|
Cumhurbaşkanı
Ahmet Necdet Sezer'in TBMM'nin 21. Dönem 3. Yasama Yılı'nı açış konuşmasından
ana başlıklar...
(1
Ekim 2000)
**
Hukuk devleti kavramı, çağdaş demokrasinin belirleyici özelliğidir. Yaşadığımız
dünyada, yine çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmek, ancak hukuk devleti
ilkesinin evrensel ölçütlere uygun olarak gerçekleştirilmesi, geliştirilmesi
ve korunmasıyla olanaklıdır. Bugün özgürlükçü demokrasilerdeki temel anlayış,
devletin birey için varolduğudur.
**
Türkiye'nin kimi sorunlarının temelinde kurallara uymamak ve kurumsallaşamamak
yatmaktadır. Kuralların yönetilenler için olduğu, yönetenlerin kurallara
uymama özgürlüğünün bulunduğu anlayışı birçok sorunun kaynağıdır.
**
Yargının bağımsızlığını pekiştirecek ve zaman kaybının bireyler
yönünden yol açtığı zararları ortadan kaldıracak biçimde adalet düzeneklerinin
hızlı işlemesini sağlayacak bir yargı reformunun üzerinde durulması gerektiği
inancındayım.
**
Anayasamızda Türk Ulusu'nun gereksinmelerine yanıt oluşturacak iyileştirmelerin
yapılması ve evrensel ölçütlerin hukuk sistemimize kazandırılması zamanı
gelmiştir.
**
Çağdaş demokratik uluslar topluluğuna katılabilmemiz için Anayasa'nın
gözden geçirilip, özgürlükcü, çoğulcu, katılımcı, güvenceli, devlet organları
arasında görev ve yetkileri dengeleyen "hukuk devleti" ilkesini sözde bırakmayıp
yaşama geçiren bir "Anayasa" oluşturulması gerekir.
**
Cumhurbaşkanı'nın, kanun hükmünde kararnameleri Anayasa'ya ve hukuka
uygunluk yönünden değerlendirirken amacı, yürütmenin organlarından biri
olan Bakanlar Kurulu'nu ya da Devlet işleyişini engellemek değil, tam tersine
yardımcı olup, Anayasa'ya ve hukuk devleti ilkesine uygunluğu sağlamaktır.
**
KHK çıkarma yetkisinin ivedi ve zorunlu olmayan durumlar için verilmesi,
hemen her konuda düzenleme yetkisi tanınarak uygulamaya yaygınlık ve süreklilik
kazandırılması yasama yetkisinin devri anlamına gelir ve Anayasa ile bağdaşmaz.
**
Ölüm cezasının kaldırılması, Türk Ceza Yasası'nın ölüm cezası gerektiren
suçların, ölüm cezası dışında, örneğin ağırlaştırılmış ömür boyu hapis
ile cezalandırılmasını sağlayacak bir gözden geçirmeye bağlı tutulmasıyla
elde edilebilir.
**
Bölücü terör örgütünün 1999 yılında aldığı kimi unsurlarıyla yurt
dışına çekilme kararına ve eylemlerin terörle savaşımda sağlanan başarılar
sonucu azalmasına karşın bu tehdit karşısında uyanık olmamız gerekliliği
ortadan kalkmış değildir. Ülke huzuru, güvenliği ve iç barış yönünden terör
eylemlerinin Türkiye'nin gündeminden tamamen düşmesi zorunludur.
**
Anayasa'da belirtilen demokratik, laik sosyal yapımızı yıkmayı amaçlayan
her tehdidi olduğu gibi, irtica tehdidini de önlemek Devletin ana görevleri
arasındadır.
**
Türkiye'de karşı karşıya bulunulan dış destekli irtica faaliyetlerine
karşı, Anayasa ve demokratik hukuk düzeni çerçevesinde, devletin tüm kurum
ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları tarafından anayasal düzenimizin
temelini oluşturan laikliğin korunması ve bu bağlamda dinin siyasal amaçlarla
kullanılmasının önlenmesi ve ulusal eğitimin bu tür hareketlerin etkisinden
kurtarılması amacıyla toptan savaşım verilmektedir.
**
Her ülkenin içinde bulunduğu koşullara göre farklılıklar gösteren
yolsuzluk olayı, ülkemizde, üzerinde özenle durulması gereken bir boyut
kazanmıştır.
**
Toplumun etik ve hukuksal kurallarını ihlal eden yolsuzluk yanında,
dar bir çevreye büyük çıkarlar sağlanmasına olanak veren, kamu kaynaklarını
belirli çevrelerin çıkarına dönüştüren, kıt kaynakların kamu yararına eşitlik
ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına engel olan tüm siyasal ve
yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele alıp değerlendirmek zorunlu
duruma gelmiştir.
**
Yolsuzlukların önlenmesinde, Devletin, gereklilik, verimlilik, tutarlılık
ve etkinlik ilkelerine göre yapılandırılması, kamu personel rejiminin iyileştirilmesi,
kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülüp bu hizmetlere hız kazandırılması,
kamu yönetiminin nitelikli hizmet sunacak biçimde saydamlaştırılması, yönetim
üzerindeki siyasal baskıların azaltılması önemli rol oynayacaktır.
**
Devletin etkinliğinin artırılmasında önemli bir ögenin devlet memurlarının
özlük haklarına ilişkin bir devlet personel reformunun ivedilikle gerçekleştirilmesi
olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
**
Yolsuzluk ekonomisinin zenginler üretmesine ve bunların etkinlik
kazanmasına olanak verilmemelidir.
**
Eşit işe eşit ücret ilkesine dayalı bir sisteme geçilerek ücret
dengesizliğinin giderilmesi, sendikal hakların geliştirilmesi sağlanmalıdır.
**
Çağdaş demokrasilerde, devletin hizmetlerini tamamlayacak ya da
var olan boşlukları dolduracak ve toplumsal denetim rolü oynayacak sivil
toplum örgütleri ortaya çıkmıştır. Bu örgütler, demokraside gereksinme
duyulan ögeler olmaya başlamışlar ve önemleri giderek artmıştır. İçten
dileğim, Türkiye'de güçlenen sivil toplum hareketine anayasal güvence sağlanmasıdır.
** Toplumun ulaştığı ekonomik kalkınma düzeyi
ile demokrasi ve hukuk devleti ilişkisi gözardı edilemez.
** Güçlü bir ekonomik yapı, demokrasinin de
eğitimin de adaletin de güvencesidir.
** Enflasyonla savaşım gerekçesiyle de olsa
bütçe sınırlamasının, en azından adalet, sağlık ve eğitim gibi temel kamu
hizmetlerinde uygulanmaması yerinde olacaktır. '
** Çağdaş uygarlık düzeyini yakalayabilmek
için, dünün değil bugünün bilgileriyle beslenen, akıldışılıktan ve bağnazlıktan
uzak, herhangi bir doğmaya saplanmadan sorgulayan bireyler yetiştirmek
zorundayız.
** Devrim yasaları arasında yer alan Öğretim
Birliği Yasası'nın uygulanması, devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü,
Türk Devleti'nin ve Cumhuriyet'in varlığını korumanın tek çıkar yoludur.
** Siyasal ve sosyal kurumları güçlendiren
laiklik, öğretim birliği yasası ile eğitim ve öğretime de ışık tutmuştur.
** Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana dış
politikamıza yön veren temel ilkeler bundan sonra da uluslararası ilişkilerimizi
yönlendirecektir.
** Terörizme destek veren ve teröristlere
kucak açan devletler, uluslararası toplum tarafından destek görmemeli,
tersine en güçlü biçimde kınanmalıdır.
** Salt oy kaygısıyla ulusal çıkarlarını gözardı
eden ABD Temsilciler Meclisi'nin kimi üyelerinin sonunda sağduyunun gereği
olan bir tutum almaya yönelmelerini diliyorum.
** Ermenistan'ın yöneticilerine, tarihi gerçekleri
çarpıtarak, Ermeni toplumunun Türk halkına karşı düşmanlık duygularını
körüklemenin bir yararı olmayacağını bir kez daha anımsatmak isterim.
** Ermeniler'in soykırım savı tarihte hiçbir
zaman gerçekleşmemiştir.
** Türk-yunan ilişkilerini geçmişin ipoteğinden
kurtararak 21. Yüzyılın değerlerine uygun bir düzeye getirmek her iki ulusun
gelecek kuşaklara borcudur.
** Orta Asya ülkelerini tehdit eden terörizm
ve köktendincilik tehlikeleri ile savaşımlarını destekliyoruz. Bu alanda,
Türkiye dost ve kardeş orta asya cumhuriyetlerine elinden gelen yardımı
yapmaya hazırdır.
** Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliğinin
gerçekleştirilmesi, 21. yüzyıl ana ereklerinin başında gelmektedir.
** Avrupa Birliği'ne tam üyelik, binlerce
yıllık tarih ve kültür birikimine sahip olan ülkemizin gerçek potansiyelini
ortaya koymasına ve birikimini dünya ile paylaşmasına yardımcı olacaktır.
** Türkiye'nin jeostratejik konumu, kültürel
birikimi ve siyasal, ekonomik, toplumsal ve askeri alanlarda gerçekleştireceği
gelişmeler sonucu 2010'larda bölgesel bir güç olarak etkinliğini
daha da artırması, 2020'lerde ise küresel bir güce dönüşmesi ereklenmektedir.
(1
EKİM 2000)
  |