Cumhurbaşkanı
Sayın Süleyman Demirel, 27 Ocak 2000 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
kabul edilen 4505 sayılı "Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kanun"un yayımı ile ilgili
olarak aşağıdaki hususların kamuoyuna duyurulmasını istemişlerdir:
"
1 - Milletvekillerinin emekliliği ile ilgili olarak bugünkü durum nedir?
26
Ekim 1990 tarihinde çıkarılmış, 3671 sayılı Kanun, 3 Nisan 1997 tarih ve
4234 sayılı kanunla değişikliğe uğramıştır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emekliliklerine dair
halen yürürlükte olan kanun budur.
Bu
kanuna göre emekli milletvekilleri, bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumuna
bakılmaksızın, 720 milyon TL. emekli maaşı almaktadırlar.
2
- 4234 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından 27 Mayıs 1999 tarihinde
bir ara kararla iptal edildiği, kamuoyuna duyurulmuştur. Henüz gerekçeli
karar yayımlanmadığı için bu kanun hala yürürlüktedir.
3
- 27 Ocak 2000 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilen
4505 sayılı kanun, ne getiriyor?
a)
Bugünkü milletvekillerinin maaşlarına bu kanunla bir ilave getirilmemektedir.
b)
Bu Kanunla, halen 4234 sayılı Kanuna göre, emekli maaşı alan eski Milletvekillerinin
aldıkları miktara bir ilave getirilmemektedir.
4
- Öyleyse, böyle bir kanun niçin çıkarılıyor?
4234
sayılı Kanunun iptaline dair gerekçeli karar yayımlandığı takdirde; bugün
720 milyon TL olan emekli aylığı, T.C. Emekli Sandığı'na bağlı olanlar
için 622 milyon TL, yani bugünkünden biraz daha az; SSK emeklisine 110
milyon TL, Bağ-Kur emeklisine 90 milyon TL ödenmesi gerekecektir.
4505
sayılı Kanun, bu durumu karşılamak üzere ve mevcut durumu muhafaza etmek
için çıkarılmıştır.
Bu
kanunla; devlet, Hazine ve sosyal güvenlik kurumlarına yeni bir yük getirilmemektedir.
Bu
kanun ayrıca, bazı devlet görevlilerine "temsil tazminatı" adı ile ödemeler
yapılmasını öngörmektedir. Bu hususun, milletvekilleri ile bir ilgisi yoktur.
5
- Milletvekillerinin ödenek ve yollukları ile ilgili tartışmalar:
1971
tarihinden itibaren; 3.7.1971 tarih ve 1425, 25.12.1979 tarih ve 2254,
7.5.1986 tarih ve 3284, 21.4.1988 tarih ve 3430, 26.10.1990 tarih ve 3671,
3.12.1992 tarih ve 3855, 24.11.1994 tarih ve 4049, 4.4.1995 tarih ve 4104,
3.4.1997 tarih ve 4234 sayılı 9 ayrı kanun Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Bu
iptal edilen kanunlardan 3'ünün; 1994, 95 ve 97 tarihlerinde yayımlanması,
tarafımdan uygun görülmüştür.
6
- Her defasında yapılan tartışmalar, çok kere incitici olmakta ve demokratik
rejimin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kurum olarak yıpratmaktadır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları, bir hizmetin icabıdır.
Bu hizmetin iyi görülebilmesi de şarttır. Bu konuyu "tartışılır durum"dan
çıkarmak lazımdır. Her defasında, milletin seçtiği Meclis ile kamuoyunu
karşı karşıya bırakmaktan kaçınılmalıdır.
7
- Ne yapılmalıdır?
Tartışma,
Anayasanın 86. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu maddenin kaldırılarak,
"Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin özlük hakları, kanunla düzenlenir"
şeklinde bir hükmün getirilmesi ve bir şarta bağlanmaması, sorunu çözecektir.
Dünyanın
bütün demokratik ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de, "özlük haklarına
ait kanun çıkartma yetkisi" yasama organına ait olmalıdır.
Yasama
meclisleri, yetkilerini, görevlerinin yapısına ve gereklerine göre ve günün
ekonomik şartlarını dikkate alarak kullanacaklardır. Böylece çıkarılacak
kanunların, o dönem için değil, ondan sonraki dönem için yürürlüğe girme
imkanının getirilmesi, gereksiz tartışmaları önleyecektir.
SONUÇ:
Yukarıdaki
açıklamaların ışığında, sosyal güvenlik ile ilgili bazı kanunlarda değişiklik
yapılması ve temsil tazminatı ödenmesi hakkındaki 27.1.2000 tarihli ve
4505 sayılı Kanunun "yayımlanmasını" uygun buldum.
Kanunun
yeniden görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderilmesinin
bir gereğini ve bundan doğacak bir fiili neticeyi öngörmedim. Zira, Anayasa
Mahkemesi'nin 4234 sayılı Kanunun iptal kararının gerekçesi, henüz ilan
edilmiş değildir. 4505 sayılı Kanunun 4234 sayılı kanundan ayrı bir Kanun
olduğu da bir gerçektir.
Anayasa
Mahkemesi'nin 4234 sayılı Kanuna karşı ileri sürdüğü itirazların ne kadarının,
4505 sayılı Yasa ile karşılandığı hakkında, bu aşamada bilgimiz yoktur.
Anayasa
Mahkemesi'nin iptal kararının gerekçesini bekleyecek zaman da yoktur. Çünkü,
15 günlük süre bugün dolmaktadır.
Anayasa
Mahkemesi tarafından son defa iptal olunan 3.4.1997 tarih ve 4234 sayılı
Kanunun iptal gerekçesi yayımlandıktan sonra durum tarafımdan tetkik ettirilecek,
yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulup vurulmayacağı hususunda, bir karara
varılacaktır. Ayrıca, yukarıda izah ettiğim hususları, ilgili mercilere
bildirdim."