|
IV. BÖLÜM
Silahlı terör örgütü olduğundan kuşku duyulmayan PKK’nın gerçekleştirdiği
eylemlerden önce veya sonra, örgüt tarafından yayınlanan dergilerde ya
da örgütsel toplantılarda söylenen beyanatlar ve tespit edilen telsiz konuşma
ve talimatları ile yakalanan sanıkların anlatımları, örgütün amacını, stratejisini,
hedeflerini sergilemekte ve sanık Abdullah ÖCALAN’ın bu olaylardaki sorumluluğunu
ortaya koymaktadır.
A- SANIK ABDULLAH ÖCALAN’IN TERÖRİST FAALİYETLERİNİN
TERÖR
ÖRGÜTÜ YAYINLARINA GÖRE DEĞERLENDİRMESİ
a) 20.06.1987 tarihinde Mardin ili Ömerli İlçesi Pınarcık köyüne
yasadışı PKK örgüt mensuplarınca saldırı yapılmış, 31 vatandaşımız öldürülmüş,
4 vatandaşımız yaralanmıştır.
Bu olayla ilgili olarak sanığın Serxwehun Dergisi Haziran 1987, sayı
66 sayfa 1-4’te yer alan beyanları:
"...Pınarcık eylemi hiç kimsenin çarpıtamayacağı gerçekleri ortaya sermiştir.
80 kişiden oluşan ARGK (Arteşe Rızgariya Gele Kürdistan-Kürdistan Halk
Kurtuluş Ordusu) Birliği, GKK’ların bulunduğu köyü sarmış ve çeteleri kadın
ve çocuk imha etmiştir.
...ARGK savaşçıları düşmana karşı inisiyatifi ele geçirmiş, onları etkisizleştirmiş,
hedefi imha etmiş, bütün donanımlarına el koymuştur. (Kls: 14/Dizi:
1)
b) Aynı eylem hakkında Berxwedan 31 Mart 1988 Sayı 51, sayfa
3’teki beyanında eylemi “soylu bir eylem” olarak nitelemiştir.
c) Sanık 25.05.1990 tarihli Parti Genel Sekreterliği talimatında:
“...Yeterince bir eyleme hazırlıklı olacaksınız. Araç-gereç ve birim
örgütlenmekten tutalım, eylem istenildiği anda darbeyi vurmak gerekir.
Gücünüz ve militanlığınıza göre başarmanız gereken bir görev oluyor....
şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. (Kls:1 4 / Dizi: 2)
d) 04.08.1991 tarihinde Hakkari ili Günyazı-Samanlı Karakoluna
yapılan PKK saldırısı sonucu 9 er ile 1 GKK şehit olmuştur.
-15.08.1984 tarihinde Eruh İlçesine saldırı düzenlenmiştir.
-Çiçekli Jandarma Karakoluna saldırı yapılmıştır.
Bu olaylarla ilgili olarak sanığın Serxwebun Dergisi Şubat 1992, sayı
122, sayfa 21-22’de yer alan beyanları:
“...Ancak süreklilikleştirilemediği için taktik bir aşama süreci yaratılmadı.
Yeni eylemler sürekli kılınamadığı için tek başına kaldılar ve taktik bir
sıçrama yaratılamadı. Mevcut durumda elimizde olan imkanlar o dönemde elimizde
yoktu. Teknik olanaklarımız zayıf ve savaşın geri bir aşamada olması kuvvetlerimiz
için bir dezavantajdı. Avantajlarımız ise düşmanın özel savaşta fazla yetkinleşmemesi,
gerilla savaşına karşı hazırlıksız oluşu, yine günümüzdeki mevcut güç yoğunluğunun
olmaması ve tedbirlerin alınmamış olmasıydı. O dönemin avantajları iyi
değerlendirilseydi çok daha farklı büyük gelişmeler sağlanırdı. Çünkü,
yapılan çıkışlar çok önemli ve büyük çıkışlardı. Bu çıkışlar süreklilikleştirilmiş
olsaydı, günümüzde savaşın gelişim düzeyi çok daha ileri olacaktı.
...Bugün Mavan eylemi (Samanlı Karakol baskını) kendi başına kalan
bir eylem değildir. Taktik bir aşamayı ifade ediyor ve Mavan bu taktik
aşamanın ilk adımı olmuştur. Bu anlamda Mavan eylemi önemlidir..." şeklindedir.
(Kls: 14/Dizi:3)
e) 1992 yaz dönemi hedefleri ile ilgili Serxwebun Dergisi Temmuz
1992, Sayı 127, Sayfa 4-5’te yer alan beyanları:
"...Gerilla örgütlenmesi biraz daha derinleşecektir. Özellikle de sıcak
savaşın avantajıyla kendisini çelikleştirecek, hemen hemen bütün kent ve
köyleri vurabilecek noktaya getirecektir... Kent işgalleri günlerce sürebilir.
Birçok işbirlikçi hedefler tamamen ezilecektir. Bazıları kaçırılacak, bazıları
tahrip edilecek hedeflerdendir. Bazılarına da el konulacaktır..." şeklindedir.
(Kls: 14/Dizi:5)
f) 1993 yılı hedefleri ile ilgili olarak Serxwebun Şubat 1993,
sayı 134, sayfa 9’de yer alan “Abdullah ÖCALAN Yoldaşın 1993 Yılı Savaşına
İlişkin Değerlendirmesi” başlıklı yazıda:
"...1993 yılı toplu bir savaşım yılı olacaktır. Garzan, boydan boya
gerilla denetimine alınacaktır. Amed bütünüyle savaş alanına çevrilecektir.
Dersim, bütünüyle savaş alanına çevrilecek ve denetime alınacaktır...
..Bir şehre girip, günlerce kalıp işgal edebiliriz, içine gireriz, dışını
pusularız, denetim altına alırız, girmedik köy bırakmayız..." şeklinde
talimat vermiştir. (Kls: 14/Dizi:6-7)
g) Serxwebun Haziran 1993, sayı 138, sayfa 3’te yer alan “Savaşta
da barışta da zafer Kürdistan’ındır” başlıklı yazıda:
"...Yapılan bütün hazırlıklar devletleşme aşamasını her yönüyle kurumlaştırma
yönünde geliştirilmiştir. Bunun için daha yaygın, kapsamlı ve nitelikli
eylemler hedeflenmiştir.
...Kurtuluş güçlerimizin en önemli hedeflerinden birisi de koruculuğu
tümden tasfiye etmektir. Bu başarıldığı oranda düşmana tamamen yenilgi
psikolojisi egemen olacaktır....” şeklinde beyanda bulunmuştur. (Kls: 14/Dizi:
18)
h) Serxwebun Dergisi, Haziran 1993, sayı 138, sayfa 25-28’de
yer alan “Zaferi kesinleştirmek için yeni atılım dönemine yüklenelim” başlıklı
yazıda:
"...Mart ayı ortalarından günümüze kadar adına ateşkes denilen bir siyasal
hamle sürecini başlattık. En önemlisi, güçlerimizin hazırlık sürecini derinleştirilmesi
ve sağlamlaştırılmasına yol açtı. İyi biliyoruz ki, bu sağlamlaştırma çok
gerekli idi. Yapımız sanıldığından daha fazla amatör yanılgılı ve savaş
gerçeğine karşı bir çok eksiklikle dolu bir yapıydı.
...Savaşta düşmanı tanımak çok önemlidir. Politikaları ve bütün yönleriyle
düşmanı tanımak çok önemlidir. Birincisi budur. İkincisi kendimizi tanımak
en önemlisidir. Bu yaza girerken, hemen hemen bütün eyaletlerimizde savaşı
geliştirebilecek gücün konumlandırıldığını biliyorsunuz. Bütün stratejik
dağlık alanlar gerillaya kavuşturulmuştur. Gerillanın en az bir yıl savaşabilecek
lojistiği sağlanmıştır...” şeklinde beyanda bulunmuştur. (Kls: 14/Dizi:
18)
ı) Serxwebun Dergisi, Ağustos 1993, sayı 143. sayfa 9’da
yer alan “15 Ağustos özgürlük yürüyüşünün 10. Zafer yılı ve 10. Savaş yılında
gelişme olasılıkları” başlıklı yazısında:
"...15 Ağustos atılımı, stratejik savunma içinde bir taktik saldırı
hareketi olarak doğdu. Şimdi topyekün savaşın ikinci aşaması gelişiyor
ve yaşanıyor. Savaşan tarafların ikisi de hem PKK hem de T.C. topyekün
savaş ve seferberlik ilan etmiş durumda..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
(Kls:14/Dizi:18)
i) Serxwebun Dergisi, Mayıs 1994. sayı 149, sayfa 23’te yer alan
“Savaş Gerçekleri Ve Taktikleri Üzerine” başlıklı talimat yazısında:
"...Savaşta acıma yoktur. İnsan insana acır, denilir. Doğru, insan hayvanlara
da acır. Ama, canavarlara, canavarlaşan insanlara acımak, acıyanın sonunu
getirir. Bunun tasfiye olmayı getirmekten başka bir sonucu da yoktur. Daha
da öteye gidiyoruz ve diyoruz ki, düşmana gözü karaca vurulmalı, her vuruşta
kinimiz fışkırmalıdır...” şeklinde örgütüne ve militanlarına talimat vermiştir.
(Kls: 14/Dizi:8)
j) Sanık Abdullah ÖCALAN tarafından kaleme alınan ve Almanya
Devletinden posta kanalıyla Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderilen
17 Ocak 1992 tarihli ve “Ayaklanma Taktiği Üzerine Tezler Ve Görevlerimiz”
başlıklı yazısında:
"...Devrimci bir parti, bir anlamda basitten karmaşığa giden bir ayaklanma
sorununu gündemine koymadan devrim yapamayacağı gibi, ayaklanmanın gerilla
tarafından beslenmesini ve korunmasını esas almadan bu temelde gerillayı
sağlamca oturtmadan ve netleşmeye ulaştırmadan devrimi gerçekleştiremeyiz.
" ...Halk milisleri kentlerde iyi bir hazırlık içinde olmalıdır. Mahalleler
gerektiğinde milislerle savunulmalıdır. Milis, gerillanın bir alt basamağı
olarak işlem görmelidir. Hemen katılmasa hile halkın silahlı hazırlığı
olmalı ve günü geldiğinde silahlarını çıkarıp kullanabileceği düzeye getirilmelidir...”
şeklinde yönlendirmede bulunmuştur. (Kls:14 / Dizi:14)
k) Terör örgütünün 1994 yılında yapılan III. Ulusal Konferansı’nda
belirlenen eylem hedefleri:
“-T.C.’nin eğitim ve kültür kurumlarının çeşitli birimlerde tasfiye
edilmesi,
-T.C.’nin yargı sistemini işlemez hale getirerek tasfiye edilmesi,
-Ordu bir bütün olarak hedeftir.
-Ordu, özel tim, korucular, polis. mit, sivil savunma hedeftir.
-Turizm işletmeleri, maden işletmeleri, petrol boru hatları, petrol
işletmeleri, enerji kaynakları, fabrikalar, termik santraller, silah sanayii,
ulaşım ve haberleşme sistemleri... Bunların tahrip edilmesi, işlemez hale
getirilmesi ve kamulaştırılması esastır’ şeklinde belirleme yapılarak terörü
Türkiye sathına taşımak amacıyla ARGK-ERNK bünyesinde eylem birlikleri
oluşturup, yukarıda belirtilen sahalarda eylem yapmak üzere görevlendirilmiştir.
(Kls:4/Dizi:78-169)
1) Terör örgütünün V. Kongresi’nde belirlenen eylem stratejisi:
“Hareketli savaş tarzının tek taktik olarak uygulanmaması, buna paralel
olarak suikast, sabotaj, pusu, baskın, çatışma, kuşatma gibi eylem biçimlerinin
iç içe gerçekleştirilmesi, kurtarılmış alanlar oluşturulması, geçici köy
korucularının aileleriyle birlikte imha edilmesi” şeklinde belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen eylem kararları, sanık Abdullah ÖCALAN’ın başkanlığında
düzenlenen konferans ve kongrelerde alınmış ve akabinde Türkiye’ye gönderilen
terör örgütü mensuplarınca uygulamaya konulmuştur. (Kls:3/Dizi:6)
Önceki
Sayfa |
Sonraki
Sayfa
  |