ULUSLARARASI
TAHKİM
YASAL
DÜZENLEMELER |
Ulusal
ve uluslararası tahkim
ile
ilgili Anayasa değişikliği
ve
yasal düzenlemeler...
ANAYASA
DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa'nın devletleştirme
ile ilgili 47., idarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı denetimini düzenleyen
125. ve Danıştay'ın oluşumu ve yetkilerini içeren 155. maddelerini değiştiren
Anayasa değişikliği, 13 Ağustos 1999 tarihinde kabul edildi.
Anayasa değişikliğine ilişkin
yasa, 14 Ağustos 1999 tarihli Resmi Gazete'de (Sayı: 23786) yayınlanarak
yürürlüğe girdi.
(Kanun Numarası: 4446)
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI
MADDELERİNDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN
MADDE 1.— Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının 47 nci maddesinin kenar başlığı, “E. Devletleştirme
ve özelleştirme” şeklinde değiştirilmiş ve bu maddeye ikinci fıkrasından
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin
ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların
özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri
ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden
hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği
veya devredilebileceği kanunla belirlenir.
MADDE 2.— Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının 125 inci maddesinin birinci fıkrasının sonuna
aşağıdaki hükümler eklenmiştir.
Kamu hizmetleri ile ilgili
imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli
veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası
tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
MADDE 3.— Anayasanın
155 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Danıştay, davaları görmek,
Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri
ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini
bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idari uyuşmazlıkları çözmek ve
kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.
MADDE 4.— Bu Kanun
yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına sunulması halinde 1
inci maddesi ayrı, 2 ve 3 üncü maddeleri birlikte ayrı oylanır.
GENEL GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın
46 ncı maddesinde “kamulaştırma”, 47 nci maddesinde “devletleştirme” düzenlenmiş;
buna karşılık “özelleştirme” konusunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Oysa başka bazı ülkelerin anayasalarında özelleştirmeyi öngören hükümler
bulunmaktadır. Fransız Anayasası buna örnek gösterilebilir.
Ülkemizde 1984 yılından bu
yana değişik biçimlerde uygulanagelen “özelleştirme” ile ilgili olarak;
çeşitli tarihlerde yürürlüğe konulan yasal düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi
ve Danıştay kararları ile bazı ilke ve kurallar geliştirilmiş bulunmaktadır.
Ülkemizin son on beş yılının
gündeminde önemli yer tutan, gelecek yıllarda da gündemin ön sıralarında
yer alacağı kuşkusuz olan özelleştirmenin hukuki temelinin Anayasanın 47'nci
maddesinde düzenlenmesi uygun görülmüştür. 47'nci maddeye eklenen iki yeni
fıkra ile hem özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanunla gösterilmesi,
hem kamu tüzel kişilerince yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin
özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabileceğinin
kanunla belirlenmesi ilkeleri getirilmektedir.
Öte yandan bütçe kaynakları
kıt, ihtiyaçları sınırsız olan ülkelerde, tabii kaynakların işletilmesi,
çağdaş
teknolojilerin ekonomiye kazandırılması amacıyla yabancı sermayenin yatırım
yapmaya teşvik edilmesi, kalkınma yolunda önemli bir araç oluşturmaktadır.
Ülkemizin, yüksek teknoloji
ve büyük finansman gerektiren alt yapı yatırımlarında karşılaşılan bazı
sorunlar, yabancı sermayenin yatırım yapma konusunda çekingen davranmasına
neden olmaktadır. Bu sorunlar arasında kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz
şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü, önemli bir
yer tutmaktadır.
Günümüzde bu tür uyuşmazlıklar
bakımından tahkim, uluslararası düzeyde gittikçe yaygınlaşan bir kurum
haline gelmiştir. Nitekim aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çeşitli devletlerce
imzalanmış bulunan 1975 tarihli Helsinki Nihai Senedinde anlaşmazlıkların
tahkim yoluyla çözülmesi öngörülmüştür.
Bu durumda evrensel hukukun
benimsediği ve uyguladığı kavram ve kurumlara hukukumuzda da yer verilmesi
gerekmektedir. Türkiye, gerek 1975 tarihli Helsinki Nihai Senedinde, gerek
imzalayıp onayladığı çok sayıda iki taraflı uluslararası yatırım sözleşmelerinde
tahkim kurumunu benimsemiştir. Türkiye'nin uluslararası ilişkiler çerçevesinde
benimsediği bu yaklaşıma Anayasanın 125'inci maddesinde de yer verilmesi
uygun olacaktır.
Bu arada Anayasanın 155'inci
maddesi için önerilen değişiklikle kamu hizmeti ile ilgili imtiyaz şartlaşma
ve sözleşmeleri, Danıştay'ın “düşünce” bildireceği konular arasına alınmaktadır.
Özetle, Anayasanın konuya
ilişkin hükümlerinin, Ülkemizin ihtiyacı olan yatırım ve hizmetlerde uygulanacak
evrensel ilke ve uygulamalara paralel bir biçimde değiştirilmesi zorunlu
hale gelmiştir. Ülkemizin kalkınması için büyük önem taşıyan çağdaş hukuk
ilkelerine Anayasamızda da yer verilmesi amacıyla bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1.— Bu madde
ile Anayasanın 47 nci maddesinin kenar başlığı, “devletleştirme” yanında
“özelleştirmeye” de yer verecek şekilde değiştirilmekte ve maddeye iki
yeni fıkra eklenmektedir.
Önerilen değişiklikle özelleştirme
konusu, ilk kez Anayasal bir dayanağa kavuşturulmaktadır. 47 nci maddeye
eklenen iki yeni fıkrada bir yandan kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde
bulunan işletmeler ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usullerin
kanunla gösterilmesi, öbür yandan kamu tüzel kişilerince yürütülen yatırım
ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel
kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceğinin kanunla belirlenmesi
öngörülmektedir.
MADDE 2.— Bu madde
ile Anayasanın 125 inci maddesinin birinci fıkrasına ikinci cümle olarak
eklenen yeni hükümle, Türkiye'nin bugüne kadar yapmış olduğu çeşitli uluslararası
sözleşmelerde kabul etmiş olduğu esaslara uygun olarak, kamu hizmetleri
ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların
milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülmektedir.
MADDE 3.— Anayasanın
155 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, imtiyaz şartlaşma
ve sözleşmeleri, Danıştay'ın inceleme yapacağı konular arasından çıkarılarak;
düşünce bildireceği konular arasına alınmıştır. Kayda değer ki, benzer
bir hüküm, 1924 Teşkilatı Esasiye Kanununun 51 inci maddesinde de yer almaktaydı.
MADDE 4.— Kanunun
yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği ve halk oylamasına sunulması halinde
1 inci maddesinin ayrı, 2 ve 3 üncü maddelerinin ise birlikte ayrı olarak
oylanacağı hükme bağlanmaktadır.
|
|
DEĞİŞTİRİLMEDEN
ÖNCEKİ MADDE METİNLERİ
|
Anayasa`nın 47. Maddesi :
E. Devletleştirme
Kamu hizmeti niteliği taşıyan
özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma
tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
Anayasa`nın 125. Maddesi
:
İdarenin her türlü eylem
ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
Cumhurbaşkanının tek başına
yaşacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır.
İdari işlemlere karşı açılacak
davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idari eylem
ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. yürütme görevinin
kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini
kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak
biçimde yargı kararı verilemez.
İdari işlemin uygulanması
halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin
açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda
gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni,
genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
Anayasa`nın 155. Maddesi
:
Danıştay
Danıştay, idari mahkemelerce
verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı arar ve hükümlerin
son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son
derece mahkemesi olarak bakar.
Danıştay, davaları görmek,
Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini
bildirmek, tüzük tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek,
idari uyuşmazlıkları çözümlemek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte
üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar
arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri
kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı,
başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel
Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler.
Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Danıştayın, kuruluşu, işleyişi,
başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri
ve seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve
hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. |
(21 OCAK 2000)
  |