|
Helsinki
Nihai Senedi...
(2)
AVRUPA’DA GÜVENLİĞE İLİŞKİN SORUNLAR
Avrupa’da Güvenlik ve
İşbirliği Konferansına katılan Devletler,
Kendi aralarında karşılıklı
daha iyi ilişkiler oluşturmak ve halklarına, güvenliklerine yöneltilmiş
her türlü tehdit veya kasıtlı girişimden korunmuş olarak, gerçek ve kalıcı
barış düzeni içinde yaşam koşulları sağlamak amacını yeniden açıklayarak
;
Yumuşamayı hem sürekli hem
de giderek artan bir canlılık içinde tutarak ve geniş kapsamlı, aynı zamanda
da evrensel bir süreç yapmak için çaba gösterme gereğine ve Avrupa’da Güvenlik
ve İşbirliği Konferansı sonuçlarının uygulanmasının bu sürece büyük bir
katkısı olacağına inanarak ;
Halklar arasındaki dayanışmanın
ve katılan - Devletlerin, Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansınca
saptanan amaçların gerçekleşmesinde ortak ereğin kendi aralarında bütün
alanlarda daha iyi ve daha sıkı ilişkilerin gelişmene ve böylece geçmiş
ilişkilerin niteliğinden doğan çatışıcı tutumun üstesinden gelmeye ve karşılıklı
daha iyi anlayışa yol açacağını gözönünde tutarak ;
Ortak tarihlerinin bilinci
içinde, gelenekleri ve değerlerinde var olan ortak unsurların ilişkilerini
geliştirebileceğini kabul ederek, güvensizliği ortadan kaldırmak, güveni
arttırmak amacıyla çabalarını birleştirme, onları ayırıcı sorunları çözümleme
ve insanlık hizmetinde işbirliği olanaklarını, tutum ve görüşlerin çeşitliliği
ve özgürlüğünü bütünüyle gözönünde tutarak araştırma isteği ile:
Avrupa’da güvenliğin bölünmezliği
ile birlikte, Avrupa’nın tümünde işbirliğinin geliştirilmesindeki ortak
çıkarı kabul ederek, bu amaçla çabaların sürdürülmesi niyetlerini
belirterek;
Avrupa’da ve bütün dünyada,
barış ve güvenlik arasındaki sıkı bağın varlığını kabul ederek,
dünya barış ve güvenliğinin güçlendirilmesine, bütün halklar için, temel
hakların, ekonomik ve sosyal ilerlemenin ve gönencin oluşturulmasında,
katılan - Devletlerden her birinin yardımcı olması gerektiği bilinci ile,
Aşağıdaki hususları kabul
etmişlerdir :
1.
(a) KATILAN - DEVLETLERİN
KARŞILIKLI İLİŞKİLERİNE
YOL GÖSTERECEK İLKELER
BİLDİRİSİ:
Katılan - Devletler,
Barışa, güvenliğe ve adalet
ile dostça ilişkiler ve işbirliğinin sürekli gelişmesine bağlılıklarını
yeniden
açıklayarak ;
Halkların çıkar ve özlemlerini
yansıtan bu bağlılığın her katılan - Devlet için, geçmişteki denemelerin
ışığı altında, bugünkü ve gelecekteki sorumluluğunu oluşturduğunu kabul
ederek ;
Birleşmiş Milletlere üye
oluşlarına uygun olarak ve Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkeleri uyarınca,
uluslararası barış, güvenlik ve adaletin güçlenmesinde ve uluslararası
sorunların çözülmesi ile Devletler arasında dostluk ilişkilerinin ve işbirliğinin
geliştirilmesinde Birleşmiş Milletlerin ve bu örgütün rolünün ve etkinliğinin
arttırılmasında tam ve canlı desteklerini yeniden açıklayarak ;
Aşağıda yer alan ve Birleşmiş
Milletler Andlaşmasına uygun olan ilkelere hep birlikte katıldıklarını
ve bu ilkelerin uygulanmasında Birleşmiş Milletler Andlaşmasının amaç ve
ilkeleri uyarınca davranma yolundaki ortak iradelerini belirterek ;
Ekonomik, politik ve sosyal
sistemleri ile boyutları, coğrafya konuşları ve ekonomik gelişme düzeyleri
ne olursa olsun, öteki katılan - Devletlerle ilişkilerinde hepsi de büyük
önem taşıyan ve karşı-lıklı ilişkilerine yol gösterecek aşağıdaki ilkelere
saygı göstermek ve bunları uygulamaya koymak konusunda kararlı bulunduklarını
açıklarlar
:
I. EGEMEN EŞİTLİK, EGEMENLİĞİN
ÖZÜNDEKİ HAKLARA SAYGI
Katılan - Devletler, özellikle,
her Devletin hukuk eşitliği, toprak bütünlüğü ve özgürlük ile siyasal bağımsızlığı
da kapsamak üzere, karşılıklı olarak birbirinin egemen eşitlik ve kişiliği
ile birlikte egemenliğin kavradığı ve bu kavramın özünde bulunan tüm haklara
saygı gösterirler. Bunun gibi, birbirinin siyasal, sosyal, ekonomik ve
kültürel sistemlerini özgürce seçme ve geliştirme hakkına olduğu kadar,
yasa ve tüzüklerini saptama hakkına da saygı gösterirler.
Devletler Hukuku çerçevesinde,
tüm katılan - Devletlerin eşit hakları ve görevleri vardır. Katılan - Devletler,
her bir Devletin, öteki Devletlerle ilişkilerini Devletler Hukukuna ve
işbu Bildiri’nin anlayışına uygun olarak, istediği gibi tanımlamak ve yürütmek
hakkına saygı gösterirler. Sınırlarının Devletler Hukuku uyarınca, barışçı
yollarla ve andlaşma ile değiştirilebileceğini gözönünde tutarlar. Bunun
gibi, uluslararası örgütlere girme veya girmeme, ittifak andlaş-malarına
taraf olma veya olmama hakkını da kapsamak üzere, ikili veya çok taraflı
andlaşmalara taraf olma veya olmama haklarına sahiptirler; ayrıca, tarafsızlığa
da hakları vardır.
II. TEHDİDE VEYA KUVVET
KULLANMAYA BAŞVURMAMA
Katılan - Devletler, genel
olarak uluslararası ilişkilerinde olduğu gibi, karşılıklı ilişkilerinde
de başka bir Devletin toprak bütünlüğüne ve siyasal bağımsızlığına karşı
ya da Birleşmiş Milletler amaçlarıyla ve işbu Bildiri ile hiçbir biçimde
bağdaşmayan bir biçimde, tehdit veya kuvvet kullanmaya başvurmaktan kaçınacaklardır.
Bu ilkeye aykırı düşecek hiçbir düşünce, tehdide veya kuvvete başvurmayı
haklı göstermek üzere ileri sürülemez.
Buna göre, Katılan - Devletler,
diğer bir Katılan - Devlete karşı kuvvet tehdidi veya doğruca veya dolaylı
kuvvet kullanma sayılabilecek davranışlardan kaçınırlar. Bunun gibi bir
başka Katılan - Devletin, egemenlik haklarını bütünüyle kullanmadan
vazgeçmeye götürücü herhangi bir kuvvet gösterisinden kaçınırlar. Bunun
gibi, kar-şılıklı ilişkilerinde kuvvete dayanan herhangi bir zararla karşılık
(représailles) hareketinden kaçınırlar.
Böyle hiçbir tehdit ve kuvvet
kullanma anlaşmazlıkların çözüm yolu olarak veya aralarındaki anlaşmazlıkların
doğurabileceği sorunların çözümü yolu olarak kullanılmayacaktır.
III. SINIRLARIN DOKUNULMAZLIĞI
Katılan - Devletler, karşılıklı
olarak, birbirinin sınırlarını ve Avrupa’daki bütün Devletlerin sınırlarını
dokunulmaz sayarlar ve bunun sonucu olarak, bugün olduğu gibi gelecekte
de bu sınırlara saldırıda bulunmaktan kaçınırlar.
Buna göre, herhangi bir katılan
- Devletin ülkesinin tümüne veya bir parçasına el koyma isteminde bulunmaktan
veya el koymaktan da kaçınırlar.
IV. DEVLETLERİN ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜ
Katılan - Devletler, her
bir katılan - Devletin ülke bütünlüğüne saygı gösterirler.
Buna göre, herhangi bir katılan
- Devletin ülke bütünlüğüne, siyasal bağımsızlığına ve birliğine karşı,
Birleşmiş Milletler Andlaşmasının amaç ve ilkeleri ile bağdaşmayan, herhangi
bir davranıştan, özellikle tehdit veya kuvvet kullanma sayılabilecek herhangi
bir eylemden kaçınırlar.
Bunun gibi katılan - Devletler,
Devletler Hukukuna aykırı olarak, birbirlerinin ülkelerini, askeri işgal
veya doğruca veya dolaylı kuvvet önlemleri konusu yapmaktan ya da bu gibi
önlemleri veya bunları tehdit olarak kullanarak, edinim konusu yapmaktan
kaçınırlar. Bu nitelikteki hiçbir işgal veya edinim hukuka uygun sayılmayacaktır.
V. ANLAŞMAZLIKLARIN BARIŞÇI
YOLLARLA ÇÖZÜMÜ
Katılan - Devletler, aralarındaki
anlaşmazlıkları, uluslararası barış ve güvenliği ve adaleti tehlikeye düşürmeyecek
biçimde, barışçı yollarla çözerler.
Katılan - Devletler, iyi
niyetle ve işbirliği anlayışı ile Devletler Hukukuna dayanan, çabuk ve
hakkaniyete uygun bir çözüm bulmaya çaba göstereceklerdir.
Bu amaçla, taraf bulundukları
anlaşmazlıklara, daha önceden, kabul ettikleri herhangi bir çözüm yöntemini
de kapsamak üzere, görüşme, soruşturma, arabuluculuk, uzlaştırma, hakemlik,
yargısal çözüm veya seçecekleri başka barışçı yollara başvururlar.
Yukarıda anılan barışçı yollardan
herhangi biri ile çözüme varılamaması durumunda, bir anlaşmazlığa taraf
olanlar, anlaşmazlığı barışçı yolla çözmek için karşılıklı olarak saptayacakları
bir yol bulmak çabalarını sürdürürler.
Katılan - Devletler, bunlar
arasında bir anlaşmazlığa taraf olanlar ve öteki katılan - Devletler, uluslararası
barış ve güvenliğin sürdürülmesini tehlikeye düşürecek biçimde durumu ağırlaştırabilecek
ve böylece anlaşmazlığın barışçı yolla çözümünü daha güçleştirecek herhangi
bir davranıştan kaçınırlar.
VI. İÇİŞLERİNE KARIŞMAMA
Katılan - Devletler, karşılıklı
ilişkileri nasıl olursa olsun, doğruca veya dolaylı, tek başlarına veya
topluca bir biçimde, bir başka katılan - Devletin ulusal yetkisi çerçevesine
giren veya dış işlerine karışmaktan kaçınırlar.
Buna göre, katılan - Devletler,
bir başka katılan - Devlete, her türlü silahlı karışmadan (müdahaleden)
ya da böyle bir karışma tehdidinden kaçınırlar.
Bunun gibi, katılan - Devletler,
her türlü durumda, bir başka katılan - Devletce bir katılan - Devletin
egemenliği özündeki haklarını kullanmasını kendi çıkarına bağlı kılmayı
gözetecek yolda, başka herhangi bir askeri veya siyasal, ekonomik veya
başkaca herhangi zorlamalardan ve böylece kendisine herhangi bir yarar
sağlamayı güden davranıştan kaçınırlar.
Buna göre, katılan - Devletler,
inter alia, tedhiş eylemlerine veya yıkıcı eylemlere ya da başka bir katılan
- Devletin rejiminin yıkılmasına yöneltilmiş başka eylemlere, doğrudan
veya dolaylı yardımdan kaçınırlar.
VII. DÜŞÜNCE, VİCDAN,
DİN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİNİ DE KAPSAMAK ÜZERE, İNSAN HAKLARINA VE TEMEL
ÖZGÜRLÜKLERE SAYGI
Katılan - Devletler, ırk,
cinsiyet, dil ve din ayırımı gözetmeksizin, herkes için düşünce, vicdan,
din veya inanç özgürlüklerini de kapsamak üzere, insan haklarına ve temel
özgürlüklere saygı gösterirler.
Katılan - Devletler, insan
kişiliğinin özündeki onurdan doğan ve kişinin özgür ve tam gelişmesi için
zorunlu bulunan, yurttaşlık hak ve özgürlükleriyle, siyasal, ekonomik,
sosyal, kültürel ve başka hakların ve özgürlüklerin etkin biçimde kullanılmasını
geliştirir ve desteklerler.
Bu çerçeve içinde, katılan
- Devletler kendi vicdanının buyruğu uyarınca, tek başına ya da topluca
bir din veya inanca inanmak ve onun gereklerini yerine getirmek özgürlüğünü
kişiye tanırlar.
Ülkelerinde ulusal azınlıklar
bulunan katılan - Devletler, bu azınlıklardan olan kişilere, yasa önünde
eşitlik hakkını tanırlar; bu kişilere, insan haklarından ve temel özgürlüklerden
etkin olarak tümüyle yararlanma olanağını sağlarlar ve bu biçimde, bu alandaki
yasal haklarını korurlar.
Katılan - Devletler, bütün
Devletler arasında olduğu gibi kendi aralarında da dostluk ilişkilerini
ve işbirliğini geliştirmeyi sağlamak için zorunlu bir etken olan barışın,
adaletin ve gönencin, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı göstermenin
evrensel önemini kabul ederler.
Katılan - Devletler, karşılıklı
ilişkilerinde bu haklara ve özgürlüklere sürekli saygı gösterirler ve Birleşmiş
Milletlerle işbirliğini de kapsamak üzere, topluca ve tek başlarına bu
haklara ve özgürlüklere evrensel ve etkin saygıyı gerçekleştirmeye çaba
gösterirler.
Katılan - Devletler, bu alanda
kişinin bu haklarını ve görevlerini bilme ve bunlar uyarınca davranma hakkını
doğrularlar.
İnsan Hakları ve temel özgürlükler
alanında katılan - Devletler Birleşmiş Milletler Andlaşması amaçlarına
ve ilkelerine ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisine uygun olarak davranırlar.
Bağlı olabilecekleri İnsan Haklarına İlişkin Uluslararası Sözleşmeleri
de kapsamak üzere, bu alanda uluslararası bildiriler ve sözleşmelerdeki
kayıtlı yükümlülüklerini de yerine getirirler.
VIII. HALKLARIN HAKLARININ
EŞİTLİĞİ VE KADERLERİNİ KENDİLERİNİN SAPTAMALARI HAKKI
Katılan - Devletler, halkların
haklarının eşitliğine ve kaderlerini kendilerinin saptamaları haklarına,
her zaman Birleşmiş Milletler Andlaşmasının amaçları ve ilkelerine ve Devletler
Hukukunun, Devletlerin ülke bütünlüklerine ilişkin kurallarını da kapsamak
üzere, ilgili kuralları uyarınca saygı gösterirler.
Halkların haklarının eşitliği
ve kaderlerini kendilerinin saptamaları hakları ilkesi uyarınca, bütün
halklar, dışardan bir karışma olmaksızın, istedikleri zaman ve istedikleri
biçimde, iç ve dış siyasal statülerini özgür olarak saptama ve siyasal,
ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelerini diledikleri gibi sürdürme hakkına
her zaman sahiptirler.
Katılan - Devletler, gerek
kendi aralarında gerek bütün Devletlerle dostluk ilişkilerinin gelişmesi
için, halkların haklarının eşitliği ve kendi kaderlerini kendilerinin saptamaları
ilkesine evrensel saygının ve bu ilkeyi etkin bir biçimde kullanmalarının
önemini bir kez daha doğrularlar; katılan - Devletler, bu ilkeye, herhangi
bir biçimde olursa olsun, aykırı davranışların ortadan kal-dırılmasının
önemini anımsatırlar.
IX. DEVLETLER ARASINDA
İŞBİRLİĞİ
Katılan - Devletler, Birleşmiş
Milletler Andlaşmasının amaç ve ilkeleri uyarınca, karşılıklı olarak ve
bütün Devletlerle her alanda işbirliğini geliştirirler. İşbirliğini geliştirirken,
katılan - Devletler, Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansı çerçevesi
içine girdikleri kabul edilmiş alanlara, her biri tam eşit koşullar içinde
katkıda bulunarak, özel bir önem verirler.
Katılan - Devletler, eşitlik
düzeyinde işbirliğini geliştirirken, karşılıklı anlayış ve güveni, aralarında
dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerini, uluslararası barışı, güvenlik ve
adaleti ilerletmeye çaba gösterirler. İşbirliğini geliştirirken, aynı zamanda,
halkların gönencini gerçekleştirmeye ve inter alia, ekonomik, bilimsel,
teknolojik, sosyal, kültürel ve insancıl alanlarda birbirlerine ilişkin
olarak giderek artan bilgi edinmenin, ilerlemenin ve gerçekleştirmelerin
ortaya çıkardığı yararlar aracılığı ile, özlemlerinin karşılanmasına
yardımcı olmaya çaba gösterirler. Bu yararların herkese sağlanması için
gerekli koşulların oluşturulmasına elverişli önlemler alırlar; ekonomik
düzeyler arasındaki ayrılıkların azaltılmasında herkesin, özellikle bütün
dünyada gelişme yolundaki ülkelerin çıkarları bulunduğunu gözönünde tutarlar.
Katılan - Devletler, aralarındaki
bu işbirliği amaçlarının ger-çekleştirilmesinde, hükümetlerin, kurumların,
örgütlerin ve kişilerin katkıda bulunarak oynayacakları kendilerine özgü
ve olumlu bir rolleri olduğunu doğrularlar.
Yukarıda belirlenen yönde
işbirliğini arttırırken, katılan - Devletler, kendi aralarında, halkların
yararına iyileştirilmiş ve daha sürekli bir temel üzerine oturtulmuş daha
sıkı ilişkileri geliştirme çabası gösterirler.
X. DEVLETLER HUKUKU UYARINCA
ALINMIŞ YÜKÜMLÜLÜKLERİN İYİ NİYETLE YERİNE GETİRİLMESİ
Katılan - Devletler, gerek
Devletler Hukukunun genellikle ta-nınmış ilkelerinden ve kurallarından,
gerek, Devletler Hukukuna uygun olarak, taraf oldukları andlaşmalardan
ve başka sözleşmelerden doğmuş olsun, Devletler Hukuku gereğince kendilerine
düşen yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirme zorundadırlar.
Katılan - Devletler, yasalarını
ve tüzüklerini saptama hakkını da kapsamak üzere, egemen haklarını kullanırken,
Devletler Hukukundaki hukuksal yükümlülüklerine uyarlar; bundan başka,
Avrupa’daki Güvenlik ve İşbirliği Konferansının Son Senedindeki hükümleri
gereğince gözönünde tutarlar ve bunları uygularlar.
Katılan - Devletler, Birleşmiş
Milletler Andlaşması uyarınca Birleşmiş Milletler üyeliğinden doğan yükümlülüklerle
bir andlaşma veya uluslararası bir sözleşmeden doğan yükümlülükler arasında
bir çatışma durumunda, Birleşmiş Milletler Andlaşmasının 103. maddesi uyarınca
Birleşmiş Milletler Andlaşmasından doğan yükümlülüklerin üstün tutulacağını
doğrularlar.
Yukarıda belirtilen bütün
ilkeler temel bir önem taşırlar ve bunun sonucu olarak, bu ilkelerden her
biri, öteki ilkeler gözönün-de tutularak yorumlanmak suretile, eşit değerde
ve çekincesiz uygulanır.
Katılan - Devletler, bu ilkelerin
herkes tarafından uygulanma-sından doğan yararları her katılan Devlete
sağlamak üzere, işbu Bildiri’de yer alan bu ilkelere, her bakımdan eksiksiz
saygı göstermek ve bunları tam olarak uygulamak yolundaki kararlılıklarını
belirtirler.
Katılan - Devletler, yukarıdaki
ilkeleri ve özellikle onuncu ilkede yer alan birinci cümleyi - «Devletler
Hukuku gereğince kendilerine düşen yükümlülüklerin iyi niyetle yerine getirilmesi»
- gerektiği gibi gözönünde tutarak, işbu Bildiri’nin, haklarını ve yükümlülüklerini
ya da bunlara ilişkin andlaşmaları ve başka sözleşmeleri ve düzenlemeleri
etkilemediğini saptarlar.
Katılan - Devletler, bu ilkelere
saygının, alışılagelen ve dostça ilişkilerin gelişmesi ile, bütün alanlarda
aralarındaki işbirliğinin ilerletilmesini olumlu etkileyeceği yolundaki
inançlarını belirtirler. Bu ilkelere saygının aralarında siyasal temasların
gelişmesini de oluşturacağını, bunun da, tutumlarının ve görüşlerinin karşılıklı
olarak daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağı yolundaki inançlarını da
belirtirler.
Katılan - Devletler, işbu
Bildiri’de yer alan ilkelerden bütün öteki Devletlerle ilişkilerinde de
esinleneceklerini açıklarlar.
(b) YUKARIDA BELİRTİLEN
İLKELERDEN BAZILARININ UYGULANMASINA
İLİŞKİN SORUNLAR
( i ) Katılan - Devletler,
Tehdide veya kuvvet kullanmaya
başvurmaktan kaçınmaya saygı göstereceklerini ve bunu etkin kılacaklarını
açıklayarak ve bunu uluslararası yaşamın etkili bir kuralı yapmak gereği
inancı ile,
Katılan-Devletler Arasındaki
İlişkilere Yol Gösterecek İlkeler Bildirisine uygun olan, inter alia, aşağıdaki
hükümlere karşılıklı ilişkilerinde saygı göstermeye ve bunları uygulamaya
kararlı bulunduklarını bildirirler :
— Uygun gördükleri
bütün yol ve biçimlerle, birbirleri ile olan ilişkilerinde tehdide ve kuvvet
kullanmaya başvurmaktan kaçınma görevlerini etkili ve anlamlı kılmak.
— Bir başka katılan - Devlete
karşı, Birleşmiş Milletler Andlaşması amaçları ve ilkeleri ve Katılan -
Devletler Arasındaki İlişkilere Yol Gösterecek İlkeler Bildirisinin hükümleri
ile bağdaşmayacak biçimde silahlı kuvvetlerin her türlü kullanılmasından,
özellikle, bir başka katılan - Devletin ülkesine karşı işgal veya saldırı
eylemlerinden kaçınmak.
— Bir başka katılan - Devletin
egemenlik haklarını tümü ile kullanmaktan vazgeçirtmeye yönelmiş herhangi
bir kuvvet gösterisinden kaçınmak.
— Bir başka katılan - Devletin
egemenliğinin özündeki haklarını kullanmasını kendi çıkarına uydurmayı
güden ve böylece, ne çeşit olursa olsun, kendine çıkar sağlamayı amaçlayan
herhangi bir ekonomik baskı eyleminden kaçınmak.
— Uluslararası kesin ve etkili
denetim altında, genel ve tam silahsızlanmanın tümüyle gerçekleşmesinde
aşamalar oluşturan, kapsamları ve nitelikleri bakımından etkili önlemler
almak.
— Birleşmiş Milletler amaçları
ve Katılan - Devletler Arasındaki İlişkilere Yol Gösterecek İlkeler Bildirisi
ile bağdaşmayacak biçimde bir başka katılan - Devlete karşı saldırı savaşlarına
veya tehdide veya kuvvet kullanmaya yönelmiş propagandadan kaçınma görevleri
çerçevesinde, herbirinin uygun gördüğü yollarla, halklar arasında güven
ve saygı ortamını geliştirmek.
— Uzayıp gitmesi, Avrupa’da
uluslararası barış ve güvenliğin sürdürülmesini tehlikeye düşürebilecek
nitelikte, aralarındaki herhangi bir anlaşmazlığın yalnız barışçı yollarla
çözülmesi ve herşeyden önce Birleşmiş Milletler Andlaşmasının 33. maddesinde
yer alan barışçı yollarla bir çözüm aranması için her türlü çabayı göstermek.
Katılan - Devletler arasındaki
anlaşmazlıkların barışçı yolla çözümünü köstekleyebilecek herhangi bir
davranıştan kaçınmak.
( ii ) Katılan - Devletler,
Anlaşmazlıkların Barışçı
Yolla Çözümü ilkesinde belirtildiği üzere, anlaşmazlıkları çözmek konusunda
kararlılıklarını açıklayarak ;
Anlaşmazlıkların barışçı
yolla çözülmesinin tehditten veya kuvvet kullanmadan kaçınmanın tamamlayıcısı
olduğu ve her ikisinin de, barış ve güvenliğin sürdürülmesi ve güçlendirilmesi
için, tek olmamakla birlikte, temel etkenlerden birini oluşturduğu inancı
ile ;
Anlaşmazlıkların barışçı
yolla çözülmesi için ellerindeki yöntemleri güçlendirmek ve iyileştirmek
isteği
ile ;
1. Anlaşmazlıkların
barışçı yolla çözülmesi için varolan yöntemlerin tamamlanmasına yönelmiş,
herkesçe kabul edilebilir bir yöntemin incelenmesi ve hazırlanmasını sürdürmek
ve bu amaçla Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansının İkinci döneminde
İsviçre’nin sunmuş olduğu «Anlaşmazlıkların Barışçı Yolla Çözülmesi İçin
Bir Avrupa Sistemi Konusunda Sözleşme Tasarısı» ile buna ilişkin ve böyle
bir yöntemin hazırlanmasına yönelik başka öneriler üzerinde de çalışmaları
sürdürmeye kararlı bulunmaktadırlar.
2. İsviçre’nin önerisi
üzerine «Konferansın Sürdürülmesi» bölümünde yer alan konferans sürdürülmesi
yöntemlerine uygun olarak ve bu çerçeve içinde, yukarıdaki birinci paragrafta
anılan görevi yerine getirmek üzere, bütün katılan - Devletlerin uzmanlarından
kurulu bir toplantı yapılmasına karar vermişlerdir.
3. Bu uzmanlar toplantısı,
1977 yılında «Konferansın Sürdürülmesi» bölümünde öngörülen, katılan -
Devletlerin Dışişleri Bakanlarınca atanan Temsilciler toplantısından sonra
yapılacaktır.
2.
GÜVEN GETİRİCİ ÖNLEMLER
VE GÜVENLİK VE SİLAHSIZLANMANIN
BAZI YÖNLERİ HAKKINDA
BELGE
Katılan - Devletler,
Aralarında varolabilecek
gerginlik nedenlerini gidermek ve böylece dünyada barış ve güvenliğin güçlenmesine
katkıda bulunmak isteği ile ;
Aralarında güveni güçlendirmek
ve böylece Avrupa’da durulma (istikrar) ve güvenliği arttırmağa katkıda
bulunmak kararlılığı ile ;
Ayrıca, karşılıklı ilişkilerinde
olduğu gibi genellikle uluslararası ilişkilerinde de herhangi bir Devletin
ülke bütünlüğüne ve siyasal bağımsızlığına karşı veya başka herhangi bir
yoldan Birleşmiş Milletler amaçları ve işbu Son Senette kabul edilen Katılan-Devletler
Arasındaki İlişkilere Yol Gösterecek İlkeler Bildirisi ile bağdaşmayacak
biçimde, tehdide veya kuvvet kullanmaya başvurmaktan kaçınma kararlılığı
ile ;
Silahlı çatışmadan ve özellikle,
katılan - Devletlerin, zamanında ve doğru bilgi alamıyacak durumda oldukları,
kaygı doğurabilir silahlı hareketlerin yanlış anlaşılmasından veya yanlış
hesaplanmasından ortaya çıkabilecek tehlikeleri azaltmaya katkıda bulunmak
gereğinin bilinci içinde ;
Gerginliğin azaltılmasına
ve silahsızlanmanın gerçekleştirilmesine yönelmiş çabalara ilişkin düşünceleri
gözönünde
tutarak,
Askeri manevralara çağrı
yoluyla, gözlemci değişiminin temasları ve karşılıklı oluşturmaya yardımcı
olacağını kabul ederek,
Güven getirici önlemler çerçevesi
içinde, büyük çapta askeri kuvvet kaydırmalarının önceden duyuru konusu
yapılması sorununu inceledikten sonra,
Her Devletin ortak amaçlara
daha büyük ölçüde katkıda bulunabileceği başka yolların da olduğunu kabul
ederek ;
Büyük çapta askeri manevraların
önceden duyuru konusu yapılmasının, karşılıklı anlayışı oluşturmadaki ve
güveni, durulmayı ve güvenliği güçlendirmedeki siyasal önemine inanarak
;
Bu amaçlara varmak ve bu
amaçların gerçekleşmesinin temel gerekleri olarak kabul edilmiş ölçütler
ve yöntemler uyarınca, bu önlemi uygulamanın her biri için sorumluluk olduğunu
kabul
ederek ;
Siyasal karardan doğan bu
önlemin gönüllülük temeli üzerine dayanmış olduğu bilinci ile ;
Aşağıdaki hususları kabul
etmişlerdir :
I
BÜYÜK ÇAPTAKİ MANEVRALARIN
ÖNCEDEN DUYURU KONUSU
YAPILMASI
Katılan - Devletler, bütün
öteki katılan - Devletlere, aşağıdaki hükümler uyarınca, büyük çaptaki
askeri manevraları diplomatik yolla duyururlar:
Kapsamı, kara kuvvetlerince
tek başına ya da içinde olabilecek hava veya deniz kuvvetleri unsurları
ile ortaklaşa yapıldığında 25.000 askeri aşan büyük çaptaki askeri manevralar
(bu çerçeve içinde «asker» deyimi anfibik ve havadan indirme askerlerini
de kapsar) duyuru konusu yapılacaktır. Anfibik veya havadan indirme askerlerinin
tek başına manevra yaptıkları veya ortaklaşa manevraların bunları da kapsamsı
durumunda, bu askerler de bu toplama katılacaktır. Öte yandan, kara kuvvetlerini
kapsayan ve bunların yanı sıra büyükçe sayıda anfibik ve havadan indirme
askerlerini ayrı ayrı veya birlikte kapsamına alan ortaklaşa manevralar,
anılan toplama erişmese bile duyuru konusu yapılabilecektir.
Avrupa’da, katılan - Devletlerden
herhangi birinin ülkesinde olduğu gibi, bu ülkeye bitişik deniz ve hava
alanlarında da yapılacak büyük çaptaki askeri manevralar duyuru konusu
yapılacaktır.
Bir Devletin ülkesinin Avrupa’nın
ötesine uzanması durumunda, Avrupalı bir katılan - Devletin karşısındaki
veya onunla paylaştığı sınıra yalnız 250 kilometrelik bir alan içinde yapılan
manevraların önceden duyuru konusu yapılması gereklidir. Ancak, katılan
- Devletin bu alanı, katılan - Devletin Avrupa dışı - bir katılmayan -
Devletle karşı karşıya veya ortak veya karşı sınırına komşu ise burada
yapılacak manevraların duyuru konusu yapılması gerekli değildir.
Duyuru, manevranın başlamasından
21 gün veya daha önce ya da manevranın kısa sürede düzenlenmesi durumunda
başlangıç tarihinden önce, olabilecek en kısa zamanda yapılacaktır.
Duyuru, manevranın varsa
adı, manevranın genel amacı ve manevraya giren Devletler, katılan kuvvetlerin
sayısı ve cinsi veya cinsleri, sözkonusu manevra bölgesi ve manevranın
yaklaşık olarak zaman çizelgesi ile ilgili bilgileri kapsayacaktır. Katılan
- Devletler, aynı zamanda, olanak varsa, özellikle katılan kuvvetlerin
unsurlarına ve bu kuvvetlerin katılma süresine ilişkin hususları da kapsamak
üzere, gerekli başka bilgileri de duyuracaklardır.
BAŞKA ASKERİ MANEVRALARIN
ÖNCEDEN DUYURU
KONUSU YAPILMASI
Katılan - Devletler, güvenin
daha fazla güçlenmesine ve güvenliğin ve durulmanın artmasına katkıda bulunabileceklerini
kabul ederler ve bu amaçla, daha küçük çaptaki manevraların, katılan -
Devletlere, özellikle, bu manevralar yakınında bulunanlara duyuru konusu
yapabilirler.
Aynı amaçla, katılan-Devletler,
yaptıkları başka askeri manevraları da duyuru konusu yapabilirler.
GÖZLEMCİ DEĞİŞİMİ
Katılan - Devletler, öteki
katılan - Devletlere, gönüllü ve iki taraflı olarak, bütün katılan - Devletlere
karşılıklı olma ve iyi niyet duygusu ile, askeri manevralara gözlemci gönderme
çağrısında bulunacaklardır.
Çağıran - Devlet, her bir
durumda, gözlemcilerin sayısını, katılma yöntem ve koşullarını saptayacak
ve yararlı göreceği başka bilgileri de verecektir. Çağıran - Devlet, gerekli
hizmetleri sağlayacak ve konukseverliği gösterecektir.
Çağrı, durumun elverdiği
ölçüde erken olmak üzere, önceden alışılagelen diplomatik yolla yapılacaktır.
BÜYÜK ÇAPTAKİ ASKERİ KUVVET
KAYDIRMALARININ
ÖNCEDEN DUYURU KONUSU
YAPILMASI
Helsinki Danışmanlarının
son öğütleri uyarınca, katılan - Devletler, güveni güçlendirmeye yönelik
bir önlem olarak, büyük çaptaki askeri kuvvet kaydırmalarının önceden duyuru
konusu yapılması sorununu incelemişlerdir.
Bunun sonucu olarak, katılan
- Devletler büyük çaptaki askeri kuvvet kaydırmalarını kendi isteklerine
bağlı olarak ve güveni güçlendirmeye katkıda bulunmak amacı ile duyurabileceklerini
kabul etmektedirler.
Aynı anlayış içinde, Avrupa’da
Güvenlik ve İşbirliği konferansına katılan - Devletler, bu belgede yer
alan önlemlerin uygulanmasında kazanılan tecrübeyi özellikle gözönünde
tutarak, büyük çaptaki askeri kuvvet kaydırmalarının önceden duyurulması
sorununu incelemeyi sürdüreceklerdir.
GÜVEN GETİRİCİ BAŞKA ÖNLEMLER
Katılan - Devletler ortak
amaçlarına erişebilmenin başka yolları da bulunduğunu kabul ederler.
Özellikle, karşılıklı olmayı,
birbirini daha iyi anlamayı gereği gibi gözönünde tutarak, askeri heyet
gezilerini de kapsamak üzere, askeri personelleri arasında karşılıklı çağrılarda
bulunmayı destekleyeceklerdir.
* * *
Güveni güçlendirme yolundaki
ortak amaçlarına daha büyük katkıda bulunmak üzere, katılan -Devletler,
büyük çapta askeri manevraların önceden duyurulması konusundaki hükümlerin
uygulanma alanında askeri hareketlerde bulunurken, bu amacı gerektiği gibi
gözönünde tutacaklar ve buna saygı göstereceklerdir.
Katılan - Devletler, yukarıda
yer alan hükümlerin uygulanmasından kazanılan tecrübenin ve yeni çabaların
güveni güçlendirmeğe yönelik önlemlerin gelişmesine ve yaygınlaşmasına
götürebileceğini kabul ederler.
II
SİLAHSIZLANMAYA İLİŞKİN
SORUNLAR
Katılan - Devletler, Avrupa’da
siyasal yumuşamayı tamamlamak ve güvenliklerini güçlendirmek amacını taşıyan
ve askeri karşılaşmaların tehlikelerini azaltmaya ve silahsızlanmayı oluşturmaya
yönelik çabaların herkesin yararına olduğunu kabul ederler. Kesin ve etkili
uluslararası denetim altında, genel ve tam silahsızlanmaya varmada kapsamı
ve niteliği bakımından aşamalar oluşturan ve dünyada barış ve güvenliğin
güçlenmesi sonucunu vermesi gereken etkin önlemleri bu alanlarda alma gereğini
kabul ederler.
III
GENEL DÜŞÜNCELER
Yumuşamayı ve silahsızlanmayı
oluşturmaya yönelik ortak çabalar yolu ile, Avrupa’da güvenliğin güçlenmesine
ilişkin çeşitli konularda açıklanan görüşleri inceleyen katılan-Devletler,
bu çabalarda bulunurken, bu çerçeve içinde, aşağıdaki temel düşüncelerden
esinleneceklerdir:
— Güvenliğin siyasal
ve askeri yönlerinin birbirini tamamlayıcı niteliği;
— Her katılan - Devletin
güvenliği ile bir bütün olarak Avrupa’nın güvenliği arasında karşılıklı
bağlılık ve dünya güvenliğinin daha geniş çerçevesi içinde, Avrupa’da güvenlik
ile Akdeniz Bölgesinde güvenlik arasında bağlılık;
— Egemen eşitliklerinin ayrılmaz
parçası olarak, Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansına katılan bütün
Devletlerin güvenlik çıkarlarına saygı;
— Görüşmelere katılanların
gerekli gelişmelere, ilerlemelere ve sonuçlara ilişkin bilgiyi, uygun bir
yolla, Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansına katılan öteki Devletlere
sağlamaları ve buna karşılık, bu Devletlerin görüşlerinin gözönünde tutulmasının
haklı çıkarları olduğu noktalarının önemi.
önceki
sayfa I sonraki
sayfa
içindekiler
(16
EKİM 2000)
  |