Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
 İlgili Sayfalar
BAHÇELİ'NİN BASIN TOPLANTISI
SOMUNCUOĞLU'NUN AZİL KARARINA TEPKİSİ
GÖREVDEN ALINAN BAKANLAR
57. HÜKÜMET

Somuncuoğlu azledildi...

(8 MAYIS 2000) 

Koalisyon hükümetinde MHP kanadından Devlet Bakanlığı görevini yürüten Sadi Somuncuoğlu, parti kararına karşın cumhurbaşkanı adayı olması nedeniyle bakanlıktan azledildi.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda partisiyle ters düşen, bu nedenle MHP'li bazı milletvekillerinin saldırısına da uğrayan Devlet Bakanı Somuncuoğlu, partisinden gelen ısrarlara rağmen MHP'den ve hükümetten istifa etmemekte direndi. Bunun üzerine MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı  ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Başbakan Ecevit'ten Somuncuoğlu'nun azledilmesini istedi. Ecevit de Bahçeli'nin istemini kabul ederek Somuncuoğlu'nun azline ilişkin kararnameyi 8 Mayıs Pazartesi günü Cumhurbaşkanı'nın onayına sundu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,  aynı gün kararnameyi imzaladı. Kararnamede, "Devlet Bakanı Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu'nun Başbakan'ın önerisi üzerine bakanlık görevinden alınması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 109. Maddesi gereğince uygun görülmüştür" denildi. 

Yeni atama yapılıncaya kadar, görevinden alınan Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun yerine Devlet Bakanı Tunca Toskay'ın vekalet edeceği açıklandı.

Bu arada, Somuncuoğlu'nun partiden de ihraç edilmesi bekleniyor. 

SOMUNCUOĞLU: "HAKLIYIM"   

Devlet Bakanlığı görevinden azledilen Sadi Somuncuoğlu, azil kararını "ellerinde yetki olduğu için böyle bir işlemi yapabilirler ama asla haklı olamazlar. Haklı olan benim" şeklinde değerlendirdi. Somuncuoğlu, "Çünkü demokratik, hukuki ve ahlaki değerleri kararlılıkla savundum" dedi. Somuncuoğlu'nun açıklaması tam metin

YAHNİCİ: "AZİL NORMAL PROSEDÜR" 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun görevinden alınmasını, "Bilinen ve beklenen bir hadiseydi. Normal prosedür işlemiştir" diye değerlendirdi.
MHP Başkanlık Divanı toplantısı ardından açıklama yapan Yahnici, "Sayın Somuncuoğlu azledilmiştir. Şimdilik bu konuda herhangi bir değerlendirmemiz yoktur. Bilinen ve beklenen bir hadiseydi. Normal prosedür işlemiştir." dedi. Bir gazetecinin, "Grup Disiplin Kurulu toplanacaktı" sözleri üzerine, Yahnici, "O çalışma grup ölçüsünde yürüyor. Grubun çalışması belki Müşterek Disiplin Kurulu'na gelir" diye konuştu.
 

OLAYIN GEÇMİŞİ

MHP ile Sadi Somuncuoğlu arasındaki gerginlik, Somuncuoğlu'nun, Cumhurbaşkanı adaylık başvurusu için 25 Nisan gecesi geldiği TBMM'de MHP'li bazı milletvekilleri tarafından "zor kullanılarak engellenmek istenmesi" üzerine gündeme geldi. 

MHP Aksaray Milletvekili, Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun adaylık başvurusu, bir grup MHP'li milletvekilince engellenmek istendi. Somuncuoğlu, saat 23.10'da, adaylık başvurusunu yapmak üzere makam otomobiliyle TBMM'ye geldi. Genel Evrak ve Arşiv Müdürlüğü önünde bekleyen bazı milletvekilleri, Somuncuoğlu'nun gelmesi üzerine otomobilin etrafında toplandılar. MHP'li Şevkat Çetin ile Orhan Bıçakçıoğlu, Somuncuoğlu'nun otomobiline binerek, bir süre kendisiyle konuştular. Bu sırada, MHP'li bazı milletvekilleri de Somuncuoğlu'na tepki gösterdiler. Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt'un, "Hem partiden hem de bakanlıktan istifa et, öyle aday ol. Türk milliyetçilerini rezil ettin. Türkeş'e bile ihanet ettin. Biz seni yine de milletvekili yaptık" diye bağırdığı görüldü. Bakan'ın koruma polislerinin kendisine müdahale etmeye kalkışması üzerine, Enginyurt, polislere tokat attı. Çıkan kargaşa sırasında bazı basın mensuplarının da fotoğraf makineleri ve kameraları hasar gördü. Somuncuoğlu, bir süre sonra makam otomobilinden indi ve başvuru dilekçesini vermek istedi. Otomobilin etrafını saran MHP'li milletvekilleri Somuncuoğlu'na tepki gösterdiler. Sadi Somuncuoğlu, tepkilere rağmen başvurusunu yaptı. 

Bu arada, Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu ve korumaları, yaşanan olayla ilgili olarak 4 milletvekilinden şikayetçi oldu. Somuncuoğlu ve korumaları olaydan sonra Kavaklıdere Karakolu'na giderek, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, MHP Ankara Milletvekili Şefkat Çetin, MHP Yozgat milletvekili Ahmet Ersoy ve MHP İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya hakkında şikayetçi oldular. Polislerden biri 5, diğeri 3 gün iş göremez raporu aldı.

Somuncuoğlu, Cumhurbaşkanı seçiminde ilk turda 58, ikinci turda 32, üçüncü ve son turda ise 43 oy almıştı.

SOMUNCUOĞLU'DAN AÇIKLAMA  (26.4.2000)

Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu, Cumhurbaşkanlığına adaylık başvurusunda bulunmak üzere Meclis'e gittiği sırada yaşanan olaylarla ilgili olarak 26 Nisan'da bir açıklama yaptı. Somuncuoğlu, "Bir milletvekilinin tamamen demokratik kurallar içerisinde ve Anayasa çerçevesinde aday olma hakkının, Cumhuriyet tarihinde ilk defa eşine rastlanmayacak bir zorbalık ve saldırı ile boğulmak istendiğini" belirtti. Somuncuoğlu, "Önceden planlanan, kaba kuvvetin ve tedhişin adına 'töre' diyenlerin sebep oldukları bu komplo ve çirkin saldırı, şahsımdan önce partime, TBMM'ye ve demokratik rejime yöneliktir." dedi. 

Sadi Somuncuoğlu yazılı açıklamasında, her parti grubundan cumhurbaşkanı adayı çıktığı halde MHP'den hiçbir adayın çıkmaması nedeniyle cumhurbaşkanlığına aday olmaya karar verdiğini bildirdi. Somuncuoğlu, ayrıca 5 partinin genel başkanlarının bir aday üzerinde anlaşmalarının, o partilerden aday çıkmasına engel teşkil etmediğini belirtti. 

Bütün bu nedenlerden dolayı cumhurbaşkanlığı adaylığına karar verdiğini belirten Devlet Bakanı Somuncuoğlu, başvurudan önce de MHP Genel başkanı ile bir saatten fazla görüştüğünü açıklayarak, şunları kaydetti: 

"Partiden ayrılarak Meclis'e giderken, görevli bir genel başkan yardımcısı tarafından Meclis'in kapısında saatlerdir bekleyen bir gruba hareketimiz bildirilmiştir. Görüşmeler ve konuşmalardan, hadisenin akşam saatlerinden itibaren planlandığı anlaşılmıştır. Adaylık için TBMM'ye gittiğimizde, çirkin bir saldırı ile karşılaştk. Giriş kapısında, yedikleri veya içtiklerinden etkilendikleri tahmin edilen bir grup önce yolumuz keserek, önce arabamızdan inmemize ve adaylık müracaatımızı yapmamıza engel olmaya çalışmışlardır." 

Saldırganların koruma görevlilerini tartaklayıp, makam aracını yumruk ve tekmeler ile tahrip etmeye çalıştığını, galiz hakaretlerde bulunduğunu anlatan Somuncuoğlu, Meclis güvenlik görevlileri ve korumaların müdahalesi ile olayın boyutlarının büyümesine fırsat verilmediğini, ancak bu sırada birkaç milletvekilinin silah çekerek şoförü araçtan indirdiğini ifade etti. Bütün bu saldırı ve engellemelere karşın müracaatın gerçekleştirildiğini belirten Somuncuoğlu, şöyle devam etti:

"Bir milletvekilinin tamamen demokratik kurallar içerisinde ve Anayasa çerçevesinde aday olma hakkı, Cumhuriyet tarihinde ilk defa eşine rastlanmayacak bir zorbalık ve saldırı ile boğulmak istenmiştir. Önceden planlanan, kaba kuvvetin ve tedhişin adına 'töre' diyenlerin sebep oldukları bu komplo ve çirkin saldırı, şahsımdan önce partime, TBMM'ye ve demokratik rejime yöneliktir. Bu çirkin görüntülerin televizyon kanallarında sürekli yayınlanması, MHP davasına ağır bir darbe indirmiştir. Ancak bir avuç komplocunun bu saldırıları, derin ve saygın bir geçmişi olan MHP'yi asla sarsmayacaktır. Bu provokosyonun, parti boyutunu aşan yönlerinin de olabileceği düşünülmelidir."

MHP'YE GÖRE SOMUNCUOĞLU "TÖRE" DIŞI DAVRANDI  (26.4.2000)

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, beraberinde Şevkat Çetin, MHP Genel Sekreteri Abdurrahman Küçük, TBMM İdare Amiri İstanbul Milletvekili Ahmet Çakar ve bazı divan üyeleri ile beraber 26 Nisan'da parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında,  MHP'li Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığını, "Bizce adaylık başvurusu tartışmalı olan Sayın Somuncuoğlu, partimizin ve milletvekillerimizin gösterdiği bir aday olma durumunda değildir. Biz, kendisini sadece ve sadece bağımsız bir milletvekilinin cumhurbaşkanı adayı olarak görüyor ve değerlendiriyoruz." 

Sadi Somuncuoğlu olayı dolayısıyla (bir milletvekilinin cumhurbaşkanlığına adaylık başvurusu hakkı engelleniyor) ve (MHP antidemokratik bir parti) diye provakasyon yapıldığını belirterek, "Somuncuoğlu'nun birinci tur oylamada alacağı oy sayısı, provokasyon olayının boyutunu belirleyecek ve bu oyunun aktörlerinin sayısını ortaya koyacaktır." dedi. 

Beş siyasi partinin uzlaşması sonucu, uzlaşılan aday etrafında bütünleşmeyi ve krize dönüşmeden cumhurbaşkanını seçmeyi, siyasi ahlakın bir gereği olarak düşündüklerini söyleyen Yahnici, bu anlayışın bütün milletvekillerince genel kabul gördüğünü, hiç bir MHP milletvekilin kişisel başvuruda bulunma yoluna gitmediğini söyledi. Yahnici, şunları kaydetti: 

"Hal böyle iken başvuru süresinin son dakikalarında Aksaray milletvekili ve Devlet Bakanı sayın Sadi Somuncuoğlu'nun anlamakta güçlük çekilen bu ani kararı ve davranışı, bütün Türk milliyetçiliği camiasını üzmüştür. Gecenin geç saatinde büyük bir medya grubunun hazır bulunduğu bir anda danışmanları, kardeşleri ve korumaları ile birlikte provokatör bir gösteri yaparcasına TBMM'ye gelişi ve karşılaştığı milletvekili arkadaşları ile tahrik yüklü tartışması, hiçbirimizin kabullenemeyeceği çirkin bir olayın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Böyle bir olayın (bir Sayın milletvekilinin adaylık için başvuru hakkının engelleniyor) gibi gösterilmesi ve MHP'nin (antidemokratik bir parti) gibi takdim edilmesi, işin ayrı ve ilginç bir yönündür. Bu yöndeki gayret sahiplerinin karşı karşıya bulunduğumuz provokasyon olayının başkaca aktörleri olduklarını düşünüyoruz."

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin ise, Somuncuoğlu'ndan istifasını talep ettiklerini bildirdi. Çetin, "Partimizin yetkili kurulları, töre dışı davranışı nedeniyle, kendisiyle ilgili gerekli çalışmaya da başlamıştır" diye konuştu 
 

BAHÇELİ, MECLİS BAHÇESİNDEKİ OLAYI TALİHSİZLİK OLARAK NİTELENDİRDİ  (2.5.2000)

MHP Genel Başkanı, Devlet bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, 2 Mayıs 2000 tarihinde TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun Cumhurbaşkanlığına adaylık başvurusu sırasında çıkan olaylar ile seçim sürecinde gelinen son noktayı değerlendirdi. 

Bahçeli, "Meclis bahçesinde vukuu bulan talihsiz hadisenin herkesi üzdüğünü bildirerek, "En başta bakanlarımızın ve milletvekillerimizin Türk insanını incitecek, meclisimizin ve partimizin itibarını olumsuz etkileyecek söz ve davranışlardan her şartta uzak durmaları zorunludur" dedi. (Bahçeli'nin basın toplantısı metni)
 
 


(8 MAYIS 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş