Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Öcalan Olayı 
DAVA ANA SAYFA
İDDİANAME ANA SAYFA
SONRAKİ SAYFA
ÖNCEKİ SAYFA
İDDİANAME

Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu

PKK terör örgütü, 1995 yılında gerçekleştirdiği V. Kongresinde “Kürdistan’ın kurulması yolunda 20 yıldan beri sürdürülen faaliyetlerle bir direniş örgütünün yaratıldığı, bundan sonraki hedefin bir kuruluş örgütü yaratmak olduğu” açıkça ifade edilerek “yakın dönem hedeflerinin iktidarlaşmak olduğu ve bu amaçla ulusal ordunun yanı sıra ulusal meclisin de bir an evvel kurulması gerektiği” belirtilmiştir.

V. Kongre kararlarında ve bu kararların öncesi ve sonrasında yapılan değerlendirmelerde ve yayınlanan talimatlarda “PKK ile ilişki .kurmada zorlanan batılı çevrelerin sözde Kürt sorununa desteğinin sağlanması amacıyla Sürgünde Kürdistan Parlamentosu’nun oluşturulması ve yurtiçinde de benzer legal mekanizmalar oluşturulması ve olanların güçlendirilmesi gerektiği” belirtilmiştir.

Yurtdışında illegal olarak yayınlanan sözde Kürdistan Parlamentosu hazırlık komisyonu bildirisinin Şubat 1995 tarihli 1. sayısında PKK Lideri Abdullah ÖCALAN’ın “gerillanın dağda. cephenin içeride sürdüğü bu günkü koşullarda uluslararası ortama hitap edecek bir sürgün parlamentosu fikri doğru mudur veya Kürt Ulusal Kongresi sürgünde gerçekleştirilebilir mi? Kürdistan ülkesinin giderek uluslararası kamuoyunda kabul görmesi. gerilla ile ilişkiye geçmekte zorlanan uluslararası yapının böyle legal yanı ağır basan bir oluşuma ihtiyaç hissetmeleri yeni bir oluşum üzerinde düşünülebileceğini göstermektedir” şeklinde konuya ilişkin görüşlerine yer veri imiş olup, ulusal kongreye hazırlık amacıyla oluşturulması planlanan sözde parlamentonun gerçek amacını da ortaya koymuştur.

PKK V. Kongresinde ayrıca “Kürt sorununun bölgesel bir sorun olmaktan çıkarak dünyayı ilgilendiren bir sorun haline geldiği, PKK’nın bu sorunun çözümünde anahtar rol oynadığı, bu bağlamda çözüm arayan güçlerin kendileriyle diyaloga geçebileceği” değerlendirmesi yapılmıştır.

    Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosunun Kurulması ve Faaliyetleri

Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosunun kurulmasına ilişkin çalışmalar, bu amaçla oluşturulan hazırlık komisyonu tarafından 12 Ocak 1995 tarihinde resmen başlatılmıştır.

Kurucular tarafından Brüksel’de yapılan basın toplantısında: “Kürdistan Sürgün Parlamentosu üyelerini daha önce PKK tarafından atanan ve bugün ulusal kurtuluş mücadelesine hizrrıet eden Kürdistan Ulusal Meclisi üyelerinden ve DEP yöneticilerinden seçer.” demek suretiyle parlamentonun niteliği ve bileşimi hakkında bilgi vermiştir.

Hazırlık komisyonu üç ay süren çalışmaları sonunda Abdullah ÖCALAN'ın talimatları doğrultusunda hareket eden, kendini örgütün yan kuruluşları içinde kamufle etmeye çalışan veya doğrudan PKK örgütü adına çalışan 65 kişilik sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu, 12 Nisan 1995 tarihinde Hollanda’nın Lahey şehrinde kuruluşunu ilan etti.
 

    Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu Batıda PKK’nın Diplomatik Sözcülüğünü Yapmaktadır.

Terör örgütü PKK ilk yıllarda dış çevrelerle ilişkilerini daha çok örgüt kadroları, komiteleri vasıtasıyla sürdürürken, ilerleyen süreçte bu ilişkileri ERNK Büroları, temsilcileri veya Kürdistan Komiteleri, dernekler gibi sözde siyasi, sosyal, kültürel kuruluşlar desteğiyle sürdürmüşlerdir. Bu büro ve dernekleri paravan olarak kullanan PKK, terörist kimliğini maskelemeye çalışmıştır.

Ancak, bu konuda ülkemizin dış çevreler nezdinde sürdürdüğü diplomatik faaliyetler PKK’nın bu alanda zorlanmasına neden olmuştur. Bunun üzerine terör örgütü PKK diplomatik destek girişimlerini sürdürmek amacıyla ERNK ve diğer dernekleri devrede tutmakla birlikte SKP (Sürgünde Kürdistan Parlamentosu) gibi araçlar geliştirmeye başlamıştır.

12 Nisan 1995 tarihinde Abdullah ÖCALAN’ın talimatları doğrultusunda V. Kongreden sonra kurulan SKP, PKK’nın terörist faaliyetlerini maskeleme, uluslararası destek sağlama faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu, ERNK ve ona bağlı olan aşağıdaki kuruluş temsilcilerinden oluşmuştur:

ERNK; PKK’nın cephe örgütü,

TAJK (Tevgera Azadiya Jinen Kürdistan-Kürdistan Özgür Kadın Hareketi); ERNK bünyesinde yer alan bir kadın komitesi olup, son dönemde YAJK (Yektiya Azadiya Jinen Kürdistan-Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği) olarak isimlendirilmiştir.

YWRK (Yektiya Welatparazen Rewşanberen Kürdistan-Kürdistan Yurtsever Aydınlar Birliği); ERNK’nın sözde aydınlan bünyesinde toplayan alt örgütlenmesi.

YCK (Yektiya Civanen Kürdistan-Kürdistan Gençler Birliği); ERNK'nın gençlik örgütlenmesi.

HÜNDER-KOM (Kürdistan Sanatçılar Birliği); ERNK’nın kültür ve sanatla uğraşan kesime yönelik bir kuruluştur.

Kürdistan Yurtsever Esnaflar Birliği; ERNK’nın yurtdışında bulunan Kürt orijinli vatandaşlara hitap eden bir örgütlenmesi.

Kürdistan Yezidiler Birliği;Yurtdışında bulunan Yezidi kökenli vatandaşları PKK terör örgütüne kazandırma amacını taşıyan oluşum.

Asuriler Birliği; Çeşitli Avrupa ülkelerine göçmüş bulunan ve çoğunluğunu Iraklıların oluşturduğu bir örgütlenme.

KUM (Kürdistan Ulusal Meclisi) Avrupa Grubu; PKK tarafından sözde ulusal meclis oluşturmak amacıyla Avrupa ülkelerinde yapılan sözde bir seçim sonucu oluşturulan ancak, etkinlik kazanamayan yapılanması.

Kapatılan DEP eski milletvekilleri ve yöneticileri; PKK’nın güdümünde hareket eden ve bilahare yurtdışına çıkan milletvekili ve yönetici grubu.

KON-KURD (Avrupa Kürt Devleti Federasyonu); Çeşitli Avrupa ülkelerinde bulunan ve çoğunluğu PKK’nın güdümünde olan derneklerin üst kuruluşu.

KİH (Kürdistan İslam Hareketi); PKK tarafından dindar kesimi kazanmak amacıyla oluşturulan örgütlenme.

KAB (Kürdistan Aleviler Birliği); PKK tarafından Alevi vatandaşları kazanmak amacıyla oluşturulan örgütlenme.
 

    Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu’nun Sürdürdüğü Faaliyetler

Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu’nun kurulmasından sonra örgütün Avrupa alanında sağlamayı hedeflediği destek ve legalleşme faaliyetleri aralıklı olarak PKK ile ilgisi yokmuş gibi gösterilmeye çalışılan mezkur oluşum vasıtasıyla yürütülmeye çalışılmıştır.

Sözde SKP üyeleri kendilerini Kürt orijinli vatandaşlarımızın temsilcileriymiş gibi göstererek örgütün siyasi amaçlarına destek sağlayabilmek ve sözde Kürt sorununa barışçıl bir çözüm sağlayabilmek adı altında, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere diğer ülkelere ziyaretlerde bulunarak bu ülkelerdeki başta sosyalist eğilimli parti, grup ve şahıslar olmak üzere uluslararası insani kuruluşların yetkilileriyle görüşmelerde bulunmuşlardır.

Grup üyeleri gittikleri ülkelerde Türkiye’de Kürt orijinli vatandaşlarımıza sözde soykırım ve zulüm yapıldığını iddia etmişler, güvenlik kuvvetlerimizin PKK terör örgütüne karşı yürüttükleri mücadeleyi soykırım olarak göstermeye çalışmışlar ve PKK’yı da Kürt orijinli vatandaşları bu zulüm ve soykırımdan kurtarmayı amaçlayan bir halk hareketi olarak tanıtmaya çaba sarfetmişlerdir.

Yine bu faaliyetlerle koordineli olmak kaydıyla, yurtiçinde başta HADEP olmak üzere birçok legal kurum ve kuruluş oluşturularak, var olanlar güçlendirilerek, kendileri dışındaki kişi ve kuruluşlarla temasa geçilerek veya içlerine sızılarak harekete geçilmiş ve bu kesimlere PKK’nın asgari program hedeflerinin yasallaştırılması, sözde Kürt sorununa taraf statüsü elde edilmesi gibi roller atfedilmiştir.

Diğer taraftan PKK terör örgütü sözde SKP ile sözde Kürt halkının haklarını savunmak, Avrupa alanında destek sağlamak, nihai hedefi olan ulusal kongre ve bunun içinden oluşturulacak ulusal meclise temel oluşturmaya çalışmıştır.

Yürütülen faaliyetlerle, uluslararası kamuoyuna sözde Kürt sorununa barışçıl çözüm aranıyor imajı verilerek, Birleşmiş Milletler nezdinde gözlemci statüsü kazanılması ve Türkiye’nin uluslararası alanda yalnızlığa itilmesi hedeflenmiştir.

Terör örgütü PKK, sözde Kürdistan olarak adlandırdığı bölgede bazı alanların kurtarılmış, bazı alanların yarı kurtarılmış alanlar haline geldiği iddiasıyla dönemi iktidarlaşma. devletleşme ve bunları örgütsel yönlerine cevap
verebilme süreci olarak değerlendirmektedir. Dönem içinde SKP böyle bir işlevi de yüklenmiştir.

Nitekim V. Kongre kararlarında Ulusal Meclisin (yerini SKP almıştır) “Kürdistan’daki devletin tüm kurum ve kuruluşlarını işlevsiz kalarak kendisine has kurumlar yaratacağı, halkın yönetimle ilgili görevlerini üstleneceği, eyalet. il, ilçe ve köy meclisleriyle Geçici Devrim Hükümetini oluşturacağı, Geçici Devrim Hükümetinin ise ekonomik, sosyal, kültürel, yargı, asayiş, sağlık vs. her alanda gerekli düzenleme ve planlama yapılması görevlerini yerine getireceği” yolunda belirlemelerde bulunmuştur.

    Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunun Ulusal Kongreyi Toplama Gayretleri

SKP, kuruluşunu müteakip Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla Ulusal Kongreyi toplama gayretlerine başlamıştır. Nitekim 28 Temmuz 1995 tarihinde Viyana’da oluşturulan II. Kongre’de Abdullah ÖCALAN’ın direktifleri doğrultusunda Ulusal Kongreyi bir an önce toplamak için karar alınmıştır.

Alınan bu kararın ardından 1995 Ekim ayında, aynı zamanda SKP üyeleri de olan bölücü kişilerce “Ulusal Kongre Temas Grubu” oluşturulmuştur. Ulusal Kongre Temas Grubu, bölücü çevrelerin en etkin ve geniş desteğiyle “Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi”ni oluşturmayı hedef almıştır.

Tamamen PKK bağlantılı olan Ulusal Kongre Temas Grubu üyeleri, ilk temaslarında BKDP, PSK gibi etkili örgütlerden olumsuz cevaplar alırken. KYB’den de net cevap alamamıştır. Daha ziyade reklam peşinde koşan küçük örgütleri toparlayabilmiştir.

İki yıl süren çalışmalar sonucu Ulusal Kongre Hazırlık Konferansı’nın ilki 4 Aralık 1997 tarihinde Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde toplanabilmiştir.

Süleymaniye ‘de yapılan Ulusal Kongre Hazırlık Konferansı’na PKK’dan başka KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği), KKP (Kürdistan Komünist Partisi), PMK (Kürdistan Muhafızlar Partisi), PKSK (Kürdistan Bağımsız Emek Partisi), PNK (Kürdistan Ulusal Platformu), PRK-Rızgari (Kürdistan Kurtuluş Partisi), PZK (Kürdistan Emekçiler Partisi), YNDK (Kürdistan Ulusal Demokratik Birliği), İran Komünist Partisi, Milliyetçi Kürtler Cephesi, Kürdistan Birleşik İslam Partisi, Kürdistan İnsan Hakları Örgütü, Iran Kürdistan Bağımsız İşçi Partisi, PSDK (Kürdistan Sosyalist Demokrat Partisi), Demokrasi İsteyenler Hareketi, Mezopotamya Yurtsever Devrimei Örgütü, Kürt Ulusal Derneği, İslami RAPO’rin Hareketi, Komala Iran, Kürdistan I)emokratik Gençler Birliği, Kürdistan Bağımsız Hanımlar Örgütü gibi parti ve örgütler katılmıştır.

13 Aralık 1997 tarihinde Brüksel’de oluşturulan İİ. Ulusal Kongre Hazırlık  Konferansı’nda ise “Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi” oluşturulmuştur.

PKK, KYB ile birlikte bir kısım etkisiz Kürtçü örgütler ve bağımsız gruplarla birlikte PKK’nın imkanlarıyla varlıklarını idame ettiren kişilerin katılması ile oluşan "Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi” Ulusal Kongrenin en kısa zamanda 1998 yılı içinde toplanması için çaba sarfedilmesini benimsemiştir.

Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi, 28 mart 1998 tarihinde İsveç’te bir toplantı gerçekleştirmiştir. Bu toplantıya PKDW Yürütme Konseyi Başkanı ve Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi üyesi Zübeyir AYDAR ile KYB adına Abdülrezak FEYLİ, PZK (Kürdistan Emekçiler Partisi) temsilcileriyle birlikte 30 kişinin katıldığı tespit edilmiştir.

Görüldüğü gibi geçmişte silahlı faaliyetlere endeksli bulunan taktiği tıkanan, çıkış yolunu diplomatik manevralar üzerinde yoğunlaştıran PKK Ulusal Kongreye büyük ümit bağlamıştır. Ulusal Kongrenin toplanmasında büyük etkisi bulunan BKDP’yi iknaya çalışmaktadır.

    Sürgünde Kürdistan Parlamentosunun Faaliyetlerinde II. Dönem

Ülkemiz aleyhindeki faaliyetlerini örgüt politikaları ile paralel olarak sürdüren Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı 23.05.1998 tarihinde Brüksel’de PKDW (SKP) Başkanı Yaşar KAYA’nın başkanlığında 50 delegenin katılmasıyla yapmıştır.

Sözde parlamento üyelikleri için yeniden seçim kararı alınması akabinde. üst seçim kurulu oluşturulmuş ve bu kurulun başkanlığına Ali YİGİT, sekreterliğine Yusuf Serhat BUCAK, sözcülüğüne George ARTO isimli şahıslar getirilmiştir.

Sözde Üst Seçim Kumlu, seçim çalışmalarının 3 ay içinde tamamlanmasına karar alarak, seçime katılmak isteyen siyasi parti, grup, kitle örgütleri, cemaat ve ulusal kurumların başvuru talepleri, istekleri, kontenjan sayısı ve seçimlerin yapılış biçimi ile ilgili tekliflerini 25 Haziran 1998 günü saat 17.00’a kadar bildirmelerini istemiştir.

SKP içinde oluşturulan bu Kurulun 1998 Temmuz ayının ikinci yarısında Brüksel’de yaptığı toplantıda SKP içinde yer alacak örgüt, parti, birlik ve şahıslara verilecek aday kontenjan sayısı belirlenmiştir. 65 üyeliğin bulunduğu grupta aday olmak isteyenlerin bağlı bulundukları parti veya kurumlara, bağımsızların ise doğrudan Üst Seçim Kurulu’na 10 Ağustos 1998 tarihine kadar müracaat etmeleri yapılan bir açıklama ile duyurulmuştur. Kontenjan tanınan kuruluş, örgüt, parti ve birliklerin. seçim sonucunda tespit edilerek isimleri 25 Ağustos 1998 tarihine kadar SKP Merkezine bildirilmesi istenmiştir. Kararlaştırılan bu hususlara rağmen belirlenen 65 üye tamamen PKK yönetimi ve daha ziyade Abdullah ÖCALAN’ın öngördüğü kişilerden atama yoluyla belirlenmiştir.

1996 yılı Nisan ayında İtalya’da yapılan erken seçimlerde iktidara gelen Merkez Sol İttifakının PKK faaliyetlerine ılımlı yaklaşımları dolayısıyla 1998 Eylül ayının ilk haftasında kamuoyuna isimleri açıklanan SKP’nin 65 üyesi 29.09.1998 tarihinde Roma İtalyan Parlamentosu yakınındaki Sala Barramoni’de Kürtçe yemin ederek görevlerine başlamışlardır.

Yemin metni olarak;

“Bütün şartlar altında halkımızın iradesini kendi irademden üstün tutacağıma, Kürdistan’ın üstünlüğü için çalışacağıma, Kürt halkının arasına hiçbir ayrılık sokmayacağıma, Kürt halkının çıkarlarına layık yeni bir dönem açacağıma ve haklarını koruyacağıma, Kürt halkı için amacım;demokratik, eşit ve Özgür bir toplum oluşturmak olduğuna, çalışmalarımda hiçbir şahsi çıkarımı gözönüne almayacağıma, ulusun eşitliği ve birliğini koruyacağıma, Kürdistan’ın değerleri ve şehitlerine bağlı kalacağıma, tarih, insanlık, ülkem ve halkımın huzurunda namusum üzerine yemin eder, söz veririm.” cümlesi kullanılmıştır.

Söz konusu toplantıya bir mesaj gönderen PKK lideri Abdullah ÖCALAN mesajında;

“Önümüzdeki dönemde yürütülen kirli savaşa karşı uluslararası alanda göstereceğimiz diplomasi önemli bir kaynaklık teşkil edecektir. Heyecan ve tecrübe kadar gençlik dinamizmi ile birleşmenizde görevinize daha sıcak yaklaşacak ve sorumluluk göstereceksiııiz. Bu da başarıyı oldukça etkileyecektir. Ülke içinde halkımızın bitmeyen direnişi ile artan siyasi ilişkiyi önümüzdeki dönemde gerek Türk hakim sınıflarının yürüteceği seçimler üzerinde olsun, gerekse Güney Kürdistan'daki yeni Federe Meclis Sistemi’nde olsun kendi alternatifimizi ve dolayısıyla bunun önemli bir parçası olarak sizin parlamento çalışmalarınız üzerinde oldukça etkide bulunacak, hatta etkileyebilecek konumda olacaksınız..." açıklamalarına yer vermiştir.


Önceki Sayfa  | Sonraki Sayfa
sayfa başı