|
PKK terör örgütünün
İran’la ilişkileri : İran’la ilişkiler 1987 yılından itibaren gelişmeye
başlamış, İran, Hizbullah, İbda/C gibi dini ağırlıklı terör örgütleri yanında
PKK'ya da destek olmaya başlamış, Urumiye kentinde PKK'nın hastane kurmasına
izin vermiş, pek çok barınak ve kamp yeri edinmesine yardımcı olmuştur.
Ayrıca terör örgütü elemanlarına geçişlerde kolaylıklar sağlandığı gibi,
silah teminlerine de yardımcı olmuştur. İran istihbaratının bu konudaki
desteği sanık Abdullah ÖCALAN tarafından da açıkça dile getirilmiştir.
Örneğin sanık Cilvegözü’nde yakalanan 6 tır dolusu ağır silahları İran’ın
Suriye üzerinden, Lübnan’daki Hizbullah terör örgütüne gönderdiğini, bu
silahların PKK'ya gelmediğini, PKK'ya gelmiş olsaydı Iran yetkililerinin
İran’daki hudutta kendilerine teslim edebileceklerini belirterek, İran’ın
desteğini somut olaylarla doğrulamıştır.
Yakalanan birçok PKK elemanı örgütün İran’da silah depolarının bulunduğunu,
bu durumu İran İstihbarat Teşkilatı'nın açıkça bildiğini belirtmişlerdir.
Örneğin Metin Kod, Abdullah Muhammet HASSAN (Fuat Kod) bu konuda somut
beyanlarda bulunmuşlar (Kl.:39) ayrıca örgütün İran’da uyuşturucu imalathanesi
olduğunu da sözlerine eklemişlerdir. Açıkça İran, Urumiye ‘de “Şehit Mustafa
Şaman Pastar Merkezi’nde'' PKK'lıların askeri eğitim gördüklerine, “Salmas
Pastar Merkezi’nde” kamplarının bulunduğunu, Urumiye-Kuşlarge -İslamabat’ta
Azat Amadi’nin İran yetkilerinin izin belgeleri ile PKK'nın ağır silahlarını
depoladığını, keza Urumiye Kurane köyünde de örgütün silah deposunun bulunduğunu,
Urumiye-Pervazı-Mahabat Mahallesinde de örgütün lojistik deposunun bulunduğunu,
bütün bunların İran İstihbaratının izin belgesi ile kurulduğunu açıkça
belirtmişlerdir. Yakalanan örgüt elemanlarının beyanlarına göre PKK terör
örgütünün İran’da Şeridan, Cerme, Humaro, Kelereş, Zağros, Kandil ve Afki
eğitim kamplarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
PKK terör örgütünün Almanya ile ilişkileri: Örgüt Almanya’yı
10 eyalete ayırarak faaliyetlere başlamış, birçok seminer ve toplantılar
düzenleyerek sempatizanları siyasi eğitime tabi tutarak, önce Ortadoğu’ya
oradan da Türkiye’ye göndermiştir. Almanya bunlara evsahipliği yapmakta,
örgüt elemanlarına sığınma ve barınma hakkı tanımakta, PKK'lıyım diyen
herkese kucak açmakta ve iltica hakkı tanımaktadır. Öyle ki, Almanya’ya
iş aramak için giden, örgütle hiçbir ilgisi bulunmayan, sempatizanı dahi
bulunmayan insanların bile Almanya’nın bu tutumu karşısında PKK'lı olduklarını
söylediklerinde Almanya’da kendilerine her türlü kolaylık sağlanmakta,
oturma izni verilmekte, iltica kamplarında barındırılmaktadır. PKK terör
örgütünün yayın organı aylık Serxwebun, Berxwedan Gazeteleri, Kürdistan
Report, Özgür Politika, Sterka Civarı vb. gazeteleri PKK terör örgütünün
propagandasını yaptığı, devamlı şiddet önerdiği, şiddeti teşvik edici yazılar
yayınladığı halde, yıllarca ve halen hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan
Almanya’da yayın hayatlarını serbestçe sürdürmektedirler. Alman yetkili
makamları bu durumları bildikleri halde Ortadoğu’da nüfuz sağlamak peşinde
olduklarından ses çıkarmamaktadırlar. Ayrıca birçok Alman Parlamenter ve
yetkili terör örgütünün başı olduğunu bildiği halde sanık Abdullah ÖCALAN
ile ilişki kurmuşlardır.
1984 yılında Rusal Heym kentinde bir PKK'lının örgüt tarafından öldürülmesi,
haraç almalar, işgaller, kundaklama olayları, zorla gazete ve dergi satılması,
zorla para toplama gibi Almanya’da da PKK şiddet hareketlerinin yaygınlaşması
üzerine sadece kendi ülkelerini düşünerek bu eylemlere son verilmesini
sağlamak için birçok devlet görevlileri Şam’a giderek sanık Abdullah ÖCALAN
ile görüşmeler yapmıştır. Bu durumu sanık da savunmalarında açıkça dile
getirmiştir. 1995-1996 yıllarında Almanya Anayasayı Koruma Üyelerinden
bir kişi ile, birkaç Alman milletvekili ile görüştüğünü, örgüt üyelerinin
de Alman Yasalarına ve Demokrasisine saygılı olmalarını istediklerini,
kendilerinin de PKK örgüt üyelerinin tutuklanma ve yakalanmalarının önlenmesini
istediklerini belirtmiştir. İlaveten bu görüşmelerden sonra Alınan Başsavcısı’nın
PKK örgütünün, terör örgütü olmadığı anlamında demeçlerinin çıktığını da
sözlerine eklemiştir.
Aynı yıllarda Alman Senatörü Henrich LUMMER’le aynı konuda görüştüklerini,
onun da Almanya ve Avrupa’daki PKK'nın şiddet eylemlerine son vermesini
istediğini söylemiştir.
PKK, Almanya’da örgütün cephe faaliyetlerini yürütmek üzere ERNK'nın
şubesini kurmuş, ERNK ve bu paraleldeki demek ve kuruluşlar senelerce örgütün
propagandasını yaparak terör örgütüne eleman kazandırmışlardır. Almanya
örgütün bu faaliyetlerine his ses çıkarmamıştır.
Hollanda ve Belçika ile ilişkileri : Sanık sorgu ve savunmalarında,
Hollanda ve Belçika yetkilileri ile görüşmediğini, ancak her iki ülkede
PKK terör örgütünün çok güçlü temsilciliğinin bulunduğunu, legal görünüm
vermek için devreye dernekleri soktuklarını, kiralanan evlerde örgütün
siyasi eğitim verdiğini, Hollanda ve Belçika yetkililerinin bu duruma ses
çıkarmadıklarını, temsilciliklerinin ERNK adına her iki ülke yetkilileri
ile de görüştüklerini, ERNK'nın bu ülkelerde resmi bürolarının olduğunu
ve ERNK'nın PKK'nın yan kuruluşu olduğunu bu ülkelerin açıkça bildiğini
anlatmıştır.
Bu ülkelerdeki örgüt evlerine kabalık gruplar halinde örgütsel eğitim
verildiği için, Belçika
ve Hollanda yetkilerinin haberi olmaksızın bu faaliyetleri yürütmenin
imkansız olduğuma da vurgulamıştır.
Sanık Abdullah ÖCALAN’ın talimatıyla Batı’da PKK'nın diplomatik sözcülüğünü
yapan
sürgündeki Kürt parlamentosu da 12 Nisan 1995’te Hollanda’nın Lahey
kentinde kurulmuştur. Bu parlamento ERNK ve ona bağlı kuruluş temsilcilerinden
oluşmaktadır. SPK (Sürgünde Kürt Parlamentosu), PKK'nın terör faaliyetlerini
maskelemekte, ona uluslararası destek sağlamaya çalışmakta ve en çok Belçika
ve Hollanda’da faaliyet göstermektedir.
PKK terör örgütünün İtalya ile ilişkileri: Bu ülkede
faaliyetlerini ERNK Roma Bürosu, Kürdistan Kültür Derneği, Kürdistan
Enfomasyon Bürosu, Kürt Dostluk Derneği ve benzeri kuruluşlar adı altında
yürütmektedir. İtalyan Hükümeti, Sürgünde Kürt Parlamentosu’nun 29-30.09.1998
tarihleri arasında İtalyan Meclis Binası’nda toplanmasına müsaade etmiştir.
Sanık Abdullah ÖCALAN, Suriye’den çıkarıldıktan sonra, önce Moskova’ya,
buradan da 12.11.1998 tarihinde İtalya’ya sığınmıştır. Türkiye’nin haklı
olan iade talepleri İtalya Hükümeti'nce kabul görmemiş, Roma İstinaf Mahkemesi
de 20.1 l.1998’de sanığı evinde geçici olarak gözaltında bulundurma şartıyla
serbest bırakmıştır. İtalyan Hükümeti 16.01.1999 tarihinde ise sanığın
İtalya’dan ayrılmasını sağlamıştır. Sanık Abdullah ÖCALAN’ın İtalya’da
kaldığı sürece İtalyan Hükümetinden gördüğü destek de bu ülkenin terör
örgütlerine nasıl hoşgörülü davrandığını göstermektedir
PKK'nın Irak’taki faaliyetleri: Örgütün Kuzey Irak’ta
Merkez karargahı ve Eğitim Kampları bulunmaktadır 1982 yılından itibaren
Kuzey Irak'a yerleşmeye başlamışlar, lrak, İran ve Kuzey Irak'a yerleştirilen
PKK militanlarının iaşeleri önce IKDP tarafından karşılanmıştır.
Körfez krizi sonrası 36. paralelin kuzeyinde tampon bölge oluşturulunca,
otorite boşluğundan yararlanan PKK, bu bölgeye tamamen yerleşmiştir. Bu
bölgeyi, merkez karargahı ve geri üs olarak kullanmaya başlamış, silah
temininde de en çok Kuzey Irak'ı kullanmıştır.
PKK terör örgütünün bu ülkeler dışında 40'a yakın ülkede güçlü temsilciliklerinin
bulunduğu; örneğin Rusya'da çiftlik evi olup, orada örgüt üyelerinin barındığı,
siyasi eğitim çalışmasının yapıldığı, Ermenistan'da bir yayın organı ile
güçlü bir temsilciliklerinin bulunduğu, oradaki halktan maddi destek sağladıkları,
Ermenistan devletinin bunları bildiği halde ses çıkarmadığı, sanığın duruşma
sırasındaki ifadelerinden anlaşılmıştır.
|