C- SANIK ABDULLAH ÖCALAN’IN TÜRKİYE SINIRLARI İÇİNDE TERÖRİST FAALİYETLER
YÜRÜTEN ÖRGÜT MENSUPLARINA GÖNDERDİĞİ TELSİZ TALİMATLARI
a) 17.10.1996 tarihli telsiz talimatı (Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nce
izlenmiştir):
“...Yani böyle dönemlerde gücü dağıtmak, gücü son derece düşmanı boşa
çıkaracak, yıpratıcı bir tarzda düzenlemek zor değil. Küçük birimlere ayrılmak
gerekir. Çok olmak değil, düzelmek gerekir.
...Köylere girişlere bakıyorum; Koruyucu köyüne giriyorsunuz, bilmem
lojistik için hem de koruyucu köyü olduğunu bilmiyordum. Köyde asker olduğunu
bilmiyordum, diyorsunuz. Şimdi hiçbir gerilla bu duruma düşer mi? Tanımadığı
bir köye böyle girer mi?... Defalarca uyardık. Yani hareketiniz böyle durumdadır.
...Bugün basında özellikle bir temel taktik hususunu ben işledim. Bırakın
onu, ülke genelinde olduğu kadar, eyalet seviyesinde bir temel, bir eylem
anlayışımız vardır. Nedir o? Ve tüm çalışmaları buna göre ayarlıyoruz.
Eylemden oluşuna kadar her şey böyle birbirini güçlendiren bir biçimde
yürüyor. Ama biz bakıyoruz, eyaletin bir bölgesi beklenmedik bir şey yapmış,
tüm eyaleti allak bullak ediyor.
...Hiç olmazsa önümüzdeki süreci kazanmaya çalışacağız. Tüm birlik,
komuta ve elemanlarımızı, savaşçılarımızı böyle artık anlayabilecekleri
doğruyu, temsil edebilecekleri, yakalayabilecekleri ve dolayısıyla yürüyebileceklerine
çalışmalıdırlar.
...Peki şimdi ben, kısa bir mesaj verebilirim. Hatta Dersim’deki yoldaşlara
da bu arada verebilirim. Dersim eyaletindeki tüm savaşçı yapımıza, değerli
yoldaşlar. girişte de vurguladığım gibi geçirdiğimiz süreci, artık oldukça
olgunlaşmış bir çözümlenme süreci olduğunu her bakımdan siyasal, askeri
olarak kendimizi bütün gelişmelere cevap verebilecek imkan ve olanaklara
kadar yine nitelikler kadar verebilecek bir düzeyi yakalamış bulunuyorsunuz.
...Küçük rakamlarla yetinememe en kapsamlı bir eylemi düzenlemeye
kadar biz bu işi yürütebiliriz. Ve bu konuda da kül tutmayan, ne yaptığın
bilen, sonuç almasını diyebilmelisiniz.
...Bir gerilla mangamızın bile destan yazacağı artık gösterilmelidir...
Kayıp olmaz demiyorum. Anlamsız kayıpların tekerrür etmeyeceği kanısındayım.
(Kls: 19/Dizi:2)
b) 31.10.1996 tarihli Parti Önderliği Telsiz Talimatı (Diyarbakır
Emniyet Müdürlüğünce izlenmiştir):
Adana ilinde bombalı intihar eylemi düzenleyen Pınar-Perşen (K) Leyla
KAPLAN’ın intihar olayıyla ilgili;
“...Gördünüz, en son bir sempatizan genç kızımız bile kendi başına ne
kahramanca eylem yapıyor. Evet. En zayıf olan Leyla biraz, öyle çok eğittiğimiz,
çok tecrübe kondurduğumuz birisi de değil. PKK’nın ruhunu biraz alan düşmanı
sarsacak eylemi gerçekleştiriyor.
...Bütün güçler için söylüyorum. O geçen günkü genç kızın anısına yalnız
bunun anısına saygılı olun. Ne kadar değerli olursanız. Peki bunun karşısında
sizin aklınızda ne var. Yetki var. Komutanlık var.” (Kls: 19/Dizi:3)
c) 17.11.1996 tarihli Telsiz Talimatı (Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünce
izlenmiştir):
30.06.1996 günlü Tunceli’de bombalı intihar eylemi düzenleyen Zilan
(K) Zeynep KINACI’nın eylemi ile ilgili olarak;
“...Unutmayın ki, Zeynep KINACI’lar sizin aklınızın en büyük sembolü
olarak neye ve nasıl yaklaştığını, ideolojide, siyasette, planlamada, örgütlenmede
ve uygulamada gösterdi. Bizim için bu her anlayışınızda, alanınızda, tüm
ülkede daha fazla emredici bir sorumluluk yaratır. Yani, sıradan ele alınamaz.
Sıradan yaşanılamaz. En büyük ülkemiz, ben büyük yaşamak istiyorum, ben
büyük eylemin sahibi olmak istiyorum, diyor. Bunu ne pahasına olursa olsun
egemen kılacaksınız.” (Kls: 19 / Dizi: 4)
d) 18.03.1997 günü Diyarbakır kırsalına yönelik eylem talimatı (Diyarbakır
Emniyet Müdürlüğüne izlenmiştir)
Diyarbakır Nevruz kutlamaları ile ilgilidir.
"...Bunu mutlaka doğruya yakın yapıyorsunuz. En önemlisi de çok büyük
bir taktik zenginlikle ekonomik ve sosyal, kültürel hemen hemen düşmana
zarar veren ne varsa en az kayıpla sonuçlanabilecek, basitten karmaşığa
doğru çok zengin bir eylemcilikle bu düşmanı perişan etmeliyiz. Ona artık
bu ülkede kolay barınamayacağını, bu ülkeyi eskisi gibi yönetmeyeceğini,
bu ülkenin en az kendisi kadar bir sahibi olduğumuzu gösterinceye kadar
büyük bir inatla üzerinde durmalıyız ki, tek yaşam şansımız da budur.”
(Kls: 19/Dizi:5)
e) 16.04.1997 günlü Telsiz talimatı (Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünce
izlenmiştir)
Kuzey Irak operasyonuyla ilgili:
Sanık Abdullah ÖCALAN’ın tüm sözde eyaletlere mesajında:
“...Düşmanı kapsamlı bir masrafa sokmak, bu tarzı ısrarla dayatmak yine
bu taktiğin gerektirdiği, işte bütün bu özelliklerle bilinen noktalara
baskın yapabilinir, yine zayıf noktalarda gözönüne getirilerek bu gibi
tarzlar geliştirilebilinir.
...Bu savaşı çok kısa süreli çatışmalar dayatarak yürütmemeliyiz. Süresini
uzatarak derinleştirerek ve imha yaklaşımlarından ziyade bütün bunları
gözardı etmemekle birlikte ve sürekli zayıf noktaları düşünerek netleştirmeyi
esas almaktır. En azından önümüzdeki 6 ayı böylesine bir gerilla anlayışıyla
karşılamayı hedeflemeliyiz.
...Güneyde geliştirecek hiç şüphesiz siyasi çalışmalar da var. Askeri
bir durum olduğuna göre düşmanın olmadığı her yere biz girebiliriz. Halkı
da bunlara karşı çeşitli propagandalarla diğer örgütlenme yollarıyla bunlara
karşı çıkartacağız. Kitle çalışmalarına giderek çeşitli aşiret, kişi, örgütle
ileteceğiz.
...Yenilgi ve kaybı bir kader olmaktan çıkartmaya, bunun tarihini artık
gericiliklerine itmeye, herşeyi başarıya götürür. Militan tarzdan yine
ulaşmaya çağırıyorum.” şeklinde talimatlar vermiştir. (Kls: 19/Dizi:6)
f) 22.05.1995 tarihinde sanık Abdullah ÖCALAN’ın terör örgütünün
üst düzey sorumlularıyla yaptığı görüşmede verdiği talimatta:
“...Savaşa yaklaşmanızda düşmanın dayatma istediği koşullar olmamalıdır.
Ne kadar dayatırsa o kadar her zaman dediğim gibi beklenmediği ve bilmediği
noktalardan sonrasında biz dayatmalıyız. Gerilla her zaman bunun için inisiyatifini
elinde bulundurur. Düşmanın değil, bizim dayatmalarımız esas olmalıdır.
Düşmanı her zaman kontrol altına bizim almamız lazımdır.” şeklinde beyanda
bulunmuştur. (Kls: 19/Dizi:1)
g) 05.01.1998 tarihinde sanık Abdullah ÖCALAN’ın tüm deryalara telsiz
talimatında:
"...Şimdiden savaş planlarımızı somuta göre, plana göre, güce göre doğru
yapacaksınız. Tecrübeniz var. Hayat size netleştirmeyi, neyi nasıl davranacağını
farklı bir eylem çizgisi izleyeceğiz. Metropollere kadar çok farklı planlarımız
olacak. Özellikle olası istila seferlerine, operasyonlara karşı eylem tarzınızda
değişiklikler olacak. Kentlere giriş tarzınız (metinde kemkere olarak geçmektedir),
faşist çeteleri dağıtma tarzınız, sivil faşistleri darbeleme tarzınız,
ekonomik hedeflere yönelme tarzınız ve hatta askeri hedeflere yönelme tarzınız,
önemli değişiklikleri getireceksin. Daha şimdiden yoğunlaşmanız gerekiyor...
Türkiye’ye doğru yayılıyoruz. Hem coğrafyada genişleme, hem tarzda derinliğine
eylem tarzınız, savaş tarzınızı müthiş geliştirebiliriz ve bunlara yaratıcı
yaklaşacaksınız...” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Abdullah ÖCALAN’ın yasadışı PKK örgüt mensuplarına verdiği emir
ve talimatları içeren konuşmalarının yer aldığı (12) adet VHS video kaseti
ile (27) adet teyp kaseti çözümleri (3) klasör halinde ektedir. (Kls: 19/Dizi:7)