|
Başbakan
Ecevit'in açıklaması...
Cumhurbaşkanı
Ahmet Necdet Sezer'in, 605 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) taslağını,
ikinci kez Hükümete iade etmesinin hemen ardından Başbakan Bülent Ecevit,
sert bir açıklama yaparak, "Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlar Kurulu'nun yetki
ve görevleri ile anayasa anlayışları arasında belirgin ayrılıklar bulunduğunu
göstermektedir. ... devlet yönetiminde esef ve kaygı verici bir durum ortaya
çıkmış bulunmaktadır" dedi.
Ecevit'in
Başbakanlık'ta yaptığı açıklama ve sorulara yanıtları şöyle: (21.8.2000)
Bakanlar Kurulu'nca Cumhurbaşkanlığına
ikinci kez sunulan KHK'nin Sayın Cumhurbaşkanı’nca ikinci kez geri yollanması
ve bu işlemle ilgili olarak öne sürülen gerekçeler, Cumhurbaşkanlığının
ve Bakanlar Kurulu’nun yetki ve görevleri konusunda ve anayasa anlayışları
arasında belirgin ayrılıklar bulunduğunu göstermektedir.
Bu ayrılıklar giderilmedikçe
Cumhurbaşkanlığıyla Bakanlar Kurulu arasında uyum sağlanamaz. İki yüksek
devlet organı arasında uyumsuzluk bulunması da ağır sorunlara neden olur.
Oysa sayın Cumhurbaşkanı
KHK’yi Anayasa Mahkemesi’ne sunsa idi, sorun çözülürdü.
Fakat sayın Cumhurbaşkanı
bu Anayasal süreci uygulamak yerine Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkisini
üstlenmeye kalkışmıştır.
Buna hakkı yoktur.
Kaldı ki, sayın Cumhurbaşkanının
red gerekçesi çelişkilerle doludur.
Sayın Cumhurbaşkanınca ikinci
kez geri çevrilen KHK'nin amacı, bölücü terörün ve laiklik karşıtı eylemlerin
Devlet yapısına sızmasını önlemekti.
Sayın Cumhurbaşkanının tutumu,
Devletin bu işleyişini yerine getirebilmesini ve Anayasal rejimin korunmasını
da güçleştirecek niteliktedir.
Böylece devlet yönetiminde
esef ve kaygı verici bir durum ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Bu açıklamayı yapmadan önce
Sayın Bahçeli ve Sayın Yılmaz’la görüştüm ve onların onayını aldım. Yarın
da koalisyon ortaklarıyla biraraya geleceğiz ve davarınışımızın ne olacağını
birlikte kararlaştıracağız. Durum Bakanlar Kurulu’nda görüşülecektir.
SORULAR-CEVAPLAR
SORU: Bundan sonraki
adımınız ne olacak?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
Konuyu evvela, yarın üç genel başkan olarak görüşeceğiz. Bildiğiniz
gibi Sayın Mesut Yılmaz Türkiye dışında. Kendisiyle telefonla görüştüm.
Sayın Bahçeli ile de basın toplantısından önce Başbakanlık'ta görüştüm.
Yarın kendileri ile biraraya geleceğiz. Bundan sonraki davranışımızın ne
olacağını birlikte kararlaştıracağız ve Bakanlar Kurulu'na sunacağız.
SORU: Hukuki anlaşmazlıklar
çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanı ile biraraya gelerek Anayasa Mahkemesi'nin
verdiği kararları değerlendirmeniz söz konusu olacak mı?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
Efendim zaten biz bu konularda söyleyeceğimiz herşeyi söyledik. Sayın Cumhurbaşkanı
da kendi düşüncelerini söyledi. Daha önce yüzyüze de konuştuk. Karşılıklı
metinler yoluyla da konuştuk. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanı ret yazısını
biraz önce gönderdi. Şimdi yeniden bir görüşmenin faydası yok.
SORU: Cumhurbaşkanı
gerekçesinde, (Anayasa'ya veya yasalara aykırı kararnameleri onaylamak
zorunda değilim) şeklinde açıklaması var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
Ben Sayın Cumhurbaşkanı'nın ret yazısının ayrıntılarına girecek değilim.
Yalnız, biraz önce bu konuyu ayrıntılarıyla incelemeye çalıştım ve birçok
çelişkiler gözüme çarptı. Bu arada şunu da söylüyor Sayın Cumhurbaşkanı:
(Ancak iki ayrı mahkemenin aynı konuda birbirinden farklı sonuçlara ulaşan
kararları arasında çelişkiden söz edilebilir. Aynı mahkemenin zaman içinde
aynı konuda alınmış iki farklı kararı varsa çelişki değil, içtihat değişikliği
söz konusudur) diyor. Şu sırada bir içtihat değişikliği olmadığı ne malum.
Eğer Anayasa Mahkemesi'ne başvurulsaydı, o zaman içtihat değişikliği olup
olmadığı anlaşılmış olurdu. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi ile Danıştay arasında
farklı görüşler olduğu da belli. O bakımdan çelişkilerden söz ettim.
SORU: Meclis'i toplamayı
düşünüyor musunuz?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
Şu sırada ona gerek olmadığını düşünüyorum. Zaten Meclis tatilinin sona
ermesine az bir vakit kaldı, ama dediğim gibi yarın genel başkanlar olarak
biraraya geleceğiz. O zaman bu ayrıntıları görüşeceğiz.
SORU: Bazı hukukçulara
göre, Cumhurbaşkanı'nın KHK'yı ikinci kez reddedemeyeceği, reddederse görevini
kötüye kullandığı gerekçesiyle Yüce Divan'a gönderilebileceği yönünde yorumlar
var...
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
Hayır. Ben Yüce Divan'dan bahsetmedim. Öyle birşeyi telafuz da etmeyi doğru
bulmam. Fakat ciddi bir durumla karşı karşıyayız.
SORU: Devlet krizi
sürecine girilmiş midir? Daha önce o yönde açıklamalarınız oldu.
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT:
Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız.
(21
AĞUSTOS 2000)
  |