|
-
SANIK ABDULLAH ÖCALAN YARGILANIYOR...
-DAVANIN 5. GÜN DURUŞMASI BAŞLADI
-SANIK AVUKATLARI, DURUŞMA BAŞLAMADAN ÖNCE MÜVEKKİLLERİ
İLE YAKLAŞIK YARIM SAAT GÖRÜŞTÜLER
İMRALI ADASI (A.A) - Terör örgütü elebaşı sanık Abdullah
Öcalan'ın ''vatana ihanet'' suçundan idam istemiyle İmralı Adası'nda yargılandığı
davanın 5. gün duruşması saat 10.00'da başladı.
Duruşmaya, tutuklu sanık Öcalan'ın yanı sıra, avukatları
ve yakınları, müdahiller ve avukatları ile yerli ve yabancı basın mensupları
katıldı.
Sanık avukatları, duruşma başlamadan önce müvekkilleri
sanık Öcalan ile yaklaşık yarım saat süreyle görüştüler.
Bu arada, Ankara 2 No'lu DGM Başkanı Mehmet Turgut Okyay'ın
dünkü duruşmada belirttiği gibi sanık Öcalan'a bu sabah günlük gazetelerin
verildiği öğrenildi.
-MÜDAHİL AVUKATLARI, SANIK AVUKATLARININ AÇIKLAMALARINI
''ÖRGÜT PROPAGANDASI'' YAPILIYOR DİYE PROTESTO ETTİLER
-MAHKEME BAŞKANI OKYAY, BU PROTESTO SIRASINDA MÜDAHİL
AVUKATLARINDAN ŞEVKET CAN ÖZBAY'IN DIŞARIYA ÇIKMASINI İSTEDİ
-BUNUN ÜZERİNE MÜDAHİLLER VE AVUKATLARI SALONU TERKETTİLER
-DURUŞMA 8 HAZİRAN SALI GÜNÜNE ERTELENDİ
İMRALI ADASI (A.A)- (Anadolu Ajansı ekibi bildiriyor)-
Terör örgütü elebaşı sanık Abdullah Öcalan'ın yargılandığı davanın 5. gün
duruşmasında müdahil avukatları sanık avukatlarının bazı açıklamalarını
''örgüt propagandası'' yapıldığı gerekçesiyle protesto ettiler. Başkan
M. Turgut Okyay,'ın bu protestolar sırasında müdahil avukatlarından Şevket
Can Özbay'ın dışarıya çıkmasını istemesi üzerine, müdahil avukatları ve
müdahiller de salonu terkettiler.
Duruşmanın bugün saat 10.00'da başlayan oturumunda önce
müdahil avukatları esas hakkındaki iddialarını bildirmeye devam ettiler.
Daha sonra sanık Öcalan'a Mahkeme Başkanı, Savcılar ve müdahil avukatları
çeşitli sorular yönelttiler. Sorular ve sanığın yanıtları şöyle:
Savcı Talat Şalk: PKK ile İHD arasında ilişki var mı?
Bu konunun açılmasını istiyoruz.
Öcalan: Bunun yanıtını daha önce verdim. Akın Birdal ile
şahsen görüşmedim. Askerlerin bırakılması için kurulan heyette yer alıyordu.
Ben oradaki temsilcilere bu tür görüşmelerin iyi olacağını söyledim. Arabuluculuk
niteliğindedir.
Okyay: İHD'den maddi para yardımı aldınız mı?
Öcalan: Para gönderilmedi, maddi manevi bir destek olmadı.
Benim bir talimatım da yok.
Okyay: İHD yayınları konusunda bilgi verir misin?
Öcalan: Kendi yayınları vardı. Bizdeki bilgiler de gönderiliyordu.
Bu bilgileri biz ulaştırıyorduk.
-HOLLANDA VE BELÇİKA-
Savcı Şalk: Hollanda ve Belçika'daki eğitim kamplarının
sorumluları kimlerdir? Bu konuyu açar mısın?
Öcalan: Hollanda'nın eski kırsal alanlarında villalar
vardı. Oralar kiralanıyordu. Onlar temas kuruyordu.
Okyay: Kimler temas kuruyordu?
Öcalan: Legal oluşumlar aracılığıyla dernekler vasıtasıyla.
Dernekler buraları bulmamızda yardımcı oluyorlardı. Buralarda siyasi eğitim
veriliyordu.
Okyay: Hollanda makamları bunu biliyor muydu?
Öcalan: Avrupa'da siyasi eğitim yasak değildir, Hollanda
makamları ses çıkarmaz.
Okyay: Hollanda yetkilileriyle görüştünüz mü?
Öcalan: Bir, iki Hollandalı gazeteci ile görüştüm, röportaj
yaptım.
Okyay: Ya Belçika...?
Öcalan: Gerek Hollanda, gerek Belçika'da çok güçlü temsilciliklerimiz
vardı. Bu temsilciliklerimiz, ERNK adıyla çalışıyordu. Zaten ERNK'nın birçok
ülkede temsilcilikleri var.
Okyay: Bunun PKK'nın yan kuruluşu olduğunu biliyorlar
mıydı?
Öcalan: Biliyorlardı.
Başsavcı Cevdet Volkan: Buradaki faaliyetlerle ilgili
rapor geliyor muydu?
Öcalan: Bize Kani Yılmaz ve Şahin kod telefonla bilgi
veriyorlardı. Son 6 aydır bilmiyorum.
Okyay: Türkiye'deki derneklerle ilişkiniz var mıydı? İsimlerini
çok samimi olarak açıklamanı istiyorum?
Öcalan: HADEP ile İHD'yi söyledim. Bazı kürt kuruluşları
vardı. Roja Welat isimli Kürt gazetesi vardı, Bir de Mezopotamya Kültür
Derneği var. Bunlar yasaldır. Kürt kuruluşları olarak biliyorum. Yasadışılıkları
yok.
Okyay: Bunlarla görüşüyor muydun?
Öcalan: Avrupa üzerinde temsilciler görüşmüş olabilir.
Okyay: Hollanda ve Belçika yetkilileri ile görüştünüz
mü?
Öcalan: Hollanda ve Belçika yöneticileri ile görüşmem,
temasım, devlet adına bir görüşmem olmadı. Almanya ve İtalya yetkilileri
ile görüşmüştüm. Ondan sonra 5-6 yıl önce bir İspanyol yetkilisi ile parlamenter
düzeyinde görüştüm.
-İNGİLİZ LORD İLE GÖRÜŞME-
Okyay: İngiliz Lordlar Kamarası'ndan Lord Avebury
ile bir görüşmen oldu mu?
Öcalan: Ağustos 1998'de iki üç kez görüşmüş olabilirim.
Okyay: Bu kişi İngiliz gazetelerinde yazı yazıyormuş,
bu kişi ile ne konuştun?
Öcalan: (1996'dan itibaren süreç var. 98 Eylül'ünde ateşkese
gitme düşüncemiz var siz ne düşünüyorsunuz) dedim. Ne (evet) ne (hayır)
yanıtını aldım. İngiltere'nin klasik politikası var. (Sizi devlet olarak
destekleyemeyiz. Sadece dostuz.) dedi. Ateşkese, (iyi olur) dedi. İngiltere'nin
bize sıcak bakmadığını söyledi.
Okyay: Yazılar için sizden 40 bin Sterlin almış, biliyor
musun?
Öcalan: Bu konuyu bilmiyorum. Bu çok ilginç. Avrupada'ki
örgüt sorumlularının böyle bir politikalarının olup olmadığını da bilmiyorum.
Lord çok zengin. Kendilerinin bize vermesi lazım, bizim almamız gerekir.
Ayrıca İtalya'da iken ismini hatırlamadığım başka bir lord ile de görüştüm.
Lordların siyasi ağırlığı yok. Bu görüştüğüm lord, bana (lordların siyasi
ağırlığı yok, etkileri sınırlı) dedi.
Okyay: Bu görüşmelerinde, (insanları niye öldürüyorsunuz,
bu çocukları niye öldürüyorsunuz) diye soran olmadı mı?
Öcalan: O konuları tartışmaya getirmediler. Konuşmalarımız
siyasi içerikliydi.
-UYUŞTURUCU-
Müdahil avukatı: PKK'nın bu uyuşturucu meselesi çok önemli.
Suriyeli Hasan Keyfo, PKK ile uyuşturucu konusunda işbirliği yaptı mı,
bunu açıklayabilir mi?
Öcalan: Böyle bir ismi hatırlıyorum, tanıştım. İlk kez
Suriye'ye gittiğimde ilişki kurmuştum, beni evine davet etti. 1982 yılıydı.
Zengin birine benziyordu, köyleri vardı. Uyuşturucudan zenginleşmiş diye
duydum. Daha sonra 90'lı yıllara doğru öldüğünü duydum. Benim bilgim dahilinde
terör örgütünün uyuşturucuya bulaşması mümkün değildir. Başkaları yaptıysa
onun sorumlusu ben değilim.
Müdahil avukatı: Alman yetkililerle şiddetin önlenmesi
yaptığı görüşmeye Ali Homan Gazi mi aracılık etti?
Öcalan: PKK'nın şiddetine son vermesi için Alman yetkilerle
Şam'da yaptığım görüşmeye bu kişinin aracılık ettiği doğrudur.
Okyay: Kani Yılmaz'ın Avrupa'da sizi önlemeye yönelik
çalışması var mıydı?
Öcalan: Bu konu ilginç. Benim de kuşkum var. Beni önlemeye
yönelik çalışmalardan kuşku duydum. Kani Yılmaz, Alman devlet politikasına
uygun bir altyapıyı orada kurmuş. Benim Avrupa'ya gitmem bu altyapıyı bozacaktı.
Bu nedenle Avrupa'ya gitmemi istemediler. Avrupa, kendi görüşlerine uygun
kişilerle ilişki kurmak ister. Lummer ile görüşmeme aracılık eden de Ali
Homan Gazi idi.
Müdahil Avukatı: Mediko enternasyonal kuruluşu PKK'ya
bağış yaptı mı?
Öcalan: Bağış topladığını duydum. Uluslararası yardım
kuruluşudur. Kürt örgütlerine de yardım toplamıştır. Bizim kamplara da
faal tıbbi deestek veriyorlardı.
-GERGİNLİK-
Soruların tamamlanmasının ardından, savunma avukatlarından
Kemal Bilgiç, soruşturmanın genişletilmesini istedikleri konuları sıraladı.
Bilgiç, geçtiğimiz günlerde terör örgütü PKK'nın
sözde Başkanlık Konseyi'nin aldığı ve terör örgütü elebaşı Öcalan'ın ''Barış
ve kardeşlik'' çağrısına paralel ifadelerin bulunduğu açıklamaları okurken,
bu açıklamadaki ''Büyük savaşçıların barışı da büyük olur'' ifadesini kullandı.
Bilgiç, daha sonra yıllardır devam eden çatışmalarda 30
bin kişinin hayatını kaybettiğini, diğer ölenlerden de kendilerine müdahil
olma yolunda dilekçe ile başvurular yapıldığını iddia etti.
Bilgiç'in bu sözlerinden sonra müdahil avukatları itirazlara
başladı. Örgütün propagandasının yapıldığını belirten müdahil avukatlarından
Cahit Torun, Mehdi Keskin ve Şevket Can Özbay, bu metnin okunmamasını istediler.
Bu tartışmaların uzaması üzerine Okyay, bu istemleri mahkemenin
değerlendireceğini belirterek, sinirli bir şekilde ayağa kalktı ve Özbay'a
''Çıkın dışarı'' diye bağırdı.
-GAZİ'NİN ÖFKESİ-
Bunun üzerine, müdahil avukatları ve müdahiller salonu
terketmeye başladı. Bu sırada müdahiller, ''Ermeni bozuntusu, senin canın
yanmadı, bir çocuğumu kaybettim, vatan haini, şerefsizler'' diyerek tepki
gösterdiler.
Gazilerden birisi de bacağındaki protezi çıkardı
ve savunma avukatlarına göstererek, protesto etti. Bu sırada müdahil yakınlarından
birisi de fenalık geçirdi.
Ortamı yatıştırmaya çalışan Başkan Okyay, daha sonra istemlere
ilişkin ara kararı açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.
Sanık Öcalan da bu sırada cam kafesten çıkarılarak nezarete
götürüldü.
Salonun içinde de sanık yakınları ile izleyiciler ve müdahiller
arasında jandarma tarafından kordon oluşturuldu.
Mahkeme Heyeti verdiği ara kararda, sanık avukatlarının
soruşturmanın genişletilmesine ilişkin tüm taleplerini reddederek, Cumhuriyet
savcılarına esas hakkındaki mütalaalarını hazırlamaları için duruşmayı
erteledi.
Duruşma 8 Haziran Salı günü saat 10.00'da yapılacak.
(Bu sayfalar Anadolu Ajansı'nın internet sitesinden alınmıştır.)
Anadolu Ajansı'nın web adresi http://www.anadoluajansi.com.tr |