Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
KONUŞMA METNİ
4. YASAMA YILI KONUŞMASI (1.10.2001)
3. YASAMA YILI KONUŞMASI (1.10.2000)

SEZER'İN TBMM'NİN YASAMA YILINI AÇIŞ KONUŞMASI
Konuşmadan başlıklar...
1 Ekim 2003
TBMM'nin 22. Dönem 2. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Meclis Genel Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmayla açıldı.
 
Cumhurbaşkanı Sezer'in konuşmasından başlıklar...
(1 Ekim 2003)

Ülkemizin çağdaş dünyayla bütünleşme yolunda gerçekleştirdiği yapısal dönüşümlerin olumlu sonuçlarının alınmaya başlanması, demokratikleşme ve Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde bizlere güç vermektedir.

Bu konuda ilerlemeyi ödün vermeksizin sürdürmeli ve gerekli uygulamaları hızla yaşama geçirmeye özen göstermeliyiz.

AB ile uyum sürecini kısa sürede tamamlayabilmek, benzeri dönüşüm uygulamalarının kararlı biçimde sürdürülmesine bağlıdır

Meclisimizin ve hükümetimizin bu süreçteki etkinliği övgüye değerdir.

Siyasal, yönetsel ve yargısal reformların önümüzdeki dönemde sürdürüleceğine inanıyoruz.

Toplumumuzun gelişmiş ülkelerin gönenç düzeyine ulaşması için gerekli adımlar atılırken, hoşgörü, yardımlaşma, birlik ve dayanışma gibi toplumsal ve kültürel niteliklerimizin korunmasına da önem verilmelidir.

Etnik ya da dinsel kaynaklı ayrışmaya ya da bölgesel farklılıklar üzerinde birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya yönelik hareketlere ödün verilmemelidir.

Medyanın belli kişi ya da grupların elinde toplanmamasına önem verilmelidir.

Tekelleşen medya, bir yandan ekonomik alanda haksızlık yaratabilecek bir güce ulaşırken, öte yandan haber alma özgürlüğünü kısıtlayabilecek, medya gücünün çıkar amaçlı kullanılmasına hizmet edebilecektir.

Basın çalışanlarının statüleri yasal güvenceye bağlanmalıdır.

Kamu görevlilerinin siyasallaştırılmamasında kamu yararı vardır.

Ekonomideki olumlu gelişmelerin süreklilik kazanması için, ekonomik programın uygulanma kararlılığı sürdürülmelidir.

İşsizlik sorununa çözüm getirecek önlemlerin bir an önce yaşama geçirilmesi toplumsal barışın da güvencesi olacaktır.

Yolsuzlukları önleme konusunda yetersiz kalınması, yurttaşların umutsuzluğa kapılmasına, devletin temel kurumlarının güven kaybına uğramasına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve işleyişine olan inancın sarsılmasına yol açmaktadır.

Yolsuzlukla savaşımda başarılı olabilmenin önemli koşullarından biri de, dokunulmazlıkların sınırlandırılmasıdır.

Ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine erişebilmesi ve tam anlamıyla bağımsız olabilmesi için, ekonomiye büyük önem verilmesi zorunludur.

Bölgemizde barış ve istikrarı tehdit eden, başta etnik ve dinsel kökenli çatışmalar olmak üzere, güvenlik konusunda yaşanan belirsizlikler, dış politika alanında çok dikkatli olmamız gerektiğini göstermektedir.

Türkiye ve ABD arasındaki ortaklık, ikili ilişkiler için olduğu kadar bölge için de vazgeçilmez öneme sahiptir. Bu işbirliğini, önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin çevresindeki geniş bölgenin istikrar ve gönencine katkıda bulunacak biçimde derinleştirerek sürdürmek istiyoruz.

Yunanistan ile aramızdaki sorunların ortak rızaya dayanacak hiçbir barışçı çözüm yöntemi dışlanmadan, diyalog yoluyla çözülebileceğine inanıyoruz.

KKTC'nin varlığı göz ardı edilerek Ada'da kalıcı bir çözüme ulaşılmasının olanaksızlığını gelişmeler göstermiştir.

Irak'a olası asker gönderilmesi konusunda karar alınırken, ulusal çıkarlarımızın öncelikle gözönünde bulundurulması ve ülkemizin bölgesindeki konumu ile tarihsel bağlarını da dikkate alacak kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekliliği açıktır.

TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesine izin verme yetkisi, TBMM'ye verilmiş 'münhasır' bir yetkidir. Bu nedenle, uluslararası hukuka uygunluk koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin doğrudan TBMM'ce saptanması ve gerekli iznin verilip verilmeyeceğine ilişkin kararın yine TBMM'ce oluşturulması anayasa kuralı gereğidir.

Gelecekte Irak'ın nasıl biçimleneceği, ülkenin istikrara kavuşması, müttefiklerine oranla Türkiye'yi çok daha yakından ilgilendirmektedir.

Yasalaşma süreci, üniversitelerin konumuna yaraşır biçimde, siyasal alandan önce akademik alanda başlatılmalı ve konunun toplum yönünden taşıdığı önem gözetilerek, yeterince tartışıldıktan sonra siyasal alana aktarılmalıdır.

Bugün, gelişmiş ülkelerde zorunlu eğitim 11 ila 13 yıldır. Türkiye'de de 12 yıla çıkarılması doğrultusunda gerekli çalışmalar bir an önce tamamlanmalıdır.

Türkiye'yi, Cumhuriyet'in 100. Kuruluş Yıldönümünde; çağdaş, demokratik, laik, bilgi çağını yakalamış, mutlu ve gönençli bir ülke olarak gelecek kuşaklara bırakmak, tarihsel sorumluluğumuzdur.

Sezer, Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. Yıldönümü olan 2023 yılına kadar tamamlanması gereken temel erekleri şöyle sıraladı:

- "Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği gerçekleştirilmelidir"
- "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücü artırılmalıdır"
- "Bilgi toplumu düzeyine mutlaka ulaşılmalıdır"
- "Medyanın çoğulculuğunu koruyucu önlemler alınmalıdır"
- "Kamu yönetimi ve yerel yönetimler, çağdaş ve etkin bir yapıya kavuşturulmalıdır"
- "Kadının toplum içindeki konumu yükseltilmelidir"
- "Bölücü ve gerici tehdidin siyasallaşarak gelişmesi önlenmelidir"
- "Siyasal partiler ve seçim yasalarını çağdaş demokratik yapıya kavuşturacak, yurttaşları etkin katılımcılar konumuna getirecek değişiklikler ivedilikle gerçekleştirilmelidir"
 

Konuşma Metni


(27 EKİM 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.