|
|
 |
''ÖCALAN
TARTIŞMASI''
HABERLER |
1 OCAK 2000
Ecevit:
Öcalan konusunda sorun çıkmayacağını umuyorum
BAŞBAKAN Bülent Ecevit,
bölücübaşı
Abdullah Öcalan'ın idamı konusunda Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'nin kararını beklemede, hükümet içinde sorun çıkmayacağını umduğunu
söyledi.
Ecevit, dün dijital kıyametle ilgili basın açıklamasından
sonra, MHP içinde Öcalan'ın idamı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin
kararının beklenmemesi eğilimi olduğununun hatırlatılması ve bunun koalisyon
ortakları arasında sorun yaratıp-yaratmayacağına ilişkin soruya, ‘‘Ben
partilerin hiç tartışmalarıyla ilgili birşey söyleyemem, tahminde de bulunamam,
ama hükümet içinde de sorun çıkmayacağını umuyorum’’ yanıtını verdi.
1 OCAK 2000
İdam,
terörü azdırır
FP Genel Başkanı Recai
Kutan,
bölücübaşı
Abdullah Öcalan'a verilen idam cezasının infaz
edilip edilmemesi konusunda önemli bir çıkış yaparak, ‘‘Abdullah
Öcalan'ın idamı, şu anda iyi kötü durulmuş bu terör olaylarını artırır,
azdırır diye bir endişenin içindeyiz’’ dedi.
Kutan, bir başka önemli
açıklama daha yaparak, Öcalan dosyasının Meclis'e gelmesi halinde
FP içinde
‘‘idam edilmesin’’ diye oy kullanacakların çıkacağını
da söyledi.
Kutan, Yeni Şafak Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, Öcalan'ın
idamıyla ilgili görüşlerini de şöyle açıkladı: ‘‘Türkiye'de arzu ediyoruz
ki, artık şu terör bütünüyle ortadan kalksın ve o bölgeye gerçek anlamda
bir huzur gelsin. Abdullah Öcalan'ın idamı, şu anda iyi kötü durulmuş
bu terör olaylarını arttırır, azdırır diye bir endişenin içindeyiz. Bunu
da nazarı dikkate almak gerekir. Tabii, AB ile olan müzakereler var. Biz
AB'ye Türkiye'nin öncelikle girmesi görüşünü muhafaza ediyoruz. Yani bazı
şeyler bu girişi engellememeledir. Bütün bunları nazara dikkate alarak
bir neticeye varılmalıdır. Gördüğüm kadarıyla hükümet Meclis'e bu kararı
getirmeyecek. Hükümetin bu meseledeki tavrını görmeden bir şey söylemek
doğru değil. Hükümet, ‘hayır getirmiyorum' derse bizim yapacak bir
şeyimiz yok.’’
2 OCAK 2000
Ecevit:
Apo'yu görüşeceğiz
Başbakan Bülent Ecevit,
Abdullah Öcalan hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilecek
karar konusundaki hükümet tutumunun önümüzdeki hafta yapılması beklenen
liderler zirvesinde saptanacağını bildirdi. Ecevit, ‘‘Hükümetin uyum
ve diyalog içinde çalışmasında, toplantı geleneğimizin çok önemli katkısı
oldu. Bu katkı devam edecek’’ dedi. Ecevit, toplantı tarihinin
henüz belirlenmediğini bildirdi.
2 OCAK 2000
Apo'yu
asarsak Batı'dan koparız
İsmet SOLAK
Öcalan'ın idam cezasının
infazı için AİHM kararının beklenmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı
Demirel, ‘‘Aksi davranış, Türkiye'yi Avrupa'dan koparır’’ dedi. Demirel,
kararın akılla verileceğini belirtti.
CMHURBAŞKANI Süleyman
Demirel, bölücübaşı Abdullah Öcalan'la ilgili idam cezasının
infazı için AİHM kararının beklenmesi gerektiğini, aksi davranışın Türkiye'yi
Avrupa'dan koparacağını söyledi. Demirel, ‘‘Verilecek karar bazen insanların
içine sinmeyebilir. Devlet hizmeti husumeti, kini kaldırmaz, karar akılla
verilecektir’’ dedi.
Görev süresinin uzatılması
konusunda ise ‘‘Kendi adımı ben çıkarmadım’’ diyerek, kendisine
yöneltilen eleştirilere üstü örtülü bir biçimde sitemde bulunan Demirel,
bu konuda kimseden bir şey istemediğini de söyledi. Demirel, Türkiye'nin
AB adaylığı konusunda da, ‘‘Türkiye, treni yakalamıştır, ama sahanlığında
gidemez, bu trenin içinde olacaktır’’ dedi.
Hürriyet yazarı İsmet
Solak'ın NTV'deki ‘Ankara Kulisi’ programında ‘Milenyum mesajları’
veren Demirel, Öcalan'la ilgili idam kararının hukuk içinde alındığını
belirterek, şöyle konuştu:
DEVLET HESAP EDECEK
‘‘Bir taraftan AB adaylığına
kabul edildik diye seviniyoruz, bir taraftan Avrupa'ya entegre olacağız,
entegre olmamız lazım diye hevesleniyoruz, öbür taraftan Avrupa'nın şartlarına
karşı çıkıyoruz. Hangi şartlarına? Evet, Türkiye idam cezasının kaldırılmasını
imzalamamıştır. Yalnız Türkiye AİHM kararlarına katılmayı kabul etmiştir.
Yani AİHM'ne Türkiye ‘Sana ne oluyor' diyemez. Dediğiniz yerde Avrupa
ile koparsınız. Karar akılla verilecektir. Tabii ki, vatandaş olarak bana
sorarsanız, benim de sokaktaki vatandaş gibi düşünmem gayet doğaldır. AİHM
kararını beklemek lazım. İnfaz mı yapmak istiyorsunuz? Ne zaman isterseniz
yaparsınız. Ama ne getirip ne götüreceğini, benim yüreği yaralı şehit anam
hesaplamak mecburiyetinde değil. Devleti yönetenler hesaplamak mecburiyetinde.’’
Demirel, AB adaylığının
Türkiye’nin prestijini düzelttiğini söyledi. Demirel, ‘‘Çünkü, Bulgaristan
ve Romanya'nın adaylığı, Türkiye'nin Balkanlar ve Kafkaslar'daki prestijini
sarsmıştı’’ dedi.
4 OCAK 2000
Adalet Apo'dan 'kurtuldu'
ANKARA - Geçen yıl 16 Şubat'ta
Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Abdullah Öcalan'ı yargılayan
adalet, işini 10 ay 18 günde tamamladı. Adalet Bakanlığı, Ankara 2 No'lu
DGM'nin 29 Haziran 1999'da idama mahkûm ettiği, Yargıtay'ın 25 Kasım'da
cezasını onaylayarak kesinleştirdiği, Yargıtay Başsavcılığı'nın ise geçen
hafta karar düzelte istemini reddettiği Öcalan dosyasını, onlarca klasörden
oluşan belgeleriyle birlikte, 'gereği yapılmak üzere TBMM'ye sevk edilmesi'
istemiyle, Başbakanlığa gönderdi.
Öcalan dosyası, böylece
yargının elinden çıkarak siyasi platforma taşınmış oldu. Başbakan Bülent
Ecevit'in açıklaması dikkate alındığında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin
(AİHM) 'infazın durdurulmasına' ilişkin kararına uyulup uyulmayacağı, dosyanın
bundan sonraki seyrini belirleyecek. Bunun için liderler zirvesi 12 Ocak'ta
yapılacak.
Ecevit, dosyanın kendilerine
ulaştığını doğruladı ve koalisyon ortağı parti liderleriyle görüşüp, zirve
toplantısının gün ve saatini belirleyeceklerini söyledi. Ecevit zirve tarihine
ilişkin sorulara da, "Görüşünce belli olacak" karşılığını vermekle yetindi.
Zirvede karara uyulması kabul edilirse, dosya, AİHM esasa ilişkin kararını
verene kadar bekletilecek. Aksi yönde karar çıkması halinde dosya, TBMM
Başkanlığı'na gönderilecek.
4 OCAK 2000
Dosya
krizle geldi
Apo dosyası, infaz için Adalet
Bakanlığı'ndan, Başbakanlığa gönderildi. Dosyanın gelmesiyle birlikte hükümet
de, hem Af Yasası, hem de Öcalan'ın idamı konusunda çifte krizin eşiğine
geldi. Yılbaşından hemen sonra yapılacağı bildirilen liderler zirvesi 12
Ocak'a ertelendi.
ADALET Bakanlığı dün
sabah Abdullah Öcalan'ın idam dosyasını kurye ile Başbakanlığa gönderdi.
Öcalan'ın kesinleşen idam cezasının infaz süreci işlerken, insiyatif
Hükümet'e geçti.Hükümet, AİHM kararına uyarsa, Öcalan'ın idamının
infazı esastan verilecek karara kadar dondurulacak. Bu sürenin de 1.5 yılı
bulacağı belirtiliyor. Dosyanın Başbakanlığa gelmesiyle tarihi kararın
arifesindeki hükümet, hem Af Yasası, hem de Öcalan'ın idamı konusunda
‘‘çifte
krizin’’ eşiğine geldi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan
Bülent
Ecevit, ANAP Lideri Mesut Yılmaz ve Yargıtay Başkanı
Sami
Selçuk, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararının beklenmesini
kamuoyu önünde açıkça dile getirince, MHP sıkıntıya girdi. Eski katı tavrını
bir ölçüde yumuşatan MHP, bu kez tabanını rahatlatmak ve sıkıntıyı aşmak
için, ‘‘Öcalan'ın idam kararı Meclis'te oylansın. Ondan sonra
AİHM'nin kararının beklenip beklenmeyeceğine karar verilsin’’
noktasına
geldi.
MHP FORMÜLÜ
MHP Genel Başkan Yardımcısı
Şevket
Bülent Yahnici, MHP'nin formülünü savunurken, ‘‘Şu anda AİHM'nin
durdurma kararı, Bölücübaşı Apo'nun idamının Meclis'te oylanmasına
engel değil. Apo'yu Meclis'i asmayacak ki, asıp asmama konusunu
görüşecek. Belki bu Meclis asmayalım da diyecektir. Bırakın Meclis ne derse
desin, sırtındaki yükü atsın. Böylece tarihe not düşülsün. Bu milletin
vicdanını da rahatlatır. Ondan sonra, devletin yüksek menfaatleri için
bir karar alınacaksa, yine alınabilir’’ diye konuştu. Yahnici,
özetle
şunları söyledi: ‘‘Bu problem ortada oldukça, Hükümet ve Meclis, Türk
halkına karşı sorumluluktan kurtulamaz. Prosedür işlerse, Hükümet ve Meclis
rahatlar. Ben milletvekili olarak görevimi yapmak istiyorum. Meclis'te
oylanmalı. Cumhurbaşkanı veya infaz savcısı tutabilir. Meclis'te idamı
onaylarsın, ‘Ek 6. protokolüne uyuyorum' deyip bekletirsin. Bu da
olabilir. Kaldı ki, bu herhangi bir idam kararı değil. 30 bin insanın hayat
damarını kesen adam yargılanıp, cezası verildi. Bu kararın yol haritası
belli, bu yolda gitmeli. Yeni yol haritasına gerek yok. Bu süreç işletilmezse,
Türk milleti incinir, huzuru kaçar. Türkiye'deki istikrar ve dinginlik
bozulabilir. Bizi bağlayan AİHM, AB'nin resmi bir belgesi değil, Avrupa
Konseyi'nin bir belgesi. İdam cezası konusunda Türkiye'yi engelleyen Uluslararası
bir hukuk engeli olduğunu söyleyen yalan söylüyor. Bizi bu konuda hukuken
ikna etsinler.’’
ZİRVE ERTELENDİ
Başbakan Ecevit, Cumhuriyet
Başsavcısı Vural Savaş’ın, ‘‘Karar düzeltme’’ talebini reddetmesi
üzerine yılbaşı öncesi yaptığı açıklamada, bu konuda Bahçeli ve
Yılmaz'ın
katılacağı ‘‘karar zirvesini’’ yılbaşından hemen sonra toplayacağını
belirtmişti. Ancak buna rağmen dün veya bugün gerçekleşmesi beklenen zirve,
‘‘sürpriz’’
bir
şekilde 12 Ocak'a ertelendi. Bu arada, bu konuda sıkıntılı olan
Bahçeli,
dün
akşam konuyu görüşmek üzere MHP Başkanlık Divanı'nı topladı.
AF TARTIŞMASI
Vetolu Af Yasası'nın ‘‘af’’
değil
‘‘ceza
indirimi’’ getirdiği savıyla Öcalan'ı da idamdan kurtarabileceği
yorumları ise yeni bir tartışma yarattı. Af yasası, yararlanamayanlarca,
Anayasa'nın ‘‘Eşitlik’’ ilkesi aykırılığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne
götürülebilecek. Öcalan da diğer sanıklar gibi Ankara 2 No'lu DGM'ye
başvurup, Af Yasası'nın iptalini isteyebilecek. Yüksek Mahkeme de indirimi
af saymayıp iptal ederse, Öcalan'ın idam kararı müebbete dönüşebilecek.
Bu durumda, iç hukuk yollarını tüketen Öcalan
için de ‘‘af’’
son
umut olacak.
PKK telsizi: Asılsın
asılsın
KUZEY Irak'ta bulunun
teröristlerin yeni yıllarını telsizle kutlayan örgütün ele başlarından
Murat
Karayılan,‘‘2000 barış yılı olsun. Apo asılmasın’’ dedi. Hakkári'nin
Yüksekova kırsalında istihbarat birimleri tarafından kaydedilen yeni yıl
mesajında,
'Cemal' kod adlı Murat Karayılan, sözlerine, ‘‘2000
yılı örgüte barış getirsin’’ diye başladı. Zaman zaman dağdaki teröristler
tarafından mandallanan görüşmede, şu konuşmalar geçti:
Karayılan: Barış yılı
olsun. Apo asılmasın.
Botan: Asılsın, asılsın.
Karayılan: Neden böyle
tepkilisin?
Botan: Tepkili olacağız.
Karayılan: Neden?..
Neden?..
Botan: Kes... Kes...
Karayılan: Mandallayarak
sözümü kesme. Ayıp... Ayıp...
Botan :Örgüt sahipsizliğe,
kaderine terk edildi.
Karayılan: İyi olacak.
Her şey düzelecek.
Botan: Örgütün toparlanması
güç. O iş bitti.
Apo-Kırcı kıyaslaması
MHP Grup Başkanvekili Ömer
İzgi Hürriyet'e, Öcalan'ın Af Yasası'ndan kesinlikle yararlanmasının sözkonusu
olmadığını savundu. İzgi, ‘‘Af yasası ile Öcalan'ın ilgisi yok. Aftan yararlanamaz.
3713 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin a fıkrası, ‘İdam cezası alanlar
infaz edilmez, 10 yılını doldurmuşlarsa, hapiste tahliye edilirler' hükmünü
taşıyor. İnfaz edilmez deyince, 1 kez idam alanla, 3 defa alan arasında
fark yok. Onun için, yasa koyucu ‘birden fazla idam alanlar 10 yıl yatar
hükmünü' düşünememiş. Yargıtay 1. Dairesi bu boşluğu ‘her idam cezası için
10 yıl hapis yatılır' kararıyla doldurdu. Kişi, TCK 125'ten kaç adam öldürmüş
olursa olsun 10 yıl yatıp tahliye ediliyor. 450. maddeye göre adam öldürenler
ise birse bir, ikiyse iki, üçse üç idam alıyor. Yani, üç adam öldüren 30
yıl hapis alırken, Öcalan gibiler 10 yılla kurtuluyor. Öcalan'la, Haluk
Kırcı'nın durumunu kıyaslayan İzgi, ‘‘Birisi üç kişi öldürecek üç idam
alıp 30 yıl yatacak. Diğeri 30 bin kişinin katili, tek idam alacak 10 yıl
yatıp çıkacak. Bu adaletsiz’’ dedi.
4 OCAK 2000
DYP:
İdam kalksın ama Apo asılsın
DYP Genel Başkan Yardımcısı
Mehmet
Sağlam, Türkiye'de ölüm cezasının kaldırılmasını ‘Avrupa Birliği
adaylığı ile bağdaşması’ açısından arzu ettiklerini, ancak Öcalan
davasının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sağlam
dün
DYP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, şunları söyledi:
‘‘Artık
Avrupa Birliği'ne aday isek, ölüm cezasının bu statü ile bağdaşmadığı bir
gerçek. Türkiye'de ölüm cezasının kaldırılması olayı, hepimizin AB adaylığı
ile bağdaşması bakımından arzu ettiği bir olaydır. Ama Öcalan davasının
ayrı değerlendirilmesi kanaatindeyiz. TBMM'de bizim tutumumuz, parti
olarak, bu kararın onaylanması yönündedir.’’
5 OCAK 2000
Apo’nun
kader haftası
Liderler, Öcalan kararı
için 12 Ocak'a hazırlanıyor. Zirvede 'sağduyu' beklentisi var. Kararın
kilidini MHP açacak. Bahçeli partililere, 'itidalli olun' uyarısı yaptı
Önder Yılmaz Ankara
Terörist Abdullah Öcalan hakkında verilen ve iç hukukta itiraz yolları
tükenen ölüm cezasına ilişkin dosyanın geleceği, koalisyon ortaklarının
önündeki en önemli konu haline geldi. Parti yönetimi ve tabanında dosyanın
TBMM'ye gönderilmesi yolunda yükselen sesleri dinleyen MHP lideri Devlet
Bahçeli'nin "itidalli olunmasını" istemesi 12 Ocak'ta yapılacak liderler
zirvesine "sağduyunun" egemen olacağı beklentilerini artırdı.
Hükümet ortağı partilerin liderlerini bir araya getirecek zirvede Öcalan'a
verilen ölüm cezasının infazının, başta Avrupa Birliği hukukuna karşı yükümlülükler
olmak üzere, Türkiye'nin çıkarları açısından olası etkileri masaya yatırılacak.
Zirveye Başbakan Bülent Ecevit, MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı
Devlet Bahçeli ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın yanı sıra Başbakan
yardımcıları Hüsamettin Özkan ile Cumhur Ersümer, Adalet Bakanı Hikmet
Sami Türk ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem katılacak. Zirveye partisinden
istediği bir ismi getirmesi önerilen Bahçeli'nin Sanayi ve Ticaret Bakanı
Ahmet Kenan Tanrıkulu'nu tercih edebileceği kaydedildi.
Tek yetki Bahçeli'de
MHP Başkanlık Divanı'nın, önceki akşam 3,5 saat süren toplantısında Öcalan'ın
idamına ilişkin dosya konusunda da "olağan" sürecin devam etmesi istenirken,
bu konuda Devlet Bahçeli'ye tam yetki verildi.
Başkanlık Divanı'na çağrılan MHP'li bakanlar, 1999 çalışmalarını anlattılar.
Toplantıda gündeme gelen Öcalan'ın idamı konusundaysa, tüm üyeler şu görüşü
savundular:
"Binlerce insanın katilinin affedilmesi, MHP'yi tabanı karşısında zora
sokar. Hukuk devleti değil miyiz? Bağımsız mahkemelerin verdiği karar uygulansın.
Prosedür işler, karar Meclis'e gider. Gereken neyse Meclis iradesi, milletin
iradesi karar verir. Beklemekten yana olmayalım."
'Nasıl izah ederiz?'
Öcalan'ın idam edilmemesi durumunda MHP'nin oy kaybedeceğini dile getiren
üyeler, "Bu milletten, terörün başı olan eşkıyanın başını ezeceğiz diye
oy istedik. Bu koltuklara öyle oturduk. Bunu millete nasıl izah ederiz"
diye konuştular.
Bir Başkanlık Divanı üyesi de, "Kimseye özel yasa çıkarılamaz. İdam kaldırılacaksa,
kaldırıldıktan sonra suç işleyenleri ilgilendirir. Geriye yürütüldüğü nerede
görülmüş? Avrupa istiyor diye buna razı olmamalıyız. Milletin içinden geldik,
bunu dikkate almalıyız" görüşünü dile getirdi.
Hükümetin sürmesi için Öcalan koşulunun öne sürülmemesini isteyen Başkanlık
Divanı üyeleri, hükümetle taban arasında denge politikası izlenmesi kararını
alarak bu konuda Bahçeli'ye tam yetki verdiler.
Bahçeli: Zor durumda bırakmayın
Bahçeli de tepkileri anladığını, ancak koalisyon hükümetinde bulunduklarını,
istedikleri gibi hareket edemeyeceklerini dile getirdi. Üyelerin tepkilerini
liderler zirvesinde gündeme getireceğini ve partinin çekincelerini ortaya
koyacağını vurgulayan Bahçeli, Başkanlık Divanı üyelerine, "MHP'yi zor
duruma düşürecek açıklamalardan kaçınmanızı istiyorum. İtidal içinde olun"
uyarısında bulundu.
Bahçeli'nin, bugüne kadar koalisyon liderleri ile yaptığı Öcalan konusundaki
değerlendirmelerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının beklenmesi
yolundaki görüşlere belirgin bir itiraz yöneltmediği, ancak kamuoyunun
beklentilerini dikkate aldığı kaydedildi. Önceki gün yapılması planlanan
liderler zirvesinin 12 Ocak Çarşamba gününe ertelenmesinin, Bahçeli'ye;
görüşünü almak istediği parti ve tabanı Köşk ile koalisyonda ağır basan
görüşe hazırlamak için zaman tanıyacağına da işaret edildi.
FP: Dolaba koyarlar DYP: Meclis'e
gelsin
İdama çarptırılan terörist Abdullah Öcalan'ın dosyasının Başbakanlığa gönderilmesiyle
başlayan siyasi süreçte MHP'nin takınacağı tutum "kilit önem" kazandı.
Başbakan Bülent Ecevit'in, idamın infazı konusunda, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'nin vereceği kararın beklenmesini istediği belirtildi. Bu çerçevede,
dosyanın bir süre Başbakanlık'ta bekletilmesi eğilimi ortaya çıkarken,
12 Ocak'taki liderler zirvesi "karar organı" haline geldi.
Ankara'da dün gündemin ana maddelerinden birini oluşturan Öcalan dosyası
konusunda şu görüşler dile getirildi:
* FP Genel Başkanı Recai Kutan: Meseleyi Öcalan meselesi olarak değerlendirmiyorum.
Hakedenler idam edilmeli. ABD'de de idam var. Cumhurbaşkanı, açıklamalarıyla
hükümeti yönlendiriyor. Liderler toplanacak ve yüzde 90 dosyayı buzdolabına
koyup bekleyecek. Koalisyon ortaklarının nasıl bir tutum içinde olacağını
görmeden bir şey söylememiz doğru olmaz. Dosya biran önce Meclis'e gelmeli,
üç kişi arasında karara bağlanmamalıdır. Burada AB idamı istiyor mu istemiyor
mu gibi birçok konu da tartışılır ve ortak bir karar alınır. İdamı halinde
reaksiyonlar çıkabilir. İdam kararını verirken tek nedene bağlamak mümkün
değil. Partiler bu konuları enine boyuna tartışmalıdır. Biz grup kararı
almayız. Herkes vicdanına göre karar verir.
* DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci: Öcalan dosyası, Meclis'e gelmez
ve Başbakanlık'ta bekletilirse sıkıntı yaratır. Hukuka karşı, normal işleyişe
karşı bir çeşit zorlama olur. Tıkama yapılıyor gibi görülür. Bundan Meclis
de yara alır. Mekanizma, kuralları çerçevesinde işletilmelidir. Dosya Meclis'e
gönderilmeli, kararı Meclis vermelidir. Tıkanma halkı rahatsız eder. Biz
DYP olarak idamın uygulanması yönünde oy kullanacağız. İdam cezalarının
kalkması gerekir. Ancak, bu konu Öcalan'ın idamından bağımsız olarak ele
alınmalıdır.
Demirel: Konuşarak çözerler,
umarım çözerler
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümette kriz yaratabileceği belirtilen
Abdullah Öcalan'ın idamı konusunda koalisyon ortaklarına sükunet ve istikrar
çağrısında bulundu ve "Sükunetle meseleye bakmak lazım. Çözeceklerine inanıyorum.
Umarım çözerler" dedi.
Demirel, Çankaya Köşkü'ndeki kabullerinde gazetecilerin hükümette bu konuda
sıkıntı olduğu yolundaki soru üzerine şunları söyledi:
"Olabilir. Koalisyon kolay bir şey değildir. Nihayet geçen yedi ay zarfında
her meselede konuşarak, üzerinde mutabık kalarak, anlaşarak, bir istikrar
meydana getirdiler. Bu istikrardan ülke memnundur. Ama her sorun mutlaka
bunalıma dönüşmez. Çözerler. Sükunetle meseleye bakmak lazım. Çözeceklerine
kaniyim."
Demirel, MHP'nin yaklaşımının tartışma yarattığının anımsatılması ve bir
telkin olup olmadığının sorulması üzerine de şunları söyledi:
"Hiç onlara girmem. İstikrar Türkiye için fevkalade önemlidir. Üç siyasi
parti bu istikrarı sağlamışlardır. İstikrarın muhafazasında ve devamında
sorumluluklarının idraki içindedirler. Benim söyleyebileceğim bu olur.
Tek parti hükümeti bile olsa birtakım uyumsuzluklar olabiliyor. Henüz bugünkü
durum sorun mudur, değil midir diyecek durumda değilim ama koalisyonlarda
genellikle sorun olur. Konuşarak çözerler. Zaten Sayın Başbakan 12 Ocak'ta
liderleri toplantıya çağırmıştır, umarım çözerler."
Demirel MHP'nin, "Karar Meclis'ten geçsin Cumhurbaşkanı isterse bekletsin"
tavrının sorulması üzerine de, "O çeşit tartışmalara girmem. Benim önüme
gelmeden hiç bir meseleye, bir mülahaza serdetmem. Çünkü. Çünkü demeyeyim.
Girmem o tartışmaya böyle daha kestirme oldu" diye konuştu.
5 OCAK 2000
ANAP zor durumda
OSMAN
AYDOĞAN
ANKARA - ANAP, Öcalan'ın
asılıp asılmaması konusunda görüş birliği sağlayamadı. Genel Başkan Mesut
Yılmaz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararını bekleyeceklerini
belirtirken, muhalefet ve MHP'nin tutumu karşısında parti tabanına seslenen
kurmayları, kararın bir an önce TBMM'ye gelmesini istiyor.
Bayrama tatili için Mısır'a
giden ve koalisyonda idam düğümünün çözüleceği liderler zirvesine kadar
açıklama yapmayacak olan Yılmaz, "AİHM kararı beklenmeli" dedi. 12 Ocak'taki
liderler zirvesinde Başbakan Ecevit'le birlikte MHP lideri Bahçeli'yi ikna
etmeye çalışacak olan Yılmaz, kararın beklenmesinin Türkiye'nin taahhüdü
olduğunu vurguladı. Yılmaz, partisindeki farklı sesleri ise, "Biz AİHM
kararının beklenmesinden yanayız" diye yanıtladı.
ANAP'ın ikinci adamı Genel
Başkanvekili Mustafa Taşar ise, AİHM'in Türkiye'yi bağlamayacağını ve Öcalan'ın
asılması gerektiğini söyledi. Taşar, idama ANAP
milletvekilleriyle
birlikte 'evet' oyu vereceğini, ancak idamın kaldırılmasını da tartışacaklarını
söyledi.
ANAP'ta pek çok bakan, milletvekili
ve parti yöneticisi de Öcalan'ın idam cezasının beklenmeden TBMM'ye sevk
edilmesi yönünde görüş bildirdi. Genel Sekreter Abdülkadir Baş ise, DYP,
FP
ve
MHP'nin tutumu nedeniyle böyle davranmak zorunda olduklarını açıkladı.
Baş, kendilerinin Genel Başkan Mesut Yılmaz'ın alacağı karara uyacaklarını
ifade etti.
5 OCAK 2000
Akbulut:
Apo dosyası ayrıcalıklı
TBMM Başkanı Yıldırım
Akbulut,
teröristbaşı
Abdullah Öcalan'ın idam dosyasının TBMM'ye
gönderilmesi durumunda, Türkiye'nin yararı gözönüne alınarak karar verileceğini
bildirdi.
xAkbulut, basın mensuplarının
‘‘Öcalan'ın
dosyası
gönderilirse, Meclis'in tavrı ne olur?’’ sorusuna temkinli yanıt verdi.
Akbulut, dosyanın Başbakanlık'ta olduğu anımsatarak, şunları söyledi:
‘‘Halen Adalet Komisyonu'nda
bekleyen çok sayıda idam dosyası var. TBMM 15 yıldan fazla bir süredir
bunları görüşmedi. Ancak Öcalan dosyası ayrıcalıklı bir dosya. Adalet
Komisyonu bekletir mi, bekletmez mi? Şimdiden bir şey söyleyemem. Bu konuyu
serinkanlılıkla değerlendirmekte fayda var. TBMM, Türkiye'nin yararını
dikkate alarak bir karar verecektir.’’
5 OCAK 2000
Hak
eden asılmalı
FP Genel Başkanı Recai
Kutan,
‘‘Hak edenler idam edilmeli’’ diyerek, kişisel olarak
idama taraftar olduğunu söyledi. Kutan hükümete, Abdullah Öcalan
dosyasını
Meclis'e gönderme çağrısında bulunarak, ‘‘Meclis'ten ille idamın infazı
yönünde karar çıkacak diye bir şey yok. Türkiye'nin çıkarıyla ilgili bir
şey varsa, hükümet gelip bunu Meclis'e anlatsın’’ dedi.
Kutan, 12 Ocak zirvesini
de eleştirdi, ‘‘Kendi kendilerine karar veriyorlar. Karar verirken de
muhalefete bir şey sormuyorlar’’ diye konuştu.
6 OCAK 2000
Bahçeli 'kanlı' açıklama istemiyor
ANKARA
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Bülent Ecevit'e, "Apo'nun
idamı yönündeki düşüncenizi açıklamadan önce hükümet olarak karar alalım"
mesajı gönderdikten sonra partili kurmaylarını da sert açıklamalar yapmamaları
konusunda uyardı. Parti yöneticilerinden üsluplarına dikkat etmelerini
isteyen Bahçeli, "Bu konu devlet ciddiyeti içinde çözülecek bir sorunudur.
Son derece hassas bir konuyu gayri ciddi ifade etmeniz yanlış" dedi.
Bahçeli, 12 Ocak'ta yapılacak
liderler zirvesi öncesinde, parti yöneticilerinin Öcalan'ın idamının infazı
konusundaki açıklamalarına çeki düzen vermek için harekete geçti.
Bazı MHP yöneticileri ve
milletvekillerinin Öcalan'ın idamına yönelik, 'Hemen öldürülmeli', 'Yağlı
urgan boynuna geçirilmeli', 'vampir' gibi açıklamalarından rahatsız olan
Bahçeli, "Üslubunuza dikkat edin" uyarısı yaptı.
'MHP'nin başkalarının takdim
ettiği gibi görüntü vermemesi gerektiğini' dile getiren Bahçeli, "Son derece
hassas bir konuyu, gayri ciddi ifade ettiğiniz anda vatandaşın anlama gücünde
de sınırlama oluyor. Doğruları söyleyen yanlış adam olmaktansa, doğruları
söyleyen doğru adam olun. Milletimiz daha fazla takdir edecektir" diye
konuştu.
Bahçeli'nin, teşkilatına
da 'İtidalli, sabırlı olun. Düşüncelerinizi kahvedeki vatandaş üslubuyla
ifade etmeyin. Her söylediğinizin gerekçesi olsun. 'Asılsın' diyorsanız
Anayasa'yı ve Ceza Kanunu'nu esas alarak konuşun. Sizler tepkili olmayacaksınız.
Kanuna, hukuka ve MHP'nin üslubuna uygun davranacaksınız" mesajını verdiği
öğrenildi.
'FP'nin
kışkırtmasına aldırmayın'
Genel Başkan Bahçeli'nin
kurmaylarından 'FP'nin MHP'ye yönelik kışkırtmalarına dikkat etmelerini'
de istediği belirtildi. Bu tür saldırılara muhatap olunmamasını isteyen
Bahçeli'nin, "Biz hükümetiz. Bunun ciddiyeti içinde davranacağız. Bizim
yanıtlarımız, akılcı ve eylemsel bir biçimde olmalı. Partiyi FP'nin konumuna
düşürmeyin. Onların oyununa gelmeyin" dediği kaydedildi. (Radikal)
6 OCAK 2000
Apo'dan
önce 20 idam var
İdam konusunda önceki gün
‘‘Hak eden asılmalı’’ diyen FP Lideri Recai Kutan, dün de ‘‘Meclis'te 20
idam var. Apo' nun idamı için önce bunların infazı gerekir’’ dedi. Kutan,
Apo'yu affetme yetkisinin de devlette olmadığını söyledi.
FP Genel Başkanı Recai
Kutan, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın idam kararının TBMM'ye
gelmesinin ardından bir başka sorunun yaşanacağını belirterek, ‘‘Meclis'te
yıllardır onay bekleyen yaklaşık 20 idam kararı bulunuyor. Apo'nun
idam edilmesi için önce bunların infazı gerek’’ dedi.
Bir günlük ziyaret için dün
Antalya'ya gelen Kutan, havalimanında yaptığı açıklamada, Öcalan'ın
idam edilmesi ile Türkiye'den idam cezasının kaldırılması konularının birbirine
karıştırılmaması gerektiğini belirtti.
Kutan, Meclis'te bunların
ayrı ayrı ele alınıp birbirini etkilemeden karar verilmesi gerektiğini
savundu. İdam cezasının kaldırılması ile ilgili kişisel görüşlerini de
açıklayan
Kutan,‘‘Ben hak eden kişinin idamını savunuyorum. 3 kişiyi
öldürüp müebbet hapis cezası alan bir suçlu, çeşitli indirim ve aflarla
10 yıl yatıp çıkıyor. Bu adalet demek değildir’’ dedi.
3 KİŞİNİN İŞİ DEĞİL
Öcalan'ın idam kararının,
3 kişinin biraraya gelip konuşarak halledebilecekleri bir konu olmadığını
belirten Kutan, konunun ancak Meclis'in vereceği kararla çözülebileceğini
söyledi. Apo'nun idam kararının TBMM'ye gelmesinden sonra başka
sorunun ortaya çıkacağını da kaydeden Kutan, şöyle konuştu:
‘‘Şu anda Meclis'te bekleyen
yaklaşık 20 idam kararı bulunuyor. Bunlar yıllardır, onaylanıp infaz edilmeyi
bekliyor. Şimdi, Apo'nun idam edilebilmesi için, önce bu 20 kararın
onaylanması ve infazı gerekiyor. Bu ince detayı gözden kaçırmamak gerek.
Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, kısa bir dönem içerisinde 20 kişinin
birden idam kararının infaz edilmesinin, gerek Türk, gerek dünya kamuoyunda
ne etki yaratacağının nazarı itibare alınacağını tahmin ediyorum.’’
DEVLET AFFEDEMEZ
Kutan, Küçükköy'deki
konuşmasında da Öcalan için, ‘‘Benim fikrim önemli değil. Parti
bu konuda grup kararı alamaz. Kanun gereği, Meclis'e gelir, herkes kendi
vicdanını önüne koyar, gizli oyunu atar’’ dedi. Verilecek kararın,
ne grup toplantısında ne ikili görüşmelerde ne de iktidar ortaklarının
anlaşmaları ile uygulanamayacağını belirten Kutan, şunları söyledi:
‘‘Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'nin kararını bekleyelim, bunu buzdolabına koyalım kimse diyemez.
Avrupa Birliği idamı kaldırmak istiyor diye, 'Asmayalım' diyemeyiz.
Avrupa Birliği, çağdaşlık gereği,bunu istiyormuş. ABD'de idam cezası uygulanıyor.
Çağdaş değil mi? Bu işin çağdaşlıkla alakası yok. Hakla, hukukla alakası
var. 'Apo'yu affedelim' diyemeyiz. Affın kararını verecek olan devlet
değildir. Devlet kendine karşı işlenen suçları affedebilir. Birinin kardeşi
öldürülmüş, öldürenin affına, öldürülen kişinin kardeşi karar verebilir.
Hasan Celal Güzel, Recep Tayyip Erdoğan, devlete karşı düşünce suçu
işledikleri iddiasıyla hapse atılıyor, RP kapatılıyor. Devlet bunları affedebilir.
Başka bir şeyi affetme yetkisi devlette değildir.’’
6 OCAK 2000
MHP,
Apo dosyasının derhal TBMM'ye sevkini isteyecek
MHP Genel Başkan Yardımcısı
Şefkat Çetin, Genel Başkan Bahçeli'nin 12 Ocak'taki liderler zirvesinde,
Apo dosyasının bekletilmeden Meclis'e sevkini isteyeceğini söyledi.
AVRUPA İnsan Hakları
Mahkemesi'nin kararı beklenmeden, bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın idamını
isteyen MHP, diğer koalisyon ortaklarının aksi yönde alacakları bir karara
karşı çıkacak. MHP Lideri Devlet Bahçeli, 12 Ocak'taki Liderler
Zirvesi'nde, hükümetin bekletme yetkisi olmadığını anlatacak ve dosyanın
derhal Meclis'e sevkini isteyecek.
MHP Genel Başkan Yardımcısı
Şefkat
Çetin, hükümetin Apo'nun idam dosyasını TBMM Başkanlığı'na göndermekten
başka bir hukuki yetkisi bulunmadığını savundu. MHP Başkanlık Divanı'nda
değerlendirildiğini belirten Çetin, şu bilgiyi verdi:
‘‘Hükümetin görevi, yargı
kararını Meclis Başkanlığı'na göndermek. Biz inceledik; hukuken hükümetin
göndermemesi mümkün değil. Normal olarak Apo konusu hükümet krizine
yol açmaz. Ancak hükümet hukuku ihlal edip yetkisini aşarak dosyayı tutarsa,
işte o zaman kriz çıkar. Vatana ihanet edip, insanlık suçu işlemiş birine,
bağımsız mahkemenin verdiği cezayı uygulamada tereddüt gösteren bir hükümette
ortaklığı nasıl sürdüreceğimiz sorusuna cevap vermekte zorlanırız. Hükümet
devletin kanunlarını uygulamakla görevli. Apo'ya has bir uygulama
yapılamaz. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kendi ilgi ve yetki alanı
içinde olmamasına rağmen, ‘AİHM kararı beklensin' türünden bir sürü
laf ediyor. Beklenecekse dosya onay için kendisine gelecek, kendisi bekletsin.
Nasıl bekletebilecekse.. Bu konu TBMM'de tartışılsın. TC, bir terörisle
pazarlık yapamaz. Apo'ya has bir uygulama yapılırsa, çok büyük yara
açılır. Apo, olanlara cezaevinde kıkır kıkır gülüyor. Suriye'deki
rahatlığı içinde, cezaevinden siyasallaşma politikasını sürdürüyor. Bizimkiler
de içeride uyuyor. AB, diğer idam edilenlere niye tavır koymadı da, insanlık
suçu işleyen bir cani için tavır koyuyor. Diğerlerinin insan hakkı yok
muydu?
Genel Başkan Devlet
Bahçeli,
12 Ocak'taki Liderler Zirvesi'nde, hükümetin bekletme yetkisi
olmadığını anlatacak. Derhal dosyanın Meclis'e sevkini isteyecek.’’
6 OCAK 2000
'İdamları
dünyaya anlatamayız'
MHP ve muhalefet partileri, terörist Abdullah Öcalan hakkındaki idam kararıyla
ilgili dosyanın "hiç beklemeden" Başbakanlık'tan TBMM'ye gönderilmesini
istedi.
12 Ocak'taki liderler zirvesi öncesi görüşlerini açıklayan MHP, FP ve DYP
yöneticileri, idam inisiyatifinin hükümette kalmasını eleştirirken, DSP
ve ANAP'ta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararına kadar dosyanın
Başbakanlık'ta bekletilmesi eğilimi oluştu.
20'den fazla idam
Siyasi parti temsilcilerinin Öcalan'ın idamıyla ilgili görüşleri şöyle:
* FP Genel Başkanı Recai Kutan: Öcalan'ın idamı konusu, hükümeti oluşturan
siyasi partilerin liderlerinin biraraya gelip, tartışarak alacakları bir
mesele değildir. Konu bir an önce Meclis'e intikal ettirilmelidir. Öcalan
ile ilgili karar verilirken, şu anda Parlamento'da bekleyen 20'nin üzerindeki
idam kararını da birlikte mütalaa etme mecburiyeti vardır. Türkiye Cumhuriyeti
Devleti olarak, kısa bir dönem içerisinde 20 kişinin birden idam kararının
infaz edilmesinin, gerek Türk, gerek dünya kamuoyunda ne etki yaratacağının
nazarı itibara alınacağını tahmin ediyorum. Netice olarak biz, şu anda
parti olarak herhangi bir görüş beyan edecek durumda değiliz. Ben şahsi
görüşümü ifade ettim.
Çiller: Bekliyoruz
* DYP Genel Başkanı Tansu Çiller: Avrupa Birliği yolu, bölgelerden değil,
DYP'nin ortaya koyduğu ikinci demokrasiden geçiyor. Hukukun bir gereği
olarak, Öcalan ile ilgili kararın zaman geçirilmeden TBMM'ye getirilmesi
gerekir. Hukuka saygılı, kendine saygılı bir büyük devletin yapacağı şey
budur. Hukuk ne diyorsa o hemen yapılmalı ve olaya TBMM el koyup, özgür
iradesiyle kendi kararını vermelidir.
2000'in en önemli olayı
* MHP Grup Başkanvekili İsmail Köse: Bu bizim milli meselemiz, onurumuzdur.
2000'in en önemli olayı Apo'nun asılması olacaktır. AB'ye aday gösterilen
Türkiye, yakın gelecekte tam üyeliğe kesinlikle kabul edilecektir. Her
ne pahasına olursa olsun, Öcalan konusunda Türkiye pazarlık yapmayacaktır.
İnsan hakları denilecekse ölen 30 bin vatandaşın hakkı ne olacak? AB ile
Apo'yu kimse kıyaslamasın. Apo'nun mahkemesi yapılmış, cezası kesilmiştir.
1999'da yakalanan Apo, bağımsız yargı tarafından idama mahkum edilmiştir.
Şimdi karar onay için TBMM'ye gelecek. MHP'nin 127 oyu da, diğer milletvekillerinin
olduğu gibi 'evet' olacak.
*TBMM Adalet Komisyonu'nun MHP'li üyesi İsmail Çevik: Öcalan'ın asılıp
asılmaması konusu istismar ediliyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin iradesinin
Öcalan'ın asılıp asılmamasına endekslenmesi anlamlı değildir. Bu konunun
muhalefet partileri tarafından da siyasi malzeme haline getirilmesi tasvip
edilecek bir durum değildir. Dosya Adalet Komisyonu'na geldiğinde, komisyon
görüşlerini ortaya koyacak. Komisyon üyelerinin bu aşamada oylarının renklerinin
ne şekilde olacağının da bilinmesi mümkün değildir. Komisyon üyelerinin
oylarının renklerini, ima yoluyla da olsa belli edecek beyanlarda bulunmalarının
da doğru olmadığı inancındayım.
7 OCAK 2000
'AİHM'ye uymak şart'
ANKARA - Devlet Bakanı Mehmet
Ali İrtemçelik, Abdullah Öcalan hakkında, 'iç hukuk yolları bağlamında'
kesinleşmiş olan idam hükmünün infaz edilip edilmemesinin 'duyarlı ve kritik
bir konu olduğunu' açıkladı. Konunun birçok boyutu olduğunu unutmamak gerektiğini
belirten İrtemçelik, Avrupa Konseyi (AK) üyesi olan ve Avrupalılık iddiasında
ciddi olan her devlet için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) ihtiyati
tedbir kararına uyulmasının zorunlu olduğunu söyledi.
İrtemçelik, "Biz de bu karara
uymak zorundayız. 'AİHM de kim oluyor?' kompleksine yer olmadığı da bu
yanıtın içindedir. AİHM, bizim kendi irademizle, iç hukuk sistemimizin
ayrılmaz bir parçası haline getirilmiş olan bir organdır" dedi. İkinci
sorunun ise 'uyulacaksa hangi aşamada uyulmalıdır?' sorusu olduğunu kaydeden
İrtemçelik, bu soruya yanıtın da kesin olarak 'hükümet' olduğunu ifade
etti. Çünkü, AİHM'nin muhatabının hükümet olduğunu belirten İrtemçelik,
"AİHM ile işi olan tüm AK üyesi ülkeler için hem ilke olarak hem de pratikte
böyledir" diye konuştu.
Hükümet
dosyayı ne yapmalı?
AİHM'nin çağrısında, "Öcalan'ın
avukatları tarafından yapılmış olan başvuruyu şekil ve esas yönünden inceleyip
sonuçlandırıncaya kadar, hükmün infaz edilmemesi için her türlü önlemi
almanızı rica ediyorum" denildiğini anımsatan İrtemçelik, "Dosyanın Başbakanlık'ta
bekletilmeyip TBMM'ye intikal ettirilmesi, hükümetin AİHM'nin çağrısına
kayıtsız kalmış olmasından, kendi yönünden alınabilecek bir önlemi almamış
olmasından başka türlü yorumlanamayacaktır" ifadesini kullandı.
Bu noktalar bu kadar açıkken,
başka türlü yorumda ısrar etmenin 'Ben AİHM'yi dinlemem' manasına geleceğini
kaydeden İrtemçelik, şunları söyledi: "İşin belirleyici önemde başka bir
yönü daha var. Bu konuya Öcalan diye mi bakacaksınız, Türkiye diye mi?
Bence, kimse bu konudaki seçimini yapmadan ağzını açmamalıdır." (aa)
7 OCAK 2000
MHP topu ortaklarına atacak
CANAN GEDİK
ANKARA - 12 Ocak'taki liderler
zirvesine, Öcalan hakkındaki idam cezasının derhal TBMM'ye gönderilmesi
isteminin iletilmesini oybirliğiyle kararlaştıran MHP Başkanlık Divanı,
mutabakat sağlanamaması durumunda sessiz kalmayacak. Genel Başkan Devlet
Bahçeli'nin kurmaylarıyla yaptığı toplantılarda, idam cezasının Meclis'e
gönderilmemesi durumunda parti tabanında büyük rahatsızlık oluşabileceğine
dikkat çekilerek, bir dizi önlem alınması istendi.
Bahçeli:
Takdir başbakanın
Bahçeli, kurmaylarıyla yaptığı
toplantılarda, Öcalan'ın cezasının infazının hükümetin devamlılığı ile
bağdaştırılmaması gerektiğini belirterek, "Bu konu, hükümet protokolünün
dışında bir konudur. Dosyanın TBMM'ye gönderilmesi gerekir, ancak takdir
Başbakan'ındır" dedi. MHP'liler, Öcalan'ın idam cezasıyla ilgili olarak
şu stratejinin uygulanmasını kararlaştırdı:
-
12 Ocak'taki zirvede AHİM kararının
beklenmesi gerektiği tezinin gerekçeleri tartışmaya açılarak, toplumdaki
adalet duygularının incitilmemesi açısından Öcalan'ın idam cezasının infazının
önemi anlatılacak.
-
TBMM Adalet Komisyonunda 50'nin
üzerinde idam dosyasının yıllardır bekletildiği, ancak Öcalan'ın dosyasının
Türk milleti ve devleti açısından özel önemi bulunduğu vurgulanarak, nihai
kararı Başbakanlık yerine TBMM'in vermesi istenecek.
-
AB'ye aday bazı ülkelerde de
idam cezasının varlığına dikkat çekilecek.
-
MHP, TCY ve Anayasa değişikliği
taslağını hazırlayacak. Toplu katliama yönelik yaygın terör hareketleriyle
savaş durumunda vatana ihanet suçlarında idam cezası korunurken, diğer
suçlara öngörülen idam cezaları, 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' cezasına
dönüştürülecek. Değişiklik taslağıyla bazı önemli kararlara referandum
yolu açılırken, devlet aleyhine işlenen suçlar af kapsamı dışında tutulacak.
Zirvede mutabakat sağlanamaması
ve dosyanın Başbakanlık'ta bekletilmesi eğiliminin ağır basması durumunda
MHP, koalisyon ortaklarına yönelik kampanya açacak. MHP'li bakanlar ve
parti yöneticileri il ve ilçe teşkilatlarını giderek, 'MHP elinden geleni
yaptı. Ancak hükümetin diğer ortakları AHİM kararının beklenmesini istiyor.
Bu konudaki sorumluluk onlarındır' görüşünü savunacak.
7 OCAK 2000
Apo'ya
Meclis Komisyonu karar verir
TBMM
Başkanı
Yıldırım
Akbulut, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın idam dosyasının Meclis'e
sevkedilmesi durumunda öncelikle TBMM Adalet Komisyonu'nda ele alınacağını
anımsattı.
Akbulut, komisyonda 39 dosyada 57 kişinin idam kararının
beklediğini de vurguladı.
Akbulut, dün gazetecilerin,
Öcalan
dosyasının Meclis'e gönderilmesi durumunda ne olacağı sorusuna şu yanıtı
verdi:
‘‘Dosya, Adalet Komisyonu'na
sevkedilecek. Komisyon gündemine hakimdir. Görüşür, nasıl hareket edilmesi
gerekiyorsa o yapılır. 12 Ocak Çarşamba günü yapılacak liderler zirvesinden
bu konuyla ilgili nasıl bir karar çıkacağını bilemiyorum. Şu anda iki görüş
var. Birincisi AİHM’nin kararının beklenmesi, diğeri de beklemeye gerek
olmadığı yönündeki görüş. AB’ye aday üye olunması dikkate alınmalıdır.’’
7 OCAK 2000
MHP’ye
Apo mesajı
Başbakan Ecevit,
12
Ocak'ta bölücübaşı Abdullah Öcalan için toplanacak liderler zirvesi
öncesi, idam kararının Başbakanlık'ta bekletilmeyerek TBMM'ye gönderilmesi
ve kararın onanmasında ısrarlı davranan MHP'ye mesaj gönderdi. Öcalan
yüzünden
hükümet istikrarının bozulmasını kimsenin istemeyeceğini savunan
Ecevit,
‘‘Bizim dışımızda bazı partilerin bazı zorlukları olabilir ama devlet sorumluluğunu
üstlenenler aynı zamanda her zorluğu da göğüsleme görevini üstlenmiş olurlar’’
dedi.
Ecevit, ‘‘Şimdiye kadar
bütün önemli konularda olduğu gibi bu konuda da hükümet içinde gerekli
uyum sağlanacaktır. Bir Abdullah Öcalan yüzünden hükümet istikrarının
bozulmasını hiçbirimiz içimize sindiremeyiz. Mesele bir Abdullah Öcalan
meselesi
değildir. Türkiye'nin istikrarı, huzuru, içte ve dıştaki saygınlığı meselesidir’’
diye
konuştu. Ecevit, ‘‘Tabii bizim dışımızda bazı partilerin bazı zorlukları
olabilir ama devlet sorumluluğunu üstlenenler aynı zamanda her zorluğu
da göğüsleme görevini üstlenmiş olurlar’’ sözleriyle de, koalisyon
ortağı MHP'ye mesaj gönderdi.
8 OCAK 2000
Bahçeli'nin idam resti
Suçların
cezasız kalamayacağını belirten MHP lideri Devlet Bahçeli, 'Adaletin kişilere
göre esnemesi asla hoş karşılanmaz. Öcalan'ın idamı Türk milleti ve devletinin
meselesidir' dedi
OSMANİYE - MHP lideri Devlet
Bahçeli, Öcalan'ın idamına Türk milleti adına bağımsız yargının karar verdiğini
belirterek, "Bu kararı sulandırmak isteyenler bilmelidir ki, bu Türk milletinin
egemenlik hakkını eleştirmek anlamına gelmektedir" dedi. Bahçeli, bugün
terörün mağlup edildiği bir noktada, geçen yüzyılın başında ülkemizin başına
çorap örenlerin, şimdi de milletin bu başarısını hiçe saymak anlamına gelen
şartları telaffuz etmeye çalıştıklarını söyledi.
'Dayatmaları
aşarız'
"Türk milleti tıpkı 20.
yüzyılın başında olduğu gibi 21. yüzyılın başında da bu dayatmaları aşacak
güçtedir" diyen Bahçeli, Öcalan için verilen kararın infaz edilmesini,
Türk milletinin geleceğiyle ilişkilendirenlerin ve ülkemizin AB üyeliğiyle
aynı kabın içine koyanların yanıldıklarını ileri sürdü. Bahçeli, "Bilerek
ya da bilmeyerek, böyle bir tavır içinde olanlar ülkelerini küçük düşürdüklerini,
milletimiz nezdinde tamiri imkânsız tereddütler
uyandırdıklarını iyi bilmelidir.
Yine iyi bilinmelidir ki, dünya yüzünde hangi gerçekçi ve insani ilişki,
binlerce masum insanın katiliyle bunu yargılayan ve hak ettiği cezayı uygulayan
bir ülkeyi aynı kefeye koyar ve hatta katil lehine karar verir. Şayet böyle
bir durum vuku bulursa, o ilişkiden hiçbir zaman bu milletin lehine bir
netice çıkmayacağı açık değil midir?" diye konuştu.
'Bölücü katilin idamına,
Türk milleti adına bağımsız yargının hükmettiğini' ifade eden Bahçeli,
"Bu sadece partilerin, siyasetçilerin ve yönetim sorumluluğunu taşıyanların
meselesi değildir. Bu her şeyden önce Türk milletinin ve devletinin meselesidir"
dedi. Adaletin kişilere ve siyasi duruşlara göre esnemesinin ve yön değiştirmesinin
asla hoş görülemeyeceğini belirten Bahçeli, şunları söyledi: "Suçların
cezasız kalmasına taraftar olunamaz. Bu nazik konuyu terör örgütünün ve
dış destekçilerinin istedikleri gibi görmek, insan hakları çerçevesinde
izah etmeye uğraşmak da ne doğrudur ne de ahlakidir.
Yine böyle bir tarihi ve
milli meselede mağdurları görmezden gelip, kamu vicdanını yaralamaktan
kaçınmak gerekir. Son
olarak ileride önümüze çıkartılacak
muhtemel dayatmalara bugünden kapı aralamak anlamına gelecek söylem ve
politikalardan uzak durulması şarttır. Canileri, katilleri savunan, bir
ülkeyi yıllardır kan gölüne çeviren insanlık suçlusu bir teröristin bağımsız
yargı tarafından hükmedilmiş olan cezasının infazını engelleyen bir barışçı
anlayış olamaz.
'Değişimin
anlamı yok'
Esas sıkıntı kaynağını,
2000'li yıllarda güçlü olmak, dünyanın saygın ülkeleri arasında yer almak
isteyen bir Türkiye'ye, hukukun üstünlüğünden ve adaletin tecellisinden
vazgeçmeyi telkin etmek ile vatanına kastedeni dolaylı da olsa ödüllendirmek
anlamına gelecek bir davranış içine sokmaya çalışmak oluşturacaktır. Konuya
samimi ve soğukkanlı olarak yaklaştığını iddia edenlere önerimiz, bu hususları
önemsemeleri ve ciddiye almalarıdır.
İçi doldurulmamış, ayakları
yere basmayan değişim söylemlerinin geçmişte olduğu gibi bugün de bir anlamı
ve değeri yoktur. Türkiye tabii ki değişecektir. Ama dilimiz, bayrağımız,
cumhuriyetimiz gibi milli ve üniter yapımız asla değişmeyecektir." (aa)
8 OCAK 2000
Asmadan
olmaz
Bahçeli ortaklara ateş
püskürdü
Osmaniye'de halka seslenen
MHP Lideri Bahçeli, Öcalan için AİHM kararının beklenmesi gerektiğini savunan
koalisyon ortakları DSP ve ANAP'ı, ‘‘Türkiye'yi küçük düşürmek’’le suçladı.
Asmamanın Apo'yu ödüllendirmek olacağını savunan Bahçeli, ‘‘Bir ülkeyi
yıllardır kan gölüne çeviren, insanlık suçlusu bir teröristin bağımsız
yargıçca verilmiş cezasının infazını engelleyen bir barışçı anlayış olamaz’’
dedi.
MHP Lideri ve Başbakan
Yardımcısı
Devlet Bahçeli, 12 Ocak'ta yapılacak liderler zirvesi
öncesinde,
Abdullah Öcalan için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının
beklenmesini öneren koalisyon ortaklarına ilk kez sert çıktı. ‘‘Öcalan'ın
idam kararının gerçekleşmesi gerektiğini’’ savunan Bahçeli, idam
kararını Türk milletinin geleceği ve AB üyeliğiyle bağdaştıran koalisyon
ortakları DSP ve ANAP'ı, ‘‘Bilerek veya bilmeyerek Türkiye'yi küçük
düşürmekle’’ suçladı. Bahçeli, Öcalan'ın asılmamasının
da ‘‘onu ödüllendirmek’’ anlamına geleceğini bildirdi. Bahçeli,
dün Sağlık Bakanı Osman Durmuş ve bölge milletvekilleriyle, memleketi
ve seçim bölgesi Osmaniye'ye geldi. Osmaniye'nin kurtuluş günü dolayısıyla
halka hitap eden Bahçeli, şöyle dedi:
TÜRKİYE KÜÇÜK DÜŞER
‘‘Terörün mağlup edildiği
bir noktada, geçen yüzyılın başında ülkemizin başına çorap örenler, şimdi
de bu milletin başarısını hiçe saymak anlamına gelen şartları telaffuz
ediyorlar. Yargının Türk milleti adına verdiği kararı sulandırmak isteyenler
bilmelidirler ki, Türk milletinin egemenlik hakkını eleştiriyorlar. Bu
kararın infaz edilmesini, Türk milletinin geleceğiyle ilişkilendirenler,
AB üyeliğiyle aynı kabın içine koyanlar yanılıyorlar. Bilerek, yada bilmeyerek
bu tavır içinde olanlar kendi ülkelerini küçük düşürüyorlar. Milletin nezninde
tamiri imkansız tereddütler uyandırıyorlar. Yine bilinmelidir ki, dünya
yüzünde hangi gerçekçi ve insani ilişki binlerce masum insanın katiliyle
bunu yargılayıp, hakettiği cezayı uygulayan bir ülkeyi aynı kefeye koyar
ve hatta katil lehine karar verir.’’
ÖDÜLLENDİRMEK OLUR
Bahçeli, Apo'nun
idamı meselesinin sadece partilerin, siyasetçilerin veya yöneticilerin
meselesi olmayıp, Türk milleti ve devletinin meselesi olduğunu vurguladı.
Bahçeli,
‘‘Adaletin kişilere ve siyasi duruşlara göre esnemesi, yön değiştirmesi
asla hoşgörülümez. Hele hele suçların cezasız kalmasına taraftar olunamaz’’
dedi. MHP Lideri, ‘Bu nazik konuyu’, insan hakları çerçevesinde
izah etmenin doğru ve ahlakçı olmadığını söyledi. Bahçeli, tarihi
ve milli meselede mağdurları görmezden gelip, kamu vicdanını derinden yaralamaktan
kaçınmak gerektiğini savunarak, ‘‘İleride önümüze çıkarılacak muhtemel
dayatmalara bugünden kapı aralamak söylem ve politikalardan uzak durulması
şart’’ diye konuştu. Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:
‘‘Unutulmamalı
ki, insan hakları insanlar içindir. Canileri, katilleri savunan, bir ülkeyi
yıllardır kan gölüne çeviren, kaynaklarının hebasına neden olan insanlık
suçlusu bir teröristin bağımsız yargıçca verilmiş cezasının infazını engelleyen
bir barışçı anlayış olamaz. Türkiye'ye hukukun üstünlüğünden ve adaletin
tecellisinden vazgeçmeyi telkin etmekle, vatanına kast edeni ödüllendirmek
anlamına gelecek bir davranış içine sokmaya çalışmak olur.’’
ECEVİT'E SAYGILIYIM
Bahçeli, Osmaniye
Gazeteciler Cemiyeti'nin açılışında, Başbakan Ecevit'in Apo
konusundaki sözlerine verdiği karşılığı yanıtlamaktan kaçındı. Bahçeli,
‘‘Sayın Ecevit'in konuşmasını dinlemedim. Herkesin görüşüne saygımız var.
Bunun dışında bir değerlendirme yapmıyorum’’ dedi.
8 OCAK 2000
Bahçeli:
Yorumları zirveye bırakalım
Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, idam cezasının infazını engellemenin
Abdullah Öcalan'ı ödüllendirmek anlamına gelebileceğini savunarak "Unutulmamalı
ki insan hakları, insanlar içindir. Caniler, katiller, Türkiye'yi kan gölüne
çevirenler için değil" dedi.
Bahçeli, Öcalan hakkındaki kararın infazını AB üyeliğiyle aynı kabın içine
koyanların yanıldığını belirterek, "Adaletin, kişilere ve siyasi duruşa
göre esnetilmesi hoş görülemez. Bu konuyu insan hakları çerçevesinde izah
etmeye uğraşmak doğru ve ahlaki değil" diye konuştu.
Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşu törenlerine katılan Bahçeli, Şehir
Stadı'ndaki konuşmasında şunları söyledi:
"Bir ülkeyi yıllardır kan gölüne çeviren, ekonomik kaynaklarının heba olmasına
sebep olan, insanlık suçlusu bir teröristin bağımsız yargıca hükmedilmiş
cezasının infazını engelleyen bir barışçı anlayış olamaz. Esas sıkıntı,
Türkiye'ye hukukun üstünlüğünden ve adaletin tecellisinden vazgeçmeyi telkin
etmekle vatanına kastedeni dolaylı da olsa ödüllendirmek anlamına gelecek
bir davranış içine sokmaya çalışmak oluşturacak."
Öcalan'ın idamını Türkiye'nin geleceğiyle ilişkilendirenlerin kendi ülkelerini
küçük düşürdüğünü belirten MHP lideri, "Bugün terörün mağlup edildiği bir
noktada geçen yüzyılın başında ülkemizin başına çorap örenler, şimdi de
milletin bu başarısını hiçe saymak anlamına gelen şartları telaffuz etmeye
çalışmaktadır" diye konuştu.
"Nazik konu"
Öcalan'ın idamının partilerin, siyasetçilerin veya yönetim sorumluluğu
taşıyanların meselesi olmadığını belirten MHP lideri, koalisyon ortaklarına
şu mesajı gönderdi:
"Bu, her şeyden önce bütün Türk milletinin ve devletinin meselesidir. Adaletin
kişilere ve siyasi duruşlara göre esnemesi, yön değiştirmesi asla hoşgörülümez.
Hele hele suçların cezasız kalmasına taraftar olunamaz. Bu nazik konuyu
terör örgütünün ve dış destekçilerinin istedikleri gibi görmek, insan hakları
çerçevesinde izah etmeye uğraşmak ne doğrudur ne de ahlakidir.
Yine böyle bir tarihi ve milli meselede mağdurları görmezden gelip kamu
vicdanını derinden yaralamaktan kaçınmak gerekir. Son olarak ileride önümüze
çıkartılacak muhtemel dayatmalara bugünden kapı aralamak anlamına gelecek
söylem ve politikalardan uzak durulması şarttır."
Süslü değişim nutukları
Apo'nun idamına karşı çıkanları, "süslü değişim nutukları" atmakla suçlayan
Bahçeli sözlerini şöyle bitirdi:
"İçi doldurulmamış ayakları yere basmayan değişim söylemlerin geçmişte
olduğu gibi bugün de bir anlamı ve değeri yok. Türkiye tabii ki değişecektir,
ama değişen Türkiye'nin değişmeyenleri de olduğu unutulmamalı.
Koalisyon uyum içinde çalışıyor. Bizler her zaman milletimize karşı duyduğumuz
derin saygı ve sorumluluk içinde uzlaşma, samimiyet ve atılımı temel yönetim
ilkelerimiz yaparak bugünlere geldik. Bunda sonra da aynı duyarlılığı ve
kararlılığı sergilemeye devam edeceğiz."
Törenlerin ardından geldiği valilikte "MHP, bölücübaşı davasının karar
sürecinin tıkanmamasından yana" diyen Bahçeli, "Yani, yargı kararı Meclis'te
görüşülmeli mi" sorusuna, "12 Ocak'ta yapılacak liderler zirvesinde konu
görüşülecektir. İsterseniz yorumu da o zamana bırakalım" yanıtını verdi.
8 OCAK 2000
Ecevit'ten ince uyarı
MHP lideri
Devlet Bahçeli'nin sözlerini eleştiren Başbakan Bülent Ecevit, sorumlu
devlet adamının kendini aşırı ölçüde bağlayıcı konuşmaları asla yapmaması
gerektiğini söyledi
ANKARA - Başbakan Bülent Ecevit,
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sözlerine tepki gösterdi. Öcalan'ın cezasıyla
ilgili 12 Ocak'ta hükümet ortakları arasında yapılacak toplantıyı hatırlatan
Ecevit, bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) erteleme
kararının toplantıda ele alınacağını belirtti.
Ecevit, "Bu toplantıdan
önce hiçbir yetkili ve sorumlu devlet adamının kendini aşırı ölçüde bağlayıcı
konuşmalar yapmamasını temenni ederim. Bu bir egemenlik sorunu değildir.
AİHM ile ilgili bir sorundan ibaret de değildir. Öcalan'ın infazı, idamı
veya infazın geciktirilmesi Türkiye'ye içerde ve dışarda ne getirir, ne
götürür bunların her türlü duygusallıktan uzak olarak devlet sorumluluğu
içinde gözden geçirilmesi
gerekir" dedi.
'Apo'ya
acımıyorum'
Bugüne kadar her liderler
zirvesinden uyum ve uzlaşma ile çıkıldığını vurgulayan Ecevit, hiç kimsenin
kendisini Öcalan'a acımakla eleştiremeyeceğini ifade etti. Ecevit, "Ancak
konuya başka açılardan da bakmamız gerekir. Öcalan'ın benim kanıma göre
dirisi artık bize zarar veremez. Ama Öcalan'ın ölüsü bize içeride ve dışarıda
bazı zararlar verebilir diye düşünüyorum. Bunları 12 Ocak'ta düşünmemiz
gerekir. Aslında siyasal anlamda ölmüştür. Ama idam onu siyasal anlamda
yeniden diriltebilir kaygısını taşıyorum" diye konuştu. Öcalan'ın yakalanmasının
ardından terörün hızlı bir düşüş sürecine girdiğini ve bugünlerde neredeyse
tümüyle sona erdiğini dile getiren Ecevit, "Şimdi Türkiye'yi yeniden karıştıracak
birtakım olaylara hükümet olarak imkân vermemiz söz konusu olamaz. Dediğim
gibi, duygulardan uzak olarak bu konuyu 12 Ocak'ta üç parti lideri olarak
görüşeceğiz" dedi.
8 OCAK 2000
Ecevit:
Ölüsü zarar verir
Başbakan Bülent Ecevit, Abdullah Öcalan'ın dirisinin artık zarar vermeyeceğini
belirterek "Ama Abdullah Öcalan'ın ölüsü, bize içerde ve dışarda bazı zararlar
verebilir diye düşünüyorum. Bunları 12 Ocak'ta düşünmemiz lazım. Öcalan,
siyasal anlamda ölmüştür. İdam onu siyasal anlamda yeniden diriltebilir
kaygısını taşıyorum" dedi.
Bir hükümet sorununun ortaya çıkacağına ihtimal vermediğini kaydeden Ecevit,
"Türkiye'nin yeniden bir kargaşaya sürüklenmesine herhalde hükümet olarak
fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.
Başbakan, Bahçeli'nin, Öcalan'ın cezasının infazına ilişkin görüşlerinin
anımsatılarak "Liderler zirvesi öncesinde bu mesajları nasıl değerlendiriyorsunuz?"
sorusuna şu yanıtı verdi:
"12 Ocak'ta koalisyonu oluşturan partilerin genel başkanları olarak toplanacağız.
AİHM'nin benim görüşüme göre bağlayıcı olan kararı hakkında ne düşüneceğimizi
birlikte görüşeceğiz. O tarihten ve toplantıdan önce hiçbir yetkili ve
sorumlu devlet adamının kendini aşırı ölçüde bağlayıcı konuşmalar yapmamasını
temenni ederim.
Bu bir egemenlik sorunu değildir. AİHM ile ilgili bir sorun da değildir.
Öcalan hakkındaki kararın infazı veya infazın geciktirilmesi Türkiye'ye
içerde ve dışarda ne getirir ve götürür. Bunların her türlü duygusallıktan
uzak olarak devlet sorumluluğu içinde gözden geçirilmesi gerekir. 12 Ocak
toplantısında bunu yapmaya çalışacağız."
Koalisyonu oluşturan partilerin genel başkanlarının bugüne kadar yaptıkları
toplantılardan uzlaşmayla çıkıldığını ifade eden Ecevit, "Bu da hükümete
büyük saygınlık, devlete büyük güven kazandırmıştır. 12 Ocak'taki toplantıdan
da gene böyle bir sonuç çıkacağını umuyorum" diye konuştu.
Hiçkimsenin kendisini, Öcalan'a acımakla eleştiremeyeceğini kaydeden Ecevit,
şu görüşleri dile getirdi:
"Öcalan'ın Suriye'den kovulmasını sağlayan hükümetin bir üyesiydim, Başbakan
yardımcısıydım. Abdullah Öcalan'ın bir Afrika ülkesinde yakalanmasını sağlayan,
yakalanması talimatını veren Başbakan da benim. Bizim bu konuda, benim
Abdullah Öcalan'a herhangi bir acıma duygusuyla yaklaşmamız söz konusu
olamaz.
Onun liderliğinde teröristler halkımıza çok büyük acılar, ağır acılar çektirmişlerdir.
Vatandaşlarımız tabii bu acıların ağırlığını üzerlerinde duyuyorlar, yüreklerinde
duyuyorlar. Bizzat onların bu acılarını paylaşıyoruz. Ancak konuya başka
açılardan da bakmamız gerekir."
Ecevit, Öcalan'ın yakalanmasının ardından terörün hızlı bir düşüş sürecine
girdiğini, neredeyse sona erdiğini ifade ederek sözlerini şöyle bitirdi:
"Şimdi Türkiye'yi yeniden karıştıracak birtakım olaylara hükümet olarak
imkan vermemiz söz konusu olamaz. Dediğim gibi duygulardan uzak olarak
bu konuyu 12 Ocak'ta 3 parti lideri olarak görüşeceğiz. Öyle umuyorum ki
olumlu bir sonuca varacağız."
8 OCAK 2000
Demirel'den
liderlere: Tansiyonu yükseltmeyin
Serpil Çevikcan Ankara
Abdullah Öcalan hakkında verilen idam kararının infazı konusunda hükümette
yaşanabilecek olası bir kriz konusunda "çok hassas" olduğu belirtilen Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel'in 12 Ocak'taki zirvede sorunun çözülmesini istediği,
liderlerle bu görüşmeden çıkan havaya göre bir araya gelebileceği belirtildi.
Demirel'in idam konusunda "tansiyonun yükseltilmemesi" gerektiğini de belirttiği
öğrenildi. Cumhurbaşkanı'nın idam dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM) kararına kadar bekletilmesinin Türkiye'yi "içeride ve dışarıda"
rahatlatacağı görüşünü savunduğu kaydedildi.
Öcalan'la ilgili kararın kaderinde önemli duraklardan biri olan Çankaya
Köşkü'nde önceki gün ardarda önemli görüşmeler yapan Cumhurbaşkanı Demirel'in
"aceleci" davranılmaması görüşünü dile getirdiği öğrenildi.
Türkiye'nin idam cezasının kaldırılması kararını imzalamadığını ancak AİHM
kararlarına uymayı kabul ettiğini vurgulayan Demirel'in mahkemenin ihtiyati
tedbir kararının ardından başlayan sürecin beklenmesinin zorunlu olduğu
görüşünde ısrarlı olduğu kaydedildi.
Demirel'in, idam cezası tartışmasıyla ilgili değerlendirmelerinde, "Türkiye'de
fiilen idam cezası uygulanmıyor. Çok düşüne taşına hareket etmek lazım.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararı beklendikten sonra mesele TBMM'nin
önüne gelmelidir. Mesele değerlendirilirken öfkeden, hiddetten kaçınmalıyız.
Türkiye, akla göre hareket etmelidir" dediği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Demirel'in AİHM kararının beklenmesinin Türkiye'yi "içerde
ve dışarda" rahatlatacağı görüşünde olduğu kaydedildi.
Tansiyon yükselmemeli
İdam konusunun hükümette kriz sinyali vermeye başlamasından bu yana, koalisyon
liderlerine sorunun "soğukkanlılıkla ve konuşarak" çözme çağrısında bulunan
Demirel'in Öcalan'ın idamı nedeniyle Türkiye'de "tansiyonun yükseltilmemesi"
gerektiğini söylediği de öğrenildi. Demirel'in terörle mücadelede gelinen
noktanın ve iç barışın değerinin iyi bilinmesi gerektiği kaydederek, buna
zarar verecek söylemlerden kaçınılmasını istediği de belirtildi.
Öcalan konusunun siyasi çekişme malzemesi yapılmaması ve konsensusla hareket
etmek gerektiği görüşünde olan Demirel'in iktidar ile muhalefeti uzlaştırmaya
dönük adımlar attığı da kaydedildi. Demirel'in MHP'nin tutumu nedeniyle
koalisyonun yumuşak karnı olan Öcalan konusunun uzun süredir istikrarı
yakalamış olan Türkiye'de bir hükümet sorununa yolaçmasından kaçınılması
gerektiği bu nedenle 12 Ocak'ta yapılacak zirveden sorunu çözecek bir formül
çıkmasını istediği öğrenildi. Demirel'in şu anda bir liderler zirvesi kararı
almadığı önümüzdeki günlerde oluşacak atmosfere göre adım atacağı belirtildi.
Öte yandan Demirel'in önceki gün FP Lideri Recai Kutan'la yaptığı görüşmede
sorunun idam cezasının kaldırılmasından çok Öcalan'ın idamı yönünde tartışılmakla
birlikte bekleyen idam dosyalarını da kaale almak gerektiğini vurguladığı
öğrenildi.
8 OCAK 2000
İmralı'dan
'tehdit' gibi mesaj
İmralı'da tutuklu terörist Abdullah Öcalan, hakkındaki idam kararının infazıyla
ilgili olarak 12 Ocak'ta yapılacak liderler zirvesine atıfta bulunarak,
"Yaşamımın çözümdeki rolü görüldüğü için zirveye kadar gelindi. Hiç temenni
etmiyorum ama, çözümsüzlükte ısrar edilirse bazı trajediler gelişebilir"
dedi.
Öcalan, İmralı Adası'nda önceki gün görüştüğü avukatları Mahmut Şakar,
Aydın Oruç, Türkan Aslan ve Ahmet Avşar aracılığıyla yaptığı "Basına ve
Kamuoyuna" başlıklı açıklamada, "200 yıldır kördüğüm olmuş bir sorunun,
11 aylık çabaları sonucu, Türkiye'de tarihi bir çözümün eşiğine geldiğini"
öne sürdü. Dünyanın barışa gittiği bir dönemde Türkiye'de işlerin "asalım
- asmayalım" tartışmasıyla geçtiğini iddia eden Öcalan, açıklamasında şu
ifadelere yer verdi:
"Madem ki birlik, bütünlük ve istikrar isteniyor, öyleyse siyasilerin sorunun
özünü çözüm önerileriyle beraber parlamentoda ele alması gerekiyor. Ancak
sorunun özünün tartışılması yerine, asalım - asmayalım ikilemine düşüldüğü
görülüyor. Sorun tartışılmıyor, özü ortaya konmuyor. Başından beri söyledim:
sorunun çözümüne katkı sunacaksa ölüme de hazırım. Savaş yanlısı bir kesimin
dayatmaları var. Çözümsüzlükte ısrar edilirse, meşru savunmanın gelişeceği
açıktır. Barış sonuç vermezse yüzyılın kaybı yaşanır. Ben barışla ölümümü
durdurmak istemiyorum, ama imhayı dayatarak rant elde etmenin savaşını
verenler var. Bizde de, komutanlığı sürsün, diye yanındaki savaşçıları
ölüme gönderenler var. PKK yok edilebilir, ama bu Kürt sorununun çözümüne
katkı sunmaz. Kaldı ki PKK bitmiş değildir."
Öcalan, 12 Ocak'ta yapılacak liderler zirvesine de dikkat çekerek, "Benim
için zirve toplanacak. Yaşamımın çözümdeki rolü görüldüğü için zirveye
kadar gelindi. Bazıları barış çabalarını sabote etmek istiyor, çatışmayı
derinleştirmeye çalışıyor" dedi.
9 OCAK 2000
Hükümeti
etkilemez
Önceki gün ortaklarına ateş
püsküren ve Apo'nun mutlaka asılması gerektiğini belirten Devlet Bahçeli,
konunun koalisyon sorunu haline gelmeyeceğini söyledi. Apo konusunda dağ-serçe
benzetmesi yapan Bahçeli, MHP'nin duygusal hareket etmediğini öne sürdü.
MHP Genel Başkanı
ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan'ın
asılması konusunda partisinin düşüncelerini, MİT tarafından hazırlanan
belgenin de değiştiremeyeceğini vurgularken, bunun koalisyon sorunu yaratmayacağını
söyledi. Meseleyi sadece
Abdullah Öcalan'ı kasdederek, değerlendirmemek
gerektiğini savunan,
‘‘Bir dağa bir serçe konsa, dağ ne kazanır, bir
dağdan bir serçe kalksa dağ ne kaybeder? Mesele o şekilde ele alınmamalı’’
dedi. Osmaniye MHP İl Başkanlığı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan
Bahçeli,
özetle şunları söyledi:
DUYGUSAL DEĞİLİZ Koalisyonu
oluşturan partilerin liderleri olarak 12 Ocak'ta biraraya gelip, bölücübaşı
Apo'nun idamı konusunda görüş alışverişinde bulunacağız. Sayın Ecevit'in
(önceki gün) dünkü demecini dikkatle izledim. MHP'liler duygusal hareket
etmemekte, kin ve nefretle olaylara yaklaşmamakta, ülkemizin geleceği açısından
yorumlar getirmekteler.
ECEVİT'E CEVAP (Ecevit'in,
'Sorumlu devlet adamı bağlayıcı konuşmaz'sözleri için) Kendimizi bağlayıcı
herhangi bir demecimiz olmuyor. Böyle bir anlamla yaklaşınca Sayın Başbakanımız
13 Aralık 1999'dan bu yana konuyla ilgili sürekli demeçler veriyor. 12
Ocak'taki zirvede MHP'nin görüşlerini sayın liderlere ve Başbakana açıklamaya
çalışacağız.
SORUN OLMAZ Bahçeli
daha sonra gazetecilerin sorularına şu yanıtları verdi:
Soru: Görüşlerinizi
zirvede dile getirecek misiniz?
Bahçeli: Görüşümüz
bir çizgi üzerinde.
Soru: Görüş ayrılığı
koalisyonu etkiler mi?
Bahçeli: Zannetmiyorum.
Etkilememesi lazım.
Soru: Apo'nun
idamının sakıncalı olacağı yönünde MİT raporlarından ve devletin başka
belgelerinden sözediliyor. Zirvede önünüze böyle gizli belgeler gelirse
görüşünüz değişir mi?
Bahçeli: Böyle bir
bilgiye sahip değiliz. Önümüze bazı raporlar konduğunda görüşlerimizin
değişmesi diye birşey sözkonusu olmaz. Biz belli gerekçelerimizle konuya
yaklaşıyoruz. Meseleyi sadece bir caninin asılıp-asılmaması şeklinde yorumlamamak
lazım. Caninin asılıp-asılmamasıyla beraber Türkiye'mizin önüne gelecek
problemleri düşünmek lazım. Türkiye kısa vadeli görüşlerinden ziyade önünü
gören bir politika takip etmeli. Yoksa, sadece bir kişiyi kasdederek, konuyu
değerlendirirseniz; bir dağa bir serçe konsa dağ ne kazanır, bir dağdan
bir serçe kalksa dağ ne kaybeder?. Mesele o şekilde ele alınmalı.
YARGIYA SAYGI Yıllardır
Türkiye'nin başına bela olan, ekonomik kaynaklarını heba eden, binlerce
insanımızı şehit eden, bölge insanına kasdeden bir caniye bağımsız yargı
idam kararı verdi. Bizim baştan beri söylediğimiz bir hukuk devletinde
bağımsız yargının kararına saygı duyulması. Bunu yaparken, meseleyi Apo'nun
asılıp-asılmamasına bağlamak olayları kısırlaştırmak ve yanlış yorumlara
fırsat verebilecek durumları ortaya çıkartmaktır. Bize göre asıldığı veya
asılmadığı an Türkiye'nin sorunlarının neler olması gerektiğinde, siyasilerimiz,
aydınlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız görüşlerini açıkça ortaya koymalı.
Türk milletinin önünü tıkayabilecek bir davranışa girilmemeli.
ÖFKEMİZ YOK MHP hiçbir
konuya duygusal yaklaşmaz. MHP'de öfke, kin olmaz. MHP'yi hala tanımamak
durumunda olanlar varsa, tanıma gayreti içine girseler daha iyi olur.
9 OCAK 2000
Bahçeli
yumuşadı: Türkiye'nin önünü tıkamayalım
Tuncay Dağlı Osmaniye
DHA
Başbakan Yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan'ın
idamıyla ilgili önceki gün yaptığı sert açıklamalardan sonra dün daha yumuşak
üslup kullandı. "Bir dağa bir serçe konsa ne kazanır, bir dağdan bir serçe
kalksa ne kaybeder" diyen Bahçeli, "Önemli olan o caninin asılması ya da
asılmamasıyla beraber Türkiye'nin önüne gelebilecek olan problemlerdir.
Bunları düşünmek lazım. Türk milletinin önünü tıkayabilecek bir davranışa
girilmemelidir" diye konuştu.
Bayram namazını kıldıktan sonra ağabeyinin ve kardeşinin evlerine giderek
bayramlaşan Bahçeli, ardından Belediye Çamlık Tesisleri'nde protokol ve
yurttaşlarla bayramlaştı. Bahçeli, MHP il örgütüne giderek burada partililerin
bayram tebriğini kabul etti.
Başbakan Bülent Ecevit'e yanıt veren Bahçeli, "Başbakan'ın dünkü demecini
dikkatle takip ettim. MHP'liler duygusal hareket etmemektedirler. Kinle,
nefretle olaylara yaklaşmamaktadırlar. MHP'yi hala tanımamak durumunda
olanlar varsa, tanımak gayreti içine girseler daha iyi olur" dedi.
Öcalan'ın idamıyla ilgili görüşlerini 12 Ocak'taki liderler zirvesinde
masaya getireceklerini kaydeden Bahçeli, Türkiye'nin kısa vadeli görüşlerden
çok, önünü gören bir politika izlemesi gerektiğini söyledi. "İdam konusunu
sadece bir kişiyi kastederek değerlendirmemek gerekir" diyen Bahçeli şöyle
konuştu:
"Bir dağa bir serçe konsa ne kazanır, bir dağdan bir serçe kalksa ne kaybeder?
Mesele o şekilde ele alınmamalıdır. Türkiye'nin başına bela olan, ekonomik
kaynaklarımızı heba eden, binlerce insanımızı şehit eden, bölge insanımızı
katleden bir caniye bağımsız yargı hüküm vermiş ve idam kararı vermiştir.
Bizim başından beri söylediğimiz şey, bir hukuk devletinde bağımsız yargının
kararına saygı duymak gereğidir. Ama bunu yaparken olayı sadece bir kişinin
asılıp asılmamasına odaklaştırmak, olayları kısırlaştırmaktır ve yanlış
yorumlara fırsat verebilecek durumları ortaya çıkarmaktır. Bize göre, asıldığı
an veya asılmadığı an Türkiye'nin karşılaşacağı problemlerin neler olabileceği
üzerinde siyasiler, aydınlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız görüşlerini
açıkça ortaya koymalıdır. Türk milletinin önünü tıkayabilecek bir davranışa
girilmemelidir."
MHP'nin, Türkiye ve devlet açısından yorumlar getirmeye çalıştığını ve
kendilerini bağlayıcı herhangi bir açıklamaları olmadığını belirten Bahçeli,
parti olarak görüşlerinin bir çizgi üzerinde olduğunu, partilerin idam
konusundaki görüş ayrılığının da koalisyonu etkilemeyeceğini ifade etti.
"Günü gelince konuşulur"
Ecevit'in, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görev süresinin uzatılması
konusundaki çalışma başlattıkları açıklamasını da değerlendiren Bahçeli,
"Başbakanımızın, kendi veya DSP olarak ortaya koymuş olduğu görüşleridir.
Türkiye'de gündem, günü geldiğinde değerlendirilmelidir. Ondan önce yapılacak
olan değerlendirmeler yanlış anlaşılmalara vesile olursa, kişileri incitebilir.
Böyle bir yaklaşımı da Türkiye için doğru bulmuyorum" diye konuştu.
Bir gazetecinin, "Sizin Öcalan'ın idamıyla ilgili görüşleriniz aleyhinde
MİT'in rapor verdiği ve devletin bu konuda gizli bilgilere sahip olduğu
ileri sürülüyor. Liderler zirvesinde masaya böyle bir rapor getirildiğinde,
bu sizin görüşlerinizde değişmelere neden açabilir mi?" sorusuna Bahçeli,
"Öyle bir bilgiye sahip değiliz. Önümüze bazı raporlar konulduğu zaman
görüşlerimizin değişmesi söz konusu olamaz. Kendi gerekçelerimizle olaya
yaklaşıyoruz" karşılığını verdi.
9 OCAK 2000
PKK:
MHP tahrik ediliyor
PKK Başkanlık Konseyi,
bir birdiriyle MHP'yi Öcalan'ın idamı konusunda daha sağduyulu davranmaya
çağırdı. Bildiride, ‘‘Partimiz, MHP'yi Türkiye'nin çıkarlarının bir
gereği olarak sağduyulu davranmaya, FP'yi de provokatif tutumundan vazgemeye
davet ediyoruz’’
denilirken, aynı yazıda Öcalan için, ‘‘Hem
savaşın, hem de barışın gerekçesi’’
ifadesi kullanıldı. Aynı yazıda,
MHP'nin idam konusunda tahrik edilmesi de şiddetle kınandı.
10 OCAK 2000
Asarsak
terör artar
Öcalan'ın idam kararını veren
Mahkeme Başkanı Mehmet Turgut Okyay, ‘‘terör tekrar artar’’ endişesiyle
idama karşı olduğunu söyledi. Okyay, AİHM kararının beklenmesi gerektiğini
belirtirken idam cezasının kaldırılmasını istedi.
YARGITAY Başkanı'nın
ardından bölücübaşı Abdullah Öcalan hakkında idam kararını veren
Ankara 2 No'lu DGM Mahkemesi Başkanı Mehmet Turgut Okyay da ‘‘Öcalan
için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı beklenmeli’’ dedi.
Okyay, Öcalan'ın
asılması halinde terörün tekrar artacağından endişe duyduğunu da belirterek,
‘‘İdam
kararı kaldırılmalı’’ çağrısında bulundu.
Okyay, Bayramın ilk
günü evini Hürriyet'e açtı. Abdullah Öcalan'dan Alaattin Çakıcı'ya,
cezaevlerinin durumundan, çocuk mahkumlara kadar birçok konudaki görüşlerini
dile getirdi.
Öcalan için acele etmeyin
Apo'nun idamı konusunda ülke
çıkarlarının önde tutulması gerekir. Avrupa Birliği'nde ülkemizin çıkarını
görüyorsak idam cezalarını kaldırmalıyız. Meclis de 57 idam dosyası bekliyor.
Onları bırakıp bunu öne alırsak yanlış olur. Hepsini uygularsak ülkemiz
Dünya çapında bunalıma girer. Aceleye gerek yok, AİHM'nin yürütmeyi durdurma
kararını beklemeli diyorum.
İmralı’da yüz akıyla yargıladık
Başka analar ağlamasın. Terörden
kimseye bir fayda gelmez. Asılırsa terör Türkiye'de ve Avrupa'da artar.
Öncelikle idam cezası kaldırılmalı ve adam gibi ceza infaz yasası çıkarılmalıdır.
Biz İmralı'da Öcalan'ı yargılarken oldukça stresli günler geçirdik.
Ama
çok şükür yüzümüzün akıyla adil bir yargılama yapıp çıktık. Görevimiz sadece
yargılama yapmakla kalmadı. Sanık avukatlarına yer vermiyorlardı. Aman
ülkemize leke düşmesin diye onlara yer bulduk. Yetkilerle görüşüp gelme
gitme işlerini bile ayarladık. O kadar stres yaşadık ki anlatamam. Çok
sükür kısa sürede iyi bir ekip idik ve yüzümüzün akıyla çıktık.
Cezaevlerini mafya yönetiyor
Sanığı duruşmaya getiremiyoruz.
Devlet getiremiyor. Niye? Cezaevine terör örgütü ve mafya hakim. Onlar
yönetiyor cezaevini. Tahliye olan sanığı örgütsel etkinliği bitmediği
için dışarıya bırakmıyorlar. Başka yere nakli çıkan sanığı bazen gönderemiyoruz.
Cezaevlerinde oda oda sistemine geçilirse bunların hepsi biter. Bu hükümetin
bunu başaracağına inanıyorum. Ayrıca sıkı bir nufüs planlaması şart. Çocuk
suçlulara çok üzülüyorum. Bakıyorsun adam on çocuk yapmış sokağa salmış,
bunlar uyuşturucuya, teröre ve mafyaya alıştırılıyor, karşıma gelince çok
üzülüyorum.
Vatandaş, ya affedilirse
diye idam istiyor
Bakın Alaattin Çakıcı'yı
yargılıyamıyoruz. Neden? Türkiye'de idam cezası olduğu için. Öyle şey olmaz.
Önce idam cezası denen ayıptan kurtulmalıyız. Ondan önce bir İnfaz Yasası
çıkarılmalı ve cazalar adam gibi infaz edilmeli. Bakın Mehmet Ali Ağca
halen yatıyor. Oysa Turgut Özal'ı öldürmek isteyen kişi hemen çıktı. Cezaları
adam gibi infaz edersen vatandaş da birşey demez. Vatandaşın korkusu bunlar
yarın affedilir yönünde. Öyle yok. Amerika'da Avrapa'da var. Çıkacak aftan
yararlanamayacağını, verdiği kararda yazıyor. Bu olanak ve bizde yok. Bizim
vatandaşımız sağ duyulu. Acaba yarın bunu af ederler mi diye düşünüyor.
Bu korku ile 'asılsın' diyor. Vatandaş ülkenin menfaatinin asılmamasında
olduğunu ve adam gibi cezasını çekeceğini bilse, hiç de böyle demez.
Demirel, keşke idamın
kalkmasına karşı çıkmasaydı
Sayın Adalet Bakanı Hasan
Denizkurdu zamanında idam cezalarının kaldırılması konusuyla ilgili girişim
oldu. O zaman Sayın Cumhurbaşkanımız buna karşı çıktı. Cumhurbaşkanı o
zaman Türkiye'de daha idam cezasının kalkması uygun olmaz düşüncesindeydi.
Ama o zaman kalksaydı bugün bu sıkıntılar olmazdı. Tabii o zaman askerler
de karşı çıktı.
10 OCAK 2000
'Başımız derde girer'
Türkiye'nin
taraf olduğu bağlayıcı anlaşmaların ulusal bir yükümlülük olduğunu dile
getiren Ecevit, 'Eğer AİHM'nin istemine uymazsak, uluslararası alanda başımız
çok derde girer' dedi
ANKARA - Abdullah Öcalan'a verilen
idam cezasına ilişkin gerçekleşecek liderler zirvesi öncesinde Başbakan
Bülent Ecevit ile MHP lideri Bahçeli arasındaki söz düellosu, Ecevit'in
açıklamalarıyla sürdü. "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararının
beklenmemesi durumunda başımızın derde gireceği kesindir" diyen Ecevit,
Bahçeli'nin zirveden uzlaşı çıkacağına ilişkin inancını dile getirmesinden
memnuniyet duyduğunu söyledi.
'Karar
değişmez'
Hükümetin önündeki acil
sorunun 'Öcalan asılsın mı asılmasın mı?' konusu olmadığını belirten Ecevit,
"Şu sırada hükümetin önündeki ivedi sorun, üyesi olduğumuz AİHM'den ihtiyati
tedbir olarak gelen infazın ertelenmesi istemidir" dedi. İsteme uyulmaması
halinde infaz konusunun öncelik alacağını belirten Ecevit, Türkiye'nin
taraf olduğu bağlayıcı anlaşmaların ulusal bir yükümlülük olduğunu ifade
etti.
AİHM'ye olumlu yanıt verilmesi
halinde Öcalan hakkındaki idam hükmünün yürürlükten kalkmayacağını; sadece
bir süre ertelenmiş
olacağını vurgulayan Ecevit,
bu sürede de infazın ülke için getirisi ve götürüsünün serinkanlılıkla
irdelenebileceğini kaydetti. Zirvede uzlaşmaya varmakta güçlük çekilmeyeceğini
umduğunu açıklayan Başbakan Ecevit, "Üç partili koalisyon hükümeti, verimli,
uyumlu ve uzlaşmacı çalışması ile iç ve dış kamuoyunda büyük umut ve güven
uyandırmıştır. Bu umut ve güven ortamına gölge düşmesini hiçbir hükümet
ortağı istemez. Çok hassas bir köprüden ulusumuzu esenlik kıyısına ulaştırmaya
uğraşıyoruz. Koalisyon ortakları herhalde bu köprünün dengesini korumaya
gereken özeni göstereceklerdir" diye konuştu.
Bahçeli'den
memnun
Gazetecilerin sorularını
da yanıtlayan Ecevit, Bahçeli'nin son açıklamalarını, "Bahçeli de benim
belirttiğim gibi 12 Ocak'ta yapılacak toplantıda bir uzlaşmacı sonuç çıkacağı
inancını belirtiyor. O bakımdan kendisinin konuşmalarını, demeçlerini memnuniyetle
izledim" sözleriyle değerlendirdi. Ecevit, Öcalan'ın infazıyla ilgili bir
MİT
raporundan
bahsedildiğinin hatırlatılması üzerine de, "MİT
her
hafta rapor gönderiyor. Orada iç ve dış güvenlikle ilgili erişebildikleri
her bilgiyi verirler. Bunda anormal bir durum yok" dedi. "İç güvenlikte
korkulan nedir?" sorusuna, "Müsaade ederseniz o ayrıntılara girmeyelim"
karşılığını veren Bülent Ecevit, "15 yıl gibi uzun bir süre Türkiye bölücü
terörden çok büyük acılar çekti. Bu acıların bir daha çekilmemesi için
her gayreti göstereceğiz" diye konuştu.
Ecevit, Bahçeli ile arasındaki
tartışmalara ilişkin soruları ise "Bu tartışmalara şimdi girersek 12 Ocak'ta
toplanmamızın anlamı kalmayacak" diyerek yanıtsız bıraktı. (Radikal)
10 OCAK 2000
Ecevit'ten
Apo'da uzlaşacağız mesajı
Başbakan Bülent Ecevit, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın idam edilmesi konusunda
"Yetki, hükümette değil, TBMM'dedir" dedi. Ecevit, ülkedeki umut ve güven
ortamına gölge düşmesini hiçbir hükümet ortağının istemeyeceğini söyledi.
Ramazan Bayramı'nı Ankara'da geçiren Ecevit ve eşi, DSP Genel Başkan Yardımcısı
Rahşan Ecevit, bayramın ikinci günü DSP Genel Merkezi'nde partililer ve
vatandaşlarla bayramlaştı.
Bayramlaşma sonrasında bir açıklama yapan Ecevit, Öcalan'ın idam kararı
konusunda şunları söyledi:
"Bu konuda yetki, hükümette değil, TBMM'dedir. Şu sırada en ivedi sorun,
üyesi olduğumuz AİHM'den ihtiyati tedbir olarak gelen infazın ertelenmesi
istemidir. Bu isteme uymak ulusal yükümlülüktür. Eğer bu isteme uymazsak
uluslararası alanda başımızın derde gireceği kesindir."
AİHM'ye olumlu yanıt verilmesi durumunda Öcalan hakkındaki idam hükmünün
geçersiz olmayacağını anımsatan Ecevit, sadece bu hükmün infazının bir
süre ertelenmiş olacağını söyledi. Ecevit, ulusu çok hassas bir köprüden
esenliğe ulaştırmaya çalıştıklarını vurgulayarak, "Koalisyon ortakları
herhalde bu köprünün dengesini korumaya gereken özeni göstereceklerdir"
dedi.
Ecevit, gazetecilerin sorusu üzerine "Sayın Bahçeli de benim gibi liderler
toplantısında uzlaşmacı sonuç çıkacağı inancını belirtiyor. Demeçlerini
memnuniyetle izliyorum" diye konuştu.
11 OCAK 2000
İdam
tartışması
Öcalan'ın idam kararı sonrasındaki
‘‘asalım-asmayalım’’ tartışmaları hız kazanarak sürüyor. ‘Asmayalım’’ diyenler
çoğunlukta. Aşırı uçtakiler ise ‘‘Asmayanlar, şehit kanında boğulur’’ görüşünde...
MHP razı olmalı
Oktay EKŞİ / HÜRRİYET
Olaya ‘‘Türkiye'nin yüksek
çıkarları’’ açısından bakınca MHP'nin de tavrını gözden geçirmesi ve
‘‘Apo'ya
verilen idam cezasını müebbet hapse çevirmeye’’ razı olması beklenmelidir.
Çünkü bu tutum MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin birkaç gün önce
ifade ettiği ‘‘önce vatan, sonra parti, sonra biz’’ ilkesine de
uygundur.
Asmadan denesek
Ertuğrul ÖZKÖK / HÜRRİYET
Yarın Abdullah Öcalan'ı
asarsak ne kazanacağız? Cevabı basit: Şeyh Sait'i astığımız zaman
ne kazandıysak onu... Tarihimizin tanık olduğu üç idam dönemi de ülkeye
mutluluk getirmedi. Asarak mutluluğa, sükunete ulaşmayı denedik. Başaramadık.
Acaba bir kere de asmadan ulaşmayı denesek ne olur? Çok mu şey kaybederiz?
Oy kaygısı olmamalı
Tufan TÜRENÇ / HÜRRİYET
Bu sorunu aşmak için akıl,
mantık, sabır ve kararlılığa muhtacız. Bugünlerde politikacılara büyük
sorumluluklar düşüyor. Onların oy kaygusuyla hareket etmeye hakları yok.
Kanlı bir teröristi bir kere öldürüp kendimizi tatmin etmek uğruna ülkemizin
ve milletimizin geleceğini feda etmemeliyiz.
Vatan sevgisi tekeli
Hasan CEMAL / MİLLİYET
Türkiye 15 yıldır hiçbir
idam cezasını uygulamadı. Bu cezayı fiilen kaldırdı. Türkiye'nin çıkarı,
demokrasi ve hukukun gereği ve de yeni yeni yakalamaya başladığımız siyasi
istikrarın devamı önce Öcalan'ın idamıyla ilgili AİHM kararının
beklenmesinden sonra da idam cezasının kaldırılmasından geçiyor. Son söz:
Vatan sevgisi kimsenin tekelinde değildir.
Küçük hesaplar
Okay GÖNENSİN / YENİ BİNYIL
Sorun Abdullah Öcalan sorunu
olmaktan çıkmıştır. Sorun bir tarafı Türkiye'nin uluslararası hukuk alanındaki
taahhütlerine, imzalarına uyacağını, uymaya kararlı olduğunu göstermesidir.
Türkiye'nin ‘‘yüksek menfaatleri’’, ‘‘hukukun üstünlüğü’’ ilkesinin uluslararası
standartlara uygun olarak en hızlı biçimde hayata geçirilmesini gerektiriyor.
Bu da küçük siyasi hesaplara kurban edilemeyecek kadar büyük bir ‘‘menfaat’’tir.
Zaferi harcamayalım
Güngör MENGİ / SABAH
Türkiye, geçmişin yanlışlarından
intikam alarak ilerleyecek ve barışı kuracaktır. Kan dökücü bir teröriste,
talep ettiğimiz geleceği hak etmek için vereceğimiz ceza, onu ömrünün sonuna
kadar bir hücrede tutmak, İtalyan'ların Ağca'ya yaptığı gibi her gün ölümü
özletmektir. Şehit analarını, asıl intikamın bu olduğuna ikna etmektir.
Ülkeye pahalıya malolmuş zaferi, yanlışla malül acele bir kararla harcamaya
kimsenin hakkı yok!
Ordu bile suskun
Rauf TAMER / SABAH
Çünkü Apo için hükümetin
bozulması demek, PKK'ya büyük paye demek... Apo'ya prim demek... Sence
idam edilsin mi, edilmesin mi diye birbirimize hiç sormayalım... Bizim
tercihlerimiz duygusal olabilir. Bakın... PKK'yla savaşıp binlerce şehit
vermiş ordumuz bile bu konuda fikir söylemiyor. Baskı kurmuyor. Apo'ya
karşı nefret duygularını kendri içine akıtıyor ama karar meclisin diyor.
Apo'nun yapamadığı
Cüneyt ARCAYÜREK / CUMHURİYET
Yıllardır, en azından 15
yıldır değişmeyen bir konumuz ve konuğumuz var: Abdullah Öcalan.
Teröristbaşı Türkiye'yi bölmeyi başaramadı. Ama, idam kararı Türkiye'yi,
daha doğrusu Türkiye'yi yönetenleri bölmeyi başardı.
Asmamanın vebali
Altemur KILIÇ / TÜRKİYE
TBMM'ye sevketmeyip, AİHM'nin
bir iki yıl sonra vereceği karara kadar, yasaklamaya hukuken hakları var
mı? Bilmiyorum ama yaparlarsa ve bunlara cevaz verilirse, herkes cumhuriyetin
geleceği ve milletin birliği açısından büyük vebal altında kalır!..
İç barış tehlikeye düşer
İsmet BERKAN / RADİKAL
Bu konu öyle sanıldığı gibi
Avrupa ile ilgili değil. Daha çok iç sorunlarla ilgili. Hükümete bu konuda
rapor veren kurumlar ve kişiler, Öcalan'ın idamına karşı çıkarken birinci
sıraya Avrupa'nın endişelerini yazmıyorlar. Öcalan'ın idamının esas kaygı
veren tarafı şu anda var gibi gözüken ama çok hassas bir dengede duran
ülke içi barışın yeniden bozulması ihtimali. Öcalan'ın idamının iç barışı
bozacağına mutlak gözüyle bakılıyor. Arkadan gelen ihtimal ise terörün
yeniden başlaması, hatta bu kez hedef değiştirerek şehirlere yönelmesi.
Onur meselesi yapmayın
Nuh GÖNÜLTAŞ / ZAMAN
Türkiye şu Öcalan'ın idamı
konusunu onur meselesi yapmamalı. Bir ‘‘kişi’’nin idam edilmesini
ya da edilmemesini
‘‘milli bir onur meselesi’’ haline getirmek gelecek
nesillere miras olarak bırakılacak adil bir davranış olmasa gerek.
Hükümet içi pazarlık
Ahmet TAŞGETİREN / YENİ ŞAFAK
Acıların uzağındaki insanların
ahkam kesmesi çok anlamlı değil. Hele, her adımda iç barışı dinamitleyenlerin
Apo için iç barış nutku atmaları tamamen demagoji. Ateş düştüğü yeri yakıyor
ve bu ateş hala küllenmiş değil. Duyguların üzerine rotatiflerle yürümek
ise, acıları derinleştirmekten öte anlam taşımıyor. Hadise, hükümet içi
pazarlıklardan daha derinde seyrediyor.
TBMM’siz asılsın
İhsan KARAHASANOĞLU / AKİT
Bölücü eylemlerden kaynaklanan
idam cezaları kendiliğinden TBMM kararına ihtiyaç duyulmadan infaz edilmelidir.
Şehit kanı boğar
Zakir TOPDUR / ORTADOĞU
Apo'yu kurtarmak için olağanüstü
gayret sarf edenler, unutmasınlar ki ‘‘Şehit kanlarında’’ boğulacaklardır.
Çünkü bu güzel Türkiye için canlarını kanlarını vermişlerdir. O zaman 30
bin insan katilini kurtarmak kimsenin haddi değildir. MHP Milletvekilleri
yumduklarını masaya vursunlar. Yoksa bir daha ki seçimlerde MHP meclisin
yüzünü göremez.
La Repubblica: Apo Türkiye'yi
şimdi böldü
İTALYA'nın önde gelen
gazetelerinden, Öcalan yanlısı La Repubblica, Ankara'nın
krizin eşiğinde olduğunu ve PKK liderinin Türkiye'yi böleceğini öne sürdü.
Başbakan Bülent Ecevit'in
karşı olmasına rağmen koalisyon ortaklarından Devlet Bahçeli'nin
Öcalan'ın
asılmasında ısrarlı olduğunu hatırlatan La Repubblica, ‘‘Özgür
PKK lideriyken eylemleri ile Türkiye'yi bölemeyen Apo, ölüm cezasına çarptırılmış,
İmralı Adası'ndaki bir mahkum olarak Türkiye'ye ıstırap çektirip ikilik
yaratıyor' yorumunu yaptı. Reha ERUS / ROMA
Reuters: Hükümet düşer
İNGİLİZ Reuters Haber
Ajansı'ndan
Steve Bryant isimli yayımlanan bir yorumda, bölücübaşı
Abdullah
Öcalan'ın asılmasının istendiğini, ancak faturanın ağır olacağının
da bilindiğini belirtti. Bu durumda son yılların en istikrarlı hükümetinin
çözülebileceği ve mali bir kriz yaşanabileceği kaydedildi.
11 OCAK 2000
Gözler
Apo zirvesinde
Abdullah Öcalan'ın idamı
konusundaki siyasi karar yarınki liderler zirvesinde belli olacak. Gözlerin
çevrildiği zirvede Başbakan Ecevit, Bahçeli'yi ikna etmeye çalışacak. Ecevit,
Bahçeli'yi ikna edemese de, idam dosyasını Meclis'e göndermeye sıcak bakmıyor.
YARGITAY'ın idam kararını
onaylamasının ardından gözler, Abdullah Öcalan'ın geleceği hakkında
siyasi bir karar verecek olan hükümete çevrildi. Hükümeti oluşturan üç
partinin lideri, yarınki zirvede Öcalan'ın idamı konusunda karara
varacak.
DSP ve ANAP, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararının beklenmesini isterken, MHP infazın
bir an önce gerçekleştirilmesinden yana tavır alıyor. Başbakan Bülent
Ecevit, siyasi hayatının en önemli adımlarından birini atacak. Ecevit,
koalisyon ortaklarını, infazın ertelenmesi için ikna etmeye çalışacak.
Ecevit,
ortaklarını ikna edemese de idam dosyasını Meclis'e sevketmeye sıcak bakmıyor.
Ecevit,
dosyayı Meclis'e gönderidiği anda infaz için düğmeye basılmış olunacağını
görüyor.
ANAP, açıktan infazın ertelenmesini
savunmuyor. Ancak ANAP, AİHM kararının beklenilmesine karşı çıkmıyor. Bu
bekleme sürecinde idamla ilgili daha soğukkanlı düşünüleceğini planlayan
ANAP, zirve öncesinde Başkanlık Divanı'nda konuyu değerlendirecek. Başkanlık
Divanı, bu konuda Genel Başkan Mesut Yılmaz'a tam yetki verecek.
MHP içinden idam konusunda
zaman zaman farklı sesler de çıkıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet
Tanrıkulu,
‘‘Önemli olan Öcalan'ın idam edilip edilmemesi değil.
Konuya devletin geleceği açısından yaklaşmak gerekiyor’’ dedi. Tanrıkulu,
bu konuda Demirel'in liderler zirvesi toplamasını da önerdi.
Ecevit umutlu
Yarınki liderler zirvesinde
uzlaşmaya varmakta güçlük çekilmeyeceği umudunu dile getiren Başbakan Bülent
Ecevit, ‘‘Çok hassas bir köprüden ulusumuzu esenlik kıyısına ulaştırmaya
uğraşıyoruz. Koalisyon ortakları herhalde bu köprünün dengesini korumaya
gereken özeni göstereceklerdir’’ dedi.
Anahtar Bahçeli'de
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli, AİHM kararının beklenmesi istemine karşı çıkmış ve ortaklarına
ateş püskürmüştü. Bahçeli şöyle demişti: ‘‘Kararın infaz edilmesini AB
üyeliğiyle aynı kabın içine koyanlar yanılıyorlar. Bilerek, yada bilmeyerek
bu tavır içinde olanlar kendi ülkelerini küçük düşürüyorlar.’’ Ancak Bahçeli,
Öcalan'ın infazının gerçekleştirilmesinden yana tavır alırken, bir sonraki
açıklamasında, bu sorunun hükümeti etkilemeyeceğini de vurguladı.
11 OCAK 2000
Çakmakoğlu:
Meclis AİHM'i bekler
Milli Savunma Bakanı Öcalan’ın
sıradan bir katil olmadığını söyledi. Çakmakoğlu, “Ancak TBMM Avrupa kararlarını
gözardı etmez" dedi
Milli Savunma Bakanı Sabahhattin Çakmakoğlu, terörist Abdullah Öcalan'ın
idamı konusunda söz sözün Meclis'te söyleneceğini belirtirken, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının da gözönünde bulundurulacağını söyledi.
MHP Manisa İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek, partililerle bayramlaşan Çakmakoğlu,
Öcalan'ın idamı konusunda MHP'nin görüşlerinin bilindiğini, Başbakan Bülent
Ecevit'in ise yıllardır ölüm cezasının kaldırılmasından yana olduğunu belirterek
şöyle konuştu:
"Öcalan, öyle sıradan bir katil değil. Böyle de değerlendirilmemesi lazım.
30 bin kişinin ölümünden sorumludur ve 30 bin kişinin kanı yerde. Terör
ve bölücü hareketin başıdır. Bu konuda son söz TBMM'nindir. Bu görüşülürken,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da gözönünde bulundurulacaktır.
İdam cezasını onaylayacak olan Meclis'tir. Türkiye'de yargı kararları bağımsızdır.
Bölücübaşı hakkında da kararı yargı vermiştir. Bu konunun sıkça gündemde
tutulması doğru değil. 12 Ocak'ta genel başkanlar, bu konuda toplantı yapıp,
görüşlerini açıklayacaklardır."
11
OCAK 2000
Ecevit'ten
jest
DSP lideri, MİT'in "Apo"
raporunu Bahçeli'ye gönderdi. İki lider bayramda bu raporu inceledi
BAŞBAKAN Ecevit, kritik zirve
öncesi jest yaparak, istihbarat birimlerince "Abdullah Öcalan" ve "bölücü
terör" hakkında hazırlanan MİT'in "Gizli" damgalı raporlarını MHP lideri
Bahçeli'ye gönderdi. İki lider bayramın son günü bu rapor üzerinde çalışarak,
Çarşamba günkü zirveye hazırlandılar.
Ecevit, ayrıca zirve öncesi
Bahçeli'yi ikna için Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'le çeşitli yollar deniyor.
Ecevit'in bu çerçevede, zirve öncesi Yılmaz'ı telefonla arayarak görüşlerini
soracağı bildirildi.
HADEP'TEN MEKTUP
Bu arada HADEP Genel Başkanı
Ahmet Turan Demir, Başbakan Bülent Ecevit, MHP lideri Devlet Bahçeli ve
ANAP lideri Mesut Yılmaz ile FP ve DYP genel başkanlarına birer mektup
gönderdi. Demir, Başbakan Ecevit'e gönderdiği mektupta, bu Hükümet döneminde,
çatışma ortamının sona ermiş olmasının, 65 milyon insanı sevince boğduğunu,
bu sevincin kalıcı olması için hükümetin tarihi sorumluluğunun büyük ve
anlamlı olduğunu belirtti.
Demir, Öcalan'ın idamı konusunda
"Hiç kimsenin, yanlış bir kararla, ülkenin, iç barışı sağlama yolunda kat
ettiği aşamayı sekteye uğratmaya, Avrupa ile ilişkileri darbelemeye, siyasi
ve ekonomik istikrarı bozmaya hakkı yok" dedi.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,
Başbakan Bülent Ecevit ve ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın "sağduyulu ve ileri
görüşlü yaklaşımlarının umut verici olduğunu" kaydeden Demir, şöyle devam
etti:
FP VE DYP'YE ELEŞTİRİ
"MHP'nin de bu tarihi karar
anı karşısında diğer hükümet ortakları gibi sağduyulu bir yaklaşım sergilemesi
gerekmektedir. FP'nin yaklaşımı da her türlü halk ve ülke kaygılarının
dışında gözükmektedir. Kendilerine dokunulduğunda insan hakları ve demokrasi
çığlıkları atan bu partinin, oy hesaplarıyla ülkemizi bir uçurumun eşiğine
sürükleme çabaları kabul edilemez. DYP'nin ise kendini sadece çıkar gruplarının
haklarını korumakla yükümlü görmesi, idamın infazı konusunda fütursuz bir
tavrı izlemesine yol açarak, dar, kişisel ve grupsal yaklaşımla Türkiye'yi
her türlü maceraya sürüklemeye müsait bir görüntü sergilemektedir."
11
OCAK 2000
Bahçeli'nin
Apo taktiği
Apo zirvesinde tutumu
en çok merak edilen lider Bahçeli. MHP lideri taktiğini, üniversite sınavlarında
izlenen yöntemle açıkladı: "Çözemedin mi atla, sonunda vaktin kalırsa geri
dön ve çöz"
Abdullah Öcalan konusundaki
kritik liderler zirvesi yarın yapılacak. Zirvede tutumu en çok merak edilen
lider olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu tür durumlarda izlediği
taktiği, üniversite sınavlarında izlenen genel yöntemle açıkladı .
MECLİS Mİ BAŞBAKANLIK
MI?
MHP yönetiminin üzerinde
durduğu ağırlıklı görüş, Apo'nun dosyasını, Başbakanlık'ta bekletmek yerine
Meclis'te bir formüle bağlamak. Ancak ortaklar arasındaki idam tartışmasının
hükümet krizine dönüşmesi de istenmiyor. Bu çerçevede, 6 aydır izlenen
"uzlaşmacı" tavır sürdürülürken, "orta yol" bulunana kadar, tüm imkanlar
da seferber edilecek. Kurmayları, Bahçeli'nin bu kritik sorunu da diğerleri
gibi kolayca aşacağına inanıyor. Bahçeli bu tür durumlarda "sınav taktiği"
uyguluyor.
"ÇÖZEMEDİN Mİ ATLA"
Bahçeli, "Çözümü için konjonktürel
şartların oluşmadığı hallerde sorunun buzdolabına kaldırılması ve uygun
zemin oluşması halinde buzdolabından çıkarılması" olarak özetlenen taktiğin
sırrını, geçen hafta kurmaylarıyla yaptığı özel sohbette anlattı. Bahçeli,
taktiğini şöyle açıkladı:
"Üniversite sınavında ne
yaparsınız? Çözemediğiniz, takıldığınız bir soruyla karşılaştığınızda,
zaman kaybetmemek için bir sonraki soruya geçersiniz. Yoksa (ben bu soruyu
çözemedim) deyip sınavı terketmezsiniz. Bu şekilde tüm soruları bitirdikten
sonra eğer vaktiniz kalırsa çözemediğiniz soruya tekrar dönersiniz. Bu
sefer onu çözmeye çalışırsınız. Mümkün olduğunca fazla soruyu cevaplandırmaya
çalışırsınız. Yaptığımız iş budur."
Muhalefetin hedefi MHP
ABDULLAH Öcalan'ın idam
cezasının infazı, koalisyonda görüş ayrılığına neden olurken, muhalefet,
Apo çatlağını büyüterek hükümeti sarsmaya çalışacak. Stratejisini, MHP'yi
köşeye sıkıştırma üzerine kuran muhalefet, umudunu TBMM İçtüzüğü'ne bağladı.
Hükümetin Apo'nun idam dosyasını TBMM'ye sevkedip, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM) karar verene kadar Adalet Komisyonu'nda bekletme yoluna
gitmesi durumunda, DYP ile FP, İçtüzüğün 37. maddesi uyarınca, konunun
doğrudan Meclis'e indirilmesini isteyecek.
MHP'NİN SAMİMİYETİ
DYP Grup Başkanvekili Turhan
Güven, bu konudaki stratejilerini şöyle anlattı: "Apo konusunda MHP'nin
kritik bir konumu bulunuyor. Hükümet hakkında gensoru verilmesi halinde,
bu MHP'nin işine yarar. 'Hükümeti yıkıp, ülkedeki istikrarı bozmamak için
ret oyu verdim' diyerek, MHP bu işten sıyrılır. Eğer Adalet Komisyonu Apo
dosyasını bekletirse, İçtüzük uyarınca biz de konunun doğrudan Genel Kurul
gündemine alınmasını isteriz. MHP Apo konusunda samimiyse, Apo'nun idam
kararının komisyonda görüşülmeden Genel Kurul'da oylanması için (kabul)
oyu verir." (Şebnem HOŞGÖR) |