| Yasanın gerekçesi şöyle:
Ülkemiz tarafından 9 Haziran 1999 tarihinde imzalanan, 25 Ocak 1996
tarihli Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi (European
Convention on the Exercise of Children's Rights) Türkiye'nin taraf bulunduğu
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin, Taraf Devletleri, bu Sözleşmede
tanınan hakların uygulanması amacıyla her türlü yasal, idarî ve diğer önlemleri
alma yükümlülüğü getiren 4 üncü ve çocuğun her konuda görüşlerini serbestçe
ifade etme hakkına dair 12 nci maddelerinin uygulamaya geçirilmesi anlayışına
dayanmaktadır.
Sözleşmede, çocukların birey ve insan olarak haklarının korunması için,
adlî bir makam önünde kendilerini ilgilendiren davalarda bazı usulî haklar
tanınması, bu hakların bizzat kendileri veya diğer şahıslar ya da kurumlar
aracılığı ile kullanılmasının kolaylaştırılması konularında hükümler yer
almaktadır. Sözleşme konuyu özel hukuka ilişkin boyutları ile ele almakta,
ceza hukuku alanında herhangi bir düzenleme getirmemektedir.
Sözleşme, çocukların adlî bir makam önünde boşanma, velayet ve şahsî
ilişki kurulması gibi kendilerini etkileyen aile hukuku davalarına katılmak,
tercih ve görüşlerini açıklamak ve bilgilendirmek olanağı tanınmak ve görüş
ve arzuları da dikkate alınmak suretiyle çocuğun en fazla yararına olabilecek
çözümlerin bulunması amacına yönelik bulunmaktadır.
Sözleşmenin bir gayesi de çocukların kendilerini ilgilendiren davalarda,
en fazla yararlarına olabilecek hükümlerin uygulanmasını denetim altında
tutacak kurumsal mekanizmaların oluşturulması için uluslararası düzeyde
müşterek bir tavır benimsenmesini sağlamaktır.
Sözleşmede 5 kısım altında 26 maddeden oluşmaktadır.
Birinci Kısımda yeralan 1 inci ve 2 nci maddelerinde, Sözleşmenin uygulama
alanı ve Sözleşmede geçen kavramlarla ilgili açıklama yapılmıştır. 1 inci
maddenin 1 inci paragrafı uyarınca, Sözleşme hükümleri 18 yaşın altında
bulunan çocuklar hakkında uygulanacaktır. Sözleşmenin uygulanmasında, adlî
bir makam önünde çocukları ilgilendiren davalar, aile hukuku alanında özellikle
çocukla şahsî ilişki kurulması ve ikameti gibi velayet sorumluluğunun kullanılmasından
doğan davalar olarak ifade edilmektedir. (md. 1/3)
İkinci Kısımda yeralan 3 ilâ 15 inci maddelerinde Sözleşme kapsamında
çocuk haklarının kullanılması ile ilgili hak ve yükümlülükler belirlenmiştir.
Başlıca;
3 üncü maddesine göre, çocuklara adlî bir makam önünde, kendilerini
ilgilendiren bir davada gerekli bütün bilgileri almak, tercih ve görüşlerini
açıklamak, bu görüşleri ile dava sonunda verilecek bir kararın muhtemel
sonuçları hakkında bilgilendirilmelerini talep etme hakkı tanınacaktır.
Şu kadar ki, bu hükmün uygulanmasında çocukların yeterli idrak gücüne haiz
olup olmadığı iç hukuka göre belirlenecektir.
4 üncü maddesi, çocukların adlî bir makam önünde, kendilerini etkileyecek
bir davada, iç hukuka göre, velayet sorumluluğuna sahip olanların, menfaatlerinin
çatışması nedeniyle temsilci olamayacakları durumlarda, bir temsilci tayin
edilmesini talep etme hakkını,
5 inci maddesi, çocukların adlî bir makam önünde, kendilerini ilgilendiren
bir davada, görüşlerinin açıklanmasında yardımcı olmak üzere tercih edecekleri
bir şahsın yardımlarını talep ve mümkün olduğu takdirde yasal temsilci
olarak bir avukatın atanmasını istemek haklarını,
Düzenlemektedir.
Sözleşmenin 6 ncı maddesi, çocuğu etkileyen bir davada, adlî makamın,
karar vermeden önce, çocuğun yüksek yararlarına uygun bir karar vermeyi
sağlayacak yeterli bilgilerin mevcut olup olmadığını değerlendirmek gerektiğinde
velayet sorumluluğuna sahip olan kişilerden ek bilgileri almak, çocuğa
bilgi verilip verilmediğini incelemek ve gerekli hallerde çocuğun yaşı
ve idrak gücü elverdiği ölçüde çocuğun bilgilerine başvurmak yükümlülüğünü
getirmiştir.
8 inci maddesi, söz konusu davalarda adlî makama, çocuğun refahının
ciddî bir tehlike içinde bulunması sebebiyle, iç hukukun belirlediği durumlarda
re'sen harekete geçme, 9 uncu maddesi, bu davalar sebebiyle yasal temsilcinin
menfaati ile çocuğun menfaatinin zıt olması halinde, adlî makama kendiliğinden
başka bir temsilci tayin etme yetkilerini tanımaktadır. 10 uncu maddesinde
de, yasal temsilcinin, çocuğun yaşı ve idrak gücü elverdiği ölçüde, gerekli
bilgileri vermek, görüşlerinin olabilecek sonuçlarını açıklamak, keza temsilci
sıfatıyla yaptığı bir işlemin muhtemel sonuçlarını bildirmek ve çocuğun
görüş ve tercihlerini adlî makama iletmek yükümlülüğü öngörülmüştür.
Sözleşmenin Üçüncü kısmında yeralan 16 ilâ 19 uncu maddeleri, işbu Sözleşmenin
uygulanması ve yorumu ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek sorunları incelemek,
bunun sonuçlarını bir tavsiye ile bildirmek, Sözleşme ile ilgili teklifleri
değerlendirmek ve uluslararası işbirliğini sağlamak üzere birYürütme Komitesi
oluşturulması, bu Komitenin teşekkül tarzı, toplantı ve görüşme usullerine
ilişkin hükümleri,
Dördüncü Kısmında yeralan 20 nci maddesi Sözleşmede değişiklik yapılmasında
izlenecek usule ilişkin hükümleri,
Beşinci kısımda yeralan 21 ila 26 ncı maddeleri de, Sözleşmenin imzalanması,
onayı ve yürürlüğe girmesi konusundaki hükümleri;
İhtiva etmektedir.
|