuna gittikçe artan bir şekilde giren bir teknoloji, kültür, ortam
ve insan ve nesne topluluğudur."
Yeni Düzenleme Cezai Boyuttadır
İnternet Üst Kurul Üyesi Akgül'ün metni şöyle devam ediyor:
İnternet devrimsel bir gelişmeyi temsil etmektedir. Sanayi devriminin
ne kadar sancılı olduğunu bir hatırlayın. İnternet, fikri haklar, bireysel
haklar, vergi, gümrük, kimlik tespiti, işlem kaydı gibi pek çok konuda
cözümü pek kolay olmayan sorunlar ortaya çıkarmış, tabir caizse, Pandoranin
Kutusunu açmıştır. Tüm dünya bu sorunlarin üzerine, dikkatli, yavaş ve
katılımcı bir şekilde gidiyor. Kimse, aceleyle alınmış karar nedeniyle,
internetdeki gelişmeyi durdurma riskini almak istemiyor.
Türkiye'de interneti geliştirmek için ulusal bir bakış açısı, ulusal
politikalar, mekanizmlar, örgütlenme, eylem planı ve projeler yok maalesef.
Hukumet ve parlamentodan bu konuda girisim beklerken, internete cezai boyutta
bir düzenleme gelmesi büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü yarattı hepimizde.
Tasarı bu haliyle geçerse, matbaada olduğu gibi "pire için yorgan yakan"
konumuna düşebiliriz. Düzenlemenin çok hızlı bir şekilde, üniversiteler,
internet kurulu ve sivil toplum örgütlerinin görüşü alınmadan yapılması
da çok üzücü. "
Mustafa Akgül'ün metni şu çağrı ile sona eriyor:
"Türkiye internetin gelişmesi için yapılması yıllardır beklenen yasal
düzenlemeler var: Tüketici hakları, sayısal imza, noterlik, vs gibi. Tüm
bunları bir plan dahilinde katılımcı bir şekilde elbirliği ile hazırlayalım.
Gelin interneti Türkiye'nin dünya ile bütünleşmesi, gelişmesi, rekabet
gücü kazanması, demokrasisini gelişmesi için stratejilerin temeli yapalım.
Gelin Türkiye internetini beraberce büyütelim. İnternet yaşamdır!"
(Eleştiri bölümünde yer alan haberler TRT.NET'ten alınmıştır.)
|