Yargıtay
Büyük Genel Kurulu, 31 Ocak 2000 tarihinde ivedi ve olağanüstü toplanarak,
aşağıdaki hususların yüce kamuoyuna duyurulmasına oybirliğiyle karar vermiştir:
"Sosyal
Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı
Ödenmesi Hakkında Kanun Teklifi,” Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülüp
benimsenmiştir. Yasanın 5. Maddesi “Temsil Tazminatı”yla ilgili bir düzenleme
getirmiş; bunu hem öbür görevlilerle birlikte yapmış ve hem de tazminat
göstergelerini kadro ve görev ünvanı itibariyle farklı olarak belirleme
yetkisini Bakanlar Kurulu’na vermiştir.
Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası’nın “Başlangıç” bölümünde, “kuvvetler ayrımının,
devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, (...)
üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu”; 6. Maddesinde, egemenliğin
kayıtsız şartsız millete ait olup yetkili organlar eliyle kullanıldığı;
7.,8., ve 9. Maddelerinde de bu yetkili organların yasama, yürütme ve yargı
erkleri oldukları vurgulanmaktadır.
Anayasanın
9. maddesi, yargı yetkisinin “Türk ulusu adına bağımsız mahkemelerce yerine
getirileceğini; 138. maddesi, özellikle yasama ve yürütme karşısında yargının
bağımsızlığını; 140. maddesi, hakim ve c.savcılarının “özlük işlerinin”
yargı bağımsızlığı ve hakimlik güvencesi” esaslarına göre ve mutlaka “yasa”
ile düzenleneceğini öngörmektedir.
Görüldüğü
üzere, Hakim ve cumhuriyet savcılarının özlük işleri çerçevesinde kalan
temsil tazminatının, öbür kamu görevlilerininkinden ayrı bir yasa ile düzenlenmemesi
erkler ayrılığı ve erkler arası eşitlik ilkelerini çiğneme pahasına ve
üstelik yargıç ve savcılar arasında farklılık yaratacak biçimde, bütün
yargının alın yazısının yürütme organına teslim edilmesi, Anayasa'nın yargı
bağımsızlığını vurgulayan 9., 138., 140. ve 176'ıncı maddeleri ile başlangıç
bölümüne kesinkes aykırı düşmektedir.
Yasama,
yürütme ve yargı erkleri arasındaki maddi ve manevi eşitliğin sağlanması
hem ilkelere dayanan bir devlet ve hem de hukukun dışında yol gösterici
tanımayan yargı mensupları için bir onur sorunudur. Bu sorunu, tam demokratik
yaşamı uygulamaya yansıtmış olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yıllar önce
çözmüştür. Bu durum karşısında:
1-
Sayın Cumhurbaşkanı'nca yasanın veto edileceği ya da Anayasa Mahkemesi'ne
götürüleceği umuduyla, yargı mensupları için erkler arası eşitlik ilkesi
gözetilerek, bugüne değin savsanmış olan özlük haklarına ilişkin özel yasanın
Anayasa'nın 140. maddesi uyarınca tez elden çıkarılması zorunludur.
2-
Önemle belirtelim ki, anılan yasa yürürlüğe girdiği ve Anayasa'nın 140'ıncı
maddesi uyarınca yargı mensuplarına ilişkin özel yasa çıkmadığı takdirde,
Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nca durum yeniden değerlendirilecek ve tüm
yasal girişimlerde bulunulacaktır.
3-
Yukardaki hususlar, daha önce Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bütün
yetkililere Yargıtay Başkanı'nca duyurulmasına karşın, yasama organınca
söz konusu yasa metni olduğu gibi benimsenmiştir.
Yüce
kamuoyuna saygıyla duyurulur."