Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
KONUŞMA METNİ
2. YASAMA YILI KONUŞMASI (1.10.2003)

SEZER'İN TBMM'NİN YASAMA YILINI AÇIŞ KONUŞMASI
Konuşmadan başlıklar...
1 Ekim 2004
TBMM'nin 22. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Meclis Genel Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmayla açıldı.

Cumhurbaşkanı Sezer, ister "ılımlı", ister "köktenci" olsun din devletiyle demokrasinin yan yana getirilemeyeceğini, Türkiye için "Ilımlı İslam", "İslam Cumhuriyeti" gibi tanımlamaların asla kabul edilemeyeceğini belirtti. Sezer, "Türkiye’nin çağdaş kazanımlarını yok etmeyi hedefleyen irticai hareket, öncelikli tehdit olmayı sürdürüyor" dedi.
 

Cumhurbaşkanı Sezer'in konuşmasından başlıklar...
(1 Ekim 2004)

"Ulusumuzun Yüce Atatürk'ün önderliğinde büyük özverilerle kurduğu Cumhuriyet, her koşulda sahip çıkmamız gereken en değerli varlığımızdır. Dünyada hayranlıkla karşılanan atılımları, kısa sürede gerçekleştirebilmemizin önünü açan laik ve demokratik Cumhuriyet, aydınlık yarınlara ulaşabilmemizin en önemli güvencesidir."

"Egemenlik tektir ve ulusundur. Erkler ise, devlet organları arasında paylaştırılmıştır. Her organ kendi alanında ulusal egemenliğe dayalı devlet yetkisini kullanmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin geçerli olduğu sistemlerde, egemenliği kullanan organların birbirlerine üstünlüğü söz konusu olamaz."

"Siyasal Partiler ve Seçim yasalarının katılımcılığı temel alan bir yapıya kavuşturulması için gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılması, kamuoyunun beklentilerini karşılayacaktır."

"Türkiye Cumhuriyeti'nde "hukuk devleti" ilkesinin evrensel ölçütlere uygun biçimde gerçekleştirilmesi, geliştirilmesi ve korunması zorunludur."

"Toplumda yeterince tartışılıp olgunlaştırılmadan Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınan ve hızla geçirilen, bu nedenle de sıklıkla değiştirilen yasalar, uygulayıcıların duraksamalarına ve düzenlemeden etkilenenlerin hukuksal durumlarında belirsizliklere yol açabilecektir ki, bu durum, Devlet'e olan güveni zedeleyecek sonuçlar yaratabilecektir. "

"Türk ekonomisi önemli bir gelişme ivmesi yakalamış görünmektedir. Enflasyon tek sayılı düzeye inmiş, büyüme hızında ve kapasite kullanımında yüksek oranlara ulaşılmış, dışsatımda önemli artışlar sağlanmış, turizm canlanma sürecine girmiş, durgunluk aşılmaya, güven ortamı oluşmaya başlamıştır. Bu sonuçlar umut verici olmakla birlikte, tümüyle iyimserliğe kapılmamız için yeterli değildir."

"Türkiye'nin çağdaşlaşma hedefi, gelir dağılımında bugün görülen en alttaki gelir dilimi ile en üstteki gelir dilimi arasındaki 10 katı bulan farkın ortadan kaldırılmasını gerekli kılmaktadır."

"Toplam dış borç stokundaki azalmaya karşılık iç borçlarda sorun büyüyerek sürmektedir. İç borç stokunun her ay artış göstermesi, ülkeyi bir borç sarmalına sürükleyerek ileride yeni sorunlara neden olabilecektir."

"Ülke kalkınmasının temel gereklerinin başında, çağa uygun eğitim-öğretim gelmektedir."

"Eğitim-öğretim sürecindeki temel ilkemiz, dogmalardan arınmış, evreni aklın öncülüğünde ve bilimin araçlarıyla algılayan, bilim ve teknoloji ile barışık, sorumluluk bilinci gelişmiş, ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için çaba gösteren, Cumhuriyet'in temel ilkelerinin değerini bilen ve korumaya kararlı kuşaklar yetiştirmek olmalıdır. Aslında bilim, teknoloji ve sanayide üstün olan ülkelerin biçimlendirdiği küreselleşen dünya üzerinde saygın yer edinebilmenin başka yolu da bulunmamaktadır."

"Türkiye'nin, dünya petrol ve doğal gaz rezervlerinin yaklaşık dörtte üçüne sahip üretici ülkelerle en önemli tüketici ülkelerin merkezinde yer alması, enerji zengini Hazar ve Orta Doğu bölgeleri ile Avrupa arasında bir köprü oluşturmasına olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda, çeşitli petrol ve doğal gaz boru hatlarını kapsayacak Doğu-Batı Enerji Koridoru tasarısıyla ilgili gelişmeler mutluluk vericidir."

"Türkiye doğal, kültürel ve tarihsel kaynakların, sürdürülebilir kalkınma anlayışı içinde korunmasını ve değerlendirilmesini çağdaş bir yaklaşımla sağlayabildiğini göstermeli ve anlatabilmelidir."

" 'Geniş Orta Doğu ve Kuzey Afrika' ya da 'Büyük Orta Doğu Tasarımı' adı altında, uzun dönemde bölgeye demokrasi ve özgürlük götüreceği öne sürülen girişimler tartışmaya açılmıştır."

"Tasarım bahanesiyle Türkiye'yi model ülke olarak göstermek, Türkiye için "İslam Cumhuriyeti" tanımlamasını getirmek ya da "Ilımlı İslam" gibi anlamsız bir modeli önce Türkiye için öngörmek yersizdir ve asla kabul edilemez."

"Türkiye, Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte 81 yıl önce siyasal rejimini seçmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin rejimi, Atatürk ilke ve devrimleriyle Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti temelinde yapılanan, aydınlanmacı ve çağdaş bir içeriğe sahiptir."

"İster "ılımlı", ister "köktenci" olsun, din devleti ile demokrasinin bağdaşması olanaksızdır ve bu iki rejimin yan yana getirilmesi tarihe ve bilime ters düşmektedir. "

"Uluslararası gelişmeler, Türkiye'yi Soğuk Savaş döneminin "kanat ülkesi" konumundan, uluslararası jeopolitik ortamın tam merkezine kaydırmıştır."

"Ulusal güvenliğimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin tekil yapısının ve devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünün temel taşlarını oluşturan "laiklik" ve "Atatürk Milliyetçiliği" ile doğrudan bağlantılıdır."

"Din sömürüsünü temel araç olarak kullanan ve Türk toplumunun Cumhuriyet döneminde elde ettiği tüm çağdaş kazanımları yok etmeyi hedefleyen irticai hareket, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletini öngören anayasal düzenimiz için öncelikli tehdit olma niteliğini sürdürmektedir."

"Çağdaş bir ulus olmanın bilinci içinde, irticanın ülke gündeminden çıkarılması için savaşım kararlılıkla sürdürülmelidir."

"Bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyindeki varlığı sona ermedikçe, bölgedeki Türk mevcudiyetinin etkin biçimde sürdürülmesi ülkemizin güvenliği yönünden gereklidir."

"Irak'ın kuzeyinde silahlı varlığını sürdüren bölücü örgüte karşı ABD'nin ve Irak'taki Çok Uluslu Gücün harekete geçmemesi, hem Türk-ABD dostluğu ve müttefikliği hem de terörle uluslararası savaşım yükümlülükleri yönünden çelişki oluşturmaktadır."

"Değişen dünya koşulları ve ortaya çıkan yeni görevlerin özellikleri dikkate alınarak Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve etkin bir yapıya kavuşturulması yaşamsal önemdedir. Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak etkinliğinin artırılmasında belirleyici ögelerden biri de Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek teknolojiye dayanan, dinamik ve kendine yeterli bir ulusal savunma sanayii ile desteklenmesidir."

"Türkiye'nin kalkınmasına yardımcı olacak bölgesel ve uluslararası koşulların oluşmasına katkı sağlamak, temel hedefimizdir."

"Bir yandan Cumhuriyetimizin dış politikasının dayandığı ilkeleri özenle korurken, diğer yandan, yoğun bir değişim yaşanan çağımızın koşullarına uyum göstermenin en akılcı yol olacağına inanıyoruz. Bu bağlamda, dış politikamızda süreklilik gösteren, gerçekçilik, barışçılık, tutarlılık, sağduyu ve uluslararası hukuka saygı gibi ilkelerimizi, inandırıcı ve etkili biçimde yürütürken, aynı zamanda çağdaş değerleri paylaşan ve yayan bir anlayışla desteklemeliyiz."

"Ekonomi ve savunma alanlarındaki gücümüze ek olarak, demokratik ve laik yapımız ve dış politikada izlediğimiz çözümden yana yaklaşımlar, ülkemizin saygınlığına ve etkinliğine büyük katkı yapmaktadır."

"Avrupa Birliği'ne üyelik sürecimizde önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz."

"Avrupa Birliği'ne üyeliğin aynı zamanda ülkemizin çok partili, laik ve demokratik siyasal yapısının ek güvencesi olacağını ve ülkemizin her türlü aşırılığa karşı korunmasını güçlendireceğini düşünüyoruz."

"Türk Ulusu'nun Avrupa Birliği'nden beklentisi, yansız ve hakça bir değerlendirmedir. Avrupa Birliği Komisyonu'nun önümüzdeki günlerde yayınlayacağı İlerleme Raporu'nda, gerçekleştirilen kapsamlı reformların nesnel biçimde değerlendirilmesini, diğer adaylar için yapıldığı gibi, görüşmelerin bir an önce başlatılmasına yönelik açık ve net bir öneriye yer verilmesini bekliyoruz. "

"Avrupa Birliği'nin Türkiye ile üyelik görüşmelerine başlaması ve bu sürecin sonunda Türkiye'nin üyeliği, Orta Doğu bölgesine ve geniş anlamda, İslam Dünyası'na verilebilecek en önemli iletidir. Bu ileti, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi değerlerin evrensel olduğunu, günümüzde toplumları ayıran çizginin uygarlıklar ve dinler arasından değil, bu değerleri benimseyenlerle benimsemeyenler arasından geçtiğini, Batı ile İslam Dünyası'nın bu değerler temel alınarak kucaklaşabileceğini ortaya koyacaktır."

"Gelinen bu aşamada, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği konusunda, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin içtenliklerini sınamamız gerekirken, kendi yanlışlarımızı düzeltmek için zaman kaybedip bedeller ödememeli, Türkiye'nin Avrupa Birliği dışında tutulmasını isteyenlerin ellerini güçlendirmemeliyiz. "

"Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkilerimiz, karşılıklı yarar ve erginliğini kanıtlamış bir müttefiklik ve dostluk temelinde yürütülmelidir."

"Yunanistan'la ilişkilerimizde, içtenlik ve diyalog vazgeçilmez iki ögeyi oluşturmaktadır. Türkiye, kurulan diyalog aracılığıyla attığı daha ileri adımların karşılıksız kalmayacağını düşünmektedir."

"Yıllardır uluslararası toplumu tersine inandırmayı başarmış olan Rum tarafının barış ve birleşmeden kaçan tutumunda diretmesi karşısında, Kıbrıs Türkleri'nin haksız yalıtılmışlığına kesin olarak son vermek, siyasal dürüstlüğün, hak ve adalete uygunluğun bir gereği, uluslararası toplumun inandırıcılığının ve tutarlılığının doğal sonucu olmalıdır."

"Güney Kafkasya'da kalıcı istikrar, güvenlik ve gönencin oluşturulması Türkiye yönünden yaşamsal önem taşımaktadır."

"Azerbaycan ve Gürcistan'la ortaklığımızın güzel bir simgesini oluşturan, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının öngörüldüğü gibi, gecikmeksizin 2005 yılında tamamlanması temel hedeflerimizden biridir."

"Türkiye'ye karşı açık, önyargısız ve dostça siyasa izleyen her ülke kazançlı çıkmaktadır. Ermenistan'ın bu anlayışla hareket etmesini umuyoruz."

"Türkiye, demokratik, toprak bütünlüğü ve ulusal birliği korunmuş ve gönençli bir Irak hedefi doğrultusunda hareket etmeyi sürdürecektir."

"Kerkük'ün herhangi bir etnik gruba maledilmesi çabalarının yaratabileceği huzursuzluklar, yalnızca bu ille sınırlı kalmayacak, Irak'ın geneline yayılan bir iç kargaşayı ve sonuçları önceden kestirilemeyecek bölgesel istikrarsızlığı tetikleyebilecektir."

"Bugün kullandığı adı ne olursa olsun, terör örgütü PKK'nın Irak'ta herhangi bir biçimde sığınak bularak sınırlarımıza sızmasını görmezlikten gelemeyeceğimizi özellikle vurgulamak gerekir. Irak'taki gelişmelerden yararlanılarak, ülkemize yönelik terör eylemlerinin yeniden başlatılmasına izin vermeyeceğimiz açıktır. Stratejik ortağımız ve müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri'nin bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz."

"Orta Doğu'ya gerçek ve kalıcı barış ve istikrarın gelememesi, öncelikle sayısız yaşamın yitirilmesi gibi üzücü bir sonuç doğurmaktadır. Orta Doğu'da normalleşme çok gecikmiş bir gereksinimdir."

"Türkiye, başta Filistin-İsrail uyuşmazlığı olmak üzere, bölgedeki sorunların çözülmesi için taraflarca istenebilecek her türlü yardımı yapmaya hazırdır. Hareket noktamız, barış arayışlarına destek vermek ve uzlaşmaları cesaretlendirmektir."

"Gerek Orta Doğu'da, gerek daha geniş bir coğrafyayı temsil eden İslam Konferansı Örgütü üyesi ülkelerde, siyaset, ekonomi ve toplumsal alanlarda olumlu değişime ve kalkınmaya duyulan gereksinimin halklar ve hükümetler düzeyinde giderek daha fazla kabul görmesi mutluluk vericidir. Türkiye'nin bölgeye ilişkin, fırsat buldukça dile getirdiği vizyon, daha açık, özgür, demokratik yapıların yaşama geçirilmesini, insan hakları, hukukun üstünlüğü, iyi yönetişim, kadın erkek eşitliği gibi ilkelerin gözetilmesini, bölgenin ekonomi ve ticaret alanlarında sunduğu olanakların daha akılcı işletilmesini öngörmektedir. "

"Türkiye'nin, Atatürk'ün gösterdiği doğrultuda çağdaşlaşma ve Batı'ya yönelme hedefi, Cumhuriyet'in kurulmasından bu yana süregelmektedir."

"Türkiye, sorunları bulunsa da, yurttaşlarının yarınlara güvenle bakmasını sağlayacak olanaklara, en güç koşullarda akıl ve sağduyu ile karar alma ve uygulama bilincine sahiptir. Bugün Türkiye, koruduğu ve ödün vermeden yaşattığı nitelikleriyle birçok ülke için örnek konumdadır. "

"Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş dünyada etkin bir ülke olarak öne çıkmasını sağlamak, çocuklarımıza ve gençlerimize övünecekleri bir ülke bırakmak, aydınlık yarınlar hazırlamak ortak sorumluluğumuzdur. "
 

Konuşma Metni


(1 EKİM 2004)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2004 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.