III-FETHULLAH GÜLEN GRUBU:
1-AMACI:
Devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik
bir İslam diktatörlüğünü kurmaktır.
Fethullah GÜLEN laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan
Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şer'i yasaların hakim olduğu
İslam devletini kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile
oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir.
Fethullah GÜLEN, demokratik usuller ile ılımlı İslam görüntüsü ile kamufle
edilmiş yöntemi,
Toplumun önemli bir kısmı tarafından kabul görmesine neden olan yurt
içi ve yurt dışındaki okulları vasıta olarak kullanması,
Papa ile görüşerek sadece Türkiye'de değil, Dünyadaki Müslümanları yönetmeyi
amaçlayan ruhani liderliğe olan ilgisi,
Siyasi parti, kişi ve bazı devlet kadroları tarafından kabul görmesi
nedeniyle hedefine ulaşmada devlet rejimini istismar etmesi,
Dini ve siyasi yapısını sürekli canlı tutan kaynağı belirsiz finans
desteği ile,
Ülkemizdeki en güçlü ve etkin irticai yapılanma olarak değerlendirilmiştir.
2-STRATEJİSİ:
Fethullah GÜLEN, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu
muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile;
A- Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri
kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak,
B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim
Bakanlığı ve Emniyet Teşkilatında kadrolaşmak,
C- Yurt dışında Türkiye’de kurulacak siyasal islama sempati ile
bakacak bir gençlik oluşturmak istemektedir.
Çizilen hoşgörü ve barış tabloları ile bazı devlet çevrelerini
etkileyen Fethullah GÜLEN, hedefine ulaşıncaya kadar kamuoyu faaliyetlerine
destek verdiği imajını yaratarak, toplumun gerçeği görmesinin önünü, ılımlı
görünüşü ve demokrasi şemsiyesine sığınarak kesmektedir.
Cumhuriyet düzenine "Kefere düzeni" diyen bu şahıs, bugün bu
düzeni ister görünerek, bazı kesimleri bu davranışına inandırabilmektedir.
Fethullah GÜLEN oluşturduğu öğrenci seçme ekipleri ile köy ve semtleri
dolaşarak zeki ve becerikli öğrencileri seçmekte, sağladığı imkanlar ile
kendisine bağlamaktadır. Fethullah GÜLEN’in düşünceleri öğrencilere evlerde,
okullarda, kamplarda beyin yıkama metotları ile öğretilmektedir. Bu toplantılarda
Atatürk, devrimleri ile toplumun İslam’dan ve inançtan uzaklaştırıldığı
için Deccal (Ahir zamanda ortaya çıkacak fitnenin başı) olarak tanıtılmaktadır.
Fethullah GÜLEN sahip olduğu imkanlar ile semavi dinlerin temsilcileri
ile başlattığı diyalog vasıtası ile “Dünya Dinler Birliği” adı altında
bir oluşuma zemin hazırlamış ve bu oluşum yönünde İslam Dini’nin temsilcisi
olma yönünde uluslararası alanda izlenen ve karşılıklı çıkarlara dayanan
bir stratejinin ilk sayfalarını da açmıştır.
Fethullah GÜLEN faaliyetlerinde gösterdiği gizlilik, taraftarlarının
kendisine bağlılığı, etkili, kararlı ve merkeziyetçi yönetimi ile ülkemizin
en güçlü irticai yapılanmasıdır.
Fethullah GÜLEN şeriat düzeni hedefine ulaşmak için özellikle gençlik
kesimini sabırlı bir yöntem ile kendisine bağlamayı hedefleyen bir strateji
takip ederek, bunlar vasıtasıyla toplumun bütününe hakim olmayı ve diğer
yönden yürütme ve yasama erklerini hedefi doğrultusunda kullanmayı amaçlayan
bir politika izlemektedir.
3-TEŞKİLAT:
Zirvede Fethullah GÜLEN olmak üzere, silsile yolu ile bir yere kadar
inen bir yapılanmayı kapsamaktadır.
Tarikatın başı: Fethullah GÜLEN,
Danışman Kadrosu,
Şehir imamları,
Esnafı organize eden imamlar,
Semtlerden sorumlu imamlar,
Ev düzeyinde görevli imamlar,
Bireyleri kontrol eden imamlar,
Fethullah GÜLEN öğrencilerin örgütlenmesine özel bir önem vermektedir.
Fethullah GÜLEN yapılanmasının özünü teşkil eden Işık evlerinde tecrübesiz
öğrenciler, kendilerini Fethullah GÜLEN’e tam bir teslimiyete götürecek
eğitimden geçmektedirler.
4-YURT İÇİ FAALİYETLERİ:
Fethullah GÜLEN grubunun faaliyetleri bütün yurt sathında yaygın bir
görünüm arz etmekte ise de, özellikle Samsun-Adana hattının batısında kalan
illerde, üniversite çevrelerinde ve Doğu’da Erzurum İli’nde yoğunlaşmıştır.
Fethullah GÜLEN Grubu yurt sathına yaygın 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel
okul, 218 şirket, 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdunun yanı
sıra biri İngilizce olmak üzere 17 yayın organı, ortalama 250 bin tirajlı
gazete, TV İstasyonu, ulusal düzeyde yayın yapan 2 radyo istasyonu, faizsiz
finans kurumu, bir sigorta şirketini denetimi altında bulundurmaktadır.
Fethullah GÜLEN Grubunun özellikle eğitim alanında zaman zaman devletten
de ileri imkanlara sahip olduğu gözlenmektedir. Fethullah GÜLEN Grubu,
planlı, programlı, sinsi çalışmalarının önünde tek engel olarak Türk Silahlı
Kuvvetlerini görmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı uyguladığı politika, hoş görünme, Türk
Silahlı Kuvvetlerine karşı bazı politikacılardan alınmış tavizlerle polisi
güçlendirme, böylece denge sağlama, etkinleştiği polis camiasını gerektiğinde
Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı kullanma şeklindedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirme amacıyla sızma politikasını sessiz
ve derinden devam ettirmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasına sızma çalışmalarının yanı
sıra subay ve astsubay çocuklarını kendi okullarına ve dershanelerine kaydettirmeye,
yetiştirilen bu çocukları askeri okullara sokmaya çalışmaktadır.
Fethullah GÜLEN tarafından, silahlı kuvvetler içinde yapılanabilmek
ve ileride etkinliğe kavuşabilmek amacıyla yeni projeler üretilmeye başlanmış,
bu çerçevede askeri okullarda okuyan öğrenciler önce fiili hedef olarak
belirlenmiş, kültür düzeyi yüksek, kendine bağlı, türban takmayan bayanların
askeri öğrenciler ile tanışmaları ve evlenmelerinin sağlanabilmesi için
gerekli vasatı sağlayacak bir yapılanmaya gitmiştir. Fethullah GÜLEN, bu
yöntem ile 10 yıl içinde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde söz sahibi olacağı
bir konuma gelmeyi planlamaktadır.
5-YURTDIŞI FAALİYETLERİ:
Fethullah GÜLEN, planlı bir şekilde yurtdışı örgütlenmesine yönelmiştir.
Bu yönelişte:
Sosyo ekonomik ihtiyaçları fazla olan yeni Türk Devletlerinde taban
oluşturmak,
İran’ın Şii propagandasının etkisini kırmak,
Finans ihtiyacını karşılayacak olan ticari şirketlerinin ticari atılımlarını
sağlamak,
Bu devletlerde ihtiyaç duyulacak bürokratik kadroları yetiştirmek,
Türk İslam Birliğini oluşturmak, gayeleri güdülmüştür.
Dünya İslam Birliğini sağlamak amacını güden Fethullah GÜLEN, Türk ve
Müslüman olmayan ülkelerde de faaliyet göstermektedir.
Bu faaliyetlerinin amacı:
Kendisine bağlı bürokratik kanalların oluşturulması,
Globalleşmenin sonucu oluşan bilgi transferini hedefi doğrultusunda
kullanma,
Kendisine bağlı kişilerin refah düzeylerini artırmak ve etki alanlarını
genişletmektir.
Fethullah GÜLEN grubu, 1992 yılında başlattığı yurtdışı açılımı sonucu
35 ülkede:
6 üniversite ve yüksekokul,
236 lise,
2 ilkokul,
8 yabancı dil ve bilgisayar merkezi,
6 üniversiteye hazırlık kursu,
21 öğrenci yurdu olmak üzere toplam 279 eğitim kurumunu faaliyete geçirmiştir.
Yurtdışındaki okulların kuruluş amaçları:
Kuruldukları ülkelerde ileride devleti yönetecek nitelik ve nicelikli
kadroları yetiştirmek,
Bu kesimin Türkiye’de kurulacak İslami Devlete sempati ile bakmasını
sağlamak,
Uzun vadede Türkiye’de kurulması planlanan siyasal İslam’a uluslararası
alanda siyasi destek sağlamak,
Fethullah GÜLEN, hükümetin bilgisi dahilinde Papa 2 nci Jean Paul’un
daveti üzerine 9 Şubat 1998 tarihinde Vatikan’da Papa ile görüşmüştür.
Görüşme İslam ve Hıristiyan Dünyalarını temsilen dinler arası diyalog zemininde
oluşmuş ve Fethullah GÜLEN, uluslar arası platformda Türkiye’de İslami
kesimin lideri olarak gösterilmiştir.
6-FİNANS KAYNAKLARI:
Fethullah GÜLEN yoğun ve kapsamlı faaliyetlerini yürütebilmek için geniş
finans kaynaklarına sahiptir. Bu finans kaynakları genel olarak bilinmekle
birlikte diğer irticai gruplara oranla mali ilişkilerini büyük bir gizlilik
içinde yürütmektedir.
Fethullah GÜLEN müminlerin zengin olmalarını şart olarak görmektedir.
Ancak, şahısların tek tek çok zengin olmalarından ziyade büyük sermayeli,
ancak çok ortaklı şirketlerin kuruluş şeklinde bu görüşünü uygulamaya koymaktadır.
Çünkü çok zengin olan kişi dünya işleri ile uğraşmaya önem vererek hedeflere
ulaşma yolundaki çalışmalarını aksatacaktır.
Fethullah GÜLEN grubunun büyük bir gayrimenkul varlığı vardır. Bu gayrimenkullerden
yüksek rakamlara varan kira geliri elde etmektedir. Örneğin gruba bağlı
Akyazılı Vakfı'nın 23 ilde çok miktarda konut, dükkan, büro, okul, mağaza,
dershane, yurt binası bulunmaktadır.
Fethullah GÜLEN grubunun siyasi partilere siyasi destek sağladığı yolunda
duyumlar mevcuttur.
1997 yılı Eylül ayında kendisine bağlı Asya Finans Kurumu, devletten
553 milyar Türk lirası teşvik almıştır. Bu iki husus birlikte değerlendirildiğinde
finans desteği için siyasi partileri ve bürokratları kullandığı, böylece
bu kişiler vasıtasıyla devlet imkanlarından yararlanmasına göz yumulduğu
sonucuna varılmıştır.
Fethullah GÜLEN eğitime finans sağlamak amacıyla kendisine bağlı kişi
ve kuruluşlardan vergilendirme adı altında aylık ve yıllık aidat toplamaktadır.
Özellikle Fethul1ah GÜLEN'in Kazakistan'daki okulları için Denizli’deki
taraftarlarınca 1 milyon dolarlık kaynak aktarıldığı, Afyon, Malatya,
Kayseri ve İzmir illerinde de bu yolda faaliyetler yürütüldüğü bilinmektedir.
Fethullah GÜLEN grubu yurt dışındaki üniversite, orta dereceli okul,
ilkokul ve dil eğitim merkezlerinden büyük gelir elde etmektedir. Bu gelirlerin
bu kurumların finansmanı ve geliştirilmesinde kullanıldığı düşünülmektedir.
Işık Sigorta, Asya Finans gibi büyük kuruluşların gelirleri,
İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD) ve Genç İşadamları Derneği (GİAD)
bünyesindeki işadamlarının bağışları da Fethullah GÜLEN’in finans kaynakları
arasında büyük bir yer tutmaktadır. Ayrıca televizyon, radyo, gazete, dergi
gibi yayıncılık alanından da büyük gelir sağlanmaktadır.
Fethullah GÜLEN'in çalışma sisteminde "imkanlar nispetinde
maddi yardım yapmak, yapamayacaksa bedenen çalışmak" kuralı mevcuttur.
Bu bedeni çalışma karşılığında ücret almaması veya ucuz bir ücret alması
maliyeti düşürmektedir.
Dış güçlerin Fethullah GÜLEN'e verdikleri yurt dışı desteği karşılığında,
onu kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirmelerinin kuvvetle muhtemel
olduğu unutulmamalıdır.
7-FETHULLAH GÜLEN’İN SİYASİ HEDEFLERİ:
Fethullah GÜLEN ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın
yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine,
devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem
kurmayı hedeflemiştir.
Bu nedenle tüm devlet organlarında yerel yönetimlerde sivil sektörde
örgütlenmeyi hedeflemiştir.
İleride devlet yönetimini kontrol altına alabilmek için kısa vadede
tüm kadrolara yandaşlarının getirilmesi veya bu kadroları işgal edenlerin
kendisine bağlanmasını hedeflemektedir. Uzun vadede ise tam bir kontrol
sağlayabilmek amacıyla eğitim sektöründe yoğun bir faaliyet göstererek
teşkilatlanma ve kadrolaşmayı yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır.
Ilımlı ve modern imajı ile siyasi partiler ve hatta Atatürkçü laik kesim
içinde desteğini artırmaya çalışmaktadır.
Böylelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yandaşlarının mutlak çoğunluğu
elde etmelerini sağlarken, hedeflediği teokratik diktatörlüğe yumuşak geçişi
sağlamak için Başkanlık sistemini desteklemektedir. Fethullah GÜLEN hiçbir
kuvvet tarafından geri adım atmaya zorlanamayacağı bir duruma ulaştığında
Atatürk ilke ve inkılaplarını ortadan kaldırmayı, laik demokratik, sosyal
hukuk devletini ortadan kaldırarak şeriat devleti kurmayı hedeflemektedir.
Fethullah GÜLEN tüm dinler ve uluslar ile iyi ilişkiler kurarak onlardan
gelecek karşı girişimleri engellemeyi hatta kendini desteklemelerini sağlamayı
düşünmektedir. İleride kuracağı şeriat devletini desteklemek üzere birçok
ülkede ileride yönetime gelecek gençleri yetiştirmektedir.
8-FETHULLAH GÜLEN GRUBU’NUN BÜYÜK KURULUŞLARI:
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tespitlerine göre Türkiye'nin dört bir yanında,
bütün illerimizde şirketlerini, okullarını, yurtlarını, dershanelerini,
vakıflarını, yayın organlarını kurarak faaliyete geçirmiş bulunan Fethullah
GÜLEN grubu, ülkemizin her yanını bir ağ gibi sarmış bulunmaktadır. Bu
kuruluşların en önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz.
a) Zaman Gazetesi: Feza Gazetecilik AŞ. Adına İstanbul
ili, Bahçelievler, Çobançeşme Mahallesi Kalender Sokak, No 21 sayılı yerde
gündelik olarak yayınlanır.
b) Samanyolu TV: Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri AŞ. Adına İstanbul
İli, Ferah Mahallesi, Ferah Caddesi, Reşitbey Sokak, No : 12/22 Çamlıca
adresinde faaliyet gösterir.
c) CHA (Cihan Haber Ajansı): Cihan Haber Ajansı ve Reklamcılık
AŞ. Adına İstanbul İli, Bahçelievler, Çobançeşme Mahallesi, Kalender Sokak
No:19 sayılı yerde faaliyet gösterir. Günlük olarak yayın yapar.
d) Sızıntı Dergisi: Türkiye Öğretmenler Vakfı (TÖV) adına 1374
ncü sokak No:10 Kat: 1 Durmaz İşhanı İzmir adresinde faaliyet gösterir.
e) Aksiyon Dergisi : Feza Gazetecilik AŞ. Adına Bahçelievler
Çobançeşme Mahallesi Kalender Sokak, No : 21 sayılı yerde haftalık olarak
yayın yapar.
f) İş Hayatı Dayanışma Derneği (İSHAD) : Emniyet Evleri Mahallesi,
Yeniçeri Sokak, Emin Han İş Merkezi No : 6/5 4. Levent adresinde faaliyet
gösterir.
g) Asya Finans Kurumu: Altunizade, Kısıklı Caddesi, Kuşbakışı
Sokak, İlim Yayma Vakfı Blokları A-13 Blok, No: 12 Üsküdar İstanbul
adresinde faaliyet gösterir.
h) Işık Sigorta AŞ. : Kozyatağı Ankara asfaltı, Yan yol Mega
Plaza B Blok, Kadıköy İstanbul adresinde faaliyet gösterir.
ı) Çağ Öğrenim İşletmeleri A.Ş. : Derviş Ali Mahallesi, Dolaplı
Bostan Sokak No: 25 Fatih İstanbul adresinde faaliyet gösterir.
j) Fatih Eğitim ve Öğrenim Kurumları AŞ. : Atatürk Mahallesi,
Alemdar Caddesi No : 80/4-51 Ümraniye İstanbul adresinde bulunur.
k) Samanyolu Basın Yayın Sanayi ve Ticaret AŞ. :Koeaüveys Mahallesi,
Sarıgüzel Caddesi, No : 78/1 Fatih İstanbul adresinde bulunur.
l) Feza Gazetecilik AŞ. : Çobançeşme Mahallesi, Kalender Sokak,
No : 21 Yenibosna Bahçelievler İstanbul adresinde bulunur.
m) Ufuk Eğitim İşletmeleri Ticaret AŞ. : Merkez Mahallesi, Ali
Galip Caddesi, No: 19 Gaziosmanpaşa İstanbul adresinde bulunur.
n) Fırat Eğitim Merkezi İstanbul Ticaret AŞ. : Küçükçamlıca
Caddesi No: 20 Altunizade Üsküdar İstanbul adresinde faaliyet gösterir.
o) İstanbul FEM Dershaneleri : Ufuk Eğitim Hizmetleri Ticaret
AŞ. adı altında İstanbul ilinde 21 adet şubesi bulunmaktadır.
p) Akyazılı Orta ve Yüksek Eğitim Vakfı : Genel Merkezi İzmir
Bahçelievler, 50272 nci sokak No : 39 adresinde faaliyet gösterir. Nafi
Akyazılı ve Eşi Pembe Zehra Akyazılı isimli şahıslar tarafından kurulmuştur.
r) Türkiye Öğretmenler Vakfı (TÖV) : Ankara İl Merkezinde
faaliyetlerini sürdürmektedir.
s) Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı : Ankara İl Merkezinde
faaliyetlerini sürdürmektedir.
t) Özel Maltepe Dershaneleri : Ankara İl Merkezinde 12 adet şubesi
bulunmaktadır.
u) Fatih Üniversitesi : Merkezi İstanbul’da bulunmaktadır.
Ankara İli Yenimahalle ilçesi Şenyuva Mahallesi, Alparslan Türkeş Caddesi
No: 53 adresinde faaliyet gösteren üniversitenin 128 yatak kapasiteli Tıp
Fakültesi hastanesi vardır. Ayrıca üniversiteye bağlı Çankaya Tıp Merkezi
bulunmaktadır.
IV- FETHULLAH GÜLEN HAKKINDA ASKERİ YARGITAY 3 NCÜ DAİRESİNİN
1973/146 ESAS, 1973/242 SAYILI KARARI:
Devletin temel nizamlarını dini esas ve inançlara uydurmak maksadıyla
propaganda yapmak suçundan sanık Fethullah GÜLEN’in TCK.nun 163/4 maddesi
gereğince 3 yıl müddetle Ağır Hapsine, aynı kanunun 31 nci maddesi uyarınca
aynı müddet kadar Hidamatı Amme’den Memnuiyetine, TCK.nun 173 ncü maddesi
gereğince 1 sene müddetle Sinop’ta genel güvenlik gözetimi altında bulundurulmasına,
İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 20.09.1972 gün ve 1972/3-36
sayılı kararıyla karar verilmiştir. Bu hükmün askeri savcı tarafından temyizi
üzerine yapılan incelemede;
SONUÇ VE KARAR:
Sanık Fethullah GÜLEN Grubu hakkında tesis edilen mahkeme hükmünde usul,
kasıt, sübut, vasıf ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik görülmediğinden
sanık vekillerinin usule, kasta, sübuta, vasıf ve uygulamaya ilişkin bir
cümle temyiz sebeplerinin 353 sayılı kanunun 217/2 maddesi gereğince reddine,
Ancak bu sanıkla ilgili bölümde izah edildiği veçhile sanık hakkında
TCK.nun 163/4 maddesi gereğince tayin edilen ceza miktarının takdirinde
isabet görülmediğinden hükmün yalnız bu yönden 353 sayılı kanunun 221 nci
maddesi gereğince itirazen ve resen bozulmasına, karar verilmiştir.
Mahalli mahkemenin direnmesi üzerine:
Sanık Fethullah GÜLEN hakkında:
Sanığın İzmir dahilinde Nurcu olarak bilinen ve gerekçeli hükümde isimleri
açıklanan kişilerin evlerinde gruplar halinde yapılan Nur toplantılarına
iştirak ettiği, bu toplantılarda Nur risalelerinden muhtelif parçalar okuyup
açıklamalarda bulunduğu, kendi evinde de bu tip toplantılar tertiplediği,
öğretmenliğini yaptığı Kur’an kurslarında öğrencilerine Nurculuk propagandası
yaptığı, 1969 yılı yaz aylarında İmam Hatip ve İlahiyat Fakültesine öğrenci
yetiştirme derneği tarafından Buca yakınlarında açılan dinlenme kampında
yöneticilik görevi yaptığı sırada öğrencilere Risaley-i Nur okuttuğu, aynı
öğrencilere Nurculuk usulü veçhile maslah giyip, başlarına sarık sarmalarına
ve sarıkların uçlarını “taylaşan” tabir edilen bir şekilde sarkıtmalarına
ve sarıklı bir imam imametinde namaz kılmalarına müsaade ettiği gibi kendisi
de aynı şekilde bir kıyafet ile kamp dahilinde dolaştığı, namaz esnasında
sarık sarmak suretiyle şeklen de öğrencilere örnek olduğu, giyimi ile Said-i
Nursi’ye örnek olmaya çalıştığı, Nurculuğun ilkelerinden biri olan “Atatürk’ü
gençliğe din düşmanı olarak” tanıttığı ve bu şekilde laikliğe aykırı olarak
devletin içtimai veya iktisadi veya siyasi veya hukuki temel nizamlarını
kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak maksadıyla propaganda da
bulunduğu, şahadet, arama zabıt varakası ve dosya münderecatını teşkil
eden diğer deliller ile sübuta erdiği sabit bir keyfiyet olup mahkemece
delillerin değerlendirilmesinde suçun sübutunun kabulünde, suç vasfının
tayininde ve kabul edilen vasfa göre TCK.nun 163/4 maddesinin uygulanmasında
bir isabet görülmemiştir.
Ancak TCK.nun 163/4 maddesinde yazılı olan cezanın asgari haddinden
uzaklaşılarak sanık hakkında 3 sene, buna mukabil propagandadan daha ağır
olan aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı olan cemiyet kuranlar için
2 sene ağır hapis cezası tayin edildiği anlaşılmıştır.
Aynı karar içinde daha ağır suç olarak kabul edilen suç için maddede
yazılı olan cezanın asgari haddi üzerinden iki sene, bu suça nazaran daha
hafif olan suç için asgari hadden uzaklaşılarak 3 sene ağır hapis cezası
hükmedilmesi, her iki suç için ceza miktarının tayini yönünden tezat teşkil
etmektedir. Her ne kadar takdir hakkına istinaden maddede yazılı cezanın
asgari haddi ile azami haddi arasında sebep göstermek suretiyle ceza tayini
mahkemenin takdir hakkına giriyor ise de, aynı karar içinde aynı maddenin
muhtelif fıkralarının uygulaması mevzubahis olduğu hallerde ceza miktarının
işlenen suçların ağırlık derecesine göre dengeli bir şekilde tayin ve tespit
edilmesi gerekirken aksi düşünce ile yukarıda yazılı şekilde ceza miktarının
tayin edilmesinde isabetsizlik görülmüştür.