Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Öcalan Olayı 
DAVA ANA SAYFA
İDDİANAME ANA SAYFA
SONRAKİ SAYFA
ÖNCEKİ SAYFA
İDDİANAME

26) SEÇİM TAKTİGİ, YENİ ATEŞKES GİRİŞİMİ

PKK tarafından Kürt kültürel kimliğinin tanınması amacına yönelik olarak başlatılan süreçte HADEP’e PKK’yı aklama görevi verilmiştir.

HADEP. kendisine verilen bu misyon gereği, gerek demokratik kitle kuruluşlarına sızma ve onları ele geçirme faaliyetleri, gerekse marksist-leninist solun yanı sıra sözde demokratik aydın çevrelerle yaptıkları temaslar sırasında “Kürt kimliğinin tanınması şartıyla sağlanabileceğini” ısrarla beyan etmiştir.

HADEP, yine PKK tarafından kendine yükletilen bu misyona uygun bir tarzda 24 Aralık 1995 Genel Seçimlerine yönelmiştir. Evvela medya ve sözde demokratik çevrelerin desteğini sağlamak amacıyla kendisi için bir “Türkiye Partisi” imajı sağlamaya çalışmıştır. Bunun için de geniş bir ittifak arayışına girmiş ve sürdürdüğü çabalar sonucu marksist-leninist eğilimli SİP (Sosyalist İktidar Partisi). BSP (Birleşik Sol Parti) ve bölücü PSK yanlısı DDP (Demokratik Değişim Partisi) gibi legal partilerle “Emek-Barış-Özgürlük Bloku” gibi partilerle bir seçim ittifakı gerçekleştirilmiştir.

Kamuoyu desteğini sağlamak amacıyla da yaptığı propaganda faaliyetlerinde “barış ve kardeşliğin tesis edileceği ve sözde ateşkesin sağlanacağı” temalarına büyük ağırlık vermiştir. HADEP seçim bildirgesinde “Kürt sorunun barışçıl yöntemlerle, eşitlik ve özgürlük temelinde demokratik çözümü ve birlikteliğini savunur” şeklinde yumuşak ifadeler kullanmış, yaptığı propaganda faaliyetlerinde de amaçlarının barış olduğunu sık sık vurgulanmıştır.

Böylece yürütülen seçim çalışmaları sırasında HADEP’in güçlenmesi ve sözde Kürt sorununda ön plana çıkması halinde, PKK terörünün geriletilebileceği gibi bir imaj ortaya çıkmış ve bu imaj bir kısım medya ve sözde aydın tarafından kamuoyuna empoze edilmeye çalışılmıştır.

Ortaya çıkan bu imaj, PKK’nın dönem taktiğine hizmet etmiştir. Nitekim PKK, “Devlet Kürt sorununun çözümünde bizimle pazarlık yapmıyorsa legal zeminden ayrılmayan, yasalara saygılı davranan HADEP’le yapsın” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. HADEP ise seçim süreci boyunca barışın ancak kendileri tarafından sağlanabileceği yolunda propaganda faaliyetlerinde bulunarak insanları inandırmaya çalışmıştır.

Nihayet Abdullah OCALAN, HADEP’i zor durumda bırakmamak amacıyla 20 Aralık 1995 tarihinde sözde ateşkes ilan etmiştir.

Netice olarak PKK, HADEP vasıtasıyla sürdürdüğü seçim faaliyetlerinde “barışın sağlanmasının kamuoyunun ertelenemez bir talebi olduğunu. barışın sağlanması için Kürt kültürel kimliğinin tanınmasının temel şart olduğunu. HADEP mihverli grupların barışın sağlanması ve Kürt kültürel kimliğinin tanınmasında taraf olarak kabul edilmesi gerektiğini” kabul ettirmeye çalışmıştır. HADEP, PKK tarafından kendisine yüklenen misyon gereği yürüttüğü seçim çalışmalarında nispi bir başarı elde etmişse de seçimlerde ülke barajının çok altında rey alması, örgütü yeni hedeflere yöneltmiştir.
 
 

27) PKK’NIN 1996 YILI HEDEFLERİ

PKK terör örgütü ileri gelenleri, sanık Abdullah OCALAN’ın talimatıyla 1996 yılı Mart-Nisan aylarında. II. Yüksek Askeri Konsey Toplantısı ve Merkez Komite III. Toplantısı ismiyle bir dizi toplantı gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda 1996 yılına ait örgütlenme ve faaliyetlere ilişkin alınması gereken kararlar alınmış ve hedefler tespit edilmiştir.
 

28) PKK IV. KONFERANSI

PKK IV. Konferansı 01-15 Mayıs 1996 tarihleri arasında Şam yakınlarındaki bir örgüt kampında gerçekleştirilmiştir.

1V. Konferansta

-Kızıl ve kurtarılmış üs alanlarının oluşturulması,

-Gerillanın yaygınlaştırılması,

-İl, ilçe, kasaba gibi kalabalık yerleşim birimlerine baskınlar düzenlenmesi,

-Çeşitli bahanelerle serhildanların (kitlesel başkaldırmaların) yeniden başlatılması,

-K. Irak’ın kuzey şehirlerinden başlanılarak iktidar organlarının oluşturulması,

-İntihar eylemlerinin geliştirilmesi,

-Her eyalete intihar timleri gönderilebilecek şekilde hazırlık ve altyapı çalışmalarının yapılması.

Şeklinde kararlar alınmıştır.

Böylece bir yandan V. Kongrede alınan kararlar güncelleştirilirken. diğer yandan örgüt açısından hayati gittikçe artan K.Irak’a dikkat çekilmiştir.
 

29) İNTİHAR EYLEMLERİ

Abdullah ÖCALAN tarafından yazılan “Kürdistan’da Zorun Rolü” isimli kitapta şiddet olaylarının vazgeçilmezliği bütün ayrıntılarıyla dile getirilmiştir. Abdullah OCALAN, aynı kitapta yaptığı değerlendirmede “Asırlardır sömürge ve yarı feodal bir ülkede ekonomik, sosyal ve siyasi her türlü hakkı genci zorla engellenen Kürt halkı kuruluş mücadelesini bazı alanlarda ve bazı eylem biçimleriyle sınırlandıramaz. O, şehirde, kırda, dağda ve ovada olmak üzere her yerde siyasi ve askeri şiddetini siyasi mücadeleyle birleşmiş silahlı mücadelesini ve her türlü eylem biçimini kullanarak direnmek zorundadır. Durumu böyle olan bir halk hangi eylem biçimine başvurursa, bu onun hakkıdır.” demek suretiyle eylem yapılmasının ve ses getirmesinin önemli olduğunu açıklamıştır.

PKK’nın terör eylemlerine bakışı örgüt yönetimi tarafından “ne kadar eylem o kadar propaganda, ajitasyon; ne kadar eylem o kadar otorite” şeklinde değerlendirilmiştir.

Örgütü intihar saldırısı türündeki eylemlere iten dönem şartları değerlendirildiğinde;

-PKK terör örgütü. eylemsel alanda en yüksek seviyeyi 1991 yılında yakalamış, bu tarihten itibaren PKK eylemlerinde sayı ve nicelik itibariyle düşüş görülmüştür.

-Gerek V. Kongre (8-27 Ocak 1995) ve gerekse IV. Konferans’ta (1-15 Mart 1996) bir tıkanma noktasının yaşandığı, bu tıkanmanın kadroların yeniden yapılanması ve sansasyonel nitelikli eylemlerin arttırılması ile bertaraf edilebileceği kabul edilmiştir. Kongre sonrasında örgütün sorumlu kadroları hızla yenilenirken, metropol eylemlerinin sayı ve etki bakımından artırılması yolunda talimatlar verildiği görülmüştür.

8-27 Ocak 1995 tarihinde K. Irak’ın Haftanin Kampında yapılan V. Kongre, “örgütün yeniden yapılanması, yeni hedefler belirleme ve bu yeni hedeflere ulaşma, yeni eylem taktiklerine başvurma konularının ele alındığı bir dönemeç olarak değerlendirilmiştir. Örgüt bu kongrede elindeki bütün imkanlarını Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde hakim güç haline gelme ve iktidarlaşma amacıyla kullanmayı uygun görmüştür.

V. Kongre kararlarının “Temel Hedefler” başlığını taşıyan bölümünde; halkın kızıl iktidarını yaratmanın stratejik savunma aşamasından, kısmen de stratejik saldırı aşamasına geçmenin şartlarının oluştuğu, bu nedenle devletin ekonomik, siyasi, askeri, sosyal, kültürel tüm kurum ve kuruluşları ile bunlara hizmet eden kişilerin hedef alınması en temel görev ve eylem hedefi olarak otaya konulmuştur.

Örgütün metropol eylemlerine verdiği önemin nedeni, halk arasında, örgütün metropollere bile hakim olduğu düşüncesini yerleştirerek bir korku ve yılgınlık ortamı yaratmak ve böylece siyasi alanda Devletimizi örgütle siyasi diyaloğa zorlayan bir kamuoyu oluşturabilmektir.

Ancak 1996 yılı başlarında güvenlik kuvvetlerinin aldığı tedbirler nedeniyle. merkezlerde eski eylem biçimlerinin işlemez hale geldiği, metropollerde örgüt kadrolarının istenilen eylemleri yapamadığı örgüt yönetimince tespit edilmiştir.

Planlanan hedeflere ulaşılması için “Hamas türü intihar saldırıları” dahil her türlü eylem türünün denenmesi kararlaştırılmış ve 1996 Mart ayından itibaren bu tür eylemlerin hazırlıklarının yapılması için örgüt kadrolarına talimat verilmiştir.

Terör örgütü PKK, V. Kongrede karar aldığı halde, metropollere yönelik eylem planlarının gerçekleştirilememesi önemli bir kriz yaratmıştır. İntihar eylemlerinin yapılması için kadrolara önceden talimat verilmekle birlikte konunun ciddi biçimde ele alınması ilk defa IV üncü Konferans’ta olmuştur. Mart 1996 tarihinde yapılan IV. Konferans’ta intihar eylemlerinin uygun yer ve zamanlarda yapılması ve en kısa zamanda gerçekleştirilmesi karara bağlanmıştır.

İntihar eylemlerinin organizasyonu sözde Dersim Eyaleti olarak bilinen Tunceli ili ve kırsalında faaliyet gösteren örgüt sorumlularınca yapılmıştır.

İntihar saldırı eylemlerinde genelde, örgüt tarafından gözden çıkarılmış, örgütün güvenini kaybetmiş kimseler arasından seçilmiştir.

İntihar saldırısı türündeki ilk eylem 10.06.1996 tarihinde Tunceli ili nüfusuna kayıtlı, Turabi kızı, 1981 doğumlu Derya ADAY tarafından gerçekleştirilmek istenmiş, ancak patlayıcı maddenin erken infilak etmesi nedeniyle bu örgüt mensubu parçalanarak ölmüştür.

Gerçekleştirilen ilk eylem 30.06.1996 tarihinde saat 17.40 sıralarında hamile görünümü vererek bando takımı ve tören mangasına yaklaşan Zeynep KINACI, yüklendiği patlayıcı infilak etmiş, 6 er şehit olmuş, 31 kişi yaralanmıştır. Abdullah ÖCALAN ve üst düzey örgüt yöneticileri bu eylemi kendilerinin yaptığını lanse etmeye çalışmışlardır.

İkinci intihar eylemi 25.10.1996 günü Adana ilinde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü girişinde Leyla KAPLAN isimli militan tarafından gerçekleştirilmiş, 3 polis memuru ve 1 vatandaş hayatını kaybetmiş, 9 polis memuru ve 5 vatandaş yaralanmıştır.

29.10.1996 tarihinde Sivas ilinde Cumhuriyet Bayramı törenleri sırasında intihar eylemi gerçekleştirileceğinin ihbar olunması üzerine, Sivas ili girişinde arama yapan güvenlik kuvvetleri biri bayan üç kişiden şüphelenmiş, bu şahıslar TEM Şube Müdürlüğüne getirilirken BERMAL (K) Güler OTAÇ isimli örgüt mensubu patlayıcıyı infilak ettirmiş, 3 polis memuru, 1 vatandaş hayatını kaybetmiş, 8 kişi yaralanmıştır.

Yine 29.10.1996 tarihinde Diyarbakır ilinde Cumhuriyet Bayramı törenleri sırasında APE-MUSTAFA-CEVDET (K) Abdurrahman MARANGOZ tarafından intihar saldırısı planlanmış, ancak 27.10.1996 tarihinde yapılan operasyon sırasında bu örgüt mensubu yakalanmıştır. Abdurrahman MARANGOZ ifadesinde “Amed Eyalet Sekreteri Dr. Süleyman (K) Sait ÇÜRÜKKAYA tarafından bu intihar saldırısı için görevlendirildiğini” ifade etmiştir.
 

30) PKK’NIN 1997 YILI HEDEFLERİ VE İNTİHAR SALDIRILARINA İLİŞKİN PLANLAMALARI

1997 yılı örgüt tarafından kadrolarına “FİNAL YOLU” olarak lanse edildiği, yurtiçinde ve yurtdışında tertiplenen toplantı, konferans ve panellerde devamlı olarak “barış, diyalog, siyasi çözüm” gibi konuların işlendiği. bu şekilde kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı görülmüştür.

Örgüt intihar saldırısı türündeki eylemleri sözde barış girişimlerinin alternatifi durumuna getirmiş. “barış, siyasi çözüm” gibi kavramlar etrafında yürüttüğü faaliyetler etkisiz kaldığı takdirde şehir merkezlerinde bomba ve intihar saldırılan gerçekleştirmeyi amaçlamıştır.

27 Kasım 1996 tarihinde Belçika Kürdistan Komitesi tarafından Brüksel’de Uluslararası Basın Merkezinde bir basın toplantısı yapılmıştır. Bu basın toplantısında örgüt mensupları tarafından “yeni savaş stratejisi” adı altında bir mücadele anlayışının benimsendiği şeklinde açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamada “devletin sözde Kürt sorununa ait politikasını değiştirmemesi halinde intihar saldırılarının yeniden gündeme gelebileceği” yolunda tehditlerde bulunmuştur.

Yunanistan’da yayınlanan Avri Gazetesinin 28 Kasım 1996 tarihli nüshasında “PKK’nın siyasi kanadı olan ERNK Ankara’nın Kürt sorununa siyasi çözüm getirmesini istedi, aksi halde intihar saldırılarının yeniden başlayacağını bildirdi.” şeklinde haber vererek örgüte tercümanlık etmiştir.

Örgüt lideri Abdullah ÖCALAN Aralık 1996 tarihli Serxwebun Dergisine verdiği beyanatta “Kentlere ineceğiz, kente çatışmalar başlayacaktır. Neye mal olursa olsun bir otobüse binmek zor değildir... bir uçağa binmek zor değildir. Kendine bomba sarıp gidecek binlerce insanımız var.” şeklinde sözler sarfetmiştir.

1996 yılında gerçekleştirilen intihar saldırılarından sonra örgüt yönetimi, bu tür eylemlerin gerektiğinde başvurulabilecek bir taktik olması gerektiği, içinde bulunulan dönemin sözde barış girişimlerine ağırlık verilecek bir süreç olması, bu nedenle eylemlerin bir müddet askıya alınması gerektiği sonucuna varmıştır.

Ancak, dönem içinde örgüt intihar saldırısı tarzındaki eylemleri sözde barış girişimlerinin alternatifi olarak yeniden gündeme getirmeyi kararlaştırmıştır. İntihar saldırılarında kullanılacak 10 örgüt mensubu Tunceli ili kırsal kesiminde faaliyet gösteren Isa (K) Orhan İLBAY ile irtibat kurmuşlardır.

Örgütün 1997 yılı eylem takvimini barış ve diyalog kavramları temelinde şekillendirmeyi planladığı, ancak bu girişimlerinden sonuç alınamaması halinde sürpriz eylemler olarak nitelendirilen ve aralarında intihar saldırılarının da bulunduğu bir eylem sürecine yönelinmeyi planladığı, bu doğrultuda örgütün İGT (İntihar Gerilla Timi) adı altında bir yapılanma oluşturduğu tespit edilmiştir.

02.09.1997 tarihinde Elazığ ilinde yapılan operasyonlarda İstanbul İlinde intihar saldırısı eylemi yapmak üzere kırsal kesimden gönderilen Berçem-Sinem (K) Fehime EMAN güvenlik kuvvetlerince yakalanmıştır. Fehime EMAN’ın yakalanması üzerine bir süre intihar eylemleri durdurulmuş, ancak terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın Suriye’den İtalya’ya sığınması üzerine örgüt kadrolarında meydana gelen tedirginliği önlemek üzere bu eylemler tekrar gündeme gelmiştir.

14.11. 1998 tarihinde Antalya ilinde gerçekleştirilen operasyonlarda kırsal kesimde bulunan örgüt sorumluları tarafından metropollerde intihar saldırısı eylemleri yapmak üzere gönderilen Servet-Fırat (K) Medeni AK ile Esma KURT isimli örgüt mensupları eylemi gerçekleştiremeden yakalanmışlardır.

17.11.1998 tarihinde Yüksekova Jandarma Komutanlığı önünde, Van iline gitmek isteyen konvoya karşı Rojbin-Amanos (K) Fatma ÖZEN tarafından gerçekleştirilen intihar eylemi sonucu bir astsubay şehit olmuş, iki astsubay, 2 vatandaş yaralanmışlardır.

02. 12. 1998 tarihinde Lice İlçesi Atatürk Çarşısında Can Market isimli işyerinde BİNEVIŞ (K) Hüsniye ORUÇ tarafından yapılan intihar eyleminde 8 vatandaş yaralanmıştır.

24.12.1998 tarihinde Van ilinde Subay evleri önünde durmakta olan askeri servis aracına karşı BERVAN-AMED-MELSA (K) Hamdiye KAPLAN tarafından gerçekleştirilen intihar eyleminde bir çocuk ölmüş, 24 asker ve vatandaş yaralanmıştır.

15.10.1999 tarihinde İran’da bulunan sorumlu düzeyindeki örgüt mensupları tarafından intihar saldırısı eylemleri yapmak üzere gönderilen REHBER-HASAN (K) Adem NİKBAY isimli örgüt mensubu bol miktarda bomba yapımında kullanılan malzeme ve TNT kalıplarıyla birlikte İstanbul’da yakalanmıştır.

30.01.1999 tarihinde intiha:r saldırısı eylemleri için keşif yapmak üzere Avrupa’dan gönderilen Elif MAVİŞ isimli örgüt mensubu İstanbul’da yakalanmıştır.

04.03.1999 tarihinde Batman İlinde Şehit Keskin KAPLANKIRAN Karakolu önünde ŞEHRİSTAN (K) Nezahat BOYACI isimli örgüt mensubu tarafından intihar saldırısı eylemi gerçekleştirilmiş, ancak bayan militanı farkeden karakol nöbetçilerinin uyarıları üzerine örgüt militanı bombayı patlatarak ölmüş, başka can kaybı olmamıştır.
 

31) KIRSAL KESİMDE SİLAHLI FAALİYETLERİN DURUMU

IV üncü Konferans’ta alınan kararlardan sonra Temmuz-Ağustos 1996 tarihinden itibaren örgütün yurtiçinde gerçekleştirdiği eylemlerde hissedilir bir artış olmuştur. Uzun süredir gerçekleştirilemeyen ilçe ve karakol baskın’ türündeki eylemler zayıfta olsa yeniden gündeme getirilmiştir. Ancak dönem içerisinde aralarında sorumlu kadroların da bulunduğu çok sayıda örgüt mensubunun ölü olarak ele geçirilmeleri üzerine örgüt kadroları “kendinizi korumayı esas alın, mecbur olmadıkça çatışmalara girmeyin” şeklinde talimatlandırılmışlardır.

Örgüt, Tunceli kırsalındaki kadrolara bağlı olarak çalışan Sivas kırsalını Koçgiri Eyaleti olarak isimlendirerek yeniden düzenlemeye çalışmıştır.

Sözde Koçgiri Eyaleti’nin Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde güvenlik kuvvetlerinin yoğun operasyonları nedeniyle sıkışan faaliyetlere soluk borusu olabilecek konumda olduğu. bu bölgedeki güvenlik kuvvetlerinin daha tecrübesiz olmalarının verdiği avantajdan hareketle, eylemlerin Karadeniz ve batı bölgelerine açılmada kilit durumunda olduğu ve bu bölgede gerçekleştirilen eylemlerin kamuoyunu daha çok etkileyeceği yolunda değerlendirmeler yapılmıştır.

Yine örgüt 1995 yılında “Toros Akdeniz Eyaleti” adı altında Amanos dağlarına silahlı gruplar aktararak faaliyete başlamıştır. Bölgenin; Çukurova ve Toroslara açılım yapması, pek çok bölgeye geçiş sağlaması, coğrafi bakımdan silahlı grupların barınmasına elverişli olması gibi nedenlerle stratejik bir konumunun bulunduğu değerlendirilmiştir. 1995 yılında bölgede yaşanan örgütsel gelişme ve eylemlerin 1996 yılında gerilediği görülmüştür.

1996 yılı Eylül ayında K.Irak’ta meydana gelen gelişmeler üzerine sınırötesi operasyon beklentisi içine giren örgüt. taraftarlarına seferberlik çağrısı yaparak, kırsal kadroya katılmalarını istemiştir.

1996 Mart ayında YAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği) I. Ulusal Kadın Konferansı K.Irak’ta yapılmış, 216 kadın örgüt militanı katılmıştır.

Güvenlik kuvvetlerinin sürekli operasyonları sonucu, örgütün ağır kayıplar vermesi kaçışlara da neden olmuştur. Kırsal kesimin eleman ve diğer ihtiyaçlarının temini HADEP’in etkili büyük çabalarına rağmen zorlaşmıştır.

Örgüt bu durumun önüne geçmek için V. Kongrede alınan kararlar çerçevesinde Diyarbakır-Batman hattında “Yurtiçi Cephe Merkezi” kurmayı amaçlamıştır.

Yurtiçi Cephe Merkezinin kuruluşunu Merkez Komite üyesi olan bir örgüt mensubunun organize etmesi, Doğu ve Güneydoğu illeri ile birlikte metropollerdeki cephe faaliyetlerinin sevk ve idaresini üstlenmesi karar altına alınmıştır.
 

32) HADEP’LE İLGİLİ LEGAL FAALİYETLER

PKK terör örgütünün yasal statü kazanma çalışmaları 1996 yılından itibaren de devam etmiştir. Yurtiçinde başta HADEP olmak üzere bütün legal sendika, dernek ve kuruluşları harekete geçirerek bir lobinin oluşması için gayret sarf etmiştir.

HADEP’in 23.06.1996 tarihinde Ankara’da gerçekleştirdiği II. Kongre öncesinde yapılan il ve ilçe kongrelerinde yönetime kimlerin seçileceğine. keza kongrede Genel Başkanlığa ve yönetime kimlerin seçileceğine PKK karar vermiştir. PKK’nın HADEP’i bu kadar yakından takip etmesi, kongrenin atmosferini de etkilemiş ve kongrenin devamı sırasında Türk Bayrağı yerlere atılmıştır.

Kurulduğu tarihten itibaren PKK’nın cephe faaliyetlerini üstlenen HADEP. kitleler içinde daha etkili olmak, dindar kesimin de desteğini sağlamak amacıyla KİH (Kürdistan İslam Hareketi) ile müşterek çalışmalara başlamıştır.
 

33) CEZAEVİ FAALİYETLERİ

1996 yılı içinde de PKK örgütünün organize ettiği açlık grevleri ve diğer faaliyetler devam etmiştir.

Cezaevlerindeki açlık grevlerine. HADEP teşkilat binalarında sözde tutuklu ailelerinin gerçekleştirdiği açlık grevleri ile destek verilmiştir. Bu faaliyetlerde sözde tutuklu ailelerine kurdurulan TUAD, TADER, TAYAD-DER gibi paravan dernekler kullanılmıştır. Cezaevlerindeki açlık grevleri 1996 yılı Temmuz-Ağustos aylarından itibaren örgütün talimatıyla tırmandırılmış ve sözde Kürt sorununa batılı ülkelerin dikkati çekilmek istenmiştir. Nitekim örgütün provoke etmesi sonucu 24.09.1996 tarihinde Diyarbakır E Tipi Cezaevinde meydana gelen isyanda on hükümlü ve tutuklu ölmüştür. Bu olay örgüte önemli bir propaganda imkanı sağlamıştır.
 

34) SKP’NİN KUZEY IRAK’A YERLEŞME GAYRETLERİ

12 Nisan 1995 tarihinde kuruluşunu ilan eden sözde Kürt Parlamentosu, VI. Genel Kurulu’nu 20. Kasım 1996 tarihinde Norveç’in başkenti Oslo’da yapmıştır. Bu kongrede ulusal kongrenin toplanması için gayret sarfedilmesi, SKP’nin K.Irak’a taşınması yönünde kararlar alınmıştır. Bu kararlar PKK’nın talimatları doğrultusunda alınmış olup, PKK’nın K.Irak’ta kurumlaşması amacını taşımaktadır. Nitekim ulusal kongrenin toparlanabilmesi ve K.Irak’ta altyapının oluşturulması amacıyla Zübeyir AYDAR başkanlığında bir heyet PKK tarafından K.lrak’a gönderilmiştir. Heyet bölgede PKK’ya siyasi destek sağlamaya çalışırken bir yandan da BKDP ile YNK’nin sözde barıştırma gayretleri içine girmiştir.
 

35) 1997 YILI HEDEFLERİ

Terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah ÖCALAN, örgüt mensuplarına yayınladığı “1997 Perspektifleri'' başlıklı talimatında 1997’nin kendileri için “Çözüm ve Final Yolu” olduğunu ilan ederek, örgüt militanlarını motive etmeye çalışmıştır.

Abdullah ÖCALAN, başka bir talimatında ise “Günlük olarak başaramayan düşer, başarı ölçüdür. Başarı ölçüleri; eğitim, moral, az kayıp ve gelişmeyi açık bir şekilde ortaya koymaktır. Bunu haftalık, aylık raporlarıyla kanıtlayan başarılıdır. Birimini anlamsız yıpratan, moralden düşüren ve kayba uğratan kesinlikle yargılanacaktır” demek suretiyle örgüt elemanlarına tehditler savurarak faaliyetlere yönlendirmeye çalışmıştır.

Abdullah ÖCALAN, 1997 perspektifine ilişkin olarak; “Bu yıl ulusal kongreyi, hatta federe devleti, onun meclis ve hükümetini kurma çalışmalarını hem güneyde (K. Irak), hem de kuzeyde (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) sürdüreceğiz” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

PKK bir yandan K.Irak’a dayalı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizi de içine alacak şekilde “Bağımsız Birleşik Kürdistan‘ın kurulmakta olduğunu” ifade ederken, bir yandan “PKK güneylileşmiştir” sloganıyla K. Irak ile PKK’nın bütünleştiğini dile getirmiş, diğer taraftan “PKK Türkiye’lileşiyor” tarzında bir dönem sloganını ortaya atmıştır.

PKK lideri Abdullah ÖCALAN, ‘Türkiye halkıyla gerek legal. gerek illegal olsun Türkiye halkının çeşitli güçleri ile ittifakları genişleteceğiz, illegalitede gerilla da dahil olmak üzere eylemlerde birlikteliği gerçekleştireceğiz. Türkiye cephesi önümüzdeki dönemde siyasi ve askeri boyutu ile büyük bir ivme kazanacaktır.” demek suretiyle ''PKK Türkiyelileşiyor” sloganına açıklamalar getirmiştir.

ERNK’nın devam ettirdiği Avrupa’daki PKK faaliyetleri 1994 yılında Atina’da açılan bürodan sonra Viyana, Kopenhag, Oslo, Helsinki, Stockholm, Madrid, Roma büroları vasıtasıyla sürdürülmüştür. PKK, 1997 yılı itibariyle Avrupa ülkelerindeki faaliyetlerini 18 eyalet olarak organize etmiştir. Bu eyaletlerin 10 tanesi Almanya’da bulunmaktadır. 1997 yılı itibariyle Avrupa’da PKK'nın güdümündeki bölücülük hareketi başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere bazı uluslararası platformlarda gündeme alınmış ve ülkemize yönelik bazı tavsiyelere konu olmuştur. Bu durum PKK’ya cesaret vermiştir. Bazı uluslararası kuruluşlar ise PKK’nın organı olduğunu bildikleri halde SKP ve benzeri kuruluşların temsilcilerini muhatap kabul ederek görüşmelerde bulunmuşlardır. Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu’nun 7. Genel Kurulu 10 Nisan 1997 tarihinde Brüksel’de yapılmış ve bu kongrede ülkeye yani K.Irak’a dönüş kararı alınmıştır. Bu karardan sonra sözde SKP üyeleri K.Irak’a geziler tertiplemişler, ayrıca sözde Kürdistan Aydınlar Birliği mensupları ile birlikte Vatikan’da Papa ile görüşmüşlerdir.

Bazı ülkeler ise resmi veya yarı resmi karar organları vasıtasıyla PKK temsilcileri ile temasa geçmişler, PKK’nın güdümündeki bazı konferans ve panellere ev sahipliği yapmışlar, hatta bu toplantıları finanse etmişlerdir. Ayrıca PKK tarafından kurulan ve PKK’ya hizmet eden başta SKP olmak üzere pek çok komite, büro, temsilcilik, yayın kuruluşu gibi oluşumun örgütsel faaliyetine, toplantısına izin verilmiş, PKK’nın bu yapılanmaları direkt veya dolaylı olarak teşvik edilmiştir. Bunlardan SKP ve ERNK temsilcilikleri birçok ülkede yarı resmi diplomatik misyon olarak kabul görmüştür.


Önceki Sayfa  | Sonraki Sayfa
sayfa başı