Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
İlgili Sayfalar
KHK TASLAĞI 
BAŞBAKANLIK 1. AÇIKLAMA (29.7.2000)
BAŞBAKANLIK 2. AÇIKLAMA (31.7.2000)
CUMHURBAŞKANLIĞI AÇIKLAMASI (8.8.2000)
SEZER'İN İADE GEREKÇESİ
BAKANLAR KURULU SONRASI AÇIKLAMA (10.8.2000)
CUMHURBAŞKANLIĞI AÇIKLAMASI (10.8.2000)
CUMHURBAŞKANLIĞI 2. AÇIKLAMASI (11.8.2000)
GAZETE MANŞETLERİ (11.8.2000)
YORUMLAR (11.8.2000)
BAŞBAKAN ECEVİT'İN AÇIKLAMASI (12.8.2000)
BİLGİ NOTU (14.8.2000)
SEZER'İN 2. İADE GEREKÇESİ (21.8.2000)
LİDERLER ZİRVESİ VE AÇIKLAMA (22.8.2000)

Başbakan Ecevit'in açıklaması...

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, 605 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) taslağını, ikinci kez Hükümete iade etmesinin hemen ardından Başbakan Bülent Ecevit, sert bir açıklama yaparak, "Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlar Kurulu'nun yetki ve görevleri ile anayasa anlayışları arasında belirgin ayrılıklar bulunduğunu göstermektedir. ... devlet yönetiminde esef ve kaygı verici bir durum ortaya çıkmış bulunmaktadır" dedi.

Ecevit'in Başbakanlık'ta yaptığı açıklama ve sorulara yanıtları şöyle: (21.8.2000)
 
 

Bakanlar Kurulu'nca Cumhurbaşkanlığına ikinci kez sunulan KHK'nin Sayın Cumhurbaşkanı’nca ikinci kez geri yollanması ve bu işlemle ilgili olarak öne sürülen gerekçeler, Cumhurbaşkanlığının ve Bakanlar Kurulu’nun yetki ve görevleri konusunda ve  anayasa anlayışları arasında belirgin ayrılıklar bulunduğunu göstermektedir.

Bu ayrılıklar giderilmedikçe Cumhurbaşkanlığıyla Bakanlar Kurulu arasında uyum sağlanamaz. İki yüksek devlet organı arasında uyumsuzluk bulunması da ağır sorunlara neden olur.

Oysa sayın Cumhurbaşkanı KHK’yi Anayasa Mahkemesi’ne sunsa idi, sorun çözülürdü. 

Fakat sayın Cumhurbaşkanı bu Anayasal süreci uygulamak yerine Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkisini üstlenmeye kalkışmıştır. 

Buna hakkı yoktur.

Kaldı ki, sayın Cumhurbaşkanının red gerekçesi çelişkilerle doludur.

Sayın Cumhurbaşkanınca ikinci kez geri çevrilen KHK'nin amacı, bölücü terörün ve laiklik karşıtı eylemlerin Devlet yapısına sızmasını önlemekti.

Sayın Cumhurbaşkanının tutumu, Devletin bu işleyişini yerine getirebilmesini ve Anayasal rejimin korunmasını da güçleştirecek niteliktedir.

Böylece devlet yönetiminde esef ve kaygı verici bir durum ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Bu açıklamayı yapmadan önce Sayın Bahçeli ve Sayın Yılmaz’la görüştüm ve onların onayını aldım. Yarın da koalisyon ortaklarıyla biraraya geleceğiz ve davarınışımızın ne olacağını birlikte kararlaştıracağız. Durum Bakanlar Kurulu’nda görüşülecektir. 
 


SORULAR-CEVAPLAR

SORU: Bundan sonraki adımınız ne olacak? 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Konuyu evvela, yarın üç genel başkan olarak görüşeceğiz. Bildiğiniz gibi Sayın Mesut Yılmaz Türkiye dışında. Kendisiyle telefonla görüştüm. Sayın Bahçeli ile de basın toplantısından önce Başbakanlık'ta görüştüm. Yarın kendileri ile biraraya geleceğiz. Bundan sonraki davranışımızın ne olacağını birlikte kararlaştıracağız ve Bakanlar Kurulu'na sunacağız. 

SORU: Hukuki anlaşmazlıklar çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanı ile biraraya gelerek Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararları değerlendirmeniz söz konusu olacak mı? 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Efendim zaten biz bu konularda söyleyeceğimiz herşeyi söyledik. Sayın Cumhurbaşkanı da kendi düşüncelerini söyledi. Daha önce yüzyüze de konuştuk. Karşılıklı metinler yoluyla da konuştuk. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanı ret yazısını biraz önce gönderdi. Şimdi yeniden bir görüşmenin faydası yok. 

SORU: Cumhurbaşkanı gerekçesinde, (Anayasa'ya veya yasalara aykırı kararnameleri onaylamak zorunda değilim) şeklinde açıklaması var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Ben Sayın Cumhurbaşkanı'nın ret yazısının ayrıntılarına girecek değilim. Yalnız, biraz önce bu konuyu ayrıntılarıyla incelemeye çalıştım ve birçok çelişkiler gözüme çarptı. Bu arada şunu da söylüyor Sayın Cumhurbaşkanı: (Ancak iki ayrı mahkemenin aynı konuda birbirinden farklı sonuçlara ulaşan kararları arasında çelişkiden söz edilebilir. Aynı mahkemenin zaman içinde aynı konuda alınmış iki farklı kararı varsa çelişki değil, içtihat değişikliği söz konusudur) diyor. Şu sırada bir içtihat değişikliği olmadığı ne malum. Eğer Anayasa Mahkemesi'ne başvurulsaydı, o zaman içtihat değişikliği olup olmadığı anlaşılmış olurdu. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi ile Danıştay arasında farklı görüşler olduğu da belli. O bakımdan çelişkilerden söz ettim. 

SORU: Meclis'i toplamayı düşünüyor musunuz? 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Şu sırada ona gerek olmadığını düşünüyorum. Zaten Meclis tatilinin sona ermesine az bir vakit kaldı, ama dediğim gibi yarın genel başkanlar olarak biraraya geleceğiz. O zaman bu ayrıntıları görüşeceğiz. 

SORU: Bazı hukukçulara göre, Cumhurbaşkanı'nın KHK'yı ikinci kez reddedemeyeceği, reddederse görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle Yüce Divan'a gönderilebileceği yönünde yorumlar var... 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır. Ben Yüce Divan'dan bahsetmedim. Öyle birşeyi telafuz da etmeyi doğru bulmam. Fakat ciddi bir durumla karşı karşıyayız. 

SORU: Devlet krizi sürecine girilmiş midir? Daha önce o yönde açıklamalarınız oldu. 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. 


(21 AĞUSTOS 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş