|
İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 63 milletvekilinin, Devlet
eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin Özkan ile Devlet eski
Bakanı Recep Önal hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi
şöyle:
İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 63 Milletvekilinin, bakanlıkları
sırasında ilgili kuruluşların raporlarının gereğinin yapılmasını geciktirerek
ve gerekli tedbirleri zamanında almayarak görevlerini yerine getirmemek
suretiyle Türkiye Halk Bankasının zarara uğramasına sebep oldukları, usulsüz
işlemlerin yapılmasına imkân sağladıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza
Kanununun 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu iddiasıyla Devlet
Eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin Özkan ile Devlet Eski
Bakanı Recep Önal haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri
uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Yolsuzlukların sebeplerinin, sosyal ve ekonomik boyutlarının araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması
Komisyonu (10/9) raporunda (s. 396 vd) ayrıntılı olarak açıkladığı üzere;
2001 yılı sonu itibariyle kur farkı ve faizler hariç olmak üzere, 1
110 838 milyar TL takipte alacağı bulunan Halk Bankasından kullandırılan
usulsüz kredilerle ilgili olarak düzenlenen denetim raporları zamanında
işleme konulmamış, raporlarda adı geçen ve genellikle aynı isimlerden oluşan
sorumlular hakkında mevcut ağır suçlamalara rağmen herhangi bir işlem yapılmamış
ve Bankanın yeniden yapılandırılması aşamasına kadar görevlerine devam
ettirilmişlerdir.
Bunun sonucunda, Hüsamettin Özkan'ın Halk Bankasından sorumlu ilgili
Devlet Bakanı olarak göreve başladığı 1997 yıl sonunda 12 trilyon lira
olan takip tutarı görevden ayrıldığı yıl sonunda 375 trilyon liraya, görevden
ayrıldıktan sonraki 2001 yılında ise, sorumlu olduğu dönemde verilen ve
daha önce temerrüde uğradığı halde takibe intikal ettirilmeyen kredilerin
takibe intikal ettirilmesiyle 1,1 katrilyon liraya çıkmıştır.
2001 yıl sonu itibariyle görülen 1,1 katrilyon liralık takip rakamı
gerçek değerleri ifade etmeyip yukarıda da izah ettiğimiz üzere bu rakamlara
faiz ve kur farkı dahil değildir. Faizleri ile birlikte bu rakam yaklaşık
3,5 katrilyon liradır.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Türkiye Halk Bankası AŞ 1996
Yılı Raporunun 6, 8, 22, 23, 26, 27, 28, 30, 31, 35, 39, 40, 44 ve 45 numaralı
temennilerinde yer alan ve 2'si idarî bünye, 12 adedi ise firmalara açılan
kredilerden oluşan 14 ayrı konuya ait hususların ilgili Bakanlıkça (Hazine
Müsteşarlığı) incelenmesi ve soruşturulması istenilmiş, bunlardan; 31,
35 ve 40 no'lu temennilerde yer alan firmalara kullandırılan kredilerle
ilgili soruşturmalar ancak Temmuz 2000 ve Kasım 2001 tarihlerinde tamamlanabilmiş,
diğer konulardaki soruşturmalar ise 1998 ve 1999 yılı içerisinde tamamlanmıştır.
1998 yılında soruşturması tamamlanan 6, 8, 22, 23, 26, 27, 28 ve 39
no'lu temennilerle ilgili olarak düzenlenen raporlar Hazine Müsteşarlığının
bağlı olduğu Devlet Bakanlığınca savcılığa suç duyurusu olarak intikal
ettirilmiştir.
Halk Bankasının bağlı olduğu Devlet eski Bakanı Hüsamettin Özkan tarafından
savcılıklara intikal ettirilen raporlar objektif olmadığı gerekçesiyle
geri istenmiş ve Başbakanlık makamından alınan 24.12.1998 tarih, TEFTİŞ.M.184
sayılı onayla, 6, 8, 26, 27, 28, 22 ve 39 no'lu temennilerle ilgili olarak
Başbakanlık müfettişlerine yeniden inceleme yaptırılmıştır.
Söz konusu onay üzerine, Başbakanlık müfettişleri tarafından düzenlenen
6.7.1999 tarih, 14/99-152/33 sayılı raporda bankalar yeminli murakıplarınca
düzenlenen raporlardan sadece 39 no'lu temennide belirtilen görüşe katılınmamış,
diğerlerine aynen katılınmıştır. Ayrıca, sorumluluk konusundaki anlaşmazlıkta
da yönetim kurulu üyelerinin de dahil edilmesini istemiştir.
Ayrıca, söz konusu Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda objektiflik konusunda
bankalar yeminli murakıplarınca hazırlanan raporlar için "...Bütün raporların
T. Halk Bankası kayıt, belge ve bilgilerine dayalı olduğunun müşahede edildiği
ve bu raporlar hakkında, Cumhuriyet Savcılıklarınca kovuşturma yapılmasını
sağlayacak iznin verilmesi veya verilmemesinin 399 sayılı KHK'nın 11/d
maddesine göre T. Halk Bankasının bağlı bulunduğu Devlet Bakanının takdirlerine
bağlı olduğu..." belirtilmiştir.
Buna rağmen savcılık izni konusunda bir gelişme olmamış ve bu kez Başbakanlık
makamından alınan 1.2.2000 tarih, TEFTİŞ.M.004 sayılı onayla 1996 yılı
30, 23, 45 ve 1997 yılı 41 no'lu temennilerle birlikte, daha önce incelenmiş
olan 1996 yılı 6, 8, 26, 27, 28, 22 ve 39 no'lu temennilerin de incelenmesi
istenilmiştir.
Başbakanlık müfettişleri tarafından düzenlenen 4.7.2000 tarih, 11/2000-03
sayılı raporda; 6, 8, 26, 27, 28, 22 ve 39 no'lu temennilerle ilgili olarak
daha önceki rapordaki görüşe aynen katılınmıştır.
1996 yılı Halk Bankası YDK raporunda belirtilen usulsüz işlemlerle ilgili
olarak banka yetkilileri hakkında soruşturma açılması için izin verilmesi
konusunda gelişme olmazken, haklarında birçok soruşturma raporu olduğu
halde görevden alınmayan banka yetkilileri tarafından usulsüz krediler
verilmeye devam edilmiş ve banka zararı artırılmıştır. Örneğin, 1996 yılı
YDK raporunun 35 inci temennisinde soruşturulması istenen ve 1997, 1998
ve 1999 yılı raporlarında da bu konuda tenkit edilen Yenişehir Şubesi 516
sayılı firmasıyla ilgili kredi işlemlerinin soruşturulması bir yana, 1997
yılı sonu itibariyle 3,2 trilyon lira olan firma riski, 1998, 1999 ve 2000
yıllarında verilen ilave kredilerle 45 trilyon liraya yükseltilmiştir.
Bu firmayla ilgili olarak açılan dava halen devam etmektedir.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Türkiye Halk Bankası AŞ 1997
yılı raporunun 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 19, 35, 41 ve 42 numaralı temennilerindeki
firmalara açılan usulsüz kredi işlemlerinden oluşan 11 ayrı konunun ilgili
Bakanlıkça (Hazine Müsteşarlığı) incelenmesi ve soruşturulması istenilmiş,
bu temennilerden yalnızca İzmir Şubesine ait 1384/1 ve 1384/2 sabit no'lu
firmalara kullandırılan kredi için soruşturma 22.10.1999 tarihinde tamamlanmış,
diğer temennilerde belirtilen konulardaki soruşturmalar ise banka yönetimi
ve ilgili Bakanın değişmesinden sonra 2001 ve 2002 yılında sonuçlandırılabilmiştir.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından Halk Bankasıyla ilgili olarak
hazırlanan 1997 yılı raporu 27.1.1999 tarih, 90 sayılı yazı ekinde Başbakanlığa
iletilmiştir.
Halkbankın 1997 yılı hesapları ise KİT Komisyonunca usulsüz işlemlere
rağmen "açılmış ve açılacak soruşturmalar saklı kalmak kaydıyla" 11 kabul,
10 ret oyuyla ibra edilmiş, Hazine Müsteşarlığınca incelenmesi ve soruşturulması
istenilen 11 konudan sadece 101,1384/1 ve 113 no'lu firmayla ilgili işlemlerin
Banka Teftiş Kurulunca incelenmesi istenilmiş, diğer konular raporda yer
almamıştır. Ancak, şartlı ibra olamayacağı gerekçesiyle, 27.5.2003 tarihinde
konu tekrar Meclis gündemine alınmış ve KİT Komisyonu raporu doğrultusunda
Bankanın hesapları ibra edilmemiştir.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Türkiye Halk Bankası AŞ 1998
yılı raporunun 9, 15, 16, 20, 23, 25, 27, 28, 29, 34, 35 ve 39 numaralı
temennilerinde yer alan 1'i idarî bünye, 11 adedi firmalara açılan kredilerden
oluşan 12 ayrı konunun ilgili Bakanlıkça (Hazine Müsteşarlığı) incelenmesi
ve soruşturulması istenilmiş; ancak, bunlarla ilgili soruşturmalar da ilgili
Bakan ve banka yönetiminin değişmesinden sonra 2002 yılı kasım ayında tamamlanabilmiştir.
1998 yılı raporu, 6.1.2000 tarih, 34 sayılı yazı ekinde Başbakanlığa iletilmiştir.
Yukarıda belirtilen konuların dışında, 1998 yılı Halk Bankası YDK raporunun
21 inci temennisinde belirtilen Levent Şubesinden 46 sabit no'lu firmaya
kullandırılan kredilerle ilgili olarak da kredilerle ilgili olarak da soruşturma
yapılmış, bankalar yeminli murakıpları tarafından düzenlenen 21.2.2000
tarih, R-9, R-8, R-8 sayılı rapor üzerine bankalar yeminli murakıplarınca
düzenlenen 21.2.2000 tarih, R-9, R-8, R-8 sayılı rapor, 12.4.2000 tarih,
1055 sayılı yazıyla izin için Devlet Bakanlığına (Hüsamettin Özkan) gönderilmiş,
15.11.2000 tarih, 11/2000-7 sayılı Başbakanlık Teftiş Kurulunda belirtilen
görüş nedeniyle 2.3.2001 tarihine kadar izin verilmemiştir. İlgili Devlet
Bakanlığınca (Recep Önal) 2.3.2001 tarihinde soruşturma izni verilmiştir.
Aynı konuda Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunca düzenlenen 17.9.2001
tarih, 2001/4-13 sayılı rapor da savcılığa intikal ettirilmiştir.
Halk Bankasındaki usulsüz kredilerle ilgili, basında, hemen hemen her
gün, çok ciddî iddiaların yer aldığı haberler yayımlanırken, yukarıda da
belirtildiği üzere, bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenen ve adlî
mercilere intikal ettirilen raporlara izin verilmemiş, bankanın 1997 ve
1998 yılı Yüksek Denetleme Kurulu raporlarındaki temennilerde belirtilen
konularla ilgili soruşturmalar, ancak, banka yönetimi ve ilgili Bakanın
değişmesinden sonra tamamlanabilmiştir. Haklarında usulsüzlük iddiası olan
yöneticiler görevlerinde tutulmaya devam edilmiş, hatta, bazıları terfi
ettirilmiştir. Bunun yanı sıra, soruşturma açılması istenilen bazı firmalara
büyük montanlı yeni krediler verilmek suretiyle banka zararı artırılmıştır.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunca komisyona gönderilen 23.5.2003
tarih, 732 sayılı yazıda;
"...YDK tarafından 1996, 1997, 1998 yıllarında talep edilen toplam 37
temenniyle ilgili soruşturmalar 2002 yılının kasım ayı itibariyle tamamlanarak,
sonuçları Kurula intikal etmiştir. Bu soruşturmaların 25'inde banka yönetiminde
bulunan Genel Müdür ve Yönetim Kurulu üyelerinin işlem ve eylemlerinin
TCK'nın 230 ve 240 ıncı maddelerinde belirtilen fiillere uygun olduğu vurgulanmıştır.
...37 soruşturma temennisinin 2'si hariç diğerleri 4616 sayılı Yasayla
TCK'nın zamanaşımını düzenleyen 102 nci maddesi kapsamına girdiği belirtilmiştir.
İki soruşturma konusundaki yargılamanın devam ettiği bilinmektedir. Bu
dönemde "Haziran 1995 ayında Bankaya Genel Müdür olarak atanan kişi, 2001
yılı nisan ayına kadar, yönetim kurulu üyeleri de bir, iki değişiklik hariç,
kredilendirme işlemlerinin eleştirildiği tüm dönemlerde (1996-2001) görevde
kalmışlar ve Banka yönetimi 4603 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra,
2001 yılı nisan başında tümüyle değişmiştir"
Hususlarına yer verilmiştir.
Görüleceği üzere, geciktirilerek gereği zamanında yerine getirilmeyen
37 temenniden 25'inde TCK açısından suç işlendiği sonucuna varılmış; ancak,
4616 sayılı Yasa ve zamanaşımı nedeniyle sorumlular hakkında müeyyide uygulanamamıştır.
Haklarında TCK uyarınca işlem yapılması gereken Banka yöneticilerinin
ısrarla görevde tutulmasıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme
Kurulunca düzenlenen 2001/4 sayılı raporun 63 üncü sayfasında;
"... Raporlarda bu tür ifadelere rastlanırken sorumlular arasında genellikle
aynı isimlerin yer aldığı görülmektedir. Yıllardan beri yazılan raporlardaki
ağır suçlamalara rağmen sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılmamış,
adı geçen şahıslar Bankanın yeniden yapılandırılması aşamasına kadar görevlerine
devam etmişlerdir.
Haklarında bu kadar iddia bulunan banka yöneticilerinin uzun süre ısrarla
görevde tutulması ile tahsil edilemeyen kredi tutarları ve korunup kollanan
kredi borçluları arasında doğrusal bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır..."
Öte yandan; Yüksek Denetleme Kurulunca 72 sayılı KHK'nın verdiği yetki
uyarınca, önceki yıllarda olduğu gibi, soruşturulmak üzere Hazine Müsteşarlığına
(Bankalar Yeminli Murakıplar Kurulu) intikal ettirilen Halk Bankasının
1996, 1997 ve 1998 yıllarına ait raporlarında belirtilen temennilerle ilgili
soruşturmaların tamamlanmaması üzerine 1999 yılı raporunun 5, 6 ve 7 nci
temennisinde bu hususa yer verilmiş ve aynı raporun 149 uncu sayfasının
üçüncü paragrafında aynen; "TCK açısından genel zamanaşamı 1-5 yıl olup;
YDK'nın 1996 yılı raporunda yer alan temennilerle ilgili olarak zamanaşımı
dolmak üzeredir. İlgili Bakanın zamanında takibat yapabilmesiyle ilgili
Cumhuriyet Başsavcılığının talebini imzalamaması nedeniyle dosyaların zamanaşımına
uğraması ihtimaliyle birlikte ilgili ve yetkililerin sorumlulukları da
gündeme gelecektir" denilmek suretiyle gecikmelerin önemi vurgulanmıştır.
Raporun 149 uncu sayfasında belirtilen bu uyarıya rağmen gerekli tedbirler
alınmamış, Halk Bankası 2001 yılı YDK raporunun 8 inci temennisinde bazı
konuların zamanaşımına uğradığı vurgulanmıştır.
Yüksek Denetleme Kurulunca hazırlanan raporlarda temennilerle ilgili
soruşturmaların bir an önce tamamlanması istenirken, Devlet eski Bakanı
Recep Önal tarafından Başbakanlık makamından alınan 27.3.2000 tarih, 2000/650
sayılı onayla T. Halk Bankasının 1997 ve 1998, T. Emlak Bankası 1998 ve
TC Ziraat Bankasının 1998 yılı temennileri tekrar gözden geçirilmek üzere
iade edilmiştir. Başbakanlık makamından 27.3.2000 tarihinde onay alınmasına
rağmen, temenniler, 4.8.2000 tarihinde iade edilmiştir.
Bunun yanı sıra, Vakıflar Bankası eski Genel Müdürü Hasan Kılavuz tarafından
23.4.2003 tarihinde Komisyona yapılan açıklamada "...Başbakanlık Teftiş
Kurulu Başkanına gittim. Dedim ki: Üstat, bu size verdiğim raporları size
güvenerek verdim; ama, bu raporlar benim patronumun elinde çıktı ve bana
baskı var. Bu nasıl bir iştir? O zaman bana kendisinin ifadesi: 'Yahu,
maalesef bize de çok baskı var' dedi. Bana, açtı, o tarihte Halk Bankasına
verilen bir 40 000 000 dolarlık bir krediden bahsetti ve ben krediyi gördüm.
İşte bunu özellikle Hüsamettin Özkan Bey ilgili yerlere ulaştırmamızı önlüyor
dedi" şeklinde iddialara yer verilmiştir.
Sonuç olarak; Halk Bankasının bağlı olduğu Devlet eski Bakanı Hüsamettin
Özkan ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet eski Bakanı Recep Önal
hakkında; Yüksek Denetleme Kurulu denetçileri ve bankalar yeminli murakıplarınca
düzenlenen raporların gereğinin yapılmasını geciktirerek ve bankayla ilgili
gerekli tedbirleri zamanında almayarak bankanın zarara uğramasına sebep
olmak ve usulsüz işlemlerin yapılmasına imkân sağlamak suretiyle, 3046
sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanunun 21/3 üncü
maddesi uyarınca denetim ve gözetim görevini yerine getirmedikleri kanaatine
ulaşılmıştır.
Bu nedenle, Devlet eski Bakanları Hüsamettin Özkan ve Recep Önal haklarında
Türk Ceza Kanununun 230/2 nci maddesinden, Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün
107 nci maddesi uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasını arz ve teklif
ederiz.
1- Hüseyin Besli (İstanbul)
2- Polat Türkmen (Zonguldak)
3- Cemal Yılmaz Demir (Samsun)
4- A. Yekta Haydaroğlu (Van)
5- Zülfükar İzol (Şanlıurfa)
6- Mehmet Faruk Bayrak (Şanlıurfa)
7- Mehmet Daniş (Çanakkale)
8- Suat Kılıç (Samsun)
9- Şaban Dişli (Sakarya)
10- Mahfuz Güler (Bingöl)
11- Adem Baştürk (Kayseri)
12- Halil Ürün (Konya)
13- Faruk Koca (Ankara)
14- Feyzi Berdibek (Bingöl)
15- Mehmet Kerim Yıldız (Ağrı)
16- Ahmet Yaşar (Aksaray)
17- Hüsnü Ordu (Kütahya)
18- Ali Temür (Giresun)
19- Ömer Çelik (Adana)
20- Murat Yıldırım (Çorum)
21- Ekrem Erdem (İstanbul)
22- Halil Kaya(Van)
23- Mehmet Özlek (Şanlıurfa)
24- Fuat Ölmeztoprak (Malatya)
25- Mevlüt Akgün (Karaman)
26- Abdullah Çalışkan (Adana)
27- Burhan Kuzu (İstanbul)
28- Yahya Akman (Şanlıurfa)
29- Tayyar Altıkulaç (İstanbul)
30- Nazım Ekrem (İstanbul)
31- Şemsettin Murat (Elazığ)
32- Abdurrahim Aksoy (Bitlis)
33- Mehmet Salih Erdoğan (Denizli)
34- Remziye Öztoprak (Ankara)
35- Temel Yılmaz (Gümüşhane)
36- Hasan Aydın (Giresun)
37- Egemen Bağış (İstanbul)
38- Sedat Kızılcıklı (Bursa)
39- Maliki Ejder Arvas (Van)
40- Mustafa Cumur (Trabzon)
41- Abdullah Veli Seyda (Şırnak)
42- Fahri Keskin (Eskişehir)
43- Enver Yılmaz (Ordu)
44- Kemalettin Göktaş (Trabzon)
45- Soner Aksoy (Kütahya)
46- Tevfik Ziyaeddin Akbulut (Tekirdağ)
47- Ahmet Münir Erkal (Malatya)
48- Ahmet Rıza Acar (Aydın)
49- Mehmet Fehmi Uyanık (Diyarbakır)
50- Mehmet Özyol (Adıyaman)
51- Ali Yüksel Kavuştu (Çorum)
52- Cahit Can (Sinop)
53- Fehmi Öztunç (Hakkâri)
54- Mehmet Sarı (Osmaniye)
55- Nurettin Aktaş (Gaziantep)
56- Mehmet Mehdi Eker (Diyarbakır)
57- Hasan Murat Mercan (Eskişehir)
58- Ali Ayağ (Edirne)
59- Erdoğan Özegen (Niğde)
60- Memet Ali Suçin (Batman)
61- Cemal Uysal (Ordu)
62- Ahmet Koca (Afyon)
63- Vahit Kirişçi (Adana)
64- Fikret Badazlı (Antalya)
|