|
GENEL GEREKÇE
1.Toplumda meydana gelen sosyal ve ekonomik değişimlerin, suçların çeşitliliğinin
ve miktarının artmasında etken olduğu görülmektedir. Bu suçları işleyenlerin
topluma yeniden kazandırılmaları ve toplumla bütünleşmeleri bakımından,
23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçların infaza esas olan cezalarının
toplamından on yıl indirim yapılmaktadır.
Tasarıda,
ölüm cezalarının yerine getirilmemesi, onun yerine ilgili kanunlarda öngörülen
infaz hükümlerinin uygulanması; müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olanların
ilgili kanunlarına göre çekmeleri gereken cezalarından, diğer şahsî hürriyeti
bağlayıcı cezayı gerektiren suçları işleyenler ile cezaları şahsî hürriyeti
bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin hükümlülük süresinden on yıl indirim
yapılması, kişinin muhtelif suçları söz konusu olduğunda tüm suçlarının
cezalarının toplamı üzerinden yapılacak indirimin on yılı geçmemesi ilkeleri
benimsenmiştir.
Ayrıca,
23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen
şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan
dolayı kamu davasının açılmasının ve açılmış davaların kesin hükme bağlanmasının
ertelenmesi, ertelenen davalardan dolayı varsa tutukluların salıverilmesine
karar verilmesi ve bu suçlarla ilgili dava ve delillerin öngörülen sürelerin
sonuna kadar muhafaza edilmesi, erteleme konusu suç kabahat ise bir yıl,
cürüm ise beş yıl içinde bu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya daha
ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin
geçirilmesi halinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davasının açılmaması
ve açılmış olan davanın ortadan kaldırılması öngörülmüştür.
Buna
karşılık bazı suçlar, kamu düzeni ve kamu güvenliğiyle yakın ilgileri nedeniyle
kapsam dışı bırakılmıştır.
Tasarının
1 inci maddesi, bu gerekçelerle hazırlanmıştır.
2. 23 Nisan 1999 tarihine kadar sorumlu müdür sıfatı ile veya basın yoluyla
yahut sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla işlenen suçlardan dolayı verilen
cezaların infazının veya bu suçlar nedeniyle açılması gerekli davaların
açılmasının yahut açılmış olan davaların kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi
düşüncesiyle yürürlüğe konulan 28.8.1999 tarihli ve 4454 sayılı Basın ve
Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “...basın yoluyla yahut
sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla işlenmiş olup...” bölümünün Anayasa
Mahkemesince iptaline karar verilmiştir.
Anayasa
Mahkemesinin 12 Ekim 2000 tarih ve 24198 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
19.9.2000 tarihli ve E. 1999/39, K. 2000/23 sayılı Kararında iptal gerekçesi
olarak, düşünceyi açıklama özgürlüğü bağlamında basın yoluyla yahut sözlü
veya görüntülü yayın araçlarıyla işlenen suçlar yönünden erteleme adı altında
bir olanak getirildiği, ancak aynı tür suçların daha az cezayı gerektiren
basın yoluyla yahut sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla işlenmemiş olanların
kapsam dışı bırakıldığı, aynı tür suçu işleyenler için farklı uygulama
öngören bu düzenlemenin haklı bir nedeninin bulunmadığı, adaletli bir hukuk
düzeni kurup bunu sürdürmekle yükümlü olan hukuk devletinde, yalnız suç
ve cezaların saptanmasında adil ölçülerin gözetilmesiyle yetinilemeyeceği,
bunların kaldırılması, değiştirilmesi ya da kimi olanaklar tanınması söz
konusu olduğunda da aynı ölçülerin esas alınmasının zorunlu olduğu belirtilerek,
dava konusu düzenlemeyle aynı tür suçun daha ağırını erteleme kapsamına
alıp, hafif olanını bu olanaktan yararlandırmamanın adil olduğunun ileri
sürülemeyeceği belirtilmiştir.
Tasarının
2 nci maddesi, 4454 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesi ve
düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanımı yoluyla işlenmiş suçların
madde kapsamına alınması amacıyla hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde
1. - 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş olan suçlar nedeniyle; verilen
ölüm cezalarının yerine getirilmemesi, bu durumda olanlar hakkında tâbi
oldukları kanunlardaki infaz hükümlerinin aynen uygulanması, müebbet ağır
hapis cezasına hükümlü olanların ilgili kanunlarına göre çekmeleri gereken
cezalarından, diğer şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçları
işleyenler ile cezaları şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin
hükümlülük süresinden on yıl indirim yapılması, ancak muhtelif suçlar söz
konusu olduğunda tüm suçların cezalarının toplamı üzerinden yapılacak indirimin
on yılı geçmemesi ilkeleri getirilmektedir.
Ayrıca,
23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde ölüm,
müebbet ağır hapis ve üst sınırı on yılı aşan şahsî hürriyeti bağlayıcı
ceza öngörülen suçlardan dolayı girişilmiş ta-kibat ve açılmış davaların
sonuçlandırılarak kesin hükme bağlanması; buna karşılık ilgili kanun maddesinde
öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen
suçlardan dolayı yapılan takibat ve kesin hükme bağlanmamış davaların ertelenmesi
ve Türk Ceza Kanununun 95 inci maddesine paralel olarak, erteleme konusu
suç kabahat ise bir yıl, cürüm ise beş yıl içinde bu kabahat veya cürüm
ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren
bir suç işlenmediğinde kamu davasının açılmaması, açılmış olan davanın
ortadan kaldırılması öngörülmektedir.
Öte
yandan, kamu düzeni ve kamu güvenliğiyle yakından ilgili bulunan bazı suçlar
ile daha önce şartla salıverme hükümlerinden yararlandığı halde yeniden
suç işleyerek hüküm giyenlerin ve daha önce aftan yararlananların madde
kapsamı dışında tutulması; cezaevinde disiplin cezası alanlar ile haklarında
yakalama, tutuklama veya muhkûmiyet kararı bulunup da firar halinde olanların
ise bazı şartları yerine getirmeleri durumunda bu madde ile getirilen olanaklardan
yararlandırılmaları düzenlenmektedir.
Madde
2. - 4454 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının bir bölümünün
Anayasa Mahkemesince iptali üzerine, iptal gerekçeleri dikkate alınarak,
sorumlu müdür sıfatı ile işlenmiş suçlar dahil olmak üzere, basın yoluyla
veya sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla yahut miting, kongre, konferans,
seminer, sempozyum, açık oturum ve panel gibi her türlü toplantılarda yapılan
konuşmalarla işlenen ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti
bağlayıcı cezanın üst sınırı oniki yılı geçmeyen suçlardan dolayı oniki
yıl veya daha az şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilmiş bulunanların
cezalarının infazının erteleneceği belirtilmiştir.
Madde
3. - Yürürlük maddesidir.
Madde
4. - Yürütme maddesidir. |