|
PKK'nın Gelir Kaynakları:
a) Yurtiçi Gelir Kaynakları
Aidatlar, para ve mal bağışları, vergilendirme. cezalandırma, gasp
ve soygun faaliyetleri, fidye almak için adam kaçırmalar, firmalar, müteahhitler
ve şahıslardan, seyahat acentalarından vergilendirme adı altında alınan
paralar, silah ve uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen gelirler, metropollerdeki
doğu kökenli sanayici ve işadamlarından tehditle alınan paralardır.
b) Yurtdışı Gelir Kaynakları
Yardım kampanyaları ve bağışlar, üye aidatları, tehdit, şantaj, gasp
yoluyla elde edilen gelirler, kara para aklama faaliyetleri (gayri meşru
elde edilen paraların Türkiye’ye sokulması), örgüt adına çalıştırılan işyerleri,
(Örn. Bükreş’te 200'e yakın dükkan çalıştırılması) adam kaçırma ve fidye
alma faaliyetleri, insan ticareti, işçi simsarlığı ve ilticacılardan alman
paralar (illegal yoldan Avrupa’ya gidenlerden mülteci statüsü kazanları
için sahte pasaport ve ikamet sağlama işlemlerinden alınan paralar), yabancı
kurum ve kuruluşların maddi destekleri, sınır ticareti ve mültecilerden
elde edilen gelirler (Kuzey Irak Mülteci Kampı’ndan sağlanan gelirler)
ve örgüt yayınlarının fahiş fiyatla satılmasından elde edilen gelirler
vb. olarak özetlenebilir. Bu kaynaklardan silah ve uyuşturucu kaçakçılığı
üzerinde ayrıca durmakta fayda görülmüştür.
PKK Terör Örgütünün Silah Kaynakları ve Ele Geçirilen Silahlar:1982
yılında İsrail, Lübnan’ı işgal edince, FKÖ elemanlarının bırakarak kaçtıkları
silahlar başlangıçtaki örgütün silah ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamıştır.
Bu konuda Suriye’den de büyük destek görmüşlerdir. Türkiye’de öldürülen
PKK örgüt üyelerinden elde edilen birçok silah ve merminin üzerinde Arapça
yazılar bulunduğu ve Suriye menşeli olduğu, maddi delillerle kanıtlanmıştır.
Yurtiçi eylemlerde elde edilen silah ve cephane de cüzi bir miktarda
da olsa PKK örgütü tarafından kullanılmıştır.
En önemli silah kaynakları Saddam tehdidinden kaçarak Türkiye ve İran’a
sığınan peşmergelerin bıraktıkları silahlara sahip oluşları ve savaş sonrası
Kuzey Irak’taki otorite boşluğundan doğan ortamda orada bulunan Irak ve
Peşmerge silahlarına el koymalarıdır. Bu şekilde mayın, top, havan, füze
ve roketatar gibi ağır silahlara sahip olmuşlardır. Ayrıca füzelerin bir
kısmı da Yunanistan’ın gerek maddi, gerekse temin yönündeki yardımıyla
Yugoslavya’dan alınmış, füze kullanımı ile ilgili eğitim de Yunanistan’ın
yardımıyla PKK örgüt üyelerine Yugoslavya’da verilmiştir. Bu husus, sanığın
tüm aşamadaki açık ve tutarlı ikrarları ve yakalanan onlarca PKK terör
örgütü üyelerinin anlatımlarından anlaşılmıştır. Ayrıca Ermenistan, İran
ve Kıbrıs Rum Kesimi’nden de silah tedarik edildiği, tedarike yardım ettikleri,
sanığın ifadeleri ve keza yakalanan örgüt üyelerinin beyanlarından anlaşılmıştır.
Sovyet Rusya ve Doğu Bloğu ülkelerinin dağılması sonucunda doğan otorite
boşluğundan da yararlanılarak silahlar temin edilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre, 15.08.1984 ile 22.02.1999
tarihleri arasında PKK terör örgütünden ele geçen silah ve mühimmat miktarı
şöyledir: Lav silahı 114, Havan 88, Roketatar 898, Makinalı Tüfek 470,
Geri Tepmesiz Top 4, Uçaksavar33, Sam-7 Füzesi 12, uzun namlulu silah 21.039,
tabanca 5.436, bomba 20.471, mermi 2.622.210 adettir.
Örgütün Legal Alandaki Faaliyetleri: PKK terör örgütü
Kürt Kültür ve Araştırma Vakıfları, Kürt Enstitüsü, Mezopotamya Kültür
Derneği, Amed Kültür Merkezi ve Yurtsever Kadınlar Derneği gibi kuruluşları
muhtelif zamanlarda örgütün propagandası, örgüte eleman temini ve sempatizanları
örgüte çekme, kitlesel eylemleri yönlendirme gibi faaliyetlerde aracı olarak
kullanmıştır.
Ayrıca PKK terör örgütü dünya kamuoyunda bu imajını silmek ve yeniden
toparlanmayı sağlamak amacıyla yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği
gibi muhtelif tarihlerde sözde ateşkes ilan etmiştir. Ateşkeslerden sonra
ise eylemler hiçbir zaman durmamış, azalmamış, aksine sivil halka yönelik
katliamlar devam ettiği gibi, intihar eylemleri gibi yeni eylem türlerini
de uygulamaya geçirmişlerdir. Ateşkeslerden sonra örgüt üyelerinden kendiliğinden
teslim olanlara pek rastlanılmamıştır.
Basın Yayın Faaliyetleri
a) Legal Alanda: PKK güdümünde yayın yapan legal gazete ve dergilerin
örgütle ilişkileri görevliler tarafından tespit edildiğinde, örgütün propagandası
yapıldığında, mahkeme kararıyla kapatılmaları halinde yayınların adlarını
değiştirerek başka isimler altında yayınları devam ettirdikleri görülmüştür.
Örneğin Ülkede Gündem Gazetesi, daha önce Demokrasi, Yeni Politika, Özgür
Ülke, Özgür Gündem, Yeni Ülke ve Halk Gerçeği Gazetesi adı altında yayın
faaliyetini yürütmüştür.
Özgür Halk Dergisi ise Özgürleşen Yurtsever Gençlik ve Jiyan Revşen
Dergisi adı altında yayınlanmıştır. Keza Toplumsal Alternatif ise daha
öhce Sosyalist Alternatif, Devrimci Alternatif, Alternatif Dergisi adlarıyla
yayınlanmıştır.
b) İIlegal Alanda: PKK terör örgütünün dünyanın her yöresinde,
çoğunluğu Avrupa’da birçok yayınevi, dergi, gazete ve radyo kuruluşu vardır.
Türkçe, Kürtçe ve diğer dillerde yayınlar yapılmaktadır. Mahalli radyolar
kiralanarak örgütün propagandası yapılmaktadır. Almanya’da aylık Serxwebun
ve Berxwedan Gazeteleri ile Küürdistan Report yayınlanmakta, ayrıca günlük
olarak Özgür Politika Gazetesi çıkarılmaktadır. Yunanistan’da, Kürdistan’ın
Sesi (Fonito Kürdistan) çıkarılmakta, ayrıca Almanya’da Zülfikar Dergisi
Alevilere yönelik olarak yayınlanmakta, Siterka Civan (Gençlik Yıldızı)
isimli dergi de aylık ve iki aylık aralıklarla Almanya’da yayınlanmaktadır.
MED TV-PKK İlişkisi: 30.03.1995 tarihinden itibaren yayına
başlayan MED TV Kanalı’nın PKK terör örgütünün propaganda aracı olduğu,
sanık Abdullah ÖCALAN tarafından açıkça vurgulanmıştır. Bu durumu herkesin
ve her ülkenin de bildiği bir gerçektir. MED TV ile ilgili kasetlerin incelenmesinde
açıkça PKK üyelerini ve sempatizanlarını kışkırtarak şiddet eylemlerine
yönelttiği görülmüştür. Örneğin, 02.03.1996 tarihli MED TV programında
örgütün merkez komite üyesi Osman ÖCALAN “... Türkiye’nin metropollerinde
fedailik savaş süreci başlamıştır, fedailik olayı yeni bir olaydır. Kuzey
Kürdistan ve Türkiye’de halkımızın her türlü eylem biçimini yapmaya hakkı
vardır.” demek suretiyle örgüt mensuplarını intihar eylemlerine yönlendirmiştir.
|