Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Öcalan Olayı 
DAVA ANA SAYFA
İDDİANAME ANA SAYFA
SONRAKİ SAYFA
ÖNCEKİ SAYFA
İDDİANAME

20) SÖZDE ATEŞKES

PKK lideri Abdullah ÖCALAN, Celal TALABANİ’nin önerdiği tek taraflı ateşkesi kabul ederek 20.03.1993 tarihinde tek taraflı sözde ateşkes ilan ettiğini açıklamıştır. Bunu yaparken terörist faaliyetlerle ulaşamadığı hedeflerine legal yollardan ulaşmayı, terörist imajı konusunda kamuoyunu yanıltmayı. dağılan elemanlarını yeniden toparlamayı amaçlamıştır.

Ancak, sözde ateşkesi sadece taktik olarak benimsemiştir. Hiçbir şart altında silahlı faaliyetten vazgeçmek istememiştir. Ayaklanma Üzerine Tezler ve Görevlerimiz-Ocak 1992 isimli broşüründe sözde siyasi hal yoluna ilişkin görüşlerini şu şekilde belirtmiştir. “Siyasal hal yoluna ilişkin görüşlerimiz halkta da büyük bir güç ve destek bulabilir. Bu tartışmalar uluslararası kamuoyunda da büyük güç ve destek alabilir. Partimiz her zaman bu yönü açık bırakıyor. Fakat esas itibariyle gerilla, iç içe ayaklanmayı tırmandırıyor. Böylece düşmanı ayrıca teşhir ve tecrit etme gibi bir taktiği hem halk içinde, hem uluslararası alanda yürütüyor.” Bu sözler örgütün siyasal hal yolu gibi görüşlere sadece taktik olarak değer verdiğini göstermektedir.

Abdullah ÖCALAN’ın talimatları üzerine 1993 Mayıs ayında Leyla ZANA ve Ahmet TÜRK’ten oluşan bir HEP heyeti sözde Kürt sorununun çözümü için ABD yetkilileriyle görüşmelerde bulunmuşlardır.

Sanık Abdullah ÖCALAN, illegal Kürtçü örgütlerle cephe kurma faaliyetlerini sürdürürken legal bazda da bu işbirliğini sürdürmek amacıyla zaten kapatılmak üzere olan HEP’in yerine ağırlıklı yönetimi PKK’lı olmak üzere Kürt cephesini oluşturan bütün örgütlerin yasal temsilciliğini sürdürmek amacıyla DEP’in kurulmasını kararlaştırmıştır.

Terör örgütü PKK sözde ateşkesten umduğu neticeyi alamamış. tam tersine örgütte çözülmenin başladığını fark ederek daha şiddetli bir biçimde eylemleri yeniden başlatma kararı almış ve kararlarını uygulamaya geçirmiştir.

Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla faaliyetlerini daha da genişleten PKK, 24 Mayıs 1993 tarihinde Elazığ-Bingöl karayolunda yol kesme ve 33 askerin şehit edilmesi olayını gerçekleştirmiştir. Bu eylemden sonra yurt çapında tırmandırdığı eylemleriyle Devleti sözde ateşkese ve şartlarını kabule zorlamak istemiştir. 1993 sonbaharında bölgede büyük bir kaos ve kargaşa yaratılması hedeflenmiştir.

1993 yılını sözde ateşkes girişimi, barış kampanyaları ve son ayları da terörist eylemlerle geçiren PKK. taktik amaçlarına ulaşamayınca 1994 yılına daha da tırmandırılmış terör eylemleriyle giriş yapabilmek için diğer yılların aksine elemanlarının büyük bir bölümünün kış üslenmelerini yurtiçinde yapmalarını istemiştir.

PKK kış süresince 1994 yılı hedefleri çerçevesinde kurtarılmış bölgeler oluşturulması temelinde ordulaşmaya gitmeyi bu nedenle kadrolarını yeniden organize etmeyi, faaliyet bölgelerini yeniden planlamayı, temel eğitimine de bu yönde sürdürmeyi hedeflemiştir.

Bu faaliyetlerle birlikte 12 Aralık 1993 tarihinde yapılan kongresinde tamamen kontrolü altına aldığı DEP vasıtasıyla yaklaşan 27 Mart Yerel Seçimlerine iştirak temelinde müdahale etmek amacıyla çalışmalarını sürdürmüştür.

Örgüt, yapılan operasyonlarda ağır kayıplar vermesi, şehirlerdeki işbirlikçilerin giderek kaybetmesi, halk kitlelerinin çeşitli vesilelerle örgüte karşı tepkilerini dile getirmeye başlamaları nedeniyle DEP vasıtasıyla seçimlere iştirak etme gibi bir müdahale biçimiyle başarılı olamayacağı kanaatına varmıştır.

Bu nedenlerle 1994 yılına girişte 27 Mart seçimlerini boykot amacıyla DEP’İ yönlendirmiştir. PKK örgütünün elebaşısı Abdullah ÖCALAN yurtiçinde bulunan elemanlarına yayınladığı talimatlarda “seçimlerin kendilerine karşı ilan edilmiş bir savaş olduğu” gerekçesiyle seçimleri boykot etmelerini bildirmiştir.

PKK boykot eyleminden etkili sonuç alabilmek amacıyla bölgedeki siyasi parti çalışmalarını sabotaj, kundaklama eylemleri ile engellemeye çalışmış, ancak boykot eylemlerinden istediği neticeyi alamamıştır.

HEP’in yerine kurulmuş olan DEP’in de PKK örgütü ile ilişkilerinin belgelenmesi üzerine kapatılması için Anayasa Mahkemesi’nde yargılanması başlamış. dokunulmazlıkları kalkan milletvekilleri ise Ankara DGM'nce tutuklanmışlardır. Ancak, DEP milletvekilleri hakkında tutuklama kararı çıkmadan bir süre önce Ali YİĞİT, Mahmut UYANIK, Remzi KARTAL, Zübeyir AYDAR gibi bir kısım DEP milletvekilleri Abdullah ÖCALAN’ın talimatı ile yurtdışına kaçmışlardır.
 

21) SÖZDE BARIŞ GİRİŞİMLERİ

PKK lideri Abdullah ÖCALAN 12-13 Mart 1994 tarihinde Brüksel’de toplanan sözde Uluslararası Kuzey Kürdistan Konferansı’na gönderdiği ve dönemin EENK Avrupa Sözcüsü Kani YILMAZ (K) Faysal DUMLAYICI tarafından açıklanan sözde Kürt sorununa ilişkin çözüm önerilerini içeren mesajda: “Batılı devletlerin getirebileceği her türlü çözüm önerilerine açık olduğunu, ancak batılı devletlerin de sorunun çözümünde PKK’yı taraf kabul etmeleri gerektiğini” ileri sürmüştür.

Abdullah ÖCALAN’ın bu mesajında samimi olmadığı, bu girişimin taktik bir manevra olduğu III. Konferans’ta alınan kararlarla anlaşılmıştır.
 
 

22) III. KONFERANS VE ALINAN KARARLAR

5-15.03.1994 tarihinde PKK lideri Abdullah ÖCALAN’ın denetiminde Suriye topraklarında yapılan III. Konferans’ta alınan en önemli karar “silahlı eylemlerin daha da tırmandırılması ve yaygınlaştırılması”na ilişkin karar olmuştur.

Nitekim Abdullah ÖCALAN’ın III. Konferans’a sunduğu yurtdışında illegal olarak çıkarılan Serxwebun Gazetesinin Haziran 1994 tarihli sayısında yayınlanan “Ordu Ve Savaş Gerçekliğine Doğru Yaklaşmayın Anlayışları Yerle Bir Edelim” başlıklı yazısında: “Mevcut silahlı eleman sayısının 10-15 bine çıkarılıp kalmasının Devlete herhangi bir çözüm dayatmalarına yetmeyeceği gibi kendilerinin de gerilemelerine giderek dağılmalarına neden olabileceği, bu sayıyla ancak birkaç yıl dayanılabileceği ve bir takım taktik çözümlerin dayatılabileceği, bunun da ancak devam ettirilecek kitle desteği ve dış destek ile sağlanabileceği” belirtilmiştir.

Abdullah ÖCALAN’ın bu yazının devamında sayıyı artırmak için bir takım düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu, bu düzenlemelerin “saha komutanlıkları” olabileceği, saha komutanlıklarının başarılı olabilmesi için onlarca birimin teşkilatlanması gerektiği, eyalet ve bölge komutanlıklarından başka milis komutanlıklarının da bu teşkilata bağlı olarak örgütlendirilebileceği belirtilmiştir. Böylece eyaletlerin üzerinde bir teşkilat olan saha komutanlıkları organize edilmiştir.

Buna göre;

-Kuzey saha Cephe Komutanlığı (Dersim, Orta (Erzurum), Serhat),

-Orta saha Cephe Komutanlığı (Amed ve Garzan),

-Güney Saha Cephe Komutanlığı (GAP, Mardin, Botan) ismiyle üç tane cephe komutanlığı oluşturulmuştur.

Örgüt lideri Abdullah ÖCALAN’ın düzenlediği eylem ve hareket tarzına ilişkin olarak da; “güvenlik kuvvetleriyle başedebilmenin, genişliğine ve derinliğine, pusulama taktiklerini geliştirmekle mümkün olabileceği, bu taktiklerin güvenlik kuvvetlerini grupların üzerine ve üslenme alanlarına çeken bir taktik olduğu, böylesine taktikler uygulanmasında dikkat edilmesi gereken şeyin güvenlik kuvvetlerinin, silahlı grupların mevzilenme durumu ve sayılarını bilmemesi gerektiği, böylece gerilla tarzı ile hareketli çatışma biçimlerinin iç içe yürütülebileceği” ifade edilmiştir.

III. konferans kararları arasında ve 1994 yılı planlamaları kapsamında metropol iller ve turizm bölgelerinde sabotaj, kundaklama ve bombalama gibi sansasyonel nitelikli eylemlerin gerçekleştirilmesi de yer almıştır.

1994 yılı başlarında alınan diğer bir karar da “kuzeye açılım planı”dır. Bu plan 1993 yılında da uygulamaya konulmak istenmiş. ancak başarılamamıştır. Bu plana göre; “Gümüşhane, Bayburt. Trabzon. Artvin. Rize. Giresun. Samsun gibi illere açılmak, bölgeyle Gürcistan-Ermenistan hattında bir koridor oluşturmak ve buraları lojistik, silah ve mühimmat ikmalinde kullanmak” hedeflenmiştir.

Bu arada cephe faaliyetlerinin tabii bir sonucu olarak oluşturulmaya çalışılan KUM (Kürdistan Ulusal Meclisi) ile Eyalet ve Saha Meclislerine işlerlik kazandırılamamıştır.

PKK terör örgütü III. Konferans’ta alınan kararlar gereği. cephe faaliyetlerine ilişkin olarak Kürdistan Ulusal Meclisi veya Saha ve Eyalet Meclisleri gibi alternatif yönetim organlarının oluşturulması gayesiyle çabalarını yoğun bir şekilde sürdürmüştür. Bu meclisleri temsilen sözde savaş hükümeti veya sürgün hükümeti kurulmasına çalıştığı, diğer bölücü örgütlerin de katılımıyla sözde “Kuzey Kürdistan Ulusal Cephesi”nin oluşturulmasının hedeflendiği görülmüştür.
 
 

23) METROPOL EYLEMLERİ, LEGAL FAALİYETLERİN TIRMANDIRILMASI,  HADEP’İN KURULUŞU

1994 yılı içerisinde DEP ile birlikte Özgür Gündem Gazetesinin kapatılması, YMKM (Yukarı Mezopotamya Kültür Merkezi), YKD (Yurtsever Kadın Derneği). Kürt Enstitüsü, Özgür Üniversite gibi kuruluşlar üzerinde sıkı bir denetim uygulanmasına rağmen örgüt bu kuruluşları değişik isimler altında yeniden devam ettirmeye çalışmıştır.

Legal propaganda araçlarının en etkilisinin siyasi partiler olması nedeniyle kapatılan DEP’in yerine HADEP (Halkın Demokrasi Partisi) kurulmuştur.

Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla HADEP ERNK’nin fonksiyonlarını üstlenmiştir. Şehir faaliyetleri HAII)EP tarafından oluşturulan “Halkla İlgilenme Komiteleri, Tutuklu Aileleriyle İlgilenme Komiteleri, Gençlik Komisyonları. Kadın Komisyonları” kanalıyla yürütülmüştür. Böylece HADEP kurulduğu tarihten itibaren PKK’nın ilgili alanda sürdürdüğü cephe faaliyetlerini sürdürmüştür. HADEP’in il ve ilçe teşkilatları bünyesinde sürdürülen faaliyetlerle örgüte lojistik destek sağlanmış, kırsal kesim için eleman temin edilmiştir.

Öte yanda 1994 yılı boyunca Avrupa, Yunanistan, Suriye ve kırsal bölgeler üzerinden metropollere ve turistik bölgelere gönderilen silahlı kuruluşlar İstanbul, İzmir ve Antalya gibi yerlerde çok sayıda sabotaj, bombalama ve orman yakma eylemleri gerçekleştirmişlerdir. Yine de gerçekleştirilen bu eylemler örgütün hedeflerinin çok altında kalmıştır. Nitekim örgüt, 1994 yılı içinde yurtiçi faaliyetlerinde bir bocalama devresine girmiştir. Örgütçe getirilen esaslar ve belirlenen kurulların uygulanabilirliği devamlılık arzetmemiştir.
 
 

24) V. KONGRE’NİN TOPLANMASI VE ALINAN KARARLAR

Kongre Hazırlıkları

PKK lideri Abdullah ÖCALAN’ın yurtiçinde faaliyet gösteren örgüt elemanlarına yayınladığı ve zaman zaman tehdit ve hakaretlere varan talimatlara rağmen örgütte bir toparlanma görülmemesi üzerine Ekim 1994 tarihinden itibaren toplanacak olan V. Kongrenin bir yargılama kongresi olacağı ilan edilmiştir.

Nitekim Abdullah ÖCALAN 13.12.1994 tarihinde yurtiçinde bulunan üst düzey örgüt mensuplarına yayınladığı talimatta “örgüt tarihinde, hiç bu kadar bir yargılamanın gerekliliğine inanmadığını, gerçekleştirilecek yargılamanın örgüt açısından olduğu kadar, elemanlar açısından da ve hatta sözde Kürt halkı açısından da bir şans olduğunu, bu nedenle çok kapsamlı bir yargılama planladığını, gerekirse örgüt elemanlarının yarısını tasfiye edebileceğini 1994 yılı içerisinde yapılan çözümlemeler ile yapılacak yargılamanın çerçevesinin ortaya konduğunu” ifade etmiştir.

V. Kongre Öncesi Durum

Terör örgütü PKK, 1993 yılından itibaren karşı karşıya kaldığı sorunları çözebilmek amacıyla. uluslararası güvencelerin sağlanabildiği oranda legalleşmeyi bir taktik araç olarak benimsemiştir. Örgüt bu tarihten itibaren bölücü terör ile “bölücülüğe yasal güvence oluşturma” gibi iki ayrı olguyu, birbirine alternatif olarak aynı anda gündemde tutmak amacıyla büyük gayret sarfetmiştir.

Ancak güvenlik kuvvetlerimizce 1994 yılı boyunca çok etkili operasyonlar başlatılmış ve örgüte üst üste darbeler vurulmuştur. Örgüt ise silahlı faaliyetlere ilişkin çabalarını giderek yoğunlaştırmıştır.

Nitekim eyalet olarak isimlendirdiği faaliyet bölgelerini gruplaştırmak suretiyle saha koordinatörlükleri adı altında birleştirmiştir. Böylece operasyonlardan kurtulmak için gruplara geniş bir hareket serbestisi vermeyi, silahlı gruplar arasındaki koordine kopukluğunu ve yönetim zaafiyetini gidermeyi, sahalara dayanarak gidermeyi planladığı ve sözde kurumlaşmalar sayesinde de daha geniş katılımlarla terör olaylarını tırmandırmayı hedeflemiştir. Buna karşılık aksatılmadan yürütülen operasyonlarla PKK’ya önemli darbeler vurulmuştur. Abdullah ÖCALAN ise 1994 yılının ikinci yarısından itibaren “güvenlik kuvvetlerinin alan tutma hakimiyetlerinin, alınacak yeni tedbirle mutlaka etkisizleştirilmesi gerektiği yolunda elemanlarına sık sık talimatlar vermiştir.

Kırsal kesimdeki silahlı eylemlerde başarı sağlanamaması üzerine Abdullah ÖCALAN’ın özel talimatlarıyla, turizmin engellenmesi ve halkın infiale sürüklenmesi amacıyla özel eğitim görmüş bir kısım elemanlarından “mobil intikam timleri” oluşturularak sabotaj, katliam, kundaklama, suikast eylemleri gerçekleştirmeleri için metropol illere gönderilmiştir. Böylece Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki operasyonlardan bunalan örgüt elemanları, güvenlik kuvvetlerinin dikkati metropol illere çekilmek suretiyle rahatlatılmak istenmiştir. Bununla birlikte bazı illerde gerçekleştirilen orman yangınları, bombama, kundaklama eylemleri dışında planlanan eylemler gerçekleştirilememiştir.

Özellikle Temmuz-Ağustos 1994 aylarından itibaren örgüt lideri Abdullah ÖCALAN’ın adeta günlük talimatlarla tırmandırmaya çalıştığı yurtiçi silahlı faaliyetlerdeki başarısızlığın devam etmesi üzerine Eylül 1994 tarihinden itibaren Abdullah ÖCALAN’ın üst düzey örgüt mensuplarına gönderdiği talimatlar tehdit ve hakaretler şeklini almaya başlamıştır.

Alınan Kararlar

Örgüt lideri Abdullah ÖCALAN, V. Kongrenin 20 yıllık PKK tarihinde bir dönüm noktası olduğunu, bugüne kadarki faaliyetlerin bir diriliş örgütü yaratma amacına yönelik olduğunu, bunda başarı sağlandığını, bu yeni hedeflerinin daha güçlü ve bilinçli olmayı gerektirdiğini, örgütsel ve silahlı faaliyetlerin artık sıradan çabalarla yürütülemeyeceğini ifade etmiştir.

Abdullah ÖCALAN 08.01.1995 ve 28.01.1995 tarihleri arasında K.Irak’ta gerçekleştirilen V. Kongrenin sözde ordulaşma ve ordulaşma temelinde iktidarlaşma, iç ve dış ittifakları iktidarlaşma yönünde kanalize etme misyonunu yükleneceğini belirtmiştir.

V. Kongrede parti program ve tüzüğünde değişiklikler yapılmıştır. Yapıları program değişikliği ile dünyada sosyalist sistemin çöküşüne bağlı olarak, klasik sosyalizm görüşlerinde değişiklik yapılması ve PKK’ya özgü bir sosyalizm teorisinin gerçekleştirilmesi planlanmıştır.

V. Kongrede parti, cephe ve sözde ordu ile hedeflenen planlara ilişkin çoğu evvelden bilinen bir dizi karar alınmıştır.

Dış ilişkilere ilişkin olmak üzere örgüte yardım etmeleri kaydıyla her devlet, grup veya kişi ile ittifaka girilmesi kararlaştırılmıştır.

Nitekim terör örgütü PKK 1995 yılında yurtdışı alanında, legal görünüşlü paravan kuruluşların devreye konulmasıyla daha organizeli bir faaliyet yürütmeye başlamıştır.

Bununla amaçlananın;

-Örgütün nihai hedeflerinden, olan “uluslararası alanda taraf statüsü’ elde edilmesi,

-Kitleler üzerindeki toparlayıcı. harekete geçirici özelliğini kaybetme istidadı gösteren silahlı faaliyetlerden doğacak örgütsel duraklama ve boşluğu bertaraf etmek üzere hareketin yönünün bir müddet siyasal alana çekilmesi

Olduğu belirlenmiştir.

PKK’nın Avrupa alanını diplomatik faaliyetlerin merkezi haline getirme faaliyetleri 1995 yılı boyunca yoğun bir şekilde devam etmiştir. Bu tür faaliyetlerde, örgütü terörist kimliğinden kurtarmak ve bütün Kürtlerin temsilciliğini yaptığı imajını yaratmak amacı güdülmüştür. Bu çalışmalarda eski DEP üyeleri ve Kürtçülük adına isim yapmış kişiler kullanılmıştır. Bu kişiler heyetler oluşturarak Avrupa alanında ulusal ve uluslararası resmi kuruluşlar, siyasi partiler, hükümet dışı kuruluşlar. baskı grupları gibi çevrelerle temasa geçerek PKK’nın taktik ve dönem hedefleri lehine yapacakları görüşmelerde sözde Kürt sorunu ile PKK’nın özdeşleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle PKK’nın Kürt orijinli vatandaşlar tarafından desteklendiği imajını yaratmak amacıyla Avrupa’da geniş katılımlı yürüyüşler, açlık grevleri, bildiri dağıtma, işgal, protesto eylemleri düzenlenmiştir.

Yine bu dönemde PKK, Yunanistan’ı yurtiçi metropol ve cephe faaliyetlerinin geri cephesi olarak takdim etmeye çalışmış, Bulgaristan ve Romanya”a da bu yönlü çalışmalarını hızlandırmıştır. Yunanistan’dan destekten de öte teşvik gören PKK metropollere yönelik eylem ve faaliyetlerini Yunanistan üzerinden organize etmiştir. Yunanistan’daki örgüt kamplarında şehir faaliyetleri ve patlayıcılar konusunda eğitilen militanlar metropoller ve turistik bölgelerde eylem yapmak üzere illegal yollardan Türkiye’ye sokulmuşlardır.

Netice olarak PKK, 1995 yılı içerisinde uluslararası ilişkileri geliştirme. propaganda, örgütlenme. kamuoyu oluşturma faaliyetlerinde ağırlıklı olarak Avrupa sahasını kullanmıştır.

Sevk, idare, üslenme, kamplar ve silahlanma faaliyetleri bakımından Ortadoğu bölgeleri önem kazanmıştır.
 

25) YNDK’NIN KURULUŞU VE GELİŞMELER

Terör örgütü PKK, batılı çevrelerin, K.Irak’taki sözde çözüm senaryolarında. yerel güçlere önemli roller vereceği düşüncesinden ve K.Irak’taki önemli bir boşluğun bulunduğu düşüncesinden hareketle 1995 yılı başında bu boşluğu fiilen doldurmayı amaçlamıştır. Bu amaçla Talabani’nin desteğini alan PKK, BDKP’yi sindirmeyi, küçük örgütleri ve bazı aşiretleri yörüngesinde tutmayı taktik olarak benimsemiştir.

1995 yılında tamamen kendi kontrolünde olmak kaydıyla YNDK (Ulusal Demokratik Güç Birliği) adı altında Kuzey Iraklı örgüt, grup ve çevrelerden meydana gelen bir cephe oluşmuştur.

K.lrak’a hakim olmayı amaçlayan örgüt, K.lrak’ta denetim bölgeleri oluşturmayı. bu bölgelere dayanarak yöre halkını direkt olarak veya paravan örgütler vasıtasıyla kendi saflarına çekmeyi yine paravan örgütlenmeler vasıtasıyla Federal Parlamento’da temsil edilmeyi. yandaş örgütler ve ittifaka girebileceği. YNK gibi yerel örgütlerle ulusal cephe veya ulusal kongreyi oluşturmayı hedeflemiş ve bu hedefler doğrultusunda çalışmalar yapmıştır.


Önceki Sayfa  | Sonraki Sayfa
sayfa başı