Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
SUSURLUK DAVASI KARARI (12.2.2001)
1996'DAN 2001'E SUSURLUK

SUSURLUK KAZASI... 
Susurluk Davası Yargıtay İlamı...
15 Ocak 2002

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, İstanbul 6 Numaralı DGM'nin, "Susurluk Davası"nda verdiği kararları 15 Ocak 2002'de onadı. Onamaya ilişkin "Yargıtay İlamı" 23 Ocak'ta açıklandı.

İstanbul 6 No’lu DGM, 12 Şubat 2001'de, aralarında İbrahim Şahin ile Korkut Eken’in bulunduğu 14 sanık hakkında 4 ile 6 yıl arasında değişen hapis cezaları vermişti. 
 

Yargıtay İlamı'ndan...

"Sanıkların ‘terörle mücadele’ adı altında yola çıkıp, bir süre sonra yasaların kendilerine verdiği yetkileri tam bir sorumsuzluk içinde ve kendi çıkarlarını gözeterek, her türlü yasa dışılığı meşru sayıp amaçlarına ulaşmak için her yöntemi uygun yöntem olarak benimsediği görülmüştür."

"Sanıkların yanlarına kamu görevlisi olmayan kumarhane işleticisi, uyuşturucu kaçakçısı ile katliam sanığı ve hükümlüsünü de alarak tam bir dayanışma ve işbirliği içinde hareket edip çeteleşme sürecine girmeleriyle Türk Ceza Kanunu’na karşı bir örgütlenme ve yetki kullanımı yoluna gittikleri görülmüştür."

"Bu durumun, hukuk devleti kuralları içinde savunulur yeri yoktur. Terörle mücadele adı altında da olsa, devletin meşru güçleri gibi güç kullanarak, yürürlükteki yasalar yerine, kendi güç ve kuralları ile sözde yasalar oluşturmak, devleti hukuk devleti olmaktan çıkarır."

 

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin onama kararının gerekçesi şöyle:
(15 Ocak 2002)
 
 
T.C.
YARGITAY
Sekizinci Ceza Dairesi

YARGITAY İLAMI

ESAS NO: 2001/ 16176
KARARNO: 2001/125
TEBLİĞNAME NO: TK/2001-84555

Cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak, hakkında tevkif ve yakalama müzekkeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemekten sanıklar İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Mehmet Korkut Eken, Yaşar Öz, Ali Fevzi Bir, Sami Hoştan, Haluk Kırcı’nın yapılan yargılanmaları sonunda; Sanıklar İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğhı, Ayhan Akça, Mehmet Korkut Eken, Ali Fevzi Bir, Sami Hoştan haklarında tevkif ve yakalama müzekkeresi tanzim edilmiş şahısları saklamak suçlarından TCK.nun 296. maddesi gereğince hükümlülüklerine, Sanıklar İbrahim Şahin, Mehmet Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altınok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ali Fevzi Bir, Yaşar Öz, Haluk Kırcı ve Sami Hoştan’ın silahlı teşekkül oluşturmaktan hükümlülüklerine, silahlı teşekkülün yöneticiliklerini yapmaktan sanıklar İbrahim Şahin ve Mehmet Korkut Eken’in hükümlülüklerine, sanıklar İbrahim Şahin, Mehmet Korkut Eken’in TCK.nun 31. maddesi gereğince müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına, aynı yasanın 33. maddesi gereğince cezalarının infazı süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına, sanıklar Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altınok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ali Fevzi Bir, Yaşar Öz, Haluk Kırcı ve Sami Hoştan’ın TCK.nun 31. maddesi gereğince takdiren 3’er yıl müddetle geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına, sanıklar İbrahim Şahin, Mehmet Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altınok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ali Fevzi Bir, Yaşar Öz, Haluk Kırcı ve Sami Hoştan’ın yurtdışına çıkışlarının yasaklanmasına dair (İSTANBUL) 6 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 12.2.2001 gün ve 180 esas, 36 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi tüm sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 26.6.2001 günü daireye gelip sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmü eksik soruşturma nedeniyle esası incelenmeksizin bozulması sonucu Yargıtay C .Başsavcılığının itirazı üzerine Ceza Genel Kurulunca incelenip Daire bozma kararının kaldırılarak esasının incelenmesi için dosya 28.12.2001 tarihinde dairemize intikal etmekle esası incelenerek yeniden yapılan incelemede;

Susurluk kazasından sonra Mehmet Özbay sahte kimlikli şahsın, yurt dışında uyuşturucudan mahkum olmuş ve yurt içinde de katliam sanığı olarak aranan Abdullah Çatlı olduğunun anlaşılması, araçı kullananın Emniyet görevlisi, araç sahibinin de Milletvekili olması karşısında, söz konusu kazanın, ilk değerlendirmede dahi olayın derinliğine, devlet içini de kapsayacak şekilde çok yönlü araştırılmasını gerekli kılmakla, bu bağlamda yapılan soruşturmalarda, ulaşılan bilgi ve belgelerin olayın arkasındaki ilişkilerin çözülmesinin güç, karmaşık ve duyarlı makamları ve görevlileri de kapsayacak ölçüde olduğunu ortaya çıkardığı, haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar dışındaki kimi görevliler ile bunlara yardım edenlerin yargı önüne çıkarılmaları görevi devletin yetkili organlarında olmakla birlikte emniyet teşkilatında görevli olup haklarında kamu davası açılan sanıkların terörle mücadele adı altında yola çıkıp bir süre sonra yasaların kendilerine verdiği yetkileri tam bir sorumsuzluk içinde ve kendi çıkarlarını gözeterek her türlü yasa dışılığı meşru sayıp amaçlarına ulaşmak için her yöntemi uygun yöntem olarak benimseyerek yanlarına kamu görevlisi olmayan kumarhane işleticisi, uyuşturucu kaçakçısı, ile katliam sanığı ve hükümlüsünü de alarak tam bir dayanışma ve işbirliği içinde hareket edip çeteleşme sürecine girmeleriyle eylemlerinin suç tarihi itibariyle TCK.nun 313. maddesindeki suçu oluşturmasının ötesinde Anayasanın 6. maddesindeki “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz” hükmüne karşın bir örgütlenme ve yetki kullanımı yoluna gittiklerinin görüldüğü, bunun ise hukuk devleti kuralları içinde savunulur yerinin olamayacağı, terörle mücadele adı altında da olsa açıklandığı gibi hukuk dışı bir örgütlenme ile devletin meşru güçleri gibi güç kullanarak yürürlükteki yasalar yerine kendi güç ve kuralları ile sözde yasalar oluşturmanın, devleti, hukuk devleti olmaktan çıkaracağı, bu koşullarda da güçlünün sözünün geçtiği, nerede başlayıp nerede sona ereceği belli olmayan her türlü yasadışılığın egemen olduğu bir sistem oluşacağı, sonuçta yurttaş-devlet ilişkisinde hukuk kuralları yerine korku ve kaygının geçerli olacağı, bunun da bir Anayasa ve Yasa ihlalinin ötesinde tanı bir hukuk ihlali niteliği taşıyacağı ve hukuk devletinin bütünü ile ortadan kalkması sonucunu doğuracağı göz önüne alındığında mahkemenin sanıkların eylemlerini TCK.nun 313. maddesine uyar nitelikte görüp karar yerinde gösterdiği gerektirici nedenlerde de bu nedenle bir isabetsizlik bulunmamış ve sanıklar İbrahim Şahin ile Mehmet Korkut Eken haklarında TCK.nun 33 maddesi uygulanırken ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmaları yerine “cezalarının infazı süresince” kısıtlılık altında bulundurulmalarına karar verilmesi aykırılığı da karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanıklar ve vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarının reddiyle tüm sanıklar hakkındaki hükmün istem gibi (ONANMASINA), 15.1.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 



(25 OCAK 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.