|
Refah
Partisi'nin Önsavunması...
(4
Ağustos 1997)
V. BÖLÜM: EK DOSYANIN
PARTİMİZLE VE GERÇEKLE İLGİSİ YOKTUR.
İşbu dava açıldıktan bir
süre sonra Sn. Başsavcı 7.7.1997 gün ve 1997/432 sayılı tezkeresine ekli
olarak ve bu dava ile ilgilendirmek isteyerek Yüksek Mahkeme’ye 111 sahifeden
oluşan bir fotokopi derlemesi göndermiştir.
Bu fotokopiler esas dava
ile ilgili cevap süresi içinde cevaplandırılmak üzere Yüksek Mahkeme tarafından
Partimize tebliğ edilmiş, daha aykıntılı bir cevap için talep ettiğimiz
ek süre Yüksek Mahkemece kabul edilmemiştir. Dolayısiyle daha ayrıntılı
cevap için çalışmalarımız bir yandan devam etmektedir.
Bu çalışmalarımız tamamlandığında,
daha ayrıntılı cevap verme hakkımızı mahfuz tutuyoruz.
Bununla beraber aşağıda
zikrettiğimiz açıklamalarımız ve bu açıklamalarımızla ilgili sunduğumuz
belgeler bu dosyadaki fotokopilerin ne partimizle, ne dava ile ve ne de
gerçekle bir ilgisi olmadığını ve bunların hiçbir iddiaya mesnet teşkil
edecek herhangi bir delil niteliğinin de bulunmadığını açıkça göstermek
için yeterlidir.
A. BİRİNCİ KISIM: BU DOSYA
MUHTEVİYATININ BU DAVA İLE UZAKTAN YAKINDAN BİR İLGİSİ YOKTUR.1. Bu
dosyadaki fotokopilerin kimler tarafından ne şekilde tanzim edildiği belli
değildir.
2. Fotokopiler delil olamazlar.
3. Bu fotokopilerin
muhtevasının ne olduğu aşağıdaki kısımda özetlenmiştir. Bu muhtevanın bu
davadaki isnatla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.
B. İKİNCİ KISIM: BU FOTOKOPİLERİN
GERÇEKLE DE BİR İLGİSİ YOKTUR.Ek dosya içindeki münderecat incelendiğinde
aşağıdaki hususlar açıkça görülmektedir.
111 sahifeden oluşan bu
münderecatın takriben 80 sahifesinin velev ki tutarsız olsun, Refah Partisi'ne
bir isnatla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu 80 sayfalık kısım bir takım
uçak biletlerinden, yabancı bir ülkede yapılan toplantıda bir takım yabancıların
yaptığı konuşmalara dair bölümlerden söz etmektedir.
Geriye kalan fotokopi sahifeleri
ise iki konuya teallük etmektedir:
1. Refah Partisi’ne Libya'daki
bir cemiyetin güya parasal yardımda bulunduğuna dair yazılar,
2. Refah Partisi Genel Başkanı
Necmettin ERBAKAN'ın yabancı ülkelerde yabancı bazı kişi ve kuruluşlarla
yaptığı iddia edilen temaslar.
Bunların hiçbirisinin gerçekle
bir ilgisi yoktur.
Şöyle ki;
Refah Partisi'ne bir cemiyetin
güya parasal yardımda bulunduğuna dair fotokopilerin gerçekle hiçbir ilgisi
yoktur.
1. Bu gerçek dışı isnad yıllarca
önce bir köşe yazarı tarafından ortaya atılmıştır.
2. Bu art maksatlı yayın
üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma açılmış ve bu iddia
bütün yönleriyle incelenmiştir.
Bu incelemede bu konu ile
ilgili gösterilmek üzere ismi geçen Beşir Darçın o tarihlerde Ankara C.
Başsavcılığı’na ifade vermiş. İsnadın asılsız olduğunu delilleriyle ortaya
koymuştur.
Bu incelemelerde, fotokopilerdeki
imzanın Beşir Darçın'a ait olmadığı tesbit edilmiş ve yine bu yayını yapan
kimse verdiği ifadesinde kendisine gönderilen fotokopinin kim tarafından
nasıl hazırlandığı hakkında bir bilgisi olmadığını belirtmiştir.
Yapılan tahkikat sonucunda
hem Beşir Darçın, hemde Necmettin Erbakan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı
22.09.1995 tarih ve Basın Hz. 1994/144, Basın. K. 1995/437 sayılı takipsizlik
kararını vermiştir (Ek: Bölüm V, No. 1).
3. Refah Partisi'nin
herhangi bir yabancı kuruluştan yardım aldığının iddia edilebilmesi için
parti yetkilisi muhasebecisinin imzasını ihtiva eden bir belgenin olması,
böyle bir yardımın parti muhasebesine intikal ettiğinin kayıtlarda görülmesi
zorunluluğu vardır.
Bunlar olmadığına göre, bu
kabil hayali isnatlar sadece siyasi maksatlı propagandalardan ibaret gerçek
dışı iddialardır.
4. Adı geçen yayın
üzerine konuyu TBMM'de Refah Partisi'nin mal varlığının araştırılması için
kurulan komisyonda aylarca araştırmış bu araştırmalardan sonra vaki bir
soru üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Komisyon Başkanı’nın
cevaben yazdığı bir tezkerede:
"araştırmalar esnasında
Refah Partisi'nin Libya'dan mali yardım aldığına dair hukuki delil teşkil
edecek bir belge bulunmamaktadır" cevabı
verilmiştir (Ek: Bölüm V, No.2).
5. Ve yine basında
yapılan bu maksatlı yayın üzerine, o tarihte Refah Partisi Genel Sekreteri’nin
imzasının muhtevi yazıyla, haberde adı geçen Libya'daki Uluslararası Cemiyet’e
başvurmuş, gelen yazıda, bu cemiyetin BM'e üye bir hayır cemiyeti olduğu,
hiçbir siyasi faaliyetle ilgilenmediği, bu sebeple Refah Partisi'ne herhangi
bir yardım yapılmadığı, hangi ülkede olursa olsun herhangi bir siyasi partiye
maddi yardım yapılmasının söz konusu olmadığı açıkça ifade edilmiştir.
Bu gerçekleri gösteren belgeler
Ek'te sunulmuştur.
(RP Genel Sekreteri’nin Yazısı,
Ek:
Bölüm V, No.3).
(Adı geçen cemiyetin cevabi
yazısı, Ek: Bölüm V, No.4).
6. Anayasa ve 2820
Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na göre Siyasi Partilerin mali denetimi Anayasa
Mahkemesi tarafından yapılır. Bütün partilerin olduğu gibi, Refah Partisi'nin
de mali denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından muntazaman yapılmaktadır.
Bu meyanda Refah Partisi'nin
1989 Yılı Mali Hesapları da Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiş ve
ibra edilmiştir.
Anayasa’ya göre:
"Yüksek Mahkemenin
bu denetimler konusunda verdiği kararlar kesindir." (Mad. 69/3).Hal
böyle iken siyasi maksatla başta medya kartelleri olmak üzere bazı çevrelerce
yabancı bir dernek tarafından Partimize "maddi yardım" da bulunulduğu mütemadiyen
iddia edilmiştir. Bu iddiaları "ispat"lamak gayretiyle ayrıca pek çok "belge"
uydurulmuştur, Ek dosya muhteviyatı tetkik edildiğinde
görülecektir ki; bu fotokopiler, kaynağı belli olmayan, nerede, ne zaman
ve kimler tarafından tanzim edildiği belli olmayan "belge" görüntüsü verilmiş
yazılardan ibarettir. Dosyadaki mevcut halleriyle bu fotokopiler
belge niteliğini ve dolayısıyla, delil kıymetini haiz değildirler.
C. ÜÇÜNCÜ KISIM: REFAH
PARTİSİ GENEL BAŞKANI NECMETTİN ERBAKAN'IN YABANCI ÜLKELERDE BAZI KİŞİ
VE KURULUŞLARLA YAPTIĞI İDDİA EDİLEN TEMASLARIN NE GİZLİLİĞİ, NE DE NORMAL
MÜNASEBETLERİN DIŞINDA HERHANGİ BİR YANI YOKTUR.1. Necmettin Erbakan
Pakistan seyahatini Refah Partisi Genel Başkanı sıfatıyla değil 54.Hükümetin
Başbakanı sıfatıyla yapmış ve tüm görüşmeler programlanan şekilde gerçekleşmiştir.
Bu ziyaret sırasında Pakistan
Cumhurbaşkanı Sayın Lagari, Başbakan Sayın Butto ile resmi görüşmelerde
bulunulduğu gibi Pakistan İslam Devleti’nin kuruluş yıldönümü merasimlerine
iştirak edilmiş, Parlamentoya mensup çeşitli milletvekilleri ve parti başkanları
ile görüşülmüş ve karşı taraftan gelen bir istek üzerine Pakistan Koalisyon
Hükümeti’nin ortağı olan Ulema Partisi Lideri Fazlurrahman ve Cemaat'i
İslamiye Partisi Lideri Ahmet Hüseyin, TC. Başbakanı tarafından Büyükelçiliğimiz’de
kabul edilmişlerdir. Esasen Anayasası’nda İslami bir Cumhuriyet olduğu
bilinen Pakistan'da, ikisi de parlamentonun en önemli partilerinin liderleri
olan bu muhterem kişilerle yapılan görüşmelerin hiçbir gizli tarafı yoktur.
Öte yandan Necmettin Erbakan'ın Libya'da yapılan bir takım toplantılara
katılması Refah Partisi'ni ilzam etmez.
2. Bu nezekat ziyaretlerini
kabul T.C. Başbakanı sıfatı ile vaki olmuştur. Refah Partisi ile bir ilişki
yoktur.
3. Bu temasların denetimi
TBMM'ye aittir. Nitekim 16.10.1996 gününde görüşülen gensoru ile bu denetim
yapılmış. TBMM bu konudaki bu gensorunun müzakeresindeki iddiaları varit
görmemiş, ve iddiaları reddetmiştir.
4. Necmettin Erbakan'ın
Libya'da yapılan bir takım toplantılara davet edilmesi ile Refah Partisi'nin
hiç bir ilgisi yoktur. Çünkü kendisi bu toplantılara bir bilim adamı olarak
davet olunmuş, bu toplantılarda şahsi düşünce ve tecrübelerinden yararlanılmak
istenmiştir.
5. Nitekim dosya muhteviyatınnın
fotokopilerinde KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Denktaşın, Ekonomi Profesörü Sayın
Nevzat Yalçıntaş'ın ismi geçmektedir.
Bunlar da bu kabil toplantılara
aynı şekilde fikir ve görüşlerinden istifade edilmek üzere davet edilmişlerdir.
6. Esasen bu toplantılara
sadece ilim adamları değil, geniş bir basın mensubu grubu da her defasında
davet edilmiştir.
Bu da göstermektedir ki bu
toplantıların gizlilikle hiç bir alakası yoktur.
7. Libya Uluslararası
Çağrı Cemiyetinin bir aksiyonu olarak sözü geçen Müslüman Topluluklar Liderliğinin
bir resmi devlet kuruluşu değil, sadece özel olarak teşkil edilen bir konferans
heyeti olduğu, maksadının o müslüman ülkelerin az gelişmişlikten ve sömürüden
nasıl kurtulacaklarının araştırılması ve bu hususta çözüm yollarının bulunmasından
ibarettir.
Tıpkı Rauf Denktaş, Prof.
N.Yalçıntaş v.s. gibi Prof. Dr. Necmettin Erbakan'da bu toplantılara şahsen
davet edilmiştir.
Bu toplantılara katılmasının
Refah Partisi ile bir ilgisi yoktur.
Bu hususta Refah Partisi'nin
yetkili organlarının bir kararı da yoktur.
Bu gerçekleri bizzat adı
geçen kuruluşun ekte sunulan yazısı da açıkça göstermektedir (Ek: Bölüm
V, No.5).
İşbu kısa maruzat dahi
Ek Dosyanın hukuken hiçbir geçerliliği olmadığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle dava dosyasına
delil olsun diye gönderilen Ek Dosya münderecatının iş bu davada nazara
alınmamasını arz ve talep ederiz.
VI. BÖLÜM: SON AÇIKLAMALAR
DAVANIN AÇILMASININ GERÇEK
SEBEBİ BİR KISIM MEDYANIN MAKSATLI PROPAGANDASIDIR
Yukardan beri yapılan izahattan
açıkça görüldüğü üzere bu davanın açılmasını haklı gösterecek ortada ne
bir olay ve ne de ciddi bir delil vardır. Buna rağmen bu dava açılmıştır.
Bunun gerçek sebebi bir kısım medyanın olağanüstü tahrikleridir.
Yeni RTÜK kanunu ile sayıları
günbegün artan TV Kanalları sayesinde olayları olabildiğince abartan, habbeyi
kubbe yapan, yeni tahrik metodlarıyla günümüzde medya birinci kuvvet olmaya
başlamıştır.
Bu haliyle medya, "Ülkeleri
ben yönlendireceğim; egemenlik kayıtsız şartsız medyanındır" diyecek mevkiye
gelmiştir.
Bu anormal gelişmeler yalnız
ülkemizdeki demokratik dengeleri bozmakla kalmayıp diğer bütün demokratik
ülkelerde de dengeleri önemli ölçüde etkilemiştir.
Nitekim, İtalya gibi demokrasisi
ve ekonomisi istikrara kavuşmuş bir ülkede dahi tesirini icra etmiş, bir
medya kralı olan Silviyo Berliskoni medyayı en iyi şekilde kullanarak kısa
zamanda iktidara gelmiş ve fakat kendisinin ve kadrosunun devlet yönetiminde
hiçbir deneyimi olmadığı için yine kısa zamanda geldiği gibi iktidardan
uzaklaştırılmıştır.
Ne var ki, bu Medya darbesinden
İtalyan demokrasisi ve ekonomisi çok büyük zarar görmüş, bu ülke en azından
bir buçuk yılı aşkın bir zaman kaybetmiştir.
Bu yüzden Amerika gibi ülkelerde
bile medya gücünün tekelleşmesini önlemek için katı ve kesin önlemler alınmasına,
kanunlar çıkartılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Zira, bir hukuk devleti olmayı
temel şart sayan demokratik ülkelerde, hak ve hukuk tanımayan kontrolsüz
bir gücün, orta yerde kasırga gibi eserek tahribat yapmasına, asla izin
verilemez, aksini düşünmek hukuk devleti olmaktan ve onun nimetlerinden
vazgeçmek anlamına gelir.
Ülkemizde ortaya çıkan medya
patlaması karşısında, diğer demokratik ülkelerde olduğu gibi, medyanın
kartelleşmesini önleyecek kanuni tedbirler henüz alınmış değildir. Elbette
yakın bir gelecekte, bu problem de çözülecek, gereken hukuk ortamı ve istikrar
sağlanacaktır.
Ancak bu tedbirler alınıncaya
kadar, cereyan eden olaylara bu çarpık aynalardan bakmak zorunda olduğumuzu
da hesaba katmamız gerekecektir.
İşte bu dengeleri bozan ve
olayların dayandığı gerçekleri yanlış yansıtan ve saptıran ortamda bir
kısım medyadaki yayınlara bakarak önemli siyasi olayları değerlendirirken,
ihtiyatı elden bırakmamak gerekmektedir.
Türkiye'de Refah Partisi
4 milyonu aşkın üyesi olan, 6 milyonu aşkın oy almış bulunan bir partidir.
Ülkemizin birinci partisidir. 54. Hükümeti kurmuştur. Bu Hükümetin büyük
ortağı olmuştur.
54. Hükümetin ekonomik alanda
sergilediği en önemli icraat, bu ülkenin 4.5 katrilyon parasını faizcilikte
kullanarak, yatırım ve üretimi engelleyen rantiyecilikle mücadele ve kartelleşmeye
son vermek olmuştur.
Bu icraatın tabii neticesi
olarak, aynı zamanda bir kısım tekelci medyayı da elinde bulunduran rantiyeci
kesim, Refah Partisi'nin büyük ortağı olduğu 54. Hükümeti bir an önce hükümetten
düşürmek, rantiyeciliğe ve tekelciliğe yeniden devam edebilmek için harekete
geçmiş muhalefet partilerini tahrik ederek, bir senede tam 13 gensoru ve
Meclis Soruşturma önergesi verilmesinde başlıca amil olmuşlardır.
Bu meyanda da özellikle Refah
Partisi'ne karşı amansız bir yıpratma kampanyası başlatılmıştır. Bu kampanyaya
gerekçe olarak da Refah Partisi'nin laikliğe karşı olduğunu ileri sürerek
sivil ve resmi kesimleri kolayca kışkırtmanın daha kolay ve daha elverişli
olacağı düşünülmüş ve Refah Partisi aleyhtarı kampanya işte böyle başlatılmıştır.
Böylesine kontrolsüz tekelci
medya, hukuk devletinin kontroluna alınamaz, serbest ve müeyyidesiz bırakılacak
olursa Türkiye'de ne bir partinin kapatılmaktan kurtulması, ne de herhangi
bir Hükümetin uzun ömürlü olması son derece müşküldür.
İşte Refah Partisi hakkında
işbu davanın açılmasına, bu amansız medya tahrikleri sebep olmuştur.
Oysa ortada kapatma
davasının açılmasını gerektirecek ne ciddi bir olay, ne bir odaklaşma olgusu,
ne de herhangi bir delil vardır.
6 milyon oy almış 4 milyon
kayıtlı üyesi olan bir büyük partiye karşı 18 sahifelik bir iddianame ile
açılan bu davada, sadece üç-beş kişinin yaptığı ileri sürülen konuşmalar
söz konusu edilmiştir ve fakat hiçbir geçerli delil ileri sürülememiştir.
Bu durum karşısında bu davanın tahrik ve abartma sonucunda açıldığını kabul
etmek bir emri tabii olmak gerekir.
Nitekim Helsinki İzleme Komitesi
başta olmak üzere Batıdaki tüm İnsan Hakları Örgütleri ve sözcüleri, Türkiye'deki
bu olayı hayretle karşıladıklarını, Refah Partisi hakkında böyle bir davanın
açılmasının demokrasi ile bağdaştıramadıklarını ne var ki bunda medyanın
yoğun kampanyasının büyük rolü olduğunu açıkca ifade etmektedirler.
Yüksek Mahkemenizin hukuki
ve kanuni gerçekler ve gerekçeler yanında yukarıda arz ettiğimiz fiili
durumu da değerlendirmeye alacağına ve esas hakkında hiçbir dayanağı olmayan
bu davanın reddine karar vereceğine kesinlikle inanıyoruz.
VII. BÖLÜM: SONUÇ VE TALEP
Sayın Yargıtay Başsavcısı
tarafından "laikliğe aykırı faaliyetlerin odağı olduğu" iddiasıyla RP’nin
kapatılması için açmış olduğu işbu davanın iddianamesi ve sair münderecatı,
en ince teferruatına kadar işbu ön savunma layihamızda;
Dünyada ve Türkiye'de "Demokrasi",
"İnsan
Hakları", "Özgürlükler" ve "Laiklik" konusundaki ilmi
görüşlerin;
İnsan Haklarıyla ilgili uluslararası
anlaşmaların;
Anayasa ve ilgili kanun hükümlerinin,
Anayasa Mahkemesi içtihatlarının,
Işığında çok geniş bir değerlendirmeye
tabi tutularak cevaplandırılmıştır.
Bütün bu ilmi ve hukuki gerçekler
karşısında;
Görülüyor ki;
1.İşbu dava 2820 Sayılı Siyasi
Partiler Kanunu'nun 101. ve 103. maddelerinde öngörülen usul hükümleri
işletilmeden açılmıştır.
Usul Hükümleri yok farz edilerek
açılan bu davanın, ön savunmamızın (III) Bölümünde ayrıntılarıyla açıkladığımız
sebeplerden dolayı rü'yet edilmesi mümkün olamayacağından,
davanın öncelikle;
USUL BAKIMINDAN REDDİNE
karar verilmesini;
2. a) Dosyada odak olmanın
isbatına mesnet olacak hiçbir delil olmadığından, dosyaya konulan kağıtlar,
gazete küpürleri, teyp ve video bantları da böyle bir davada delil sayılamayacağından;
b) Gerek laikliğe aykırılık
ve gerekse odaklaşma iddialarının cezai bakımdan suç unsurları teşekkül
etmemiş olduğundan;
c) Fiilleri işbu davaya mesnet
yapılan Rize Milletvekili Şevki Yılmaz, Ankara Milletvekili Hasan Hüseyin
Ceylan ve Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Çelik, bu dava açıldıktan
sonra 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101. maddesinin 1/d fıkrasının
2. paragrafındaki "30 günlük süre" içinde Refah Partisin'den ihraç edilmiş
olup bunlara ait dava ve iddialar düşmüş olmakla parti ile ilgili davaya
mesnet yapılamıyacağından,
d) Ayrıca, bu davada Yüksek
Mahkeme'nizin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü hakkındaki
10.ncu, örgütlenme özgürlüğü hakkındaki 11.nci maddeleri ile diğer ilgili
hükümlerini ve ek protokoller ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin emsal
kararlarını dikkate alacağına olan inancımızdan,
Açılan davanın işbu ön savunmamız
da açıkladığımız tüm sebepler ve Yüksek Mahkemece re'sen takdir olunacak
diğer sebeplere binâen;
ESAS BAKIMINDAN DA REDDİNE
karar verilmesini Refah
Partisi Genel Başkanı sıfatıyla arz ve talep ederim.
Prof.Dr.Necmettin ERBAKAN
Refah Partisi Genel Başkanı
DELİL LİSTESİ
BİRİNCİ BÖLÜM EKLERİ
EK:Bölüm I, No. 1 :
Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nun 26 Kasım 1996 tarih ve 21237/93 Sayılı
Kararı:Sosyalist Parti davası, para. 81.
EK:Bölüm I, No. 2 :
Refah Partisi'nin Kapatılmasına Dair Davaya ilişkin İnsan Hakları İzleme
Komitesi- Helsinki:Endişe Beyanatı, 3 Temmuz 1997.
EK:Bölüm I, No. 3 : Generals
and Politics:The Increasing Loneliness of being Turkey, The Economist,
19 Temmuz 1997.
EK:Bölüm I, No. 4 : T.C.
Dışişleri Bakanlığı'nın Adalet Bakanlığı'na yazdığı AKGY+387-214 sayı ve
25 Şubat 1997 tarihli yazı.
EK:Bölüm I, No. 5 : TÜSİAD,
Demokratik Standartların Yükseltilmesi Paketi Tartışma Toplantıları Dizisi,
Mayıs 1997
EK:Bölüm I, No. 6 : The
New York Times, 19 Haziran 1997
EK:Bölüm I, No. 7 : The
New York Times, 14 Haziran 1997
EK:Bölüm I, No. 8 : Deutsche
Presse Agentur, 30 Mayıs 1997
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EKLERİ
EK:Bölüm III, No. 1 :
Yargıtay
C.Başsavcılığı'nın 4.3.1997 tarih ve SP. Muh. 1997/124 sayılı yazısı
EK:Bölüm III, No. 2 :
Cumhuriyet
Gazetesi'nin 17 Mayıs 1997 günkü nüshasına ait kupür.
EK:Bölüm III, No. 3 :
Cumhuriyet
Gazetesi'nin 13 Mayıs 1997 günlü nüshasına ait küpür.
EK:Bölüm III, No. 4 :
Yargıtay
C.Başsavcılığı'nın 30.01.1997 tarih ve SP. 13 Muh. 1997/57 sayılı yazısı.
EK:Bölüm III, No. 5 :
Yargıtay
C.Başsavcılığı'nın 17.02.1997 tarih ve SP.13 Muh. 1997/57 sayılı yazısı
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM EKLERİ
EK:Bölüm IV, No. 1 :
Sayın
Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Refah Partisi Grubu’nda Yaptığı Konuşma.
EK:Bölüm IV, No. 2 : Refah
Partisi Belediyelerinin Farklı Dinlere Mensup Cemaatlare Yaptığı Hizmetler.
EK:Bölüm IV, No. 3 : Diğer
partilerin temsilcilerinin başörtüsü ile ilgili söyledikleri.
EK:Bölüm IV, No. 4 : Avrupa'daki
Din Eğitimi Uygulamasından Örnekler - Avusturya Anayasası.
EK:Bölüm IV, No. 5 : 8 Yıllık
Kesintisiz Eğitimin, Kesintisiz Olarak Uygulamasının İmkansızlığı.
EK:Bölüm IV, No. 6 : Refah
Partisi'nin 8 Yıllık Zorunlu Eğitime karşı olmadığına dair belge.
EK:Bölüm IV, No. 7 : Bir
önceki Başsavcının Refah Partisi'nin Kapatılamayacağına dair beyanatı.
EK:Bölüm IV, No. 8 : Türkiye
Gazetesi'nin 7 Aralık 1996 tarihli nüshasına ilişkin kupür.
EK:Bölüm IV, No. 9 : TBMM
Başkanı Hüsamettin CİNDORUK Başkanlığında yapılan 23 Mart 1993 günlü toplantı
tutanağının 11. sahifesi.
EK:Bölüm IV, No. 10 :
TBMM
Başkanı Hüsamettin CİNDORUK Başkanlığında yapılan 23 Mart 1993 günlü toplantı
tutanağının 23. sahifesi.
EK:Bölüm IV, No. 11 :
Çeşitli
faks mesajları.
EK:Bölüm IV, No. 12 :
Refah
Partisi Genel Başkanı Necmettin ERBAKAN'ın adına yapılan suç duyurusu.
EK:Bölüm IV, No. 13 :
Anadolu
Ajansı’nın 13.4.1994 tarihli bülteni.
EK:Bölüm IV, No. 14 :
Refah
Partisi Genel Başkanı Necmettin ERBAKAN'ın 4. Büyük Kongre Açış Konuşması.
EK:Bölüm IV, No. 15 :
Ankara
24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.5.1995 tarih ve E.1994/645, K. 1995/391
Sayılı Kararı.
EK:Bölüm IV, No. 16 :
Yargıtay'ın
26.12.1995 gün 1995/9171- 10106 Onama Kararı.
EK:Bölüm IV, No. 17 :
Ankara 2. Asliye Ceza Mah., 30.10.1995 Tarih ve 1994/01122-1995 /000215
Sayılı Kararı.
EK:Bölüm IV, No. 18 :
Ankara
2. Asliye Ceza Mah., 27.09.1995 gün ve 1994/01122-1995/00840 Sayılı Kararı.
EK:Bölüm IV, No. 19 :
Esas No. 11/7, Esas No. 11/8 Esas Nolu Gensoru ve buna ilişkin açık
oylama sonuçları.
EK:Bölüm IV, No. 20 :
8.2.1997 günlü Türkiye Gazetesi.
EK:Bölüm IV, No. 21 :
20.6.1997
günlü 97/10-105 sayılı yazı ile İbrahim Halil ÇELİK, Şevki YILMAZ, Hasan
Hüseyin CEYLAN'ın Refah Partisinden ihraç edildiklerine ilişkin yazı.
EK:Bölüm IV, No. 22 :
Kayseri
C.Başsavcılığının 1996/13102 sayılı 30.06.1997 günlü Takipsizlik Kararı.
EK:Bölüm IV, No. 23 :
Kayseri
DGM C.Başsavcılığı'nın 2.4.1997 gün ve 1996/132Hazırlık, 1997/5 E. Sayılı
Kararı.
EK:Bölüm IV, No. 24 :
Görev ve Sorumluluk, Adalet Bakanı Şevket KAZAN Ankara - 1997.
EK:Bölüm IV, No. 25 :
27.10.1992
Milliyet Prof. Dr. S. Reisoğlu.
EK:Bölüm IV, No. 26 :
13.2.1997 Milliyet Prof. Dr. S. Batum.
EK:Bölüm IV, No. 27 :
5.10.1993
Cumhuriyet Prof. Dr. B. Savcı.
EK:Bölüm IV, No. 28 :
20.08.1994
TBMM Başkanlığı'nın yazısı.
EK:Bölüm IV, No. 29 :
Prof.
Dr. K. Dal, Danışma Mec. B:140, 0:1.9.1982.
EK:Bölüm IV, No. 30 :
Prof.
Dr. O. Aldıkaçtı Danışma Mec. B:150, 0:4, 1.9.1982.
BEŞİNCİ BÖLÜM EKLERİ
EK:Bölüm V, No. 1 :
Ankara
C.Başsavcılığı’nın 22.09.1995 tarih ve Basın Hz. 1994/144, Basın K.1995/437
sayılı takipsizlik kararı.
EK:Bölüm V, No. 2 : Yargıtay
C.Başsavcılığı'nın 1.2.1995 tarih ve SP.13 Muh. 1994/178 sayılı yazısı
ve ayrıca; TBMM 10/198 esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonu Başkanlığı'nın
23.02.1995 tarih ve A.01.1. GEÇ. 10/198-199 sayılı yazısı.
EK:Bölüm V, No. 3 : Refah
Partisi Genel Sekreteri İmzasıyla "İslama Çağrı Cemiyeti Genel Başkanlığı’na"
hitaben yazılan 18.12.1994 tarihli yazı ve, bu yazıya adı geçen kuruluştan
verilen cevap ile noter tasdikli tercümesi.
EK:Bölüm V, No. 4 : Refah
Partisi Genel Sekreterliği’nin yazısına adı geçen kuruluştan verilen cevap
ile noter tasdikli tercümesi.
EK:Bölüm V, No. 5 : Refah
Partisi Genel Sekreteri imzasıyla "Uluslararası Müslüman Topluluklar
Teşkilatı Genel Sekreteri Dr.Muhammet Ahmet Şerif’e” hitaben yazılan 12.05.1997
tarihli yazı ve bu yazıya adı geçen kuruluşun "İdari İşler Sorumlusu" imzasıyla
verilen cevabi yazı ve noter tasdikli tercümesi.
1
- 2 -
3 - 4 - 5
  |