|
17
Ağustos 1999 depreminin 1. yılı...
Haber
ve Yorumlar
SABAH GAZETESİ
- 16 AĞUSTOS 2000
Bu
gece uyumayacağız
17 Ağustos
depreminin birinci yıldönümü için sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu
"Uyuma Türkiye, Ben Uyumuyorum" kampanyasından çağrı: Siyah giyin, eve
siyah bayrak asın, siyah kurdeleler takın, ışıklarınızı yakın, 03.02'de
düdük çalın
Depremin birinci
yıldönümünde tüm Türkiye'de anma etkinlikleri düzenleniyor. 40 sivil toplum
kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu "Uyuma Türkiye, ben uyumuyorum"
sloganıyla yola çıkan kampanyayı düzenleyen örgütler şu çağrıları yaptı:
Siyah giyinin, evde ışıklarınızı yakın ve saat 03.02'de düdük çalın.
DİYANET'TEN
MEVLİT
Diyanet İşleri
Başkanlığı İzmit'te mevlit okutacak. Ayrıca 17 Ağustos yatsı namazı ve
Cuma Namazı öncesi merkezi camilerde sala verilecek.
Anma etkinlikleri
çerçevesinde, Hacımehmet Mahallesi'nde toplanacak olan Yalovalılar, saygı
duruşunda bulunacak ve il müftüsü eşliğinde dua edecek. Ölen 3 bin Yalovalı
anısına yaptırılan Deprem Anıtı da açılacak.
Sakarya'daki
etkinlikler bu akşam 20.00'de mevlit okunmasıyla başlayacak. Prefabrike
konut alanlarında toplu sünnetler yapılması planlanıyor.
İstanbul Lütfi
Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda da saat 09.00'da "Marmara
Depremi Değerlendirme ve 2. Kardeş Şehirler Koordinasyon" toplantısı yapılacak.
SİYASET MEYDANI
Geçirdiği kaza
sonrası ekranlardan uzak kalan Ali Kırca da, atv'nin bölgeden yapacağı
canlı yayınla ilk kez izleyicinin karşısına çıkacak.
Siyaset Meydanı'nın
deprem bölgesindeki canlı yayınında Ali Kırca, uzmanlardan depremzedelere
konuklarıyla özel program yapacak.
Depremi
gören adam
Dr. Doğan
Kalafat, o gece Kandilli'de nöbetçiydi. 20 milyon insanı etkileyen depremin
her anını dehşetle izledi
17 Ağustos'u
yaşayan 20 milyon insandan biri o. Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma
Enstitüsü Şefi Dr. Doğan Kalafat. Depremden 1 yıl sonra 17 Ağustos'ta yine
nöbetçi olacak Kalafat'a o dehşet dakikalarını sorduk:
* O geceyi anlatır
mısınız?
* Rasathanedeki
üç nöbetçiden biriydim. Çünkü Kandilli Rasathanesi'nde 24 saat mutlaka
nöbetçi bulunur. Saat 3.02'yi gösterdiğinde sismograflar felaketi haber
vermeye başladı. Zaten bulunduğumuz yerden de depremi hissediyorduk. Ama
İstanbul'da yaşayanlar sadece İstanbul'daki depremi hissettiler. Ben ise
20 milyon insanı etkileyen tüm depremi sismograflarda anı anına izledim.
YARIM SAATTE
ÇİZİLDİ
* Sismografı
gördüğünüzde ne hissettiniz?
* Aslında ne
hissettiğimi tam açıklayamam. O an deprem oluyor ve siz görevlisiniz. İlk
önce depremin nerelerde hissedildiğini ve büyüklüğünü tespit etmeye çalışyorduk.
Ama insan ister istemez bir heyecan ve panik yaşıyor.
* Bu kadar kaybımızın
olabileceğini tahmin etmiş miydiniz?
* Depremin
büyük olduğunu da biliyorduk ama kaybımız bu kadar olacağını tahmin etmiyordum.
O koşuşturma içinde telefonlar acı acı çalmaya başladı. İlk telefonun Avcılar'dan
geldiğini hatırlıyorum. Kısa bir süre sonra da santralimiz kitlendi.
* Bölgede
yakınınız var mıydı?
* Gölcük'te
dayım ve ailesi vardı. Ama o an inanın hiç kimse aklıma gelmedi. Sonra
öğrendim ki, evleri yıkılanlar arasındaymış.
Bülent GÜNAL
Deprem
yardımından komisyon aldılar
İller Bankası'nın
kontrolörlük için yardımlardan komisyon aldığı ortaya çıktı. Müfettiş raporunda
"bir kamu kuruluşunun genel afet durumunda pay alması, devletin varolma
nedeni açısından uygun görülemez" dendi
Başbakan Bülent
Ecevit'in, Marmara ve Düzce Depremleri'nden sonra toplanan bağış ve yardımların
merkezi bir hesapta kaydedilmesi, depremde zarar görenlerin gereksinimlerinin
karşılanması ve paraların amacına uygun kullanılmasını denetlemekle görevlendirdiği
uzman ekip ilk raporunu yazdı.
Başbakanlık
Başmüfettişi Bülent Tarhan, Maliye Başmüfettişi Süreyya Turgut, Bankalar
Yeminli Başmurakıbı Mehmet Hançerli ve Bankalar Yeminli Murakıbı Nuri Bodur
tarafından hazırlanan, "Deprem Hesapları Denetleme Komisyonu Raporu"nda
ayrıntılı incelemelere yer verildi.
Müfettişler,
özellikle İller Bankası'nın, deprem bölgesinde yapılan kontrollük hizmetleri
için komisyon bedeli almasını sert bir dille eleştirdiler.
Raporun, sonuç
bölümünde, deprem yardımlarının toplanma biçimine ilişkin şu saptamalara
yerverildi:
- 3 bine
yakın bağış ve yardım hesabı açıldı.
- Açılan
hesapların bazıları işlem görmedi.
- Erzincan
ve Dinar Depremleri'nde toplanan bağışların bir kısmı değerlendirilmedi.
- Bağış,
yardım hesapları, vadesiz mevduat olarak değerlendirildi anlamlı nema oranı
uygulanmadı.
- Mülki
idare amirleri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, rekabet ortamı
içinde çok sayıda hesap açtı.
İller Bankası'nın
kontrollük hizmetleri karşılığında yardımlardan finanse edilmek üzere komisyon
ücreti alması ise şöyle eleştirildi:
"Ziraat
Bankası'ndaki Merkezi Bağış ve Yardım Hesabı'ndan, Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı Afet Fonu'na aktarılan paralardan İller Bankası'na yaptırılan
işler nedeni ile mevcut mevzuat çerçevesinde katılma payı ödendiği saptanmıştır.
İller
Bankası Yönetim Kurulu'nun, 28.12.1999 tarih ve 58-661 sayılı kararıyla
onaylanan kontrol giderlerinin hesaplanmasında esas alınacak yüzde miktarlarının,
işin keşif ve maliyet bedeli 256 milyar TL.'ye kadar 6.50, 256 milyar TL.'den
fazlası için 6.25 olarak kontrollük hizmetleri giderleri karşılığında,
14 milyar 288 milyon TL harita, 112 milyar 694 milyon TL içmesuyu, 1 trilyon
798 milyar 210 milyon TL kanalizasyon işleri kontrollüğü olmak üzere toplam
1 trilyon 925 milyar 192 milyon TL bankaya ödeme yapılmıştır.
İller
Bankası kamu kuruluşu olup genel afet durumunda yaptırılan işler nedeni
ile katılma payı alması, devletin varolma nedeni açısından uygun görülemez
görüşüne ulaşılmaktadır. İller Bankası ile ilgili mevzuat değişikliği yapılarak,
afet hallerine katılma paylarının alınmamasının uygun olacağı sonucuna
ulaşılmaktadır."
Okan MÜDERRİSOĞLU
Kalıcı
konutlar sonbahara
Deprem bölgesinde
238 trilyon TL bedelle ihale edilen kalıcı konutların yüzde 20'sinin tamamlandığı,
Kasım ayında teslim edileceği bildirildi
Türkiye'nin
yaşadığı en büyük felaket olan 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ardından
Haziran ayında yapımına başlanan kalıcı konutlar için geri sayım başladı.
Yapılan ihaleye göre kalıcı konutlar en son 30 Kasım 2000 tarihinde teslim
edilecek. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ndan edinilen bilgiye göre 150
gün içinde tamamlanacak olan kalıcı konut inşaatlarının daha şimdiden yüzde
20'lik bölümleri bitirildi.
1 yıldır
çadırlarda ve prefabrik konutlarda yaşam mücadelesi veren depremzedelerin
çilelerinin önümüzdeki birkaç ay içinde sona ereceğini belirten Bakanlık
yetkilileri, "Depremzedeler bu kışı kendi evlerinde rahat bir şekilde geçirecekler"
diye konuştular.
HAZİRAN'DA
VERİLDİ
Bölgede yaptırılacak
kalıcı konutların ihaleleri anahtar teslimi götürü bedel usülü ile 9-12-14
Haziran ve 27 Temmuz 2000 tarihlerinde yapıldı. 238 trilyon götürü bedelle
ihale edilen konutların inşaat süresi ise yer tesliminin ardından 150 gün
olarak belirlendi. Haziran ayı sonlarında firmalara yer teslimi yaptıklarını
ifade eden Bakanlık yetkilileri konutların en geç Kasım ayı sonunda bitirileceğini
belirtti.
Afet bölgesinde
toplam 40 bin 665 konut yapılacak. Bu konutlardan 12 bin 68 i Dünya Bankası
kredisiyle Başbakanlık Proje Uygulama Birimi tarafından 23 bin 110 konut
ise Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası ndan sağlanan krediyle Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı tarafından yaptırılacak.
Fatih
ATİK
Deprem
Dede çizgi film oldu
Çizgi Ahmet Mete Işıkara, çocuklara depremde neler yapmaları gerektiğini
anlatıyor
Boğaziçi Üniversitesi
(BÜ) Kandilli Rasathanesi ile Suadiye Rotary Kulübü tarafından hazırlanan
"Depremdede ve Doğa" adlı çizgi film tanıtıldı. Kandilli Rasathanesi'ndeki
tanıtımda önce, basın mensuplarına 16,5 dakika süren, 3 bölümlük çizgi
film gösterildi.
Film gösteriminin
ardından bir konuşma yapan BÜ Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma
Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, hazırlanan çizgi filmin,
1996 yılından beri çocukların deprem konusundaki bilinçlendirilmesi çabalarının
bir parçası olduğunu ifade etti.
BÜYÜKLERE
MESAJLAR
Söz konusu
çizgi filmin deprem öncesi, sırası ve sonrasında neler yapılması gerektiğini
içerdiğini anlatan Prof. Dr. Işıkara, "Bu çizgi filmi çocuklarımızın eğitimi
konusuna olağanüstü bir katkı olarak görüyorum. Filmde, çocuklarımız üzerinden
büyüklere de mesajlar var" diye konuştu. Işıkara, çizgi filmin, Milli Eğitim
müdürlükleri aracılığıyla Türkiye'deki tüm okullara ulaştırmaya çalışacaklarını
ifade etti. Film, Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Japonca ve
İspanyolca'ya çevrilecek.
Yapımcı Ali
Murat Erkorkmaz yaklaşık 40 bin dolara malolduğu belirtilen filmin 3 aylık
bir çalışmanın ürünü olduğunu söyledi.
Korkuları
hortlatmayın
Akademik
çevreler, sivil toplum örgütlerinin bu gece düzenleyeceği "depremi anma
eylemi"ni akılcı, mantıklı bulmuyor...
TEHLİKELİ
EYLEM
Bakırköy Ruh
ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Arif Verimli, bu gece
03.02'de yapılması planlanan düdüklü-ışıklı deprem eyleminin insanları
dehşet anlarına döndüreceğini, belleklerde tehlikeli izler bırakacağını
vurguladı, "Daha akılcı yöntem bulunmalı" dedi.
HEMEN VAZGEÇİN
Verimli, eylemin
organizasyonunu üstlenen sivil toplum örgütlerine "Vazgeçin" çağrısı yaptı.
Deprem şokunu üzerinden atamayan binlerce insanın bulunduğunu hatırlatan
Doç. Dr. Verimli uyardı: "Yaraları deşmemek, üzerlerine tuz basmamak lazım."
MANTIK VE
BİLİM DIŞI
Bu tür bir
eylemi mantık ve bilim dışı olarak nitelendiren Verimli, görüşünü şöyle
ortaya koydu: "Sadece bizim hastanede deprem travması yaşayan yüzlerce
hastayı tedavi ediyoruz. Eylemler sadece felaket anlarını hatırlatır, travmaları
azdırır. Bu eylem yapılmamalı."
ŞENOL DEMİRCİ
SABAH
GAZETESİ İNTERNET SİTESİ
(18 AĞUSTOS 2000)
  |