Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
İlgili Sayfalar
HÜRRİYET 
17 AĞUSTOS 2000  
HÜRRİYET 
18 AĞUSTOS 2000
17 AĞUSTOS 2000 HABER-YORUM 
DEPREM ANA SAYFA

17 Ağustos 1999 depreminin 1. yılı...
Haber ve Yorumlar

HÜRRİYET GAZETESİ - 16 AĞUSTOS 2000

Yarın, 7.4'lük felaketin yıldönümü
 

Ayaktayız

Hürriyet deprem bölgesinde

Onbinlerce insanın hayatını kaybettiği, binlercesinin yaralanıp, sakat kaldığı, şehirlerin, kasabaların yerle bir olduğu büyük felaketten bu yana tam 1 yıl geçmiş. Yaralar sarıldı sarılmadı, büyük işler yapıldı yapılmadı... Tartışılır. Ama bir gerçek var; Türkiye ayakta durmayı başardı.

YÜZYILIN felaketi Marmara depreminin üzerinden tam bir yıl geçti. Binlerce canın yitip gittiği, onbinlerce insanın yaralanıp sakat kaldığı, kentlerin, kasabaların, köylerin enkaza döndüğü 7.4'lük felaketin acıları yine taptaze. Felaketin birinci yıldönümü, başta deprem bölgesi olmak üzere tüm yurtta etkinliklerle anılırken, Türkiye yarın sabaha kadar ışıklarını yakıp uyumayacak. Depremin birinci yıldönümüne Kocaeli'de gerçekleştirilecek anma programına Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de katılacak. Anma etkinliklerinde hükümet üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, uluslararası kuruluşların temsilcilerinin yanı sıra birçok ülkenin büyükelçileri de 17 Ağustos etkinliklerine katılacak. Deprem bölgesinde 17 Ağustos anma etkinlikleri, depremin olduğu saat 03.02'de tüm ışıkların yakılmasıyla başlayacak ve günboyu sürecek. Anma programındaki etkinlikler, Ağustos ayı boyunca devam edecek.

25 BİN KİŞİLİK İNSAN ZİNCİRİ

Saat 03.02'de ışıkların açılmasıyla başlayacak etkinlikler sırasında düdükler çalınacak. Şehirde hemen her dakika etkinlik var. Bazıları şunlar: Saat 12.30'da İzmit Büyükşehir Belediyesi'nce yaptırılan Anıtpark'taki Deprem Anıtı açılacak, saat 13.00'te Gölcük Deprem Müzesi'nde rekreasyon alanında toplantı yapılacak. Aynı saatte Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi öğrencileri anma ve mezuniyet töreni yapılacak, Körfez ilçesinde deprem anıtının temeli atılacak. Saat 13.15'te müftülüklerce İzmit'teki Eren Camii ile Değirmendere'deki Çınar Camii'nde mevlit okutulacak. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yabancı elçilik temsilcilerine, 17.00-18.30 saatleri arasında Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde resepsiyon verilecek. Saat 19.00'dan itibaren İzmit Körfez çevresinde insan zinciri oluşturulacak. Gebze'den Karamürsel'e kadar 80 kilometre sahilde yerleşim merkezlerinde yaklaşık 25 bin kişi bu zincirde yer alacak.

Yalova'da da saat 00.01'de Hacı Mehmet Ovası'nda buluşacak olan vatandaşlar, el fenerleriyle Gazipaşa Caddesi'ndeki ‘Deprem Anıtı’na kadar yürüyecek. Burada saat 03.02'yi gösterdiğinde saygı duruşunda bulunulacak.

DEPREM HELVASI DAĞITILACAK

Marmara depreminin birinci yıl dönümü etkinlikleri Adapazarı'nda bir gün önceden başlayacak. Bugün saat 11.00'da Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Duran'ın ‘‘Geleceğe Yönelik Projeler’’ konulu basın toplantısıyla anma programını başlatacak. Adapazarı Atatürk Bulvarı'nde saat 17.00'de ölenler için '17 Ağustos Deprem Helvası' dağıtılacak. Saat 17.30'da Orhangazi Parkı'nda 'Deprem' konulu resim sergisi açılacak, saat 18.00'da gazeteci ve bilim adamları kongerans verecek. Tiyatrocu Ayla Algan'ın saat 19.30'da şiirler okuyacak, saat 21.00'de Orhangazi Parkı'nda ‘‘Adapazarı'nı Seviyoruz’’ konulu sinevizyon gösterisi yapılacak. 17 Ağustos depremi, İstanbul'da düzenlenecek birçok etkinlikle anılacak. İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi ile kaymakamlıklardaki İlçe Afet Yönetim merkezlerinin düzenlediği etkinliklerle, 17 Ağustos Depremi'nden en çok etkilenen Avcılar ilçesindeki etkinliklers saat 11.00'de Atatürk Parkı'nda başlayacak. 

Ecevit: Bağışlar adaletli dağıtıldı

BAŞBAKAN Bülent Ecevit, deprem dolayısıyla yapılan bağışların bir havuzda toplandığını ve adaletli bir şekilde dağıtıldığını bildirdi. Ecevit, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın, ‘‘Deprem için topladıkları 1.5 trilyon liraya Ankara'nın elkoyduğu’’ ifadesine Hacı Bektaş'tan yanıt verdi. Elkoyma tabirinin yanlış bir tabir olduğunu belirten Ecevit, deprem dolayısıyla yapılan bağışların bir havuzda toplandığını ve adaletli bir şekilde dağıtıldığını savundu. Ecevit, ‘‘Bunu yadırgamak doğru değildir. Yapılması gereken oydu’’ dedi. Tam bir şeffaflık ve saydamlık içinde işlemlerin yürütüldüğünü söyleyen Ecevit, perşembe günü Bakanlar Kurulu toplantısında yapacağı konuşmada da bunun sayısal kanıtlarını vereceğini bildirdi.

17 Ağustos

SİZİNLEYİZ

Hürriyet, Türkiye'yi acılara boğan 17 Ağustos depreminin yıldönümünde depremzedelerle birlikte olacak. 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece Hürriyet yönetici, yazar, muhabir ve foto muhabirleri, sabahtan başlayarak edindikleri izlenimleri, Gölcük'te belediyenin yanındaki boş arsada kurulacak Hürriyet Çadırı'ndan aktaracak.



Bir yıl önce bir yıl sonra
 

RESMİ BİLANÇO

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın verilerine göre 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde meydana gelen can kaybı ve maddi hasar şöyle:

18 bin 373 kişi öldü. 48 bin 901 kişi yaralandı.

Toplam 364 bin 905 hasarlı konut ve işyeri tespit edildi.

Bu toplam içinde 96 bin 796 konut ve 15 bin 939 işyerinin yıkıldığı ya da ağır hasar gördüğü kayda geçirildi.

107 bin 315 konut ve 16 bin 816 işyeri orta derecede hasara uğradı.

113 bin 382 konut ve 14 bin 657 işyerinde az hasar kaydedildi.

NELER YAPILDI?

 Deprem akabinde büyük hasara uğrayan altyapıdaki hasarlar giderilmeye çalışıldı. Hasara uğrayan içmesuyu ve kanalizasyon yenilendi. 580 kilometre uzunluğunda hasarlı yolun stabilize, sıkıştırma ve asfaltlama çalışmaları yapıldı. Afetzedelerin barınmaları için deprem bölgesi valiliklerine 4.009 trilyon lira Acil Yardım Ödeneği gönderildi. Yakınlarını kaybeden afetzedelere 8.9 trilyon lira ölüm yardımı, işyerlerini kaybeden afetzedelere de 5.113 trilyon lira yardım yapıldı.

HAK SAHİPLİĞİ 

Deprem bölgesinde 39 bin 693 prefabrik konut bitirilerek afetzedelerin geçici iskanı sağlandı. 13 bin 740 binanın yıkım ve çökertmesi yapıldı. 16 bin 83 binanın enkazları kaldırıldı. Hak sahipliği tespitleri yapıldı. Hak sahipliği tespitine göre kalıcı konut isteyenlere kalıcı konut, başka ilden konut almak isteyenlere 6 milyar lira kredi hakkı tanındı. Belediye mücavir alanı içinde ev yaptırmak isteyenler 6 milyar lira, mücavir alan dışında ev yaptırmak isteyenler 3.5 milyar lira, orta hasarlı konutunu onarmak isteyenler 2 milyar lira kredi kapsamına alındı.

KİRA YARDIMI

Konutları yıkık, ağır ve orta hasarlı olan afetzedelere 100.135 trilyon lira kira yardımı yapıldı.

Konutları az hasarlı olan afetzedelere 52.9 trilyon lira onarım yardımı yapıldı.

EN BÜYÜK HASAR 

17 Ağustos depreminde en büyük maddi hasar 72 bin 313 bina ile Kocaeli'nde kaydedildi. Kocaeli'ni 57 bin 661 hasarlı bina ile Sakarya, 33 bin 708 hasarlı bina ile Yalova, 33 bin 272 bina ile Gölcük, 32 bin 637 hasarlı bina ile İstanbul, 12 bin 724 hasarlı bina ile Bolu, bin 529 hasarlı bina ile Bursa ve 539 hasarlı bina ile Eskişehir izledi.

Gölcük... Depremin merkez üssü

Tarih 17 ağustos 1999... Sabahın ilk ışıkları... Taş üstünde taş kalmamış. Her sokakta çığlıklar yükseliyor. Binlerce insanımızın bir kaç saniye içinde yok olduğu, yüzyılın son afeti, ilk olarak Gölcük'ü vurdu. Bundan tam bir yıl önce gözlerimizde yaşlar ile görevimizi yaptığımız Gölcük semalarındayız. Kimi yıkık binalar hala ayakta. Kimi binalar hala ayakta. Onlar depremde hiçbir hasar almayanlar. Bazıları ise yıkılmayı bekliyor. Sokaklar biraz daha temizlenmiş. Sakin bir yaz günü yaşıyor Gölcük. Şehrin tüm çehresi değişmiş. İstediğiniz açıdan bakabilirsiniz. Ama tek değişmeyen şey, o şehirde ve depremi yaşayan Türkiye'de yüreklerdeki acı. Hala aynı tazeliğini koruyor. 17 Ağustos 1999 günü sabaha karşı duyulan çığlıklar hala kulaklarımızda. Gözlerimizde hala bir yıl önceki gözyaşlarının damlaları var.


Fay hattının üstünde doğruyu söyleyen adam
 

365 gün sonra tam felaket noktasının yine üstündeyiz. Yani 17 Ağustos depreminin patladığı Gölcük'ün Kavaklı'sında. Körfez suyunun içine gömülen elektrik direkleri ve suyun üstünde direnen lambalarla karşılaşıyoruz ilk önce.

Yan yatmış teknelere, fay canavarının yerinden söküp attığı kapalı spor salonuna, Atatürk Stadyumu'na, batık yüzme havuzuyla 365 gün önce bir daha dönmemecesine duran dönme dolaba bakakalıyoruz bir daha.

Yaşamların unufak olduğu, umutların toprağa karıştığı Kavaklı'yı, Donanma'yı, İhsaniye'yi dolaşıyoruz. Gözyaşının hep ıslak tuttuğu, adeta kaderine teslim olan toz-toprak Gölcük'ün, kahreden ‘‘17 Ağustos yıldönümü’’nde insanlarla konuşuyoruz. Daha doğrusu konuşmaya çalışıyoruz. Kiminin umudu tümüyle yok olmuş, kimi de hálá bir umut peşinde.

‘‘Evsizlik çok zor’’ diyor Ayten Erol. Emekli olan kocasının tüm ikramiyesini yatırdıkları ve yüzde 70'i tamamlandığı sırada 45 saniyede yitirdikleri evlerinin peşinde bir yetkili arıyor. Depremin birinci yılında Işıkara ile birlikte dolaştığımız fay hattının üstünde bizi görünce de başlıyor derdini anlatmaya. Zaten Işıkara'yı gören hemen içini boşaltmaya başlıyor:

‘‘İnşaatı devam eden evin tapusu mu olur? Şimdi bizden tapunu göster sana ev düşünelim diyorlar. Böyle bir felaketin geleceğini nereden bilebilirdik ki. Tapu yok, bir daha emekli parası da yok. Ve evimiz hiç yok. Deprem, hayallerimizi alıp götürdü.’’

IŞIKARA'YI ÇOK SEVİYORLAR

Işıkara şaşkın, biz şaşkın, ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Kandilli Rasathanesi'nin Müdürü Prof. Ahmet Mete Işıkara'yı gören ona sadece derdini anlatmıyor. Hatırını soruyor, sevgiyle elini uzatıyor.

Kimi de ‘‘Derdime bir çare?’’ derken, ‘‘Ne çaresi?’’ diyor Işıkara. Herkesi sorgulamaya ve uyanık olmaya çağırıyor.

Hemen herkesin ona bir sorusu var ki, hiç değişmiyor:

‘‘Deprem var mı deprem?’’

‘‘Yok, yok’’ diyor Işıkara ve ekliyor:

‘‘Yok ama olacakmış gibi yaşayacağız.’’

Yediden yetmişe herkesin umudu olan Işıkara'ya tek cümle ile yanıt geliyor:

‘‘Allah sana uzun ömür versin.’’

Hocaya sarılıp öpen Gölcüklü Bekir Güngör ise, şöyle konuşuyor:

‘‘Ondan bir şey istemeyin. Onun elinde bir şey yok ki. Ama o doğruyu söylüyor. Ömrü uzun olsun.’’

Politikacıların biri gelirken, bir diğeri bölgeden uzaklaşıyor. Hiçbirine bunca sevgi ve güven gösterilmiyor.

Enkazlar, 365 gündür kaldırılmayı bekliyor. Belediye Başkanı İsmail Barış, 10 bin kişinin ancak Ankara'dan gelecek 10 trilyonla gün ışığına çıkabileceğini söylüyor. Güneş tam tepemizde Gölcük'ü kavururken, insanlar Işıkara'nın peşinde umut arıyor.

3 metreye ulaşan beton dalgaları yara yara dolaştığımız fay hattının üstünde, insanlar sadece ‘‘Doğruyu söyleyen adam’’ın peşinde koşuyor.


HÜRRİYET GAZETESİ İNTERNET SİTESİ
(18 AĞUSTOS 2000)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş