Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET
ARŞİV
BELGELER
Onama gerekçesi 
1. BÖLÜM
 2. BÖLÜM
 
ONAMA ANA SAYFA
 
 
 
 

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, 
Abdullah Öcalan'a verilen ölüm cezasının
onanmasına ilişkin kararının gerekçesi...

25 Kasım 1999



T.C.
Y A R G I T A Y
9. Ceza Dairesi
 

Y A R G I T A Y    İ L A M I




 Esas No        : 1999/1296
 Karar No      : 1999/3623
 Tebliğname :  9/99095012

TUTUKLU 


     Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanık Abdullah Öcalan’ın yapılan yargılaması sonunda; Mahkumiyetine dair ANKARA 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 29.6.1999 tarih ve 1999/21 esas, 1999/13 karar sayılı, re’sen de temyize tabi olan hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 318 ve 319. maddeleri uyarınca sanık Abdullah Öcalan vekillerinin hazır bulundukları halde dairemizce duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

     Klasör: 88, Dz: 148’deki tensip tutanak tarihinin 25.02.1999 yerine 25.04.1999 yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.

     Hazırlık soruşturmasının icrası ile kamu davalarının açılmasında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da belirtilen kurallara uyulduğunun, 

     Hakimlerin yargılama ve hükme katılmalarında engel hallerinin bulunmadığının,

     Duruşmalarda iddia makamının temsil edildiğinin,

     CMUK.nun 305/1.maddesine göre re’sen de temyize tabi bulunan hükmün sanık vekilleri tarafından temyiz edildiğinin, 

     öncelikle belirlenmesini takiben yapılan incelemede;

     Devlet Güvenlik Mahkemeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ‘nın 143.maddesinde öngörüldüğü şekilde 2845 sayılı kanun gereğince 1983 yılında kurulmuş, görevleri ile ilgili hükümleri 1 Mayıs 1984 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu mahkemeler suçun işlenmesinden sonra kurulmuş özel mahkeme niteliğinde bulunmayıp, yüklenen suçun da Devlet Güvenlik Mahkemesinin görevine girmesi nedeniyle mahkemenin CMUK.nun 1., 2845 sayılı Kanunun 9. maddelerine göre davaya bakmaya görevli olduğu,

     Sanığın kurucusu ve en üst düzey sorumlusu olduğu PKK’nın, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresi de dahil olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde amaç suça yönelik binlerce vasıta suç işlemesi nedeniyle, bu mahkemenin CMUK.nun 8 ve 2845 sayılı kanunun 2.maddelerine göre de yetkili bulunduğu anlaşılmış,

     Sanık hakkında, 04.09.1997 tarihinde Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde açılan dava ile diğer dava dosyalarının birleştirilmesinin, CMUK.nun 2, 3, 4 ve 230..maddelerine uygun olduğu görülmüş, 

     Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinde mevcut dava dosyasının birleştirilmesine dair talebin, CMUK.nun 149. maddesi karşısında sonuca etkili olamayacağı cihetle, sanık vekillerinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

     Mahkemenin Askeri Hakim üyesinin, 22.06.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4390 sayılı kanun gereğince görevinin sona ermesi üzerine, 31.05.1999 tarihli tutanağa göre duruşmaları başından beri CMUK.nun  381/2. maddesi uyarınca izleyen hakimin heyete katılımıyla yargılamanın sürdürülmüş olması ve 4390 sayılı kanunun geçici 3.maddesinde yer alan; ”Bu kanunun yayını tarihinden önce Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görülmekte olan davalara kaldığı yerden devam olunur.” şeklindeki hükmü ile 2845 sayılı kanunun 25. maddesi karşısında daha önce yapılan işlemlerin yenilenmesine gerek bulunmadığı anlaşılmış; hazırlık soruşturmasında tutuklama kararı veren ya da sanığın sorgusunu yapan hakimin, davaya katılmasına engel halinin olmadığı, 05.12.1977 tarih 2/3 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Ceza Dairelerinin süreklilik arzeden içtihatlarıyla belirlenmiş olduğundan, CMUK.nun 22. maddesinin ihlal edilmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 

     2845 sayılı kanunun 20/6.maddesindeki; ''Devlet Güvenlik Mahkemesi; davaların hızla yürütülmesi, delillerin zamanında ve eksiksiz tespiti ile güvenlik bakımından duruşmanın başka bir yerde yapılmasına karar verebilir.'' hükmü göz önüne alındığında, kamu düzeni ve sanığın can güvenliğinin sağlanması açısından duruşmaların İmralı Adası’nda yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamış,

     Anayasa’nın 141 ve CMUK.nun 313. maddelerindeki hükümlere uygun şekilde duruşmaların aleni olarak yapıldığı, sanık ve vekillerine yasanın öngördüğü şekilde savunma hakkının tanındığı, CMUK.nun 238. maddesinde belirtildiği üzere delillerin ikame ve münakaşasına katılımlarının sağlandığı, sanık ile vekillerinin konuşma ve görüşmelerine bir sınırlama getirilmediği, esas hakkındaki mütaalaya karşı diyeceklerinin sorulduğu, anılan kanunun 251.maddesi uyarınca son sözün sanığa verilip, bu hususların 266. maddesinde belirtildiği biçimde tutanağa geçirildiği tespit olunmuştur.

     Anayasa’nın 9. maddesi; ''Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.'' hükmünü içermekte, 138. maddesinde de; '' ...Hiç bir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz...'' denilmektedir. Mahkemelerin bağımsızlığı ile hakimlik teminatını güvence altına alan bu hükümlere aykırı olarak idarenin mahkemeyi etkilediği iddiasını doğrular nitelikte bilgi ve belgeye de rastlanılmamıştır.

    A) DAVA KONUSU OLAY:

     Sanık Abdullah Öcalan’ın, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ait topraklardan bir kısmını silahlı mücadele yoluyla devlet idaresinden ayırarak, bu bölgede Marksist-Leninist ideolojiye dayalı ayrı bir Kürt Devleti kurmak amacıyla oluşturulan silahlı terör örgütü PKK’nın kurucusu ve en üst düzey sorumlusu olduğu, yakalandığı tarihe kadar aldığı kararlar, verdiği emir ve talimatlarla adı geçen örgüt militanlarınca gerçekleştirilen çok sayıda silahlı saldırı, yol kesme, bomba atma, sabotaj, silahlı soygun eylemleri ile binlerce sivil vatandaş. asker, polis, köy korucusu ve kamu görevlisinin öldürülmesi ve yaralanmasından sorumlu olduğuna ilişkindir.

    B) PKK ÖRGÜTÜNÜN KURULUŞU VE YAPISI:

     Bu örgüt başlangıçta üç yıl süre ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde “Kürdistan Devrimcileri“, “UKO’cular”, “APO’cular’' adı altında kadrolaşmış, 1977 yılından sonra sık sık silahlı eylemlere girişmiş, örgütün programı bizzat sanık Abdullah Öcalan tarafından kaleme alınarak, 21.11.1978 tarihinde Diyarbakır ili Lice ilçesi. Ziyaret (Fis) köyünde yapılan 1.Kongrede kabul edilip yedi kişilik parti yürütme kurulu tarafından kuruluş bildirgesi hazırlanmış, 1978 yılından itibaren de merkezi örgütlenmeye yönelerek 1979 yılında Kürdistan İşçi Partisi adını almış ve genel sekreterliğine sanık getirilmiş. 15 Ağustos 1984 tarihinde ise H.R.K. (Hezen Rizgariye Kürdistan — Kürdistan Kurtuluş Birliği) adı altında yeniden eylemlere başlamış ve 21 Mart 1985 tarihinde E.R.N.K. (Kürdistan Ulusal Kurtuluş Cephesi)’ni oluşturmuş, yurtiçi ve yurtdışında legal ve illegal alanda gazete ve dergi çıkartılmak suretiyle yayın faaliyeti yürütülmüş, ayrıca MED TV. adı ile bir televizyon kanalı yayına sokularak örgütün propagandasının yapılması amaçlanmıştır. Örgütün mali kaynaklarını; vergilendirme, bağış, aidat adı altında toplanan paralarla, cezalandırma, gasp, soygun, silah ve uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen gelirler teşkil etmiş, amacının ise; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını silahlı mücadele vererek devlet idaresinden ayırmak suretiyle, Kürdistan Devleti kurmak olup, ilk dönemde propaganda yoluyla halkı bilinçlendirmek, silahlı eylemlerle ordu teşkilatına, ekonomik hedeflere sabotajlar düzenlemek suretiyle devlet otoritesini zaafa uğratmak stratejisinin planlandığı belirlenmiş, bugüne kadar örgütün faaliyetlerine ilişkin bütün sorunların ve geleceğe yönelik planlama ile kapsamlı yapısal değişikliklerin ele alındığı geniş katılımlı çok sayıda kongre ve konferanslar gerçekleştirilmiştir.

     Başlangıçta Marksist-Leninist ideolojiyi benimsediğini açıkça dile getiren örgüt, dünya siyasi konjonktüründeki gelişmelere paralel olarak görüntüsünde de değişiklik yapma kararı almış, bu çerçevede 5. Kongrede öncelikle örgüt amblemindeki ''orak-çekiç''in çıkarılmasını kararlaştırmış; Parti, Ordu, Cephe bölümlenmesini benimseyip, parti olarak P.K.K. (Partiye Kalgerani Kürdistan - Kürdistan İşçi Partisi), Cephe olarak E.R.N.K. (Kürdistan Kurtuluş Cephesi) ve Ordu olarak da A.R.G.K (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) şeklinde teşkilatlanıp, cephe ve ordunun, partinin çizdiği çerçevede hareket edeceği ilkesini benimsemiştir.

     C) SANIĞIN ÖRGÜT İÇİNDEKİ YERİ:

     Yukarıda açıklandığı üzere sanık PKK adlı silahlı terör örgütünü kurmuş, ''Apo'' kod adını kullanarak yakalandığı tarihe kadar örgütün genel başkanlığını yapmış, aldığı kararlar, verdiği emirler ve talimatlar, kongre ve konferanslarda yaptığı konuşmalar, radyo-televizyon programlarında yayınlanan demeçleri ve kırsal alanlardaki kadrolarına yönelik telsiz ve telefon görüşmelerinde silahlı şiddeti teşvik etmiş, militanlarına taktik vermiş, eylem gerçekleştirmeyenleri  eleştirip cezalandırılmalarını istemiş, sivil halka eylem önermiş, bu suretle şehir ve köy baskınları, yol kesme, bomba atma, adam kaçırma. ekonomik ve. turistik hedeflere sabotaj, intihar saldırıları ve güvenlik güçleri ile silahlı çatışmalar sonucunda; binlerce sivil vatandaş, asker, polis, köy korucusu ve kamu görevlilerinin öldürülmesi ve yaralanması gibi devlet otoritesini yıpratmaya yönelik, vatan bütünlüğü için ciddi, büyük ve yakın bir tehlike ortamını oluşturan vahamet arzeden eylemlerin gerçekleştirilmesini sağlamıştır.

     D) PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BAŞLICA EYLEMLERDEN ÖRNEKLER:

- 1991-1996 yılları arasında Adana’da 114 eylem yaparak 100 kişi öldürülmüş, 98 kişi ağır şekilde yaralanmış,
- 1992-1996 tarihleri arasında Konya’da 3 kişi öldürülmüş,
- Hatay bölgesinde 17.02.1995 ile 18.05.1998 tarihleri arasında 46 kişi öldürülmüş, 42 kişi yaralanmış,
- 16.08.1992 tarihi ile 20.05.1998 tarihleri arasında Osmaniye de 15 kişi öldürülmüş, 18 kişi ağır yaralanmış,
- 14.10.1992 tarihinde Kilis’de bir er öldürülmüş,
- Aksaray’da bir kişi ağır yaralanmış olup, bu eylemlerin detayları Adana Devlet Güvenlik Mahkemesine açılan davanın 22.12.1998 tarih ve 1998/492 sayılı iddianamesinde açıkça belirtilmiştir.
- 05.08.1985 günü Van ili Çatak ilçesi Kanalga köyü Taşbucak mezrasına düzenlenen silahlı saldırı sonucu 10 kişinin öldürülmesi,
- 22.02.1981 günü Şırnak ili Uludere ilçesi Taşdelen köyüne silahlı saldırı sonucu 13 kişinin öldürülmesi,
- 19.08.1987 günü Diyarbakır ili Eruh ilçesi Bağgöze bucağı Kılıçkaya köyü Milan mezrasına silahlı saldırı sonucu 25 kişinin öldürülmesi,
- 10.10.1987 günü Şırnak ili Meşeiçi köyü Çobandere mezrasına silahlı saldırı sonucu 11 kişinin öldürülüp, 9 kişinin yaralanması,
- 29.03.1988 günü Şırnak ili Eruh ilçesi Yağızkonak köyüne silahlı saldırı sonucu 9 kişinin öldürülmesi,
- 07.05.1983 günü Şırnak ili Dereler köyü Taraklı mezrasına silahlı saldırı sonucu 9 kişinin öldürülmesi,
- 24.11.1989 günü Yüksekova ilçesi İkiyaka köyüne silahlı saldırı sonucu 26 kişinin öldürülüp, 300 adet koyunun gasbedilmesi, 
- 28.04.1991 günü Solhan ilçesi Memurlar lokaline düzenlenen silahlı saldırı sonucu ilçe Kaymakamı, Cumhuriyet Savcısı ile Orman Bölge Şefinin öldürülmesi,
- 21.06.1992 günü Solhan ilçesi Elmasırtı köyüne silahlı saldırı sonucu 5 kişinin öldürülüp, köydeki evlerin yakılması,
- 22.06.1992 günü Gercüş ilçesi Seki köyüne silahlı saldırı sonucu 9 kişinin öldürülmesi,
- 25.06.1992 günü Silvan ilçesi Yolaç köyüne silahlı saldırı sonucu 10 kişinin öldürülüp, 3 kişinin yaralanması, 
- 01.10.1992 günü Bitlis ili Cevizdalı köyüne silahlı saldırı sonucu 28 kişinin öldürülüp, 11 kişinin yaralanması,
- 23.10.1992 günü Tunceli Mazgirt ilçesi Dedebağı köyüne silahlı saldırı sonucu 11 kişinin öldürülüp, 4 kişinin yaralanması,
- 23.01.1993 günü Diyarbakır ili Bağlar semtine silahlı saldırı sonucu 7 kişinin öldürülmesi,
- 14.06.1993 günü Şirvan ilçesi Gözlüce köyüne silahlı saldırı sonucu 7 kişinin öldürülmesi,
- 05.07.1993 günü Erzincan ili Kemaliye ilçesi Başbağlar köyüne silahlı saldırı sonucu 31 kişinin öldürülüp, 3 kişinin yaralanması,
- 18.07.1993 günü Van ili Bahçesaray ilçesinde yaylaya düzenlenen silahlı saldırı sonucu 24 kişinin öldürülmesi,
- 15.08.1993 günü Çemişgezek ilçesi Güneybaşı köyüne silahlı saldırı sonucu 6 kişinin öldürülmesi, bir otomobilin yakılması,
- 28.08.1993 günü Kovancılar ilçesi Yoncalıbayır köyüne silahlı saldırı sonucu 9 kişinin öldürülmesi,
- 03.09.1993 günü Muş ili Korkut ilçesi Kümbet köyündeki Tarım Açık Cezaevinin basılması, cezaevinin ateşe verilip, giyecek ve yiyeceklerin gaspı, bir hükümlünün kaçırılması,
- 17.09.1993 günü Diyarbakır ili Eğil ilçe merkezine silahlı baskın sonucu ilçe mal müdürü, tapu müdürü, belediye memuru, nüfus memuru ve gece bekçisinin öldürülüp PTT binasının yakılması,
- 25.10.1993 günü Erzurum ili Çat ilçesi Yavi kasabasına silah-lı saldırı sonucu 32 kişinin öldürülüp, 10 kişinin yaralanması,
- 12.12.1993 günü Adıyaman ili Ağaçkonak köyüne silahlı saldırı sonucu 10 kişinin öldürülüp, 1 kişinin yaralanması,
- 13.08.1994 günü Elazığ ili Alacakaya ilçesi Halkalı köyüne silahlı saldırı sonucu 10 kişinin öldürülüp, 1 kişinin yaralanması,
- 25.12.1991 günü İstanbul ili Bakırköy ilçesi Çetinkaya giyim mağazasına molotof kokteyli atılması sonucu 12 kişinin öldürülüp, 12 kişinin yaralanması,
- 12.02.1994 günü İstanbul ili Tuzla Tren istasyonuna bomba konulması sonucu  5 yedek subay okulu öğrencisinin öldürülüp, 16 askeri öğrenci ve 11 erin yaralanması,
- 09.05.1990 günü Muş-Bingöl seferini yapan 3005 sefer sayılı trenin Yörecik köyü yakınlarında durdurulup, 3 görevlisinin öldürül-mesi,
- 10.06.1992 günü Bitlis ili Kokarsu köyü Çubuk-Sütlüce mezra yolunun kesilerek minibüsteki 13 kişinin öldürülmesi,
- 09.10.1992 günü Şirvan ilçesi Kayahisar köyü yolunun kesilip 4 kişinin öldürülmesi, 5 kişinin yaralanması,
- 20.10.1992 günü Solhan ilçesi Hazerşah köyü yolunun kesilip otobüsteki 19 kişinin öldürülerek otobüsün yakılması,
- 25.10.1992 günü Muş-Elazığ seferini yapan 2561 sefer sayılı trene bombalı, roketatarlı silahlı saldırı düzenlenmesi sonucu bazı vagonların Murat nehrine uçması ile 2 makinistin ölümü ve 45 kişinin yaralanması,
- 10.08.1993 günü Genç ilçesi Ardıçdibi-Çaytepe arasında yolcu taşıyan minibüsteki 9 kişinin öldürülmesi,
- 04.08.1993 günü Bingöl ili Solhan ilçesi Bağönü köyü yakınlarında 12 minibüsün durdurularak 16 kişinin öldürülüp, 14 kişinin yaralanması,
- 18.09.1993 günü Bitlis-Muş Karayolunda 5-6 aracın durdurularak 8 kişinin öldürülüp, 14 kişinin yaralanması,
- 07.09.1994 günü Hakkari ili Çukurca ilçesi Köprülü köy yolu-nun kesilip 13 aracın yakılması, 5 kişinin öldürülmesi ve 15 kişinin kaçırılması,
- 01.06.1994 günü Kozluk ilçesi Ulaşlı köy yolunun kesilerek 3 kişinin öldürülmesi,
- 21.03.1990 günü Palu ilçesi Kayaönü köyü yakınlarında, Şark Krom -  Ferre Krom Müessese Müdürlüğüne ait araçların durdurularak müessese müdürü dahil 9 kişinin öldürülmesi,
- 11.09.1992 günü Kozluk ilçesi Yanıkkaya köyü yakınlarındaki Shell - Mobil şirketine ait sondaj kuyusu ve toplama kampına ait araç gereçlerin yakılması, 3 mühendisin öldürülüp, 4 mühendisin yaralanması,
- 23.10.1993 günü Kığı ilçesi Günlük köyü kil ocağında 10 işçi-nin öldürülüp, 2 işçinin yaralanması,
- 21.09.1996 günü Alacakaya ilçesi Etibank Şark Kromları İşletmesine silahlı saldırı sonucu 5 güvenlik görevlisinin öldürülüp, iş makinaları ve yatakhanelerin tahrip edilmesi,
- 30.06.1996 günü Tunceli ili Cumhuriyet Meydanında Zeynep Kınacı isimli PKK militanının merasim kıtasının içine girip, üzerindeki bombayı sonucu kendisi ile beraber 1 astsubay ve 4 erin öldürülmesi,
- 11.11.1998 günü Yüksekova ilçesi Jandarma Komutanlığı önündeki askeri konvoyun arasına giren PKK militanı Fatmi Özen’in çantasındaki bombayı patlatması sonucu. 1 astsubayın ölümü, 3 astsubay ve 2 vatandaşın yaralanması,
- 14.04.1994 günü Elazığ ile Arıcak ilçesi Bükardı köyü ilkokul öğretmenlerinden 5 kişinin öldürülmesi.
- 24.06.1993 günü Tunceli ili Meşeyolu köyü okul müdürü ve öğretmeninin öldürülmesi, okulun yakılması,
- 07.10.1993 günü Tunceli ili Pertek ilçesi Pirinçli köyünde 4 öğretmenin öldürülüp, 1 öğretmenin yaralanması,
- 11.09.1994 günü Tunceli ili Mazgirt ilçesi Darıkent beldesine düzenlenen silahlı saldırı sonucu  PTT binasının ve okulun yakılması, jandarma karakolunun taranması, belediye binası ile sağlık ocağının tahrip edilip, 6 öğretmenin öldürülmesi, 3 sağlık memurunun kaçırılması,
- 21.06.1994 günü Fethiye ilçesi Yat Limanı yakınındaki çay bahçesine konulan zaman ayarlı bombanın patlaması sonucu,  7’si Alman ve İngiliz vatandaşı olmak üzere toplam 13 kişinin yaralanması,
- 22.06.1994 günü Marmaris ilçesi Belediye Halk Plajına ve Abdi İpekçi Parkına konulan bombaların patlaması sonucu 1 İngiliz turistin öldürülüp, 3 İngiliz ve 7 Türk vatandaşının yaralanması,
- 11.09.1995 günü İzmir ili Gaziemir Tansaş binası yakınına konulan bombanın patlaması sonucu 5 kişinin öldürülüp, 28 kişinin yaralanması,
- 25.10.1985 günü 3/118 Jandarma Sınır Taburu Serin Jandarma Takımına silahlı saldırı düzenlenmesi sonucu 9 jandarma erinin öldürülüp, 2 erin yaralanması,
- 04.08.1991 günü Şemdinli ilçesi Samanlı Karakoluna silahlı saldırı sonucu 9 er ve erbaşın ve 1 geçici köy korucusunun öldürülme-si, 9 subay, astsubay ve erin yaralanması, 1 erin kaçırılması,
- 25.10.1991 günü 10. Jandarma Sınır Bölük Komutanlığına silahlı saldırı sonucu 15 erin öldürülüp, 1 asteğmen ile 9 erin yaralanması.
- 24.05.1993 günü Elazığ-Bingöl karayolunun kesilerek izinden dönen 33 er ve erbaş ile 3 vatandaşın öldürülmesi, 
- 15.09.1993 günü Van ili Çatak ilçesi Kanalga Karakoluna silahlı baskın sonucu 13 er ve erbaşın öldürülmesi,
- 09.11.1994 günü Eruh ilçesi Dağdöşü köyü çevre emniyet timine karşı girişilen silahlı saldırı sonucu 15 er ve erbaşın öldürülüp, 13 erin yaralanması,
- 15.06.1995 günü Şemdinli ilçesi Ortaklar jandarma Karakoluna silahlı saldırı sonucu 2 astsubay ve 13 erin öldürülmesi, 6 erin yaralanması, 5 erin kaçırılması gibi, 

     PKK terör örgütü 1978 yılından sanığın yakalandığı 15.02.1999 tarihine kadar toplam;

     6036 saldırı, 3071 bombalama, 388 gasp, 1046 adam kaçırma olayı gerçekleştirmiş ve bu olaylarda 4412 vatandaş, 3874 asker, 241 polis, 1225 geçici köy korucusu öldürülmüş ve şehit edilmiş, 5620 vatandaş, 8118 asker, 909 polis, 1655 geçici köy korucusu yaralanmıştır.

     Yukarıda örnekleri verilen, PKK'nın gerçekleştirdiği ve sanı-ğın da sorumluluğunu kabul ettiği eylemlerin her birinin, ulusal ve uluslararası hukuk literatüründe kabul edildiği üzere; doğrudan doğruya masum insanları hedef alan, kitleleri korkutup sindirmeyi amaçlayan nitelik ve nicelikte mutlak terör eylemleri olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.

Sonraki Sayfa

(28.11.1999) 
 
sayfa başı