Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Öcalan Olayı 
DAVA ANA SAYFA
İDDİANAME ANA SAYFA
SONRAKİ SAYFA
ÖNCEKİ SAYFA
İDDİANAME

4) PKK II. KONGRESİ VE ALINAN KARARLAR

PKK’nın II. Kongresi İsrail’in Lübnan’ı işgal etmesi olayının etkisiyle planlanandan birkaç ay öne alınarak 20-25.08.1982 tarihinde Suriye’nin Ürdün sınırına yakın ve FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi)’nin uhdesinde bulunan bir kampta yapılmıştır.

Abdullah ÖCALAN’ın başkanlığında yapılan kongrede:

Yurtdışına bağlı olarak yürütülen siyasi ve askeri faaliyetlerin gelinen aşama itibariyle asgari ölçüde tamamlandığı belirtilmiş ve bu nedenle daha fazla beklemeden K.Irak’tan yurtiçine dönüşün bir an önce başlatılması ve tamamlayıcı hazırlıkların K.Irak’ta ve yurtiçinde sürdürülmesi karar olarak benimsenmiştir.

Yurtiçi faaliyetlerinin, sınırdan iç kısımlara doğru keşif ve istihbarat kolları şeklinde ve azami bir yıllık hazırlık süresini kapsayacak şekilde başlatılması ve böylece 1983 sonbaharında sözde gerilla faaliyetlerinin başlatılması karar altına alınmıştır.

Avrupa faaliyetlerinin merkez komite düzeyinde yeniden takviye edilmesi Libya’da bir temsilciliğin açılması alınan diğer kararlar olmuştur.

20-25.08.1982 tarihinde gerçekleştirdikleri II. Kongre’nin Suriye, Lübnan ve Avrupa ülkelerinde sürdürülen hazırlık faaliyetlerini sonuçlandırarak K. Irak’a dayalı olarak yurt içinde silahlı ve örgütsel faaliyetleri yeniden başlatmayı hedeflediği söylenebilir.
 

5) KUZEY IRAK’TA OLUŞTURULAN KAMPLAR

Yurtiçine dönüş ve eylemlerin başlatılması açısından Suriye sınırının aktif olarak kullanılması, Suriye sınırının aktif olarak kullanılması, Suriye’nin geri cephe olarak değerlendirilmesi, siyasi ve coğrafi açıdan sakıncalı görülerek K.Irak üzerinden yurtiçine giriş yapılması kararlaştırılmıştırli Mehmet Celal rolsüz olması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesiyle coğrafi yönden bütünlük ve uygunluk arzetmesi, sınır geçişleri açısından elverişli olması bu şekilde karar alınmasına neden olmuştur.

Nitekim II. Kongrenin hemen akabinde Lübnan’dan Suriye’ye geçirilen PKK mensupları hızla K.Irak’a aktarılmışlar ve oluşturulan kamplarda yeni bir eğitim düzenine alınmışlardır.

K.Irak’ta sınır boylarında bir yandan eğitim faaliyetleri sürdürülürken, diğer yandan da başlatılacak olan sözde gerilla savaşının altyapısının hazırlanması amacıyla yurtiçi hazırlıklarına yönelinmiştir.

K.Irak’tan yurtiçine yerleşme faaliyetleri ilk etapta sınır boylarında Hakkari ve Şırnak kırsalında başlamış, burada üslenmeden sonra giderek Van, Siirt, Bitlis, Muş, Bingöl, Diyarbakır. Batman, Tunceli gibi bölgelere yayılmaya çalışmışlardır.

Aynı dönemde İran sınırı içinde üslenen PKK grupları, Iran içerisinden de Kars. Ağrı bölgesine gruplar göndermişlerdir. Yine bu dönemde Kamışlı üzerinden Mardin bölgesine, Halep üzerinden Şanlıurfa civarına keşif istihbarat grupları gönderilmiştir.

Yurtiçine girişlerin devam ettiği sırada Avrupa sorumlusu Çetin GÜNGÖR dönemin örgütlenme ve faaliyet tarzı konusunda Abdullah ÖCALAN’a muhalefet etmiş ve düşüncelerini açıkça dile getirmiş, akabinde de kaçarak izini kaybettirmiştir. Aynı düşünceleri dile getiren Merkez Komite üyelerinden Resul ALTINOK, Abdullah ÖCALAN tarafından bozgunculuk yaptığı gerekçesiyle tutuklattırılmıştır.

Mart-Nisan 1984 Kuzey Irak Toprakları

Yurtiçinde: keşif, istihbarat ve üslenme faaliyetlerinin uzun sürmesi üzerine Abdullah ÖCALAN sorumlu elemanlara tehdit talimatları göndererek bir an önce harekete geçmelerini istemiştir. Bu talimatlar doğrultusunda K.Irak Zap Vadisinde Mart-Nisan 1984 tarihinde bir dizi değerlendirme toplantısı yapılmıştır.

Duran KALKAN, Selahattin ÇELİK, Mahsun KORKMAZ, Sabri OK, Halil ATAÇ, Ali ÖMÜRCAN, Abdullah EKİNCİ, Halil KAYA gibi dönem üst düzey örgüt mensuplarının hazır bulunduğu toplantılarda, Abdullah ÖCALAN’ın keşif ve istihbarat faaliyetlerinin uzatılması durumunda örgüt içinde çözülmelerin meydana gelebileceği ve kendilerine ümit bağlayan dostların zor duruma düşebileceği yolundaki kaygılarına, dikkat çekilerek, silahlı mücadelenin bir an önce başlatılması kararlaştırılmıştır.

Abdullah ÖCALAN’ın talimatları ile yine K.Irak’ta gerçekleştirilen toplantılarda çeşitli faaliyet alanları ve sorumluluk bölgeleri belirlenmiş, bu bölgelere gönderilecek olan üst düzey elemanlar ve savaşçı kadrolar tespit edilmiş, silahlı mücadelenin başladığının, tıpkı PKK’nın ilanında olduğu gibi, sansasyonel bir eylemle duyurulması ilke olarak benimsenmiştir.

Başlangıçta fikir olarak var olan parti, cephe, ordu örgütlenmesinin ordu ayağının ön biçimi niteliğindeki HRK’nin kurulması ve eylemlerin bu aparat adına yapılması alınan diğer önemli bir karar olmuştur.

Öte yandan, Hakkari-Çukurca Bölgesi. Eruh-Şırnak-Pervari Bölgesi, Van- Çatak Bölgesi, Şirvan-Bitlis Bölgesi, Sason-Muş-Kulp Bölgesi, Ergani-Dicle Bölgesi, Lice-Genç-Bingöl Bölgesi, Karakoçan- Karlıova-Kiğı-Varto Bölgesi, Tunceli Bölgesi ismiyle faaliyet bölgeleri oluşturulmuştur. Ayrıca İran üzerinden Kars-Ağrı Bölgesi, Suriye üzerinden Mardin Bölgesi, Gaziantep~Kahramanmaraş-Adıyaman Bölgesi olmak üzere toplam 12 adet bölge oluşturulmuştur.
 

6) HRK VE SİLAHLI PROPAGANDA EYLEMLERİ

I. Konferans ve II. Kongre gibi toplantılarda silahlı mücadelenin başlatılması kararı alındıktan sonra bu faaliyetlerin örgütlenme tarzı, yöntemi ve hedefi de belirlenmiştir.

Yöntem olarak silahlı propaganda türü sansasyonel eylemleri benimseyen örgüt, eylem hedefleri olarak siyasi parti başkanlarını, milletvekillerini, belediye başkanlarını, mülki idare amirlerini, polis şeflerini, üst rütbeli subayları, aşiret ve kabile ileri gelenlerini, toprak ağalarını, ihbarcı olarak ilan ettikleri vatandaşları, jandarma ve polis karakollarını, kamu binalarını, elektrik ve telefon şebekelerini, köprüleri. yolları, fabrika, işyeri ve mağazaları seçmiş, bu kişi ve kuruluşlara yönelinmesini kararlaştırmıştır.

Silahlı propaganda eylemlerini sürdürecek olan örgüt mensuplarının Silahlı Propaganda Birlikleri (Takımları), Silahlı Propaganda Grupları (Mangaları) olarak teşkil edilmeleri öngörülmüştür.

Buna göre, merkezi düzeyde oluşturulan 5 kişilik HRK Konseyi’ne bağlı olarak Eruh-Şırnak- Pervari Bölgesinde Mahsun KORKMAZ liderliğinde 14 Temmuz Silahlı Propaganda Birliği (Takımı), Hakkari-Çukurca-Şemdinli Bölgesinde Abdullah EKİNCİ liderliğinde 21 Mart Silahlı Propaganda Birliği, Van--Çatak Bölgesinde Ali OMURCAN liderliğinde 18 Mayıs Silahlı Propaganda Birliği oluşturulmuştur. Sayı yetersizliği nedeniyle silahlı propaganda birlikleri oluşturulamayan yerlerde silahlı propaganda grupları (mangaları) oluşturulmuştur.

Yapılan hazırlıklar ve alınan kararların akabinde 15 Ağustos 1984 tarihinde Eruh ve Şemdinli Baskınları gerçekleştirilerek PKK faaliyetlerinde II. Dönem olarak adlandırılabilecek silahlı eylemler yeniden ve daha organizeli olarak başlatılmıştır.

Örgüt sansasyonel nitelikli silahlı eylemleri başlatmakla bölge halkına örgütün varlığını ve gücünü ispatlamayı, elemanlarına silahlı propagandanın etkili ve sonuç alıcı bir yöntem olduğunu göstermeyi hedeflemiştir.

Öte yandan yurtiçinde silahlı eylemlerin başlatılmasıyla birlikte o tarihe kadar örgüte muhalefet ettikleri gerekçesiyle gözaltında bulundurulan ve aralarında Resul ALTINOK, Saime AŞKIN, Suphi KARAKUŞ, gibi Merkez Komite üyelerinin de bulunduğu örgüt mensupları diğerlerine gözdağı vermek için hain ilan edilerek K.Irak’ta Suriye’de ve yurtiçinde işkence edilerek kurşuna dizilmişlerdir.

Yine örgütten kaçarak Avrupa’da izini kaybettirmeye çalışan Çetin GÜNGÖR, Enver ATA gibi üst düzey örgüt mensupları bu dönemde bulunarak öldürülmüşlerdir. Baki KARER, Metin GÖRGÖZE ve İbrahim AYDIN gibi Merkez Komite üyeleri örgütten kaçtıktan sonra uzun yıllar gizlenerek canlarını kurtarmışlardır.
 

7) PKK III. KONGRESİ

III. Kongre 25-30 Ekim 1986 tarihinde Lübnan’da bulunan Helvi Kampında yapılmıştır. Abdullah ÖCALAN’ın “savaşmıyorlar” gerekçesiyle üst düzeyde büyük tasfiyeler yaptığı bu kongre, “kötü gidişi engelleme” kongresi olarak nitelendirilmiştir. 1985 yılında başlayıp, 1986 yılında devam eden durgunluğun müsebbibi olarak gösterilen üst düzey elemanlar çeşitli yöntemlerle tasfiye edilmişlerdir.

Tasfiye edilenlerin yerine ileride büyük katliamlar gerçekleştiren ve yaşadıkları ve örgüt saflarında kaldıkları sürece Abdullah ÖCALAN tarafından devamlı taltif edilen Halil KAYA, Şah İsmail AL, Şemdin SAKIK, Nizamettin TAŞ, Halil ATAÇ, Haydar ALTUN, Şahin BALIÇ, Cemil IŞIK, Şehmus YİĞİT, Müslüm DURGUN. Cihangir HAZIR getirilmişlerdir.

III. Kongre’de. silahlı grupların bölgede tutunabildiği, önemli ölçüde kitle desteğinin sağlandığı, bazı uluslararası çevrelerin açık desteğinin sağlandığı, örgütün kendisini Dünya kamuoyuna tanıttığı değerlendirmeleri yapılarak örgüt mensupları motive edilmiştir.

-PKK III. Kongresinde HRK’nin lağvedilerek yerine ARGK (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu}’nın kurulması, imkanların elverdiği bölgelerde silahlı propaganda yerine sözde gerilla faaliyetlerine yönelinmesi.

-ARGK’nın ihtiyaç duyduğu personelin sözde Askerlik Yasası gereğince temini, Askerlik Yasasının çıkartılarak ilanı ve akabinde uygulamaya konulması,

-Örgütün ilerlemesinin önünde önemli bir engel olarak görülen GKK (Geçici Köy Korucuları)’nın kendilerinin ve yakınlarının katledilmesi, evlerinin kundaklanması, mallarının yağmalanması yöntemleriyle sindirilmeleri,

-Helvi Kampının adının Mahsun Korkmaz Akademisi olarak değiştirilmesi ve bu kampın bir kadro okulu haline getirilmesi,

-Yurtiçinde şehir ve kitle faaliyetlerine daha fazla önem verilmesi, legal girişimlerin başlatılması ve bu amaçla gerekli mekanizmaların işletilmesi,

-Başlıca faaliyet bölgelerinin Botan, Mardin, Güneybatı Garzan, Orta (Amed), Kuzey (Dersim), Kars-Ağrı (Serhat) Eyaletleri olarak tanzimi,

-HPP (Örgütiçi İstihbarat), TEVSAL (Örgütdışı İstihbarat) birimlerinin oluşturulması,

-Cezaevlerinin daha aktif hale getirilmesi çalışmalarının derhal başlatılması ve buna bağlı olarak cezaevleriyle ilişkilerin merkezileştirilmesi ve örgütlü biçime kavuşturulması,

-Firar olaylarının organize edilmesi, tahliye olanlarla ilişki kurulması,

Kararlaştırılmıştır.

PKK’nın III. Kongresinden sonra başta Yunanistan olmak üzere bazı ülkelerin PKK’ya karşı ilgileri artmaya başlamış ve örgütün bu çevrelerle ilişkisi ön plana çıkmıştır. Suriye ve İran ise yarı gizli olarak sürdürdükleri desteklerini artırmışlardır.

Kongre kararları doğrultusunda örgütün yurtiçi faaliyetleri tırmandırılmıştır. Nitekim 1987 yılı içerisinde GKK’ların tasfiyesine yönelik Mardin, Şırnak, Siirt yöreleri başta olmak üzere 15 ayrı toplu katliam gerçekleştirilmiştir.

Silahlı gruplar özellikle Şırnak ve Hakkari Bölgesinde daha kalabalık gezerek pusu, mayınlama ve benzeri eylemlerle güvenlik kuvvetlerine daha fazla zayiat verdirmeye çalışmışlardır.

Sözde Askerlik Yasası adı altında alınan karar gereğince köy ve mezralar basılarak çok sayıda genç zorla dağa kaldırılarak örgüte kazandırılmaya çalışılmıştır.

1988 yılına gelindiğinde 8 yıldan beri devam eden Iran-Irak Savaşının sonuna gelinmiş, bu arada 16 Mart 1988 tarihinde Irak, Kürtlerin yaşadığı Halepçe Kasabasına zehirli bombalar atarak binlerce insanın öldüğü bir katliam gerçekleştirmiştir. Bu katliamın dehşetiyle Irak Kürtlerinin bir kısmı İran sınırına yığılırken bir kısmı da ülkemize sığınmıştır. Kürt sığınmacılarının yanlarında getirdikleri silahların önemli bir bölümüne PKK, hudut boylarında el koymuş, ayrıca sahipsiz kalan topraklarda üslenme imkanı elde etmiştir.

1988 yılı içinde meydana gelen önemli bir olay da PKK Avrupa Sözcüsü Hüseyin YILDIRIM ile PKK liderinin eşi Kesire ÖCALAN (YILDIRIM)’ın örgüt içinde meydana getirdikleri hizipleşme olmuştur.

Hizip liderince yayınlanan bildiride “örgüt lideri Abdullah ÖCALAN’ın etrafına topladığı bir grup ile örgüt içinde terör estirdiği, kimseye söz hakkı tanımadığı, köy katliamlarının emirlerini kendisinin vermesine rağmen bunu inkar ettiği, Suriye gibi askeri bir diktatörlüğün hesabına çalıştığı, örgütün hedeflerinden giderek uzaklaşarak Kürt Halkına ihanet ettiği” ifade edilmiştir. Abdullah ÖCALAN, Hüseyin YILDIRIM ve arkadaşlarını “komplocu-ajan” olarak ilan ederek haklarında ölüm fermanı çıkarmıştır. Hüseyin YILDIRIM’ın grubu PKK’dan kurtulabilmek için devamlı saklanmak zorunda kalmıştır.

Yine bu dönemde Avrupa’da cinayet ve tehdit olaylarının artması üzerine Alman Güvenlik Kuvvetleri üst düzey PKK mensuplarına karşı 1987 yılı sonundan başlayarak bir dizi operasyon gerçekleştirmiştir. Bu operasyon sonunda PKK’nın Avrupa biriminde faaliyet gösteren ABBAS (K) Duran KALKAN, SELİM HOCA (K) Selahattin ÇELİK, FUAT(K) Ali Haydar KAYTAN, GÖZLÜKLÜ CAFER(K) Ali ÇETİNER, ZEHRA (K) Maral KİDİR, Oktay (K) Hasan Hayri GÜLER gibi örgüt mensupları tutuklanmıştır.
 

8) LEGAL FAALİYETLER

Terör örgütü PKK’nın legalleşme yolundaki ilk organize faaliyetleri 1988 yılından itibaren derneklere sızma ve basın-yayın alanındaki çalışmalarıyla başlamıştır. Örgüt tarafından yapılan bir değerlendirmede “kitle faaliyeti olmayan bir silahlı faaliyetin yaşama şansı olamayacağından bahisle hızla kitle desteğinin sağlanması amacıyla taktik çalışmaların başlatılması kararlaştırılmış ve legal zemindeki faaliyetler bu kararın sonucu olarak tırmandırılmıştır.

Cezaevlerinde bulunan örgüt mensupları çeşitli açlık grevleri ve ölüm oruçları gibi eylemlere yönlendirilerek örgüt lehine bir kamuoyu oluşturulmaya çalışılmıştır. Kürtçü sözde aydın çevrelerle ilişkiler yoğunlaştırılmış ve bu çevreler PKK faaliyetlerine dahil edilmiştir. Dernek, sendika gibi legal kitle kuruluşlarına örgüt sempatizanları sızdırılarak, bu gibi kuruluşlar örgütün yuvası haline getirilmeye çalışılmıştır.

Fransız İhtilali’nin 200 üncü yıldönümü nedeniyle Fransız Hükümeti’nin gerçekleştirdiği resmi kutlamalardan başka 1989 yılı içerisinde aralıklı olarak sivil örgütlerce organize edilen bir dizi etkinlikler yapılmıştır. Bu etkinliklerden birisi de Hak ve Özgürlükler Vakfı ile Paris Kürt Enstitüsü’nün birlikte gerçekleştirdikleri “Paris Kürt Konferansı” isimli etkinlik olmuştur. Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François MITTERRAND ile eşi Daniella MITTERRAND’ın başkanlık yaptıkları bu toplantıya birçok tanınmış Kürtçü ve bölücünün yanı sıra dönemin SHP Milletvekilleri Ahmet TÜRK, Mahmut ALINAK, İsmail Hakkı ÖNAL, Adnan EKMEN, Mehmet Ali EKMEN, Kenan SÖNMEZ. Salih SÜMER davetli olarak katılmışlardır.

Fransız Hükümeti’nin sözde Kürt sorununa destek vermek amacıyla büyük ilgi duyduğu bu toplantı, PKK lideri Abdullah ÖCALAN tarafından kendileri dışındaki Kürtçü örgütlerin ön plana çıkarılmak istendiği düşüncesiyle boykot edilmiştir.

Paris’te gerçekleştirilen ve ülkemizde yürütülen bölücü faaliyetlere meşru zemin hazırlamayı amaçlayan bu toplantının daha gelişmişleri, ilerleyen zamanda Avrupa’nın Bonn, Stockholm gibi merkezlerinde yapılmıştır. Hatta bu toplantılarda daha da ileriye gidilerek genel bölücü harekete taktik, strateji ve yöntem belirlenmeye çalışılmıştır. Günümüzde ise bu tür faaliyetlerin temeline PKK oturtulmuştur.

9) KIRSAL KİTLELERİ PROVOKE ETME GAYRETLERİ

PKK terör örgütü gerçekleştirdiği köy katliamları ile savunmasız halkı etkisi altına almış ve buradaki gençleri saflarına katarken, diğer bireyleri milis, lojistik ve kurye faaliyetlerinde kullanmıştır.

Evvelce kırsal kesimin bazı alanlarında bulunan köy ve köy üst komiteleri bir araya getirilerek KOMA-GEL (Halk Komitesi) adı altında yeni bir örgütlenme oluşturulmuştur. 1989 yılı itibariyle oluşturulmuş bulunan bu KOMA-GEL’ler vasıtasıyla kırsal kesimde bulunan bölge halkı ile güvenlik güçleri karşı karşıya getirilmeye çalışılmıştır. Nitekim, Siirt. Mardin, Şırnak illerimizin kırsal kesiminde bulunan bölge halkı, çeşitli nedenlerle zaman zaman güvenlik kuvvetleri ile karşı karşıya getirilerek yasadışı gösterilere zorlanmıştır.

1989 yılında örgüt açısından meydana gelen bir başka gelişme de, yerel seçimlerde PKK destekçilerinin seçilmesi için çaba sarfedilmesidir. Ancak bu dönemde alınan güvenlik tedbirleri nedeniyle örgüt kırsal kesimde fazla etkili olamamış ve dönem sonunda kış bahanesiyle Suriye ve K.Irak’a çekilmek zorunda kalmıştır.
 

10) CİZRE~NUSAYBIN-SİLOPİ OLAYLARI

Örgüt elemanları eylemleri tırmandırmak amacıyla yurtiçine giriş yaptıkları sırada Mart 1980 tarihinde çatışmada ölen bir grup örgüt mensubunun definleri sırasında önce Nusaybin’de daha sonra Cizre ve Silopi’de gösteriler başlatmıştır.

Cenaze töreni sırasında önceden yapılan altyapı hazırlıklarına da bağlı olarak kitleler yasadışı gösteriye sürüklenmiştir. Meydana gelen kitlesel şiddet olayları anlık bir tepki olmayıp. bu olaylar örgüt tarafından yıllarca önceden hazırlanan bir zemin üzerinde ve bir takım sözde aydın-demokrat kişilerin devamlı istismarı ve kışkırtması sonucu meydana gelmiştir.
 

11) PKK II. KONFERANSI VE ALINAN KARARLAR

Mayıs 1990 tarihinde Lübnan’da gerçekleştirilen II. Konferans, PKK terör örgütü açısından büyük önem arzetmektedir.

Konferansı önemli kılan esas husus bu konferansın yurtiçinde yapılması planlanan ve PKK lideri Abdullah ÖCALAN’ın da katılmayı düşündüğü PKK IV. Kongresi’nin bir nevi provası olması ve hazırlıklarını içermesidir. Diğer taraftan PKK yanlısı kitlesel gösterilerin yapıldığı günlerin hemen akabinde gerçekleştirilmesi bu konferansın kitlesel boyutlu gösterilerin tırmandırılması gibi kararlara esas teşkil etmesi, konferansın diğer önemli nitelikleridir.

Konferansta Nusaybin. Cizre, Silopi olaylarının meydana getirdiği kargaşadan azami faydalar sağlayabilmek için Abdullah ÖCALAN tarafından “Fırat-Dicle” Havzası olarak tabir olunan bölgenin bir ayaklanma bölgesi haline getirilmesi için broşürler ve talimatlar hazırlanmıştır,

Öte yandan bu konferansta IV. Kongrede alınan kararlar arasında yer alan:

-Faaliyetlerin en üst seviyede siyasi büro ve askeri komite şeklinde pratik olarak birbirinden ayrılması, siyasi büronun cephe faaliyetlerinden sorumlu kılınması,

-Halk ayaklanmaları sürecine gelindiği, kitlelerin buna göre örgütlendirilmesi, cephe örgütlenmesinin bu ihtiyaca göre şekillendirilmesi,

-Basın-yayın faaliyetlerinin geliştirilmesi ile her eyaletin bir yayın organı çıkartması.

-Legal kurum ve kuruluşlar oluşturarak halk katmanlarının bunların etrafında bir araya getirilmesi,

-ERNK alt birimlerinin oluşturulmasıyla bunların kitle içinde örgütlendirilmesi,

-Dini ve mezhepsel örgütlenmelere ağırlık verilmesi, bu amaçlara uygun teşkilatların oluşturulması,

-Kültürel faaliyetler ve Kürtçe’nin geliştirilmesi konusunda çalışmalar başlatılması,

-Ulusal Kongre ve Ulusal Meclisin toplanması için hazırlık çalışmalarının sürdürülmesi.

-Silahlı faaliyetlerin giderek kırda şehre doğru yayılması, silahlı birliklerin sayısının artırılması,

Yönünde kararlar alınmıştır.

Bu kararların alınmasının ardından bölge şehirlerinde kitle gösterileri. kepenk ve kontak kapatma eylemleri gündeme gelmiştir.


Önceki Sayfa  | Sonraki Sayfa
sayfa başı