|
b) Yurtiçi Faaliyet Alanları
Gelişen aşamada Kürt orijinli
vatandaşlarımız arasında Kürt milliyetçiliği fikrinin yerleşmekte olduğunu,
bu yönlü olarak bazı kişilerin sorunu devamlı gündemde tutmak istediklerini
söylemek mümkündür.
PKK’nın 1990’lı yıllardan
itibaren parti, dernek, sendika ve yayın organları vasıtasıyla legal alanlara
yönelmesi, sindirme ve korkutma yoluyla kitleleri kepenk-kontak kapatma
eylemlerine ve gösterilerine yöneltmesi bazı dış odakların da çeşitli vesilelerle
bölge insanını kışkırtması sözde Kürt sorununun gündemdeki yerini korumasına
neden olmuştur. Buna karşılık Kürt orijinli sıradan vatandaşların PKK’ya
verdiği destek şartlara göre değişmiştir.
Bölücü terör eylemlerinin
tırmanış gösterdiği dönemde artan bu destek, eylemlerin ve baskıların azaldığı
dönemde gerilemiştir. Yurtiçi faaliyetlerini nitelikleri itibariyle kırsal
kesim silahlı faaliyetleri ve şehir faaliyetleri olmak üzere ikiye ayırmak
mümkündür.
Kırsal Bölgeler
Kırsal kesimde silahlı grupların
faaliyetleri söz konusudur. Silahlı grupların faaliyetlerini üslenme, hareket
tarzı, eylem biçimleri, eylem hedefleri, eleman temini ve eğitimi ve GKK
faaliyetleri açısından incelemek gerekir.
Kırsal kesim silahlı faaliyetleri
Hakkari’den Kars’a, Van’dan Sivas’a kadar uzanan geniş alanda sürmektedir.
Iran ve Irak sınır boylarında nispeten yoğunluk arz eden eylemler iç kısımlarda
yoğunluğunu azaltmakla birlikte Genç, Lice, Kulp, Mutki, Tunceli gibi alanlarda
yine yoğunluk söz konusu olmuştur.
Üslenme ve Barınma
Silahlı PKK gruplarının sorunlarının
en önemlisi üslenme ve barınma sorunudur. Silahlı örgüt mensupları Amed
Eyaleti, Garzan Eyaleti. Botan Eyaleti, Zagnos Eyaleti, Dersim Eyaleti.
Mardin Eyaleti, Serhat Eyaleti. Ruha (GAP) Eyaleti, Koçkiri, Eyaleti, Güneybatı
Eyaleti, Erzurum Eyaleti ve Toros-Akdeniz Eyaletlerinde üslenmişlerdir.
Genellikle sarp ve ulaşımı dağlık bölgeler üslenme merkezi olarak seçilirken
yerleşim birimlerine yakın üsler, sarp olmayan yerler, tali üslenme bölgeleri
ve irtibat adresleri olarak belirlenmiştir. Ulaşım imkanı çok zor olan
yerleşme birimlerinden uzak ve güvenlik kuvvetlerinin sık sık denetleyemediği
bu alanlarda, ormanların derinliklerinde, vadi yamaçlarında, kayalıklarda
kazdıkları sığınaklarda, mağaralarda ve çadırlarda barınmışlardır. ~u üslere,
çevre yerleşim birimlerinden araçla, katına veya sırtla getirilen lojistik
malzemeler, yer altında oluşturulan depolarda saklanmaktadır.
Yıllardır pek fazla değişmeyen
bölgeleri temel barınma alanları olarak benimseyen örgüt, ileri gözetleme
yöntemleriyle güvenlik kuvvetlerine karşı tedbirler alamaya çalışmaktadır.
Operasyonlardan kurtulmak için örgüt mensuplarının geçici olarak üs bölgelerini
terk ettikleri, sürekli manevra yaptıkları anlaşılmıştır.
Ancak, 1994 yılında uygulanan
“alan konsepti” uygulaması esnasında temel üslenme bölgelerinin
güvenlik kuvvetlerinin denetimi altına alınması sebebiyle örgüt büyük zayiat
vermiştir. Üslenme sırasında problem yaşayan örgüt, lojistik stoklarını
da yapamamıştır. Günü birlik lojistik temini ise büyük operasyonlarda problem
olmuştur. Gruplar bazen günlerce aç kalmışlar ve bu durum teslim olmalarına
da yol açmıştır.
Hareket Tarzı ve Donanımları
Kırsal kesimde üslenmiş
bulunan örgüt mensupları manga, takım, bölük düzeyinde hareket etmektedirler.
Yaklaşık 20 kişiden oluşan takım ideal grup büyüklüğündedir. Ancak, coğrafi
şartlara veya yapılacak eylemin şartlarına göre bu grup manga düzeyine
düşürülebileceği gibi bölük veya tabur düzeyine de çıkarılabilmektedir.
Sarp bölgelerde bulunan üs
alanlarında gruplar, takım veya bölük düzeyinde bulunurlar. Bunların arasında
herhangi bir müşterek eğitim veya toplantı yoksa, mangalar halinde aralıklı
üslenirler.
Eylem alanlarına yaklaşımda
son derece temkinli hareket eden örgüt mensupları, tek sıra halinde, ikişerli,
avcı zinciri, avcı kolu gibi yürüyüş biçimleriyle intikal etmektedirler.
Arazi biçimine göre hareket tarzı farklı olmaktadır.
Kırsal alanda faaliyet gösteren
gruplarda bulunan elemanlar piyade tüfeği, el bombası, roketatar, makinalı
tüfek taşımaktadırlar. Sınır hattına yakın faaliyet gösteren elemanlarda
ise havan, uçaksavar gibi ağır silahlara da rastlanmaktadır. Silahlı kırsal
gruplar telsiz, mobil telefon gibi teknik haberleşme vasıtalarıyla koordine
edilmektedirler. Gruplar genelde silah ve mühimmat yönünden sıkıntı yaşamamaktadırlar.
Eylem Çeşitleri ve Biçimi
PKK’nın gerçekleştirdiği
eylemler, vur-kaç taktiğine dayalı çete eylemleridir. Örgüt bu eylemleri
gerçekleştirmek için pusu, baskın, sabotaj gibi çeşitli metotlar denemektedir.
Bugüne kadar gerçekleştirilen eylem çeşitleri yol kesme, araziye çıkma.
güvenlik güçlerine pusu. saldırı, mayınlama, bubi tuzakları oluşturulması.
GKK’lara baskın, mensuplarını kaçırma, pusuya düşürme, evlerini bahçelerini
yakma, hayvanlarını telef etme, kalabalık gruplarla il, ilçe, köy, mezra
baskınları, yine il ve ilçe merkezlerinde süreklilik arz eden bombalama,
sabotaj, Karakol baskını, askeri birlik ve karakolları imhaya yönelik eylemler
şeklinde olmuştur.
Eylemlerden evvel keşif ve
istihbarat yapılarak hedefin kuvvetli ve zayıf yönleri tespit edilmekte
ve milis denilen işbirlikçilerin de yardımıyla eylemler gerçekleştirilmektedir.
PKK’nın Hedefleri
Örgütün belirlediği hedefler;
askeri birim ve kışlalar, polis karakolları, noktaları ve mensupları, askeri
ve idari personelin oturduğu lojmanlar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait
binalar, okullar, öğretmenler, sağlık ocakları, sağlık personeli olmuştur.
Yol, köprü, baraj, eğitim ve sağlık hizmeti götüren şantiyeler ve araçlar
tahrip edilmiş ve yine mensupları öldürülmüştür. Bölgedeki işadamları,
esnaf ve çiftçiler hedef seçilmiş, bunlardan bazıları öldürülmüş, bazıları
haraç karşılığı serbest bırakılmıştır. GKK’lar başlı başına hedef alınmıştır.
PKK eylemlerini yaparken kadın, genç, ihtiyar, çocuk ayrımı yapmamış, katliamlar
gerçekleştirmiştir.
Bölge Şehirleri ve Metropoller
Şehir faaliyetlerini bölge
şehirleri ve metropolü olmak üzere ikiye ayırarak incelemek gerekmektedir.
Bölge şehirleri: Bölge
şehirleri, 12 Eylülden evvel PKK’nın temel üslenme ve faaliyet alanı olmuştur.
Yakın dönemde ise, ilk etapta elemanlarının yakın çevresi, ilerleyen süreçte
ise demokratik kitle örgütleri vasıtasıyla faaliyetler geliştirilmiştir.
1991 yılının ilk aylarında örgütün bölge şehirlerine büyük ölçüde sızmış
olduğu ve belli bir taban elde ettiği görülmüştür. 1991 yılından itibaren
bölge şehirlerinde etkili eylemler gerçekleştiren örgüt, 1992 yılından
itibaren ayaklanma hazırlıkları yapma cüretini gösterebilmiştir. Örgüt
halen bölge şehirlerindeki varlığını legal kurumlar vasıtasıyla sürdürmektedir.
Metropol Şehirleri:
Metropol merkezler veya batı illerindeki PKK faaliyetleri ilk etapta cezaevlerinin,
1987 yılından itibaren göç alan mahalle ve semtlerde, daha sonraları ise
üniversiteler ile legal kurum ve kuruluşlar etrafında şekillenmiş ve gelişmiştir.
Halen cezaevleri, göç alanı
semtler, legal kurum ve kuruluşlar örgüt faaliyetlerinin en faal sürdürüldüğü
merkezlerdir.
Bu merkezlerde yürütülen
PKK faaliyetleri. PKK’ya eleman temini ve maddi imkan sağlamanın yanı sıra
örgüte meşruiyet kazandırma faaliyetlerinde de önemli bir yer tutmaktadır.
Metropol ve diğer batı merkezlerinde
yürütülen faaliyetler legal kurum ve kuruluşların yanı sıra illegal komiteler
vasıtasıyla da sürdürülmektedir. Hatta legal kurum ve kuruluşların içinde
de illegal grup ve komiteler bulunmakta ve yapılacak faaliyetleri yönlendirmektedirler.
Bu illegal grup ve komiteler direkt PKK üst düzeyinden talimat almaktadırlar.
Metropol faaliyetlerinin
ağırlıklı kısmı, cephe faaliyetleridir. İşçiler, köylüler, gençler, aydınlar,
kadınlar, çocuklar. esnaf, din adamları gibi her türden cephe biriminin
örgütlenmesine çalışılmış. ancak başarılı olunamamıştır.
Metropollerdeki en önemli
eylemler turizm tesislerine yönelik bombalama türü eylemler olmuştur. Bunlardan
başka orman yakmalarını, işyeri kundaklamalarını, PKK’ya karşı olanlara
yapılan suikastleri de saymak mümkündür.
21 Mart, 15 Ağustos ve 27
Kasım gibi günlerde eylemler yapılmıştır. Özellikle Mersin, Aydın, İstanbul,
İzmir gibi merkezlerde geniş katılımlı gösteriler tertiplenmiştir. Bu eylemlerin
yanı sıra faal kuruluşlar eliyle gerçekleştirilen panel, konferans türü
faaliyetleri de saymak gerekmektedir.
1) PKK
1. KURULUŞ KONGRESİ
27 Kasım 1978 tarihindeki.
PKK’nın Kuruluş Kongresine örgüt lideri Abdullah ÖCALAN’ın yanı sıra Cemil
BAYIK, Şahin DÖNMEZ, Mehmet Hayri DURMUŞ, Baki KARER, Mehmet TURAN, Mehmet
Cahit ŞENER, Ferzende TAĞAÇ, Ali Haydar KAYTAN, Mazlum DOĞAN, Hüseyin TOPGÜDER.
Ali GÜNDÜZ, Sekine CANSIZ, Kesire YILDIRIM, Duran KALKAN, Ali ÇETİNER,
Faruk ÖZDEMİR, Abbas GÖKTAŞ, Abdullah KUMRAL isimli dönemin üst düzey örgüt
mensupları katılmışlardır. Kuruluş kongresinde Abdullah ÖCALAN Genel Sekreter,
Cemil BAYIK Genel Sekreter Yardımcısı seçilmişlerdir. Şahin DÖNMEZ, Mehmet
Hayri DURMUŞ, Baki KARER Örgütleme Komitesi üyeliğine, Mehmet KARASUNGUR
Askeri Sorumluluğa, Mazlum DOĞAN ise Basın-Yayın Sorumluluğuna getirilmişlerdir.
Ancak bu sorumluluklar kalıcı olmamıştır. Abdullah ÖCALAN’ın Genel Sekreterlik
görevi dışındaki sorumlulukların sık sık değiştirilmesi ve yetkilerinin
zayıflığı dolayısıyla göstermelik olarak kalmışlardır.
Gerçekleştirilen I. Kongre’nin
sözde delegelerinin büyük bir bölümü zaman içerisinde Abdullah ÖCALAN tarafından
ajan ilan edilerek kurşuna dizilmişlerdir. Bunlardan bazıları canlarını
kurtarmak için örgütten kaçmışlardır.
Kuruluş Kongresi’nde alınan
temel kararlardan birisi de PKK’nın alt örgütleri oluşturduktan sonra partinin
kamuoyuna ilan edilmesi olmuştur. Nitekim Mayıs 1979 tarihindeki Elazığ
tutuklamalarına kadar bu karar gizliliğini ve geçerliliğini muhafaza etmiştir.
Bu itibarla, önceden taban
çalışması yapılmış olan Gaziantep, Şanlıurfa. Mardin, Batman, Diyarbakır,
Elaz4, Tunceli. Bingöl, Ağrı gibi illerden başlamak suretiyle Hazırlık
Komitelerinin teşkiline başlanmıştır.
Bölge Hazırlık Komiteleri
teşkili planlanan iller ile bu illerde görevlendirilecek olan üst düzey
kadroların isimleri de tespit edilerek görevlendirmeler yapılmıştır.
Buna göre, 1979 yılı itibariyle
Gaziantep Bölge Temsilciliğine Ali ÇETİNER, Şanlıurfa Bölge Temsilciliğine
Mehmet Hayri DURMUŞ, Adıyaman Bölge Temsilciliğine Ali Haydar KAYTAN, Mardin
Bölge Temsilciliğine Baki KARER, Siirt Bölge Temsilciliğine Mehmet Cahit
ŞENER, Tunceli-Erzincan Bölge Temsilciliğine Yıldırım MERKİT, Elazığ-Malatya
Bölge Temsilciliğine Hüseyin TOPGÜDER, Bingöl-Muş-Erzurum Bölge Temsilciliğine
Resul ALTINOK, Van-Hakkari Bölge Temsilciliğine Çetin GUNGÖR, Kars Bölge
Temsilciliğine Abbas GÖKTAŞ, Ağrı Bölge Temsilciliğine Mehmet TURAN isimli
üst düzey örgüt militanları gönderilmişlerdir. Bu örgüt mensupları atandıkları
bölgelerde hazırlık komitelerini teşkil etmek, eylem hedeflerini gerçekleştirmek
üzere yoğun faaliyetlere girişmişlerdir. Nitekim 1978 kışı ve 1979 baharında
PKK eylemlerinde önemli bir artış olmuştur.
Mayıs 1979 tarihinde PKK
Merkez Yürütme Komitesi üyesi ve Örgütlenme Genel Sorumlusu Şahin DÖNMEZ
ile birlikte Elazığ Bölge Komitesi üyelerinin büyük çoğunluğunun yakalanması
örgütte paniğe yol açmıştır.
Şahin DÖNMEZ’in itirafları
ile birlikte güvenlik kuvvetlerinin başlattığı bir dizi operasyon nedeniyle
Abdullah ÖCALAN, Diyarbakır’da saklanmakta olduğu evde yakalanmaktan son
anda kurtulmuştur.
Abdullah ÖCALAN Yurtdışında
Yukarıda anlatılan tutuklamalar
üzerine Türkiye’de barınamayacağın, her an yakalanabileceğini düşünen Abdullah
ÖCALAN, Haziran 1979 tarihinde ani bir kararla illegal yollardan sınırı
aşarak Suriye’ye geçmiştir. Suriye’ye geçişinde kendisine Şanlıurfa Suruç
İlçesi nüfusuna kayıtlı SAİT (K) Ethem AKCAN isimli şahıs yardımcı olmuştur.
Abdullah ÖCALAN, yurtdışına
çıkıp kendisini emniyete aldıktan sonra Türkiye’de bulunan üst düzey örgüt
elemanlarına etkili ve sansasyonel bir eylemle PKK’nın kamuoyuna ilan edilmesi
talimatını vermiştir. Bunun üzerine bir grup PKK militanı, 30 Temmuz 1979
tarihinde dönemin Şanlıurfa Adalet Partisi Milletvekili Mehmet Celal BUCAK’ın
misafir olarak kaldığı kayınpederinin Hilvan -Kurtbaşı Köyündeki evine
bombalı ve silahlı bir saldırı gerçekleştirmişlerdir. Saldırıda saldıran
grubun lideri durumundaki Salih KANDAL ölürken, M. Celal BUCAK yaralı olarak
kurtulmuştur. PKK’nın Kuruluş Bildirisi’nin sonuç bölümü olay yerine bırakılmıştır.
Bu saldırıdan sonra Bucak Aşireti ile PKK mensupları arasında yüzlerce
kişinin ölümüyle biten kanlı çatışmalar başlamıştır.
Yurtdışına Eylem Amaçlı
Eleman Gönderilmesi
Elazığ tutuklamaları neticesinde
elde edilen bilgiler ışığında geliştirilen operasyonlar nedeniyle pek çok
PKK mensubu etkisiz hale getirilirken, diğer bir bölümü aranır hale düşmüş
ve aktivitesini yitirmiştir. Suriye’de bulunan Abdullah ÖCALAN, Suriye
istihbaratının yardımıyla Lübnan’da gerekli altyapıyı oluşturduktan sonra
en fazla aranan ve merkezlerde barınma zorluğu çeken 250 kadar elemanının
eğitilmek üzere yurtdışına çıkmalarını istemiştir. Buna rağmen Ekim-Kasım-Aralık
1979 aylarında yurtdışına ancak 60-70 kadar örgüt mensubu çıkabilmiştir.
Yurtdışına gönderilen ve
aralarında Kemal PİR, Mahzun KORKMAZ, Baki KARER, Delil DOĞAN, Suphi KAPAKAŞ,
İrfan PALABIYIK, Halil ATAÇ gibi üst düzey yöneticilerin de bulunduğu örgüt
elemanları, Nisan 1980 tarihine kadar Lübnan’da bulunan “El Fetih Örgütü”ne
ait iki kampta siyasi ve silahlı eğitim görmüşlerdir.
Kırda ve Şehirlerde Şiddetin
Tırmandırılması
PKK terör örgütü mensupları
yurtdışında Ermeni terör örgütleriyle de irtibata geçmişlerdir, PKK ve
ASALA Ocak ve Nisan 1980 tarihlerinde iki ayrı basın toplantısı yapmışlardır.
Bu basın toplantılarında iki örgüt arasında işbirliği yapıldığına dair
açıklamalar yapılmıştır. Nitekim PKK’nın 2 1-28 Nisan 1980 tarihini (Kızıl
Hafta) ilan ederek yoğun bir eylem kampanyası başlatması ve ilan edilen
kampanya sonucunda 40 civarında irili ufaklı eylem gerçekleştirilmesi,
ASALA ile yapılan işbirliğinin sonucu olarak değerlendirilmiştir. Yurtdışında
eğitime tabi tutulan ve peyderpey yurtiçine gönderilen gruplar Adıyaman,
Tunceli ve Sason merkez olmak üzere üç kırsal bölgede sözde gerilla üssü
oluşturmaya çalışmışlardır.
Bu dönemde silahlı saldırılarını,
her bölgede tırmandıran PKK, DHB (Devrimci Halk Birliği), HK (Halkın Kurtuluşu),
Aydınlık gibi marksist-leninist sol örgütler ve DDKD (Devrimci Doğu Kültür
Dernekleri), KUK (Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları) gibi bölücü örgütlerle
de yaygın çatışmalara girmişlerdir.
Yine bu dönemde tutuklamalar
artmış, Mazlum DOĞAN, Mehmet Hayri DURMUŞ, Yıldırım MERKİT, Mustafa KAPASU,
Mehmet Cahit ŞENER, Rıza ALTUN, Ferhat KURTAY gibi örgütün üst düzey yöneticilerinin
tutuklanmalarıyla cezaevleri örgüt için eğitim kurumu haline gelmiştir.
Özellikle PKK tutuklularının yoğun olarak bulunduğu Diyarbakır, Elazığ
ve Adana Cezaevlerinde eğitim çalışmalarının başlamasıyla örgüt, tutukluları
kontrol altına almıştır.
Öte yandan örgütün etkinlik
kurduğu Siverek, Hilvan, Batman, Ceylanpınar, Suruç, Nizip, Kızıltepe,
Derik ve benzeri yerlerde halka büyük baskı uygulanmış ve halk büyük şehirlere
doğru göçe zorlanmıştır.
Bu dönemde PKK terör örgütünün
eylemleri 12 Eylül 1980 Bayrak Harekatına kadar devam etmiştir. 12 Eylül
Harekatıyla terörist ve bölücü faaliyetler önemli ölçüde çökertilmişse
de bölücü örgütün bir kısım lider ve militan kadrosunun yurtdışına kaçmasına
engel olunamamıştır.
PKK, 12 Eylül Harekatının
hemen akabinde başlayarak. Ocak-Şubat 1981 tarihine kadar çoğunluğu sempatizanlardan
ve alt düzey kadrolardan oluşan 150 kadar kişiyi Suriye üzerinden Lübnan’a
göndermiştir. Aynı dönemde 50 kadar sempatizanı da Avrupa’daki ilticacı
vatandaşlardan seçerek Lübnan’daki kamplara göndermiştir. Şam bağlantılı
olarak Beyrut’a ulaşan örgüt elemanları Lübnan’da ağırlıklı olarak FHKC
(Filistin Halk Kurtuluş Cephesi) ve FDHC (Filistin Demokratik Halk Cephesi)’nin
İsrail-Lübnan sınır boylarındaki kamplarına beşer onar kişilik gruplar
halinde yenleştirilmişlerdir. Abdullah ÖCALAN ise başkent Şam’ın lüks semtlerinde
özel olarak korunan evlerde kalmıştır.
2) PKK
I. KONFERANSI VE ALINAN KARARLAR
Örgütün yurtdışına çıkış
işlemlerinin tamamlanmasından hemen sonra mevcut durumun tespit ve değerlendirilmesi
ve yeni dönemde yürütülecek faaliyetlerle ilgili program hazırlanması amacıyla
15-25.07.1981 tarihleri arasında Lübnan Helvi Kampında 11 gün süren PKK
I. Konferansı gerçekleştirilmiştir.
Örgüt faaliyetleri açısından
önemli bir fonksiyonu olan ve kapatıldığı 1993 yılına kadar aktivitesini
sürdüren Helvi Kampı 1986 yılında gerçekleştirilen 3. PKK Kongresi’nden
sonra Mahzun Korkmaz Akademisi adını almıştır.
PKK’nın 12 Eylül sonrası
sempatizan ve kadro yönünden aldığı darbeleri telafi etmek ve silahlı eylem
temelinde yeniden sahneye çıkmak açısından dönüm noktalarından birini teşkil
eden I. Konferans’ta geçmişin değerlendirilmesi yapıldıktan sonra içinde
bulunulan durumun tespiti yapılmış ve mevcut tablonun verdiği imkanlar
ölçüsünde gelecek dönemde yürütülecek faaliyetler kararlaştırılarak planlama
yapılmıştır.
1. Konferans’ta geleceğe
yönelik hedef tespiti yapıldıktan sonra;
-Örgütlenmenin yeniden oluşturulması.
-Cephe ve ittifaklara ilişkin
pratik adım atılması.
-Askeri hazırlıkların başlatılması,
-Örgütün yeniden toparlanması
maksadına yönelik olarak Orta Doğu ve Avrupa ayırımı yapmaksızın yurtdışı
imkanlarına dayalı olarak asgari bir yıllık askeri ve siyasi eğitim çalışmasının
başlatılması,
Kararlaştırılmıştır.
Söz konusu eğitim ve hazırlık
çalışmaları dağılan parti komitelerinin yeniden tesisi, parti programının
kadrolara öğretilmesini hedeflemiştir.
Bu meyanda, Abdullah ÖCALAN
tarafından “Örgütlenme Üzerine” isimli kitap yazılarak kadrolara dağıtılmıştır.
Bu kitapta Leninist örgütlenme modelinin esasları ortaya konulduktan sonra
yerel koşullarda hedeflenen parti örgütlenmesi tanımlanmıştır.
Yine Abdullah ÖCALAN tarafından;
-Kürdistan Ulusal Kurtuluş
Problemi ve Çözüm Yolu,
-Faşizmle Mücadelede Birleşik
Direniş Cephesi Üzerine
İsimli broşürler hazırlanarak
kadrolar, cephe ve ittifak politikaları yönünden bilinçlendirilmiştir.
Silahlı faaliyetlerde takip
edilecek ana metodun tespiti ve kadroların bu tespit doğrultusunda siyasi
ve askeri eğitimlerini tamamlanması konusuna örgüt açısından açıklık getirilmesi
amacıyla Abdullah ÖCALAN’ın bu kitap tek başına devrim yapmaya yeter dediği
“Kürdistan’da Zorun Rolü, Kürdistan Ulusal Kurtuluş Siyaseti, Kürdistan
Ulusal Kurtuluş Süreci” isimli kitaplar örgüt mensupları için hazırlanmıştır.
Bu temel faaliyetlerin yanı
sıra etkili bir basın-yayın faaliyetinin sürdürülmesi amacıyla 01.01.1992
tarihinde partinin resmi yayın organı sıfatıyla Almanya’nın Köln şehrinde
“Serxwebun-Bağımsızlık” adıyla ayrı bir dergi çıkarılarak yayınlanmaya
başlamıştır.
Yine 1980 yılında Avrupa’da
başlatılan faaliyetlerin daha da geliştirilmesi maksadıyla 1981 yılı ortalarından
itibaren Avrupa’daki faaliyetlerin bir temsilciliğe bağlı olarak sürdürülmesi
kararlaştırılmıştır.
Konferanstan hemen sonra
Lübnan Bekaa Vadisi’nde bulunan ve Filistin Demokratik Halk Cephesinin
tasarrufundaki Helvi Kampı tamamıyla PKK’ya tahsis edilmiştir. Örgütün
yeni dönem silahlı eğitim faaliyetleri başlangıçta Filistinli eğitmenler,
bilahare örgütün kendi eğitmenleri tarafından bu kampta verilmeye başlanmıştır.
1982 yılı başlarında PKK,
DEV-YOL. TKEP (Türkiye Komünist Emek Partisi), THKP/C Acilciler, TKP İşçinin
Sesi, S\T (Sosyalist Vatan Partisi), TKP (Türkiye Emekçi Partisi) ve DS
(Devrimci Savaş) örgütleri müştereken FKBDC (Faşizme Karşı Birleşik Direniş
Cephesi)’ni oluşturmuşlardır. Ancak bu cephe pratikte bir varlık gösterememiştir.
Haziran 1982 tarihinde İsrail
Ordusu, Filistinlilerin de yoğun olarak bulunduğu Güney Lübnan’ı işgal
etmiştir. Filistinlilerin Lübnan’ı terk etmesi üzerine PKK da elemanlarını
Suriye‘ye aktarmıştır. Örgüt elemanları başkent Şam’ın yanı sıra Halep
ve Haseki kentlerinin merkez ve ilçelerinde Muhaberat’ın bilgisi altında
kiralanmış evlerde kalmaya başlamıştır.
3) KUZEY
IRAK’IN PKK FAALİYETLERİNE AÇILMASI GAYRETLERİ
PKK’nın yurtdışı hazırlıklarının
asgari olarak tamamlanması üzerine Suriye’nin de yönlendirmesi ve yardımlarıyla
PKK ile Irak KDP’si uzlaştırılarak Suriye’de bulunan PKK mensuplarının
IKDP’nin güdümündeki Kuzey Irak’ın kuzey şeridine aktarılması için gizli
bir anlaşmaya varılmıştır. Böylece PKK. yurtiçine geri dönüşte faaliyetlerinin
devamlılığı açısından ihtiyaç duyduğu “Geri Cephe” sorununu çözmüştür.
Suriye denetiminde IKDP ile
yapılan anlaşmadan sonra PKK mensupları küçük gruplar halinde illegal olarak
Suriye-Türkiye-Irak. Suriye-Irak ve hava yoluyla Suriye-Iran güzergahını
izleyerek Kuzey Irak’a aktarılmıştır.
İlk önceleri IKDP elemanlarının
kılavuzluğunda Kuzey Irak’a aktarılan PKK kılavuzları, IKDP kamplarının
çevresinde olmak kaydıyla kendilerine gösterilen çadır, baraka ve mağaralarda
kalmışlardır. Lojistik ihtiyaçları da IKDP tarafından karşılanmıştır.
Ancak zamanla K.Irak’ta araziyi
iyice tanıyan ve asgari ilişki ve irtibatlarını kuran PKK mensupları örgüt
lideri Abdullah ÖCALAN’dan aldıkları talimatlar doğrultusunda IKDP’den
bağımsız hareket etmeye başlamışlardır. IKDP’nin ikazlarına aldırış etmeyen
PKK elemanları Abdullah ÖCALAN’ın talimatları ile ortamı provoke edici
ve çalışma zemini hazırlayıcı davranışlara yöneldiler. Bu gerginlik ileriki
tarihlerde zaman zaman çatışmalara dönüşmüştür.
Önceki
Sayfa |
Sonraki
Sayfa
  |