|
PKK II. Konferansı
ve Alınan Kararlar : Mayıs 1990’da Lübnan’da
yapılmıştır. Bu konferansta toplu gösterilerin tırmandırılması, “Fırat-Dicle”
bölgesinin ayaklanma bölgesi haline getirilmesi planlanmış ve bu amaçla
bildiri ve talimatlar hazırlanmıştır. Ayrıca her eyalette bir yayın organının
bulunması, basın yayın çalışmalarının geliştirilmesi, alt birimler oluşturularak
ERNK'nin örgütlenmesinin yaygınlaştırılması, dini örgütlenmelere ağırlık
verilmesi, bu konuda teşkilat kurulması, silahlı eylemlerin şehirlere kaydırılması;
silahlı birliklerin takviyesi yönünde kararlar alınmıştır. Bu kararlardan
sonra da Güneydoğu’da ‘toplu gösteri ve yürüyüşler artmış, çok yoğun şekilde
kepenk ve kontak kapatma eylemleri yaşanmıştır.
PKK. IV. Kongresi ve Alınan Kararlar: 26-31 Aralık 1990
tarihinde Kuzey Irak’ın Haftanin Bölgesi’nde yapılmıştır. Alınan kararlarla
Kürdistan’daki bütün devlet kuruluşları düşman ilan edilmiş, uluslaşmanın
ancak ulusal kurtuluşla ve halk ayaklanmalarıyla birlikte yürüyeceği, bunun
bir siyasallaşma olduğu vurgulanmış, halk ayaklanmasının yaygın bir biçimde
kurulacak halk komiteleri (KOMAGEL) tarafından yürütüleceği, halkın silahlandırılacağı
ve bu amaçla eylem hücrelerinin eyalet devrim ‘konseyine bağlı olarak örgütleneceği
benimsenmiştir.
Kepenk kapatma, açlık grevleri, ölüm oruçları, oturma eylemleri, protesto
ve mitinglerin geliştirileceği vurgulanmıştır. Ayrıca Türk bankalarına
para yatırmama, Devlet ve belediyelere vergi vermeme, önemli ekonomik kuruluşları
(santraller vb.) imha etme, hükümet konaklarına el koyma, resmi evrakları
imha etme gibi eylemlere başvurulması önerilmiştir.
Kürdistan Haber Ajansının kurulması, radyo yayınına derhal başlanması,
metropollerde eylemlerin yoğunlaştırılması, parça parça kurtarılmış alanlar
oluşturmak, sözde gerillanın yaygınlaştırılması, ulusal meclisin kurulması
da benimsenmiştir.
Güneydoğu’daki bütün Devlet kuruluşlarının düşman ilan edilmesinden
sonra yöreye hizmet için giden öğretmenler, doktorlar, hemşireler, yakınları
ve daha birçok kamu görevlisi kurşuna dizilmiştir.
Sanık Ocak 1992 tarihli “Ayaklanma Taktiği Üzerine Tezler ve Görevlerimiz”
adlı broşürde de, “Kürdistan devrimi, tarihi ayaklanma önderliğini bize
veriyor. Halkımız gerçekten ayaklanmak istiyor. Uluslararası ortam buna
müsaittir. Bunun kullanılması gerektiği” yolundaki görüşleriyle de bağımsız
ve birleşik Kürdistan kurmak amacıyla şiddet hareketlerinin yaygınlaştırılmasını
açıkça vurgulamıştır. Alınan bu kararlar doğrultusunda 1992 Nevroz Bayramı
kullanılarak bölge halkı ayaklandırılmak istenmiş, Şırnak, Cizre, Nusaybin,
Yüksekova ve de bir çok yerlerde ölümle sonuçlanan kitlesel eylemler yapılmıştır.
Sanık Abdullah ÖCALAN, 20.03.1993 tarihinde Celal TALABANİ’nin önerisiyle
tek taraflı sözde ateşkes ilan ettiğini açıklamışsa da; bunda gerçek
amacının büyük darbe yiyen PKK terör örgütünü toparlamayı ve zaman
kazanmayı amaçladığı daha sonraki kendi beyanları ve alınan kongre kararlarından
anlaşılmıştır. Örneğin, 8-27 Ocak 1995 tarihleri arasında yapılan
5'inci Kongrede halkın kızıl iktidarını yaratmak için Türkiye çapında topyekün
saldırı önermiş, tüm kamu bölümünde “Savaşan bir halk ordusu yaratılması
ve en az 50 bin kişilik silahlı örgüte ulaşılması, askerlik yasası, gönüllü
katılım ve askere alma şubeleri kurulması, sözde gerilla savaşının, geniş
anlamda uygulanması” örgüt tarafından kararlaştırılmıştır.
Ayrıca 3'üncü konferansta alınan kararlar da sanığın samimi olmadığını
göstermiştir. PKK terör örgütü, sanığın talimatıyla 24 Mayıs 1993 tarihinde,
Bingöl-Elazığ karayolunda terhis olan silahsız 33 askeri şehit etmiştir.
Ayrıca sanık 12-13 Mart 1994 tarihinde Brüksel ‘de toplanan sözde Uluslararası
Kuzey Kürdistan Konferansı’na gönderdiği ERNK Avrupa sözcüsü Kani YILMAZ
(K) tarafından açıklanan mesajında, “Her türlü çözüm önerilerine açık olduğunu,
ancak PKK'nın sorunun çözümünde taraf kabul edilmesi gerektiğini” ileri
sürmüştür. Hiçbir demokratik devlet, silahlı terör örgütüyle masaya oturmaz.
Bu durum da sanığın savunmasının samimi olmadığını göstermektedir.
PKK III'üncü Konferansında Alınan Kararlar : 05-15.03.1994
tarihinde sanık denetiminde Suriye’de yapılmış ve özellikle “silahlı eylemlerinin
tırmandırılması ve yaygınlaştırılması” kararlaştırılmıştır. İddianamede
de belirtildiği gibi sanık Haziran 1994 tarihli Serxwebun Gazetesi’nde
“Ordu ve Savaş gerçekliğine doğru yaklaşmayan anlayışları yerle bir edelim”
başlıklı yazıda PKK'daki silahlı eleman sayısının yetersizliği nedeniyle
bir takım taktik çözümlerin dayatılması gerektiği, bunun için dış destek
ve kitle desteğine ihtiyaç olduğu vurgulanmış, ayrıca gerilla tarzı hareketli
çatışma yöntemlerinin uygulanması istenmiştir. 1994 yılı planlamaları yapılmış,
örgüt metropollerde sabotaj, kundaklama ve bombalama eylemlerine yönlendirilmiştir.
Karadeniz’e açılım planı da alınan kararlar arasındadır.
1994 yılında İstanbul, İzmir, Muğla ve Antalya yörelerinde alınan bu
kararlar doğrultusunda örgüt tarafından sabotaj, bombalama, orman yakma
eylemleri gerçekleştirilmiştir. Nitekim Aysu İNAN, 27.04.1995 tarihli,
Nurettin ANYIĞI 08.07.199 tarihli ifadelerinde (Kl.:27, Dz.:6-7), sanık
Abdullah ÖCALAN’ın kendilerini telefonla arayarak “Turistlerin yoğun olduğu
yerlere, fabrika ve üretim nıerkezlerine” yoğun eylem talimatı verdiğini
belirtmişlerdir.
PKK terör örgütü elemanlarından Atilla KAYA ve Sakine DÖNMEZ, bu kararlar
doğrultusunda Fethiye ve Marmaris ilçelerinde turistlerin yoğun olarak
gittiği parklara bombalar koymuşlar ve bu bombaların patlaması sonucunda
bir turist ölmüştür. Bu olay 21.06.1994 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin örgüte 1993-1994 yıllarında ağır kayıplar verdirmesi
üzerine örgüt legalleşrneye yönelmiş, ayrıca terör faaliyetlerini de “Mobil
İntikam Timleri” oluşturarak sabotaj, kundaklama ve suikast için metropollere
yönelmiştir.
PKK V' inci Kongresi ve Alınan Kararlar : (Yargılama
Komitesi) : 8-28.01.1995
tarihleri arasında Kuzey Irak’ta yapılmıştır. Bu kongrede parti program
ve tüzüğünde değişiklikler yapılmış, PKK'ya has bir sosyalizm geliştirilmeye
çalışılmıştır. Bu kongreye sunulan politik raporda (KL:38, Sh.: 18) sanık
“İlk isyanı SBF'de başlattık. O günden bugüne önderiz. Resmen isyan ettik.
Görevi başaramayan her yerde ve her zaman yargılanır.” demiştir.
Savaşan bir halk ordusu yaratılması, en az 50 bin kişilik bir güce
kavuşturulması, kadın
ordulaşması,
Gönüllü katılım, askere alma şubeleri, askerlik yasası uygulamalarının
başlatılması kararlaştırılmıştır.
Sanık Abdullah ÖCALAN’ın parti genel başkanı ve “Halk Kurtuluş Ordusu”nun
başkomutanı olduğu kabul edilmiştir.
Örgüte adam kazandırma (askere alma) da 16 yaş sınırı kabul edilmiş,
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde askerlik yapmanın suç olduğu ve askerlik yapmada
ısrar edenlere değişik cezaların uygulanacağı tespit edilmiş, hareketli
savaş prensipleri belirlenmiş, silahlı-silahsız halk ayaklanmasının
geliştirilmesi çalışmaları öngörülmüştür. Ayrıca ortamın müsait olması
halinde gerilla tarzı eylemlere geçileceği de benimsenmiştir.
Ajan ve Geçici Köy Korucuları ve ailelerine imha şeklinde yönelinmesi,
mal varlıklarına el konulması, güvenlik ve ekonomik yönden abluka altına
alınması kararlaştırılmıştır. Eylem hedefi olarak,
Siyasi alanda : Parti, demek ve örgütlerin tasfiyesi, Devlet
politikasını benimseyen medya organları, kültür eğitim kurumlarının
yasaklanması, Devletin yaşam, yönetim ve yayın organlarının işlemez hale
getirilmesi, Devletin uluslararası faaliyetlerinin işlevsiz kılınması;
Ekonomik alanda : Turizm işletmeleri, maden ocakları, petrol
istasyonları ve petrol boru hatları, rafineriler, enerji kaynakları,
fabrikalar, her türlü sanayi tesisleri, ulaşım ve haberleşme sistemleri
vb. büyük-küçük tüm ekonomik kurum ve kuruluşların tahrip edilerek, işlemez
hale getirilmesi ve “Halk” adına kamulaştırılması;
Askeri alanda : Ordu, özel tim, GKK, polis, MİT, Sivil Savunma
Mekanizması vb. PKK'ya karşı örgütlendirilen bütün ajan, muhbir “Yerli
işbirlikçi” odaklarının tasfiyesi, Türkiye’deki aşırı sol örgütlerle ilişkilerin
geliştirilmesi ve “silahlı gerilla birlikleri” dahil her türlü desteğin
sunulacağı, eylemlerin tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacağı kararlaştırılmıştır.
Nitekim sanık, duruşmada Karadeniz’deki. sol örgütlerle ilişki kurduklarını,
açıkça bildirmiştir.
Ayrıca bu kongrede, parti üyeleri hakkında verilen ölüm cezalarının
parti genel başkanının onayına sunulacağı da önceden olduğu gibi tekrarlanmıştır.
Diğer ülkelerdeki Kürtler bölümünde özellikle Suriye Devleti’nin PKK'ya
açık desteği belirtilerek, bu alanın “cephe gerisi” olma özelliği
ve mevcut “güç kaynakları”nın örgüte hayat verdiği vurgulanarak Suriye,
PKK'nın faaliyet alanının dışında tutulmuştur. Diğer Türkiye dışındaki
Kürtlerle ise “Birlik cephesi” oluşturulması, daha sonra da “Ulusal Meclis”
ile “Ulusal Kongre”ye ulaşılması kararlaştırılmıştır.
Dış ilişkiler açısından da uygun görülen dış ülkelerde yeni ERNK büroları
açılması, var olan büro ve temsilciliklerin, güçlendirilmesi, ERNK'nın
Birleşmiş Milletler’de temsili, uluslararası kuruluş ve örgütlere üyeliğinin
sağlanması, “Devrimci Sosyalist bir Enternasyonal”in toplanması,
sosyalizm ve bilimsel sosyalizme sahip çıkılması, Avrupa Parlamentosu,
Avrupa Konseyi, AGİT, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, Çevreciler, NGO’lar
vb. örgüt ve kurumlarla zaten var olan ilişkilere boyut kazandırılması
da kararlaştırılmıştır.
Siyasi çözüm (Siyasi Diyalog) başlığı altında da: Çözüm arayan
güçlerin PKK ile diyalog kurma istemine açık oldukları, ancak örgütün özgürlüğünü
elde edene kadar “Silahlı mücadelesini sürdürmek, diğer yol ve yöntemlere
de kapalı olmamak” düşüncesinin varlığı, bu tür çağrı ve görüşmeler için
genel başkanın onay ve bilgisinin gerektiği de benimsenmiştir. Bu kararlarda
PKK'nın silahlı terör eylemini bırakmayacağı açıkça kararlaştırılmıştır.
Sanığın amacı PKK'yı görüşme masasına oturtmak olup, hiçbir ülke ve Devlet
bu şekilde yoğun şiddet eylemlerine başvuran, insanlık suçları işleyen,
daha adı konmamış 20 günlük bebekleri öldüren, toplu imha ve katliam kararı
alan (Kongre Kararlarında görüldüğü gibi), hayvanları, ormanları yakan,
tüm insanlığı zehirleyen, uyuşturucu kaçakçılığı ile mali kaynaklarının
büyük bir bölümünü sağlayan, böyle bir terör örgütüyle masaya oturmaz
ve pazarlığa girişmez. Bu gerçekler gözönünde tutularak hareket edilmelidir.
Dinlenen Kürt asıllı müdahillerin anlatımlarından da anlaşıldığı gibi,
Türkiye'de Kürt Türk ayırımı yoktur. Gerek yasalar önünde gerekse uygulamada,
fiiliyatta herkes eşittir. Ufak tefek aksaklıkların giderilmesi ise her
zaman mümkündür.
PKK 5 inci Kongreden itibaren yoğun bir şekilde Avrupa’da diplomatik
faaliyetlerde bulunma çabasına girmiş, bütün Kürtlerin temsilcisi olduğu
kanaatini yerleştirmek istemiştir. Bu amaçla Avrupa’da protesto eylemleri,
yürüyüşler, açlık grevleri, bildiri dağıtma ve işgal eylemlerine girişmiştir.
PKK, Suriye ve Yunanistan’ı devamlı cephe gerisi olarak kullanmış,
bilhassa metropol eylemlerini Yunanistan'ın destek ve eğitimi ile ve onlar
üzerinden, onların yardımıyla organize etmiştir.
PKK IV'üncü Konferansında Benimsenen Görüşler ve Uygulamaları:
Bu Konferans, 01-15 Mayıs 1996 tarihleri arasında Şam yakınındaki
bir örgüt kampında gerçekleştirilmiş, 5'inci Kongrede alınan
kararların uygulanmasındaki aksaklıklar görüşülmüş ve kongre stratejisine
uygun, bölgesel kararlar alınmıştır. Silahlı eylemlerin yaygınlaştırılması,
kalabalık yerleşim birimlerine baskınlar düzenlenmesi, intihar eylemlerinin
geliştirilmesi, kitlesel başkaldırma (Serhildan)’ların yeniden başlatılması
yönünde karar alınmıştır.
Sanık intihar eylemleri ile ilgili olarak yazdığı “Kürdistan’da Zorun
Rolü” adlı kitabında, “Kürt:halkı kurtuluş mücadelesini bazı alan ve eylem
biçimleriyle sınırlayamaz. Her yerde silahlı mücadelelerini ve her türlü
eylem biçimini kullanarak direnmek zorundadır” diyerek intihar eylemlerini
başlatmıştır. PKK terör örgütü güç kaybetmesi ve eylemlerindeki azalma
nedeniyle bu tür eylemleri başlatmıştır.
İlk eylem 10.06.1996’da Derya ADAY tarafından yapılmış, patlayıcı erken
infilak ettiği için bu örgüt elemanı parçalanarak ölmüştür. Daha sonra
30.06.1996’da Zeynep KINACI, üzerindeki patlayıcının infilakı sonucu 6
er şehit olmuş, 31 kişi yaralanmıştır. Sanık ve örgüt üst düzey yöneticileri
bu eylemleri üstlenmiştir.
25.10.l996’da Adana Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü girişinde Leyla KAPLAN’ın
bu tür eylemi sonucu 3 polis memuru, 1 sivil vatandaş hayatını yitirmiş,
9 polis memuru ve 5 sivil vatandaş yaralanmıştır. 29.10.1996’da Sivas'ta
Cumhuriyet Bayramı törenlerinde intihar eylemi yapılacağı ihbarı üzerine
Güler ORTAÇ (Bermal Kod) karakola getirilirken üzerindeki patlayıcıyı infilak
ettirmiş, 3 polis memuru ve 1 vatandaş ölmüş, 8 kişi de yaralanmıştır.
Yine 29.06.1996’da Diyarbakır Cumhuriyet Bayramı töreninde böyle bir
bomba patlatmak isteyen PKK Üyesi Abdurrahman MARANGOZ bombalarla birlikte
yakalanmıştır.
27 Kasım 1996’da Belçika Kürdistan Komitesi Brüksel’de yaptığı basın
toplantısında, “Devlet, Kürt sorununa ait politikasını değiştirmezse, intihar
saldırılarının devam edeceği” şeklinde tehditte bulunmuş, Yunan Avri Gazetesi
de 28.11.1996’da aynı doğrultuda haber yapmıştır. Sanık Abdullah ÖCALAN
da Aralık 1996 tarihli Serxwebun Dergisi’nde “Bir otobüse ... bir uçağa
binmek zor değildir. Kendine bomba sarıp gidecek binlerce insanımız var”
şeklinde sözler söyleyerek, bu tür eylemlere örgüt elemanlarını azmettirmiştir.
Bu da onun sonradan benimsediği savunmalarının ve ateşkes çağrılarının
samimi olmadığını göstermektedir.
14.11.1998’de Antalya’da metropollerde intihar saldırısı için gönderilen
Esma KURT ile Medeni AK (Servet-Fırat Kod) eylemi gerçekleştiremeden yakalanmışlardır.
17.11.1998’de Rojbin -Amanas Kod Fatma ÖZEN’in yaptığı intihar eylemi sonucu
bir astsubay şehit olmuş, iki astsubay ve iki vatandaş yaralanmıştır. 24.12.1998’de
Van Subayevleri önünde askeri servis aracına Hamdiye KAPLAN (Bervan, Amed,
Mevsa Kod) intihar eyleminde bulunmuş, bir çocuk ölmüş, 24 asker ve sivil
vatandaşımız yaralanmıştır. 15.10.1998’de örgüt üyesi Adem NİKBAY (Rehber,
Hasan Kod) intihar saldırısı için geldiği İstanbul’da TNT kalıplarıyla
yakalanmıştır. 04.03.199’da Batman’da karakol önünde PKK üyesi Nevzat BOYACI
(Şehristan Kod) intihar saldırısında bulunmuş ve kendisi ölmüştür.
Sanık Abdullah ÖCALAN, “97 Perspektifleri” başlıklı talimatında “Bağımsız
birleşik Kürdıstan”ın kurulmakta olduğunu, Kuzey Irak ile PKK'nın bütünleştiğini
belirtmiştir. Ayrıca “PKK.Türkiyelileşiyor” sloganıyla da kendilerini destekleyen
Türkiye’deki legal ve illegal kuruluş ve terör örgütleriyle eylem birliği
içine girdiğini anlatmak istemiştir. Bütün bunlar savunmalarında tutarlılık
ve netlik olmadığını göstermektedir.
PKK VI'ncı Kongresi:Ocak-Şubat 1999’da İran-Irak sınırında Kandil Dağları’nda
toplanmıştır. Kongrenin sonucu 05.03.1999’da Özgür Politika dergisinde
yayınlanmıştır. Bu kongrede sanık oybirliğiyle genel başkanlığa seçilmiş,
Türk Cumhuriyeti yöneticilerini uyararak “Sanığa yönelik uygulamaların
durdurulması ve halkların temsilcisi olarak muhatap alınması, mevcut uygulamaların
devamı halinde bunu yapanların da aynı uygulamaları görecekleri” yolunda
dolaylı tehditlerde bulunmuş, ilaveten “gerillanın vazgeçilmez yaşam güvenceleri”
olduğu, gerçek bir gerilla savaşı, yürüterek savaşı bütün Türkiye’ye yayacaklarını
belirtmişlerdir. Tamamen fedaileşmeye yöneleceklerini ve ulusal kurtuluş
için sanık Abdullah ÖCALAN’a layık fedailer olmaya çalışacaklarını belirtmiş,
ayrıca Anadolu Halk Kurtuluş Ordusunun da kuruluşunu açıklamışlar, sanığın
günümüz sosyalizminin tek temsilcisi olduğunu vurgulamışlardır. Örgüt bu
sözleriyle Marksist-Leninist görüşlerden vazgeçmediğini de açıkça belirtmiştir.
HRK-ARGK (Kürdistan Ulusal Kurtuluş Ordusu): 15 Ağustos
1984’de silahlı eylemler yapmak üzere HRK (Hezzen Rızgariya Kürdistan-Kürdistan
Kurtuluş Birliği) kurulmuş, Eruh ve Şemdinli baskınlarını gerçekleştirdikten
sonra l1986 yılında yerine ARGK (Arteşe Rızgariya Gele Kürdistan-Kürdistan
Ulusal Kurtuluş Ordusu) kurulmuştur. Bu örgüt PKK'nın silahlı propaganda
gücü olup, karakollara saldırı, köy baskınları yol kesmeler, mayınlama,
adam kaçırma, gasp, kamu kurum ve kuruluşlarına silahlı saldırı, şantiye
baskınları, iş makinaları ve ormanların yakılması hayvanIarın öldürülmesi
ve yakılması, okullar ve sağlık ocaklarının yakılması, buralarda görevli
öğretmen, doktor ve hemşirelerin katledilmesi, çocukların ve hamile kadınların
öldürülmesi gibi her türlü kanlı insanlık suçu teşkil eden eylemleri gerçekleştirmiştir.
ERNK (Eniya Rızgariya Netewa Kürdistan-Kürdistan Ulusal Kurtuluş
Cephesi): 21 Mart 1935’de kurulmuş olup, amacı işçi, gençlik;
öğrenci, memur gibi toplumun çeşitli kesimlerini örgütlemek, PKK adına
propaganda faaliyetlerini yürütmektir. Örgütün askeri kanadı ARGK'nın her
türlü lojistik ihtiyacını temin ile görevlidir. Örgütün propagandasını
yaparak örgüte eleman temin etmekte, maddi gelir sağlamakta, kandırdığı
gençleri kırsala göndermektedir. Örgüt yararına basın-yayın kuruluşlarını,
sivil toplum örgütlerini yönlendirmekte, yurtiçi ve yurtdışında örgütün
propagandasını yapmaktadır.
PKK'nın cezaevi ve metropol faaliyetleri de ERNK bünyesinde olup, gerçek
amaçları PKK'nın siyasallaşmasıdır. 5'inci Kongre kararı uyarınca cezaevlerinde
“Zindan Örgütlenmeleri” adı altında örgütlenmişler, bu yönde “Zindan Komisyonları”
oluşturmuşlar, Bursa Cezaevi’nde hükümlü bulunan ve PKK Merkez Komite Üyesi
Sabri OK, örgüt tarafından cezaevleri genel sorumlusu olarak görevlendirilmiştir:
Cezaevlerinden dışarıdaki örgüt komitelerine eylem ve vergilendirme ve
teşkilatlanma konularında talimatlar verildiği, yakalanan birçok örgüt
militanının ifadelerinden anlaşılmıştır.
|