Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
İlgili Sayfalar
KHK TASLAĞI
BAŞBAKANLIK 1. AÇIKLAMA (29.7.2000)
BAŞBAKANLIK 2. AÇIKLAMA (31.7.2000)
CUMHURBAŞKANLIĞI AÇIKLAMASI (8.8.2000)
SEZER'İN İADE GEREKÇESİ
CUMHURBAŞKANLIĞI AÇIKLAMASI (10.8.2000)
CUMHURBAŞKANLIĞI 2. AÇIKLAMASI (11.8.2000)
GAZETE MANŞETLERİ (11.8.2000)
YORUMLAR (11.8.2000)
BAŞBAKAN ECEVİT'İN AÇIKLAMASI (12.8.2000)

Sezer'in 605 sayılı KHK'yi iadesi...
Bakanlar Kurulu toplantısı

Memurların meslekten ihracına ilişkin yeni düzenlemeler getiren 605 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) taslağının Cumhurbaşkanı tarafından 8 Ağustos 2000 tarihinde iade edilmesinin ardından 10 Ağustos'ta yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, KHK'nin  üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan tekrar Cumhurbaşkanlığı'na sunulması kararlaştırıldı.

Başbakan Bülent Ecevit'in Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklama ve sorulara verdiği cevaplar şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanı, laik demokratik cumhuriyeti ve ülke bütünlüğünü koruyucu yaptırımları daha etkili kılmak amacıyla hazırlanan Kanun Hükmünde Kararnameyi geri yollamıştır. 

Anayasa'nın 6 ncı maddesine göre "Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz." Sayın Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasanın 104 maddesinde,  Cumhurbaşkanına kanunları geri gönderme yetkisi tanınmasına rağmen, kanun hükmünde kararnameler için bu yönde bir yetki verilmemiştir. Buna rağmen sayın Cumhurbaşkanının Kanun Hükmünde iade ederek yasalarla ilgili süreci başlattığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sayın Cumhurbaşkanının ikinci kez ve değiştirilmeden kendisine gönderilen bir Kanun Hükmünde Kararnameyi imzalaması, Anayasal bir zorunluluktur. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı Kanun Hükmünde Kararnameyi imzaladıktan sonra, Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açabilir

Anayasa ile Cumhurbaşkanına verilen görevler arasında yargı denetimine gitme yetkisinin bulunması, Cumhurbaşkanlığı makamının yargı yetkisini kullanır hale gelmesini önlemek içindir.

Hükümetimizin temel amacı, bir yandan ülke bütünlüğünü ve laik demokratik Cumhuriyetin temel niteliklerini korumak, öbür yandan da vatandaşlarımızın bütün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlamaktır.

Bu anlayışla Bakanlar Kurulumuz, Kanun Hükmünde Kararnamenin daha önce gönderildiği şekilde yeniden sayın Cumhurbaşkanına sunulmasını kararlaştırmıştır. 

SORULAR-CEVAPLAR

SORU: Efendim, eğer Sayın Cumhurbaşkanı onaylamazsa onaylamak zorunda mı? Sizin görüşünüz nedir?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Onaylamak zorunda. Çünkü, kendisi yasa tasarılarıyla ilgili süreci uygulamıştır, bizce Anayasaya aykırı olmasına karşın o süreci uygulamayı seçmiştir. Kendisine gönderdiğimiz kanun hükmünde kararname tasarısını geri yollamıştır. Bu durumda aynı usulü kanun hükmünde kararname konusunda da uygulaması yani bir tasarı kendisine ikinci kez ve değiştirilmeden sunulduğu takdirde aynen imzalaması bir zorunluluktur, uygulamada o yönde olmuştur. Ama belirttiğimiz gibi kanun hükmünde kararnameyi kendi görüşlerine veya Anayasaya aykırı bulursa Anayasa Mahkemesine başvuru hakkı elbette vardır.

SORU: Efendim, hükümetin tasarıyı aynen geri yollaması halinde devletin zirvesinde bir çatışma olacağı yönünde görüşler var.

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Bazen devlet organları arasında çelişkili görüşler ortaya çıkabilir. Bunun da yolları Anayasa’da saptanmıştır. Bu yolların en başında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru olanağı ve yetkisi gelir. 0 şekilde sorun bir çözüme bağlanabilir.

SORU: Bu Kanun Hükmünde Kararnameyi Meclis açıldıktan hemen sonra yasalaştırmayı düşünüyor musunuz?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Efendim, şu sırada amacımız bir Kanun Hükmünde Kararname olarak çıkmasıdır. Çünkü, rejimle ilgili olumsuz eylemler, bölücü eylemler, yıkıcı eylemler son zamanlarda değişik kılıflar altında çoğalma eğilimi içine girmiştir. Onun için süratle, ivedilikle bu Kanun Hükmünde Kararnamenin çıkarılmasında fayda vardır. Ondan sonra ne yapılacağını ilerde düşünürüz.

SORU: Sayın Sezer ile görüşecek misiniz?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Efendim, perşembe günleri kendisini ziyaret günlerimizdi. Fakat, bu perşembe günü benimle görüşmeyi gerekli görmedi. Önümüzdeki hafta perşembe günü için de gerekli görmedi. Bu durumda şu sırada kendisiyle yüzyüze bir görüşme olanağımız yok. Ama gerekirse elbetteki olanak da bulunabilir.

SORU: Bir kırgınlık mı var efendim?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır, benim kırgınlığım yok.

SORU: Dün yapılan liderler zirvesinin ardından Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşme talebinizi ilettiniz mi?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Sayın Cumhurbaşkanı şu sırada benimle görüşme eğiliminde olmadığını, gereğini görmediğini söylemiştir. Kendisini rahatsız etme hakkımız yoktur.

SORU: Gerekçe gösterdi mi efendim?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır. Sayın Genelkurmay Başkanı’nın zaten Ankara’da olmadığını söyledi. Ama, Sayın Genelkurmay Başkanı’nın görüşmesiyle benim görüşmem ayrı ayrı görüşmeler halinde olduğu için özel bir gerekçesi bana ulaşmamış demektir. Önümüzdeki hafta da depremle ilgili bir törene katılacağını söylemiştir. Fakat haftalar tabii, 7 günden ibaret değildir. Eğer gerek görülürse, başka bir günde görüşebiliriz.

SORU: Sayın Cumhurbaşkanı tasarıda ısrar ederse, sizin bundan sonraki stratejiniz ne olacak?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Efendim, ısrar etmesi durumunda imzalamama yetkisi yoktur. Dediğim gibi ikinci kez bir KHK kendisine değişiklik yapılmadan sunulduğu takdirde aynen imzalamak zorundadır. Kendisi o KHK’yi uygun bulmasa bile aynen imzalamak zorundadır. Yasa tasarılarıyla ilgili yöntem de budur. Ancak dediğim gibi açıklamada da belirttiğimiz gibi eğer KHK’yı içine sindiremiyorsa, uygun bulmuyorsa Anayasa Mahkemesine başvurma hakkı vardır.

SORU: Cumhurbaşkanı imzayı geciktirirse, bu bir süreç alırsa sizin tavrınız ne olacaktır?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Öyle bir şeyi, öyle bir olasılığı düşünmek bile istemiyorum.

SORU: Anayasa Mahkemesi’nin bu düzenlemeyi iptal etme olasılığı ile ilgili bir yorum yapmak ister misiniz?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Anayasa Mahkemesi’nin nasıl bir karar vereceğini, Anayasa Mahkemesi bilir. Şu sırada benim öyle bir telkinde bulunmam bile doğru olmaz.

Teşekkür ederim.
 


(10 AĞUSTOS 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş