|
17
Ağustos 1999 depreminin 1. yılı...
Haber
ve Yorumlar
HÜRRİYET GAZETESİ
- 17 AĞUSTOS 2000
UNUTMAYACAĞIZ,
AŞACAĞIZ
Bu felaketin ve
bu enkazın altından sivil toplumuyla, yeni siyasetçisiyle ve modern devletiyle
yeni bir Türkiye çıkacak.
Büyük
depremin yıldönümünde Türkiye uyumadı
17 Ağustos felaketinin yıldönümünde
depremde hayatını kaybedenler akşam saatlerinden itibaren başlayan ve saat
03:02'ye kadar devam eden etkinliklerle tüm yurtta anıldı. Depremzedelerin
yüzlerindeki ifade, yakınlarını kaybetmenin acısını yansıtıyordu.
ADAPAZARI
Marmara depreminde hayatını
kaybedenler, saatler 03.02’yi gösterdiğinde Adapazarı’nda anıldı.
Deprem şehitleri için bir
dakikalık saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okunan anma töreni boyunca,
sirenler çaldı. Daha sonra dualar okuyan depremzedelerin yüzlerindeki ifade,
yakınlarını kaybetmenin acısını yansıtıyordu.
YALOVA
Marmara depreminde Yalova’da
yaşamını yitirenler, düzenlenen hüzünlü bir törenle anıldı.
Depremde en fazla yıkımın
olduğu Hacımehmet Ovası’nda 03.02’ye saatler kala, tören alanında binlerce
Yalovalı toplandı. Türkiye’yi derin yasa boğan saatte, törene katılanlar,
45 saniyelik saygı duruşunda bulundular.
Saygı duruşu sırasında depremzedeler
gözyaşlarına boğulurken, İl Müftüsü Yaşar Yaprak’ın yaptığı dua sırasında
depremzedelerden bazılarının fenalaştığı görüldü. Sağlık personeli fenalaşanlara
müdahale etti.
Saat 03.02’de vapurlar düdüklerini
ve araçlar klaksonlarını çalarak, törene katılanların hüzünlerine ortak
oldular.
DÜZCE
Düzce'de siyah tişört giyen
vatandaşlar otomobilleriyle konvoy oluşturarak şehir turu attılar.
Anıtpark’a depremin meydana
geldiği saat 03.02’de gelen kalabalık bir grup, Atatürk heykelinin önünde
mum yakarak, saygı duruşunda bulundu. Mum ışıkları altında ağlayan depremzedeler,
çevre ilçelerden gelenlerle konvoy oluşturarak şehir turu attılar. İlçe
belediye başkanlarının da katıldığı konvoyda, belediyelere ait araçlar
ve iş makineleri de yer aldı.
Düzce’de saat 03.02’de evlerin
ışıkları yandı, araç klaksonları ve düdükler çalındı. Düzceli depremzedeler,
17 Ağustos’u unutmadıklarını ifade ettiler.
TRABZON
Trabzon Atatürk Alanı’nda
toplanan çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile vatandaşlar,
depremde hayatlarını kaybedenler için saygı duruşunda bulunarak mum yaktılar.
GÖLCÜK
Marmara depreminin 1. yılı
nedeniyle Gölcük ve İzmit’te saat 03.02’de düzenlenen etkinlikler, felaketin
acılarının hala taze olduğunu ortaya koydu.
Gölcük Anıtpark’ta toplanan
binlerce depremzede saygı duruşunda bulunurken, resmi kurumlara ait sirenler
ve özel otomobillere ait kornalar çalındı.
Depremzedelerin gözyaşlarına
hakim olamadığı dakikalarda, Gölcük Müftülüğü’nde görevli din adamları
dualar okudular. İlçenin çeşitli yerlerinde mum ve meşaleler yakıldı. Tüm
ışıkların yanık olduğu ilçede, özel araçlarına binen halk, korna çalarak
dolaşmaya başladı.
Anmalarını yaklaşık 20 dakika
bu şekilde devam ettiren Gölcük halkı, daha sonra gruplar halinde barındıkları
prefabrik konutlar ile çadırlar ve az sayıdaki konuta döndü.
İZMİT
İzmit Cumhuriyet Parkı önünde
toplanan binlerce vatandaş da meşalelerle, depremde ölen yakınlarını andı.
Saatler 03.02’yi gösterdiğinde,
ellerindeki düdükleri çalmaya başlayan depremzedeler, giydikleri tişörtlerle
ve taşıdıkları dövizlerle sorunlarını dile getirmeye çalıştılar. Daha sonra
İnönü Caddesi’ne yönelen depremzedeler, buradan demiryoluna inerek bir
süre yürüdükten sonra sessizce dağıldılar.
Etkinliğe katılan depremzedelerin
arasında, 1 yıldır çadır ve prefabrike konutlarda barınanların yoğun olduğu
görüldü.
VELİ GÖÇER'İN YAPTIĞI
ÇAMLIK SİTESİ
Çınarcık’ta, Müteahhit Veli
Göçer’in yaptığı Çamlık Sitesi’nde yaşamını yitirenlerin yakınları, enkaz
üzerinde saygı duruşunda bulundu.
Yaklaşık 500 kişinin yaşamını
yitirdiği Çamlık Sitesi enkazında toplanan depremzeler, saygı duruşunun
ardından basın açıklaması yaptılar. Depremzedeler, "Çamlık Sitesi’ni yapan
Veli Göçer kadar, yerel yöneticilerin de suçlu olduğunu" söylediler.
İSTANBUL
İstanbul’da Avcılar ilçesi
başta olmak üzere birçok yerde, Marmara depreminin meydana geldiği saat
03.02’de anma törenleri yapıldı.
Avcılar’da, Marmara depreminde
9 kişinin hayatını kaybettiği çöken 5 katlı Aydoğdu Apartmanı’nın bulunduğu
alana gelen Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci ile vatandaşlar,
saat 03.02’de depremde hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşunda bulundular.
"Uyuma Türkiye, ben uyumuyorum",
"Sorumlular yargı önüne", "Geleceğimi istiyorum", "Yeniden yapılanmada
söz hakkı istiyoruz", "Unutmadık, unutmayacağız" ve "Silahlara değil, depremzedelere
bütçe" yazılı dövizlerin arasına kırmızı karanfiller bırakan vatandaşlar,
alana yaktıkları mumları diktiler. Belediye görevlilerinin getirdikleri
meşalelerden birini de Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci yaktı.
Çöken apartmanda hayatlarını
kaybeden 9 kişinin yakınlarının da aralarında bulunduğu vatandaşlar, bir
daha böyle bir felaketin olmamasını dilediler.
Avcılar Atatürk Parkı’nda
toplanan yaklaşık 50 kişilik bir grup da depremin meydana geldiği saatte
anma töreni düzenledi. Yaktıkları mumları parktaki Atatürk heykelinin önüne
bırakan vatandaşlar, düdük çalarak ve alkış tutarak buradan ayrıldılar.
İlçenin İskele Meydanı’nda
biraraya gelen vatandaşlar da saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nı
okudular. Buradaki törene, güvenliği sağlayan polis memurları da katıldı.
TAKSİM GEZİ PARKI
Bu arada Taksim Gezi Parkı’nda,
deprem bölgesinde çekilen fotoğraflarla oluşturulan standın önünde toplanan
yaklaşık 80 kişi, depremde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunduktan
sonra düdük ve ıslık çaldı. Burada Yaşar Medih Eyüpoğlu adlı sanatçı, deprem
sırasında yaşananları simgeleyen bir pandomim gösterisi sundu.
Acınız, bizim acımız
Hürriyet, yazı işleri toplantısını
Gölcük’te yaptı
Büyük felaketin yıldönümünde depremzedeleri
yanlız bırakmayan Hürriyet'in yazı işleri toplantısı Gölcük'te çöken 6
katlı binanın arsasında yapıldı. Depremin merkez üssü olan ve tek başına
6 bine yakın kayıp veren Gölcük'teki bu toplantıya, ilçenin Belediye Başkanı
İsmail Barış da katıldı.
TÜRKİYE'yi ağlatan depremin
birinci yıldönümü bugün. Afetler tarihine, ‘Yüzyılın Felaketi’ olarak geçen
Marmara Depremi'nin yıldönümünde Hürriyet depremzedeleri yalnız bırakmadı.
Hürriyet, dün depremin merkez üssü olan ve 6 bine yakın vatandaşımızın
hayatını yitirdiği Gölcük'teydi. Hürriyet yönetici ve yazarları, gazetenin
oluşturduğu özel bir merkezde biraraya gelerek, yazıişleri toplantısını
Gölcük'te yaptılar. Toplantının yapıldığı merkez, Gölcük Belediyesi'nin
yanında, depremde yıkılan ve çok sayıda vatandaşın can verdiği 6 katlı
bir işhanının boş arsası üzerine kuruldu. Toplantıya, konuk olarak Gölcük'ün
FP'li Belediye Başkanı İsmail Barış da katıldı. Toplantıya Hürriyet
Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Başyazarı Oktay Ekşi, Yayın
Danışmanı Doğan Hızlan, Yazıişleri Müdürleri Tufan Türenç, Fikret
Ercan, Ankara Temsilcisi Sedat Ergin, yazarlar Emin Çölaşan,
Bekir Coşkun, Turgay Şeren, Fatih Altaylı, Enis Berberoğlu, Yalçın Bayer,
Ferai Tınç, Murat Bardakçı, Zeynep Atikkan, Cüneyt Ülsever ve Özdemir
İnce ile Doğan Haber Ajansı Genel Müdürü Uğur Cebeci katıldı.
Gölcük Belediyesi Gençlik Merkezi'nde görevli genç kızlar, Hürriyet yönetici
ve yazarlarının yakalarına toplantı sonrasında siyah kurdelalar takarak,
depremin acısını ortak oldukları için teşekkür ettiler.
Gölcük Belediye Başkanı İsmail Barış,
bu ülkede birçok deprem ve doğal felaket yaşanmasına karşın, bunlardan
ders alınmadığını belirterek, ‘‘1999, sadece depremlerle değil, tüm
doğal afetlerde bizim için milat oldu’’ görüşünü savundu.
SİYAH KURDELALI BİLDİRİ
Depremin birinci yıldönümü nedeniyle
Gölcük Esnaf ve Sanatkárlar Odası siyah kurdelalı bir bildiri yayınladı.
Gölcük esnaf ve sanatkárının depremde işyerlerini kaybettiği vurgulanan
bildiride, ilçede ticari faaliyetlerin yeniden canlandırılmasının büyük
önem taşıdığı kaydedildi. Depremde, 2132 işyerinin tamamen yıkıldığı, 1274
işyerinin orta , 1095 işyerinin de az hasar gördüğü vurgulanan bildiride
hükümetten şu isteklerde bulunuldu:
17 Kasım 1999'da biten Halk Bankası
kredileri için başvuru süresi uzatılsın
Esnaf ve sanatkárların uzun vadeli
ve düşük faizli kredileri desteklensin. Kredi limitleri artırılsın faizleri
düşürülsün.
Eski vergi borçları silinsin,
üç yıl için vergi muafiyeti getirilsin.
Bağ-Kur prim borçları affedilsin.
Modern alışveriş merkezleri kurulması
için yerel yönetimler desteklensin. Bu merkezlerde hak sahibi esnafa işyeri
verilsin.
Esnaf ve sanatkárlar kefalet
kooperatiflerinden verilen kredi borçları affedilsin. Deprem sonrası kredi
faiz oranları düşürülsün.
İşyeri yardımından tüzel kişilikler
ve şirketler de yararlansın.
Bugüne kadar 3.2 trilyon liralık
deprem kredisi kullandırıldı. Asıl ihtiyaç 7.5 trilyondur
Kalıcı konutlarda işçilik ve
malzeme kullanımında Gölcük esnafından yararlanılsın. Müteahhitler alışverişini
Gölcük esnafından yapsın.
Depremde şehit düşen esnaf ve
sanatkárların kredi ve vergi borçları affedilsin.
Canlı yayında toplantı
CNN Türk'ün canlı olarak yayınladığı
Hürriyet yazı işleri toplantısında, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Ertuğrul Özkök, Başkan İsmail Barış'a sorunları anlatması için söz verdi.
Başkan Barış, ‘Deprem bölgesindeki maddi ve manevi zararın yüzde 33’ünün
Gölcük'te olduğunu' vurguladıktan sonra deprem sırasında belediye başkanlarının
yetkilerinin olmamasından yakındı. Barış verdiği bir örnekle, Değirmendere
Belediye Başkanı Ertuğrul Akalın'ın doğum yapan bir kadın için bile Kriz
Merkezi'nden bir battaniye temin edemediğini açıkladı.
Depremzedeler çadırı gezdi
Onbinlerce insanın hayatını kaybettiği,
binlercesinin de yaralanıp sakat kaldığı 17 Ağustos depreminin yıldönümünde,
Hürriyet'in 17 Ağustos sayısı, Gölcük'te hazırlandı. Hürriyet yönetimimin
davranışı, bu acılı yıldönümüne ayrı bir anlam kattı. Genel Yayın Yönetmeni
Ertuğrul Özkök ve Başyazar Oktay Ekşi'nin de aralarında bulunduğu Hürriyet'in
yönetici ve yazarları, gazeteyi depremin merkezi Gölcük'te, yıkılan 6 katlı
bir işhanının boş arsasında kurulan çadırda hazırladı. Gölcüklü depremzedeler,
Hürriyet yazar yöneticilerine büyük ilgi gösterdi. Yazarlar, depremzedelerle
görüşerek sorunlarını dinledi, çekilen acılara ortak olmaya çalıştı. Aynı
çadır içinde Yüzyılın Felaketi'nde Hürriyet muhabirlerinin çekmiş olduğu,
fotoğraflar da sergilendi. Sergiyi gezenler, o acı günleri gözyaşları içinde
bir kez daha hatırladılar. Depremzedeler fotoğrafları izlerken, Hürriyet
yazarları da yazılarını onların yanında yazdı.
Ölü sayısı saklanıyor mu
Gölcük Belediye Başkanı İsmail Barış,
Hürriyet yazı işleri toplantdısında sorunlarını anlattı. Barış, devletin
ölü sayısını saklayacağını sanmadığını söyleyerek, ‘‘Zaten vatandaş bizde
ölüsüne dirisinden daha çok sahip çıkar’’ diye konuştu.
HÜRRİYET yazı işleri toplantısında
konuşan Gölcük Belediye Başkanı İsmail Barış, deprem günü yıkılan binaları
gördüğünde sadece Gölcük'te 15-20 bin kişinin öldüğünü sandığını söyledi.
Başkan Barış, ‘‘Depremden sonra Gölcük'ün üç gün süreyle dünyayla bağlantısı
kesildi. Yardımlar daha sonra geldi’’ dedi. Başkan Barış, halk
arasında ölü sayısının 40-50 binlerde olduğu söylentileriyle ilgili olarak
da, ‘‘Devletin ölü sayısını saklayacağını sanmıyorum. Zaten bizde vatandaş,
ölüsüne dirisinden daha çok sahip çıkar. Bu bölgede depremi yaşayan ben
dahil herkesin her olayı değerlendirmesinde yüzde 50 olumsuz psikolojisi
vardır. Burada herşeyi ikiyle çarpacaksınız’’ diye konuştu. Başkan
Barış, depremde yakınını kaybedenlerin miras alabilmek için de ölülerine
sahip çıkacaklarını söyledi ve tüm deprem bölgesinde ölü sayısının 18 bini
aşamayacağını söyledi.
Barış, ‘‘Gölcük için resmi olarak
sadece 21 kayıp var’’ diye ekledi.
DONANMA GİDERSE
Donanma Komutanlığı Karargahı'nın İzmir'e
taşınacağının açıklandığını belrirten Barış, ‘‘Bizim edindiğimiz bilgilere
göre, gemilerimizin bir bölümü yine Gölcük'te kalacak. Bir bölümü Aksaz,
Ereğli ve İzmir'de konuşlanacak. Ancak lojistik destek ve ikmal merkezi
ile tersane burada kalacak. Zaten bildiğimiz kadarıyla Gölcük Tersanesi'nde
denizaltı yapımı da sürüyor’’ dedi.
Başkan Barış, Gölcük'ün geleceği
ile ilgili bir soruya, şu anda böyle bir durumun söz konusu olmadığını
belirterek yanıt verdi.
2400 AİLE AÇIKTA
Depremde, Gölcük'te evleri yıkılanlardan
7 bini aşkın ailenin yeni konut için hak sahibi olduğunu, ancak 5290 kalıcı
konut inşa edildiğini söyledi. Barış, 2400 dolayında ailenin açıkta kalacağını,
bunu da hükümete illettiklerini belirtti. Barış, ‘‘Bize bu ailelerin
Gölcük dışındaki yerleşim birimlerine nakledilebileceğini bildirdiler.
Ancak bu durum sorun yaratır. Aileler, zorunlu göç uygulamasına tabi tutulacakları
için bunu kabul etmezler’’ dedi.
BEN DE SORUMLUYUM
Başkan Barış, yazarlarımızın
depremin ağır bilançosunda yerel yönetimlerin sorumluluğu olduğunu hatırlatması
üzerine, ‘‘Elbette belediyeler de sorumlu. 1994'ten bugüne kadar, Gölcük'teki
durumdan bireysel olarak ben de sorumluyum’’ dedi.
Başkan anlattı Cebeci dinledi
Gölcük Belediye Başkanı İsmail Barış
ilçenin deprem öncesi ve bugünkü durumunu Doğan Haber Ajansı Genel Müdürü
Uğur Cebeci'ye anlattı. Başkan Barış, ‘‘Depremden sonra Gölcük'ün üç gün
süreyle dünyayla bağlantısı kesildi. Yardımlar daha sonra geldi’’ dedi.
6.2 milyar dolar
17 Ağustos maliyeti
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nce
hazırlanan ‘17 Ağustos Depreminin Ekonomik ve Sosyal Etkileri Araştırması’nda,
depremin ekonomik büyümeye etkisi, mali yükü ve sosyal etkileri incelendi.
Araştırmada, bölgedeki vatandaşların yüzde 45'inin gelirinde, yardımlar
sonucu artış olduğu belirlendi. Devletin kaybının 6.2 milyar dolar (4 katrilyon,
11 trilyon, 400 milyar TL.) olarak hesaplandığı araştırmada, depremin sebebi
sorulan depremzedelerin yüzde 49.1'i ‘Allahın bir cezası’ cevabını
verdi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Toker
Dereli, araştırmanın İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti, Kocaeli
Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Sakarya Üniversitesi İktisat ve İdari
Bilimler Fakültesi'nin katkılarıyla hazırlandığını söyledi. Prof. Dr. Dereli,
araştırma
kapsamında Adapazarı ve Kocaeli'ndeki 59 çadırkentte 1100 kişiyle görüşüldüğünü
anlattı.
YÜZDE 45'İN GELİRİ ARTTI
Araştırmada elde edilen ilginç verilerden
birinin
bölgedeki vatandaşların yüzde 45'inin gelirindeki artış olduğunu belirten
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
İzzettin
Önder, ‘‘Bölgedeki vatandaşların yüzde 45'inin gelirlerinde artış,
sadece yüzde 6'sında azalma olduğu tespit edildi. Buradaki artış, deprem
sonrasında yapılan yardımlardan kaynaklanıyor’’ dedi. Deprem sonucu
devletin mali kaybının yaklaşık 6.2 milyar dolar olduğunun hesaplandığını
belirten Prof. Dr. Önder, bunun 2.5 milyar dolarlık bölümünün dış
kaynaklardan, 3.7 milyar dolarlık bölümünün de iç finansmanlardan sağlanmasının
planlandığını bildirdi.
EŞSİZ BİR ÇALIŞMA
Prof. Dr. Kerem Alkin de araştırmanın,
depremin makro-ekonomik boyuttaki bakış açısı getiren ilk rapor olduğunu
belirterek, ‘‘Depremin Türkiye ekonomisi üzerindeki makro-ekonomik etkilerini
ölçmek açısından, henüz hükümetin bile yaptığı böyle bir çalışma yok’’
dedi.
Depremden önce Haziran 1999'da, IMF ile imzalanan 12 aylık stand-by anlaşmasının
6 ay daha uzatılması yönündeki görüşmelerin devam ettiği sırada, IMF'nin
hazırladığı raporda, 1999 yılının 3'üncü ve 4'üncü çeyreğinde pozitif bir
ekonomik büyüme beklentisi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Alkin,
depremden
sonra bunun negatif büyümeye dönüştüğünü savundu. Prof. Dr.
Alkin, ‘‘Bizim
ekonomik büyümede beklediğimiz 3.9'luk gerileme, depremle birlikte yüzde
6.4'e yükseldi’’ dedi.
MİLLİ SERVET KAYBI BÜYÜK
Geçen yılki katma değer anlamında gelir
kaybının 5 milyar dolar civarında olduğunun hesaplandığını belirten Prof.
Dr. Alkin, milli servet kaybının da 8-10 milyar dolar olduğunun
tahmin edildiğini ve Kocaeli Sanayi Odası'nın bir süre önce açıkladığı
rakamların da bu tahminleri doğrular nitelikte olduğunu söyledi. Prof.
Dr. Alkin, çalışma sırasında kendilerin verilen Ford Otosan'ın hazırladığı
deprem raporunda, Gölcük'ten Yalova'ya kadar uzanan sahil şeridinin, benzer
şiddetteki bir depremin gerçekleşmesi halinde deniz seviyesine çökeceği
ihtimaline yer verildiğini söyledi. Prof. Dr. Alkin, ‘‘Eğer böyle bir
ihtimal varsa ve bu sahil şeridindeki fabrikaların deniz suyuna karışarak
büyük bir çevre faciasına yol açma ihtimali bulunuyorsa, bunun uzman kişilerce
hassasiyetle incelenip gerekli önlemlerin alınması gerekiyor’’ dedi.
GÖÇ ETMEK İSTEYENLER AZ
Araştırmada, çadır kentlerde yapılan
anketler sonucunda, genel kanaatin aksine bölgeden göç etmek isteyenlerin
oranının yüzde 5 olduğu belirlendi. Halkın yüzde 30'unun, deprem sonrasındaki
hayatın eskisi gibi olmayacağını düşündüğü, yüzde 70'inin ise yeterli yardımların
sağlanması durumunda eski hayat standardının yakalanabileceği görüşünde
olduğu ortaya çıktı. Deprem sebebine yönelik bir soruya ise ankete katılanların
yüzde 49.1'inin ‘Allah’ın bir cezası', yüzde 14.9'u ‘kader’,
yüzde
4.8'i ‘kıyametin alameti’ ve yüzde 28.6'sı da ‘doğa’
cevabını
verdi.
Fatih Altaylı: Kızım da bu
kadarcık
Gölcük Belediye meydanındaki Hürriyet
çadırı, sabahın erken saatlerinden başlayarak, akşama kadar yediden yetmişe
yüzlerce insanı ağırladı. Hürriyet Gazetesi'nin 17 Ağustos tarihini taşıyan
bugünkü sayısı için, tüm yazar ve yönetim kadrosu Gölcük'te bir araya geldi.
Çalışma esnasında halkın sıcak ilgisiyle karşılaşan yazarlarımızdan Fatih
Altaylı, ‘‘Benim kızımda bu kadar, verin bakayım şunu biraz seveyim’’ diyerek
üç dört aylık bir bebeği kucağına aldı. Bebeği dakikalarca kucağından indirmeyen
Altaylı, genç anne ile depremde yaşanan acı olaylar üzerine de kısa bir
sohbet yaptı.
Kafalar hálá aynı
FELAKETİN üzerinden bir yıl geçmiş.
Yüreklerdeki acılar biraz olsun küllenmiş. Ekmek kavgasına dalan insanlar,
çoluk çocuğunun rızkını çıkarmaya çalışıyor. 17 Ağustos'ta en büyük darbeyi
yemiş olan Gölcük'ü dolaşırken, devletin bir daha bu acıların yaşanmaması
için otoritesini burada da kuramadığını gördüm.
CANIM SIKILDI
Canım bir kez daha sıkıldı.
Gölcük'te yapımına izin verilmiş 8
katlı binalardan (bana göre cinayet işlemekten farkı yok) oturulmayacak
duruma gelmiş olanlarının bile sahipleri tarafından allanıp pullanmaya
çalışıldığına tanık oldum.
Akıl, mantık o binaların tümünün yıkılması
gerektiğini söylüyor ama dinleyen kim.
O yamru yumru, çatlak patlak yapıların
birçoğu onarılmaya çalışılıyor.
Yalnız Gölcük'te değil bütün Körfez
bölgesinde aynı maktık geçerli.
Bir dahaki felakete büyük bir hızla
hazırlanıyoruz.
Devlet de bu cinayetleri kayıtsız bir
şekilde izliyor.
DERS ALMAMIŞLAR
Aradan bir yıl geçmesine rağmen
hálá depremin değil, yanlış ve çarpık yapılaşmanın öldürdüğünü öğrenememişiz.
O kadar can vermiş yüreği yanık insanlar
ne yazık ki yaşadıklarından hiç ders almamışlar.
Hepimiz artık şu gerçeği kabul etmeliyiz:
‘‘Altımız çürük. Oynak bir çoğrafya
üzerinde yurtlanmışız. Başka bir ülke bulacak halimiz yok. Bu nedenle yapılaşma
anlayışını tamamen değiştirip az katlı, depreme dayanıklı binalar yapmalıyız.’’
Ama gördüğüm kadarıyla ne yönetenler,
ne de yönetilenler bu bilinç düzeyine henüz ulaşamamış.
Üzücü olan bu.
Acının yüzü
Yüzyılın
felaketi 17 Ağustos depreminin birinci yıldönümünde, deprem mezarlıklarında
ölenler için Kuran okutulurken, gözyaşları da sel oldu. Gölcük'te, İzmit'te,
Değirmendere'de, Adapazarı'nda mezarlıklar doldu taştı. Kaybettiklerinin
acısını hálá yanan yüreklerinde hisseden yakınları, birbirlerine sarılarak
teselli bulmaya çalıştı. İşte Gölcük... Korkunç depremin yıldönümünde acılı
bir ana, henüz iki yaşında toprağa verdiği yavrusunun, kızı Senem Kuş'un
mezarı başında... O'nun yüreğindeki yangını, tarif edilmez kahrını, ölümden
beter evlat acısını anlatabilmek ne mümkün... Gözyaşları sel gibi, yıkılmış
kalmış... Özlemiş, çok özlemiş Senem'ini...
İller Bankası'nın deprem yardımında
komisyon ayıbı
TÜM dünya, 17 Ağustos depremi
sonrasında, depremzedeler için seferber olurken, bir kamu kuruluşu olan
İller Bankası'nın, toplanan 152 trilyon liralık bağıştan yaklaşık 2 trilyon
lira‘danışmanlık komisyonu’ aldığı ortaya çıktı.
TÜRKİYE tarihinin en büyük doğal
felaketi olan 17 Ağustos depreminin ardından geçen 1 yılda 2 milyon kişinin
yardım eli uzattığı depremzedeler için yapılan bağışların yaklaşık 2 trilyonunun,
bir kamu kuruluşu olan İller Bankası'na komisyon olarak ödendiği ortaya
çıktı.
2383'ü Türkiye'de, 576'sı ise yurtdışında
açılan toplam 2958 yardım hesabına, 2 milyonu biraz aşkın kişi ve kuruluş
yaklaşık 152 trilyon lira para yatırdı. Nemalarıyla birlikte yardım hesaplarında
biriken para miktarı 159 trilyon lira seviyesine yükseldi.
Depremzedeler için toplanan bağışların
kullanıldırılması sırasında İller Bankası, kontrollük ve danışmanlık işlemleri
adı altında bu paraların bir bölümünü komisyon olarak aldı. Deprem bölgesindeki
yaraların sarılması için yapılan bağışların İller Bankası'na komisyon olarak
giden bölümü 1 trilyon 925 milyar lira olarak belirlendi. Bu durum, deprem
yardımlarını ve harcamalarını inceleme komisyonunca da tepkiyle karşılandı
ve komisyonun son raporunda, sözkonusu gelişme şu şekilde yeraldı:
DEVLETE YAKIŞMAZ
‘‘Ziraat Bankası'ndaki merkezi bağış
ve yardım hesabından Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afetler Fonu'na aktarılan
paralardan İller Bankası'na yaptırılan işler nedeniyle mevcut İller Bankası
mevzuatı (Kontrol Hizmetleri Giderleri Karşılığı Hesap Esasları) çerçevesinde
katılma payı ödendiği saptanmıştır. İller Bankası kamu kuruluşu olup genel
afet durumunda yaptırılan işler nedeniyle katılma payı alması, devletin
varolma nedeni açısından uygun görülemez görüşüne ulaşılmaktadır.’’
İller Bankası Genel Müdürü İrfan Önal
ise komisyon olayının tamamen mevzuattan kaynaklandığını belirterek, şunları
söyledi:
SUÇLU MEVZUAT
‘‘Banka, Kanun gereği özel bütçeli
bir kuruluş. Hazineden para almadan, cari giderlerini karşılıyor. Deprem
bölgesindeki altyapının tamamını bankamız üstlendi. Bunu kendi bütçemizden
yapmamız da mümkün değil. Burada kontrol, müşavirlik ve proje danışmanlık
hizmetleri gereği bir pay alıyoruz. Bu yasal bir durum. Almazsak, denetim
konusu olur. Şimdi, cami yaptırmak için bağış yapıyoruz. Ama onu ihale
ediyoruz. Müteahhide, (Bu cami ihale parası olmaz) diyemezsin. Bankamız,
bu büyük felaketin hemen ertesinde kendi insiyatifi ile ekiplerini bölgeye
sevketti. Belki aldığımız paydan çok daha fazlasınıorada kullandık. Ayrıca
bölgedeki belediyelerin yardım paralarını kesinti yapmadan ödedik. Bu olayda
da tamamen mevzuat çerçevesinde davrandık. Bu insana gene de ters gelebilir.
Bunun için, banka yönetimi olarak, kendi inisiyatifimizle bunu iade edebilir
miyiz, onu araştırıyoruz.’’
Asrın felaketi
dünya medyasında
Tüm Türkiye'yi sarsan 17
Ağustos Marmara depreminin birinci yıldönümü, dünya basınında geniş yer
buldu. Olayı dünya çapında bir felaket olarak kabul eden ünlü yayın kuruluşları
depremin bilançosunu çıkarırken bir yıl içinde Türkiye'nin kat ettiği mesafeyi
sorguladı.
Dünya çapında en çok izlenen
haber kanalı CNN konu ile ilgili olarak "Türkler bir yıl sonra kayıplarını
hüzün seli içinde andı" derken, akşam yayının bir bölümünü 17 Ağustos depremine
ayırdı. İngiliz BBC kuruluşu ise 'En az 17 bin kayıp veren Türkler
Marmara depremini unutmadı" şeklinde duyurdu. Yıldönümünde saatlerin 03:02'yi
gösterdiği anda insanların mumla dışarıda olmasını yoğun duygusal anlar
olarak niteleyen BBC, insanların olayın travmasını yaşadıklarını ve acılarını
asla unutamayacaklarına dikkati çekti. Amerika'nın en çok okunan gazetelerinden
USA
Today, 26 bin kişinin hala çadırlarda barınmak zorunda olduğunu 150
bin kişinin ise yazı prefabrik evlerde geçirmekte olduğunu yazdı. Washington
Post "birçok kişinin yaşadığı için kendini şanslı saydığını ancak depremzedeleri
aradan geçen zamana rağmen halen zorlu koşulların beklediğini' yazdı. The
Guardian "Deprem sonrası oluşan toz bulutu dağıldı ama davalardaki
değil' diyerek hem depremzedelerin müteahitler hakkında açtıkları davaların
halen sürmesine ve yasal boşluklara yer ayırırken hem de avrupa birliği
üye adayı ülkesi Türkiye'nın hukuki çarpıklığına dikkati çekti.
HÜRRİYET
GAZETESİ İNTERNET SİTESİ
(18 AĞUSTOS 2000)
  |