|
Cumhurbaşkanlığı
açıklaması...
Cumhurbaşkanlığı'ndan
11 Ağustos 2000 Cuma günü yapılan ikinci açıklamada, Sezer'in yaz çalışmaları
nedeniyle İstanbul'da bulunması nedeniyle Başbakan ile görüşmesinin iptal
edildiği tekrarlandı. Açıklamada, "devletin zirvesindeki iki makam arasında
bir randevu krizi varmış gibi takdim edilmesinin gereksiz yapay bir sıkıntıya
temel oluşturabileceği" belirtildi, "Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir gerginliği
ne kendisinin ne de Sayın Başbakan’ın arzu etmeyeceği inancındadır" denildi.
Cumhurbaşkanlığı
Basın Merkezi'nden yapılan açıklama şöyle: (11 Ağustos 2000)
Sayın Cumhurbaşkanı'nın Sayın
Başbakan ile dün gerçekleşemeyen haftalık olağan görüşmesiyle ilgili olarak
dün Cumhurbaşkanlığı'nca bir açıklama yapıldığı hatırlanacaktır.
Konunun bugünkü basına yansıyış
biçimi ve devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmenin
Cumhurbaşkanı'na Anayasa ile verilmiş bir görev oluşturduğu da gözönünde
bulundurularak aşağıdaki hususların kamuoyunun dikkatine getirilmesinde
yarar görülmüştür.
Sayın Cumhurbaşkanı yaz dönemi
çalışmaları için İstanbul'a gitmeyi öngörmekteydi. Sayın Cumhurbaşkanı'nın
İstanbul'a gidişi, koşullar elverseydi, geçen hafta olacaktı. Kendisinin
Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili olarak yürüttüğü çalışmaların ancak
8 Ağustos günü sonuçlanması bu planlı ziyareti birkaç gün geciktirmiştir.
Sayın Cumhurbaşkanı'nın İstanbul'a gideceği kesinleşir kesinleşmez, Perşembe
günü Ankara dışında olacağı, nezaket gereği, Sayın Başbakan'a bildirilmiştir.
17 Ağustos Perşembe günü Sayın Cumhurbaşkanı'nın deprem bölgesine gitmeyi
öngördüğü belirtilmişse de önümüzdeki haftaki görüşmenin ne zaman yapılacağına
ilişkin bir bildirimde bulunulmamış, Sayın Başbakan'dan da görüşmeye ilişkin
bir istem gelmemiştir. Bu haftaki görüşmenin gerçekleşememiş olmasına ilişkin
bunun ötesinde yapılacak başkaca yorumların temelden yoksun kalacağı açıktır.
Basında konunun sanki devletin
zirvesindeki iki makam arasında bir randevu bunalımı varmış gibi takdim
edilmesi gereksiz yapay bir sıkıntıya temel oluşturabilir. Sayın Cumhurbaşkanı
böyle bir gerginliği ne kendisinin ne de Sayın Başbakan'ın arzu etmeyeceği
inancındadır.
Geçtiğimiz haftalarda Sayın
Cumhurbaşkanı'nın, talebi üzerine Sayın Başbakan ile bir hafta içerisinde
birden fazla görüşme yaptığı hatırlandığında Sayın Cumhurbaşkanı'nın iki
makam arasında güçlü bir diyaloğun sürdürülmesinden yana olduğu anlaşılacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanı, makamlar
arasında geçmişte sağlanan etkin iletişim, danışma ve eşgüdümü bundan böyle
de kesintisiz sürdürmek konusunda Sayın Başbakan ile aynı kararlılığı paylaşmakta
olduğundan kuşku duymamaktadır.
(11
AĞUSTOS 2000)
  |